Bakan Selçuk: LGS konusunda tüm senaryolara yönelik tedbirleri alıyoruz

Bakan Selçuk LGS konusunda tüm senaryolara yönelik tedbirleri alıyoruz

Bakan Selçuk LGS konusunda tüm senaryolara yönelik tedbirleri alıyoruz

Milli EÄŸitim Bakanı Selçuk, LGS konusunda alınan tedbirlere iliÅŸkin, “Tüm senaryolara yönelik tedbirleri alıyoruz. Velilerin kaygısını aÅŸan bir kaygıya sahip olmak zorundayız.” dedi.

Milli EÄŸitim Bakanı Ziya Selçuk, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 23 Mart Pazartesi TRT EBA TV ve EBA internet uygulaması üzerinden baÅŸlatılan ve yarın sona erecek uzaktan eÄŸitim sürecine iliÅŸkin deÄŸerlendirmesi sorulan Selçuk, salgının baÅŸladığı günden itibaren belli baÅŸlı ülkeleri günlük izlemeye baÅŸladıklarını, dünyadaki gidiÅŸatla Türkiye’deki sürecin karşılaÅŸtırmalarının da günlük olarak yapıldığını anlattı.

“Gördük ki Türkiye, dünyada hemen tedbir alabilen, ülke seviyesinde eÄŸitimin baÅŸlaması, uzaktan eÄŸitimle ilgili bir yapı kurulması için ön alan 2 – 3 ülkeden birisi oldu.” diyen Selçuk, salgının başından beri hala bu eÄŸitim çalışmalarına baÅŸlayamayan çok sayıda ülke bulunduÄŸuna iÅŸaret etti.

Selçuk, bu süreçte EBA’nın eÄŸitim alanında dünyada en çok tıklanan üçüncü site konumuna çıktığını belirterek, “Öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin konuya müthiÅŸ bir intikali var, 2 milyar 700 milyon kez tıklandı. Bu, 3 milyara doÄŸru yaklaşıyor.” bilgisini paylaÅŸtı.

Bu süreçte uzaktan eÄŸitime iliÅŸkin ölçme deÄŸerlendirme çalışmalarının da yapıldığını, günlük analizlerin kendilerine ulaÅŸtığını aktaran Selçuk, “Uzaktan eÄŸitim, yüz yüze eÄŸitimin belirli bir kısmını karşılayabilir. Yani biz ÅŸunu söyleyemeyiz; uzaktan eÄŸitimle biz zaten yüz yüze yapılan eÄŸitimin tamamını yaptık diyemeyiz. Fakat uzaktan eÄŸitimle yapmak istediÄŸimizin fevkinde iÅŸler yaptık. Yani uzaktan eÄŸitimden beklediÄŸimizin ötesinde faydalar saÄŸlandığını gördük. Bundan dolayı da mutlu olduk.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Birkaç hafta telafi yapılıp bitecek deÄŸil”

Bakan Selçuk, gelecekteki sürece yönelik daha ayrıntılı ölçme değerlendirme çalışmalarının yapıldığını, okul okul, bölge bölge ne tür öğrenme eksikliklerinin kaldığını, bu eksikliklerin yüz yüze eğitimde ne kadar telefi edilebileceğini ele aldıklarını söyledi.

EBA TV’nin yazın da 29 Haziran-28 AÄŸustos tarihlerinde yayınlarına devam edeceÄŸini anlatan Selçuk, telafilerin de bu yayınlarla süreceÄŸini ama mantalitesinin deÄŸiÅŸtirileceÄŸini belirtti.

Selçuk, aynı zamanda destekleme yetiÅŸtirme kursları aracılığıyla da yıl boyunca telafilerin süreceÄŸine dikkati çekerek, “BaÅŸlangıçtaki birkaç hafta telafi yapılıp bitecek deÄŸil. Yıl boyu her öğrencimizin eksiÄŸine bakıp bunun hafta sonları kurslarla da hatta EBA’daki canlı derslerle yıl içinde de devam etmesi için altyapıyı kurduk.” bilgisini paylaÅŸtı.

“Öğrencilerimizin e-Okul’dan velileri vasıtasıyla karnelerini almasını istiyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, karneler için online bir tören veya başka bir etkinlik planlanıp planlanmadığı, karne, takdir ve teşekkür belgeleri ile diplomaların nasıl alınacağına ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:

“Öğrencilerimizin e-Okul’dan velileri vasıtasıyla karnelerini almasını istiyoruz. Yani okullara milyonlarca çocuÄŸumuzun gelip de karne almak için oralarda bulunmasının çok doÄŸru olmadığını biliyoruz. O yüzden de dijital olarak, elektronik olarak bunu alsınlar istiyoruz.”

Selçuk, karnelerin e-Okul üzerinden, ayrıca ortaöğretimde takdir, teşekkür ve onur, üstün başarı belgeleri ile diplomaların randevulu olarak okullardan alınabileceğini bildirdi.

“DiÄŸer ülkelerin raporlarına baktığımızda bizim yaptığımız çalışmalar beklentinin çok ötesinde”

Dünyadaki uygulamalar da dikkate alındığında Türkiye’nin salgın ile mücadelede eÄŸitim alanı açısından baÅŸarılı bulunan noktalarına yönelik deÄŸerlendirmesi sorulan Selçuk, şöyle konuÅŸtu:

“Bizim kendi kendimize ‘Milli EÄŸitim Bakanlığı olarak biz çok iyiyiz.’ dememizin anlamı yok ancak ÅŸunu görebiliyoruz; baÅŸka ülkelerde bir öğrencinin günlük hayatında eÄŸitim, veliyle etkileÅŸim nasıl yer alıyor? Ülke ölçeÄŸinde çalışma yapabiliyorlar mı yoksa Çin ya da ABD gibi bazı ülkelerde eyalet seviyesinde çalışmalarla mı yetiniliyor? Dünya Bankası, UNESCO gibi kuruluÅŸlar bizim yaptığımız çalışmaları baÅŸka ülkelere de anlatmamız konusunda neden bir talepte bulunuyorlar? Niye? Biz bu konularda ÅŸunları yapıyoruz diye. Raporlar gönderiyoruz ve gerçekten diÄŸer ülkelerin raporlarına baktığımızda bizim yaptığımız çalışmalar beklentinin çok ötesinde. Yani uluslararası mukayese yaptığımızda bunun iyi olduÄŸunu görebiliyoruz, kanıta dayalı olarak.”

“Verileri çok önemsiyoruz ve zamanı gelmeden bir ÅŸey yapmak istemiyoruz”

Bakan Selçuk, birçok ülkenin “Hemen bütün okulları açalım.” gibi çok ani kararlar aldığına iÅŸaret ederek, “Türkiye’de bazen ÅŸunu hissediyorum; niye açılmıyor ya da neden bekleniyor gibi… Biz bu bu konuda verileri çok önemsiyoruz ve zamanı gelmeden bir ÅŸey yapmak istemiyoruz. Yani geri dönüş yapabileceÄŸimiz, ‘İşte olmadı yanlış yaptık.’ diyebileceÄŸimiz iÅŸler yapmak istemiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Bu sebeple de gerek Milli EÄŸitim Bakanlığının sorumlu olduÄŸu Liselere GeçiÅŸ Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, gerekse diÄŸer hususlarda tedbiri elden bırakmadıklarını vurgulayan Selçuk, Almanya’daki bazı eyaletlerde, Çin’de dün itibarıyla tekrar bir geri dönüş olduÄŸuna, açılan okulların tekrar kapatıldığına iÅŸaret etti.

Bu noktada iÅŸ birliÄŸinin önemine dikkati çeken Selçuk, bazen “Bu kararları niye Milli EÄŸitim kendisi almıyor? BaÅŸka bakanlıklarla ya da iÅŸte kabinede görüşülüyor” gibi yorumlar alındığını belirterek, “Milli EÄŸitim Bakanlığı bunu kendi başına alabilir mi? SaÄŸlıkla ilgili, kabineyle ilgili bir konu. Tabii ki sayın CumhurbaÅŸkanımızın liderliÄŸinde belli konular tartışılacak, herkes görüşünü belirtecek sonra bir mutabakat saÄŸlanacak, onun da açıklaması yapılacak. Bundan doÄŸal bir ÅŸey olamaz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

“Çok daha dikkatli olmak ve adım adım gitmek zorundayız”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çerçeveden baktığımızda aldığımız, alacağımız kararların bir çocuÄŸumuzun, bir velimizin günlük hayatını nasıl etkilediÄŸine dikkat etmek zorundayız. Yani bu bizim masa başında kendimizi rahatlatmak için yaptığımız bir iÅŸ deÄŸil. Bu bir çocuÄŸun hayatına dokunmakla ilgili bir ÅŸey. Bir velinin düzenini bozmak ya da düzeltmekle ilgili bir mesele bu. O yüzden bu konularda çok daha dikkatli olmak ve adım adım gitmek zorundayız.

O yüzden sürekli Bilim Kurulu ile konuÅŸuyoruz. Daha dün gece yarısı sayın SaÄŸlık Bakanımızla, İçiÅŸleri Bakanımızla tekrar meseleyi gözden geçirdik. Bunu niye yapıyoruz? Çünkü adım adım, bilgiye dayalı olarak süreci yönetmeye çalışıyoruz.”

“Okulları üç hafta açsaydık çok daha devasa sorunlarımız olacaktı”

Bakan Selçuk, Almanya’ya yönelik soru üzerine, Kuzey Ren-Vestfalya’da okulların açılması sonrasında bir kesimhanede ortaya çıkan pozitif vakalar üzerine tekrar geri adım atıldığını söyledi.

Selçuk, “Biz okulları üç hafta açsaydık baÅŸka problemlerimiz olacaktı. Açmadık. Biz bunu telafi edebiliriz, buna çok güveniyoruz ve okulları açmadığımız için gerçekleÅŸen rahatlamanın farkında olmayabilir toplum. EÄŸer açsaydık bir problemin nasıl yaÅŸanacağını göreceklerdi. Problemimiz çocukların kazanım eksikliÄŸi olsun, biz bunu telafi ederiz. Ama okulları 19 Haziran’a kadar 3 haftalığına açsaydık emin olun bizim çok daha devasa sorunlarımız olacaktı.” diye konuÅŸtu.

Öğrencilerin yaz aylarını daha keyifli ve motivasyon içerisinde geçirmeleri için çalıştıklarını, öğrencilerin yabancı dillerini geliştirecek, tasarım beceri atölyeleri ile tecrübe kütüphanelerini zenginleştirecek çalışmalar yaptıklarını belirten Selçuk, velilere yönelik de etkinlikler konusunda tavsiyelerinin olacağını aktardı.

EÄŸitim biliminde “yaz unutması” denilen bir kavram olduÄŸuna dikkati çeken Selçuk, “Yaz tatili ne kadar uzun olursa bir sonraki senenin telafisi o kadar zor oluyor. Ülkeler, yaz tatilini kısa tutar çünkü o unutmayı tekrar telafi edebilmek zaman ister ve kayıp olur. Bu kayıp öylesine artar ki birkaç sene içerisinde yıl kaybına bile dönüşebilir. Bu yüzden de yazı verimli geçirmemiz lazım.” ifadelerini kullandı.

“İlkokul çocukları için çok şık ve farklı kitaplar geliyor”

Fırsat eÅŸitliÄŸi için Türkiye’nin her bölgesindeki her çocuÄŸa ulaÅŸacak tedbirlerin alınması gerektiÄŸini anlatan Bakan Ziya Selçuk, “Bunu lütfetmiyoruz, bu bizim vazifemiz. Bunu hazırlıyoruz. Yazın tatilde kullanacakları kitapları da yayınlayacağız. İnÅŸallah pazartesi, salı günü bunu da kamuoyu ile paylaÅŸacağız. İlkokul çocukları için çok şık ve farklı kitaplar geliyor. Ortaokul çocuklarımıza belli derslerle ilgili olarak bir aplikasyon geliyor.” dedi.

Bakan Selçuk, yaz çalışması kitaplarının illerde ve ilçelerde okullardan velilere ulaÅŸtırılacağını bildirdi, “Temmuz ayında herkeste olacak.” dedi.

EBA TV’de yaz kuÅŸağı 28 AÄŸustos’a kadar sürecek

EBA TV’de öğrencilere yönelik sanat, spor müzik, atölye çalışmaları ve karikatürle ilgili bazı faaliyetler olduÄŸunu anımsatan Selçuk, şöyle devam etti:

“Avrupa Dil Portfolyosu’nun A1, A2 ve B1 seviyeleri dikkate alınarak yabancı dil eÄŸitiminde de çocukların yazın yoÄŸunlaÅŸtırılmış bir yabancı dil eÄŸitim almasını istiyoruz. 1 yıl içerisinde, haftada 2-3 saat aldığınız dil eÄŸitimi ile 1 yılda hafta hafta yayılan bir ders almak baÅŸka bir ÅŸeydir ama her gün yoÄŸunlaÅŸtırılmış yabancı dil eÄŸitimi almak baÅŸka bir ÅŸeydir. Bunun imkanını da saÄŸlıyor. Bunların hepsi ücretsiz, eriÅŸim sorunu olan çocuklara da faydamız olsun diye kaymakamlıklar seviyesinde, il-ilçe müdürlükleri seviyesinde de destek olmaya gayret ediyoruz. 28 AÄŸustos’a kadar da yaz programımız devam edecek.”

Selçuk, 31 AÄŸustos’ta baÅŸlayacak telafi eÄŸitimi için öngörülen 3 haftalık sürenin yeterli olup olmayacağı ve telafiye yönelik müfredatta yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı sorusuna ÅŸu yanıtı verdi:

“Telafi demek zaten zorunlu olmayan demek, kimin ihtiyacı varsa demek. Biz hiçbir velimizi muhakkak surette telafiye zorlayamayız. Öyle çocuklarımız, velilerimiz var ki istediÄŸimizin çok ilerisindeler. Åžimdi neyi telafi edeceÄŸiz? O kadar düzenli çalışan öğrencimiz, o kadar takipçi öğretmenler var ki… Burada ilk kez söyleyeyim bir öğretmenimiz, bulunduÄŸu bölgede internet çekmeyince canlı sınıf yapmak için o kasabada internet olan bir yer arıyor, bulamıyor. Sonra karakolu buluyor, karakolda internet var. Gidiyor karakola, karakolda canlı dersini yapıyor. Oradaki polisimiz ve amirlerimiz hemen bir yer hazırlıyorlar ve karakolda canlı ders yapılıyor. Bunu, öğretmenlerimizin çok büyük bir kısmı, ‘Hiçbir çocuk geride kalmasın’ diye, canhıraÅŸ ÅŸekilde bu iÅŸe sahip çıktıları için örnek veriyorum. Okulda belki uÄŸraÅŸmadıkları kadar fazlası ile uÄŸraÅŸtılar. Bazı ihmaller olmuÅŸtur, eksikler vardır. Bazı öğretmenlerimiz yetiÅŸememiÅŸtir ama biz olumludan bakalım.

ÇoÄŸunluk ne yaptı, ona bakalım. Azınlıkta sorun çıktı, çıkabilir. Bunu halletmek için ne gerekirse yaparız ama çoÄŸunluk bütün öğretmenlerim gerçekten büyük bir gayretin içerisinde oldu. Hepsine şükran borçluyuz. Çünkü bu dönem adaptasyon dönemi, zor bir dönem. Hiçbir becerinizin olmadığı bir konuda eÄŸitim yapıyorsunuz, uzaktan eÄŸitim ikinci ayın içerisinde, belki 10 sene uÄŸraÅŸsak kazandıramayacağımız dijital beceriler, ihtiyaçtan dolayı birdenbire oluÅŸuverdi. İlginç bir ÅŸekilde yüz binlerce öğretmenin eÄŸitim talep konusu deÄŸiÅŸti. Åžimdi 500 bin öğretmenimize eylüle kadar ulusal ve uluslararası düzeyde sertifika vereceÄŸiz.”

Kovid-19 salgınında ikinci dalganın yaşanması halinde yeni eğitim-öğretim yılında hangi tedbirlerin alınacağının sorulması üzerine Selçuk, şunları kaydetti:

“Bizim ekip olarak görevimiz; dünyada ve ülkemizdeki uygulamalara yönelik çalışma yapmak. Öyle çalışmalar yapıyoruz ki ekipten bazıları ÅŸunu söylüyor; ‘buna da artık senaryo yazmayalım.’ Ben de ‘neden yazmayalım’ diyorum. Biz en kötü senaryodan en kolay senaryoya kadar yapalım. Bunu daha sonra bilimsel bir makale olarak bile kullanabiliriz. Bu nedenle sorduÄŸunuz ve onun dışındaki birçok senaryoya hazırlık var. Yani öğretim programı konusunda da hazırlıklar var. GeniÅŸletilmesi ve kritik kazanımları önceliklendirmek gibi hazırlıklar var. Okulların mekansal kullanımında acaba gruplar nasıl dönüşümlü olarak eÄŸitim yapabilir, uzaktan eÄŸitim buna nasıl katkı saÄŸlar? Bütün bunlarla ilgili konuÅŸuyoruz.

