CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: 14 Mayıs’ı yeni atılımlar yapacağımız Türkiye Yüzyılı’nın miladı olarak görüyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Mayıs'ı yeni atılımlar yapacağımız Türkiye Yüzyılı'nın miladı olarak görüyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Mayıs'ı yeni atılımlar yapacağımız Türkiye Yüzyılı'nın miladı olarak görüyoruz

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “14 Mayıs seçimi, tarihi bir dönüm noktası olacak. 14 Mayıs’ı yeni atılımlar yapacağımız Türkiye Yüzyılı’nın bir miladı olarak görüyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TVNET canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

14 Mayıs’taki CumhurbaÅŸkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri’ne 9 gün kaldığı anımsatılarak tabloyu nasıl gördüğünün sorulması üzerine ErdoÄŸan, hafta içi Karadeniz’de olduÄŸunu belirterek, meydanlarda muazzam bir coÅŸku olduÄŸunu ifade etti. ErdoÄŸan, “Bu coÅŸku bugün adeta pik yaptı. Van öyleydi, hele hele Erzurum benim siyasi hayatımda görmediÄŸim bir coÅŸkuyla bizi karşıladı. Sadece meydan deÄŸil havalimanından meydana gidene kadar yolun sağı, solu, her yönüyle otobüs yol almakta zorlanıyordu.” diye konuÅŸtu.

Rize, Trabzon, Ordu ve Samsun’da da vatandaÅŸların coÅŸkusunun tavan yaptığını bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Emniyetin verdiÄŸi rakam, Samsun’da 120 binin üzerindeydi, bugün Erzurum 130 bin civarındaydı. Böyle bir aÅŸk, böyle bir heyecan var. Pazar günü de inÅŸallah İstanbul mitingimizi yapacağız. Yarın Kayseri, Mersin mitinglerimiz var. Oralardaki vatandaÅŸlarımla kucaklaÅŸacağız. Seçime kadar da yoÄŸun bir tempoyla mitinglerimize devam edeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.

Gittikleri her yerde kendilerini büyük bir teveccühle karşılayan vatandaÅŸlara teÅŸekkür eden ErdoÄŸan, vatandaÅŸların 14 Mayıs’ı dört gözle beklediklerini söyleyerek, şöyle devam etti:

“14 Mayıs seçimi, tarihi bir dönüm noktası olacak. 14 Mayıs’ı yeni atılımlar yapacağımız Türkiye Yüzyılı’nın bir miladı olarak görüyoruz. Bu seçimlere sadece biz deÄŸil tüm dünya ayrı bir önem veriyor. Türkiye ile hesabını kapatamayanlar da 14 Mayıs’a gözünü dikmiÅŸ vaziyette. PKK’sından FETÖ’süne terör örgütleri, bay bay Kemal ve avanesinin 14 Mayıs için kendilerine verdiÄŸi umuda bel baÄŸlamış durumdalar. Ne diyorlardı? ‘Seçimi kazanacak bir adayla çıkmak lazım.’ Åžu anda tabii onu bir kenara koydular. Seçimi kazanıp kazanmaması artık önemli deÄŸil, önemli olan kiminle seçime gireceÄŸiz? PKK’sından FETÖ’süne derken bakıyorsunuz Kandil destek veriyor. Kandil’in dışındaki bütün terör örgütünün baÅŸları destek veriyor.

Tabii bunlar benim milletimin bir kenara koyacağı durum deÄŸil. 14 Mayıs’ta da gereken cevabı verecek. Bu bitmedi, Batılı medyada iÅŸi gücü bırakmış Türkiye’deki seçimleri ana gündm maddesi haline getirmiÅŸ durumda. Sürekli bay bay Kemal’i pohpohluyorlar. Niye? Sebebi ne? Türkiye’yi Batı’ya teslim etmeye söz verdiler. Batı’dan aferin almak için BBC’ye, ‘Batı’yla iliÅŸkileri öncelik haline getireceÄŸiz.’ diye demeç vermiÅŸ. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu çok açık bir ÅŸekilde Türkiye’nin deÄŸil, Batı’nın çıkarlarını öncelikli hale getireceÄŸiz mesajıdır. Biz bu ülkeyi siyasi ve ekonomik prangalarından kurtarmak için bugüne kadar çok mücadele verdik ve hamdolsun netice de aldık. Åžimdi bu bay bay Kemal birilerine ‘Biz Türkiye’yi yine size bağımlı hale getireceÄŸiz.’ diyerek kendi aklınca göz kırpıyor.”

“Milleti namerde biz muhtaç etmediÄŸimiz için ‘ErdoÄŸan gitmeli.’ diyorlar”

İngiliz The Economist dergisinin “ErdoÄŸan gitmeli” diye haber yaptığını hatırlatan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ErdoÄŸan gitsin diye uÄŸraÅŸanlar kimler? Terör örgütleri, tefeciler, emperyalistler, bu milleti namerde biz muhtaç etmediÄŸimiz için ‘ErdoÄŸan gitmeli.’ diyorlar. MaÅŸa olarak kullandıkları terör örgütlerine nefes aldırmadığımız için ‘ErdoÄŸan gitmeli.’ diyorlar. Bu teröristlerden ÅŸu anda Avrupa’da olanlar var mı? Bunlar oralara barındılar mı? Oralarda saklanıyorlar mı? Saklanıyorlar. IMF üzerinden bu ülkeye vurdukları prangaları söküp attığımız için ‘ErdoÄŸan gitmeli.’ diyorlar. Peki kim gelsin istiyorlar? Tam da bunların tersini vadeden bay bay Kemal gelsin istiyorlar. Milletim bunların hesabını inÅŸallah 14 Mayıs’ta çok güzel bir ÅŸekilde soracak.”

Muhalefetin ülkeye, millete deÄŸil de iktidara gelmesi için kendisine destek vadeden güçlere hizmet ettiÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Hep söylüyorum; 14 Mayıs seçimleri yerli ve milli Cumhur İttifakı ile koalisyon ve kaos masası arasında geçecektir. 14 Mayıs, büyük ve güçlü Türkiye hayali kuranlar ile birilerinden ‘aferin’ almak için takla üstüne takla atanlar arasında geçecektir. 14 Mayıs teröristleri inlerinde yok edenler ile teröristlerle kol kola yol yürüyenler arasında geçecektir. Ve yine 14 Mayıs, Ayasofya’yı özgürlüğüne kavuÅŸturanlar ile kutsallarımıza hakaret edenler arasında geçecektir. Ben milletime güveniyorum. Vatandaşım kutsalına el sürdürmeyecek, terörist sevicilere bu ülkeyi emanet etmeyecektir.” diye konuÅŸtu.

“İstanbul benim aÅŸkımdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazar günü yapacağı İstanbul mitingine ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:

“Malum hep söylerim İstanbul benim aÅŸkımdır. Siyasete İstanbul’da baÅŸladım ve yine İstanbul’da BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanlığı yaptım. İstanbul’u biz susuzluktan kurtardık. Çöp, çukur, çamur belalarından kurtardık. Peki İstanbul’u kimden aldık? CHP’den aldık. Benden önce orada CHP vardı. İstanbul’u milletimiz bize teslim etti ve İstanbul ondan sonra farklı bir İstanbul haline geldi. Basit bir örnek vereyim. Haliç’in halini bilirsiniz. Haliç, kokudan geçilmezdi. Ama biz o Haliç’i temizledik ve Alibeyköy’deki devasa bir taÅŸ ocağına Haliç’ten bütün dip çamurlarını pompayla aktardık. Yaklaşık 9,5 kilometre bir mesafeydi.

Åžu anda orası yaklaşık 500 bin metrekarelik alan haline geldi ve ÅŸimdi çocuk oyun parkları var. O duruma getirdik. Haliç’teki koku gitti. Åžimdi mevcut CHP’li Belediye BaÅŸkanı göreve geldi, maalesef Haliç tekrar kokmaya baÅŸladı. Çünkü bizim yaptığımız o operasyonu bu geri döndürdü. Tabii bizim bu operasyonumuz sıradan deÄŸildi. Biz aynı zamanda BoÄŸaz’ın suyunu da Haliç’e aktardık. Haliç’e o suyu aktarmakla oradaki o dönüşümü saÄŸladık. Dolayısıyla da Haliç’in suyunu temize döndürmek suretiyle Haliç çok daha farklı bir hale geldi. Yine İstanbul’da göreve geldiÄŸimizde doÄŸal gaz kullanım miktarı 50 bin civarındaydı ama biz bunu 1 milyon 200 bine getirdik.”

“Bodrum’da yaÅŸamak pek huzur vermez”

Yapılan çalışmaların İstanbullulara huzurlu bir yaÅŸam getirdiÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, Istranca DaÄŸları’ndan, yaklaşık 120 kilometre uzaklıktan su getirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

“İstanbul’a getirdiÄŸimiz bu içme suyuyla da İstanbul su konusunda bir huzura kavuÅŸtu. Çöp noktasında en ufak bir ÅŸey kalmadı. O da halloldu. Çukur gibi ÅŸeyler kalmadı, bunları hallettik. İstanbul, Habitat’ın ifadesiyle temizlikte dünyada sayılı ülkeler arasına girdi. Allah rahmet etsin Kadir Bey’le iyi bir süreç devam etti ama ÅŸu anda mevcut olan CHP’li Belediye BaÅŸkanı, İstanbul’u sel alıp götürüyor, o Bodrum’dan çıkıyor. Bodrum’da yaÅŸamak pek huzur vermez.”

AK Parti Büyük İstanbul Mitingi’nin Yenikapı Miting Alanı yerine ilk defa farklı bir yerde yapılacağının hatırlatılması üzerine ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Atatürk Havalimanı’nda yaptığımız operasyonların biri, Kovid döneminde, 1006 odalı Prof. Dr. Murat Dilmener Acil Durum Hastanesi’ni 3 ayda yaptık. Bu bizi çok rahatlattı. Bunun dışında ne dedik? ‘Millet bahçesi haline getireceÄŸiz.’ dedik. Bir taraftan da saÄŸ olsun Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanı’mız bunun çalışmalarını sürdürüyor. Ama bunun dışında da burayı biliÅŸim merkezi haline getirmek gibi bir hedefimiz var. Bunun dışında da uygun olan, müsait alanda da bu mitingi yapıyoruz.

Çünkü beyefendiler Yenikapı alanını özellikle Cumhur İttifakı’na, AK Parti’ye verme noktasında rahat deÄŸiller. Onlar da zannediyorum Maltepe’de yapacaklarmış, hayırlı olsun. Biz Atatürk Havalimanı’nda pazar günü dev mitingimizi yapacağız. Tabii Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde de inÅŸallah yüzyılın mitingini yapacağız. 14 Mayıs’ta İstanbul’da alacağımız sonuç İstanbullular için de geleceÄŸin müjdesi olacak.”

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’ni gençler için bilimin, teknolojinin ve geleceÄŸin sembolü haline getirdiklerini söyleyen ErdoÄŸan, ÅŸunları aktardı:

“Bay bay Kemal ne yapıyor? O da Atatürk Havalimanı’nı Amerikalılara verme vaadinde bulunuyor. Hatırlarsanız ekonomi için de Amerikalı bir isim bulmuÅŸlardı. Belki birkaç tane bilemiyorum. Gerçi adam gelmeye bile tenezzül etmemiÅŸti. Bunların toplantısına video konferansla baÄŸlanmıştı. Bay bay Kemal bunu da büyük bir teknoloji diye anlatmıştı. Her geçen gün bu zatın baÅŸka hangi mahfillere ne sözler verdiÄŸiyle ilgili bilgiler ortaya dökülmeye baÅŸladı. Sadece tefecilerle deÄŸil, terör örgütleriyle de pazarlığa oturmuÅŸlar. Tüm bunlar, bu zatın SSK’yi nasıl batırdıysa devleti de batıracağının iÅŸaretidir. Maalesef karşımızdaki koalisyon masasının birilerinden aferin almak için yapmayacakları hiçbir ÅŸey yok. Buna ülkeyi, devleti terör örgütlerine teslim etmek de dahildir. Varsın onlar bildikleri yolda ilerlesinler. Biz milletimizden duyacağımız, ‘Allah razı olsun’ duası için çalışmaya, çabalamaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki milletim bunlara fırsat vermeyecektir ve gerekli cevap 14 Mayıs’ta sandıklardan çıkacaktır.”

“Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde bunları yok ettik”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, TVNET canlı yayınında soruları yanıtladı. “Terör örgütleri varlık, yokluk mücadelesi veriyorlar. Bu örgütlerin seçimden önce veya sonra bir provokasyona kalkışabileceklerini düşünüyor musunuz? 14 Mayıs’tan sonra terörle mücadelede bizi ne bekliyor?” sorusuna ErdoÄŸan, “Bunlar zaman zaman GüneydoÄŸu Anadolu’da, doÄŸuda artık bazı yeni geliÅŸmelerin olduÄŸunu… Bir de bay bay Kemal bir ÅŸeyler fısıldıyor, ‘daha güzel, daha iyi olacak’ gibi. Bizse, milli güvenliÄŸimizi tehdit eden tüm terör örgütleriyle tarihimizin en büyük ve etkili mücadelelerini verdik.” cevabını verdi.

Vesayetin, darbecilerin, emperyalistlerin Türkiye’nin ayaklarına vurdukları prangaları birer birer kırdıkça, yeni ufukların açıldığını belirten ErdoÄŸan, bu sayede terörle mücadele stratejisinde köklü bir deÄŸiÅŸikliÄŸe gittiklerini söyledi.

Önce çözüm süreci ile bu meselenin suhuletle sona erdirilmesi ihtimalini sonuna kadar zorladıklarını anımsatan ErdoÄŸan, “Baktık ki bunlar uzattığımız eli ısırıyor. Bu sefer terörü kaynağında bitirme stratejisini devreye alarak, onların anlayacağı dilden konuÅŸtuk. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde bunları yok ettik. EÄŸer bunları biz, inlerinde vurmamış olsaydık, bugün söylüyor ya ‘bahar gelecek…’ Baharı biz getirdik zaten.” dedi.

