Bakan Yardımcısı Yılmaz, DEAÅž’la mücadelede 5 bölge ülkesinin ortak hareket edeceÄŸini söyledi
Bakan Yardımcısı Yılmaz, DEAŞ'la mücadelede 5 bölge ülkesinin ortak hareket edeceğini söyledi
DışiÅŸleri Bakan Yardımcısı Nuh Yılmaz, Türkiye’nin DEAÅž’la mücadelesinin somut kaygılara dayanan bir terörle mücadele yöntemi olduÄŸunu belirterek, Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan’ın bu tehdite karşı ortak bir mekanizma oluÅŸturduÄŸunu söyledi.
Anadolu Ajansının (AA) “Global İletiÅŸim Ortağı” olarak yer aldığı, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleÅŸtirilen Antalya Diplomasi Forumu’na (ADF) katılan Yılmaz, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Yılmaz, dünyada dış politikanın ve güvenlik konularının tartışıldığı 30’un üzerinde forum olduÄŸunu ancak ADF’nin bu forumlar içerisinde son derece özel bir yer iÅŸgal ettiÄŸini söyledi.
ADF
ADF dışındaki forumlarda genelde transatlantik dünyasının sorunlarının batılı bir perspektiften tartışıldığına dikkati çeken Yılmaz, “ADF’nin getirdiÄŸi yenilik ya da farklılık dünyanın sorunlarının daha bölgesel dinamiklerle dünyanın gerçekten sorun yaÅŸayan ülkelerinin kendi sorunlarını masaya yatırması çerçevesinde el alınmasıyla gerçekleÅŸiyor. O yüzden soyut bir evrende yaÅŸayan soyut insanların sorunlarından deÄŸil, gerçek insanların gerçek sorunlarını masaya yatırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, açlık, fakirlik, Gazze, Gazze meselesinin bütün boyutları, soykırım, Suriye’deki yaptırımlar, Ukrayna’daki savaÅŸ, Sudan iç savaşı, Somali gibi konuların ADF’de gündeme getirildiÄŸini belirterek, baÅŸka forumlarda görülmeyen sorunların ADF’de masaya yatırıldığını aktardı.
Küresel ve bölgesel sorunların detaylıca çözülmesinin ve yürütülmesinin nasıl olacağının ADF’de ele alındığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
“BirleÅŸmiÅŸ Milletler’den sonra dünyadaki en büyük diplomasi forumu, Antalya Diplomasi Forumu, özellikle dünyanın ihmal edilmiÅŸ bölgelerinden birçok lider, birçok diplomat, birçok akademisyen ve bu konularda söz sahibi olan insan buraya gelerek dünyanın sorunlarını burada tartışıyor.”
Yılmaz, Suriye ile ilgili 8 Aralık öncesi ve sonrası diye bir ayrım yapılması gerektiÄŸini, Suriye’de denklemlerin deÄŸiÅŸtiÄŸini dile getirdi.
“Türkiye’nin stratejik meselesi daha çok terör meselesiyle, terör ve göçle irtibatlı bir meseleydi. Türkiye’ye dönük göçü engellemeye çalışırken bir yandan da o bölgedeki terör üzerinden Türkiye’ye oluÅŸacak tehditleri yönetmeye, kontrol etmeye ve yerinde bitirmeye çalışıyorduk.” diyen Yılmaz, ÅŸu an ise Suriye’de yeni bir yönetimin olduÄŸunu, Suriye’deki meseleleri artık bu deÄŸiÅŸimle beraber ele almak gerektiÄŸini vurguladı.
Suriye’deki terör örgütü varlığı
Yılmaz, Suriye’deki terör sorunun Türkiye için önemli olduÄŸunu ama bunun öncelikli olarak Suriye yönetiminin bir egemenlik sorunu olduÄŸunu söyleyerek ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“Suriye yönetimi gerçekten ülkesinin tamamına hakim olmak istiyorsa, bir ulus devlet olmak istiyorsa bu terör sorununu sona erdirip bir ÅŸekilde terör örgütünün yönettiÄŸi alanlardan terör örgütünün askeri yapılanmasını çözerek bir ÅŸekilde bunu çıkartması gerekecek. O yüzden mesele büyük oranda Suriye merkezi hükümetinin terör sorunu haline geldi.”
Yılmaz, kendilerinin de süreci dikkatle izlediklerini, Türkiye’ye oluÅŸabilecek herhangi bir terör tehdidi durumunda daha önce yaptıkları gibi yine gereken tedbirleri almaya hazır olduklarını ifade etti.
DEAÅž’la mücadele
Yılmaz, terör örgütü DEAÅž meselesinin önemli olduÄŸunu, DEAÅž’ın “gerçek bir tehdit” olduÄŸunu vurguladı.
DEAÅž’ın bütün bölgeyi tehdit eden bir konu olduÄŸunu ve bazı ülkelerde rejim devirdiÄŸini, bazı ülkeleri böldüğüne iÅŸaret eden Yılmaz, Türkiye’nin bu konuyu son derece ciddiye aldığını, örgütün liderini ortadan kaldıran iki ülke olduÄŸunu, onlardan birinin Türkiye olduÄŸunu, bu anlamda Türkiye’nin DEAÅž’la mücadelesinin son derece gerçek ve somut kaygılara dayanan bir terörle mücadele yöntemi olduÄŸunu belirtti.
Yılmaz, şunları kaydetti:
“Buradaki temel sorun, DEAÅž tehdidi üzerinden bölgeye yabancı güçlerin müdahil olması ve ikinci planda da terör örgütünün DEAÅž’ın gardiyanlığını yaparak Suriye’de kendi varlığını meÅŸrulaÅŸtırmaya çalışması. Biz bunu tabi Türkiye olarak kabul etmiyoruz. O yüzden de DEAÅž’la mücadeleyi ciddiye alıyoruz ve bu mücadelede Suriye’nin de Irak’ın da sonuna kadar yanındayız.
Bu konu sadece Türkiye’nin meselesi deÄŸil, bölge ülkelerinin meselesi. O yüzden de Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün ve Lübnan, beÅŸ ülke bir araya geldik ve bu tehditle mücadele etmek için ortak bir mekanizma oluÅŸturduk. Bu mekanizma çerçevesinde bir operasyon merkezi tesis edilecek. Bunun kararı alındı. Bu operasyon merkezi üzerinden de Suriye devletinin tabii ki önceliÄŸinde ve öncelik belirlemesiyle birlikte gerekli tedbirler alınacak. Hem bölgeye müdahale eden dış ülkelerin bu mazereti elinden alınmış olacak hem bölgenin güvenliÄŸi saÄŸlanmış olacak hem de önümüzdeki dönemde terör örgütünün DEAÅž meselesini bir mazeret olarak, kendi varlığına bir mazeret olarak kullanmasının önüne geçirmiÅŸ olacak. Türkiye bu konuda elinden geleni yapmaya her zaman hazır.”
Kaynak: AA
