ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol: Çipleri kendimiz tasarlıyor, 2024 itibarıyla binlercesini seri üretebiliyoruz
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol Çipleri kendimiz tasarlıyor, 2024 itibarıyla binlercesini seri üretebiliyoruz
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, çip teknolojisinin çok kritik olduÄŸunu belirterek, “(Radar ve elektronik harpte kullanılan) Çipleri kendimiz tasarlıyoruz. 2024 itibarıyla çipleri Ankara’da seri üretebilme imkanına kavuÅŸtuk.” dedi.
Ankara
Turkcell’in katkılarıyla gerçekleÅŸtirilen Anadolu Ajansı Teknoloji Masası’nın konuÄŸu olan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ÅŸirketin geliÅŸtirdiÄŸi ürünler ve yatırımları ile ilgili açıklamalarda bulundu.
ASELSAN olarak denizin derinliklerinden uzayın derinliklerine kadar her alanda her platforma kritik sistemler geliÅŸtirdiklerini belirten Akyol, “Bir taraftan da sivil dünyaya da hizmet etmeye çalışıyoruz. 2023 çok önemli baÅŸarılarla geçti. 2024 yılına da milletimizin beklediÄŸi önemli projelerde güzel geliÅŸmeler katederek girdik.” diye konuÅŸtu.
“ASELFLIR-500 rakiplerine oranla yüzde 30 daha iyi performans gösteriyor”
Akyol, İHA kameralarına Kanada tarafından uygulanan ambargoları anımsatarak, “O dönem Savunma Sanayii BaÅŸkanlığımızın liderliÄŸinde bir geliÅŸtirme projesi baÅŸlattık. Önce ambargoyu bertaraf edecek bir kamera yapmak daha da ötesinde dünyada bu alandaki en iyi kamerayı da yapabilmek üzere yola çıkmıştık. GeldiÄŸimiz noktada İHA kameramız ASELFLIR-500’ü tamamladık. Artık operasyonel olarak Silahlı Kuvvetlerimizin kullanımına da girdi.” ifadelerini kullandı.

ASELFLIR-500’ün rakiplerine oranla yüzde 30 daha iyi performans sergilediÄŸine dikkati çeken Akyol, kameranın lazer iÅŸaretlemedeki baÅŸarısıyla da güdümlü mühimmatların daha hassas vuruÅŸ kabiliyeti kazanmasını saÄŸlamış olduÄŸunu vurguladı.
Akyol, “Bugün gururla ÅŸunu söyleyebiliriz; bu kamera artık gökyüzünün yıldızları SİHA’larımızın dünyadaki en nitelikli kamerası olarak hem Silahlı Kuvvetlerimizin hizmetine girmiÅŸ hem seri üretim safhasında önemli bir aÅŸama katetmiÅŸ hem de artık dost ve müttefik ülkelere ihraç edilebilecek bir noktaya gelmiÅŸtir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Hava savunmada alçak, orta, yüksek irtifa olarak katmanlı bir mimari olduÄŸunu belirten Akyol, Türkiye’nin yaptığı yatırımlarla artık uçtan uca katmanlı hava savunmayı tamamlama noktasına geldiÄŸinin altını çizdi.
Akyol, ASELSAN’ın alçak irtifada KORKUT sistemi olduÄŸunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendisine yönelen dron, seyir füzesi ve benzeri tüm tehditleri parçacıklı mühimmatlarla önce tespit edip sonra onları engellemeye dayalı bir teknoloji. Bu envantere kazandırdığımız ve seri üretimini devam ettirdiÄŸimiz bir sistem. Bunun bir üstünde HİSAR-A diye isimlendirdiÄŸimiz bu sefer biraz daha irtifanın arttığı artık füzelerin devreye girdiÄŸi bir sistem var. Burada da Roketsan ile güzel bir iÅŸbirliÄŸimiz var. Füzeleri onlar bize saÄŸlıyorlar, biz de bütün sistemi bir araya getirerek alçak irtifalı HİSAR-A’yı tamamlayıp envantere kazandırdık.

Bir üstünde de HİSAR-O’muz var. Orta menzilde. Bunun da envantere kazandırıldığını ve seri üretime devam edildiÄŸini söyleyebilirim. Åžimdi de uzun menzilli hava savunma sistemimiz SİPER’i Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterine kazandırıyoruz. Böylece çok alçak irtifadan yüksek irtifaya kadar katmanlı hava savunmasını 2024 yılında tamamlamış oluyoruz.”
“Türkiye dünyadaki sayılı ülkelerden biri haline gelecek”
Hava savunmasının mobilitesinin de önemli olduğunun altını çizen Akyol, bu anlamda hibrit hava savunma olarak adlandırdıkları GÜRZ sistemini de birkaç yıl içinde envantere kazandıracaklarını söyledi.
Akyol, “Böylece hem irtifa bazında bütün katmanları hem de fonksiyon bazında deÄŸiÅŸik fonksiyonları da envantere almış ve hava savunma alanında çözüm saÄŸlayabilen dünyada belki 5-6 ülkeden biri haline gelmiÅŸ olacağımızı da söyleyebilirim.” dedi.
Bu yıl gemilerin muhasım denizaltıların çok uzak mesafelerden tespit edilmesini saÄŸlayan düşük frekans aktif sonar DÜFAS’ı tamamladıklarını anımsatan Akyol, EYP ve mayın ile mücadele kapsamında da YENER sistemini bu sene tamamlayıp Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim ettiklerini anlattı.

Akyol, TOLUN mühimmatını tamamladıklarını söyleyerek, “Aynı anda bir uçaktan 8 tane atılabilmesi, bir motoru olmadığı için çok maliyet etkin bir mühimmat olması ve motoru olmadığı halde süzülerek 100 kilometreden fazla bir menzile gidebilmesi üç tane stratejik konu olarak ön plana çıkıyor.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Gelecek planlamaları ile ilgili bilgi veren Akyol, giderek artan dron tehditlerini engellemek için dronları radyo dalgası yayarak durdurabilen bir teknoloji üzerine çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.
ASELSAN’ın lazer silahı GÖKBERK’ten bahseden Akyol, lazerin kaynağını da yerli olarak geliÅŸtirdiklerini vurguladı. Akyol, otonominin, üzerinde çalıştıkları önemli baÅŸlıklardan olduÄŸunu aktararak, “Deringöz isminde yeni bir ürün üzerine çalışıyoruz. GeçtiÄŸimiz günlerde ilk dalışını yaptık. Yapay zeka destekli otonom sürüş algoritmalarına sahip. Denizin altına 600 metreye kadar dalabilen sonarları olan, su altında haberleÅŸme ve su altında keÅŸif gözetleme kabiliyetine sahip bir ürün.” diye konuÅŸtu.
ASELSAN’dan 400 milyon dolarlık yatırım
ASELSAN’ın Ankara’da 400 milyon dolarlık yeni bir yatırıma baÅŸladığının altını çizen Akyol, yatırımla beraber binin üzerinde ilave nitelikli istihdamı Türkiye’ye kazandıracaklarını anlattı.
“Bütün çalışmalarda yapay zeka robotlarını kullanır duruma geldik”
Ahmet Akyol, ASELSAN’ın geliÅŸtirdiÄŸi bütün ürünlerde ve sistemlerde yapay zeka fonksiyonunun mutlaka bir gereksinim olarak konulmasını iç iÅŸleyiÅŸlerine dahil ettiklerini belirterek, ürünlerde yapay zekayı etkin kullanmanın öncelikleri olduÄŸunu söyledi.
Karar vericilerin yapay zeka destekli algoritmalarla iÅŸini kolaylaÅŸtırmak ve büyük veriyi iÅŸlemek üzere komuta kontrol sistemlerinde yapay zekayı etkin olarak kullandıklarını aktaran Akyol, “Gerek insansız kara, deniz araçlarında gerek otonominin olduÄŸu diÄŸer sistemlerde yapay zeka destekli algoritmalarla burada fark yaratmaya çalışıyoruz. ASELSAN içerisindeki bütün çalışmalarda yapay zeka robotlarını kullanır duruma geldik. Bunu içerideki süreçlerimizde adım adım yaygınlaÅŸtırıyoruz.” dedi.

Akyol, çip teknolojisinin çok kritik olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Çip teknolojisinin askeri ve sivil boyutu var. Bizim açımızdan askeri boyutunda bağımsızlık stratejik öncelik. Bu amaçla Bilkent Üniversitesi ile ortak bir ÅŸirketimiz var. Yine ASELSAN’ın İstanbul’da MKR-IC ve TÜYAR isimli iki ayrı çipe odaklanmış alt ÅŸirketi var. Bu üç alt ÅŸirketle ve kendi bünyemizdeki çip tasarım ekiplerimizle buraya önemli miktarda kaynak ve yatırım yapıyoruz. Özellikle radar ve elektronik harpte kullanılan son derece stratejik olan galyum nitratta, transistör seviyesinde millileÅŸtirmeyi tamamladık.
Bir radarda yaklaşık 1000’den fazla çip bulunuyor. Bu çipleri kendimiz tasarlıyoruz. 2024 itibarıyla bu çipleri Ankara’da seri üretebilme imkanına kavuÅŸtuk. Alt transistörlerini Bilkent Üniversitesi ile ortak ÅŸirketimizde, üstündeki çip seviyesi üretimleri de ASELSAN’da çoklu adetlerde yapabilecek duruma geldik. Binlerce çipi seri ürettiÄŸimizi söyleyebilirim. Bu, askeri alandaki bağımsızlığımız açısından önemli.”

“Türkiye’nin ihracat baÅŸarısına önemli bir katkı sunuyoruz”
Akyol, kuantum alanında da bir dizi proje yürüttüklerini ifade ederek, kuantumun bir taraftan radar, lidar boyutuna, diğer taraftan da kuantum anahtar dağıtım sistemleri, kuantum kriptoloji konusuna yatırım yaptıklarını söyledi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ile kurdukları KUANTAL laboratuvarına deÄŸinen Akyol, “Gebze Teknik Üniversitesi ile de kuantum alanında iÅŸbirliÄŸimiz var. Normalde radar sinyalini göndererek radarda tespit imkanı varken, kuantum foton kaynaklarıyla bir radar yapılabilmesi bir teori ÅŸu anda. Teori aÅŸamasındayken biz buna yatırım yapıyoruz. Bunu çok erken safhada Türkiye’ye kazandırmak istiyoruz. BaÅŸarılı aÅŸamalar saÄŸlandı ama bu uzun bir yolculuk.” diye konuÅŸtu.
Akyol, güvenli haberleÅŸmede kuantum sistemleri çıktığında kuantum anahtar dağıtımının önemli bir konu haline geleceÄŸine iÅŸaret ederek, “Konvansiyonel sistemlerin yaptığı kriptolojinin kuantum bilgisayarlarıyla bertaraf edilmesi çok kolay. Dolayısıyla burada kuantuma dayanıklı algoritmalar, kriptoloji önemli bir konu haline geliyor.” dedi.
Yurt dışından bilim adamlarının, çalışanların Türkiye’ye dönüşü için “Next Big Move to Türkiye” programları olduÄŸuna deÄŸinen Akyol, “Her yıl çaÄŸrılara çıkıyoruz. 2023 yılında 27 arkadaşımızı ASELSAN’a döndürdük. Türk milletine gurur veren, Türk devletine güç veren ve mühendislerimize heyecan veren bu çalışmalara arkadaÅŸlarımız katılmaktan gurur duyuyorlar.” ifadesini kullandı.
“Ürün ihraç ettiÄŸimiz ülke sayısını 86’ya çıkardık”
Akyol, 2023’te yeni ihracat sözleÅŸmeleri açısından kendi iç rekorlarını kırdıklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2023’te 601 milyon dolarlık yeni ihracat sözleÅŸmesini, 30 farklı ülkeyle imzalamış olduk. İlk defa geçen yıl 16 yeni ürünü ihraç etme baÅŸarısına ulaÅŸtık. Ürün ihraç ettiÄŸimiz ülke sayısını 86’ya çıkardık. ASELSAN’ın bu yıl yeni ihracat sözleÅŸmeleri açısından 1 milyar dolara yaklaÅŸma hedefi var. SözleÅŸmelerin hacimleri artırıyor ve dolayısıyla ihracat tutarı da artacak. Türkiye’nin ihracat baÅŸarısına önemli bir katkı sunuyoruz. DoÄŸrudan satışları artırmak için de ekiplerimiz dünyanın dört bir yanında.
16 noktada dünyanın çeÅŸitli yerlerinde ofislerimiz var. Geçen yıl Åžili’de büyük rakiplere karşı tank modernizasyon ihalesi kazandık. Åžili’deki ofisimizi açacağız. Yeni ofisler planladık. Yeni ofislerle ilgili önümüzdeki dönem Özbekistan, Umman var, Endonezya, Nijerya gelebilir. NATO’ya ihracat için de özel birim kurduk. Bu, yüksek standartta ihracat yapabilme kabiliyetinizi gösteriyor. Bütün NATO unsurlarıyla çalışıyoruz ve burada da önemli bir geliÅŸmeyi bekliyoruz.”
“SaÄŸlıkta, kent güvenliÄŸinde, sivil güvenlik alanında, enerjide ve ulaşımda ürünlerimiz var”
Ahmet Akyol, Körfez ülkelerinin, coÄŸrafi ve kültürel yakınlık ile pazar büyüklüğü açısından stratejik öncelikleri arasında olduÄŸunu aktararak, ASELSAN’ın Suudi Arabistan, Katar, BirleÅŸik Arap Emirlikleri, Umman ve diÄŸer bölge ülkelerinde geçmiÅŸ dönemde baÅŸarılı çalışmalarının olduÄŸunu hatırlattı.
Körfezdeki ofisleri tekrar canlandırdıklarını ve olmayanları eklediklerini anlatan Akyol, “Temaslar, toplantılar adım adım devam ediyor ve sözleÅŸmeler yavaÅŸ yavaÅŸ baÅŸladı. GeçtiÄŸimiz aylarda Abu Dabi ofisimizi açtık. Katar’da 30’dan fazla çalışanımız var. Suudi Arabistan’da zaten ofisimiz vardı, biraz büyüttük. Belki Umman’ı ekleyeceÄŸiz yakında. Ürdün’de fabrikamız var.” diye konuÅŸtu.
Akyol, askeri teknolojilerdeki yetkinliklerinin sivil alanlara da aktarılmasının ASELSAN’ın temel misyonlarından biri olduÄŸuna dikkati çekerek, ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“Bu hem Türkiye’deki kritik alanlarda millileÅŸmeyi saÄŸlayacağı gibi ASELSAN’ın büyümesine de ciddi katkı saÄŸlayacak bir alan. SaÄŸlıkta, kent güvenliÄŸinde, sivil güvenlik alanında, enerjide ve ulaşımda ürünlerimiz var. Yeni çıkardığımız mobil röntgen cihazını Hacettepe Üniversitesi’nde envantere aldık. Bu alanda geçtiÄŸimiz dönemde ventilatörler üretmiÅŸtik, 6 binden fazla satışı oldu. Ani kalp durmalarına karşı müdahale cihazını ürettik, satışı 10 bin 500’ü geçti, ihracatı da oluyor. SaÄŸlık alanında önemli bir boÅŸluÄŸu doldurmayı hedefliyoruz.
Bir baÅŸka alan ise ulaşım. İstanbul’da bizim mühendislerimizin geliÅŸtirdiÄŸi yüzde 100 milli sinyalizasyon sistemi kullanılıyor. Bir taraftan metro sinyalizasyon yaparken bir taraftan da Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının tren setlerini akıllı hale getirip bu sinyalizasyonla birleÅŸtiriyoruz. COBALT isimli yazılımımızla da bu sistemi uçtan uca yönetiyoruz. Kendi sinyalizasyon sistemimizi yapabilen dünyada 5 ülkeden 1’i olduk.”
“İstanbul’da bu yıl ASELSAN GiriÅŸimcilik Merkezi’ni açacağız”
Türkiye’nin bütün il ve ilçelerinde yaklaşık 200 bin kameralık bir kent güvenlik sistemlerinin kullanımda olduÄŸunu dile getiren Akyol, “Jandarmamız ve emniyetimiz bunu kullanıyor. Sadece kamera deÄŸil, bunun arkasındaki bütün görüntü iÅŸleme algoritmaları, yapay zeka destekli sistemler, analizler, uçtan uca büyük verinin entegrasyonu dahil kullanılıyor. Bunu biraz daha uca yaymak için polis ve jandarmamızın yaka kameralarını da yaptık. Görev sahalarında bunu yaygınlaÅŸtırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti İçiÅŸleri Bakanlığına bu alanda bize yol açtıkları için teÅŸekkür etmek isterim.” ifadelerini kullandı.
Akyol, ASELSAN’ın her yıl etrafındaki ekosistemle birlikte büyüdüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu ekosistemde bugün itibarıyla 3 bin 400 yerli paydaÅŸ bulunuyor. GiriÅŸimciliÄŸi çok kritik görüyoruz. İstanbul’da bu yıl ASELSAN GiriÅŸimcilik Merkezi’ni açacağız. Çalışmalarımız bitmek üzere. Sadece mevcut tedarik ekosistemindeki firmalara deÄŸil, bizim bir ihtiyacımız olduÄŸunda bunu bir giriÅŸim üzerinden yapmayı bir model olarak tasarladık. Türkiye’nin deÄŸiÅŸik yerlerinde 17 alt iÅŸtirakimiz var.
ASELSAN’ın Konya’da silah ve uzak komuta silah sistemleri üzerine devasa bir tesisi var. Sivas’ta optik tesisimiz var. Bu sene de Malatya’yı açtık, içinin kurulumu yapılıyor, nisan, mayıs ayında üretim baÅŸlayacak. Adıyaman’da TUSAÅž, ASELSAN, Roketsan bir araya gelerek konnektör kablo alanında bir fabrikayı tesis ediyoruz. Bir taraftan Anadolu’daki ekosisteme can vermek, bir taraftan yüksek teknolojide odaklanma saÄŸlamak, bazen de ticari olarak bir alanın daha özel geliÅŸtirilmesini saÄŸlamak gibi yurt içinde ve zaman zaman yurt dışında iÅŸtirak çalışmalarımız var.”
Kaynak: AA
