CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: ABD’deki seçimle birlikte olumlu haberler geliyor, temennim F16 konusunu geliÅŸtirelim

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'deki seçimle birlikte olumlu haberler geliyor, temennim F16 konusunu geliştirelim

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'deki seçimle birlikte olumlu haberler geliyor, temennim F16 konusunu geliştirelim

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “ABD’deki seçimle birlikte bazı olumlu haberler geliyor. Temennim gelecek ay müjdelerle dolu olsun ve F16 konusunu çok daha olumlu istikamette geliÅŸtirelim.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Türk Devletleri TeÅŸkilatı 9. Zirvesi‘ne katıldığı Özbekistan ziyareti sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı, deÄŸerlendirmelerde bulundu

Türk Devletleri TeÅŸkilatının 9. Zirvesi’ni baÅŸarıyla tamamladıklarını belirten ErdoÄŸan, görüşmelerde Türk dünyasına iliÅŸkin güncel meseleleri etraflıca ele aldıklarını, gelecek dönemde iÅŸ birliÄŸi yapılacak alanları belirlediklerini söyledi.

Geçen sene İstanbul’daki tarihi zirvede Türk dünyası vizyon belgesinin kabul edildiÄŸini, belgeyle gelecek 20 yıla dair hedeflerin ortaya konulduÄŸunu anımsatan ErdoÄŸan, bu zirvede de ilk 5 yıllık uygulama kılavuzu niteliÄŸindeki strateji belgesinin kabul edildiÄŸini aktardı. ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticaretten ekonomiye, kültürel konulardan çevre sorunlarına kadar geniÅŸ bir yelpazede iÅŸ birliÄŸimizin alt yapısını oluÅŸturacak bir dizi anlaÅŸmaya imza attık. Türk Konseyimizin TeÅŸkilata dönüştürülmesiyle Nahçıvan AnlaÅŸması’nda ortaya çıkan deÄŸiÅŸiklik ihtiyacını akdettiÄŸimiz bir protokolle giderdik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu çerçevede gözlemci üye olmasını kabul ettik. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını gösterdik. Alınan bu tarihi kararın baÅŸta Kıbrıs Türkleri olmak üzere hepimize hayırlı olmasını diliyorum. KardeÅŸlik hukukumuzun gereÄŸini yerine getirdikleri için tüm liderlere teÅŸekkür ediyorum.”

Zirvede ayrıca ulaÅŸtırma, medya, kültür, turizm projelerinde atılabilecek ortak adımların görüşüldüğünü ifade eden ErdoÄŸan, “Özellikle finans alanında dayanışmamızı güçlendirmek maksadıyla Türk Yatırım Fonu’nu kurduk. Fonun saÄŸlayacağı imkanların iÅŸ birliÄŸimizi daha da kuvvetlendireceÄŸine ve faaliyetlerimize ivme kazandıracağına inanıyorum.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan, zirvede güncel küresel meselelere iliÅŸkin ortak yaklaşımların ve Türk dünyasında iÅŸ birliÄŸinin geliÅŸtirilmesi hususundaki kararlılığın Semerkant Bildirisi’yle somutlaÅŸtırıldığını da söyledi.

Gelecek zirvenin, 2023 yılında Kazakistan’da gerçekleÅŸtirileceÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Zirveye katılan devlet ve hükümet baÅŸkanlarıyla samimi görüşmelerimiz oldu. Temaslarımızda ikili iliÅŸkilerimize ilaveten güncel küresel konuları da ele aldık.” dedi.

Özbekistan CumhurbaÅŸkanı Åževket Mirziyoyev’in, ÅŸahsına Türkiye-Özbekistan iliÅŸkilerine katkıları dolayısıyla Yüksek Düzeyli İmam Buhari NiÅŸanı’nı tevcih ettiÄŸini, Türk Devletleri TeÅŸkilatına ve Türk dünyasına olan hizmetleri nedeniyle de teÅŸkilatın Türk Dünyası Ali NiÅŸanı’yla taltif edildiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Bu niÅŸanları milletimiz adına almaktan mütehassis oldum.” ifadesini kullandı. ErdoÄŸan, Türk Dünyası Ali NiÅŸanı’nın, Kırgızistan CumhurbaÅŸkanı Sadır Caparov ve Türkmenistan eski Devlet BaÅŸkanı Kurbankulu Berdimuhammedov’a da tevcih edildiÄŸini anımsattı.

Zirvede ayrıca Semerkant’ı Türk Dünyası Medeniyet BaÅŸkenti olarak ilan ettiklerini belirten ErdoÄŸan, “MevkidaÅŸlarımla beraberce diktiÄŸimiz fidanlarla hem birlikteliÄŸimizi güçlendirdik hem de 11 Kasım AÄŸaçlandırma Günü’müzü kutladık. Gerek zirvemizin gerekse Özbekistan’da yaptığımız diÄŸer görüşmelerin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Dönem baÅŸkanlığını devrettiÄŸimiz Özbekistan’a ev sahiplikleri için teÅŸekkür ediyor, baÅŸarılar diliyorum.” diye konuÅŸtu.

“Türk Devletleri TeÅŸkilatı kendisini baÅŸarılı bir iÅŸ birliÄŸi platformu olarak ispatlamış bulunuyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Uzun süre Sovyet esareti altında kalmış Türk devletlerinin, Türk halklarının bağımsızlık sonrası ayaÄŸa kalkmaya çalıştığı bir dönem oldu. Yüzyıllar sonra Türk halklarını, devletlerini aynı çatı altında toplamada, üstelik bunu kurumsal bir yapıda gerçekleÅŸtirmede siz öncü bir rol oynadınız. KarabaÄŸ Savaşı sırasında Azerbaycan’a Türkiye’nin verdiÄŸi destek burada Türk dünyasına çok büyük cesaret ve özgüven verdi. Türk Devletleri TeÅŸkilatı gibi ileride çok gelecek vadeden bir ulus ötesi yapılanmanın kuruluÅŸunda rol oynamış, öncülük yapmış bir insan olarak duygularınız neler? Türk Devletleri TeÅŸkilatının geleceÄŸini nasıl görüyorsunuz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, Türk devletleri arasındaki iÅŸ birliÄŸinin, gücünü tarihsel kardeÅŸlik baÄŸlarından, ortak kültür, dayanışma, dil ve geleneklerden aldığını söyledi.

Türk dünyasının ne yazık ki bugüne kadar çok darbeler yediğini ve bu yediği darbeler sebebiyle de arzu edilen hedeflere ulaşamadığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kendi aralarında da ne yazık ki belli bir güç devÅŸiremedi, oluÅŸamadı. GeçtiÄŸimiz dönem baÅŸkanlığını devraldığımız İstanbul Zirvesi, Türk devletleri için aslında bir dönüm niteliÄŸi taşıyordu. Biz bu zirveyle Türk Konseyini, Türk Devletleri TeÅŸkilatı adıyla uluslararası bir teÅŸkilata dönüştürdük. O zirveyi gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz Demokrasi ve Özgürlükler Adası bu noktada ciddi bir sıçrama merkezi oldu. Ev sahipliÄŸini yaptığımız İstanbul Zirvesi’nde ayrıca iÅŸ birliÄŸimizin uluslararası hedeflerini ortaya koyan 2040 vizyonunu da kabul ettik. Bütün bu süreci Türk devletleri arasındaki karşılıklı sevgiye, saygıya dayalı olarak yürüttük. SaÄŸ olsunlar kardeÅŸlerimiz de bu süreç içerisinde belirlediÄŸimiz istikametten sapmadılar ve yere saÄŸlam bastılar. İşte bugün de atılan adımların neticesi olarak ÅŸahsıma Türk Dünyası Ali NiÅŸanı’nı takdim ettiler. Türk Devletleri TeÅŸkilatı kendisini baÅŸarılı bir iÅŸ birliÄŸi platformu olarak ispatlamış bulunuyor; bölgesinde ve dünyada ağırlığı artıyor. Burada ayrıca Yüksek Düzeyli İmam Buhari NiÅŸanı’yla taltif olmak bizim için çok çok farklı, çok çok anlamlıydı. Özellikle de Åževket Mirziyoyev’in bu konuda hassasiyeti, Buhara’yı bu konuda bir merkez haline getirme gayretleri var. Belki de önümüzdeki yılın ilk çeyreÄŸinde Türkiye-Özbekistan ortak üniversitesini kurmak suretiyle İmam Buhari Fakültesi veya enstitüsü gibi bir adımı da inÅŸallah burada birlikte atacağız. Birkaç gün önce buraya arkadaÅŸlarımız geldiler, birlikte Buhara’da, TaÅŸkent’te çalışmalar yaptılar ve bu çalışmaların neticesini de çok kısa zamanda görmek istiyoruz. Bununla birlikte bu ilk çeyrekte de imzaları atarak Türkiye-Özbekistan Üniversitesi’ni inÅŸallah TaÅŸkent’te kurmuÅŸ olacağız.”

“Büyük tehlike ve tehdittir”

Bu coÄŸrafyanın en önemli belalarından birisinin FETÖ yapılanması olduÄŸu, 15 Temmuz darbe giriÅŸiminden sonra bazı temizlemeler yapıldığı belirtilerek “Ama bu coÄŸrafyanın kendi içinde dengeler var ve hala bu yapıyı Amerika ile aralarındaki yumuÅŸak güç olarak görenler de var. Özellikle Orta Asya’daki bazı ülkelerde hala varlıklarını sürdürdüklerine dair izlenimler var. Türk Devletleri TeÅŸkilatının geleceÄŸinde bu yapının tamamen silinmemesi halinde sorunlar çıkacağı açıktır. Bu yapı burada tamamen nasıl biter? Umudunuz var mı? Türkiye olarak bu liderleri ikna edebildik mi?” soruları üzerine ErdoÄŸan, liderlerle her bir araya geliÅŸinde terörle mücadele konusunu; PKK/PYD/YPG, FETÖ, DEAÅž, bütün bunları kendilerine hatırlattığını söyledi.

Liderlerin, FETÖ konusunda “Bizde var.” demediÄŸini, “Biz bunları temizledik, temizliyoruz.” dediÄŸini aktaran ErdoÄŸan, ÅŸunları dile getirdi:

“Bugün de aynı ÅŸeyi gerek Kırgızistan gerek Özbekistan gerek Kazakistan’la yine konuÅŸtuk. Dedik ki ‘Bu konudaki mücadeleniz hangi safhada? FETÖ ile mücadelede belli bir mesafe kaydedebildiniz mi? Sizler yok diyorsunuz ama bizdeki istihbarat bilgilerinde ne yazık ki hala sizin devlet kademelerinde bile bunların olduÄŸunun bilgileri bize geliyor. O zaman benim size söyleyeceÄŸim tek ÅŸey var; istihbarat dairenizi bizim istihbarat baÅŸkanlığımızla bir araya getirelim, müşterek olarak çalışsınlar, eÄŸer hakikaten temizlenmiÅŸse mesele yok, siz de rahat edersiniz biz de rahat ederiz. Ama bilin ki bunlar sizin için büyük tehlike ve tehdittir.’ Mesela liderlerden bir tanesi bugün bana ÅŸunu söyledi; ‘Ben, siz bu iÅŸin üzerinde bu kadar dururken bu FETÖ’nün ne olduÄŸunu hala bilmiyordum’ dedi. ‘İşte sizin bu noktadaki bilgi kaynaklarınız maalesef size yanlış bilgi aktarıyor. Yanlış bilgi aktardığı için de bu alçakların, bu namussuzların ne olduÄŸunu anlayamıyorsunuz. Bunların 160’a yakın ülkede okulları vardı ve bu okullarda bunlar güya iyi niyetle eÄŸitim öğretim yaptırdıklarını söylüyorlardı. Oranın yöneticileri de ‘Bunlar kötü bir ÅŸey yapmıyor, bunlar eÄŸitim öğretim yaptırıyor.’ diyorlardı. Ama o eÄŸitim öğretim yaptırıyor dediÄŸiniz yerde oraların zeki çocuklarını alıyorlar, onları zehirliyorlar ve onları da ondan sonra hem kendi ülkeleri hem de Türkiye aleyhine birçok çalışmaların içerisine sokuyorlar. Bakın iÅŸte bizde 15 Temmuz hadisesinde her ÅŸey patlak verdi ve bizim 252 canımız maalesef ÅŸehit oldu. Bunun yanında askeriydi, siviliydi 2 bini aÅŸkın vatandaşımız yaralandı, gazi oldu. Bütün bunları biz yaÅŸadık. Gelen baÅŸbakanlara, baÅŸkanlara Meclisimizi gösteriyoruz. İşte demokrasinin merkezi olan Meclisimizi bunlar bombaladılar. Neyle? Bu ülkenin, bu devletin, bu ordunun uçaklarıyla bombaladılar. Helikopterlerle geldiler vurdular. EÄŸer zaman yarışında isabet ettirebilseydiler bugün belki ben de olmayacaktım. Benim iki tane korumam ÅŸehit oldu. Bunların hepsi yaÅŸanmış hadiseler. Benim canım yandığı için ben size bunları anlatıyorum’ dedim.

Åžu anda bunlara kim sahip çıkıyor? BaÅŸta Yunanistan. Kaçıp Yunanistan’a gidiyorlar, kaçıp Avrupa’ya gidiyorlar. Hep buralara kaçtılar; Almanya’da, Fransa’da, Hollanda’da, Danimarka’da, İngiltere’de, Amerika’da yaşıyorlar. Ve bu adamı Amerika saklıyor. Kim saklıyor? Biden saklıyor. Kendilerine Pensilvanya’da devasa bir kaÅŸane verdiler, orada bu adam yaşıyor. Bana terörün merkezi neresi diye sorarsanız; iÅŸte ben size ÅŸu anda bunu söylerim.”

“Sıradan bir süreç yaÅŸamıyoruz”

Rusya Devlet BaÅŸkanı Vladimir Putin’in gelecek hafta Endonezya’da yapılacak G20 Zirvesi’ne katılmayacağını açıkladığı hatırlatılarak “Rus heyetine Sergey Lavrov’un baÅŸkanlık edeceÄŸini biliyoruz. Rusya’nın ÅŸubat ayında Ukrayna’ya baÅŸlattığı savaÅŸtan sonra Biden ve Putin’in ilk kez bu zirvede bir araya gelmesi bekleniyordu. Putin’in zirveye katılmamasını nasıl yorumlarsınız? Siz hem Rusya hem Ukrayna liderleriyle yakinen görüşüyorsunuz. Zirve öncesinde bir telefon görüşmeniz olacak mı kendisiyle? Bir de bu kapsamda savaşın sona erme ihtimalini nasıl görüyorsunuz?” soruları üzerine ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“DoÄŸrusu kendisiyle son görüşmemde Endonezya’ya gelmesinin isabetli olabileceÄŸi kanaatinde olduÄŸumu söylemiÅŸtim. Fakat kendisi de ‘Ben bir deÄŸerlendirmemi yapayım, ona göre haber veririm’ demiÅŸti. Sonra DışiÅŸleri Bakanının Endonezya’ya gelmesine karar vermiÅŸler. Bu 2-3 gün içerisinde eÄŸer kendisiyle bir irtibatım olabilirse neler düşündüğünü, ne gibi adımlar atacaklarını, özellikle de bu sürecin, yani diyaloÄŸun barışa dönüştürülmesi noktasında adımlarının ne olabileceÄŸini kendisiyle konuÅŸma imkanı bulabilirim. Zirveye katılmama konusunda Sayın Putin demek ki kendi ekibiyle bunun istiÅŸaresini yapmış, sonunda da böyle bir karara varmıştır. Bu konuda bir deÄŸerlendirmeye girmek hem kendisine saygısızlık olur hem ekibine saygısızlık olur. Bu tabii kendilerinin bileceÄŸi bir iÅŸtir. Çünkü sıradan bir süreç yaÅŸamıyoruz.”

Rusya’nın sıradan bir devlet olmadığını, güçlü bir devlet olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Tabii baÅŸta Amerika olmak üzere Batı, Rusya’ya adeta sınırsız saldırıyor. Bütün bunların karşısında da tabii ÅŸu anda Rusya bir direnç ortaya koyuyor. Biz de acaba nasıl olur da -iÅŸte bir tahıl koridoru olayı gerçekleÅŸti- buradan bir barış koridorunu açabiliriz, bunun gayreti içerisindeyiz. Bunun için de en güzel yol, diyalogdan barışa giden bir yol olabilir diye düşünüyoruz.” dedi.

Burada sadece Putin’in kanaatlerinin yetmeyeceÄŸini, Zelenskiy ile de görüşerek burada onların düşündükleri nedir, onlar böyle bir ÅŸeye nasıl bakarlar, onların da kanaatini alacaklarını ifade eden ErdoÄŸan, “Ve bu arabuluculuk acaba bizi bir barışa taşır mı, bunu da görmenin yollarını arayacağız. Ama ÅŸimdilik bizim için en önemlisi bu tahıl koridorunu ciddi manada iÅŸletmek. Amonyak aynı ÅŸekilde, gübre aynı ÅŸekilde. Burada tabii Sayın Putin’in de hedefi özellikle fakir Afrika ülkelerini öne çıkaralım; Mali gibi, Somali gibi, Sudan gibi ülkeleri öne çıkaralım yönünde. Ve biz ücretsiz olarak onlara tahılı gönderebiliriz teklifini bana yaptı. Böyle bir adım atıldığı anda biz de aynı hassasiyeti gösterebiliriz.” diye konuÅŸtu.

“Süre tahdidi koymak bana göre yanlış olur”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 19 Kasım’da tahıl koridoru anlaÅŸmasının sona ereceÄŸi hatırlatılarak “Uzatılması için görüşmelerin devam ettiÄŸini biliyoruz. Acaba siz taraflara yine 4 ay mı, yoksa daha uzun süreli bir anlaÅŸma mı önereceksiniz? Bir tavsiyeniz olacak mı?” sorularını şöyle yanıtladı:

“Orada süre tahdidi koymak bana göre yanlış olur. Biz kendilerine bu iÅŸi ne kadar uzun tutarlarsa o kadar isabetli olacağını belirttik. Öte yandan bana göre bizim daha çok bu iÅŸin sınırını iyi çizmemiz, bunun üzerinde iyi çalışmamız lazım. Yani Putin’in söylediÄŸi gibi, Afrika ülkeleri adıyla bu adım atılabilir. Çünkü ÅŸu anda fakir fukara, garip gureba hep Afrika ülkelerinde. Afrika’yı bir tarafa koyup Avrupa’ya göndermek adil bir yaklaşım olmaz. Zira ‘Biz böyle yapacaktık ama böyle olmadı, Avrupa ülkelerine gidiyor.’ dedi. Ve Avrupa ülkelerine gidiÅŸ de onun bu konudaki yaklaşımını olumsuz etkiledi. Åžimdi tekrar görüşmemizde özellikle Afrika ülkelerine -yani bu zikrettiÄŸim ülkelerin adedini çok daha artırabiliriz- garip gureba, fakir fukara ülkelere yoÄŸun bir ÅŸekilde tahıl koridorundan tahıl, gübre, amonyak akışı saÄŸlarsak oradaki halkları da rahatlatmış oluruz.”

KKTC’nin Türk Devletleri TeÅŸkilatına gözlemci üye olarak katılması kararı

Zirvede, KKTC’nin Türk Devletleri TeÅŸkilatına gözlemci üye olarak katılması kararı anımsatılarak, “Bu acaba Kuzey Kıbrıs’ın tanınmasının ilk adımı olarak kabul edilebilir mi?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Bunu tanıma olarak deÄŸerlendirirsek yanlış olur. Tanımanın birçok özellikleri, hassasiyeti var.” ifadesini kullandı.

Bu kararla ilgili ilk teÅŸekkürü KKTC CumhurbaÅŸkanı Ersin Tatar’dan aldıklarını belirten ErdoÄŸan, “BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu’nda yaptığımız konuÅŸma demek ki ses verdi. Bu iÅŸin altyapısını çok güçlü tutmamız, önce bir altyapı çalışmasını baÅŸlatmamız lazım. Altyapı çalışmasından sonra da dünya genelinde Kuzey Kıbrıs’ı bir devlet olarak dünyaya tanıtma konusunda adeta bir sarmal oluÅŸturmamız ve bu sarmalla dünyayı kuÅŸatmamız lazım.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

ErdoÄŸan, Kosova’nın tanınma sürecine iÅŸaret ederek “Kosova’yı tanıyan ülke 100’ü aÅŸtı, ÅŸu anda da iÅŸte 120 civarında ama orada tıkandı kaldı çünkü Amerika da maalesef iÅŸe sahip çıkmadı. Yine bizler sahip çıktık, sahip çıkıyoruz fakat Kuzey Kıbrıs olayı Kosova kadar kolay deÄŸil, daha zor ama elimizden geleni yapacağız. İşin üzerine üzerine gideceÄŸiz. İnanıyorum ki Kuzey Kıbrıs’ı dünyaya tanıtma imkanı bulacağız.” diye konuÅŸtu.

ABD ile F-16 görüşmeleri

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ABD ile F16 tedariki ve F35 konusunda devam eden süreçten Yunanistan’ın rahatsız olduÄŸu belirtilerek “Bir yandan da Yunan hükümeti ve basını tehdit dolu açıklamalarına da devam ediyor. Ayrıca bir de DedeaÄŸaç Limanı konusu vardı, ABD’ye satışı ÅŸimdilik rafa kaldırdı. Bunların hepsini topladığınız zaman, son dönemde Türkiye ile ABD arasında yürütülen görüşmelerden rahatsızlık nedeniyle Atina-Washington hattında bir kırılma yaÅŸanıyor mu?” ÅŸeklindeki soruya karşılık “Son atılan adımlardan Yunanistan ciddi manada rahatsız. Biz de özellikle baÅŸta Amerika olmak üzere Batı’nın Yunanistan’da takındığı tavırlardan rahatsızız. DedeaÄŸaç bunlardan bir tanesi. Bunun dışında terörle mücadelede de Yunanistan’ın bize verdiÄŸi rahatsızlıklar var. Özellikle bu Lavrion Kampı konusu, öyle yenilir yutulur ÅŸeyler deÄŸil.” dedi.

F35 konusuna da değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

“F35 noktası bizi rahatsız etmekten çok aslında Amerika’yı rahatsız ediyor. Niye? Çünkü biz üzerimize düşeni yaptık. Ödemeler planında ödemelerimizi yaptık ama bu yaptığımız ödemeler maalesef karşılığını bulmadı. Bunun üzerine F16 talebimize iliÅŸkin teknik çalışmalar planlandığı ÅŸekilde devam ediyor. ‘Bu iÅŸi bu ÅŸekilde yürütelim, çözelim ve dosyayı da kapatalım.’ dedik. Zaman zaman Amerika tarafı, Savunma Bakanım Hulusi PaÅŸa’ya olumlu, güzel ÅŸeyler söylüyor.

Tabii ÅŸimdi bir seçim yaÅŸadılar. Bu seçimle birlikte ÅŸu anda bazı olumlu haberler yine geliyor ve bunları da bizler yakın takipte sürdürüyoruz. Temennim odur ki yani önümüzdeki ay bazı müjdelerle dolu olsun ve F16 konusunu çok daha olumlu istikamette geliÅŸtirelim. Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçiler açık ara iÅŸi önde kapattılar ama ÅŸimdi tabii senato var. Senatoda iki, üç yer çok büyük önem arz ediyor. Yani bu iki, üç yerde eÄŸer Cumhuriyetçiler baÅŸarılı çıkarsa belki iÅŸ bizim için çok daha kolay olacaktır. Åžimdi süreci takip ediyoruz.”

“Türkiye, sözü dinlenen, saygın ve vazgeçilmez bir aktör haline geldi”

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliÄŸi baÅŸvuru sürecinde Türkiye ile yapılan anlaÅŸma ve bu konuda terörle mücadele çerçevesinde elde edilen uluslararası baÅŸarı anımsatılarak “Türkiye Yüzyılı vizyonu içerisinde Türkiye’nin dünya sahnesinde ulaÅŸtığı yer, dünya diplomasi sahnesindeki geleceÄŸi ve ekonomide ilk 10’a girme noktasında atılacak adımlara” iliÅŸkin deÄŸerlendirmeleri sorulan ErdoÄŸan, son 20 yılda dünyada ve çevre ülkelerdeki krizler karşısında gerçekçi, giriÅŸimci, insani ve milli bir dış politika izlediklerini vurguladı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, hem Türkiye’nin hak ve menfaatlerini müdafaa ettiklerini hem de küresel, bölgesel barış ve istikrar için ciddi bir gayret ortaya koyduklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hamdolsun çabalarımızla Türkiye artık küresel konularda sözü dinlenen, saygın ve vazgeçilmez bir aktör haline geldi. Bu, dünya kamuoyu tarafından da teslim ediliyor. Çevremizde bir barış ve refah kuÅŸağı oluÅŸturmak için durmaksızın çalışıyoruz. Bu amaç doÄŸrultusunda, terör belasını milletimizin gündeminden topyekun silmek konusunda kararlıyız. Dış politikamızı ülkemizin çıkarlarını merkeze alarak belirlemeye, milli menfaatlerimiz çerçevesinde kendi eksenimizi tahkim etmeye devam edeceÄŸiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrını teÅŸkil edecek olan Türkiye Yüzyılı’nda da ülkemizin bu etkin ve saygın küresel aktör rolünü milletimizin layık olduÄŸu ÅŸekilde pekiÅŸtireceÄŸiz.”

“Merkez Bankamızın döviz rezervi konusunda iyi bir konumdayız”

Türkiye’nin dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisinde yer alması konusunda önündeki engellerin yavaÅŸ yavaÅŸ kaybolduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, BaÅŸbakanlığı döneminde özellikle Merkez Bankası’nda döviz rezervinin bir dönem 135-136 milyar dolara kadar çıktığını, ÅŸu anda da döviz rezervinin 115-120 milyar dolar civarında dolaÅŸtığını anlattı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yani Merkez Bankamızın döviz rezervi konusunda öyle Bay Kemal’in ifade ettiÄŸi gibi sıkıntılar söz konusu deÄŸil. Biz ÅŸu anda hamdolsun iyi bir konumdayız. Ama tabii adamın akıl hocaları kimlerdir bilemem. Yani ne yaptığı belli deÄŸil, kurusıkı atıyor. Her ÅŸey ortada. Hesap, kitap ortada. Adamın ekonomiden hiç haberi yok.” diye konuÅŸtu.

“Ülkeyi kim yönetiyorsa Varlık Barışı’nın ömrünü uzatmak veya kısaltmak onun elindedir”

CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun “Varlık Barışı 9 kez yenilendi” yönündeki açıklamalarını anımsatan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Diyor ki ‘Varlık Barışı 9 kez yenilendi.’ 19 kez de yenilenir. Ülkeyi kim yönetiyorsa Varlık Barışı’nın ömrünü uzatmak veya kısaltmak onun elindedir. Biz ÅŸu anda bunu 9 kez uzattıysak, süre bittikten sonra gene uzatmak gerekirse gene uzatırız ama anlamıyor adam, bilmiyor. Akıl hocası kimdir? Malum.

Åžimdi ‘Bu Varlık Barışı’ndan gelen para nereden geldi?’ diye gösteriyor, ‘Esrar, eroin, uyuÅŸturucu kaçakçılığından.’ diyor. Hakaret ettiÄŸi Bakan’ım çıktı ve kendisine ağır bir ifadeyle ‘Sen bunu ispat edemezsen namertsin.’ dedi. Hadi çık, ispat et. Var mı elinde bir delilin? Neye göre bunu söylüyorsun? Ya sen bu ülkenin evladı deÄŸil misin? Bu ülkenin evladı olarak bu ülkenin yönetimi, devleti nasıl olur da uyuÅŸturucu iÅŸi yapar diyebilirsin. Bir belge varsa çıkar belgeni göster. Elinde bir belge yoksa nasıl oluyor da kalkıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ‘UyuÅŸturucu kaçakçılığı yaparak bütçesini dengeliyor.’ dersin. Daha ileri konuÅŸmayayım. Zor sabrediyoruz.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Diyor ki ‘Varlık Barışı ÅŸu kadar yenilenmiÅŸ.’ Yenilenir. Zerre kadar sende ekonomi anlayışı varsa sor, sağına soluna sor. 9 kere yapar, 19 kere yapar, 99 kere yapar. Bu mesele, ülkenin ekonomisini yönetenlerin bu noktadaki tavrıdır. Kalem bizim elimizde. Bilgisayar bizim elimizde. Hesap bizim elimizde. Hesaba göre nasıl bunu daha iyi yönetiyorsak, daha ileri taşıyabiliyorsak ona göre de adımlarını atarız. Onun için bunların ipiyle kuyuya inilmez. Benim milletim de inÅŸallah 2023’te zaten bunların ipiyle kuyuya inmeyeceÄŸi gibi bunları kuyuda da bırakır.” ifadelerini kullandı.

“Temiz para getireceÄŸim’ diyor, parayı kime getireceksin?”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “KılıçdaroÄŸlu’nun ‘Temiz para bulacağım, getireceÄŸim.’ vurgusuyla İngiltere’ye gitmesi ve birtakım görüşmelerde bulunmasına” yönelik deÄŸerlendirmesinin sorulması üzerine, “Åžimdi ‘Temiz para getireceÄŸim.’ diyor. Sen kimsin? Hani Londra’ya gidiÅŸi eleÅŸtiriyordun? Buradan getireceÄŸin parayı kime getireceksin? Sen iÅŸ adamı mısın? Senin yanında böyle bir para talebinde bulunan birileri mi var? Parayı kime getiriyorsun? Yani affedersiniz İngiltere’de bu kadar enayi var mı, sana kalkacaklar bu paraları verecekler, ‘Al Bay Kemal bunu Türkiye’de nerede kullanırsan kullan.’ diyecekler.” dedi.

ErdoÄŸan, bir gazetecinin, bu kaynağın CHP’li belediyelerin projeleri için kullanılabileceÄŸi yorumunu yapması üzerine de ÅŸunları kaydetti:

“Ben belediye baÅŸkanlığı yaptım. Hem de İstanbul’da yaptım. Kendi İstanbul Belediye BaÅŸkan’ına ÅŸunu sorması lazım, ‘ErdoÄŸan, belediye baÅŸkanlığı yaptığı dönemde hangi ülkeden ne kadar kredi çekti? Bir bak bakalım.’ Åžu anda kendi belediye baÅŸkanlarına -gerek Ankara gerek İstanbul gerek İzmir- acaba bu tür dış kredide Bay Kemal mi onlara bu parayı, bu krediyi buluyor? BulduÄŸu zaman da bu krediye teminatı kim veriyor? Teminatı veren kiÅŸi benim. EÄŸer teminat verirsek adamlar kredi veriyor. Aksi takdirde vermez. Yani bu adamı anlamak mümkün deÄŸil. Bilmiyor ve öyle rakamlar söylüyor ki ve bu rakamları ne İngiliz bankaları verir ne Deutsche Bank verir ne bir baÅŸka yer verir. Vermez. Ama dedim ya kurusıkı atıyor. Böyle bir ÅŸey olmaz. Mümkün deÄŸil.”

“Demek ki masada 6 kiÅŸi yetmiyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Saadet Partisi’ne yakın olduÄŸu belirtilen bir televizyon kanalının FETÖ firarisi Hakan Şükür’ü canlı yayına konuk aldığı anımsatılarak, “İsveç’ten baÅŸka bir firari FETÖ’cünün iadesinin gündemde olduÄŸu bir süreçte, Türkiye’de bir televizyon kanalının bir baÅŸka firari FETÖ’cü ile yayın yapmasını nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “Onu deÄŸerlendirmeye gerek yok. Demek ki masada 6 kiÅŸi yetmiyor. 7, 8 falan arıyor olabilirler.” yanıtını verdi.

Togg’un üretimi

“Yerli ve aynı zamanda global bir marka olma yolunda Togg’un geleceÄŸiyle ilgili neler öngörüyorsunuz? Yine Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında önümüzdeki yıllarda özellikle yerli üretimi odağına alan projeler görecek miyiz?” sorusu üzerine de Togg’un fabrikasında üretimin robotik sistemle gerçekleÅŸtirildiÄŸini anlattı.

Togg’un parçalarıyla ilgili “Bunlar İtalya’da üretiliyor” gibi iddiaların da gündeme geldiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Yani bu kadar da ahlaksızlar. Biz bu robotik sistemi yurt dışından alamaz mıyız? Bunun yanında bu robotik sistemler belki kısa bir süre sonra ülkemde de üretilir hale gelecek. Bizim yerli ve milli noktasında da olay sadece bununla kalmayacak tabii. İHA, SİHA, Akıncı üretimi de görülmeli. Bay Kemal de bir kere gitmiÅŸ oraya galiba ama buna raÄŸmen adam hala yalan söylüyor. Temel efendi de gitmiÅŸ o da yalan söylüyor, yeterli deÄŸil filan diyor. Yani bunları anlamak mümkün deÄŸil. Bizim iÅŸimiz tabii sadece bunlar da deÄŸil. Mesela BMC’nin zırhlı araçları var. Åžu anda buna benzer birçok alanda, ağır sanayide, ileri teknolojide fabrikalarımız var. Bunlarla beraber gümbür gümbür inÅŸallah yola devam ediyoruz.”

“Åžu anda yasal süreç devam ediyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kimyasal silah kullandığı iddiasını gündeme getiren CHP ve HDP milletvekilleriyle ilgili hangi adımların atılacağı sorusuna, şu karşılığı verdi:

“Yasal süreç baÅŸladı onlarla ilgili olarak. Åžu anda yasal süreç devam ediyor. Tabii gereÄŸini yargı yapacaktır. Zaten 3 tanesinin dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik adımlar da ÅŸu anda atıldı. Bu iÅŸin peÅŸini bırakmayacağız.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir