Bakan Fidan: Netanyahu, Gazze’de ateÅŸkesi ihlal etmek ve soykırımı yeniden baÅŸlatmak için bahane aramakta

Bakan Fidan Netanyahu, Gazze'de ateşkesi ihlal etmek ve soykırımı yeniden başlatmak için bahane aramakta

Bakan Fidan Netanyahu, Gazze'de ateşkesi ihlal etmek ve soykırımı yeniden başlatmak için bahane aramakta

DışiÅŸleri Bakanı Fidan, “(İsrail BaÅŸbakanı Binyamin) Netanyahu bütün dünyanın gözleri önünde ateÅŸkesi ihlal etmek ve soykırımı yeniden baÅŸlatmak için bahane aramakta.” dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ile Dışişleri Bakanlığındaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Fidan, konuk mevkidaşıyla Gazze’deki son geliÅŸmeleri de deÄŸerlendirdiklerini belirterek, “(İsrail BaÅŸbakanı Binyamin) Netanyahu bütün dünyanın gözleri önünde ateÅŸkesi ihlal etmek ve soykırımı yeniden baÅŸlatmak için bahane aramakta. Bu görünüyor. Kalıcı barış umudunun korunması ve bölgesel güvenliÄŸin tesisi bakımından İsrail’in ateÅŸkese riayet etmesi ÅŸarttır.” diye konuÅŸtu.

Türkiye olarak Åžarm el-Åžeyh Deklarasyonuna imza atarak önemli bir sorumluluk üstlendiklerini, ilgili tüm ülkelerle yakın temas ve eÅŸgüdüm halinde ateÅŸkesin kalıcı olması için çaba harcadıklarını aktaran Fidan, uluslararası toplumun da İsrail’e gerekli mesajları vermesinin bu açıdan önem taşıdığını söyledi.

Fidan, şunları kaydetti:

“Gazze’ye yönelik insani yardımlarımız da aralıksız devam etmekte. Bakanlığımız SaÄŸlık Bakanlığı, AFAD ve Kızılay yetkilileri Refah’ta yardım çalışmalarımızı yürütüyorlar, 900 ton malzeme taşıyan insani yardım gemimiz 17 Ekim günü Mısır’ın El-AriÅŸ Limanı’na ulaÅŸtı, müteakip insani yardım seferinin hazırlıkları da inÅŸallah yakında tamamlanacak. Ayrıca, Filistinli kardeÅŸlerimizi tedavi etmek amacıyla ülkemize getirmek için tüm imkanlarımızla halihazırda seferber etmiÅŸ durumdayız. Gazze’nin yeniden inÅŸası için elimizden geleni yapmaya devam edeceÄŸiz, inanıyoruz ki sabır ve dayanışma yoluyla Gazze yeniden ayaÄŸa kalkacaktır.”

Fidan, Estonyalı mevkidaşıyla uzun ve verimli bir görüşme yaptığını, Türkiye ve Estonya arasındaki iliÅŸkileri tüm boyutlarıyla ele aldıklarını, Estonya’nın bulunduÄŸu Baltık bölgesi, İskandinav ülkeleri ve o coÄŸrafyayla ilgili Türkiye’yi ilgilendiren konuları etraflıca görüştüklerini söyledi.

İkili ticaret hacminin 520 milyon dolar civarında olduÄŸunu, bunu bir milyar dolar mertebesine çıkarmayı hedeflediklerini aktaran Fidan, ekonomi ve ticaret ortak komitesinin ilk toplantısını, en kısa süre içinde Türkiye’de gerçekleÅŸtirmeyi planladıklarını belirtti.

Fidan, savunma sanayinin işbirliğini geliştirmeyi hedefledikleri alanlardan biri olduğunu, teknoloji, dijitalleşme, siber güvenlik ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda ortak çalışmalar gerçekleştirmek istediklerini dile getirdi.

“NATO Baltık Hava PolisliÄŸi misyonunda önümüzdeki yıl görev almayı planlıyoruz”

Görüşmelerinde, bölgedeki baÄŸlantısallığın geliÅŸtirilmesinde sunabilecekleri katkıları da ele aldıklarını vurgulayan Fidan, Türkiye’nin nisanda 3 deniz giriÅŸimine stratejik ortak olduÄŸunu hatırlatarak, 3 deniz giriÅŸimi çerçevesinde Estonya ile beraber geliÅŸtirebilecekleri projelere ayrıca önem atfettiklerini söyledi.

Fidan, görüşmelerinde NATO kapsamındaki iÅŸbirliÄŸini ve Avrupa Atlantik bölgesinin güvenliÄŸi konusunu da ele aldıklarını, Türkiye’nin NATO’nun doÄŸu kanadındaki müttefikleriyle dayanışma içinde hareket ettiÄŸini belirterek, “Bu çerçevede NATO Baltık Hava PolisliÄŸi misyonunda önümüzdeki yıl görev almayı planlıyoruz. Sürekli olarak vurguladığımız gibi Avrupa güvenlik mimarisi caydırıcı kapasiteye ulaÅŸmak zorundadır, bu bakımdan dar siyasi hesaplar yerine stratejik bir bakış açısıyla hareket edilmesi tüm tarafların çıkarınadır. Türkiye olarak Avrupa BirliÄŸi’nin savunma ve güvenlik alanındaki giriÅŸimlerinin NATO’yu tamamlayıcı nitelikte olması gerektiÄŸini düşünüyoruz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Bu alanda atılacak adımların, AB üyesi olmayan müttefikleri de kapsayacak ÅŸekilde yürütülmesini açıkçası beklediklerini dile getiren Fidan, “Türkiye’nin AB’nin Avrupa Güvenlik Eylem Programı (SAFE) mekanizmasına etkin katılımı hem ikili iliÅŸkilerimiz hem de Avrupa’nın güvenliÄŸi açısından kritik önem taşımaktadır.” dedi.

Fidan, görüşmelerinde Türkiye’yle AB arasındaki iliÅŸkilerini de ele aldıklarını, Türkiye-AB iliÅŸkilerinde uzun vadeli çıkarlara bakılmasının gerekli olduÄŸunu vurguladı.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın Türkiye-AB iliÅŸkileri konusundaki iradeyi ortaya koyduÄŸunu ve bunu her fırsatta da koymaya devam ettiÄŸini hatırlatan Fidan, aynı kararlılığı AB tarafının da göstermesi halinde, Türkiye’nin adaylık sürecinde yaÅŸanan tıkanıklıkların aşılabileceÄŸine inandıklarını ifade etti.

Fidan, Estonya’nın Türkiye’nin AB üyeliÄŸine uzun yıllardır verdiÄŸi destek için teÅŸekkür etti.

Dışişleri Bakanı Fidan, gümrük birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğunun yeniden canlandırılması gibi konuları da ele aldıklarını, Türk vatandaşlarının vize başvurusu süreçlerinde yaşadığı zorlukların da gündemlerinde yer aldığını ve somut çözümler bulunması için çaba harcadıklarını söyledi.

“(Suriye’de)10 Mart Mutabakatının tümüyle ve tam manasıyla uygulanması elzemdir”

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğinin altını çizen Fidan, savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelerin önünde bazı zorlukların olduğunu ancak bu zorlukların diplomatik çözüm arayışlarını asla engellememesi gerektiğini ve Türkiye olarak müzakereleri desteklemeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Fidan, Estonyalı mevkidaşıyla Suriye’deki geliÅŸmeleri de ele aldıklarını belirterek, ÅŸunları kaydetti:

“Suriye’de barış, huzur ve istikrarın tesisi için de desteÄŸimizi sürdürmekteyiz. UlaÅŸtırma, saÄŸlık ve enerji gibi konularda somut projeler yürütüyoruz. Tabiatıyla sürdürülebilir kalkınma ancak gerekli güvenlik koÅŸullarının saÄŸlanmasıyla mümkün olacaktır. Bunun için ise Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliÄŸi bakımından önem taşıyan 10 Mart Mutabakatının tümüyle ve tam manasıyla uygulanması elzemdir. Bu entegrasyon fırsatının gerçekçi bir yaklaşımla deÄŸerlendirilmesi Suriye’nin geleceÄŸi bakımından anlamlı bir geliÅŸme olacaktır.”

Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci ve yeni Avrupa güvenlik mimarisi

Fidan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Almanya BaÅŸbakanı Friedrich Merz’in Türkiye’yi ziyaret etmesinin önemine dikkati çeken Fidan, “Toplantılar sonrası iki liderin, CumhurbaÅŸkanımızın (Recep Tayyip ErdoÄŸan) ve BaÅŸbakan Merz’in, Türkiye’nin Avrupa BirliÄŸi (AB) üyeliÄŸi konusunda iradelerini yeniden beyan etmeleri son zamanlarda bence AB ile iliÅŸkilerimiz açısından en önemli geliÅŸmelerden birisi.” dedi.

Fidan, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın, Türkiye’nin stratejik hedefinin AB üyeliÄŸi olduÄŸu konusundaki iradesini beyan ettiÄŸini hatırlatarak, Almanya BaÅŸbakanı’nın Türkiye’nin AB üyeliÄŸi konusunda pozitif görüşünü ve desteÄŸini ifade etmesinin kıymetli olduÄŸunu vurguladı.

AB ile dondurulan yüksek düzeyli temasların baÅŸlatılması ve mekanizmaların iÅŸletilmesinin önem taşıdığını aktaran Fidan, üyelik süreci devam ederken vize serbestisi ve Gümrük BirliÄŸi’nin güncellenmesi gibi teknik konularının halledilmesi gerektiÄŸini, görüşmelerin devam ettiÄŸini kaydetti.

Fidan, Türkiye-AB iliÅŸkilerini yeni dönemde, yeni bir ruhla ve mevcut jeopolitik ortamın oluÅŸturduÄŸu yeni atmosferde ele aldıklarını bildirerek, Türkiye, İngiltere, AB ve Norveç’in bir araya gelerek Avrupa bölgesinin yeni güvenlik mimarisi anlayışını görüşmesi gerektiÄŸine iÅŸaret etti.

Bu güvenlik mimarisinin bölge ve bölgenin etki ettiÄŸi yerlerde istikrar, refah ve huzura nasıl etki edebileceÄŸinin konuÅŸulmasının önemine dikkati çeken Fidan, Türkiye’nin bu çalışmaların ve arayışın içinde olduÄŸunun altını çizdi.

Fidan, uzmanların ve vizyonlu politikacıların İngiltere, Türkiye ve AB’nin yeni Avrupa güvenlik mimarisinin oluÅŸturulmasında ortak hareket etmeleri gerektiÄŸi ve belli bir senkronizasyonun olması gerektiÄŸi konusunda hemfikir olduÄŸunu söyledi.

AB’ye üyelik müzakereleri ve AB kurumlarıyla iliÅŸkilerin canlandırılmasının gündemlerinde olduÄŸunu anımsatan Fidan, Avrupa güvenlik mimarisinin NATO ile iliÅŸkisinin ne olacağı konusunda da yoÄŸun mesai yaptıklarını paylaÅŸtı.

Fidan, Estonya ile ikili ilişkilerin yanı sıra NATO ve AB çevrelerinde uyum içerisinde olduklarını kaydetti.

Gazze’de barışın saÄŸlanması için çalışmalar sürüyor

“(Gazze’de) Çok yoÄŸun bir mesai ve emekle ulaşılan ateÅŸkesin devam ettirmesi yönünde kaygılarımız var mı? Var. Özellikle İsrail’in, Netanyahu hükümetinin nihai hedeflerini engelleyecek olan bu ateÅŸkesin ve barış anlaÅŸmasının kırılgan bir zeminde devam etmesi için belli çevrelerin ciddi çalışması olduÄŸunu görüyoruz.” diyen Fidan, buna raÄŸmen uluslararası toplumun kahir ekseriyetinin, ateÅŸkesin devam etmesi, orada devam eden soykırımın yeniden baÅŸlamaması ve yerlerinden edilmiÅŸ insanların evlerine dönmeleri konusunda mutabık olduÄŸuna iÅŸaret etti.

Fidan, insani mutabakatın siyasi mutabakata, onun da fiili uygulamaya dönmesi yönündeki aÅŸamalarda çalıştıklarını aktararak, “Åžarm el-Åžeyh’te atılan imzalar siyasi mutabakatın en üst seviyesiydi. Sayın (ABD BaÅŸkanı Donald) Trump’la beraber Sayın CumhurbaÅŸkanımız ve diÄŸer garantör devletlerin imza atmış olması bu açıdan tarihi bir dönüm noktasıydı.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de ateÅŸkesin devam etmesi ve ortada yanlış anlaşılmaların olmaması için taraflarla müzakerelerin sürdüğünü paylaÅŸan Fidan, “İnsani yardımların içeriye girmesi için gerekli çalışmalar var ama üzülerek ifade etmek isterim ki istediÄŸimiz miktarda insani yardımların içeriye girmesinin önünde hala İsrail tarafından konulan engeller var.” dedi.

Fidan, Gazze’de barış planının ikinci aÅŸamasına nasıl geçilmesi gerektiÄŸi ve Uluslararası İstikrar Gücü ile barış planında belirtilen diÄŸer organların nasıl hayat bulacağı meselesinin tartışıldığını belirterek, tartışma konularının bazılarında baÅŸlangıç aÅŸamasında olduklarını, diÄŸerlerinde ilerleme kaydedildiÄŸini söyledi.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı çıkartılmasıyla alakalı bir çalışmanın dar bir çevrede devam ettiÄŸini dile getiren Fidan, Uluslararası İstikrar Gücü’ne yönelik askeri formasyonun nasıl belirleneceÄŸi üzerine çalışmalar olduÄŸunu ifade etti.

Fidan, bahsettiÄŸi tüm süreçlere Türkiye’nin dahil olduÄŸunu belirterek, “İnsani yardım ayağına ÅŸu anda bir insani yardım koordinatörü atadık, büyükelçimizi, Sayın Mehmet GüllüoÄŸlu. AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi BaÅŸkanlığı), Türk Kızılay ve diÄŸer yardım kuruluÅŸlarımız, muazzam bir ÅŸekilde koordineli bir ÅŸekilde çalışmaktalar, uluslararası meslektaÅŸlarıyla koordinasyon içerisinde.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Siyasi, askeri, diplomatik ve istihbari çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Fidan, muhtemel askeri oluşumlar için toplantılara iştirak edildiğini kaydetti.

Fidan, bu çalışma trafiÄŸi boyunca CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın bilgilendirildiÄŸini paylaÅŸarak, ErdoÄŸan’ın koyduÄŸu çerçeve talimat doÄŸrultusunda çalıştıklarını dile getirdi.

8 ülkenin dışiÅŸleri bakanları 3 Kasım’da İstanbul’da görüşecek

“Biz geldiÄŸimiz aÅŸamayı deÄŸerlendirmek ve bir sonraki aÅŸamada hep beraber neler yapabiliriz diye New York’ta Sayın Trump’la beraber bir araya gelen ülkelerin dışiÅŸleri bakanlarıyla pazartesi günü inÅŸallah İstanbul’da bir toplantı gerçekleÅŸtireceÄŸiz. Bu toplantı bizim açımızdan oldukça önemli.” ifadelerini kullanan Fidan, Türkiye, Endonezya, Katar, Suudi Arabistan, BirleÅŸik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün, Pakistan ve Mısır’ı temsilen devlet veya hükümet baÅŸkanlarının Trump ile eylülde yaptığı toplantıyı hatırlattı.

Fidan, New York’taki bu görüşmede ortaya çıkan görüş birliÄŸinin, Gazze’de barış planı ve tarihi anlaÅŸma için zemin oluÅŸturduÄŸunun altını çizerek, barış planının, devam eden krizin çözülmesi için “umut ışığı” olduÄŸunu söyledi.

“Bunun önünde engeller var mı? Sorunlar neler? Bir sonraki aÅŸamada neler yapmamız gerekiyor? Batıdaki dostlarımızla neler konuÅŸacağız? Amerika’yla devam eden görüşmelerde ne türden destekler var? Bunların hepsini pazartesi günü yapacağımız inÅŸallah toplantıda ele alacağız.” diyen Fidan, bu konuda çok sayıda çalışma ve telefon görüşmesi yaptıklarını belirtti.

Fidan, bu meselenin “bir saniye bile boÅŸ bırakmaya gelmeyeceÄŸini” vurgulayarak, sahip çıkılması gerektiÄŸini kaydetti.

Estonya DışiÅŸleri Bakanı Tsahkna: Gazze’deki insani durum gerçekten felaket seviyesinde

Ortak basın toplantısında yaptığı konuÅŸmada, “Gazze ile ilgili olarak bir kez daha size bu konudaki çabalarınızdan dolayı teÅŸekkür etmek istiyorum.” ifadesini kullanan Bakan Tsahkna, Gazze’de devreye giren ateÅŸkes ve esirlerin serbest bırakılması sürecine deÄŸindi.

Tsahkna, Estonya’nın her zaman iki devletli çözümü desteklediÄŸini belirterek, BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) nezdinde Filistin ile ilgili kararları desteklediklerini ve New York Bildirgesi’ne taraf olduklarını anımsattı.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler Yakın DoÄŸu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) ve baÅŸka örgütler aracılığıyla Gazze’ye insani yardım iletmeye devam ettiklerini vurgulayan Tsahkna, “Gazze’deki insani durum gerçekten felaket seviyesinde. O anlamda İsrail’e çok baskı yapılması gerekiyor.” diye konuÅŸtu.

Tsahkna, Gazze’de barış çabalarının sürdürülebilmesi için Türkiye’den baÅŸka ülkelerin de baskı yapmaya devam etmesi gerektiÄŸini kaydetti.

Tsahkna, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. yılını kutlayarak, “Tabii ki bu her ulus için bu anlamda çok önemli bir gündür. Bir kez daha tebrik etmek istiyorum. Çünkü tarihimizdeki önemli günlerden biridir bu. Ve tabii ki Türkiye son derece deÄŸerli ve güçlü bir ortak olmaya devam ediyor Estonya için.” diye konuÅŸtu.

Estonya ve Türkiye iliÅŸkilerinin çok hızlı ilerlediÄŸini söyleyen Tsahkna, “Toprak bütünlüğü ilkeleri de bizim için önemli. Bir kez daha ÅŸunu da ifade etmek istiyorum. Gerçekten son derece net mesajlar verildi, Rusya bizim toprak bütünlüğümüzü ihlal ettiÄŸinde. Estonya hava üssüne ve NATO hava sahasına girdi Rus uçakları. Bu anlamda dördüncü madde ile ilgili olarak konsültasyon sürecini devreye soktuk. NATO müttefiklerimiz ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi’nde Türkiye her zaman bizim yanımızdaydı ve bu ihlal ilk gerçekleÅŸtiÄŸinden itibaren de bizi destekledi.” ifadesini kullandı.

Tsahkna, NATO’nun doÄŸu kanadında Türkiye’nin son derece önemli bir rol oynadığına iÅŸaret ederek, “Önümüzdeki yıl yine hava polisiyle ilgili misyonda Türkiye yer alacak. Bu pratiÄŸe yönelik son derece önemli bir iÅŸbirliÄŸi olacak. Ve yine tabii ki savunma sanayi açısından bakıldığında da Estonya son derece önemli satın alımlar gerçekleÅŸtiriyor. Türkiye’den de bunları gerçekleÅŸtiriyoruz. Çünkü bizim için son derece güvenilir bir ortak Türkiye.” dedi.

“Ukrayna’ya bu savaÅŸta vermiÅŸ olduÄŸunuz destekten dolayı da teÅŸekkür etmek istiyorum”

Dijitalleşme, enerji, eğitim, turizm gibi birçok farklı alanda da işbirliğinin devam edeceğini söyleyen Tsahkna, şöyle devam etti:

“İki gün önce Ukrayna’ya ziyarette bulundum. Ukrayna’ya bu savaÅŸta vermiÅŸ olduÄŸunuz destekten dolayı da teÅŸekkür etmek istiyorum. Rusya söz konusu olduÄŸunda barıştan bahsetmek çok kolay deÄŸil. (Rusya Devlet BaÅŸkanı Vladimir) Putin eÄŸer barış istemezse müzakere yürütmek, hatta ateÅŸkes gerçekleÅŸtirmek bile çok zor. Bu anlamda Avrupa’da Putin ve Rusya üzerine 19 müeyyidelik bir paket uygulanarak bu baskı sürdürülmeye çalışılıyor.”

Tsahkna, “Estonya her zaman AB’nin geniÅŸleme sürecini ve özellikle de Türkiye’nin katılması ve buradaki iÅŸbirliÄŸinin devam etmesini destekleyen bir ülke oldu.” diyerek, Avrupa’nın bu anlamda birlikte çalışması ve küresel, ekonomik ile güvenlik koÅŸullarını yerine getirmesi gerektiÄŸine iÅŸaret etti.

Geçen hafta Azerbaycan’ı ziyaret ettiÄŸini söyleyen Tsahkna, “Türkiye’nin burada çok önemli bir süreci yürüttüğünü biliyorum barış, iÅŸbirliÄŸi ve dayanışma adına. Bunlar Avrupa’dan da bakıldığında çok önemli bir unsur. Rusya’nın kontrolü altında olmayan ticaret kanallarının baÄŸlantısallığını saÄŸlamak, birlikte hareket etmek adına çok önemli. Estonya bu anlamda sizin yanınızda.” dedi.

“Küresel anlamda da çok kritik bir rolünüz var ve birçok ilkesel tutumla ilgili olarak da aynı görüşleri paylaşıyoruz”

Gönüllüler Koalisyonu ile ilgili çalışmalar ve Ukrayna ile ilgili güvenlik güvencelerine değinen Tsahkna, şunları kaydetti:

“Bu anlamda gelecekte Ukrayna için saÄŸlanacak güvenlik güvencelerinin NATO üyeliÄŸiyle olabileceÄŸini düşünüyoruz Estonya olarak. Ama bu olmadan önce (ABD BaÅŸkanı Donald) Trump ve Putin’i bir noktaya getirmemiz gerekiyor ki gerçekten barış görüşmeleri baÅŸlasın. En azından bir ateÅŸkes ilan edilsin ve daha sonra tabii ki bu güvenlikle ilgili güvencelerin saÄŸlanması gerekiyor. Gönüllüler Koalisyonu bu konuda çalışıyor. Estonya güvenlik güvencelerine katılma konusunda ilk gönüllü olduÄŸunu beyan eden ülkelerden biriydi.”

Tsahkna, Türkiye’nin bölgede çok kritik bir rol oynadığına iÅŸaret ederek, teÅŸekkür etti ve “Aynı zamanda küresel anlamda da çok kritik bir rolünüz var ve birçok ilkesel tutumla ilgili olarak da aynı görüşleri paylaşıyoruz.” dedi.

“Türkiye gibi güvenilir ortaklarla birlikte hareket etmek istiyoruz”

Bakan Tsahkna, basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Tsahkna, Türkiye için hedefin AB’ye katılması olduÄŸunu belirterek, “Ancak bunun önünde bir müddeti var. Ama tabii ki bir kez daha masa etrafına oturup bunu konuÅŸmak lazım.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

SAFE mekanizmasına değinen Tsahkna, şunları kaydetti:

“Bir sonraki AB bütçesinde Estonya net bir biçimde Türkiye’nin buna katılması gerektiÄŸi görüşünü paylaşıyor. Türkiye’nin buna dahil edilmesi gerekiyor. AB dışındaki ülkelerin de dahil edilmesi gerekiyor. Neden diye soracak olursanız, biz ulus olarak çok pratik bir ulusuz. Bu anlamda savunmayla ilgili harcamalarımızı artırıyoruz. AB dışında da iÅŸbirliÄŸine ihtiyacımız var. Bu iÅŸbirliÄŸine kesinlikle ihtiyaç duyuyoruz. Türkiye gibi güvenilir ortaklarla birlikte hareket etmek istiyoruz.”

Tsahkna, Türkiye’nin bölgede bir istikrar unsuru, çok önemli bir ülke olduÄŸunu vurgulayarak, “EÄŸer Türkiye olmazsa bu program tam olmayacaktır. Aynı hedefleri paylaşıyoruz. Dolayısıyla kapasitelerimizi savunma ile ilgili geniÅŸletmek istiyoruz. Bölgeyi daha güvenli hale getirmek istiyoruz. Dolayısıyla ortak amaçlar çerçevesinde ve Rus saldırılarına karşı Ukrayna’yı da destekleyerek aynı düşünceyi paylaşıyoruz. Bunun için bunu desteklemeye hazırız.” diye konuÅŸtu.

Kaynak: AA