Erdoğan, Güneydoğu ve doğuda baharı kendilerinin getirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bütün o inlerine girerek getirdik. EÄŸer o inlerine girmemiÅŸ olsaydık, bugün teröristler oralarda yine cirit atacaklardı. Ama ÅŸu anda bunların sesleri duyuluyor mu? Hepsi Kandil’e ÅŸu anda yığıldılar, varsa yoksa Kandil. Oradan sesleniyorlar. Fakat Kandil’i de bunların başına geçireceÄŸiz, o günler de yakın. Ne diyor? ‘Selo’yu çıkaracağız, Selo ne yaptı?’ diyor. Daha ne yapacak? Diyarbakır’da benim 51 Kürt vatandaşımı katledenler, öldürenler bunlar deÄŸil mi? Åžimdi onu çıkaracakmış, bay bay Kemal’e bak. Nasıl sen böyle bir ÅŸey söylersin? EÄŸer Türkiye bir hukuk devleti ise bu hukuk devletinin içinde sen kalkıp da istediÄŸin gibi atıp tutamazsın. Ve benim milletim sana zaten bu fırsatı da vermeyecek. Erzurum, Van bugün bunu söyledi. Yarın Kayseri’deyim, ben biliyorum ki Kayseri de aynı ÅŸeyleri söyleyecek. Kimden hangi desteÄŸi alırlarsa alsınlar, artık ülkemize zarar veremeyecekler.”

“Oynanan oyunu çok iyi biliyoruz”

Terörle, darbeyle kendilerini yıkamayacaklarını anlayan güçlerin, şimdi strateji değiştirdiğine dikkati çeken Erdoğan, Suriye sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun bunun somut örneği olduğunu kaydetti.

ErdoÄŸan, Türkiye’nin sınır ötesi harekatlarla bu kuÅŸatmayı 3-4 yerinden kırdığını hatırlatarak, ÅŸunları ifade etti:

“İnÅŸallah kalan kısımlarını da etap etap güvenli hale getireceÄŸiz. Dolayısıyla sınır ötesi harekatlarımız bitmiÅŸ deÄŸildir. Sadece doÄŸru zamanı bekliyoruz. Orada umduklarını bulamayanlar, bu defa senaryolarını, karşımıza çıkarttıkları bir masa aracılığıyla gerçekleÅŸtirmeye çalıştılar. PKK’sından FETÖ’süne tüm terör örgütlerinin heyecanlanmasının, 14 Mayıs için kendilerini ortaya atmalarının sebebi budur. Dikkat ederseniz, Kandil ne söylüyorsa, Pensilvanya ne söylüyorsa, siyasetçi görünümlü ele baÅŸları ne söylüyorsa, bay bay Kemal de aynısını söylüyor. Neredeyse her gün kendilerine bu tabloyu sorduk, bugüne kadar ‘PKK terör örgütüdür’ sözünü ağızlarından duymadık. Bay bay Kemal, hadi çık ‘PKK terör örgütüdür’ de, niye diyemiyorsun? Söyleyemiyor. Bir gün çıkıyor ‘cezaevindeki teröristleri salacağım’ diyor, ertesi gün ‘yurt dışındakiler özgürce Türkiye’ye dönecek’ diyor. Son günlerdeki telaÅŸları, pazarlıklarının ortaya çıkmasından kaynaklı. Ama terör örgütlerine yakayı kaptırdıkları için de geri dönemiyorlar. Ülkemizin üzerindeki planlarını terör örgütleri üzerinden hayata geçirmek isteyenler, bu treni de kaçırmak istemiyorlar.

Åžu anda KılıçdaroÄŸlu ve ortakları üzerinde oynanan oyunu biz çok iyi biliyoruz. Ama bir kez daha söylüyorum, baÅŸaramayacaklar. Kimse boÅŸ hayallere kapılmasın. Ne Türk milleti teröristlerin salınmasına izin verir ne de güvenlik güçlerimiz terör örgütlerine nefes alacak imkan tanır. Bizim için terörle mücadelenin 14 Mayıs öncesi, sonrası yok. Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün önündeki tüm engelleri aÅŸana kadar, bu mücadele Allah’ın izniyle sürecek. Seçim öncesi ve sonrasında terör eylemi ya da provokatif bir hadisenin yaÅŸanmaması için güvenlik güçlerimiz ÅŸu anda canla baÅŸla çalışıyor.”

“Aradaki anlaÅŸmalardan herkes haberdar”

“Terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı HDP hem mitinglerde hem canlı yayınlarda Kemal KılıçdaroÄŸlu’na oy istiyor. ‘İmralı tecridinin kapısını parçalayacağız’ diyenler, ‘Afrin’i geri alacağız’ sözü verenler, özerklik vadedenler var. DiÄŸer taraftan Deva Partisi Genel BaÅŸkanı Ali Babacan ‘YPG ile PKK aynı ÅŸey deÄŸil.’ dedi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna ErdoÄŸan, “Her ÅŸeyden önce bay bay Kemal terör örgütünü ve siyasi uzantısını öyle bir cesaretlendirdi ki herkes kalbindeki ve aklındakini söylemekten artık çekinmiyor. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki koalisyon masası seçim kampanyası deÄŸil, sanki teröristlere özgürlük kampanyası yapıyor. Dikkat edilirse ‘yüzyılın hesabını soracağız’ diyor.” yanıtını verdi.

ErdoÄŸan, HDP’lilerin, KılıçdaroÄŸlu’nun kapalı kapılar arkasında kendilerine birtakım sözler verdiÄŸini açıkça ifade ettiÄŸini kaydederek, “O sözlerin ne olduÄŸu, yapılan açıklamalarla bir bir ortaya çıkıyor. Uzunca bir süre ortaklığı gizlemeye çalışsalar da HDP’nin başından beri bu masanın kurucusu olduÄŸu ortadaydı. Bu kaos masasının müdavimleri, cumhurbaÅŸkanlığı pazarlığı, koltuk pazarlığı, bakanlık pazarlığı yapıyorlar. Bay bay Kemal herkese bir ÅŸeyler dağıtırken, terör örgütü mensuplarını da ihmal etmiyor.” diye konuÅŸtu.

“Parlamentoda bunlarla bir saat ne görüştüler? Açıkla. Ama açıklayamadı.” diyen ErdoÄŸan, konuÅŸmasına şöyle devam etti:

“Cezaevlerini boÅŸaltmaktan, kamudan attığımız terör örgütü yandaÅŸlarını yeniden devlete doldurmaktan söz ediyor. Londra’daki tefeciler de yeniden ülkemizi avuçlarının içine almanın hesabını yapıyor. Bu hesabın içinde herkes var, bir tek milletimiz yok. Bay bay Kemal ve terör örgütü yöneticilerinin söylem birliÄŸi içinde olmaları gerçekten vahim bir tablodur. Terör örgütünün sözcüleri ‘100 yıllık Cumhuriyeti yıkacağız, deÄŸiÅŸtireceÄŸiz’ diyor ama CHP’den bir kiÅŸi de çıkıp buna itiraz etmiyor. Masanın etrafında olanlardan itiraz eden yok. HDP’liler CHP’ye aÄŸza alınmayacak sözler sarf ediyor ama bay bay Kemal o hakaretleri sineye çekiyor. Sadece KılıçdaroÄŸlu deÄŸil, yanlarındakiler de terör örgütlerinin ve HDP’nin hakaretleri karşısında sessizliÄŸe gömülmüş durumdalar. Belli ki bu iÅŸin gizlisi, saklısı kalmadı. Aradaki anlaÅŸmalardan herkes haberdar.

‘Ülkeye ÅŸu yeniliÄŸi getireceÄŸiz, yatırım yapacağız’ dediklerini duyan var mı? Sadece ÅŸunları diyorlar, ‘Borç alacağız, eskiye döneceÄŸiz, teröristleri salacağız, ErdoÄŸan’dan kurtulacağız.’ BaÅŸka vaatleri yok. Bizim milletimiz bunların peÅŸinden gitmez. Teröristlerle beraber hareket edenlere de ben inanıyorum ki yetki vermez. Sen, teröristlere kucak açarsan, yol yürürsen eninde sonunda o teröristler gelir, boynuna kemendi vurur. Bunların dertleri millete hizmet deÄŸil, hatta ErdoÄŸan’dan kurtulmak da deÄŸil. Bunların tek derdi, ülkeyi siyasetiyle, ekonomisiyle, güvenliÄŸiyle projelerine teslim etmek. Ama bunu da baÅŸaramayacaklar.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, TVNET canlı yayınında gündeme iliÅŸkin soruları yanıtladı. CumhurbaÅŸkanı adayı ve CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun Van mitingindeki görüntüler ile burada atılan sloganların anımsatılmasının ardından deÄŸerlendirmesi sorulan ErdoÄŸan, “Allah kimseyi partisinin bayrağıyla terör örgütünün paçavralarını yan yana getirecek zillete düşürmesin.” dedi.

Van’daki söz konusu mitingde terörist başı Öcalan ve terör suçlusu eski HDP EÅŸ Genel BaÅŸkanı Selahattin DemirtaÅŸ lehine sloganlar atıldığını, hatta terör örgütü PKK’ya destek veren “DiÅŸe diÅŸ, kana kan” diye sloganlar yükseldiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Neresi burası? Türkiye. Neresi? Van. Peki burada kimler var? İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı burada konuÅŸma yapıyor. Güya siyasi parti yöneticileri burada konuÅŸma yapıyor. Nasıl olur da ‘DiÅŸe diÅŸ kana kan…’ böyle bir sloganının atılmasına müsaade edilir. Elbette emniyet birimlerimiz bu durum karşısında gereÄŸini yaptı, yapıyor. Peki bu görüntülere CHP’den, bay bay Kemal’den bir itiraz geldi mi? Hayır. CHP’ye gönül vermiÅŸ vatandaÅŸlarımı da rahatsız eden bu görüntü, bilakis KılıçdaroÄŸlu ve avanesini ziyadesiyle mutlu etmiÅŸe benziyor. Öyle mutlu olmuÅŸlar ki terör örgütünün paçavralarını sallayanlara terör örgütünün iÅŸaretiyle karşılık veriyorlar. Böylece kapalı kapılar ardında yaptıkları pazarlığa, anlaÅŸmaya sadık olduklarını da gösteriyorlar.”

Seçim günü yaklaştıkça bütün boyaların döküldüğüne dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Terör örgütüyle ortak olursan, pazarlık yaparsan, onların iÅŸaretine sahip çıkar emellerini de paylaşıyorsun demektir. Terör örgütü bunları, adeta kendisine benzetti. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduÄŸunu. Bu kadar basit. Hepsi terör örgütünün jargonuyla ÅŸu anda konuÅŸmaya baÅŸladılar. Öyle bir durum ortaya çıktı ki, akıl alır gibi deÄŸil. Biri terör örgütünün iÅŸaretini yapıyor, bir diÄŸeri kürsüden mermi saçıyor, boÅŸ kovanları sallıyor. Neresi burası? Parlamento. Hangi terör örgütüne, masada kime ne söz verdiklerini unuttukları için her ÅŸeyi birbirine karıştırıyorlar. Elleriyle kalp iÅŸareti mi yapacaklar, terör örgütünün iÅŸaretini mi yapacaklar bilemez duruma düştüler. Ülkemizin batısında ayrı, doÄŸusunda ayrı konuÅŸuyorlar. KılıçdaroÄŸlu, Diyarbakır Anneleri’ne gitsin de ‘DemirtaÅŸ’ı serbest bırakacağım’ desin. Diyemez. Hamdolsun milletimiz her ÅŸeyin farkında ve sandıkta bunlara dersini vereceÄŸi günü bekliyor. Bundan da hiç endiÅŸem yok.”

“Tereddüde yer vermeyecek ÅŸekilde öndeyiz”

Seçim sürecindeki anketlerle ilgili bir soru üzerine Erdoğan, tekniğine uygun yapılan her anketin kendilerinin önde olduğuna zaten işaret ettiğini söyledi.

“Hem cumhurbaÅŸkanlığı hem de Meclis seçimlerinde tereddüde yer vermeyecek ÅŸekilde öndeyiz.” diyen ErdoÄŸan, milletin, hizmet ve eser siyasetinin hakemliÄŸini 21 yıldır çok iyi yaptığını, yine yapacağını vurguladı.

ErdoÄŸan, “Vatandaşım, kimin yapıcı ve yenilikçi, kimin yıkıcı ve eskici olduÄŸunu çok iyi görüyor.” dedi.

Bu seçimlerin bir özelliğinin olduğunu dile getiren Erdoğan, büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kalındığını, 11 vilayetin bu depremi yaşadığını ve deprem bölgesinin insanlarının, İstanbul, Ankara ve buna benzer birçok yerlere ister istemez göç etmek durumunda kaldığını anımsattı.

Bunun bir yerde de adeta şehirlerin boşalması demek olduğunu dile getiren Erdoğan, konteyner kentlerle de bunları mümkün olduğunca telafi etmenin gayreti içinde olduklarını ifade etti. Şehirlere tekrar geri dönenlerin olduğunu, kendi evinde oyunu kullanma gayreti içinde olanların bulunduğunu belirten Erdoğan, İstanbul, Ankara, buna benzer diğer vilayetlere giden vatandaşların da oralarda kayıtlarını yapmak suretiyle oylarını kullanma gayreti içinde olacaklarını söyledi.

“Bu onlar için çok yanıltıcı bir cevap olacak”

Kamuoyu yoklamasını meydanlarda yaptıklarını anlatan ErdoÄŸan, “Meydanlar, Cumhur İttifakı ve AK Parti’nin üstünlüğünü adeta haykırıyor.” diye konuÅŸtu.

AK Parti’nin İzmir mitingine katılan vatandaÅŸların sayısına da dikkati çeken ErdoÄŸan, İzmir’in, KılıçdaroÄŸlu’nun milletvekili olduÄŸu il olduÄŸunu anımsattı.

