Araştırmacılar Huntington hastalığının beyindeki oluşum sürecine yönelik bulgular elde etti

Araştırmacılar Huntington hastalığının beyindeki oluşum sürecine yönelik bulgular elde etti

Araştırmacılar Huntington hastalığının beyindeki oluşum sürecine yönelik bulgular elde etti

ABD’de araştırmacılar, kesin tedavisi olmayan Huntington hastalığına sebep olan ilk “kıvılcımı” yürüttükleri bilimsel çalışmayla tespit etti.

ABD Ulusal Halk Radyosu NPR’nin haberine göre, Stowers Tıbbi Araştırma Enstitüsü araştırmacısı Randal Halfmann’ın da dahil olduğu bir grup bilim insanı tarafından yürütülen araştırma, hastalığa yakalananların beyninde ölümcül hastalığı ilk tetikleyen “moleküler kıvılcımı” bulmayı hedefledi.

Hastalığın gelişim seyrini, beyinde gerçekleşen bir “orman yangını”na benzeten Halfmann, “Hastalık ilerledikçe, bir tür orman yangınını etkili bir şekilde izliyorsunuz ve bunu neyin başlattığını anlamaya çalışıyorsunuz.” dedi.

Uyguladıkları deneme-yanılma yönteminin işe yaradığını vurgulayan Halfmann, “beyindeki bu küçük orman yangınını başlatanın tek bir PolyQ molekülü olduğunu” ifade etti.

Hastalığa yakalananların, bedenleri üzerindeki kontrollerini zaman içerisinde kaybetmeye başladığını dile getiren Halfmann, hastanın yaşadığı zihinsel fonksiyon kaybıyla devam eden sürecin ölümle sonuçlandığını belirtti.

Benzeri nörolojik dejenerasyon hastalıklar gibi Huntington da beyindeki proteinlerin anormal bir şekle girip birbirine yapışmasıyla başlıyor.

Bu zararlı protein yığınları, çevresindeki proteinlerin de yanlış katlanmasına ve kümelenmesine sebebiyet veriyor.

Hastalığın yayılımı laboratuvar ortamında engellendi

Beyin hücrelerini geri dönülmez şekilde yok eden hastalığın gelişimi bugüne kadar engellenememişken araştırmacılar hastalığa sebep olan molekülün yayılımını laboratuvar ortamında durdurmayı başardı.

Huntington hastalığında toksik hale gelen PolyQ adlı proteinin çok sayıda versiyonunu oluşturarak hücrelere yerleştiren araştırmacılar, beyin hücrelerinde meydana gelen katlanma bozukluklarını tespit etmeyi amaçladı.

Halfmann, karanlık bir odanın iç düzeni anlamaya benzettiği metodu, “Bir şeylere çarpmaya devam ediyorsunuz nihayetinde tam olarak (odanın) neye benzediğini anlamaya yetecek kadar şeye çarpıyorsunuz.” şeklinde anlattı.

Söz konusu metotla laboratuvar ortamında bu molekülün yayılımının engellenmesinin yolunu bulduklarını kaydeden Halfmann, bir sonraki adımın ilaç geliştirmek olduğuna ifade etti.

Florida merkezli Wertheim UF Scripps Enstitüsü’nde nörodejeneratif hastalıklar üzerine çalışmalar yürüten Corinne Lasmezas da açıklamasında, araştırmanın Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yol açan ilk olguyu bulmaya ve yeni tedavilere kapı aralayabileceğini belirtti.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir