Kıbrıslı Türkler, 60. yılında BMGK’nin Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesi kararını Londra’da protesto etti
Kıbrıslı Türkler, 60. yılında BMGK'nin Kıbrıs'a barış gücü gönderilmesi kararını Londra'da protesto etti
İngiltere Parlamentosu önünde toplanan Kıbrıs Türkleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Kıbrıs’a barış gücü gönderilmesini içeren 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararın 60. yılında protesto düzenledi.
İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi (BTCA) ile “Ambargolu (Embargoed)” adlı sivil toplum örgütünün öncülüğünde İngiltere Parlamentosu önündeki meydanda bir araya gelen Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 1964’te aldığı kararının 60. yılında söz konusu kararın iptalini talep etti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bayraklarının yanı sıra “Barış gücü değil, işgalci”, “İngiltere Kıbrıs’ta yanıldı”, “BMGK’nin 60 yıllık kararı yetti artık” yazılı pankartlar taşıyan göstericiler, yüzlerinde de “ambargolu” yazılı maskeler kullandı.

Protestoya katılan İngiltere’deki Kıbrıs Türkleri, BMGK’nin 186 sayılı kararının, KKTC’nin izolasyonuna yol açtığını belirterek, söz konusu kararın geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir”
Protestoya katılan BTCA Başkanı Kenan Yaman, basına yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi’nin 4 Mart 1964 tarihli 186 sayılı kararıyla BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’a intikal ettiğini hatırlattı.

Yaman, “Bunların maksadı; sözde bizi, Kıbrıs Türkünü korumaktı ancak o günden bugüne bu kararla Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ adı altında bizim bütün haklarımızı gasbetmiştir.” dedi.
Rum tarafının, söz konusu BM kararını gerekçe göstererek Kıbrıs Türklerine haklarını elinden aldığını ve KKTC’ye ambargoların uygulandığını belirten Yaman, şunları söyledi:
“Biz bugün bu kararı protesto etmek için buradayız. İngiltere’nin kaleme aldığı bu kararın değiştirilmesini ya da geri çekilmesini istiyoruz çünkü Kıbrıs’ın, buradaki sorunun temel taşı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. Bunu kullanarak şu anda Kıbrıs’ın çıkmaz durumda olduğu açıktır. Biz bunun düzeltilmesini istiyoruz.”

Yaman, Kıbrıs Türklerinin, Ada’da iki devletli çözümden yana olduğunu dile getirerek, “Artık bizim haklarımızı iade etmeleri şarttır. Başka türlü Kıbrıs meselesi hiçbir şekilde ve durumda halledilemez.” diye konuştu.
“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Yaman, Kıbrıs Türklerinin gasbedilen haklarından birinin de KKTC’nin dünyadan izole edilmesi olduğuna dikkati çekerek, bu izolasyona son verilmesi amacıyla KKTC’ye direk uçuşların başlatılması gerektiğini belirtti.

“Bizim dünyaya açılan tek penceremiz Türkiye Cumhuriyeti’dir.” diyen Yaman, şunları kaydetti:
“Ben buradan, İngiltere’den mektup yazıp direk Kıbrıs’a gönderemem. Bu benim insan haklarımın ihlali değil mi? Direk Türkiye’ye gidecek. Türkiye’de bir adres vereceğim ve oradan Kıbrıs’a gidecek. Bu aylar alır, hatta yolda kaybolur. Bizim buradaki yaşlılarımız, genç çocuklarımız, hamilelerimiz buradan direk Kıbrıs’a uçamaz. İlla ki Türkiye’den gitmesi lazım. Türkiye’de inecek, güvenlikten geçecek ve tekrar uçağa binecek, ondan sonra Kıbrıs’a varacak. Bu bizim haklarımızın ihlali değil mi? Biz istediğimiz zaman memleketimize direk gidemez miyiz? Bu yanlışlık düzeltilmelidir.”

Yaman, ambargo nedeniyle KKTC ile doğrudan ticaret yapılamadığına işaret ederek, “Buradan oraya direk bir şey gönderemiyoruz. İhracat, ithalat yapılmaz. Bütün bunlar 186 sayılı karardan ötürüdür. En temel sorunumuz; bu karardır, bu karara itiraz ediyoruz. 60 sene oldu. Bu karar kalkmalı ve haklarımız bize iade edilmelidir.” ifadesini kullandı.
KKTC Dışişleri Bakanlığından, 60 yıldır Kıbrıs’ta görev yapan BM Barış Gücü’ne eleştiri
KKTC Dışişleri Bakanlığı, “BM Barış Gücü’nün misyonu, barışı tesis etmek veya taraflar arasında bir uzlaşı sağlamaktan ziyade statüko bekçiliğinden öteye gidememiştir.” açıklamasında bulundu.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, BM Barış Gücü’nün 60 yıllık misyon süresiyle dünyadaki en uzun”Barış Gücü” görevini yürüttüğü belirtilerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1964 tarihli ve 186 sayılı kararı alırken, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin ortağı olan Türklerin silah zoruyla devletten atılmalarını dikkate almadığı vurgulandı.
BMGK’nin ilgili kararından sonra uluslararası toplumun; Rumlara Ada’daki tek meşru hükümet, Türklere ise “azınlık” bir toplum muamelesi gösterdiği kaydedilen açıklamada, 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türk toplumun BM Barış Gücü askerleri dahil uluslararası toplumun gözleri önünde yok edildiği belirtildi.
Açıklamada, BM Barış Gücü’nün Ada’ya konuşlanmasıyla ilgili alınan BMGK kararının Kıbrıs meselesine yanlış teşhis konulmasına da sebep olduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
“BM Barış Gücü’nün misyonu, barışı tesis etmek veya taraflar arasında bir uzlaşı sağlamaktan ziyade statüko bekçiliğinden öteye gidememiştir. Kıbrıs Türk halkının 11 yıl boyunca yaşadığı mezalime son veren ve bugün hala barışı sağlayan ve koruyan yegane taraf, 1974’te 1960 Uluslararası antlaşmalarından kaynaklanan meşru hakları çerçevesinde Ada’ya müdahale eden ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’dir.”
“Girişimlerimiz devam edecektir”
BM Barış Gücü’nün Ada’daki varlığının 60. yılının Kıbrıs Türkleri için kutlanacak değil aksine özden gelen ve meşru haklarının elinden alınışının tarihi simgesi olduğu belirtilen açıklamada, BM Barış Gücü’nün 60 yıldan beri görev süresinin uzatılmasında halen meşruluğunu yitirmiş “Kıbrıs hükumeti”ne atıfta bulunulduğuna dikkati çekildi.
Açıklamada, BM Barış Gücü’nün KKTC’nin rızası alınmadan ülkede iyi niyet ve misafirperverlik çerçevesinde faaliyet yürüttüğüne işaret edilerek, “BM Barış Gücü’nün bundan böyle faaliyetlerini yasal bir zeminde yürütmesi konusunda girişimlerimiz devam edecektir.” ifadesine yer verildi.
Kaynak: AA