İzmir’de CHP’li belediyenin yaptığı bir hizmetin olup olmadığını soran ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“İzmir’de de çöp, çukur, çamur, susuzluk… Körfez, ÅŸu anda rezillik, kokuyor. Kim yapacak bunu? Belediyenin yapması lazım. Peki belediye böyle bir adım attı mı? Yok. Yine İzmir dendiÄŸi zaman akla İstanbul geliyor. Niye? İstanbul-İzmir arası 7,5 saatti. Ama biz attığımız adımlarla İstanbul-İzmir arasını 3 saat 15 dakikaya indirdik. Manisa-İzmir arasında meÅŸhur Sabuncubeli Tüneli var. Bu tüneli yaptık. Bütün bunlar benim milletimin gözünden kaçmıyor. BindirilmiÅŸ kıtalarla yapılan mitingler deÄŸil. Tam aksine İzmir’in kendi özbeöz halkı AK Parti mitinginde her ÅŸeyini ortaya koydu. Görünen bu, tablo bu. Onlar da malum kendi ittifaklarıyla oraya toplandılar, bir araya geldiler. Fakat bu onlar için inÅŸallah çok çok yanıltıcı bir cevap olacak.”

“Yalanların hiçbirini umursamadık”

Masabaşı anketlerle, sosyal medya kampanyalarıyla seçim kazanılmayacağını Kılıçdaroğlu ve avanesinin bir kez daha anlayacağını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her iÅŸi yalan dolan olan ana muhalefetin açıkladığı anketlerin de yalan olduÄŸunu 14 Mayıs’ta halkımız görecek. Bunlar 21 yıldır her seçim öncesi kendi masabaşı anketlerinde hep birinci çıkıyorlardı. Ama hiçbir seçim sonucu öyle olmadı. Biz kendi yaptırdığımız bilimsel anketlerin sonuçlarını bildiÄŸimiz için bu yalanların hiçbirini umursamadık. Milletimiz sandıkta hep AK Parti’ye, ÅŸahsıma teveccühle zafer kazandırdı. AK Parti çünkü gönüllerin partisi. CHP ise yalan anketlerin, algı operasyonlarının partisi.

Sosyal medyada bir video, bilmem kaç defa izlendi, diye mutlu oluyorlar. Gerçi orada da foyaları ortaya çıktı. Sahte hesaplarla sosyal medyada at koÅŸturdukları havasını yayıyorlardı. Hesaplarını ele geçirdikleri insanların nasıl dolandırıldıkları da ayrıca utanç hanelerine yazıldı. Kurdukları düzen ortaya çıkınca tabii o rakamların hepsi çöp oldu. Tıpkı bunun gibi anket firmaları da para karşılığı bunlara mutlu olacakları sonuç veriyor.”

“Yapay sonuçlara kendileri de inanıp atıp tutuyorlar”

Dijital medya üzerinden yaptırılan sahte anketlerin de bulunduÄŸunu anımsatan ErdoÄŸan, “Orada da yine trol hesaplar üzerinden kendi lehlerine sonuç çıkartıp algı yapmaya çalışıyorlar. İşin komik yanı, sonra da o sosyal medya anketlerindeki yapay sonuçlara kendileri de inanıp atıp tutuyorlar. Biraz daha sabırlı olsunlar diyorum. Bu millet esas anket sonucunu 14 Mayıs’ta verecek.” dedi.

Bir gazetecinin, “Sonra da sandıktan çıkan sonuca inanmakta zorluk çekiyorlar.” ifadesine karşılık ErdoÄŸan, “Öyle, buna da ÅŸimdiden baÅŸladılar zaten. Yüksek Seçim Kurulu’nun güvenilirliÄŸinden bahsediyorlar. Böyle saçma sapan yaklaşım olur mu?” diye konuÅŸtu.

“Sandıkta yenileceklerini anlayınca sosyal medya manipülasyonlarına sarıldılar”

Yeni Åžafak gazetesinde yer alan, CHP’nin sosyal medyadaki trol aÄŸlarıyla seçime yönelik dezenformasyon çalışması yürüttüğü yönündeki haberin hatırlatılması üzerine ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:

“Bunların anlamadıkları ÅŸu. Seçim, sosyal medyada trol ordularıyla deÄŸil, sandıkta milletle kazanılır. Sandıkta yenileceklerini anlayınca sosyal medya manipülasyonlarına sarıldılar. Özellikle de gazetenizde bu yalan tezgahını nasıl döndürdüklerini ben de bugün okudum. Bu düzenbazlığı ortaya döktüğünüz için ben sizi tebrik ediyorum. Ne yapıyorlar? Sandık güvenliÄŸine gölge düşürmek için organizasyon kurmuÅŸlar. Adeta yalan haber makinesi gibi üretim yapıyorlar. Sahte isimler ve fotoÄŸraflarla hesaplar açarak sosyal medyada 40 milyon kiÅŸiye ulaÅŸan bir ÅŸebeke kurmuÅŸlar. Bir defa bu da yalan. Yani 40 milyon kiÅŸiye nasıl ulaşıyorsun? Bu ne demek? Anne kucağındaki çocuklar da herhalde bu 40 milyonun içindedir. Böyle bir saçmalık olur mu?

Ortada milyonlarca insan varmış gibi gözüküyor. Ancak bu hesapları sadece birkaç kiÅŸi kullanıyor. Bunlar provokasyona yol açacak her türlü fitneyi, dezenformasyonu, yalanı bu hesaplardan yapıyorlar. Hesabın fotoÄŸrafına bakıyorsunuz bir kadın görünüyor ama gerçekte hesabı kullanan kiÅŸi erkek çıkıyor. Aynı anda bir sürü hesabı kullanıyorlar. İşleri tamamen bu. Tam bir ÅŸebeke yani. İşte sizin de haberinizde anlattığınız gibi bu trol ordusu, bay bay Kemal’e çalışıyor. Bayağı da para veriyorlar. Bunlarla güya milletin aklını karıştırmaya çalışıyorlar.”

“Bay bay Kemal bırak bu iÅŸleri de mücadeleni delikanlıca ver”

Orman yangınlarında, depremlerde ve diğer bazı hassas dönemlerde de bu hesapların her türlü fitneyi, fesadı ortaya koyduğunu söyleyen Erdoğan, bu hesapların, depremzede gibi davranıp insanları kandıran binlerce tweet attıklarına da işaret etti.

ErdoÄŸan, adına “köleleÅŸtirilmiÅŸ hesaplar” denilen hesapların da yine devreye sokulduÄŸunu söyledi.

Sosyal medyada gerçek insanların hesaplarını bir şekilde çalıp sonra da buralarda kendi propagandalarıyla ilgili paylaşımlar yapıp hesap sahibi fark etmeden onları da geri sildiklerini aktaran Erdoğan, sosyal medya kullanıcılarının bundan haberinin bile olmadığını anlattı.

“Åžeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemleri görüyorsunuz.” diyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Bunun adı sahtekarlık deÄŸil mi? Bunun adı hırsızlık deÄŸil mi? Bay bay Kemal bırak bu iÅŸleri de mücadeleni delikanlıca ver. Bunların aÄŸababaları farklı ülkelerde seçimleri etkilemek için hep böyle sahte, algı operasyonları yaptılar. Yani bizim muhalefete bu aklı da dışarıdan veriyorlar. Tabii suçüstü yakalanınca bunu örtmek için kalkıyor bize kara çalıyor, benim çalışma arkadaÅŸlarıma tehditler savuruyorlar. Halbuki hile sizde, hurda sizde, yalan, dezenformasyon sizde, algı operasyonları sizde. ‘KiÅŸi kendinden bilir iÅŸi.’ derler. Bunlar, kendi kirlerini, paslarını etrafa bulaÅŸtırmaya çalışıyorlar. Ama emin olun bunu bile beceremiyorlar. Baksanıza ellerine yüzlerine bulaÅŸtırdılar. Siyaseti kirlettikleri gibi sosyal medyayı da kirletiyorlar.

Biz siyasetimizi tıklanma sayıları için, sanal alemdeki etkileÅŸim için yapmıyoruz. Biz siyaseti, gönüllere girmek, insanımızın kalbinde ve mantığında doÄŸru ÅŸekilde yer almak için yapıyoruz. Biz büyük ve güçlü bir ülke yönettiÄŸinin bilincinde bir siyasi partiyiz. Sosyal medyada elbette biz de varız ama CHP gibi yalanın yuva yaptığı sosyal medya hesaplarını yöneten ‘bot partisi’ deÄŸiliz. Burayı sadece yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlattığımız bir mecra olarak görüyor, öyle de kullanıyoruz.”

Yurt dışı seçmenlerin seçimlere katılımlarının yüksek olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, “Avrupa, geçen yıla göre ÅŸu anda çok farklı. Ciddi manada bir katılım ÅŸu anda yurt dışında söz konusu. Ben inanıyorum ki yurt dışındaki oy kullanımında inÅŸallah özellikle Cumhur İttifakı’na verilecek oy, Cumhur İttifakı’na verilecek destek, bundan öncekilerle mukayese edilemeyecek derecede fazla olacak.” dedi.

Muhalefetin savunma sanayisinde atılan adımlara yönelik eleÅŸtirilerinin arkasında hangi gerekçelerin bulunduÄŸu sorusu üzerine ErdoÄŸan, “TEKNOFEST’te toplam ziyaretçi sayısı 2,5 milyondu. Bu tabii bunları çılgına döndürüyor. Çünkü gelenlerin kahir ekseriyeti genç. Bir taraftan da diyorlar ki ‘Gençler bize destek verecek’. Nerede size destek verecek? Gençler ortada. 2,5 milyon genç. Bunun nereden bakarsan bak, en az 1,5 milyonu hatta daha fazlası TEKNOFEST’e geldi.” ifadesini kullandı.

Muhalefetin savunma sanayisine çılgınca saldırdığını belirten ErdoÄŸan, İHA’ların, SİHA’ların, Akıncı’nın ve Kızılelma’nın, muhalefeti rahatsız ettiÄŸini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Diyorlar ki ‘ErdoÄŸan bunun kayınpederi. ErdoÄŸan bunlara destek veriyor’. Ben o zaman diyorum ki eÄŸer samimiyseniz, dürüstseniz çıkın ÅŸu anda devletten Baykar grubuna verilen destek nedir bunu açıklayın. Bunu açıklayamıyorsunuz. Bu namus meselesi. Allah rahmet etsin, dünürüm bu iÅŸlerde bırakın kredi almayı, arsa noktasında dahi devletin arsalarından veya arazilerinden kesinlikle kabullenmezdi. ‘Paramı veririm, ben öyle arsa sahibi olurum’ derdi. Hep böyle gitmiÅŸtir. Åžu anda çocuklar da öyle. Aynen babanın gittiÄŸi izden gidiyorlar.”

“Mesele, Türkiye’nin kendi iradesi ve gücüyle bu baÅŸarıları kazanıyor olması”

Muhalefetin, Atatürk Havalimanı ile ilgili attıkları adımdan da rahatsızlık duyduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Orada dünyaya bir görüntü veriyoruz. Nedir bu? Savunma sanayinde biz nereden nereye geldik, bunu gösteriyoruz. Bunun yanında bir de gençliÄŸimiz, halkımız ‘Ya ben neymiÅŸim? Ya bizde bunlar da mı var’. Bunu görüyor. Bakıyorsunuz iÅŸte orada İHA, SİHA, Akıncı ve bütün bunlarla beraber ÅŸimdi zirve yapan Kaan. Åžimdi onu da çıkardık. Bu da tabii TUSAÅž’ın önemli bir adımı. Bunlar niye rahatsız ediyor? Bunlar rahatsız olsa da olmasa da mesele, bir öz güven meselesidir. Bunların rahatsızlığı, yapılan iÅŸlerden deÄŸil, bu iÅŸlerin ülkemize ve milletimize kazandırdığı öz güvenden dolayıdır. Aynı iÅŸleri küresel firmalar yapsa ve bize parasıyla satsaydı emin olun hiçbirinin sesi çıkmazdı. Burada mesele, Türkiye’nin kendi iradesi ve gücüyle bu baÅŸarıları kazanıyor olmasıdır.” diye konuÅŸtu.

Bu araçların artık tüm mühimmatlarının da yerli ve milli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, 21 yıldır sürdürdüğü Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde bütün bu kazanımların elde edildiğini dile getirdi.

ErdoÄŸan, Havelsan, Aselsan ve Roketsan’ın ciddi manada üretimler yaptığına iÅŸaret ederek, ÅŸu görüşleri paylaÅŸtı:

“Åžimdi çıkmış masanın etrafındakilerden bir tanesi, ‘Ben bunlara iÅŸte destek verdim’ diyor. Ne verdin? Sen ne yaptın da verdin? Çık açıkla, ‘Åžunu verdim’ de. Baykar’a ne verdin? Havelsan, TUSAÅž bunlarla ilgili, Roketsan’la ilgili ne yaptın? Açıkla. Senin ne yaptığını bu millet çok iyi bilir. Hele hele ben çok daha iyi bilirim. Çünkü senin dün söylediÄŸini, bugün inkar ettiÄŸini biz iyi biliyoruz. Biz savunma sanayinde bugüne kadar elde ettiÄŸimiz baÅŸarıları CHP zihniyetinin ve FETÖ’nün engellemelerine raÄŸmen elde ettik. Onların ne dediklerine bakmadık. Sadece yaptığımız iÅŸ milletin hayrına mı, faydasına mı olacak ona baktık. Savunma sanayi atılımlarımızın saÄŸladığı faydaları da terörle mücadelede görüyoruz. Ama tabii savunma sanayinde attığımız her adım zor oldu. Bugün niçin çıldırıyorlar? Sen Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de gireceksin bunların inlerine, bunlar sana ‘HoÅŸ geldin’ derler mi? Onun için de ne diyorlar? Bay bay Kemal açıklama yapıyor, ‘S-400’ü biz gelince depoya kaldıracağız’. Kafaya bak. Bu S-400’ler nedir? Savunma sistemleri. Nasıl depoya kaldırırsın? Sana bu yetkiyi kim veriyor? Zannediyor ki bu iÅŸler böyle yolda geçerken buldum. Hayır. Zaten böyle bir imkanı benim milletim sana vermeyeceÄŸi gibi kalkıp bu tür çok çok stratejik ürünlerin elden çıkmasına da fırsat vermeyecektir.”