Fakat ayrıntı vermek istemiyorum. Çünkü herhangi bir senaryodan bahsedildiÄŸinde hemen ‘böyle yapılacak’ diyorlar. Hayır öyle yapılmayacak. Biz buna günlük ve haftalık olarak bakıyoruz, o günkü duruma bakıp verileri yönettiÄŸimizde neye gereksinimimiz varsa biz o senaryoyu hayata geçireceÄŸiz. Bazen ÅŸu oluyor, bir senaryo bütünsel olarak deÄŸil de ‘A senaryosunda ÅŸunlar, B senaryosundan bunlar’ diye karma bir model uyguladık. O yüzden bütün bunlarla ilgili ÅŸunu bilmek lazım. Milli EÄŸitim Bakanlığı bu tür durumlara hazır mı? Biz üç günde üç televizyon kanalı açabiliyorsak Türkiye’nin gücünden bahsetmek lazım. Türkiye’nin bütün kurumları TRT, UlaÅŸtırma Bakanlığının bütün altyapısı, diÄŸer kuruluÅŸlarımız seferber oldu. O yüzden rahatız. Bunu hepimiz yaptık. Birçok senaryoya göre hazırlık var. Problem nereye doÄŸru evrilirse, biz onun tedbirini alma noktasında çok kararlıyız.”

“Elimizde çok seçenek var ama saÄŸlığın seçeneÄŸi yok”

Salgının yayılışında artış olması halinde yeni eÄŸitim-öğretim yılının baÅŸlatılmasıyla ilgili nasıl bir tasarrufta bulunacaklarıyla ilgili soruyu yanıtlarken Selçuk, “Bizim saÄŸlıktan önce bir tercihimiz yok. Benim için çocuÄŸun gülümsemesi önemli. Yani gözündeki ışığın sürmesi önemli. Ben UNICEF’e yıllar önce tarlada çalışan ailelerin çocuklarının tekamül eÄŸitimiyle ilgili bir proje yaptım. Biz o çocuklarda üç yıllık kaybı, birkaç ay içerisinde toparladık. EÄŸitsel kazanımlarla ilgili yapılacak faaliyetler var. Biraz bütçeyi artırırız, biraz kiÅŸiye özel eÄŸitim yapabiliriz. Biz destekleme kurslarının mahiyetini dönüştürürüz, dijital platformumuzu zenginleÅŸtiririz. Elimizde çok seçenek var ama elimizde saÄŸlığın seçeneÄŸi yok. Dolayısıyla bizim tercihimiz hep o yönde olur.” diye konuÅŸtu.

“İsteyen öğrenci sınav esnasında maskelerini çıkartabilecek”

Bakan Selçuk, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ile ilgili hangi tedbirlerin alındığının ve hastanede tedavisi süren öğrencilerin sınava girmesine dair tepkilerin sorulması üzerine, şu bilgileri paylaştı:

“Hastanede tedavisi süren öğrencilerin sınava girmesi on sene önce de vardı, geçen sene de vardı. Bu yeni bir ÅŸey deÄŸil. ‘Karantinadaki çocuÄŸum, sınava girmek istiyor.’ Bu yasal bir hak. Sanki biz bütün hastaları zorla sınava alıyormuÅŸuz gibi bir ÅŸey var. Bu durumda olanların sayısı çok çok az. Az sayıda da olsa biz ayrı binada tedbiri almak zorundayız. Benim vatandaşımın bir talebi varsa Milli EÄŸitim Bakanlığı hukuka uygun olarak, hekimlerin tavsiyesine uygun olarak talebin gereÄŸini yapmak zorundadır. Bunun tedbirlerini aldık, ayrı binaları oluÅŸturduk, hiç merak etmesinler.”

İsteyen öğrencilerin sınav sırasında maskelerini çıkartabileceğini hatırlatan Selçuk, şöyle devam etti:

“Okul sayısını 13 bin küsurdan, 18 bin küsurlara çıkarttık çünkü ortam rahat olsun istiyoruz. Bina sayısını arttırdık. Hiçbir zaman rehber öğretmen görevli olmazdı. 18 bin arkadaşımızı velilere destek olmaları için görevlendirdik. 148 bin civarındaki görevliyi çocuklarımıza birebir ilgilensin diye 353 bine çıkarttık. Bunun ötesinde çok fazla tedbirimiz var. Tüm senaryolara yönelik tedbirleri alıyoruz. Velilerin kaygısını aÅŸan bir kaygıya sahip olmak zorundayız. Yığılma olsun istemiyoruz. Velilerimizin okul bahçesine alınmasını istemedik. O karmaÅŸanın bir kaosa yol açmasını istemiyoruz. Okula gelen velilerimizin de bahçede bir yığılmaya neden olmasını istemiyoruz. Bakanlığımızın yürüttüğü bir süreç ama velilerimizin ve öğrencileri bize desteÄŸi lazım.”

Yeni eğitim öğretim döneminde, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) adayı öğrenci ve mezunlara yönelik, özel kurslara ihtiyacı azaltacak destekleme ve yetiştirme kurslarına yönelik bir hazırlıkları olup olmadığına ilişkin soru üzerine Selçuk, kısmi düzenlemeler yapılabilecek bazı projeler olduğunu belirtti.

Bu öğrenciler için dünyada yapay zeka ve makine öğrenmesi temelli sadece iki-üç ülkede olan akademik destek yazılımları olduğunu belirten Selçuk, şöyle konuştu:

“Bu yazılımın bu kadar talep göreceÄŸini ve bu kadar çocuklarımızın teveccüh edeceÄŸini gerçekten tahmin edemedik. Her bir çocuÄŸa ÅŸahsa özel deneme sınavı yapabiliyor. Kolay, orta ve zor seviyede sorular sorabiliyor. Haftalık, aylık, yıllık plan-program çıkarıyor. Her bir çocuÄŸun çalışma hızını yapay zeka kontrol ediyor, eÄŸer yavaÅŸ çalışıyorsa otomatik olarak tercihlerini düşürüyor çocuÄŸun. Hızlı çalışıyorsa ‘Senin tercihini yükselttim. Çünkü iyi çalışıyorsun.’ diyor yazılım. Yani çocuÄŸu izliyor. Çocuk bir soruyu çözemezse o soruyu niye çözemediÄŸini anlıyor. ‘Geçen sene matematiÄŸin iki ünitesindeki ÅŸu konuyu anlamamışsın.’ diye o konuyu ekrana hazır getiriyor. Yani çocuÄŸun bir yere kalkıp bakması gerekmiyor. ÇocuÄŸun neyi bilmediÄŸini de biliyor çocuÄŸa rehberlik ediyor, ilgisini ölçüyor vesaire vesaire ve buna ücretsiz herkes ulaÅŸabilir. DaÄŸ başında da ulaÅŸabilir ÅŸehirde de metropolde ulaÅŸabilir destekleme yetiÅŸtirme kursları bununla ilgilidir.”

Selçuk, hafta sonları EBA televizyonunda soru çözümleri ile ilgili her hafta bir çalışma yapıldığını belirterek bu çalışmaların da devam edeceÄŸini bildirdi. Türkiye’de bir öğrenci kimden, nasıl ders almayı hayal ediyorsa onu yaz dönemi, yıl içinde de hatta açılmadan önce bunu alabileceÄŸini anlatan Selçuk, “Mesele ÅŸu; biz her ÅŸeyi verelim, her ÅŸeyi yığalım, ‘Artık sorumluluk senin yavrum.’ diyelim.” ifadesini kullandı.

“GüvenliÄŸi saÄŸlayamayacağımız bir iÅŸe girmeyiz”

LGS ve YKS’nin açık alanlarda, mesafeye dikkat edilerek yapılması gibi öneriler olduÄŸu hatırlatılarak dünyadaki örneklerin sorulması üzerine Selçuk, dünyada böyle örnekler olduÄŸunu söyledi. Selçuk, söz konusu ülkelerdeki öğrenci sayılarındaki düşüklüğe iÅŸaret etti.

