Türkiye’nin kalkınma hamleleri yeni müfredatta

Türkiye'nin kalkınma hamleleri yeni müfredatta

Türkiye'nin kalkınma hamleleri yeni müfredatta

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) kamuoyunun görüşüne sunulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni müfredat taslağındaki çeşitli derslerde, Türkiye’nin kalkınma projelerine dair içeriklere de yer verildi.

AA muhabirinin müfredat taslağından derlediği bilgilere göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde, Türk dili ve edebiyatı, Türkçe, fizik, kimya, biyoloji, matematik, felsefe, coğrafya, tarih, fen bilimleri, sosyal bilgiler, insan hakları, yurttaşlık ve demokrasi derslerinde, mevcut alan becerilerinin yanı sıra Türkiye Yüzyılı kalkınma projelerine ilişkin farklı içeriklere de değinilecek.

Bu kapsamda, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi ve kalkınma hamleleri yer aldı.

Gruplar sınıf içinde araştırma raporlarını sunacaklar. Öğrenciler araştırmaları sırasında ulaştıkları bilgilerden hareketle milli sanayi hamleleri ve milli teknoloji gelişmeleri üzerinden cesaretli ve girişimci olmanın önemini açıklayacaklar.

Bunun yanında, Türkçe üretim atölyelerinde temada işlenen konu ve öğrenme hedefleri doğrultusunda öğrencilerden ülke içinde ve ülke dışında bilimsel alanda önemli çalışmalar yapmış Türk bilim insanı, sporcu, sanatçı gibi kişileri basılı veya dijital kaynaklardan yararlanarak araştırmaları, başarı kazandıkları alanlarla ilgili sunum hazırlamaları istenecek.

Öğrencilerin, araştırma sonucu ulaştıkları bilgileri arkadaşlarına sözlü, yazılı şekilde ya da dijital araçlar kullanarak sunmaları sağlanacak.

Ülkenin uzaya çıkış tarihi anlatılacak

Ortaokullardaki fen bilimleri derslerinde, öğrencilere ASELSAN’ın geliştirdiği ormanlık alanlardan gelebilecek tehditlere karşı güvenliği artırmaya yönelik olarak ağaç, dal ve yaprak gibi engellere nüfuz edebilecek frekans bandında çalışan, askeri koşullara uyumlu bir orman içi gözetleme radarı hakkında araştırma görevi verilebilecek.

Bu derslerde ayrıca, TÜBİTAK UZAY ile TUA tarafından yürütülen çalışmalara değinilebilecek.

Öğrenciler, bu derste Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın uzaya çıkış tarihini, görevini ve görev armasının anlamını ele alacak.

TÜBİTAK Uzay çatısı altında kurulan Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı’nda yerli uyduların mercek, prizma gibi optik bileşenlerinin Türkiye’de üretildiğinden bahsedilebilecek.

Atık yönetimi uygulamaları ve “Sıfır Atık” hiyerarşisinin tanıtılacağı bu derslerde, ilk aşamanın, tüketimi azaltma olduğu vurgulanacak. Geri kazanım, ileri dönüşüm ve yeniden kullanım kavramı açıklanarak geri dönüşümle farkları belirtilecek.

Türk haritacılığında önemli konular coğrafya müfredatında

Coğrafya derslerinde, Türkiye’nin mutlak ve göreceli konumu belirlenecek. Bu süreçte çeşitli analiz yöntemleri kullanılarak Türkiye’nin konum özelliklerinin önemi vurgulanacak, öğrencilerin bu konudaki görüş ve duyguları alınarak milli bilinçlerinin gelişmesi desteklenecek.

Türkiye’nin konum özelliklerinin önemi vurgulanırken, Mavi Vatan ve Gök Vatan’la ilgili haritalar da ele alınacak.

Bu süreçte Türkiye’nin denizlerdeki hukuksal ve coğrafi haklarını görmezden gelen talepler karşısındaki haklı mücadelesine yer verilerek, vatanseverlik olgusuna vurgu yapılacak.

Türk haritacılık tarihi ve Türk haritacılar Biruni, Takiyüddin, İbrahim Mürsel, Piri Reis, Matrakçı Nasuh, Seydi Ali Reis, Ali Macar Reis, Katip Çelebi gibi Türkiye’de haritacılık çalışmaları, siyasi ve askeri bir araç olarak haritalar, Milli Mücadele Dönemi’nde haritaların kullanımı gibi konulara yer verilecek.

Derslerde ayrıca Türkiye’nin iklim projeksiyonları ve Türkiye Cumhuriyeti İklim Değişikliği Eylem Planı konularında araştırma görevleri verilecek.

Mavi Vatan (Karadeniz, Akdeniz, Adalar Denizi, Marmara Denizi) ele alınırken Türkiye’nin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olmamasının nedenleri, günümüzde ve gelecekte uluslararası sulardaki hakları veya KKTC ile yürüttüğü Su Temin Projesi araştırılabilecek. KKTC’nin, Türkiye ve Türk dünyası açısından önemine değinilecek.

Stratejik madenler yeni taslak müfredatta

Coğrafya dersinde ayrıca öğrencilere gıda güvencesi, gıda güvenliği ve tedarik zinciri kavramlarının neler çağrıştırdığı sorulacak. Tarımsal faaliyetler ve gıda güvencesi kapsamında çözümlenen bilgilerden sonuçlar çıkarılacak ve bu sonuçlara ilişkin paylaşımda bulunulacak.

Paylaşımlarda gıda güvencesi, gıda güvenliği ve tedarik zincirini bozan dünyadaki önemli olaylara (savaşlar, salgın hastalıklar, küresel iklim değişikliği, afetler vb.) değinilerek bu durumun Türkiye ve dünya ekonomisine etkisine yer verilecek.

Madenlerin kullanım alanları, bulunabilirliği ve ekonomiye katkılarından hareketle stratejik madenler tanımlanacak. Bu süreçte başta bor madeni olmak üzere Türkiye’nin stratejik madenlerinin dağılışı, haritalar üzerinden incelenecek.

Stratejik madenlerin, ülke ekonomisi ve ülkeler arası ilişkilerdeki yerine yönelik önermeler sunulacak.

Bu süreçte Türkiye’nin enerji koridoru olma özelliği ve Mavi Vatan’ın enerji üretimi açısından önemi ele alınacak. Öğrenciler, ayrıca enerji kaynaklarının kullanımında meydana gelebilecek değişim ve gelişime yönelik mevcut verilere dayalı öngörülerde bulunacaklar.

Ayrıca Türkiye’de savunma sanayisi başta olmak üzere yerli sanayi üretiminin dış politikadaki önemine değinilecek.

Akıllı ulaşım sistemleri, bölgesel ticaret anlaşmaları, serbest ticaret bölgeleri, Türk-İslam eserlerinin turizm faaliyetlerine katkısı, Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan varlıkları, sakin şehirler ve coğrafi işaretler konularında araştırma görevleri verilebilecek.

Ekosistem projeleri biyoloji müfredatında

Biyoloji derslerinde öğrencilere Türkiye Yüzyılı vizyonunun gerçekleşmesine katkı sağlayacak referans projelerinden “Özel Çevre Koruma Bölgesi İlanı ile Ekosistem Koruma Projeleri” de anlatılacak.

Öğrencilerden Türkiye Yüzyılı vizyonunun gerçekleşmesine katkı sağlayacak referans projelerinden “Salda Gölü Koruma Projesi” kapsamında gerçekleştirilen alt projeleri araştırmaları ve bu bağlamda ülkede korunan alanların sahip olduğu doğal kaynakların ve sosyoekonomik değerlerin gelecek nesillere ulaştırılmasının önemini içeren araştırma raporu hazırlamaları istenebilecek.

Pandemi döneminde Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ve ekibi tarafından geliştirilen inaktif COVID-19 aşısı (TURKOVAC) ve diğer Türk bilim insanlarının bu süreçte aşı geliştirme konusunda yaptığı çalışmaları konu alan bir proje ödevi verilebilecek.

