Bakan Kurum: Gıda meselesi sadece ekip biçme meselesi değil, aile bütçesi, çocukların beslenmesi, çiftçinin emeğidir

Bakan Kurum Gıda meselesi sadece ekip biçme meselesi değil, aile bütçesi, çocukların beslenmesi, çiftçinin emeğidir

Bakan Kurum Gıda meselesi sadece ekip biçme meselesi değil, aile bütçesi, çocukların beslenmesi, çiftçinin emeğidir

Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanı Murat Kurum, “Gıda meselesi sadece bir ekip biçme meselesi de deÄŸildir. Aile bütçesidir, çocukların beslenmesidir, çiftçinin emeÄŸidir, pazarın fiyatıdır. Aslında toplumun huzurudur.” dedi.

Büyük Sanat Vakfı, Erciyes Üniversitesi, Kayseri ValiliÄŸi, BüyükÅŸehir Belediyesi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) tarafından Sabancı Kültür Merkezi’nde “İklim, Su, Gıda ve Güvenlik” temasıyla Erciyes Zirvesi düzenlendi.

Bakan Kurum, moderatörlüğünü TBMM Milli Savunma Komisyonu BaÅŸkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın yaptığı açılış oturumunda yaptığı konuÅŸmada, doÄŸanın küçük görülen dengesi bozulduÄŸunda insanlığın düzeninin de yerle bir olacağını söyledi.

İklim değişikliğinden ilk etkilenenin su sistemi olduğunu ifade eden Kurum, kuraklığın küresel bir mesele haline geldiğini, bunun çiftçinin veriminin azalması, şehirlerin içme suyu güvenliğinin zorlanması, sanayinin üretim kapasitesinin etkilenmesi gibi sonuçlar ortaya çıkardığını belirtti.

Fotoğraf : Sercan Küçükşahin/AA

 

Suyun azalmasının gıda üzerindeki etkisine dikkati çeken Kurum, şöyle konuştu:

“İklim deÄŸiÅŸikliÄŸi, toprağın verimini, ekimin zamanını, ürünün desenini ve gıda arzını doÄŸrudan etkiliyor. Haziran ayı içerisindeyiz hala tarlaların sararmadığını görüyoruz. Üstelik gıda meselesi sadece bir ekip biçme meselesi de deÄŸildir. Aile bütçesidir, çocukların beslenmesidir, çiftçinin emeÄŸidir, pazarın fiyatıdır. Aslında toplumun huzurudur. Su ve gıda baskısı arttığında asıl büyük acı baÅŸlar, güvenlik krizi karşımıza çıkar. Çünkü su zayıflarsa üretim zayıflar. Üretim zayıflarsa gıda baskısı artar. Gıda baskısı artarsa sosyal huzur ve emniyet kökünden etkilenir.”

Dünya Meteoroloji Örgütünün 2015-2025 yılları arasını en sıcak 11 yıl olarak deÄŸerlendirdiÄŸini aktaran Kurum, “Sel sularına bakıyoruz, kentlerimizi vuruyor. Konya’nın kalbinde, bölgemizde dev obruklar… Marmara Denizi’nde daha önce müsilaj gördünüz mü? Müsilajla mücadele ediyoruz. Sularımızda oksijen yok oluyor. Cennet vatanımız, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin en ağır etkilerine en açık bölgelerden biri, Akdeniz havzasında yer alıyoruz. Biz de bu ihtimalle çalışmalarımızı yapıyoruz. İklim krizinin geldiÄŸi süreçte aslında tarihi hiç sorumluluÄŸumuz yok ama krizin etkisini azaltmak için maalesef sorumluluktan kaçamıyoruz.” diye konuÅŸtu.

Fotoğraf : Sercan Küçükşahin/AA

 

Antalya’da COP 31 Zirvesi

Bakan Kurum, CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan liderliÄŸinde iklim diplomasisi yürüttüklerini, eÅŸi Emine ErdoÄŸan’ın himayelerinde projeler ürettiklerini, 2053 Net Sıfır Emisyon ve YeÅŸil Kalkınma vizyonuna sadakatle çalıştıklarını söyledi.

Yakın zamanda dünyayla paylaşılan Antalya 2035 hedeflerine deÄŸinen Kurum, “Türkiye’nin Antalya 2035 hamlesi, ülkemizin iklim diplomasisine ve tüm coÄŸrafyalara attığı imza ve mühürdür. Türkiye’nin vicdanıdır, Türkiye’nin o ensar duruÅŸudur.” dedi.

Kasım ayında Antalya’da COP 31 Zirvesi düzenleneceÄŸini anlatan Kurum, şöyle devam etti:

“Yalnızca bir zirve olarak deÄŸil, bugüne kadar verilen sözlerin uygulamaya, taahhütlerin bir projeye, projelerin de sahada sonuca dönüştüğü büyük bir iklim seferberliÄŸine çevirmek istiyoruz. Biz diyoruz ki Türkiye olarak verilen sözlerle sahadaki uygulama arasında hala çok büyük mesafe var. Dünyanın bugün ihtiyacı olan ÅŸey daha fazla vaat deÄŸil, söz deÄŸil. Artık eylem, daha güçlü uygulama. Bu yüzden COP 31 yaklaşımımız net, 3 ilkesi var. Diyalogla güven büyüteceÄŸiz. Uzlaşıyla yol açacağız. Aksiyonla da aslında geleceÄŸi deÄŸiÅŸtireceÄŸiz. Küresel iklim meselesine dair finansmana eriÅŸemeyen ülkelerden gerçekten dönüşüm beklemek mümkün deÄŸil. Çünkü ihtiyaçları var, öncelikleri var. Yine teknolojiye ulaÅŸamayan toplumlara aynı yükü yüklemek hakkaniyetli deÄŸil. EÄŸer biz paranın yönünü doÄŸaya çevirmezsek dünyanın yönü asla deÄŸiÅŸmez.”

Kurum, 6 Åžubat 2023’te yaÅŸanan KahramanmaraÅŸ merkezli depremlerin ardından hızlı ve sonuç odaklı bir inÅŸaat seferberliÄŸi yürütüldüğünü belirterek, “2 yılda, dile kolay projesini yapacaksınız, inÅŸaatına baÅŸlayacaksınız, ihalesini yapacaksınız ve 2 yılda 455 bin konutu bitireceksiniz, kolay bir ÅŸey deÄŸil. Bu milletimizin baÅŸarısıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kudretidir, gücüdür ve dünyaya örnek bir çalışma gösterdik.” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf : Sercan Küçükşahin/AA

 

“Bize 86 milyonun kapısı açık”

Kocaeli’de İzmit Körfezi’nde dünyanın en büyük çevre projelerinden birinin yürütüldüğünü vurgulayan Kurum, “Toplamda 2,4 milyon metreküp dip çamurunu çıkardık. 240 bin kamyon hafriyatı aldık, bertaraf ediyoruz.” dedi.

Bakan Kurum, temiz üretim, temiz enerji, enerji verimliliği, karbon ayak izi yönetimi, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman konularının da önemine dikkati çekti.

Kurum, muhalefetteki belediye baÅŸkanlarıyla görüşmelerine iliÅŸkin “Bizim yanımıza bir belediye baÅŸkanı geliyor, ‘Efendim belediye baÅŸkanı niye geldi, niye görüştü’, görüşmesen ‘niye görüşmedin.’ Biz görüşeceÄŸiz, bize 86 milyonun kapısı açık. Herkesle görüşeceÄŸiz, herkesle istiÅŸare edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

Kaynak: AA