Sadece Ankara, Eskişehir kadar öğrencisi olan ülkeler olduğunu ifade eden Selçuk, şunları kaydetti:

“Burada, sınav güvenliÄŸi riske girerse sınavın tamamı boÅŸa gider. Yani açık alanda belli ÅŸeyleri kontrol etmek. Biz kamera sistemleri ile de kontrol ediyoruz, araç takip sistemlerimiz de var yani bir sınavın sorularını götüren ekiplerin güvenliÄŸi ile ilgili standartlar var, yani bir kağıt bir yere nasıl ulaÅŸtırılır standartları var. Bütün bu standartları sınav esnasındaki çalışmaları diyelim ki açık havada bazı uzaktan iletiÅŸim sistemleri ile iÅŸte belli ÅŸeyler yapılabilir mi, soruların cevapları ile durumlar oluÅŸabilir mi? Yani çok fazla risk var ve biz güvenliÄŸi saÄŸlayamayacağımız bir iÅŸe girmeyiz.”

SaÄŸlık Bakanlığının “Hiçbir ÅŸey, bizim tedbirimizden daha güçlü deÄŸildir.” ifadesini hatırlatan Selçuk, “Biz, tedbirimizi alıyor muyuz? Fazlasıyla alıyoruz. Hayat devam ediyor mu? Hayat devam ediyor. Yani biz sürekli içeri kapanıp, her ÅŸeyi iptal ederek bu hayatı sürdüremeyiz. Bizim hayat sahnesi içerisinde sorumluluklarımız var. Yeter ki bu sorumluluklara, maske, mesafe gibi kurallara herkes uysun. EÄŸer uymak söz konusu olursa riskimizi azaltacağız.” ifadesini kullandı.

Selçuk, Türkiye’nin saÄŸlık sistemi ve hekimlerin algoritmalarının dünyada örnek bir noktada olduÄŸuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Biz bunu kontrol edebiliriz ama bu kontrole zorlayan tedbirsizlikler olursa o zaman sıkıntı çıkar. Bizim beklentimiz ÅŸu; Milli EÄŸitim Bakanlığının iÅŸi LGS ile ilgili tedbir almak mı? Evet, bunu sonuna kadar alacağız. Burada velilerimizden de destek bekliyoruz. Çocuklarımız zaten bizim yanımızda, öğretmenlerimiz bu iÅŸin tedbirinin peÅŸinde. Diyelim bir çocuk evden maskeyle geldi. Biz o maske ile sınava girmesini istemiyoruz, yeni maske vermek istiyoruz. ÇocuÄŸumuz, 45 dakika arada diyelim ki dışarı çıktı, biz o maske ile sınava gelmesini istemiyoruz, maskeyi tekrar deÄŸiÅŸtirmek istiyoruz. Niye bu kadar tedbir alıyoruz? Olsun, biz tedbirimizi alalım, yani mesele budur.”

“AR-GE merkezleriyle bütün Türkiye’nin meslek liselerini besleyeceÄŸiz”

“Koronavirüs salgınıyla mücadelede Milli EÄŸitim Bakanlığı olarak meslek liseleri üzerinden de aslında bir baÅŸarı hikayesi yazdınız. Meslek liselerimizden bazıları, mesela Çekya’ya maske ihracatı yaptılar. Önümüzdeki dönem için de aslında bir fikir oldu ışık oldu sizin için de bakış açısı olarak. Meslek liselerinde farklı alanlarda proje ve üretimler için özel yeni imkanlar oluÅŸturur musunuz?” sorusu üzerine Selçuk, olması gerekeni yaptıklarını, 4 ilde AR-GE merkezi kurduklarını söyledi.

Meslek liselerinin konuları teorik eğitimler üzerinden ele almaması gerektiğini belirten Selçuk, şöyle konuştu:

“Fabrikalarda üretim mekanlarında hangi yeni araçlar var? Ne tür inovasyonlar var? Otomasyon sistemleri nasıl deÄŸiÅŸir? Robotlar nasıl çalışıyor fabrikalarda? Bütün bunları, takip eden bir canlılıkla yapabilmeli. Bunu yapabilmek için iki tane yolumuz var. Bir, yapabildiÄŸimiz okullarımızda bunu tam olarak yapmaya çalışıyoruz. AR-GE merkezleriyle de bütün Türkiye’nin meslek liselerini besleyeceÄŸiz. İstiyoruz ki meslek liseli çocuklarımız üreterek öğrenciler, yani kitaptan öğrenmesinler iÅŸi yaparak öğrensinler. Peki yapması için ne lazım mesela maske makinesi lazım, elektrikli otomobil için çalışacağız, onu göreceÄŸi, üretimi izleyeceÄŸi mekan lazım.”

