Çelik: Herhangi bir şekilde bir suç örgütü mensubunun partimizle ilişkilendirilmesi reddettiğimiz bir husus
Çelik Herhangi bir şekilde bir suç örgütü mensubunun partimizle ilişkilendirilmesi reddettiğimiz bir husus
AK Parti Sözcüsü Çelik, “Herhangi bir ÅŸekilde bir suç örgütü mensubunun partimizle, bakanlarımızla, hükümetimizle iliÅŸkilendirilmesi, kategorik olarak reddettiÄŸimiz bir husustur.”
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda, Siyasi ve Hukuki İşler BaÅŸkanlığı ve TeÅŸkilat BaÅŸkanlığının sunumlarının yapıldığını, Meclis çalışmalarının ve yerel yönetimlerle ilgili konuların deÄŸerlendirildiÄŸini belirten Çelik, il baÅŸkanları toplantısının yarın Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda yapılacağını hatırlattı.
Çelik, terörle mücadele operasyonlarında ÅŸehit olan Mehmetçiklere Allah’tan rahmet dileyerek, ailelerine hürmetlerini sundu.
Ramazan ayında CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın Diyarbakır anneleriyle bir araya geldiÄŸini ve annelerin nöbetinin 632’nci gününe girdiÄŸini dile getiren Çelik, “Bugüne kadar 226 annemiz vicdan nöbetine katıldı ve 25 annemiz evladına kavuÅŸtu. İzmir, Van, Şırnak, Hakkari ve MuÅŸ’ta da benzer giriÅŸimlere ilham kaynağı oldu Diyarbakır anneleri. Onları bir kere daha selamlıyoruz. Hepsinin evlatlarına bir an evvel kavuÅŸması için gayretlerimizi sürdürüyoruz.” diye konuÅŸtu.
Çelik, “siyasetin gündemine illegal mafyatik bir kiÅŸinin İçiÅŸleri Bakanı ve eski BaÅŸbakan hakkındaki iftiralarının bir ÅŸekilde gündeme getirildiÄŸini” belirterek, “AK Parti MYK’sı en güçlü bir ÅŸekilde İçiÅŸleri Bakanımızla, eski BaÅŸbakanımız Binali Yıldırım Bey ile ilgili Süleyman Soylu Bey ile ilgili bu iddiaları en güçlü bir ÅŸekilde reddetmektedir.” ifadelerini kullandı.
Çok güçlü bir siyaset geleneÄŸine sahip olduklarını söyleyen Çelik, “Pek çok vesayet odağıyla, pek çok vesayet giriÅŸimiyle, siyaseti zehirlemek isteyen, siyasette toksik alan oluÅŸturmak isteyen, siyaseti dizayn etmek isteyen pek çok çabayla karşı karşıya kaldık. Bunlara dair güçlü bir tecrübemiz vardır.” dedi.
“Tarihi bir hata yaptılar”
İllegal mafyatik alanların siyasette referans alanı olarak kabul edilmesinin yanlış olduÄŸunu daha önce ifade ettiÄŸini belirten Çelik, “Burada arkadaÅŸlarımıza saldıran siyasetçiler maalesef siyasetin doÄŸasında olmaması gereken, siyasetin sivil dinamikleri içisinde olmaması gereken, demokratik siyasetin içinde olmaması gereken bir ÅŸey yaptılar ve illegal alandan, gayrimeÅŸru alandan yöneltilen birtakım iftiraları ve hezeyanları kendi muhalefetlerini inÅŸa etmek için malzeme olarak kullanmak gibisinden tarihi bir hata yaptılar.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Siyasetin sadece darbelerle, vesayetlerle ya da suç örgütlerinin dışarıdan yapmaya çalıştıklarıyla zehirlenmediğine işaret eden Çelik, siyasetin, sivil siyasetçilerin siyasetin esaslarına ve usullerine uygun şekilde davranmadığı durumlarda da zehirlendiğini söyledi.
Çelik, “Bunu yapanlar muhalefet etmek adına herhangi bir argümana sahip deÄŸillermiÅŸ gibi muhalefet etmek adına meÅŸru alanda konuÅŸabilecekleri, rekabet edebilecekleri herhangi bir alan yokmuÅŸ gibisinden illegal mafyatik bir alandan söylenenleri, o iftiraları ve hezeyanları kendi muhalefetlerinin, siyasetlerinin yapı taşı haline getirerek esasında referans alanı içerisinde olmaması gereken bir ÅŸekilde kendi zeminlerini kaydırmış oluyorlar.” dedi.
Siyasete dışarıdan saldırıların olabileceğini dile getiren Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önemli olan Türk siyasetinin içindeki herkesin siyasetin deÄŸerler sistemine dönük bu saldırıya karşı, saldırı gayrimeÅŸru alandan geldiÄŸi için kategorik olarak bunu reddetmesi gerekir. EÄŸer kategorik olarak bunu reddetmezseniz, ‘Åžurası doÄŸru mu, burası yanlış mı’ gibisinden kendi muhalefetinizin ya da siyaset inÅŸa etme biçiminizin yapı taşı haline bunu getirirseniz o zaman iÅŸte siyaset sivil alan içinden zehirlenmeye baÅŸlanmış olur. Esasında siyasi demeç verirken zaten bir suç örgütü liderinin sözlerini esas almak baÅŸlı başına bir vahim durum ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla suç örgütü mensuplarının referans alanı haline getirilmesi siyasi alanda asla kabul edilmemesi gereken, asla meÅŸru sayılmayacak bir durumdur. Onun ötesinde diyorlar ki ‘Peki buradaki söylenenlerin açığa çıkmasıyla ilgili ne yapacağız’. Zaten arkadaÅŸlarımızın kendileri, yani bu çirkinliklere, bu iftiralara muhatap olmuÅŸ arkadaÅŸlarımızın kendileri yargı mensuplarına baÅŸvuruyorlar bu konuların araÅŸtırmasıyla ilgili.”
Türk siyasi hayatının referansının hiçbir zaman illegal yapılar, illegal örgütler ve suç örgütleri olmaması gerektiÄŸini ifade eden Çelik, “Gelinen noktada eÄŸer siyaset kurumu, siyasi muhalefet içindeki bazıları kendilerinin siyasi muhalefet etme biçimini arkadaÅŸlarımıza bir saldırıya dönüştürmek için bir suç örgütü mensubunun iftiralarını yapı taşı olarak kullanırlarsa o zaman yaptıkları iÅŸ siyasi muhalefet olmaz suç örgütlerine siyasi aracılık olur, siyasi taÅŸeronluk olur.” dedi.
“Kurguların her zaman farkındayız”
Bu durumun baÅŸtan baÅŸa siyasetin esaslarının ve usullerinin darmadağın olması anlamına geleceÄŸine iÅŸaret eden Çelik, “Bu oyunların, bu kurguların her zaman farkındayız. Devletimizin hedef alındığını, İçiÅŸleri Bakanımızın, eski BaÅŸbakanımızın hedef alındığını, bunlarla nereye varılmak istediÄŸini net bir ÅŸekilde görüyoruz.” diye konuÅŸtu.
Elinde belgesi ve bilgisi olanların kendi siyasetini yapması ve yargı kurumlarına başvurması gerektiğini belirten Çelik, böylece siyasetin meşru alanının korunması gerektiğini söyledi.
Suç örgütlerinin söylediklerini referans alarak siyasi hesaplaÅŸma içine girmenin siyasetçinin kendisini suç örgütlerine kullandırması anlamına geldiÄŸini anlatan Çelik, “Siyaset yapmanın, siyasi muhalefet yapmanın usulü burada temelden yanlış bir yere konumlandırılmıştır, yanlış bir ÅŸekilde yapılmıştır ve maalesef bu hataya düşenler olmuÅŸtur.” ifadelerini kullandı.
Böyle durumlarda siyasetçinin gündemini suç örgütlerinin belirlemiş olacağına işaret eden Çelik, şunları kaydetti:
“Nasıl ki siyasetin gündemini, siyasetin dizaynını millet iradesi dışında hiçbir iradenin, ne terör örgütlerinin ne birtakım oligarÅŸik odakların belirlemesine müsaade etmiyorsak tabii ki suç örgütlerinin de belirlemesine müsaade etmemeliyiz. Her suç örgütü mensubu çıksa, bugün arkadaÅŸlarımızla, partimizle, hükümetimizle ilgili yaptığı bu iftiraları baÅŸka bir partiyle ilgili, baÅŸka bir siyasetçi grubuyla ilgili yapsa bugün bunları esas alarak muhalefet inÅŸa etmeye çalışanlar yarın kendileri için söylenecek bu sözleri de doÄŸru ve meÅŸru kabul etmiÅŸ olurlar ki bu siyasetin ve siyasal alanın, demokratik siyaset alanının sivil siyasetçi eliyle berhava edilmesidir. Bu asla kabul edilemez. Dolayısıyla bu ÅŸekilde yaklaÅŸarak İçiÅŸleri Bakanımızı, Genel BaÅŸkanvekilimizi, eski BaÅŸbakanımızı hedef alanların yaptıkları faaliyetin bir siyasi muhalefet olmadığını, gayrimeÅŸru alanı meÅŸru siyaset alanına taşımak gibi son derece yanlış bir iÅŸ olduÄŸunu bir kere daha ifade ediyoruz. AK Parti MYK’sı bütün bu iftiraların karşısındadır, arkadaÅŸlarımızın yanındadır.”
“Güçlü bir diplomasi yürüttü”
İsrail’in Mescid-i Aksa ve Gazze saldırılarına yönelik Çelik, “Türkiye’nin diplomatik giriÅŸimleri, burada yegane Filistin’den yana, vicdandan yana, uluslararası adaletten yana bir giriÅŸim olarak CumhurbaÅŸkanımızın giriÅŸimleri ortaya çıktı. BirleÅŸmiÅŸ Milletler verilerine göre, İsrail’in Filistin’e saldırısında Gazze’de 63’ü çocuk 219 Filistinli kardeÅŸimiz yaÅŸamını yitirdi. Burada bin 570 Filistinli kardeÅŸimiz yaralandı, Batı Åžeria’da ise 4’ü çocuk, 25 Filistinli kardeÅŸimiz yaÅŸamını yitirdi. 6 bin 309 Filistinli kardeÅŸimiz yaralandı.” diye konuÅŸtu.
Çelik, İsrail’in saldırılarına sessiz kalan Batı medyasına yönelik eleÅŸtirilerde bulunarak “Filistinlilerin öldürülmesiyle ilgili bir saldırı baÅŸladığı zaman ne deniliyor ‘İsrail’in kendini savunma hakkı vardır’ deniliyor. Yani baÅŸtan aÅŸağı Filistinlileri yok etmek isteyen, Filistinlileri Batı Åžeria’da ve Gazze’de yok etmek isteyen iradenin medyatik dilde de bire bir var olduÄŸunu görüyoruz. Bu, son derece tehlikeli bir kara propagandadır ve giderek güvenirliÄŸini yitiren, anlamsızlaÅŸan bir noktaya gelmiÅŸtir.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın Filistin ile ilgili yürüttüğü diplomatik giriÅŸimlere deÄŸinen Çelik, “20’ye yakın ülkenin devlet ve hükümet baÅŸkanı ile konuÅŸarak uluslararası iradeyi harekete geçirmeye çalıştı. İsrail’in saldırısına karşı Filistin’e destek olmak için BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı baÅŸta olmak üzere bütün kurumları harekete geçirmek için güçlü bir diplomasi yürüttü.” dedi.
Çelik, ABD DışiÅŸleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price’ın CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a yönelik sözlerine iliÅŸkin, ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“Biz bu yaklaşımı kesinlikle reddediyoruz ve kınıyoruz. CumhurbaÅŸkanımızın hiçbir zaman antisemitik bir ifadesi olmamıştır. Tam tersine CumhurbaÅŸkanımız, antisemitizmi ve İslamofobi’yi, İslam düşmanlığını beraber mücadele edilmesi gereken nefret suçları olarak en üst sıraya koymuÅŸtur ve defalarca konuÅŸmalarında bundan bahsetmiÅŸtir. Filistin meselesindeki adil tutumuna karşı CumhurbaÅŸkanımızın antisemitizm denilmesi, İsrail saldırganlığının, Filistinli çocukların öldürülmesinin örtbas edilmesinden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir.”
“Bu, tamamen antisemitizmle mücadelenin istismarından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir”
Antisemitizm ile mücadelenin her zaman için taze tutulması gereken bir mücadele olduğunu vurgulayan Çelik, şunları söyledi:
“Birileri çıkıp adalet isteyen herkese, zalime karşı mazlumu savunan herkese antisemitik dediÄŸi zaman en büyük zararı antisemitizm ile mücadeleye vermektedir ve esas antisemitizm ile yapılacak mücadeleyi zaafa uÄŸratanlar, Yahudi düşmanlığını körükleyenler bunlardır. Türkiye’nin ve Türk halkının tarih boyunca böyle bir meselesi olmamıştır, tarihimiz buna ÅŸahittir. İtiraz ettiÄŸimiz ÅŸey, Filistinli çocukların katledilmesidir, öldürülmesidir. Bu konuda iki devletli çözüm çerçevesinde bir adalet istiyoruz. Harem-i Åžerif’in statüsüne ve kutsallığına dokunanları lanetliyoruz. EÄŸer bunları söylüyorsak ve buna karşı biz bunları söylediÄŸimiz için antisemitizmle suçlanıyorsak, bu tamamen antisemitizmle mücadelenin istismarından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir.”
“En büyük çirkinliklerden bir tanesidir”
Ömer Çelik, İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Meral AkÅŸener’in, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a yönelik sözlerine iliÅŸkin, ÅŸunları kaydetti:
“Maalesef en olmayacak ÅŸeylerden bir tanesi, yani batıdaki veya doÄŸudaki, CumhurbaÅŸkanımızın ve Türkiye’nin en azılı düşmanlarının bile söylemediÄŸi bir ÅŸey maalesef Sayın AkÅŸener tarafından söylendi. CumhurbaÅŸkanımızı bebek katili (Binyamin) Netanyahu’ya benzetilmesi gibi bir yaklaşım oldu. Türkiye Cumhuriyeti, birinci prensip ÅŸudur, Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başı hiçbir ÅŸekilde bir katille yan yana getirilemez. Bu devlet terbiyesinin devlet adabının gereÄŸidir. İkincisi, söz konusu olan CumhurbaÅŸkanımız Recep Tayyip ErdoÄŸan olduÄŸu zaman bu zaten imkansız hale gelir. Filistin davasının, Filistinli çocukların en büyük savunucusunu, Filistinli çocukları öldüren katliamlara imza atan hükümetin başındaki Netanyahu ile yan yana getirmek akla ziyan bir yaklaşımdır. Bu Türk siyasi tarihinde görülmüş en büyük çirkinliklerden bir tanesidir. Kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başını böyle bir kiÅŸiyle yan yana getiremezsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin CumhurbaÅŸkanı ismi ve ÅŸahsı kim olursa olsun böyle bir bebek katili ile yan yana getiremezsiniz. CumhurbaÅŸkanımız söz konusu olduÄŸunda bunu asla yapamazsınız. Maalesef bunda bir düzeltme beklerken bu düzeltme yerine maalesef ısrarın devam ettiÄŸini görüyoruz.”
“Herhangi bir ÅŸekilde bir suç örgütü mensubunun partimizle iliÅŸkilendirilmesi kategorik olarak reddettiÄŸimiz bir husus”
“Bazı gazeteciler suç örgütü elebaşı olarak bilinen ÅŸahsın (Sedat Peker) çeÅŸitli mitingler yaptığını ve daha önce AK Parti’den övgüler topladığını iddia ediyor. Bu konu hakkında deÄŸerlendirmeniz ne olacak?” sorusuna Çelik, “Gündemde konuÅŸulan suç örgütü liderinin AK Parti ile ilgili mitingler yaptığı, AK Parti tarafından ÅŸimdiye kadar diÄŸer ses çıkarılmadığı ifade ediliyor. Dolayısıyla sanki AK Parti’nin bu ÅŸahsı onaylanmış ya da hükümetimiz onaylamış, korumuÅŸ gibi bir soru gündeme geliyor. Bu yanlıştır.” cevabını verdi.
Kendisine, Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel BaÅŸkan Yardımcısı olduÄŸu 2015’te söz konusu mitinglerle ilgili bir soru sorulduÄŸunu anımsatan Ömer Çelik, şöyle devam etti:
“12 Ekim 2015’te bu mitinglerle ilgili yaklaşımımızın ne olduÄŸunu ifade ettim. Bundan 7 sene evvel sorulmuÅŸ bir soru. ‘Bizim genel bir prensibimiz vardır.’ diyorum ve bunu çok açık ve net bir ÅŸekilde söylüyorum. Bu konuyla ilgili sorulduÄŸunda 7 sene evvelki cevabımı söylüyorum. Herkes duysun, kim olursa olsun, bu kiÅŸiler, hatta bazı kurumlar, organizasyonlar var. Başına ‘Ak’ kelimesini koyarak kendisine ‘ocak’, ‘dernek’ ve hatta birtakım organizasyonlar var. Bunlarla AK Parti’nin hiçbir ilgisi yoktur. Organik hiçbir ilgisi yoktur, kurumsal hiçbir ilgisi yoktur. Dolayısıyla bizi baÄŸlayan bir konu deÄŸildir. Açık ve net ÅŸekilde söylüyorum, AK Parti’nin resmi mekanizmaları tarafından yapılmayan hiçbir faaliyetin sorumlusu deÄŸiliz. Dışarıda, bir sivil toplum örgütü yapmış olsa bile biz burada AK Parti’nin kurumsal kimliÄŸi çerçevesinde, Genel BaÅŸkanımız, AK Parti Sözcüsü olarak ben ve diÄŸer yetkilendirilmiÅŸ arkadaÅŸlarımız, ‘biz bu organizasyona destek veriyoruz’ diye sahip çıkmadığımız müddetçe bunların bizi baÄŸlayan bir tarafı yoktur.”
Yapılan faaliyetlerin kendileriyle ilgisi varmış gibi sunulmasını kiÅŸi, isim zikretmeden kategorik olarak reddettiklerini vurgulayan Çelik, “Bu kiÅŸi, kurum ya da organizasyonlar kim olursa olsun, onayımız olmadan sembollerimizi kullanıyorlarsa, bize destek veren mitingler yapıyorlarsa bile hiçbir ÅŸekilde bunlara onay vermeyiz. Bunlarla herhangi bir ÅŸekilde aramızda bir baÄŸ gösterilmesini doÄŸru bulamayız.” dedi.
Herhangi bir ÅŸekilde ÅŸiddeti özendiren, her türlü ifadeyi kategorik olarak reddeden bir parti olduklarını belirten Ömer Çelik, “Buna dikkat edilmesi gerekiyor. Bazı kendi mitinglerimize gittiÄŸimizde de bazı pankartların açıldığını görüyoruz. ‘ÅŸu ocak, bu kiÅŸi’ diyerek, ‘Ak’ ismini kullanarak kendisine birtakım sıfatlar yapıştıranlar var. Bunlarla partimizin herhangi bir organik ya da kurumsal bağı olamaz. 7 sene önce bahsedilen suç örgütü lideriyle ilgili verdiÄŸim cevap gazetelerde çıktı, videosu da var, bu vidoyu da yayınlarız. Dolayısıyla herhangi bir ÅŸekilde bir suç örgütü mensubunun partimizle, bakanlarımızla, hükümetimizle iliÅŸkilendirilmesi, kategorik olarak reddettiÄŸimiz bir husustur.” ifadelerini kullandı.
Çelik, “Bu son olayla ilgili bir kez daha söylüyorum, İçiÅŸleri Bakanımızla ilgili ortaya konulan, Eski BaÅŸbakanımız ve Genel BaÅŸkanvekilimiz ile ilgili ortaya konulan bu iftiraları, bu hezeyanları tümüyle reddediyoruz.” diye konuÅŸtu.
Söz konusu organize suç örgütü elebaşının bir Arap ülkesinde bulunduÄŸu ve Türkiye’ye iadesi konusunda bir çalışmanın olup olmadığı sorulan Çelik, “İstihbaratımızın yaptığı tespitleri burada paylaÅŸmak istemem. Türkiye Cumhuriyeti devleti, güçlü bir devlettir. Bütün terör örgütlerinin ve suç örgütlerinin ileri gelenleriyle ilgili olarak kuÅŸkusuz kendisine, devletimize yapılan saldırıya karşı gerekli cevabı verecek, gerekli çalışmaları yapacak güce sahiptir. Bu söylediÄŸim kuÅŸkusuz son gündemle de ilgilidir. Bugün CumhurbaÅŸkanımız da söyledi gerek terör örgütleriyle ilgili gerek suç örgütleriyle ilgili dünyanın neresinde olursa olsun bu takibimizi sürdürürüz. ‘Åžuradadır, çalışmada ÅŸu aÅŸamaya gelinmiÅŸtir, şöyle olmuÅŸtur’ gibi bir ayrıntı vermem doÄŸru olmaz” yanıtını verdi.
“Demokrasi ve Özgürlükler Adası Türkiye’nin demokrasi hafızasının adasıdır”
AK Parti Sözcüsü Çelik, yarın, 27 Mayıs 1960 darbesinin 61’inci yılında, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleÅŸtirilecek AK Parti GeniÅŸletilmiÅŸ İl BaÅŸkanları Toplantısı’nda CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın yapacağı açıklamalara iliÅŸkin soru üzerine, bunun son derece önem verilen bir toplantı olduÄŸunu vurguladı.
27 Mayıs 1960 darbesinin Türkiye’deki bütün siyasi kötülüklerin, belaların kaynağı olduÄŸunu belirten Çelik, Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptığı dönemde “Hukukun katledildiÄŸi bu yerde keÅŸke hukuk fakültelerinin mezuniyet törenleri yapılsa” dediÄŸini anımsattı.
AK Parti’nin Türkiye’deki bütün vesayetlere, darbe kültürüne karşı mücadele ettiÄŸine dikkati çeken Çelik, “Yassıada, Demokrasi ve Özgürlükler Adası aynı zamanda uluslararası problemlerin çözülmesi için bir müzakere adası olarak da konumlandırılıyor. Ama esasında Türkiye’nin demokrasi hafızasının adasıdır.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Demokrasimizin hukuksal geleceÄŸiyle ilgili bir manifesto ortaya konulacak”
GeçmiÅŸte burada yakınlarını kaybetmiÅŸ ailelerin acılarının hala taze olduÄŸunu ve adanın açılışında da buna ÅŸahit olduklarını anlatan Çelik, “CumhurbaÅŸkanımızın büyük bir hayaliydi burayı Demokrasi ve Özgürlükler Adası haline çevirmek. Hukukun katledildiÄŸi yeri hukuk, demokrasi, siyaset bilincinin inÅŸa edildiÄŸi bir yer haline getirmek. Nitekim CumhurbaÅŸkanımızın baÅŸkanlığında Sayın Bahçeli’nin katılımıyla, bütün devlet, siyasi erkanın katılımıyla çok güçlü bir mesaj verilmiÅŸ oldu.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Sözcüsü Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AK Parti GeniÅŸletilmiÅŸ İl BaÅŸkanları toplantısını orada yapıyor oluÅŸumuzun çok önemli bir sebebi var. Hukukun katledildiÄŸi, BaÅŸbakanımızın, Bakanlarımızın ÅŸehit olduÄŸu bir sürecin önemli bir sembolü olan bu yerde tekrar demokrasiye baÄŸlılığımızı, teÅŸkilatlarımızın demokratik siyasete olan taahhüdünü, demokratik siyaset yolundan asla dönmeyeceÄŸimizi net bir ÅŸekilde söyleyeceÄŸiz. CumhurbaÅŸkanımızın yarın çok önemli bir konuÅŸması olacak. Gerek reformlarla Anayasa meseleleriyle ilgili, hukukun katledildiÄŸi yerde Türkiye Cumhuriyeti devletinin, demokrasimizin hukuksal geleceÄŸiyle ilgili bir manifesto, vizyon ortaya konulacak. Bütün deÄŸerli vatandaÅŸlarımızı CumhurbaÅŸkanımızın yarınki konuÅŸmasını dinlemeye davet ediyoruz.”
AK Parti Sözcüsü Çelik, Kovid-19 salgınıyla mücadelede düşen vaka sayılarına dikkati çekerek, tüm vatandaşlara maske-mesafe-temizlik konusunda hassas olmaları çağrısında bulundu.
Kaynak: AA
