CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: 2 bini aÅŸkın avukatla Gazze’deki soykırımın, gerekli olan yerlere, ÅŸikayetini yapacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 bini aşkın avukatla Gazze'deki soykırımın, gerekli olan yerlere, şikayetini yapacağız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “2 bini aÅŸkın avukatla bu soykırımın, gerekli olan yerlere, ÅŸikayetini yapacağız. Bunun takipçisi olacağız, bunu yarı yolda bırakamayız, bu bedel ödenecek.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Türk Talebe Birliğinin 62. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, katılımcıları selamlayarak genel kurulun hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Milli Türk Talebe BirliÄŸinin çatısı altında bugüne kadar mücadele eden, görev alan, hizmet veren herkese teÅŸekkür eden ErdoÄŸan, “Bugün de aynı kutlu mücadeleyi sürdüren kardeÅŸlerimizin her birine ayrı ayrı teÅŸekkür ediyorum. Genel kurulumuzda hizmet bayrağını devralacak olan kardeÅŸlerime rabbimden baÅŸarılar diliyorum.” ifadesini kullandı.
BirliÄŸin kuruluÅŸunun 1916’ya dayandığını anımsatan ErdoÄŸan, Cumhuriyet’in ilanından sonra da çalışmalarını sürdüren birliÄŸin Hatay meselesinin en hararetli günlerinde aldığı aksiyon sebebiyle 1936’da kapatıldığını söyledi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yaklaşık 10 yıl sonra yeniden faaliyete geçen Milli Türk Talebe BirliÄŸinin 1965’e kadar ismine ve temsil ettiÄŸi misyona pek de uyuÅŸmayan bir yönetimin elinde kaldığını belirterek, şöyle devam etti:
“Daha sonra yeniden isminde ifadesini bulan milli bir çizgiye yönelen birliÄŸimiz, benzer pek çok sivil toplum kuruluÅŸu gibi 12 Eylül darbesinin enkazı altında kalmıştır. Kalbi ülkesine ve millete hizmet aÅŸkıyla çarpan büyüklerimizin ve gençlerimizin ısrarlı takibiyle birliÄŸimiz 2008’de tekrar faaliyete geçmiÅŸtir. Milli Türk Talebe BirliÄŸi yaklaşık 107 yıllık tarihiyle ülkemiz gençliÄŸinin önünde maziden atiye kurulan bir köprü olmayı sürdürmektedir. Çanakkale Savaşı döneminden baÅŸlayıp milli mücadele ve Cumhuriyet’in çeÅŸitli evrelerine kadar uzanan süreçte birliÄŸimiz, daima milletimizin saldırı altındaki deÄŸerlerinin savunucusu olmuÅŸtur. Türkçe hassasiyetinden Bulgaristan’daki Türk mezarlarının tahribine karşı çıkmaya, Hatay’ın ana vatana katılması ısrarından Sovyet tehdidiyle mücadeleye, Kıbrıs meselesini sahiplenmekten DoÄŸu Türkistan ve Kerkük’teki geliÅŸmelere, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması davasından büyük Türkiye vizyonuna kadar gerçekten çok geniÅŸ bir yelpazede bunun örneklerini görmek mümkündür.”
ErdoÄŸan, kendisinin de gençlik yıllarında Milli Türk Talebe BirliÄŸi çatısı altında pek çok faaliyete katıldığını anlatarak, “Pek çok kültür ve sanat programında bilfiil yer aldık. Fakir de burada Tesisler Müdürlüğü, Kültür Müdürlüğü yaptı.” dedi.
“Ayasofya’yı açmak da bizlere nasip oldu”
Necip Fazıl Kısakürek’in jübilesiyle ilgili ÅŸuan konuÅŸma yaptığı salonda bir seçim yapıldığını anımsatan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Tabii bu koltuklar o zaman yok, tahta koltuklar. Burası tabii sahne ve iki arkadaÅŸ finale kaldık. Bir arkadaşım kendine göre çok uzunca bir üstadın takdimini hazırladı. Ben de şöyle bir A4’ün yarısı kadar bir takdim hazırladım. Tabii üstadımızın bazı ifadeleri çok ağırdı ve diÄŸer arkadaşıma bunu yaptırmadı. Görevi fakire verdi. Jübilesini spor sergi sarayında yapıyoruz. Yani bugünkü Harbiye’de bulunan o salonun yerinde spor sergi sarayı vardı. İstanbul’un en büyük spor salonu orasıydı. Orada yapıyoruz. Tribünler çöktü. MuhteÅŸem bir katılım ve üstadımızın orada baÅŸlayan o jübile serüvenini İzmir, Ankara, devam ettirdik. Tabii böyle bir süreç söz konusu. Åžimdi Ayasofya’yı konuÅŸuyoruz hep. Ayasofya’da su terazisinin Sultanahmet’te önünde bulunuyoruz, konuÅŸmacılar orada. Miting meydanına tabii devasa. O meydandaki mitingde az önce de söylendiÄŸi gibi üstadımız orada ‘Ayasofya açılacak, Ayasofya açılacak hem de nasıl açılacak.’ diyerek o günden iÅŸaret fiÅŸeÄŸini yaptı. Ve elhamdülillah Ayasofya’yı açmak da bizlere nasip oldu.”
“Türkiye’nin sınırlarından ibaret bir ülke olmadığını hala kabul etmek istemeyen varsa ya gafildir ya da kafası ve kalbi baÅŸka mahfillere kiralanmış hain”
Milli Türk Talebe BirliÄŸinin 62. Genel Kurulu’nda konuÅŸan ErdoÄŸan, BirliÄŸin en önemli özelliÄŸinin, ülkedeki milliyetçi ve mukaddesatçı gençlerin tamamını kucaklamayı baÅŸarabilmesi olduÄŸunu söyledi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, kimi dönemlerde farklı ekollerin ağırlığı hissedilmiÅŸ olsa da BirliÄŸin genel olarak bu vasfını korumaya özen gösterdiÄŸini gördüklerini kaydederek, “Bugün de Birlik’ten beklentimiz, gençlerimizin siyasi, sosyal, kültürel ve teknolojik olarak yoÄŸun bir küresel bombardıman altında kaldığı ÅŸu dönemde aynı kuÅŸatıcılığı sergilemeye devam etmesidir.” dedi.
Spor salonunda bulunan gençlerden bir istirhamı olduÄŸunu ifade eden CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Aman ha ÅŸu kucaklayıcı vasfınızı asla kaybetmeyin. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeÅŸ olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” ifadelerini kullandı.
GeleceÄŸin sahibi ve teminatı olan gençleri, güçlü bir tarihi ve kültürel donanımla dünyaya hazırlamamanın iÅŸleri zora sokacağını vurgulayan ErdoÄŸan, “İşte ÅŸu anda İsrail-Filistin olayını hep birlikte dünyada takip ediyoruz. Neler olduÄŸunu hep birlikte görüyoruz. ‘Müslümanlar buna layık mı?’ DeÄŸil. Ama yanlışlarımız, eksiklerimiz var. Bakın bütün Batı dünyası, haçlı emperyalist yapı bir arada. Birbirinden ayrı yanları yok.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Dün akÅŸamki ziyaretimde de ne yazık ki bunları gördüm. CumhurbaÅŸkanında da bunu gördüm. DiÄŸerinde de. Yatıyorlar kalkıyorlar söyledikleri ÅŸey ‘Hamas da Hamas. Hamas da Hamas.’ NeymiÅŸ? ‘7 Ekim’de Hamas’ın o çıkışı iÅŸte bu hali ateÅŸledi.’ diyorlar. Tabii kendilerine ÅŸunu söyledim. ‘Åžu anda 13 bin çocuk, kadın, yaÅŸlı İsrail tarafından öldürüldü. Bunu niye konuÅŸmuyorsunuz?’ İşte İsrail’in elindeki rehineler ne olacak? 10 bine yakın İsrail’in elinde ÅŸu anda rehine var. Hadi Almanya olarak siz onları verme adımını atın, biz de ÅŸu anda Hamas’ın elindekileri almanın gayreti içerisine girelim. Var mısınız buna? ‘Evet’ diyemiyorlar.” diye konuÅŸtu.
Bir hafta sonra Almanya CumhurbaÅŸkanı’nın İsrail’e gideceÄŸini hatırlatan ErdoÄŸan, “Atın bu adımı. Biz de karşı adımı atalım. BaÅŸka türlü bu olmaz. Ne olursa olsun dik duracağız, dik. Bundan taviz veremeyiz.” dedi.
“Bireysel kariyeri peÅŸinde koÅŸmaktan baÅŸka ideali olmayan bir kitle, bizim istikbalimizi emanet edeceÄŸimiz gençlik olamaz.” diyen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Birlik, beraberlik, inanç, cesaret ve istikrar içinde hareket eden, ülkesinin ve milletinin meselelerine kafa yoran, fikri ve bedeni yetkinliÄŸiyle öne çıkan bir gençlik, inÅŸallah bu çatı altında kendini gösterecektir.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, BirliÄŸin sembol isimlerinden Necip Fazıl Kısakürek’in, “Zaman bendedir ve mekan bana emanettir” sözlerini anımsatarak, “Bu ÅŸuura sahip bir gençliÄŸin yetiÅŸmesi için üzerimize düşenleri yapmak bizim de boynumuzun borcudur.” diye konuÅŸtu.
Salondaki büyüklerin ve kendi kuşağının burada misafir olarak bulunduklarını aktaran Erdoğan, asıl sahibin salondaki gençler olduğunu, kendilerinden büyük beklentileri bulunduğunu dile getirdi.
Aralarında İsmail Kahraman’ın da bulunduÄŸu büyüklerin, kendisinden Milli Türk Talebe BirliÄŸi binasının yıkılıp yerine yenisinin inÅŸa edilmesi için ricada bulunduklarını aktaran CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Åžu anda Fatih Belediye BaÅŸkanımız baÅŸta olmak üzere böyle bir adımın atılması için inÅŸallah kısa sürede, cebi ÅŸiÅŸkin olan kardeÅŸlerin de tabii bu iÅŸe destek vermesi suretiyle bu adımı atmak lazım.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan kendilerine düşen görevin, adına “Türkiye Yüzyılı” dedikleri büyük, güçlü, müreffeh Türkiye’nin inÅŸası için gereken altyapıyı kurmak ve imkanlarını saÄŸlamak olduÄŸunu belirterek, “Yani burada fiziki bir yapı inÅŸa edilmesi, bu kurumun ideallerine yakışan bir adım olacaktır” diye konuÅŸtu.
Vatan topraklarındaki bin yıllık varlığın ve binlerce yıllık medeniyet mirasının binlerce yıl daha devam edebilmesini ancak bu şekilde temin edebileceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“İnsanlığın en eski miraslarını bünyesinde barındıran bir coÄŸrafyada hüküm sürüyoruz. Bu büyük ve ÅŸanlı mirasın sahibi olmak aynı zamanda pek çok sorunu, sıkıntıyı, krizi göğüslemeyi de gerektiriyor. Sizlerin de takip ettiÄŸi gibi ülkemiz adeta bir ateÅŸ çemberiyle çevrilidir. Türkiye, bu ateÅŸ çemberi içinde siyasi, ekonomik, askeri, kültürel, sosyal her alanda dünyanın en ileri ülkelerinden biri olma hedefiyle yoluna devam ediyor. Fakat ÅŸunu unutmayalım. Haçlı-hilal anlayışı bitmiÅŸ deÄŸil. Bu aynen devam ediyor.”
Bu ateÅŸ çemberini yakanların ve sürekli körükleyenlerin tek bir gayesinin olduÄŸunun altını çizen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “O da Türk ve İslam dünyasının lokomotif ülkesi Türkiye’nin hedeflerine ulaÅŸmasının önüne geçmektir. Ama müsaade etmeyeceÄŸiz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Sınırlarımız içinde ve çevresinde yaÅŸanıp da ülkemiz aleyhine sonuçlar doÄŸuran her faaliyetin gerisinde milletimizi bu topraklardan söküp atma niyeti olduÄŸundan zerre kadar şüpheniz olmasın. Tabii bu topraklar derken kastımız geniÅŸ manada gönül coÄŸrafyamızdır. Türkiye’nin sadece kendi sınırlarından ibaret bir ülke olmadığını hala kabul etmek istemeyen varsa ya gafildir ya da kafası ve kalbi baÅŸka mahfillere kiralanmış hain.” diye konuÅŸtu.
“Çevreye gönül coÄŸrafyasının ufkuyla bakmalı, yaÅŸanan hadiseleri ona göre deÄŸerlendirmeliyiz”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Milli Türk Talebe BirliÄŸinin (MTTB) 62. Genel Kurulu’nda yaptığı konuÅŸmada, çevreye gönül coÄŸrafyasının ufkuyla bakmaları, yaÅŸanan hadiseleri ona göre deÄŸerlendirmeleri gerektiÄŸini söyledi.
Suriye, Irak, Kıbrıs ve Kafkaslar, Balkanlar, Güney Asya’daki her meselenin böyle olduÄŸunu kaydeden ErdoÄŸan, “DoÄŸu Akdeniz kıyılarından baÅŸlayıp Afrika’nın derinliklerine kadar inen her mesele böyledir. Hatta çeÅŸitli ülkelere dağılmış olarak yaÅŸayan 7 milyon vatandaşımız itibarıyla Avrupa’daki her mesele bizim için böyledir. Ve elbette Gazze’de yaÅŸananlar ve Kudüs meselesi de böyledir. Her kim ‘Suriye’den bize ne, Irak’tan bize ne, KarabaÄŸ’dan bize ne, Libya’dan bize ne, Bosna’dan bize ne, Kudüs’ten bize ne?’ diyorsa, aslında bilerek veya bilmeyerek büyük Türkiye yürüyüşüne çelme takıyordur.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir bilim insanının “EÄŸitimi asla zeka ile karıştırmayın. Doktoranız bulunabilir ve yine de bir cahil olabilirsiniz.” dediÄŸini hatırlatarak, “Ülkemizde de epeyce okumuÅŸ cahilin bulunduÄŸu bir gerçektir. Buna karşı en büyük güvencemiz, milletimizin o köklü irfanıyla ülke ve dünya meselelerini deruni bir ÅŸekilde kavrayabiliyor olmasıdır. Türkiye’yi rotasından saptırmak isteyen her giriÅŸim, her senaryo, her tuzak, her oyun, önünde sonunda milletimizin iman ve cesaret duvarına çarpıp akamete uÄŸramıştır.” ifadelerini kullandı.
“Milletimiz bu mücadelede hep yanımızda yer aldı”
Åžair Mehmet Akif Ersoy’un “İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.” dizelerini anımsatan ErdoÄŸan, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“Maruz kaldığımız her saldırının mutlaka bir maliyeti olmuÅŸtur. Zor da olsa ülkemizi büyük ve güçlü Türkiye rotasında tutabilmemiz, bize kayıpları telafi etme imkanı saÄŸlamıştır. Biz İstanbul’da 1994 Mart’ından, ülke genelinde 2002 Kasım’ından itibaren iÅŸte bunun mücadelesini verdik. Sadece milletimizin iki asrı aÅŸkın süredir yaÅŸadığı kayıpların ve mahrumiyetlerin ikamesiyle kalmadık, bunun yanında önce 2023, ardından ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla ülkemizi çok daha büyük hedeflere yönelttik. Hamdolsun, milletimiz bu mücadelede hep yanımızda yer aldı, bizleri destekledi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye güçlendikçe, her alanda kendi iddiasını ortaya koydukça üzerine çektiği husumetlerin büyüklüğünün de arttığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:
“Güya aynı ittifaklar içinde yer aldığımız, aynı anlaÅŸmalara taraf olduÄŸumuz ülkelerin gizli veya açık blokajlarıyla karşı karşıya kaldık. Bilhassa son on yıldır önümüze çıkan siyasi, ekonomik, diplomatik, askeri engellerin sebebi iÅŸte bu tablodur. Bir de bunların içerideki uzantıları vardır. Bugüne kadar ne yaptıysak, hangi projeyi hayata geçirdiysek, hangi ilerlemeyi kaydettiysek iÅŸte bu dış ve iç sabotajcılara raÄŸmen bunları baÅŸardık.”
Gençlere bırakacakları en önemli miras olarak gördükleri büyük ve güçlü Türkiye’nin temellerini böylece yükselttiklerini kaydeden ErdoÄŸan, “Gençlerimizin bu temel üzerinde ülkemizi ve milletimizi dünyada hak ettiÄŸi seviyeye çıkartacağından şüphe duymuyorum.” dedi.
“Avrupa ve Amerika kendi güvenlik ve refahları dışında hiçbir ÅŸeyi umursamıyor”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin mutlaka güçlü olmak zorunda olduÄŸunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bunun en bariz ispatı, yakın çevremizde son yıllarda ardı ardına yaÅŸanan insani krizler ve çatışmalardır. Suriye darmadağın, Irak kırılgan, Libya bütünlüğünü hala saÄŸlayamadı. Ukrayna topraklarındaki savaÅŸ sürüyor. Balkanlar’daki gerilim hiç düşmüyor. İsrail, bölgedeki her devleti tahrik eder hale geldi. İşi gücü bu. Avrupa ve Amerika kendi güvenlik ve refahları dışında hiçbir ÅŸeyi umursamıyor. İslam ülkeleri maalesef Kudüs meselesi gibi en temel konularda bile güçlü bir duruÅŸ sergileyemiyor. Türk Devletleri TeÅŸkilatı giderek güçlenmekle birlikte henüz arzu ettiÄŸimiz seviyeye ulaÅŸamadı. Tüm bu fotoÄŸraf içinde Türkiye, her alanda ve her konuda birlik, beraberlik, dayanışma saÄŸlamak için çırpınıyor, uÄŸraşıyor, çalışıyor. KarabaÄŸ’da elde edilen netice, birlik ve beraberlik halinde hareket edilmesinin nasıl sonuçlar doÄŸurabileceÄŸini Allah’a hamdolsun bizlere gösterdi.”
“İsrail, Gazze’de hunharca insan öldürebiliyorsa bunun sebebi İslam aleminin dağınıklığıdır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze meselesinde böyle bir güç birliğinin henüz oluşturulamamasından duyduğu üzüntüyü ifade ederek, şunları kaydetti:
“Åžayet bugün İsrail, Gazze’de ve diÄŸer Filistin ÅŸehirlerinde hatta buralara komÅŸu ülkelerde hunharca insan öldürebiliyorsa bunun sebebi onun gücü deÄŸil, İslam aleminin dağınıklığıdır. Batılı ülkelerin yönetimleri adeta İsrail’in esiri olmuÅŸ durumdayken, aynı ülkelerin halklarında yaÅŸanan uyanış ve giderek yükselen itirazlar bize insanlık adına umut veriyor. İngiltere’de caddelerin halini görüyorsunuz. Fransa’da görüyorsunuz. Amerika’da görüyorsunuz. Dün Berlin’de görüyorsunuz. Demek ki ‘Ya Kahhar’ ismi ÅŸerifiyle bir baÅŸka uyanış tecelli ediyor.”
İsrail’in Gazze’de, diÄŸer Filistin ÅŸehirlerinde uyguladığı devlet ve iÅŸgalci terörün bir insanlık suçu, soykırım olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸu görüşleri paylaÅŸtı:
“Åžu anda iki bini aÅŸkın avukatla inÅŸallah bu soykırımı bizler gerekli olan yerlere ÅŸikayetini yapacağız. Bunun takipçisi olacağız. Bu iÅŸi yarı yolda bırakamayız ve bu bedel ödenecek. Ama ne yazık ki parlamentomuza bakıyorsunuz bir siyasi partinin genel baÅŸkanı aynen Netanyahu gibi konuÅŸuyor. Åžimdi bunlara cevabı verecek olan biziz. Neyle vereceÄŸiz? DuruÅŸumuzla vereceÄŸiz. Haddini bildireceÄŸiz. Zira bu parlamentonun çatısı altında Netanyahu gibi konuÅŸanlar olamaz, olmamalı.”
“Bu terör devletinin başındaki kiÅŸi, İsrail halkını isyan ettiriyor”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İsrail’in bir terör devleti olduÄŸunu belirterek, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“Bu terör devletinin başında olan kiÅŸi de ne yazık ki İsrail’i ÅŸu anda adeta İsrail halkını isyan ettiriyor ve onları kendine karşı isyan ettirir hale getirmiÅŸtir. Onun için eceli yakındır. Bu suçun mutlaka uluslararası düzeyde takip edilmesi, soruÅŸturulması ve zalimlerin hak ettikleri cezaları almaları ÅŸarttır. Aksi takdirde dünyada hiçbir birey, hiçbir toplum kendini güvende hissedemez. Arkasına Amerika ve Avrupa gibi güçleri alan her terör oluÅŸumu, insanları dilediÄŸi gibi katledecek, soykırıma varan vahÅŸetler uygulayacaksa dünya düzeni tümden bozulmuÅŸ demektir. Her bozuk düzen gibi bu düzenin de deÄŸiÅŸmesi kaçınılmazdır. Biz bu hakikatleri dile getirerek, deÄŸiÅŸim talebini dünya gündemine taşıyarak ve görüştüğümüz her ülke temsilcisiyle paylaÅŸarak üzerimize düşeni yapmanın gayreti içindeyiz.”
Erdoğan, zulme karşı duruşlarını, kalpleriyle buğzetme yanında dilleriyle de ifade etmeye çalıştıklarını anlattı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Mısır üzerinden Gazze’ye gönderdikleri insani yardımların, Gazze’den Türkiye’ye getirdikleri hastaların, gösterdikleri gayretin bir ifadesi olduÄŸunu dile getirdi.
Yanlarında refakatçileriyle birlikte ÅŸu anda 27 kanser hastasını Türkiye’ye getirdiklerini hatırlatan ErdoÄŸan, “Cerrahi müdahale yapılması gerekenleri de bir an önce almanın gayreti içerisindeyiz. Åžu anda Mısır’la görüşmelerimiz bu istikamette devam ediyor.” dedi.
Gazze’ye gemiyle 666 ton ve 10 uçak dolusu insani yardım gönderdiklerini kaydeden ErdoÄŸan, “İnÅŸallah Gazze’de yaÅŸanan vahÅŸet ve orada ÅŸehit olan 12 bini aÅŸkın kardeÅŸimizin fedakarlığı dünyada yeni bir uyanışa, yeni bir silkiniÅŸe vesile olacaktır. Allah’ın izniyle Gazze’de dökülen tek bir damla kan, akan tek bir damla gözyaşı bile boÅŸa gitmeyecektir. Rabb’imizin ‘Sizlere ÅŸer gözükenlerde hayır, hayır gözükenlerde ÅŸer olabileceÄŸi’ ikazının mucizesine inÅŸallah bir kez daha ÅŸahitlik edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Türk Talebe Birliğinin tarihi boyunca hep olduğu gibi bu silkinişin, uyanışın, dirilişin, inkılabın da gençler nezdinde bayraktarlığını yapacağına inandığını aktararak, kuruluşundan bugüne Birliğe emeği geçenleri şükranla yad edip, genel kurulun hayırlara vesile olmasını diledi.
Genel kurula, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın yanı sıra TBMM BaÅŸkanı Numan KurtulmuÅŸ, Gençlik ve Spor Bakanı Osman AÅŸkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül, Birlik Vakfı Yüksek İstiÅŸare Kurulu BaÅŸkanı İsmail Kahraman, AK Parti İstanbul İl BaÅŸkanı Osman Nuri Kabaktepe, bazı eski bakanlar ve davetliler katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle baÅŸlayan genel kurulda, MTTB’yle ilgili tanıtım filmi gösterildi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan salona girdiÄŸinde, “Ayasofya’nın ikinci Fatih’i CumhurbaÅŸkanı’mız Sayın Recep Tayyip ErdoÄŸan HoÅŸ Geldiniz” yazılı resim sahneye yansıtıldı.
Genel kurulda, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın konuÅŸmasını tamamlamasının ardından katılımcılar aile fotoÄŸrafı çektirdi.
Kaynak: AA