Selçuk, her ÅŸeyin okulda yapılamayacağını, bu ÅŸekilde fabrikanın veya bir otelin içinin okul olacağını aktararak bu anlamda bütün engelleri ortadan kaldırdıklarını söyledi. Selçuk, TOBB, OSB’ler ve meslek liselerinin ortak 12 talebi olduÄŸunu, bunların 11’ini yaptıklarını, diÄŸeri için de çalışmalara devam ettiklerini belirterek bir iÅŸin niye yapılamayacağına deÄŸil nasıl yapılacağına kafa yorulması gerektiÄŸini söyledi.

Bakan Selçuk, ailelere çaÄŸrıda bulunarak, “Meslek liseleriyle ilgili bizim gelecek hayallerimize ortak olsunlar. Çocuklarımızı okullarımızda bekliyoruz.” dedi.

Öğretmen ve okul yöneticilerinin 22-30 Haziran tarihlerinde katılacağı mesleki çalışma eğitimlerinin ayrıntılarının ve uzaktan eğitimin sahadaki yansımalarının nasıl olduğunun sorulması üzerine Selçuk, kendisinin de öğretmen eğitiminden gelindiğini, dolayısıyla öğretmen odasında neyin konuşulduğu, öğretmenin beklentisinin ne olduğunu bildiğini söyledi.

Öğretmenlerin, iÅŸe yarayan ve iÅŸe yaradıklarını hissettiren içerikler istediÄŸini belirten Selçuk, “Yani siz, sadece belli mevzuatların yazıldığı kağıtların aktarımı biçiminde deÄŸil de bize hayatta, sınıfta iÅŸimize yarayacak iÅŸler getirin. Bunu da onlara sorarak belirledik ve Türkiye’de yüz binlerce öğretmenin kendi istediÄŸi alanda mesela Harvard Üniversitesi ile fen ve matematik alanlarındaki yenilikçi uygulamalar çalışması yaptık, Stanford ile algoritmik düşünmede yeni açılımlar çalışması yaptık. Türkiye’deki üniversitelerle onlarca çalışma yaptık.” diye konuÅŸtu.

Türkçeye hassasiyet göstermek amacıyla “pandemi” yerine “salgın” kelimesini kullandıklarını hatırlatan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Salgın döneminde bizim beklentimizin çok çok üstünde inanılmaz bir eÄŸitim faaliyeti oldu ve bütün iller, Türkiye’nin ve dünyanın birikimini kullanarak akademisyen ve uzmanlarla uzaktan eÄŸitim çalışmaları yaptılar. Bununla ilgili elimde bir ölçme yok ama asgari ÅŸunu söyleyebilirim öğretmen eÄŸitimlerinde uzaktan eÄŸitimde yüzde 1000’den fazla bir artış var. Ben her gün bir ilimize baÄŸlanıyorum ve binlerce öğretmenimizle yüz yüze geliyoruz, orada sürekli öğretmenlerimizi dinliyoruz. Yani iki dakika ben konuÅŸuyorum ama geri kalan iki saat arkadaÅŸlarımız derdini, eÄŸitim ihtiyaçlarını, önerilerini, sahayı anlatıyor. Her gün bunu illerimizle yapıyoruz. Gördüğüm ÅŸey ÅŸu ki ilk defa öğretmenlerimiz daha çok eÄŸitim talebinde bulunuyorlar, daha fazlasını istiyorlar, daha ötesini istiyorlar. ‘Efendim siz, bunu yaptığınız ama biz bunun uluslararası onaylı olanını istiyoruz’. Tamam onu da yaparız ve inanın söylediÄŸim ÅŸey ÅŸu; ‘Öğretmenim siz hayal edin, biz emrinizdeyiz.’ SöylediÄŸim cümle bu. Bu anlamda öğretmen eÄŸitiminin çok iyiye gittiÄŸini söyleyebilirim. Uzaktan eÄŸitimle ilgili 844 bin öğretmenimizin baÅŸvurusu üzerine açtığımız eÄŸitimler var ÅŸimdi.”

Selçuk, öğretmenin isteklerini karşılamak amacıyla ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini, üniversitelerin, her gün yüzlerce, onlarca akademisyenin şahsi olarak öğretmenlere uzaktan eğitim verdiğini belirterek bu açıdan inanılmaz verimli bir dönem yaşandığını söyledi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir