Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terörsüz Türkiye idealimizi gerçekleştireceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörsüz Türkiye idealimizi gerçekleştireceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörsüz Türkiye idealimizi gerçekleştireceğiz

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Suriye devrimi ile hem ülkemizin hem de bölgemizin önünde tarihi bir fırsat penceresi açılmıştır, terörsüz Türkiye idealimizi gerçekleÅŸtireceÄŸiz.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Ne tek parti faÅŸist zihniyetinin ne de hafızalarımızda derin yaralar açan 28 Åžubat dönemi uygulamalarının günümüz Türkiye‘sinde yeri yoktur” dedi.

ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Valiler BuluÅŸması” programında konuÅŸtu.

Fedakarca görev yapan mülki idare amirlerinin “10 Ocak İdareciler Günü”nü tebrik eden ErdoÄŸan, valilere, vali yardımcılarına ve kaymakamlara bugüne kadarki hizmetleri için teÅŸekkür etti. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, görevi başında ÅŸehit olan veya vefat eden mülki idare amirlerine rahmet diledi.

Devletin, ortak hedefler etrafında kenetlenen milletlerin akıl ve iradesinin tecessüm ettiği bir teşkilat olduğunu ifade eden Erdoğan, Türk devlet geleneğinin; binlerce yıllık bir aklın, birikimin, tecrübenin ürünü olduğunu belirtti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bizim devlet tasavvurumuz hiçbir zaman maddeye dayalı bir anlayış üzerine inÅŸa edilmedi. Tam aksine mana ve muhtevaya önem veren, adalet ve vicdan üzerine bina edilen bir deÄŸerler silsilesinin tezahürü oldu.” dedi.

Merhum Aliya İzzetbegoviç’in, “İnsan ÅŸahsiyetini alçaltan, onu eÅŸya ile bir tutan her ÅŸey gayri insanidir.” sözlerini hatırlatan ErdoÄŸan, “Bizim de devlet anlayışımızın öznesi insandır, insanlık onurudur. İşte bu yüzden insanlık ittifakı diyoruz. Bu yüzden mazlumların derdine derman olmaya çalışıyoruz. Bu yüzden ‘Türkiye, umudun adıdır.’ diyoruz. Mülki idaremiz iÅŸte bu geleneÄŸin bir devamıdır. Orhun Yazıtları’nda geçen ÅŸu söz bu tasavvurumuzun güçlü bir yansımasıdır. ‘Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe Türk milleti ilini ve töresini koruyacaktır.’ Bu inançla yoÄŸrulan Türk mülki idaresi halkın huzurunu, refahını ve güvenliÄŸini tesis eden köklü bir müessesedir.” diye konuÅŸtu.

Vilayetlerde Reis-i Cumhuru temsil eden valilik makamının ise devletin milletle bütünleştiği yegane nokta olduğunu vurgulayan Erdoğan, devletin dininin adalet olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Tarih boyunca adaleti esas alan bir devlet anlayışının bugünkü müntesipleri olarak ÅŸunu hiçbir zaman unutmayınız. Valilik milletin derdine derman olma makamıdır. Valilik devletin halka uzanan elidir. Vicdan ve merhamet mevkiidir. Bu düstur valilik makamının nüvesidir. Burada ÅŸunu da özellikle vurgulamak isterim. Sizler halkımızın gönlünde yer bulan onların talep ve ihtiyaçlarını merkeze taşıyan köprüler konumundasınız. Daima ulaşılabilir, çözüm odaklı ve samimi bir yaklaşım sergilemek valilik makamının temel ilkelerindendir. Unutmayınız ki milletin hayır duası devletin en güçlü hazinesidir. Allah korusun, milletin bedduasını alan ise ne bu dünyada ne de ahirette iflah olur. Bir diÄŸer husus ÅŸudur, sadece günlük hesaplar peÅŸinde koÅŸmak bize yakışmaz. Devletimizin kurucu kodlarında buna hoÅŸ bakılmaz.”

“Devletin ÅŸefkatine ihtiyaç duyan tüm kesimlerin yanında olmanızı istiyoruz”

Devlet geleneğinin geleceği inşa eden bir anlayış üzerine kurulu olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun da işte bu geleneğin bir tezahürü olduğunu belirtti.

Binlerce yıllık kadim devlet anlayışının tıpkı askeriye gibi idarecilik ve teÅŸkilatlanma alanında da dünyaya örnek olacak bir birikiminin taşıyıcısı olduÄŸuna iÅŸaret eden CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin hem merkezi yönetim anlayışı hem de mahalli idare teÅŸkilatı bakımından önemli bir müktesebatın ve tecrübenin sahibi olduÄŸunu söyledi.

Adil, müessir, müşfik, emin ve istikrarlı bir idare kabiliyetinin Türk milletinin adeta doğuştan gelen özelliği olduğunu ve tarihin bu gerçeğin sayısız örnekleriyle dolu olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“İdare kabiliyetimiz teÅŸkilatlanma boyutuyla sınırlı kalmamış, milletimize ve ÅŸehirlerimize de önemli deÄŸerler kazandırmıştır. Türkistanlı büyük mütefekkir Farabi, Medinetü’l Fazıla isimli eserinde şöyle diyor, ‘En üstün iyilik ve en büyük mükemmelliÄŸe iliÅŸkin ancak ÅŸehirde ulaşılabilir, ÅŸehirden daha eksik olan bir toplulukta ulaşılamaz.’ EÄŸer doÄŸudan batıya, kuzeyden güneye, ülkemizin tamamında iyiliÄŸi, refahı, kalkınmayı, kardeÅŸliÄŸi ve adaleti hakim kılmak istiyorsak, iÅŸe önce ÅŸehirlerimizden baÅŸlamamız gerekiyor. Üstelik bu denli zengin bir medeniyete güçlü tarihi ve beÅŸeri baÄŸlarımızın olduÄŸu bu kadar geniÅŸ bir gönül coÄŸrafyasına sahip bir ülke olarak bu bizler için ihtiyaçtan öte bir zorunluluktur.”

“VatandaÅŸla hemhal, hemdert ve hemdem olmanız beklenir”

Mülki idare amirlerine çok önemli görevler düştüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, valilerden öncelikli beklentilerinin devletin kendilerine olan emaneti, imkan ve kaynaklarını şehirlerin faydasına olacak biçimde kullanmaları olduğunu kaydetti.

Valilerden görev, yetki ve sorumluluk alanlarında bulunan işleri hızlı, etkin ve verimli bir şekilde ifa etmelerini beklediklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yetim, öksüz ve kimsesizler baÅŸta olmak üzere devletin ÅŸefkatine ihtiyaç duyan tüm kesimlerin yanında olmanızı istiyoruz. Daha önce de farklı vesilelerle dile getirdim. Mülki idare amirliÄŸi sabah 8, akÅŸam 6 arasında yapılacak bir görev deÄŸildir. Sizin vatandaÅŸla hemhal, hemdert ve hemdem olmanız da beklenir. Her birinizden makam odalarınıza sıkışıp kalmamanızı, gönlünüzü de kapılarınızı da telefonlarınızı da vatandaÅŸlarımıza açık tutmanızı özellikle rica ediyorum. Hizmet ettiÄŸiniz ÅŸehirlerde hak ve hukuku gözetmeniz, inancına, hayat tarzına, kökenine, mezhebine bakmadan vatandaşımıza eÅŸit muamele etmeniz şüphesiz vazgeçilmez yaÅŸam tarzımız olmalıdır.

Ne tek parti faÅŸist zihniyetinin ne de hafızalarımızda derin yaralar açan 28 Åžubat dönemi uygulamalarının günümüz Türkiye’sinde yeri yoktur. Baskının, ayrımcılığın, millete karşı efendilik taslamanın meÅŸru sayıldığı günler artık geride kalmıştır. Allah’ın izniyle biz bu makamlarda bulunduÄŸumuz müddetçe kimse o kötü günleri geri getiremeyecektir. Kerim devlet anlayışımızı hakkıyla tatbik eden personeline ve vatandaÅŸlarımıza tepeden bakmayan, ilçe, köy ve mahalleleriyle ÅŸehrinin tamamını kucaklayan valiler, bizim görmek istediÄŸimiz idarecilerdir.”

Bir anekdota dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hazreti Ali Efendimiz Mısır’a atadığı Vali EÅŸter en-Neha-i’ye yazdığı mektupta bakınız hangi nasihatlerde bulunuyor. ‘Bil ki ey malik, sen daha önceki yöneticilerin durumlarına baktığın gibi insanlar da senin durumuna bakacaktır. Halka karşı merhametli olmayı, sevgi ve iyilikte bulunmayı kendine ÅŸiar edin. Kesinlikle onların malını ganimet bilen yırtıcı bir canavar olma. O insanlar iki sınıftır. Birincisi dinde kardeÅŸin, ikincisi ise yaratılışta senin eÅŸindir. İnsanlara, yakınlarına, ailene ve insanlar arasında özel sevgi beslediÄŸin kimselere karşı adaletli davran. Böyle yapmadığın takdirde zulmetmiÅŸ olursun. Allah’ın nimetini tahrif eden ÅŸeyler içinde zulümden daha güçlüsü yoktur. KuÅŸkusuz Allah, mazlumların ahını duyandır, zalimleri de gözleyendir. Sana en sevimli gelen ÅŸeyler ÅŸunlar olsun; Hak hususunda orta yolu tutmak, adaleti herkese yaymak ve halkın rızasını kazanmak. Şüphesiz ki çoÄŸunluÄŸun öfkesi azınlığın rızasıyla azınlığın öfkesi de çoÄŸunluÄŸun rızasıyla kaybolup gider.’ Kıymetli valilerimiz, çaÄŸları aÅŸan hikmet dolu bu sözler, bizim pusulamız olduÄŸu gibi iÅŸlerinizde size de rehberlik etmelidir. Bizim ve milletimizin idealindeki mülki idare amiri iÅŸte bu hasletlerle mücehhez yöneticilerdir.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türkiye’nin en kritik seçimlerinde, siyasi geleceÄŸimizi riske atma pahasına sergilediÄŸimiz duruÅŸa kimsenin leke bulaÅŸtırmasına müsaade etmeyiz.” dedi.

Erdoğan, mülki idare amirlerinden, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum ve özel sektörle uyum içinde çalışmasını beklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim ve gençlik projelerini hayata geçirerek, sosyal yardım faaliyetlerini aksatmayarak, teknolojiyi ve iletişim araçlarını etkin bir şekilde kullanarak şehirlere yeni ufuklar, yeni alanlar açmanın mülki idare amirlerinin görevi olduğunu hatırlattı.

Türkiye’nin deprem baÅŸta olmak üzere doÄŸal afet riskiyle yaÅŸayan bir ülke olduÄŸunu anımsatan ErdoÄŸan, en son 6 Åžubat’ta asrın en büyük tabii afetlerinden biriyle yara alındığını, kriz ve afet yönetiminin ne kadar mühim olduÄŸunu net biçimde gördüklerini söyledi.

Bir daha benzer durumlarla karşılaşmamak için hükümet olarak gereken her türlü tedbiri aldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin aynı zamanda hızlı karar alabilen, çok boyutlu düşünebilen, elini taşın altına koyabilen idarecilerin değerini de gösterdiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir adım atmadan önce merkezden talimat bekleyen, gönüllere, hanelere, kalplere giremeyen kimi yöneticiler maalesef devletimizin çabalarına da gölge düşürdü. Bu hakikati İbn-i Firuz, 5 asır evvel ÅŸu cümlelerle dile getirmiÅŸtir, ‘Gerçekte iÅŸe yaramaz kötü memurların yaptıkları zarar, vücutta insana yaramayan gıdaya benzer. İnsan bu gıdadan azar azar yer ve midesinde zararlı bir karışım meydana gelir. Zamanla artan bu madde sinirlere, damarlara da tesir ederek insanı hasta eder. Kuvvetten düşen kiÅŸi doktora gitmeye mecbur kalır fakat doktor da buna çare bulamaz ve kiÅŸi bir türlü rahat yüzü göremez. Belki uzun süren bir ilaç ve tedavi sürecinden sonra kiÅŸi iyileÅŸebilir.’ Buradan anlaşılmalıdır ki görevini doÄŸru yapmayan memurların halka bir günde verdikleri zararı adaletli bir sultanın belki de uzun süren adaletli yönetimi bile gideremez. Sizin sorumluluÄŸunuz iÅŸte bu derece önemli, kritik ve hassastır. Dolayısıyla illerimizde ÅŸahsımı temsilen görev yapan siz valilerimize çok hayati vazifeler düştüğünü bugün bir kez daha hatırlatmak istiyorum.”

Erdoğan, valilerden rehberlik, teftiş ve denetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine dair genelgenin gereklerini yakından takip ve koordine etmesini de beklediğini söyledi.

“Uluslararası toplumun bu sürece daha fazla katkı saÄŸlaması mühimdir”

Bölgede çok önemli geliÅŸmelerin yaÅŸandığı bir süreçten geçildiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, Türkiye’nin 910 kilometrelik sınırı olduÄŸu Suriye’de meydana gelen hadiselerin ülkeyi her açıdan ilgilendirdiÄŸini vurguladı.

Suriye’de 61 yıllık Baas diktatörlüğünün çökmesinin ve 13 yıl süren katliamın sona ermesiyle artık yeni bir döneme girildiÄŸini hatırlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Sednaya Hapishanesi’nden yansıyan vahÅŸet görüntüleri, Suriye’de yıllardır nasıl insanlık dışı bir zihniyetin hüküm sürdüğünü göstermiÅŸtir. Azgın ve zorba bir azınlığın mazlum çoÄŸunluÄŸa karşı uyguladığı baskının, kanlı ve çirkin yüzü ortaya çıkmıştır. Gün geçmiyor ki ülkenin bir ÅŸehrinden toplu mezar çıkmasın. Gün geçmiyor ki Baas rejiminin barbarlığına dair bir delil bulunmasın. Hemen her gün insanlık adına, insani deÄŸerler adına gerçekten utanç ve dehÅŸet verici haberlerle karşılaşıyoruz. İnsani kayıpları bir tarafa bırakıyor sadece 13 yıllık katliam politikasının bu ülkeye verdiÄŸi zarar 500 milyar doları aşıyor. Suriye’yi ziyaret eden ekiplerimiz de sahadaki tablonun tahmin edilenden çok daha kötü olduÄŸunu ifade ediyor.”

Suriye’nin yeniden inÅŸası için fiziki altyapının, ekonomik ve sosyal düzenin kapsamlı bir ÅŸekilde ıslah edilmesi gerektiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, ekonomik kalkınma projeleri, saÄŸlık ve eÄŸitim altyapısının oluÅŸturulması, tarım ve sanayinin canlandırılması gibi uzun vadeli stratejilerin bu sürecin olmazsa olmazları olduÄŸunu söyledi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Suriye’nin kendini toparlayabilmesi için Arap ve İslam aleminin destekleri yanında belli bir zamana da ihtiyaç duyduÄŸunun dile getirerek, “Uluslararası toplumun bu sürece daha fazla katkı saÄŸlaması mühimdir. Türkiye olarak, biz de tüm planlarımızı bu gerçekler ekseninde yapıyoruz. Ana muhalefet partisi genel baÅŸkanının, ‘Esed gitti, sığınmacılar da gitsin’ ifadesi vicdansızlıktan öte bir kara cehalet örneÄŸidir. Biraz dış politika, biraz ekonomi, biraz savaÅŸ tarihi okuyan bir kiÅŸi açık söylüyorum, böyle bir cümle kurmaktan utanır, hicap duyar.” ifadelerini kullandı.

“13 yıllık insani politikamıza zarar verecek yaklaşımlar içinde olmayacağız”

Savaşın ve zulmün pençesinden kaçan Suriyeli mazlumlara 13 yıl boyunca kol kanat gerdiklerinin, ÅŸefkat ve merhametle kucak açtıklarının altını çizen ErdoÄŸan, ana muhalefetin, onları geldikleri yere kovmanın hep gayreti içerisinde olduÄŸunu belirterek, “Biz ensarız, onlar muhacirdir’ dedik. Dolayısıyla ‘Bizim medeniyetimizde ensar olarak muhacirleri kovmak asla yer etmez’ dedik.” ifadelerini kullandı.

Milletin asil karakterine uygun şekilde büyük bir alicenaplık göstererek, ensar şuuruyla Suriyeli muhacirlere destek olduğunu, insanlık tarihine altın harflerle geçen bir dayanışma seferberliğine hep birlikte imza attıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hatta bu uÄŸurda ÅŸahsım, siyasi bedel ödemeyi dahi göze aldım. 14-28 Mayıs seçimleri döneminde karşımızdaki adayın ırkçı siyasetini hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Tüm bunlara raÄŸmen bize canlarını, namuslarını ve onurlarını emanet eden mazlumlara sırtımızı dönmedik. Kimsesizlerin kimsesi olan bu necip millete, ‘Boraltan Köprüsü faciası utancını bir kez daha yaÅŸatmayacağız.’ dedik ve hamdolsun yaÅŸatmadık. Suriyeli kardeÅŸlerimize 13 yıl boyunca nasıl samimi ev sahipliÄŸi yaptıysak bundan sonraki süreçte de aynı hassasiyetle hareket edeceÄŸiz. Gönüllü, güvenli ve düzenli geri dönüşleri yine bize yakışan, tarihimize, inancımıza ve kültürümüze yakışan bir anlayışla yöneteceÄŸiz.

Muhalefet veya ırkçı çevreler ne derse desin, ekonomimize, ticaretimize, üretimimize ve 13 yıllık insani politikamıza zarar verecek yaklaşımlar içinde olmayacağız. Bir defa ÅŸunun bilinmesini isterim, Türkiye’nin en kritik seçimlerinde, siyasi geleceÄŸimizi riske atma pahasına sergilediÄŸimiz duruÅŸa kimsenin leke bulaÅŸtırmasına müsaade etmeyiz. Sahadaki aksaklıklar, kasıtlar ve hatalar sebebiyle böyle bir durumun yaÅŸanmasına da asla müsamahayla bakmayız. Bu meseleye dair yaklaşımımız açık söylüyorum, sıfır toleranstır. Her insan kendi vatanında kök salar ve elbette orada yaÅŸamak ister.”

“Amacımız ülkemizin sırtına vurulan 40 yıllık o kamburunu ilanihaye ortadan kaldırmaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilerin evlerine huzurla dönebilmelerinin kendileri için hem insani bir görev hem de bölgesel istikrar açısından stratejik bir öncelik olduğunu söyledi.

Gönüllü olarak yurtlarına dönmek isteyen Suriyelilere her türlü kolaylığı sağladıklarını belirten Erdoğan, kimseyi zorla göndermek gibi bir yanlışa da düşmeyeceklerinin altını çizdi.

Türkiye’ye katkı yapmak isteyen, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak zenginlik katan Suriyelilerin elinden tutmaya devam edeceklerini aktaran ErdoÄŸan, bu süreçte attıkları her adımın hem Suriyelilerin haklarını hem de milletin çıkarlarını koruma hedefine mahsus olduÄŸunu vurguladı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Suriye’de artık yeni bir yönetimin olduÄŸuna, Suriye’nin geleceÄŸinin bu yönetimin ortaya koyacağı kurucu irade etrafında ÅŸekilleneceÄŸine iÅŸaret etti.

Suriye ile iliÅŸkilerin karşılıklı saygı ilkesi çerçevesinde sürdürüleceÄŸini, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliÄŸinin saÄŸlanmasında komÅŸuluk hukuku bir gereÄŸi olarak üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getireceklerini dile getiren ErdoÄŸan, devletin ilgili kurumlarıyla iÅŸbirliÄŸi içinde bu yeni sürecin baÅŸarıyla yönetilmesinde mülki idare amirlerine önemli vazifeler düştüğünü söyledi.

Özellikle sınır bölgelerindeki valilerden çok dikkatli olmalarını, süreci sahiplenmelerini ve adımlarını buna göre atmalarını beklediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Gerek bizleri bu makamlara getiren milletimize hizmet, gerekse bu sürecin incelikle yürütülmesi noktasında hiçbir aksaklığın hiçbir nahoÅŸ durumun yaÅŸanmaması için her birinizin özenli davranacağınıza inanıyorum. Ülkemizde ve bölgemizde terörün hiçbir çeÅŸidine yer olmadığını her fırsatta vurguluyoruz. Bir süredir uyguladığımız ‘terörü kaynağında bertaraf etme’ stratejimizin meyvelerini içeride ve dışarıda toplamaya baÅŸladık. Åžimdi bunu yeni araçlar ve yeni yöntemlerle devam ettiriyoruz. Amacımız ülkemizin sırtına vurulan 40 yıllık o kamburunu ilanihaye ortadan kaldırmaktır.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Suriye devrimi ile birlikte hem ülkemizin hem de bölgemizin önünde tarihi bir fırsat penceresi açılmıştır. Devletimizin uhdesinde bulunan her türlü vasıtayı her türlü imkanı kullanarak terörsüz Türkiye idealimizi inÅŸallah gerçekleÅŸtireceÄŸiz. Türkiye Yüzyılını kardeÅŸliÄŸi kalkınmanın huzurun yüzyılı yapıncaya kadar sizlerle birlikte canla baÅŸla çalışacağız.” ifadelerini kullandı.

Ödül takdimi

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Ankara Vali Yardımcısı Elif Nur Bozkurt TandoÄŸan’a, Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Diyarbakır EÄŸil Kaymakamı Volkan Hülür’e, Åžehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Hatay Vali Yardımcısı Cafer Ekinci’ye, Åžehit Kaymakam Ersin AteÅŸ Üstün Hizmet Ödülü’nü Kilis Vali Yardımcısı Hamza Özbilgi’ye, Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü İstanbul Esenyurt Kaymakamı Fatih ÇobanoÄŸlu’na takdim etti.

Ödül töreninin takdimi sonrasında aile fotoğrafı çekildi.

Kaynak: AA