Adalet Bakanı Tunç: 8. Yargı Paketimizin taslağı, teklif aşamasına gelmek üzere
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “8. Yargı Paketimizin taslağını Meclis grubumuza ilettik. Milletvekillerimiz çalışıyorlar ve teklif aÅŸamasına gelmek üzere. Meclis seçim için ara vermeden önce görüşülüp yasalaÅŸacağını ümit ediyoruz.” dedi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Åžubat 2023’te meydana gelen KahramanmaraÅŸ merkezli depremden etkilenen bölgedeki programları kapsamında bulunduÄŸu Adıyaman’ın Besni ilçesinde, TRT Haber’in canlı yayınında gündeme iliÅŸkin açıklamalarda bulundu.
Kabinenin birinci gündeminin deprem bölgesinin yeniden inşası olduğunu kaydeden Tunç, her bakanlığın üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini dile getirdi.
Deprem bölgesi yatırım programı kapsamında 24 adalet hizmet binasının bulunduğunu dile getiren Tunç, depremde ağır hasar gören adliyelerin, yıkılan cezaevlerinin bulunduğunu belirterek, inşa süreçlerinin başladığını kaydetti.
Depremin ardından Adalet Bakanlığı olarak kriz merkezi oluşturduklarını, her ile koordinatör başsavcı gönderdiklerini belirten Tunç, yaklaşık 900 bilirkişinin de yıkılan binalara ilişkin delil olacak örnekleri almak üzere bölgeye gönderildiğini ifade etti.
Toplanan delillerin soruÅŸturmalarda ve açılan idari davalarda delil olarak kullanıldığını belirten Tunç, “SoruÅŸturmalar titizlikle yürütülüyor. Binalarda kusur durumunun net bir ÅŸekilde ortaya çıkarılması lazım. Bu kapsamda ÅŸu anda 812 dosyada bilirkiÅŸi raporu geldi. 1783 dosya bilirkiÅŸide. 1007 dosya da bilirkiÅŸiye gönderilmeyi bekliyor. Bunlar ceza soruÅŸturmaları. Bu soruÅŸturmalar kapsamında ÅŸu anda 267 tutuklu var, 984 de adli kontrol var. Deprem soruÅŸturmalarında 2 bin 825 kiÅŸinin yargılanması devam ediyor. 369 iddianame mahkemelere sunuldu ve davaları açılmış durumda.” diye konuÅŸtu.
Depremin ardından idari yargıda da açılan davaların bulunduÄŸunu belirten Tunç, “Toplam 54 bin 436 dava açıldı 11 vilayetimiz bakımından. Bunların 42 bin 359’u hasar tespiti ve yıkım kararına karşı. Bunların da 24 bin 354’ü sonuçlandı. Sonuçlananlardan 4 bin 496’sının yıkılmaması gerektiÄŸine karar verildi.” dedi.
ÇaÄŸlayan Adliyesi’ndeki terör saldırısı
Adalet Bakanı Tunç, ÇaÄŸlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde 6 Åžubat Salı günü meydana gelen terör saldırısına iliÅŸkin, “Åžehit Savcı Selim Kiraz’ın ÅŸehit edildiÄŸi günü hatırlıyoruz. Ülkemiz için yargımız için çok üzücü bir durum. Bu hain teröristlerin aynı tabloyu yaÅŸatma noktasında niyetlerinin olduÄŸu ortaya çıkıyor. EÄŸer güvenlik kapısından geçebilseydi ve adliyenin diÄŸer kapısından da girip içeride bir rehin alma, bir eylem yapma söz konusu olabilirdi. Üzerlerinden çıkan pankartlar, yazılar ve baÅŸka diÄŸer dokümanlar, bir kısım kiÅŸilere ait telefonlar, rehin alma iÅŸleminde kullanılacak malzemeler üzerlerinden çıkmış durumda.” diye konuÅŸtu.
Saldırıya iliÅŸkin soruÅŸturmanın sürdüğüne iÅŸaret eden Tunç, gözaltında 102 kiÅŸinin bulunduÄŸunu söyledi. Şüphelilerden 96’sına “silahlı örgüt üyeliÄŸi”, 6’sına “örgüt propagandası” suçlamasının yöneltildiÄŸini bildiren Tunç, şöyle devam etti:
“SoruÅŸturma tüm detaylarıyla, titiz bir ÅŸekilde devam ediyor. Bu tür eylemler bizim terörle mücadeledeki kararlılığımızdan bizi vazgeçiremez, daha da arttırır. Türkiye terörle mücadele eden bir ülke. Bu terör örgütleri dışarıdan destekli, bunlar maÅŸa. Hem bu maÅŸaları yok etmenin mücadelesini veriyoruz hem de arka plandaki destekçileriyle mücadele ediyoruz. Yurt dışı baÄŸlantısı olmayan terör örgütü yok. Hepsinin yurt dışı baÄŸlantısı var. Bunlar maalesef birtakım ülkeler tarafından beslenen terör örgütleri. PKK’sı, FETÖ’sü, DHKP-C’si. Milletimiz bunların nasıl desteklendiÄŸini, amaçlarının ne olduÄŸunu, aynı kaynaktan nasıl beslendiklerini görüyoruz. Bir kez daha saldırıyı lanetliyorum.”
“BaÄŸlayıcılık yönünden bakarsak Yargıtay’ın kararları da baÄŸlayıcı”
Adalet Bakanı Tunç, milletvekilliği düşürülen Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları arasındaki görüş farkına ilişkin değerlendirmede de bulundu.
Can Atalay kararında Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın Anayasa’nın maddelerini farklı yorumladığını belirten Tunç, her iki yüksek mahkemenin de Anayasa’yı yorumlama yetkisinin bulunduÄŸunu dile getirdi.
Anayasa’nın bireysel baÅŸvuruyla ilgili bazı maddelerinin uygulamada bazı sorunlara yol açtığını söyleyen Tunç, şöyle devam etti:
“Bireysel baÅŸvuruyla ilgili Anayasa’nın 148. maddesinde, ‘Anayasa Mahkemesi bireysel baÅŸvuruyla kanun yolu incelemesi yapamaz’ diye bir hüküm var. Adliye mahkemelerinden gelen kararların son inceleme merci Yargıtay, idari yargıdan gelen kararların son inceleme yeri ise Danıştay’dır. Bir görev taksimi yapmış Anayasa’mız. EÄŸer kanun yolu incelemesi yaparak Yargıtay sürecinden geçmiÅŸ bir kesin hükmü siz bireysel baÅŸvuru yoluyla denetlerseniz iÅŸte o zaman yetki karmaÅŸası ortaya çıkıyor. BaÄŸlayıcılık bakımından bakılırsa Yargıtay’ın kararları da baÄŸlayıcı.”
Bakan Tunç, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın da yüksek mahkeme olduÄŸunu, yıpratılmamaları gerektiÄŸini belirterek, “Yetki karmaÅŸasının ortadan kaldırılması gerekiyor. Burada takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde.” dedi.
8. Yargı Paketi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 8. Yargı Paketi’nin taslağının hazır olduÄŸunu, yerel seçimlerden önce yasalaÅŸmasını ümit ettiÄŸini bildirdi.
Bakan Tunç, “8. Yargı Paketimizin taslağını Meclis grubumuza ilettik. Orada tartışmalar, konuÅŸmalar devam ediyor. Milletvekillerimiz çalışıyorlar ve teklif aÅŸamasına gelmek üzere. Yaklaşık 70 maddeyi buluyor. Özellikle yargının etkinliÄŸini, yargı hizmetlerinin etkinliÄŸini arttırmaya yönelik önemli düzenlemeler var. Yine ceza adaletiyle ilgili önemli düzenlemeler var. İnÅŸallah Meclis seçim için ara vermeden önce görüşülüp yasalaÅŸacağını ümit ediyoruz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Daha önceki 7 pakette temel hak ve özgürlükleri öne alan, yargı hizmetlerinin etkinliğini arttıran önemli mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirildiği söyleyen Tunç, pakette temyiz ve itiraz sürelerine ilişkin tekliflerinin de bulunduğunu bildirdi.
Bakan Tunç, “Bütün mahkemelerde temyiz ve itiraz sürelerinin yeknesak hale getirilmesini saÄŸlıyoruz. ‘TebliÄŸ mi tefhim mi’ bunu da ortadan kaldırarak, tebliÄŸden itibaren baÅŸlayacak ve 2 haftalık süre diyoruz. Burada yeknesak bir uygulamayı getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