Fizik araştırmaları ele alınacak

Fizik derslerinde ise Türkiye ve dünyada bilim ve teknoloji alanında faaliyet gösteren kurum veya kuruluşlardan biri seçilerek burada bulunan fizik bilimi ile ilişkili araştırma ve meslekler hakkında bir metin okunabilecek. Okunan metin üzerinden CERN, NASA, ESA, TUA, TÜBİTAK, ASELSAN, TENMAK ve MTA gibi kurum veya kuruluşlardaki fizik bilimi üzerine araştırmalar ele alınacak.

Öğrenciler, STEM yaklaşımına uygun araştırmalar yapacak, elektrikli araçlar ile Türkiye’nin de bu alandaki girişimleri ele alınacak.

Atatürk Barajı ve Keban Barajı gibi elektrik üreten hidroelektrik santrallerinde suyun mekanik enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesine yönelik kavramlar anlatılacak.

Öğrencilere, ayrıca nükleer enerjinin elde edilme yöntemi, Türkiye ve diğer ülkelerdeki kullanımının yaygınlığı, ekonomiye katkısı, avantajları ve dezavantajları ile ilgili performans görevi verilecek.

Nanoteknoloji kimya müfredatında

Kimyasalların kullanımı ve güvenlikle ilgili olarak Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer (KBRN) Tespit ve Teşhis Sistemi Projesi ve bunun gibi çalışmalar örnek verilecek.

Atom teorilerindeki varsayımları kullanarak bilimsel bilginin değişebilirliğine ilişkin çıkarım yapılacak. TENMAK tarafından yürütülen, hızlandırıcı teknolojilerinin kullanıldığı atom veya atom altı düzeyde yapılan projeler örnek verilerek öğrencilerden ülkesinin kalkınmasını ve gelişmesini sağlayan milli projeleri tanıması beklenecek.

Metal, alaşım ve metalik nanoparçacıkların ekosistemdeki etkilerine ilişkin problem çözebilme ile Türkiye’de sürdürülebilir tarımın tarihsel gelişimini ve önemini vurgulayan okuma parçası verilecek ve sürdürülebilir tarım uygulamalarına yönelik araştırma ödevi de istenebilecek.

Ortaokul 7. sınıf sosyal bilgiler dersinde ise öğretme-öğrenme uygulamaları kısmında; Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile İHA ve SİHA gibi milli kalkınma projeleri anlatılacak.

Öğrenciler, “hayatımızda ekonomi” isimli öğrenme alanındaki derslerde ise milli kalkınma hamlelerini neden ve sonuçlarıyla yorumlayacaklar.

Yakın zamanda hayata geçirilen milli kalkınma hamlelerinden savunma sanayi alanındaki gelişmeler ile TUA, Bilişim Vadisi, ilk yerli otomobil TOGG ile milli kalkınmada etkili olan araştırma geliştirme (AR-GE) çalışmaları ile inovasyon süreçlerinden örnekler verilecek.

Örnekler incelenirken bu milli kalkınma hamlelerinin devletin bölgesel ve küresel güç olmasındaki etkisi ve önemine de değinilecek. Öğrencilerden, milli kalkınma hamlelerinin ortaya çıkmasında rol oynayan unsurları gerekçeleri ile belirlemeleri istenecek.

Türkiye’nin yardım politikaları müfredatta

İlkokullardaki insan hakları, vatandaşlık ve demokrasi dersinde, dünyadaki yardımlaşma faaliyetlerine, Türkiye’nin katkılarından örnekler sunularak yardımlaşma kavramı üzerinde öğrencilerin düşünmeleri ve fikir belirtmeleri sağlanacak.

Türkiye’nin milli gelirine oranla dünyada en çok yardım faaliyeti yürüten ülkelerden biri olduğu, yardıma muhtaç birçok insana ev sahipliği yaptığı örneklerle desteklenerek vurgulanacak.

Felsefe derslerinde, öğrencilerin teknoloji ile ilgili felsefi soru ve problemleri hayatla ilişkilendirerek değerlendirmeleri amaçlanacak. Felsefi sorular çerçevesinde ülkede yaşanan doğal felaketler (deprem, heyelan, yangın, sel) ve salgın hastalıklar sürecinde teknolojinin insan hayatı için gereğinin değerlendirilmesi sağlanacak.

Bu açıdan ülkede yürütülen projelerin araştırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilecek. Öğrencilerin teknolojik gelişmelerin hayatlarını nasıl etkilediği, teknolojinin olumsuz etkileri ile baş edebilmek için neler yapabilecekleri hakkında görüşlerini belirtmeleri beklenecek.

Milli Eğitim Bakanı Tekin: Görevimiz çocuklarımızın ilave bir eğitime ihtiyaç duymamalarını sağlamak

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Üniversite sınavında sorulacak soruların tamamı, bizim size dağıtımız ders kitaplarından ve müfredattan çıkacak.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin: Görevimiz çocuklarımızın ilave bir eğitime ihtiyaç duymamalarını sağlamak

Milli Eğitim Bakanı (MEB) Yusuf Tekin, üniversite sınavında sorulacak soruların tamamının Bakanlığın ders kitaplarından ve müfredattan çıkacağını belirterek, “Öğrencilerin sorulara bakış açısı, soruları çözebilme kapasitesini görebilmek açısından da soru hazırlama havuzunun da yarısının, branşları itibariyle ortaöğretim kurumlarımızdaki öğretmenlerimizden seçilmesini istedik.” dedi.

Bakan Tekin, Ülke TV canlı yayında cuma günü askıya çıkan yeni müfredata ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

MEB bünyesindeki öğretmenlerin her kademede görev yaptıklarını ifade eden Tekin, ÖSYM’nin soru hazırlama ekibine bakanlık öğretmenlerinin dahil edilmesini, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) istediklerini söyledi.

Tekin, “Üniversite sınavında sorulacak soruların tamamı, bizim size dağıtımız ders kitaplarından ve müfredattan çıkacak. Öğrencilerin sorulara bakış açısı, soruları çözebilme kapasitesini görebilmek açısından da soru hazırlama havuzunun da yarısının, branşları itibariyle ortaöğretim kurumlarımızdaki öğretmenlerimizden seçilmesini istedik. ÖSYM Başkanımız da bunu kabul etti. Çocuklarımızın tedirgin olacakları hiçbir şey yok.” dedi.

Öğrencilerin okula gitmeleri, ders kitaplarını ve öğretmenlerini takip etmeleri gerektiğini vurgulayan Tekin, ilave bir şeye ihtiyaç olması durumunda, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne (OGM) bağlı Destekleme ve Yetiştirme Kurslarını (DYK) okul müdürlerinden talep etmelerini istedi.

“Görevimiz çocuklarımızın ilave bir eğitime ihtiyaç duymamalarını sağlamak”

Bakan Tekin, “Ders kitaplarından üniversite sınavlarında soru gelip gelmeyeceği” sorusu üzerine, “Bizim OGM’nin materyalleri ve EBA üzerinden oluşturduğumuz materyallere öğrenciler odaklansınlar. İnanın başka bir şeye gerek yok. Bakanlık görevimiz, zorunlu eğitim çağındaki çocuklarımızın ilave bir eğitime ihtiyaç duymamalarını sağlamak, kademeler arası geçişteki mekanizmaları ücretsiz bir biçimde çocuklarımız, gençlerimiz, velilerimizle paylaştırmak.” yanıtını verdi.

“Yeni müfredat elden ele geziyor zaten adrese teslimdir” eleştirilerine yönelik de açıklamalarda bulunan Tekin, bakanlıkta ekiplerin kurulduğunu ve müfredata ilişkin tartışmaların takip edildiğini, askı sürecinin mantığının da takip olduğunu söyledi.

Tekin, müfredata en ağır eleştirileri yapanlar da dahil katkı veren herkese teşekkür ederek, “Yeni müfredat cuma günü saat 14.30 itibariyle yayınlandı. 14.30’dan itibaren bakanlığa bildirilen toplam görüş sayısı 14 bin 595. Programın indirilme sayısı da 978 bin. İndirenler bu programı inceliyor ve bize bunlar geri dönüş olarak gelecek.” ifadelerini kullandı.

Müfredat için binin üzerinde kişiyle çalıştıklarını dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

“Türkiye koşullarında programımızın sızmadığını ya da birileri tarafından paylaşılmadığını iddia etmek çok mümkün değil. Çalışan arkadaşlarımız yakın çevresiyle iyi niyetle paylaşmışlardır. Eğer paylaşıldıysa taslak halidir o da. Son hali bizim askıya çıktığımız hali zaten ve bu da sır değil. Bundan bir rahatsızlığım yok. Bu programların ‘yayın evlerinde elde ele gezmesi’ yorumu esas beni rahatsız eder. Bunu söyleyen kişi kesinlikle iyi niyetli değildir. Biz kademeli bir biçimde programı hayata geçireceğimizi de ilan ettik.

Müfredat çalışmasını, 2024-2025 yılı başlarken eylül ayında okul öncesi 1, 5 ve 9’da yapacağımızı söyledik. Eğer sizin söylediğiniz ‘belli yayınevlerini koruduk ve onlara verdik, siz buyurun kitap hazırlayın’ iddiası doğru olsaydı eğer, o yayınevlerinin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığımızın onay sürecine kitapları sunmaları ve onaylanıp basılması gerekirdi. Bu çok manipülatif bir bilgi.”

“Özel yayınevlerinden kitap talep etmiyoruz”

Bakan Tekin, kitap yazımları için yazım komisyonları oluşturduklarını ve bu kitapların Milli Eğitim Bakanlığı yayını olarak Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının onay sürecine gireceğini aktararak, “Özel yayınevlerinden kitap talep etmiyoruz. Dolayısıyla bu, yalan bile diyemeyeceğim kadar iftiradır. Böyle bir şey mümkün değil.” diye konuştu.

Tekin, program askıya çıkıp son halini aldıktan sonra web sayfasında paylaşacaklarını, o andan itibaren de özel yayınevleri dahil herkesin istediği şekilde programa uygun kitap yazabileceğini, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının onay sürecini başlatacaklarını söyledi.

2025-2026’dan itibaren bu programa göre yazılmış, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığının onayladığı kitapların bakanlık tarafından satın alınıp basılacağını bildiren Bakan Tekin, “2, 6 ve 10, 11 ve 12. sınıfların eski programı uygulandığı için onlarla ilgili olarak yayınevlerinin normal ihale süreci devam ediyor. Yayınevlerinin yazdığı kitaplar Bakanlığımızın başlattığı ihale sürecine girecekler ve daha önceki yıllarda olduğu gibi orada satın alıp, basıp çocuklarımıza dağıtmış olacağız.” bilgisini verdi.

“Cihat kavramı müfredata sayısı artırılarak konulmamış”

Bakan Tekin, “Bazı kavramların müfredattan çıkartıldığı, ‘cihat’ kavramı gibi kavramların dikte edildiğine yönelik eleştiriler var. Değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine, bu eleştiriyi sosyal medyadan duyduğunu ifade etti.

Cihat kavramına yönelik eleştirilere özellikle baktığını belirten Tekin, “Cihat kavramı müfredata sayısı artırılarak konulmamış, mevcut programdaki versiyonlar devam ettirilmiş.” dedi.

Tekin, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) programı mezunlarının atamasına yönelik sorunun ardından rehberlik hizmetlerinin öneminin de altını çizerek, “Öğrencilerimizin bu tür ihtiyaçlarını karşılayabilecek sayıda öğretmeni istihdam etmek benim hayalim. Yani bunu ben de arzu ediyorum. Bu benim kişisel düşüncem. Ama bir de realite var. Her yıl nihayetinde atamak üzere bize tanımlanan bir kadro tanımı var.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Tekin, yakın zamanda atama rakamlarının da açıklanacağını bildirdi.

“‘Bilgi çağındayız’, ‘yabancı dil eksildi’, ‘Resim ve müzikle ilgili çok bir şey göremedik’ şeklinde sosyal medya yorumlarından bahsedilmesi ve “Yabancı dil dersini neden çıkardınız?” sorusu üzerine Tekin, “Biz yüzlerce ders okutuyoruz, yüzlerce dersimiz var. Biz taslakta sadece ‘mihver dersler’ dediğimiz 21 zorunlu dersin programını açıkladık. Diğerleri zaten devam ediyor. Yani onlarla ilgili program açıklanmadı diye, onlarla ilgili durumda eksiltme ya da çıkartma söz konusu değil.” yanıtını verdi.

Tekin, müfredat taslağının yayınlanmasının ardından yarım saat içinde çeşitli eleştirilerle karşılaştıklarını belirtti. Bu eleştirilerin çeşitli boyutları olduğunu ve farklı toplumsal kesimlerden geldiğini dile getiren Tekin, bazı eleştirilerin popülist yaklaşımlarla yapıldığını vurguladı.

Bakan Tekin, müfredatın ne kadar süreyle askıda kalacağına ilişkin soru üzerine ise, Anadolu Ajansı ile röportajında da aynı soruyu cevapladığını anımsatarak, “Bir hafta diyoruz ama bir bakarız ki biz toplumsal tartı, toplumsal kesimlerden yine yoğun bir şekilde talep geliyor; eleştiri, düşünce, görüş geliyor; biz bunları uzatabiliriz yani burada bir problemimiz yok. Hiç endişe edilmesin, biz tamamen şeffaf kamuoyunu açık bir biçimde müfredatımızı revize etmek istiyoruz.” diye konuştu.

Mülakatla öğretmen seçimi konusunda da açıklamalarda bulunan Tekin, öğretmenlerin seçiminde en iyi ve en donanımlı adayların belirlenmesinin önemli olduğunu ve mülakatın doğru bir yöntem olduğunu söyledi.

“LGS tarihinde değişiklik yok”

Tekin, ortaokul öğrencilerinin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava hazırlandıklarını hatırlatarak, sınav takviminde herhangi bir değişiklik olmayacağını, sınavın 2 Haziran’da gerçekleştirileceğini açıkladı.

“Şu andaki beklentiler, her yılki kalitede olacağı. Tek fark, artık öğrenciler kendi okullarında değil eskiden de olduğu gibi farklı okullarda girecekler.” ifadelerini kullanan Tekin, merkezi sınavla kademeler arası geçiş konusu üzerine ise çalışılması gerektiğini kaydetti.

Çok sayıda öğrencinin LGS’ye dahil edildiğini dile getiren Tekin, “Proje okullarının sayısının azaltılması gerekiyor, sadece proje okulu değil, genel anlamda toplam öğrenci kitlesinden yani sınavlı öğrenci alan okul sayılarını biraz azaltmamız gerekiyor.” açıklamasında bulundu.

Bakan Tekin, şöyle devam etti:

“Bugünün konusu değil yanlış bir anlaşılma olmasın. Ama nihayetinde biz çocuklarımızın üzerindeki sınav baskısını azaltmak istiyorsak eğer, bir milyon öğrencinin sınava girmesi çok doğru bir yaklaşım değil. Biz hem okulların kontenjanlarını hem de sınava giren öğrenci sayısını azaltacak tedbirleri kademeli bir biçimde hayata geçireceğiz.”

Öğretmenlerin yer değişikliği talebi

Öğretmenlerin şiddetle karşı karşıya kaldığında yer değişikliği taleplerinin karşılanması için yönetmelikte düzenleme yapılacağını da belirten Tekin, İstanbul Sarıyer’deki Prof. Ali Kemal Yiğitoğlu Ortaokulu’nda bir öğretmenin, bir velinin yumruklu saldırısına uğradığını anımsatarak, şunları söyledi:

“Şimdi bu İstanbul’da yaşadığımız olayla ilgili teknik olarak bizim şöyle bir sıkıntımız var, öğretmen arkadaşımızın yerini değiştirmek istediğimizde mevzuatla ilgili bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Ben personel genel müdürümüzden rica ettim, yönetmeliğimize bununla ilgili bir hüküm de koyuyoruz. Yani bu türden bir şiddetle karşı karşıya kalan arkadaşımız, eğer okulda çalışmak istemiyorsa başka bir okula da kadrosunun aktarılmasıyla ilgili bir hüküm. Öğretmen arkadaşlara bu vesileyle müjdeyi verelim.”

Kaynak: AA