Bakan Kurum: Müsilajın tehlikeli atık olmadığı veya toksik özellik göstermediğini tespit ettik
Bakan Kurum Müsilajın tehlikeli atık olmadığı veya toksik özellik göstermediğini tespit ettik
Çevre ve Åžehircilik Bakanı Kurum, “Yaptığımız ilk çalışmalar çerçevesinde bugün itibarıyla müsilajın tehlikeli atık olmadığı veya toksik özellik göstermediÄŸi tespitini yaptık.” dedi.
Çevre ve Åžehircilik Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi Koruma Eylem Planı Koordinasyon Kurulu‘nun CumhurbaÅŸkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleÅŸtirilen ilk toplantısının ardından yaptığı konuÅŸmada, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin olumsuz etkileri, çevre kirliliÄŸi ve deniz kirliliÄŸinin İstanbul’un kıyı ve denizlerini tehdit ettiÄŸini söyledi.
Marmara Bölgesi’nin mevsim normallerine göre aşırı yağış aldığını, sel ve su baskınları sonucu yaÅŸamın durma noktasına geldiÄŸini ifade eden Bakan Kurum, “Son yüzyılın en yüksek sıcaklıklarına ulaÅŸan, maalesef her yaz yeni sıcaklık rekorları kıran ve önümüzdeki süreçte bu sıcaklıkların daha da artması beklenen bir Marmara gerçeÄŸiyle karşı karşıyayız. Üstelik bu sorunlar sadece İstanbul’da ve Marmara’da deÄŸil, ülkemizin hemen hemen her noktasında yaÅŸanıyor. Bakanlık olarak, bakanlıklarımızla birlikte bu eylem planlarını hayata geçirmeye gayret gösteriyor, ÅŸehirlerimizin iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin etkilerinden en az ÅŸekilde etkilenmesi amacıyla yatırımlarımızı yapmaya devam ediyoruz. Her gün daha önce hiç tecrübe etmediÄŸimiz sorunlarla karşılaşıyoruz. Aşırı hava olaylarıyla, sel, heyelan, hortum, kuraklık ve son olarak da müsilaj gibi sorunlarla birlikte yaşıyoruz.” dedi.
Bir çırpıda sayılan bu olayların çevre sorunu olmasının yanında çok daha büyük bir anlam taşıdığını, birer sağlık, ekonomi ve kalkınma sorunu olarak ortaya çıktığını belirten Bakan Kurum, sözlerine şöyle devam etti:
“İşte bugün Marmara’da yaÅŸadığımız müsilaj probleminin, çıkış sebeplerine ve sonuçlarına baktığımızda da aynı gerçekle bir kez daha yüzleÅŸiyoruz. Fakat mutlulukla ifade etmek gerekirse birlik ve beraberlik içerisinde yürütülen çok büyük bir gayret var. Marmara’da düne göre bugün iyiye gidiÅŸ var. Ülkemizde, yaklaşık 30 yıldır, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadele ve uyum noktasında, yaÅŸanan afetlere müdahale noktasında çok büyük bir müktesebat var. Dahası, çok güçlü bir devlet iradesi var, millet desteÄŸi var, ülke çapında bir seferberlik ÅŸuuru var. Ortak duygu, ortak ÅŸuur, ortak mücadele burada en büyük ÅŸiarımız.
Van, Elazığ, Malatya ve İzmir’de nasıl seferber olduysak, Giresun’da Trabzon’da, Rize’de, Düzce’de sellerde, heyelanlarda nasıl bir ve beraber olduysak, burada da Marmara Denizi’mizi kurtarma noktasında aynı birlik ve beraberlik ÅŸuuru içerisinde çalışıyoruz. Bu mücadeleyi insani bir ödev ve doÄŸaya saygı olarak görüyoruz. Hemen harekete geçen çevreye sevdalı bir CumhurbaÅŸkanımız var, liderimiz var. Ben bu vesileyle talimatları ve tecrübeleriyle bu seferberliÄŸe liderlik eden Sayın CumhurbaÅŸkanımıza şükranlarımı sunuyorum.”
Bugün koordinasyon kurulunun ilk toplantısında Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında yürüttükleri çalışmaları, kat ettikleri aşamaları ve geldikleri noktayı müzakere ettiklerini aktaran Bakan Kurum, kurul üyelerinin fikirlerini, önerilerini aldıklarını, istişare ettiklerini, birazdan açıklayacakları eylem planı kapsamında aldıkları yeni kararlara bunları yansıttıklarını söyledi.
“Ortaya koyduÄŸumuz çalışmalarla sonuç almaya baÅŸladık”
Bakan Kurum, 6 Haziran’da eylem planını açıkladıktan sonra baÅŸlattıkları çalışmalarla yoÄŸun bir haftayı geride bıraktıklarını anlatarak, “Hem ulusal hem de uluslararası alanda istiÅŸarelerimizi yapıyoruz, dünyanın her yerinden bilimsel çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yaptığımız çevrimiçi toplantılarla, karşılaÅŸtırmalı analizler yapıyoruz. Mikrobiyolojik müdahale ve mekanik yöntemlerle kalıcı çözümler üzerinde çalıştık, çalışıyoruz. GeçmiÅŸe baktığımız zaman müsilaj sorunu, Avustralya, Yeni Zelanda’da, Baltık, Adriyatik, Tiren ve Sicilya Adası’nda da yaÅŸanmış. Biz de aynı sorunla mücadele eden diÄŸer ülkeler gibi ortak bir irade ortaya koyarak hep birlikte hareket ediyoruz. Hamdolsun aldığımız hızlı aksiyonla, ortaya koyduÄŸumuz çalışmalarla sonuç almaya baÅŸladık.” dedi.
Åžu anda Marmara Denizi’ni ve kıyıları denizden, havadan, karadan 7/24 yürüttükleri çalışmalarla anlık takip ettiklerini, temizlediklerini belirten Bakan Kurum, ÅŸu bilgileri verdi:
“Uydudaki görüntülerle müsilajın termal kameralarla tespitini yaparak, yoÄŸunluÄŸun nerelerde olduÄŸunu, hangi bölgelerde temizlik çalışmalarının yönlendirilmesi gerektiÄŸini yaptığımız günlük uçuÅŸlarla İHA’larla uydu takip sistemleriyle havadan tespit ettiÄŸimiz deÄŸiÅŸimlere karadan ekiplerimizi anında bölgeye sevk etmek suretiyle müdahalelerimizi yapıyoruz. 8 Haziran’da baÅŸlattığımız Türkiye’nin en büyük deniz temizliÄŸi seferberliÄŸimiz ilk günkü hızla ve azimle devam ediyor.
Gerek bakanlığımızın, gerek valiliklerimizin, gerek belediyelerimizin, gerekse ilgili bakanlıklarımızın desteğiyle 1550 personel, 46 tekne ve çok sayıda karadan temizleme ekipmanıyla çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.
Bugün itibarıyla İstanbul, Balıkesir, Kocaeli, Yalova, Bursa, Çanakkale, TekirdaÄŸ’da 169 bölgede temizlik faaliyetlerini yürütüyoruz. 7 gün boyunca yaptığımız çalışmalarla toplam 2 bin 684 metreküp müsilajı topladık. Toplanan müsilajı, Bakanlığımız tarafından izin verilmiÅŸ, özel geçirimsizliÄŸe sahip düzenli depolama alanlarına göndererek, bertarafını saÄŸlıyoruz.”
Bir yandan denetimlerin aralıksız devam ettiğini belirten Bakan Kurum, şunları kaydetti:
“Uzun vadede yapacağımız yatırımlardan önce bu denetimler sayesinde Marmara’daki kirliliÄŸi en az seviyeye getirecek adımlarımı atıyoruz. Bu çerçevede mevzuata uymayan tüm iÅŸletmelere kapatma dahil her türlü cezai iÅŸlemi uyguluyoruz.
Bugün itibarıyla 7 ilimizde toplamda 2 bin 942 denetim gerçekleÅŸtirdik. Gerek İçiÅŸleri Bakanlığımız, gerek Sahil Güvenlik Komutanlığımız, gerekse belediyelerimizle birlikte farklı noktalardan 550 numune aldık. Denetimlerimiz neticesinde Balıkesir’de bir gübre fabrikası, bir termal tesisi, yine Yalova’da 3 tersane iÅŸletmesini kapattık. 55 tesis, 9 gemiye, 10 milyon lira idari para cezası uyguladık, denetimlerimize gece gündüz aralıksız olarak devam ettireceÄŸiz.”
Marmara Denizi’nde belirledikleri bölgelerde, hem su altından hem de su üstünden aldıkları örneklerle sürekli ölçümler yaptıklarını anlatan Kurum, ÅŸunları söyledi:
“Bu noktaların her birinde denizdeki oksijen, azot ve fosfor seviyelerindeki deÄŸiÅŸimleri de an be an takip ediyoruz. Bu bize neyi saÄŸlayacak? Azot, fosfor seviyesindeki düşüşü hedefliyoruz. Hocalarımızın verdiÄŸi görüşe göre denizlerimizdeki azot seviyesinin yüzde 40 azalması halinde Marmara Denizi’miz eski haline gelecektir. Deniz üstünde ve altındaki oksijen seviyesini arttırmak hedeflerimizin başında geliyor. Bu noktada ÅŸu iyi haberi de sizlerle paylaÅŸmak istiyorum. Müsilajın tehlikeli atık olup olmadığını gösteren 5 metal elementi var. Müsilaj örneklerini, arkadaÅŸlarımız incelediler ve her birinin üzerinden ayrı ayrı testlerini gerek TÜBİTAK, gerek ODTÜ, gerekse İstanbul Üniversitemiz ile birlikte araÅŸtırmalarını yaptık.
Yaptığımız ilk çalışmalar çerçevesinde bugün itibarıyla müsilajın tehlikeli atık olmadığı veya toksik özellik göstermediÄŸi tespitini yaptık. Bu çalışmalar ilk test gruplarımız. OluÅŸturduÄŸumuz alt gruplarla birlikte denizlerdeki canlılara etkisi, kirliliÄŸin insan saÄŸlığına olan etkisi, balık türlerine olan etkisi, denizde yüzülüp yüzülmeyeceÄŸi gibi araÅŸtırmaları da kurullarımız bu çerçevede yapıyorlar. Sonuçlarını almaya müteakip kamuoyu ile paylaÅŸacağız. SaÄŸlık Bakanlığımız, ODTÜ, TÜBİTAK ve bilim insanlarımızla yürüttüğümüz ileri analiz ve test çalışmalarımız devam ediyor.”
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. GülÅŸen AltuÄŸ’un “Marmara Denizi’nden izole edilen bakterilerle” yaptığı çalışmayı takip ettiklerini aktaran Bakan Kurum, bu tür çalışmaların TÜBİTAK MAM bünyesinde oluÅŸturdukları alt kurulda deÄŸerlendirileceÄŸini söyledi.
Bakan Kurum, çeÅŸitli kuruluÅŸlar tarafından “deniz ortamı dışında üretilen mikroorganizmalar” vasıtasıyla müsilajın giderilmesine dair çalışmaları izlediklerini ifade etti.
‘Marmara Denizi için baÅŸlattığımız bilimsel çalışmaları Temmuz sonuna kadar tamamlayacağız’
Bakan Kurum, yürütülen çalışmalarla Marmara Denizi’nin bugün bir hafta öncesinden çok daha temiz olduÄŸunu söyledi.
Marmara Denizi’nin su kalitesini artırmak, denizdeki canlı yaÅŸamını korumak için 22 maddeden oluÅŸan bir eylem planı ortaya koyduklarını anlatan Kurum, kısa ve uzun vadeli eylem planını hep birlikte hayata geçireceklerini bildirdi.
Bu bölgenin Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edileceğini hatırlatan Bakan Kurum, şöyle konuştu:
“Marmara Denizi için baÅŸlattığımız bilimsel çalışmaları inÅŸallah temmuz ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Koruma bölge ilanı çalışmalarımızı temmuz ayı itibarıyla tamamlamak istiyoruz. Tabii bu çalışmalar, buradaki biyoçeÅŸitliliÄŸi korumak ve geleceÄŸe aktarmak için de Akdeniz ve Karadeniz’in korunmasına katkı saÄŸlamak için de çok önemli bir adımdı bu. Marmara Denizi Koruma Alanımız, bu çerçevede Türkiye’nin en büyük denizel koruma alanı. Yine dünyada sayılı büyüklükte ve etrafında 7 ÅŸehrin olduÄŸu ilk koruma alanı olarak inÅŸallah literatüre geçecektir. Koordinasyon Kurulu için de 14 alt çalışma grubu kurduk. Bunlar noktasal kaynaklı kirliliÄŸin tespitiyle iliÅŸkili ki bu kirlilikleri tespit edeceÄŸiz. İş programını bu kirlilikleri tespit ettiÄŸimiz noktalarda yoÄŸunlaÅŸmak suretiyle hayata geçireceÄŸiz. Yine yeni yapılacak kentsel atık su arıtma tesisleri var.”
Kurulacak alt çalışma grupları
Kurulacak diÄŸer alt çalışma gruplarının “Endüstriyel Atıksu Arıtma Tesisleri”, “Yayılı Kaynaklı KirliliÄŸin Tespiti”, “Teknolojik ve Biyolojik Mücadele”, “Balıkçılık Faaliyetlerinin Kontrollü Hale Getirilmesi” olduÄŸunu anlatan Kurum, “Balıkçılıkla alakalı burada zarar gören esnafımıza, vatandaşımıza destek olunma sürecini Tarım Bakanımız da açıkladılar, bu süreci takip edeceÄŸiz.” dedi.
Müsilajın çevre ve insan sağlığına etkilerinin belirlenmesi amacıyla da bir alt çalışma grubu kurulduğuna değinen Bakan Kurum, bu grubun da müsilajın tüm etkilerini araştırarak vatandaşları bilgilendireceğini söyledi.
“Müsilaj Temizleme Çalışmalarının Düzenlenmesi”, “Gemi Kaynaklı KirliliÄŸin Önlenmesi”, “Deniz İzleme, Denetim”, “Özel Çevre Koruma”, “Bilgilendirme ve Farkındalık” ve “İletiÅŸim” baÅŸlıklarında da alt çalışma grupları olacağını belirten Kurum, şöyle konuÅŸtu:
“İletiÅŸimi doÄŸru yapmak durumundayız. Tek elden yürütmek zorundayız. Vatandaşımızı doÄŸru bilgilendirmek adına da iletiÅŸim sürecini de koordinasyon kurulunda kuracağımız bir yapı ve illerde de valilik nezdinde yürütüyor olacağız. Eylemlerimizin çok daha etkin, verimli ve hızlı bir ÅŸekilde hayata geçmesi amaçlanmakta. Valiliklerimiz de belediyelerimiz de hocalarımız da buradaki tüm kurul üyelerimiz, kurul üyelerimizin dışındaki yine hizmet aldığımız hocalarımız var, üniversitelerimiz var. Tüm ekibimizle birlikte bu çalışma gruplarına desteklerimizi sürdüreceÄŸiz ve 3 hafta içerisinde, Marmara Denizi Havzası’nda yer alan tüm evsel, kentsel ve endüstriyel atık su arıtma tesislerini yerinde izlemeye devam edeceÄŸiz. Bu süreç 7 gün 24 saat de fiilen devam edecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mızla birlikte özellikle OSB’lerdeki arıtma tesislerinin mevcut durumu ve iyileÅŸtirme kapsamında yapılması gerekenleri konuÅŸtuk, belirledik. Bu çerçevede Marmara Denizi’ne yapılan deÅŸarjlara iliÅŸkin de kirlilik yüklerini tespit edecek ve iÅŸ planımızı da buna göre oluÅŸturacağız.”
Atık su arıtma tesislerine ilişkin çalışmalar
Çevre ve Åžehircilik Bakanı Murat Kurum, bakanlık olarak 15 gün içerisinde yayımlayacakları mevzuatla Marmara Denizi Havzası’nda yer alan atık su arıtma tesislerinin kimyasal oksijen ihtiyacı ve deÅŸarj standartlarına yeni kısıtlamalar getirdiklerini bildirdi.
“Marmara Denizi’ne kirlilik taşıyan kaynakların tamamını kontrol altına almak için de tüm atık su arıtma tesislerine Sürekli Atıksu İzleme Sistemi getiriyoruz.” diyen Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tesisleri online olarak izleyeceÄŸiz ve bu sistemi kurmak için yaptığımız mevzuat düzenlemesi de bir ay içinde hayata geçecek. Su kalitesine iliÅŸkin izleme noktalarımızı 90’dan 150’ye çıkaracağımızı ifade etmiÅŸtik. Bu noktada ODTÜ ve TÜBİTAK MAM ile birlikte çalışmamızı baÅŸlattık. İnÅŸallah en kısa sürede atık suları takip edeceÄŸimiz sistemi, yine izleme noktalarının sayısını da artırmış olacağız. Arıtılan atık suyun yeniden kullanımı çok önemliydi. Bu kullanım için gereken ilave yatırım ihtiyaçlarına Çevre ve Åžehircilik Bakanlık olarak biz de destek vereceÄŸiz. Türkiye geneli için hedefler belirledik. Åžu anda arıtılan atık suların yüzde 3,2’si arıtılarak yeniden kullanılıyor. 2030’larda su kıtlığı yaÅŸayacağımız öngörüsüyle 2023’te yüzde 5’e, 2030 yılında ise yüzde 15’e çıkarma hedefimiz vardı. Ancak Marmara kapalı bir deniz olduÄŸu için, hem de daha hızlı hareket etmemiz öngörüsüyle bu noktada miktarını artırmamız gerekiyor. Bu kapsamda hedeflerimizi 2023 yılında yüzde 10’a, 2030 yılında ise yüzde 20’ye çıkardık, büyüttük. Bu çerçevede yatırımlarımızı, projelerimizi yapıyor olacağız.”
Hayalet aÄŸlar sorunu
Bakan Kurum, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Marmara Denizi’ndeki hayalet aÄŸların toplanma sürecinin Kocaeli’nden baÅŸlatıldığını, bir yıl içerisinde Marmara’daki bütün hayalet aÄŸların toplanma sürecinin devam edeceÄŸini söyledi. Kurum, toplanan hayalet aÄŸların, geri kazanım tesislerine gönderilerek yeni ürünlere dönüştürülmesinin de saÄŸlanacağının altını çizdi.
Gemilerdeki atık suların da kirlilik sebebi olduÄŸunu, buna yönelik denetimlerin UlaÅŸtırma ve Altyapı Bakanlığı ve Liman BaÅŸkanlığı tarafından yürütüleceÄŸini anlatan Kurum, “Üç ay içerisinde yayımlayacağımız mevzuat çerçevesinde de gerek tersanelerde temiz üretim teknikleri gerekse Marmara’ya giren teknelere bu noktadaki atık suların yönetimi noktasında süreci baÅŸlatmış olacağız.” dedi.
Bakan Kurum, Tarım ve Orman Bakanlığının yapacağı çalışmaları da şöyle sıraladı:
“Tarım ve Orman Bakanlığımız da küçük balık avı, buradaki ekolojik yaÅŸama iliÅŸkin kısıtlamaları gerektiÄŸi yerde denize balık bırakılması, gerekse deniz altındaki biyoçeÅŸitliliÄŸin, oradaki canlı yaÅŸamın, döngüsel yaÅŸamın tekrar hareketlendirilmesi adına balıkçılık faaliyetlerindeki kısıtlamadan tutun da burada midye yetiÅŸtiriciliÄŸi veya küçük balıkların bu alana bırakılması konusunda çalışmalar yapacak, bilim insanlarımızla birlikte. Deniz çiftçiliÄŸi, deniz tarımı gibi hususların yer alacağı uygulamaları hayata geçireceÄŸiz ve buna iliÅŸkin de bir ay içerisinde bu eylemlerimizi de sahada inÅŸallah görüyor olacaksınız.”
Deniz çöpleriyle mücadele
“Marmara hepimizin” sloganı kapsamında deniz çöpleri ile mücadelede kararlı adımlar attıklarını da belirten Bakan Kurum, ÅŸunları söyledi:
“Marmara Denizi’ni esas alan ve karasal kaynaklı kirliliÄŸi engelleyecek bu bütüncül çalışma çerçevesinde Bölgesel Atık Yönetimi ve Deniz Çöpleri Eylem Planı oluÅŸturulmasına yönelik çalışmalara baÅŸladık. Gerek dere ve nehirlerde gerekse deniz yüzeyinde ve kıyıda deniz çöplerinin denize ulaÅŸmasını önleyici tedbirlerimizi hayata geçireceÄŸiz. Burada belediyelerimizle birlikte deniz kirliliÄŸi ile mücadelede ihtiyaç duydukları tüm araç ve gereçleri bir hafta içerisinde bakanlığımıza iletecekler. Gerek bölgemizden gerek Türkiye’nin baÅŸka illerinden araç teminini artırmak ve bu bölgedeki mücadeleyi daha etkin hale getirmek için bakanlığımız, valiliklerimiz koordinasyonunda süreci yürütüyor olacak. Bu süreçte belediyelerimiz inÅŸallah bir ay içerisinde Sıfır Atık Daire BaÅŸkanlıkları bünyesinde süreçlerini takip edecekler.
Bütün Marmara Bölgesi’nde kamu kurum ve kuruluÅŸları, belediyelerimizin, vatandaÅŸlarımızın, hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm binalarda sıfır atık sistemini kuracağız. 7 ilimizin tamamında, mahalle mahalle, sokak sokak, sıfır atık uygulamasına ayırma sistemleri kurmak suretiyle buradaki hammaddeleri geri dönüşüm tesislerine gönderecek ve ülkemizin sanayisine katkı saÄŸlayacak adımları atacağız. Bu konuda da Bakanlığımız gerek kompost tesisleri noktasında gerek atık getirme merkezleri doÄŸrultusunda desteklerine yine devam edecek. Bu noktada yüzde 50 hibe desteklerimiz belediyelerimize var. Bu desteklerimizi yapmak suretiyle bu alandaki etkin mücadeleyi daha da etkin kılacak adımlarımızı atmış olacağız.”
Kamu kurum ve kuruluşlarında temizlik ürünlerine düzenleme
Eko-etiket sistemi ile fosfat ve petrol türevi içermeyen temizlik ürünlerinin satışına yönelik destekleri artıracaklarını kaydeden Kurum, ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında fosfat ve petrol türevi içermeyen temizlik ürünleri kullanımını da zorunlu hale getireceklerini bildirdi.
Bakan Kurum, havzada yer alan zeytinyağı iÅŸletmeleri, zeytinaltı kara suyu ve peynir altı suyuna iliÅŸkin üretim teknolojilerinin dönüştürülmesini saÄŸlayacaklarını belirterek, “Bu kapsamda 15 gün içerisinde valiliklerimiz tespitlerini yapacaklar ve deÄŸiÅŸime yönelik bu noktada biz de valiliklerimizle birlikte süreci yürüteceÄŸiz. Bakanlık olarak iÅŸletmelere maddi destekler saÄŸlayacağız.” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığının 3 fazlı zeytinyağı iÅŸletme sistemlerine destek ve hibe verilmesini durduracağını belirten Kurum, soÄŸutma sistemleri, termal tesisler ve termik santrallerin Marmara Denizi’ne etkilerine yönelik araÅŸtırma baÅŸlattıklarını söyledi.
Soğutma tesislerinin denize derin deşarjına ilişkin yönetmeliği değiştireceklerini ifade eden Kurum, mevzuat değişikliğini bir ay içinde yapacaklarını bildirdi.
Marmara Denizi ve deniz temizliÄŸine dair farkındalık eÄŸitimi vereceklerini anlatan Kurum, “Süreci tamamen ÅŸeffaf yönetecek bir anlayışla yürütüyoruz. Milletimiz bu noktada müsterih olsun. Çanakkale ve İstanbul BoÄŸazı’nı beslemiÅŸ, Mavi Vatan’ın kolyesi, Karadeniz, Akdeniz ve Ege’nin küçük kardeÅŸi Marmara’mızı inÅŸallah hep birlikte kurtaracağız, Marmara’mızı kaderine terk etmeyeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kararların Marmara Denizi için hayırlı olması dileğinde bulundu.
Kaynak: AA