İktidara geldiklerinde, savunma sanayisindeki yerlilik ve millilik oranının yüzde 20 seviyesinde olduÄŸunu anımsatan ErdoÄŸan, bunu yüzde 80’e çıkardıklarını, bu oranı daha da artıracaklarını anlattı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 2002’de savunma sanayisinde 62 proje yürütülürken, bugün bu sayının 750’yi geçtiÄŸini ve bu projelerin 5,5 milyar dolar olan bütçesinin de bugün 75 milyar dolar seviyesine çıktığını vurguladı.

Bunları, AK Parti hükümetlerinin gerçekleÅŸtirdiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, en son hayata geçirdikleri projelerden Hürjet’in ilk uçuÅŸunu baÅŸarıyla gerçekleÅŸtirdiÄŸini, insansız savaÅŸ uçağı Kızılelma’nın irtifa testlerinin sürdüğünü, dünyanın ilk SİHA gemisi vasfını taşıyan TCG Anadolu’nun, Denize Kuvvetleri’ne teslim edildiÄŸini kaydetti.

“Türkiye’nin cari açık konusu daha çok enerjiden kaynaklanıyordu”

ErdoÄŸan, muhalefetin ekonomi vaatleri ve Batı’nın 14 Mayıs seçimlerine verdiÄŸi öneme iliÅŸkin soru üzerine, Türkiye’nin cari açık vermesinin, daha çok enerjiden kaynaklandığını ve borçlanmanın yarısının enerjiyle ilgili olduÄŸunu ifade etti.

Bu konuyla ilgili Rusya ile farklı adımlar atıldığına ve doÄŸal gazın Türkiye’nin en önemli borçlanma ürünü olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Tabii bu Karadeniz doÄŸal gazı, Gabar (petrolü); bu iki önemli adım, bizi ciddi manada rahatlatacak.” sözlerini sarf etti.

Türkiye’yi, ilk imzasını CHP’nin attığı IMF tuzağından kendilerinin kurtardığını belirten ErdoÄŸan, “BaÅŸbakanlığım döneminde Davos’tayız. Davos’ta bu Bebecan, o da benimle beraber o zaman ve IMF BaÅŸkanıyla konuÅŸuyoruz. Dedim ki ‘Siz alacaklarınızı tahsil ediyor musunuz? ‘Ediyoruz’ dedi. ‘Fakat siz benim görevimi de üstleniyorsunuz. Türkiye’nin baÅŸbakanı benim. Türkiye’yi ben yöneteceÄŸim. Siz deÄŸil. Siz alacağınızı tahsil ediyorsunuz. Dolayısıyla buna devam. Ama ülkemin yönetimine, siyasi kararları almasına asla müdahale edemezsiniz’ dedim.” ifadesini kullandı.

ErdoÄŸan, Türkiye’nin 2013’te IMF’ye olan 23,5 milyar dolar borcunu sıfırladıklarını anımsatarak, o dönem 27,5 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervinin bugün 115 milyar dolara ulaÅŸtığını aktardı.

Merkez Bankasının dolar rezervinin artacağına inandığını kaydeden ErdoÄŸan, muhalefetin kendilerine “IMF’den borç alın” tavsiyesinde bulunduÄŸunu, ancak buna baÅŸvurmadıklarını söyledi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin ÅŸu an IMF’ye borcunun olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’ye önce borç sonra buyruk vermeye alışanlar, mayıs 2013’ten sonra saldırılarını artırdı. Gezi olayı, Çukur eylemleri, terör saldırıları, kur döviz saldırıları, darbe teÅŸebbüsleri… Tüm bunlara milletimizin desteÄŸiyle biz karşı koyduk. Bağımsız ekonomik adımlar attık. Finans sistemimizi güçlendirdik. Merkez Bankamız rekorlar kırdı. Bankacılık sistemimizin sermayesini tahkim ettik. Küresel ekonomik krize raÄŸmen ekonomisi büyüyen birkaç ülkeden biri olduk. Tüm bunlara karşılık bay bay Kemal ne yaptı? Tekrar ekonomisi kırılgan, savunması dışa bağımlı bir ülke haline gelmemiz için kapı kapı dolaÅŸtı. İnanın bunlar boÅŸ. Kimse bay bay Kemal’e deÄŸer vermez. Neyi verecek? Adam diyor ki ‘300 milyar dolar getireceÄŸim’. Ne karşılığında getiriyorsun? Tefeciler buna güya söz vermiÅŸler. Tefecilerin verdiÄŸi sözle para getirecekmiÅŸ. Bu zat biliyorsunuz, baÅŸarısızlığının kitabını yazmış birisidir. Kitap deÄŸil, broşür. SGK’nın başındayken böyle bir broşür yazdı. Yarım asra yaklaÅŸan siyasi hayatımda ülkesini borçlandırma vaadiyle ortada dolaÅŸan baÅŸka bir siyasetçi görmedim. Batı’nın 14 Mayıs seçimlerine ilgisi de buradan kaynaklanıyor. Önce borç sonra emir verecekleri aparat olarak bay bay Kemal’i seçtiler.

Makam, koltuk hırsları da koalisyon masasını birilerinin oyuncağı haline getirdi. Biz enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için attığımız adımlarda karşımızda bunları bulduk. Allah’a hamdolsun, milletimiz tüm bu adımlarımızın faydalarını görüyor, hissediyor, yaşıyor. Mesela Karadeniz gazı. Bu kaynak bizi sadece enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmayacak, enerjide üretici ülke konumuna girmemizle oluÅŸacak refah artışı hayatın tüm alanlarına yansıyacak. Her bir vatandaşımız cebinde, mutfağında bunun faydalarını görecek. Åžimdiden zaten görmeye baÅŸladı.”

“Aileyi korumak, gençleri korumak için bir yasal düzenleme olacak mı?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, bunun için anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸini teklif olarak getirdiklerini, çünkü ailenin kendileri için olmazsa olmaz olduÄŸunu ifade etti.

Milletin bunu çok iyi deÄŸerlendirmesi gerektiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, CHP’nin, İYİ Parti’nin, HDP’nin, LGBT’ci olduÄŸunu söyleyerek, “Bunun yanında bazı küçük partiler de var. Onlar da LGBT’ci. EÄŸer deÄŸillerse çıksınlar açıklasınlar. Ama AK Parti, asla LGBT’yi semtine uÄŸratmaz, Milliyetçi Hareket Partisi uÄŸratmaz. Cumhur İttifakı böyle bir ÅŸeyi asla semtine uÄŸratmaz.” diye konuÅŸtu.

“Çünkü aile bizim kutsalımızdır” diyen ErdoÄŸan, güçlü milletlerin, güçlü ailelerden oluÅŸtuÄŸunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“EÄŸer güçlü aileniz yoksa güçlü bir millet kuramazsınız. Toplumumuzun bel kemiÄŸi aileyi, gözümüzün nuru evlatlarımızı LGBT gibi sapkınlıklardan korumak bizim için esastır. Aynı zamanda aileyi güçlendirmeyi de kendimize sorumluluk addediyoruz. Türkiye’de aile ismiyle bir bakanlığı biz kurduk. Sosyal yardım programlarımızın ana gayesi hep aile kurumunu ayakta tutmak olmuÅŸtur. Åžimdi yeni bir adım daha atıyoruz, bu doÄŸrultuda yapılacak çalışmaların finansmanı için Aile ve Gençlik Bankası kuruyoruz. ‘Sayın BaÅŸkan, bu nereden çıktı’. Yıllarca önce BaÅŸbakanlığım döneminde bir Norveç seyahatinde Norveç BaÅŸbakanıyla, onların biliyorsunuz petrol rezervleri falan çok çok güçlü… ‘Yüzde itibarıyla buranın gelirinin yüzde 25’ini biz gençliÄŸin geleceÄŸine yönelik rezerv olarak kullanıyoruz. Bu baÅŸka bir yerde kullanılmazdı’. Åžimdi biz de Aile ve Gençlik Bankası’nı bunun için kuruyoruz. İşte diyelim ki Gabar’da çıkan petrol. Öbür tarafta doÄŸal gaz. Bütün buranın gelirinin belli bir bölümünü biz bu bankada rezerv edeceÄŸiz. Buradan ailelere, buradan gençlere, bu banka üzerinden ev hanımlarına ve gençlerimize destekler vereceÄŸiz. Ev hanımlarımızı, sigorta primlerinin 3’te 1’ini ödeyerek emekli edeceÄŸiz.”

Erdoğan, her ailede gençler başta olmak üzere en az bir çalışanın olmasını sağlayacaklarını belirterek, kadın ve genç istihdamına özel önem vermeyi sürdüreceklerini söyledi.

Hayata geçirecekleri gelir tamamlayıcı aile destek sistemiyle hiçbir hanenin gelirinin belirli bir seviyenin altına düşmemesini temin edeceklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Gençlerimizin evlenmelerini, yuva kurmalarını kolaylaÅŸtıracağız. Yeni evlenen çiftlere 2 yılı geri ödemesiz, 48 ay vadeli 150 bin lira faizsiz evlilik kredisi vereceÄŸiz.” bilgisini paylaÅŸtı.

Hayata geçirecekleri Aile Koruma Kalkanı Programı’nın da son derece önemli olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “GençliÄŸimiz üzerinde emelleri olanlara, aile yapımızı bozarak Türkiye’yi çökertmek isteyenlere, fırsat vermeyeceÄŸiz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Çok kapsamlı bir ÅŸehircilik hamlesini hayata geçiriyoruz”

KahramanmaraÅŸ merkezli 6 Åžubat’ta yaÅŸanan depremlerin etkilediÄŸi 11 ildeki inÅŸa ve ihya çalışmalarına da deÄŸinen ErdoÄŸan, depremin öncelikli gündemleri olmaya devam ettiÄŸini belirtti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ÅŸifa dileyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu arada enkaz kaldırma çalışmalarında diyebilirim ki artık sona geliyoruz. Ama kalıcı konutların yapımında da iÅŸte ÅŸu yoÄŸun konut yapımları da devam ediyor. Åžu anda TOKİ’nin yapmakta olduÄŸu konutları da görüyoruz. Åžimdi TOKİ’ye de kafayı takmış bay bay Kemal. İşte başındakini alacakmış, TOKİ’yi kapatacakmış, iÅŸte bizden önce TOKİ çok daha fazlasıyla konutlar yapmış. Biz geldiÄŸimizde 30 bin ÅŸimdi ise bu konut sayısı 1 milyon 300 bine ulaÅŸtı. KılıçdaroÄŸlu sen kendinde misin? Nereden nerelere geldik. İstanbul’a Belediye BaÅŸkanı oldum, KİPTAÅž’ı biz sıçrattık. Åžu anda sen KİPTAÅž’la İstanbul’da acaba ne yapıyorsun? Nerede ne yaptın? Kaç konut yaptın? Bunu söyle. Yok.”

6 Şubat depremlerini yaşayan illeri ayağa kaldırma çalışmalarının sürdüğünü anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Buralarda insanımız için 650 bin konut ve köy evi yapacağız. Bunların 319 binini bir yıl içinde inÅŸallah bitireceÄŸiz. Ama o kadar hızlı çalışıyoruz ki 2 ay içinde tamamladığımız köy evleri oldu. Gittim, teslimatlar yaptım. Bunların vatandaÅŸlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Çalışmalar hızlı bir ÅŸekilde devam ediyor. Bugün itibarıyla inÅŸa sürecine baÅŸladığımız konut sayısı 125 bini, bilfiil temeli atılan konut sayısı da 59 bini buldu. Aynı ÅŸekilde iÅŸ yerlerinin ve sosyal alanların yapımlarını da sürdürüyoruz. Sadece konut yapmıyoruz, çok kapsamlı bir ÅŸehircilik hamlesini hayata geçiriyoruz. Bu çalışmalarımız elbette tüm ülkemizi de kapsıyor.”

“Deprem, siyaset üstü bir meseledir”

Ülkenin hiçbir yerinde depreme dayanıksız bina bırakmamakta kararlı olduklarını ve bunun için de yoÄŸun bir ÅŸekilde zemin etütlerini yaptıklarını belirten ErdoÄŸan, “Bu zemin etütleriyle beraber inÅŸallah İstanbul’da 5 yılda 1,5 milyon konutu dönüştüreceÄŸimiz büyük bir adım attık.” dedi.

ErdoÄŸan, bu kapsamda Yarısı Bizden Kampanyası’nı baÅŸlattıklarını anımsatarak, İstanbul’dan baÅŸlayarak risk içindeki evini kentsel dönüşümle güçlendirenlerin maliyetinin yarısını, devlet olarak kendilerinin karşıladığını anlattı.

Kentsel dönüşümde kira yardımını da 5 bin 250 liraya yükselttiklerini hatırlatan Erdoğan, ayrıca 10 bin 500 lira da taşınma yardımı yaptıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Yarısı Bizden Kampanyası’nda ÅŸimdiye kadar 533 bin bağımsız birim için 104 bine yakın baÅŸvuru yapıldı. Tabi bizim önceliÄŸimiz, yerinde dönüşümü saÄŸlamak. Ama diyelim ki hak sahibi vatandaşımız rezerv alanındaki konutlardan faydalanmak istiyor, bu sefer de mevcut binasının deÄŸerini rezerv alanından tercih ettiÄŸi konutun deÄŸerinden düşeceÄŸiz. Devletimiz hem maliyetinin yarısını karşılayacak hem de uygun oranlarda kredi desteÄŸi verecek.

Bütün bu adımları atarken, tabi muhalefet hep karşı çıkıyor. Nerede bir kentsel dönüşüm yapacak olduk, hemen engelleme giriÅŸimleri baÅŸlattılar. Öyle veya böyle biz yolumuza devam edeceÄŸiz. 21 yılda ilan ettiÄŸimiz 279 riskli alan kararına 800’ü aÅŸkın dava açtılar. Popülizm yapmaya gelince onlardan iyisi yok. Ama iÅŸ icraata gelince de ortada yoklar. Åžehirlerimizi afetlere hazırlamak, popülizm yapılacak bir mesele deÄŸil. Deprem, siyaset üstü bir meseledir. Biz buna böyle bakıyoruz, adımlarımızı buna göre atıyoruz, atmaya da devam edeceÄŸiz.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir