Bakan Akar: Batı Trakya Türklerinin haklarını ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz
Bakan Akar Batı Trakya Türklerinin haklarını ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz
Akar, “Türkiye olarak, uluslararası hukuk ve evrensel insan hakları çerçevesinde Batı Trakya Türklerinin haklarını ve özgürlüklerini savunmaya, onların kimliÄŸini inkar eden politikaların karşısında güçlü bir ÅŸekilde durmaya devam edeceÄŸiz.” dedi.
Bakan Akar, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi Millet Kütüphanesi’nde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar BaÅŸkanlığınca düzenlenen “DoÄŸumunun 75’inci Yılında Dr. Sadık Ahmet’i Anma Programı”ndaki konuÅŸmasına, “Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelesinin büyük savunucusu” Sadık Ahmet’i rahmetle yad ederek baÅŸladı.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar BaÅŸkanlığınca hazırlanan ve Dr. Sadık Ahmet’i gelecek kuÅŸaklara tanıtacak çok deÄŸerli bir eserin de tanıtımının yapıldığını aktaran Akar, onun gibi bir dava adamını, mücadelesini ve Batı Trakya Türklerinin sorunlarını anlatan bu kıymetli eserin hazırlanmasında emeÄŸi geçenleri kutladı.

Dr. Sadık Ahmet’i, “Yunan idaresinin Batı Trakya Türklerine yönelik haksız-hukuksuz eylemlerine karşı, soydaÅŸlarımızın sesini dünyaya duyuran, Batı Trakya Türklüğünün sembol ismi ve korkusuz lideri” olarak nitelendiren Akar, ÅŸunları söyledi:
“O, yaÅŸadığı toprakları karış karış dolaÅŸarak soydaÅŸlarımızın dertlerini dinlemiÅŸ, bunlara çözüm üretmek için büyük çaba sarf etmiÅŸ, ömrünü davasına adamıştır. Bu çabaları gösterirken karşılaÅŸtığı zorluklar, baskılar, tehditler ve aldığı hapis cezalarına raÄŸmen davasından asla geri adım atmamıştır. Batı Trakya Türk toplumu da Dr. Sadık Ahmet’in açtığı yolda yürüyerek onu yalnız bırakmamıştır. Hayatı, mücadele azmi, cesareti ve fedakarlığı, Türk gençlerine ilham kaynağı olan Dr. Sadık Ahmet’in mirasına sahip çıkmak, bu mirası gelecek kuÅŸaklara aktarmak hepimizin boynunun borcudur. İnanıyorum ki Batı Trakya Türklerinin haklı davası, Dr. Sadık Ahmet’ten sonra sizlerin, bizlerin, hepimizin ve genç Sadık Ahmetlerin mücadelesiyle, hak ettiÄŸi neticeye ulaÅŸacaktır.”
“Böyle bir uygulama söz konusu deÄŸil”
Yunanistan ile Ege’de, Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta yaÅŸanan birtakım sorunlara dikkati çeken Akar, “Bu sorunlar, bazı Yunan siyasilerin uluslararası hukuktan uzak, gerçeklikten kopuk, popülist ve uzlaÅŸmaz tavırlarıyla daha da derinleÅŸmektedir.” diye konuÅŸtu.

Türkiye’nin iyi niyetli diyalog çaÄŸrılarını vurgulayan Akar, şöyle devam etti:
“Yunanistan, her türlü gerçeÄŸi çarpıtarak ve adeta kuzu postuna bürünerek maÄŸdur bir ülke olduÄŸu imajını vermeye, AB üyeliÄŸine sığınarak hukuk dışı ve saldırgan eylemlerini örtbas etmeye, suni bir tehdit algısı oluÅŸturarak ittifak içinde ittifak kurmaya çalışmakta, Türkiye ile olan sorunlarını Türkiye-AB, Türkiye-ABD ve Türkiye-NATO sorunu haline getirmeye çabalamaktadır. Yunanistan, aramızda çözüm bekleyen hemen her konuda uluslararası hukuka, akla, mantığa, iyi komÅŸuluk iliÅŸkilerine ve tarihi gerçeklere aykırı hareket etmektedir. KomÅŸumuzun, karasularını tek taraflı olarak 12 mile çıkarmak istemesinin, 6 mil olan karasularına karşın 10 mil hava sahası olduÄŸunu iddia etmesinin akılla, mantıkla ve hukukla izah edilmesi mümkün deÄŸildir. Tarihte, günümüzde ve uluslararası hukukta böyle bir uygulama söz konusu olmamıştır.”
Akar, Yunanistan’ın, baÅŸta Lozan AntlaÅŸması olmak üzere, uluslararası anlaÅŸmalara aykırı ÅŸekilde 23 Gayri Askeri Statüdeki Ada’nın en az 16’sının statüsünü ihlal ettiÄŸini belirterek, “Üstelik bu adaları çeÅŸitli tatbikatlara dahil ederek NATO ve üçüncü taraf ülkeleri de kendi iddialarına alet etmeye çalışmaktadır. Adeta onları kandırmaya çalışmaktadır. EgemenliÄŸi AntlaÅŸmalarla Yunanistan’a DevredilmemiÅŸ Ada, Adacık ve Kayalıklar üzerinde de egemenlik hakkı iddia etmekte, hatta bu adaların bazılarını satışa çıkarmaktadır.” diye konuÅŸtu.
“Yunanistan, DoÄŸu Akdeniz’de de akıl ve hukuk dışı iddialarını sürdürmektedir” diyen Akar, ÅŸunları kaydetti:
“Türkiye’ye 1950 metre Yunanistan’a 600 kilometre mesafedeki 10 kilometrekarelik Meis Adası için 40 bin kilometrekarelik deniz yetki alanı talep etmektedir. Gayri hukuki bir piÅŸkinlikle Türkiye’nin deniz yetki alanlarında hak talep eden Yunanistan, yaklaşık 1900 kilometre ile Akdeniz’in en uzun kıyı uzunluÄŸuna sahip Türkiye’yi, Antalya körfezine hapsetmeye çalışmaktadır. Yunanistan’ın hukuk ve akıl dışı tüm bu eylemleri onun yayılmacı anlayışını en açık ÅŸekilde ortaya koymaktadır. Zira, 1832’de 47 bin 517 kilometrekarelik yüzölçümü ile Mora Yarımadası ve çevresinde resmen kurulan Yunanistan’ın günümüze kadar 7 aÅŸamada yaklaşık 3 kat büyüklüğe ulaÅŸması da bu yayılmacılığın açık bir göstergesidir. Bütün bunlar, bölgesel istikrar ve güvenliÄŸe katkı saÄŸlamayan, aksine gerginliÄŸi tırmandıran, komÅŸuluÄŸa ve müttefiklik ruhuna aykırı eylemlerdir.”

“Provokatif bir silahlanma sevdası”
Yunanistan’ın bazı ülkelerin teÅŸvik ve kışkırtmalarıyla “provokatif bir silahlanma sevdasına” kapıldığını dile getiren Akar, “Bu yaklaşımın beyhude bir çaba olduÄŸunu bazı Yunan akademisyenler, diplomatlar ve komutanlar da açık yüreklilikle ifade etmektedir.” dedi.
Yunanistan’ın uluslararası anlaÅŸmalar ile Batı Trakya Türklerine tanınmış temel hakları, türlü yollarla ortadan kaldırmaya devam ettiÄŸini, üyesi olduÄŸu AB’nin deÄŸerlerini hiçe saydığını belirten Akar, ÅŸu açıklamalarda bulundu:
“Yunanistan, ‘Türk’ kimliÄŸinin inkarı baÅŸta olmak üzere Türklerin eÄŸitim, dernek kurma, kendi dini liderlerini seçme, vakıflar, ifade ve basın özgürlüğü gibi konularda kısıtlayıcı ve baskıcı uygulamalarını maalesef sürdürmektedir. Batı Trakya Türklerinin kurduÄŸu dernekleri sadece adında Türk kelimesi geçtiÄŸi gerekçesiyle kapatan Yunanistan’ın bu eylemleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla da mahkum edilerek tescillenmiÅŸtir. Ancak Yunanistan hala AİHM kararlarını uygulamaktan imtina etmektedir. ‘Türk yoktur’ demek, Türklere ait okul ve dernekleri kapatmak, cami açılışlarını engellemek tüm demokratik ve çaÄŸdaÅŸ deÄŸerler ile tarihi gerçekleri inkar etmek demektir. AB ve üçüncü taraflar da bu haksızlığı, hukuksuzluÄŸu ısrarla görmezden gelmekte, dehÅŸet bir paradoksal yaklaşımla gerçekleri tamamen ters yüz ederek Türkiye’yi saldırgan göstermek için her türlü aldatmacaya baÅŸvurmaktadır. Biz, Batı Trakya Türklerinin durumlarının iyileÅŸtirilebilmesi için konuya uluslararası hukuk ve ikili anlaÅŸmalar kapsamında evrensel insan hakları çerçevesinde bakılması gerektiÄŸini her fırsatta dile getiriyoruz.”
“Güçlü bir ÅŸekilde durmaya devam edeceÄŸiz”
Türkiye’nin, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın birçok kez ifade ettiÄŸi gibi tüm sorunların uluslararası hukuka, akla, mantığa uygun ve iyi komÅŸuluk iliÅŸkileri çerçevesinde, diyalog yoluyla çözümünden yana olduÄŸunu belirten Akar, ÅŸunları söyledi:
“Bunun için büyük çaba harcıyor, komÅŸumuza dostluk elimizi uzatıyoruz. Beklentimiz, Yunan muhataplarımızın üçüncü ülkelerin kışkırtmalarına kapılmaması, gerginliÄŸi tırmandırıcı provokatif eylem ve söylemlerden, uzlaÅŸmaz tavırlardan kaçınması, Batı Trakya’daki soydaÅŸlarımızın sorunları dahil, tüm sorunlarımızın çözümü için bizimle samimi iÅŸ birliÄŸi içerisinde olmalarıdır. Türkiye olarak, uluslararası hukuk ve evrensel insan hakları çerçevesinde Batı Trakya Türklerinin haklarını ve özgürlüklerini savunmaya, onların kimliÄŸini inkar eden politikaların karşısında güçlü bir ÅŸekilde durmaya devam edeceÄŸiz.”
Kaynak: AA
