CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: BM’de Gazze kararına ‘çekimser’ oy kullanan ülkelerin liderlerine telefon açacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM’de Gazze kararına 'çekimser' oy kullanan ülkelerin liderlerine telefon açacağız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu’nun 121 ‘evet’ oyuyla kabul ettiÄŸi Gazze kararına ‘çekimser’ oy kullanan ülkelerin liderlerine telefon açacağız.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, toplantının partisine, ülkeye ve millet için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz etti.
ErdoÄŸan, “KomÅŸularımızı bize karşı kışkırtanların, PKK’yı üzerimize salanların, FETÖ’yü sinsice içimize sokanların heveslerini kursaklarında bırakmayı hep sürdüreceÄŸiz.” dedi.
Sözlerinin başında, bugün kuruluÅŸunun 40. yıldönümünü kutlayan KKTC’nin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı canı gönülden tebrik eden ErdoÄŸan, “Destansı mücadeleleriyle iÅŸgale, esarete, zulme ‘Dur’ diyen kahramanları rahmetle yad ediyor, Kıbrıs halkına buradan selamlarımı gönderiyorum. Türkiye olarak Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, toplantıyı, Gazze ve Ramallah baÅŸta olmak üzere, gönül ve kültür coÄŸrafyasında tarifi imkansız acıların yaÅŸandığı bir dönemde gerçekleÅŸtirdiklerine iÅŸaret ederek, hükümet olarak bir taraftan İsrail vahÅŸetini durdurmak için diplomasinin tüm imkanlarını kullanırken, diÄŸer taraftan da Türkiye’yi güçlendirmeye devam ettiklerini belirtti.
Son toplantıdan bu yana ÅŸehir ziyaretlerinden toplu açılış törenlerine, anma ve kutlama etkinliklerinden inÅŸası tamamlanan projelerin açılışına, yurt dışı zirvelerden kabuller ve görüşmelere kadar her alanda ve geniÅŸ bir yelpazede ülkeye hizmet yolculuÄŸunu kesintisiz sürdürdüklerini dile getiren ErdoÄŸan, Cumhur İttifakı olarak 28 Ekim’de 1,5 milyon insanın katılımıyla Atatürk Havalimanı’nda düzenledikleri Büyük Filistin Mitingi ile mazlum Gazze halkının yanında olduklarını çok net biçimde gösterdiklerini söyledi. ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Buradan bir kez daha deÄŸerli katılımlarıyla mitingimize teÅŸrif eden MHP Genel BaÅŸkanı Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte tüm genel baÅŸkanlara, siyasetçilere ve misafirlerimize teÅŸekkür ediyorum. Kalbi, Filistin ve Gazze’deki kardeÅŸleri için çarpan aziz milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum. Ertesi gün, malumunuz, 29 Ekim’di. Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşını, 85 milyon olarak hep birlikte büyük bir coÅŸkuyla kutladık. Böylece, öküz altında buzağı arayan, Büyük Filistin Mitingi’ni bahane ederek fitne peÅŸinde koÅŸan istismarcılara esaslı bir ders verdik.”

“Yeni nesil bir uçak gemisi inÅŸa etmek için kolları sıvadık”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İstanbul BoÄŸazı’nda, donanmanın 100 gemiyle yaptığı resmigeçit töreninin çok önemli mesajlar ve semboller içerdiÄŸine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dostlarımıza güven, hasımlarımıza korku salan bu tören vesilesiyle, donanmamız baÅŸta olmak üzere ordumuzun kabiliyetlerini görme fırsatı bulduk. Bilhassa dünyanın ilk SİHA gemisi olan TCG Anadolu’nun, donanmamızın gücüne nasıl bir güç kattığını, orada yakinen müşahede ettik. Tabii bununla yetinmiyoruz. TCG Anadolu’nun büyük kardeÅŸi olacak yeni nesil bir uçak gemisi inÅŸa etmek için kolları sıvadık. Hava gücümüzde çarpan etkisi yapacak, 5’inci nesil mili muharip uçağımız KAAN ile ilgili çalışmalar devam ediyor. İnÅŸallah 2023 senesi bitmeden KAAN’ın havalandığını göreceÄŸiz. SİHA teknolojisinde çığır açan Bayraktar TB-3’ün çeÅŸitli testleri baÅŸarıyla gerçekleÅŸtiriliyor. Genel Maksat Helikopterimiz GÖKBEY, 20 bin fit irtifa testini sorunsuz bir ÅŸekilde tamamladı. AKSUNGUR İHA, milli motoruyla 30 bin fit yükseklikteki uçuÅŸunu baÅŸarıyla yaptı”
ErdoÄŸan, insansız sistemlerden hava savunmaya, zırhlı kara araçlarından elektronik harp yeteneklerine kadar her alanda kendilerini sürekli geliÅŸtirdiklerini ifade ederek, son 21 yılda Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlığını yüzde 80’lerden bugün yüzde 20’lere kadar düşürdükleri gibi “savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye” hedefine de mutlaka varacaklarını vurguladı. ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Bu konuda, en küçük bir şüphemiz bulunmuyor. Bölgemizde yaÅŸanan son geliÅŸmeler, bize bunun ne kadar hayati, ne kadar acil bir mesele olduÄŸunu tekrar hatırlatmıştır. Daha önce de ifade ettim ama bugün tekrar vurgulamak istiyorum. Türk milleti olarak, ÅŸayet bu topraklarda hür, onurlu ve huzurlu bir ÅŸekilde yaÅŸamak istiyorsak, güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Siyasetiyle, ekonomisiyle, sosyal yapısıyla, askeri gücüyle, güvenliÄŸiyle her alanda güçlü olmazsak, bizi bu topraklarda yaÅŸatmazlar. İşte sizler de görüyorsunuz, vatan topraklarımızla ilgili habis niyetler taşıyan çevreler, ne kadar dikkatli hareket ederlerse etsinler, kendilerini bir ÅŸekilde ifÅŸa ediyorlar.
Yıllarca Ermenistan ülkemiz topraklarıyla ilgili ham hayaller peÅŸinde koÅŸtu. KarabaÄŸ Savaşı ile dersini aldı, yerine oturdu. Åžimdi de İsrail yöneticileri benzer hezeyanları ifade etmeye baÅŸladılar. Hiç merak etmesinler, bin yıldır sayısız benzer hayal sahibi gibi, bunların da sonu hüsran olacaktır. KomÅŸularımızı bize karşı kışkırtanların, PKK’yı üzerimize salanların, FETÖ’yü sinsice içimize sokanların heveslerini kursaklarında bırakmayı hep sürdüreceÄŸiz. Bunun için önce milletçe birlik ve beraberliÄŸimizi güçlendirmeye ihtiyacımız var. Biz 85 milyon tek yürek, tek bilek olduÄŸumuz sürece, Allah’ın izniyle kimse sırtımızı yere getiremez.”
“Sade bir hadise var ortada: VahÅŸetler denk”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bu birlik ve beraberliÄŸi destekleyecek siyasi ve diplomatik altyapıya da sahip olunması gerektiÄŸine iÅŸaret ederek, “Aynı ÅŸekilde güçlü ve modern bir ordu, olmazsa olmazımızdır. İyi yetiÅŸmiÅŸ ve donatılmış bir polis, jandarma, sahil güvenlik teÅŸkilatı, huzurumuzun teminatı demektir. İnsan kaynağı ve kapasite bakımından etkinliÄŸi artırılmış bir istihbarata sahip olmak, aynı ÅŸekilde vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Elbette hepsinin tamamlayıcısı yatırıma, istihdama, üretime, ihracata dayalı saÄŸlam, dirençli, dinamik bir ekonomidir. DiÄŸer türlü bu topraklarda bırakın yaÅŸama imkanını, bize nefes alma hakkı dahi tanımayacaklarını hepimiz gayet iyi biliyoruz.” deÄŸerlendirmelerinde bulundu.
Çok deÄŸil daha bir asır önce Çanakkale’de bunun yaÅŸandığını, milletçe vatanın lime lime edilmeye çalışılmasının çok acı bir ÅŸekilde görüldüğünü dile getiren ErdoÄŸan, merhum Mehmet Akif Ersoy’un mısralarında anlattığı vahÅŸet tablosunu asla unutmadıklarını ve hiçbir zaman da unutmayacaklarını vurguladı.
Ersoy’un “Çanakkale Åžehitlerine” ÅŸiirinden “Eski Dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beÅŸer/Kaynıyor kum gibi, mahÅŸer mi, hakikat mahÅŸer/Yedi iklimi cihanın duruyor karşında/Avustralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada/Çehreler baÅŸka, lisanlar, deriler rengarenk/Sade bir hadise var ortada: VahÅŸetler denk.” dizelerini okuyan ErdoÄŸan, “Allah göstermesin, zayıf düşersek, bu barbarlığın çok daha kanlı, çok daha kalleÅŸ bir ÅŸekilde tekerrür etmesine mani olamayız.” dedi.
ErdoÄŸan, vatanın bekası, milletin istiklal ve istikbali için fedakarca çalışan, güvenlik güçleri baÅŸta olmak üzere herkese Allah’tan muvaffakiyetler diledi ve partisinin önceki TBMM Grup Toplantısı’ndan bugüne kadar gerçekleÅŸtirdikleri çalışmalara iliÅŸkin bir video izletti.
ErdoÄŸan, İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun, birlikte basın toplantısı düzenlediÄŸi iki bakanıyla bile aynı istikamette yürümediÄŸini söyledi.
Bütün meselenin, dünyada haklının yanında yer alacakların duruÅŸu olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, “Bu konuda maalesef beklenen geliÅŸmeler oluyor mu? Hayır, hala olmuyor. Amerika baÅŸta olmak üzere Batı, hep birlikte hala maalesef ters yüz olarak bu duruma bakıyor. Fransa önce farklı açıklamalar yapıyor daha sonra bakıyorsunuz geri vitese takıyor. Dürüst ol. Bir gün öyle bir gün böyle yapma. Aynen ÅŸu anda Filistin’dekilerin durumu gibi. Biz istiyoruz ki dimdik, dosdoÄŸru ama hiçbir zaman kalkıp da akÅŸam baÅŸka sabah baÅŸka olmayın. Türkiye gibi olun.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sınırların güvenliÄŸi, terörle mücadele, insanların huzuru, ekonomideki sıkıntıların çözümü, 6 Åžubat depremleriyle yıkılan ÅŸehirlerin inÅŸasının, gündemlerinin deÄŸiÅŸmez ve en öncelikli baÅŸlıkları olduÄŸunu; bunlara ilave olarak Gazze’ye yönelik İsrail vahÅŸetinin de 7 Ekim’den beri gündemlerinin en üst sırasında yer aldığını dile getirdi.
Amerika’nın ve Batılı ülkelerin sınırsız desteÄŸini alan İsrail hükümetinin, katliamlarına tam 40 gündür aralıksız bir ÅŸekilde devam ettiÄŸini hatırlatan ErdoÄŸan, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, pazar yerlerini, binaları, sokakları kasıtlı olarak hedef alan İsrail’in, bir ÅŸehri içindeki insanlarıyla topyekun yok etme stratejisi uyguladığına dikkati çekti.
İsrail’in, evlerini terk etmeye zorladığı sivilleri yolda kasıtlı olarak bombalayan bir canilikle, kelimenin tam anlamıyla bir devlet terörü sergilediÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “Ben ÅŸu anda gönlüm ferah, açık olarak diyorum ki İsrail bir terör devletidir. Hamas’ı terör örgütü olarak ifade ediyorsun. Hamas, Filistin’de seçimlere girip seçim kazanan bir siyasi parti. Seçimi kazandıktan sonra da hakkını, haklarını elinden aldınız. İsrail, Amerika birlikte aldılar. Bu gerçekleri görelim. Ama hala benim ülkemde bile Hamas’ın bir siyasi parti olduÄŸunu bilmeyen, anlamayanlar var.” diye konuÅŸtu.
“Artık ecelin geliyor”
Bugüne kadar İsrail tarafından katledilen 12 bine yakın Gazzelinin üçte ikisini çocuklar ve kadınların oluÅŸturduÄŸunu; İsrail yönetiminin, Gazzeli çocuklara, kadınlara ve sivillere karşı insanlık tarihinin en kalleÅŸ saldırılarını düzenlediÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Gazze’de 40 gündür ÅŸahit olduklarımızı anlatmak için savaÅŸ dahil tüm kavramlar yetersiz kalmaktadır. Çünkü savaşın da bir ahlakı vardır; adabı, hukuku ve sınırı vardır.” ifadelerini kullandı.
SavaÅŸ hukukunun ilk kuralının çocuklara, kadınlara, yaÅŸlılara ve hastalara dokunmamak olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, “Kuvözdeki, kundaktaki bebekleri katledenler, evlerinden kovdukları masumların tepesine bomba yaÄŸdıranlar, insanların suyunu, gıdasını, yakıtını keserek ölüme mahkum edenler, 2 milyonu aÅŸkın sivili atom bombasıyla yok etmekten bahsedenler… Buradan Netanyahu’ya sesleniyorum; Sende atom bombası var mı yok mu? Sıkıysa açıkla ama açıklayamaz. Ey İsrail sende atom bombası, nükleer bomba var ve bununla tehdit ediyorsun. Bunları biz biliyoruz. Artık ecelin geliyor. İstediÄŸin kadar nükleer bombaya sahip ol, neye sahip olursan ol ama gidicisin. Ahlak, vicdan, onur namına ne varsa hepsini kaybedenler insan deÄŸil ancak belhüm adal olabilir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in Gazze’ye saldırıları ve Filistinlilerin yaÅŸadıklarına iliÅŸkin bir video izleten ErdoÄŸan, “Karşımızda bir soykırım var. Åžu anda yüzlerce, binlerce avukat bunları Lahey Adalet Divanına ve böyle bir soykırımı yaptığı için bunları, kesinlikle soykırım noktasında da bütün adımları atıp, gerekli olan duyuruyu yapmanın gayreti içerisinde olacağız.” dedi.
“Olay haçlı-hilal meselesidir”
“İnsanım” diyen hiç kimsenin, Gazze’de yaÅŸananları onaylayamayacağını, mazur ve meÅŸru göremeyeceÄŸini belirten ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İsrail yönetimini lanetlerken ebette bu katliamlara aleni destek verenleri, meÅŸrulaÅŸtırmak için kırk dereden su getirenleri de unutmuyoruz. İsrail’in iÅŸlediÄŸi insanlık suçlarına ses çıkarmayanlar, en az failler kadar bu suçlara ortaktır. Gazze’de öldürülen yavruların kanı, İsrail yönetimine silah, mühimmat ve istihbarat desteÄŸi saÄŸlayanların alınlarına utanç lekesi olarak yapışmıştır. Düşünebiliyor musunuz, her gün yüzlerce çocuk bombaların altında can veriyor; Avrupa BirliÄŸinden Amerikasına sürekli insan hak ve hürriyetlerinden dem vuranların hiçbiri çıkıp tek kelime etmiyor, edemiyor. Gazze’deki vahÅŸeti dünyaya duyuran gazetecileri, aileleriyle birlikte İsrail katlediyor; uluslararası basın kuruluÅŸları tek bir açıklama dahi yapmıyor.
BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi, bırakın Gazzeli sivillerin hayatını korumayı, teÅŸkilatın kendi çalışanlarına dahi sahip çıkamıyor. BirleÅŸmiÅŸ Milletler üyesi 121 ülkenin Genel Kurulda sergilediÄŸi irade, Güvenlik Konseyindeki bir-iki ülke tarafından resmen gasbediliyor. İsrailli bakanlar, nükleer silaha sahip olduklarını kameralar önünde itiraf ediyor, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, bununla ilgili harekete geçmiyor. Kur’an-ı Kerim’i yakan alçakların eylemlerine ‘fikir özgürlüğü’ diyerek izin verenler, Gazze’deki katliama tepki gösteren vicdan sahibi insanları gözaltına alıyor, tutukluyor, seslerini kısmak için her yolu deniyor. Daha bunun gibi pek çok çifte standarda, omurgasızlığa ve vicdansızlığa ÅŸahitlik ettik, halen de ediyoruz.”
ErdoÄŸan, Fransa’daki Charlie Hebdo saldırısında 23 kiÅŸinin ölümünün ardından dünyadan devlet baÅŸkanları ve baÅŸbakanların Paris’te yürüyüş yaptığını anımsatarak, “Åžimdi 13 bine yakın insan öldü, nerede bu dünyanın devlet baÅŸkanları, baÅŸbakanlar nerede? Hadi gelin bir de bununla ilgili yürüyün bakalım. Vicdanınız, insafınız yok mu? Hadi gelin bir de bununla ilgili yürüyün. Olay haçlı-hilal meselesidir. Olaya böyle bakıyoruz.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, Gazze’nin tüm dünyada maskeleri düşürdüğünü, cafcaflı kavramların arkasına gizlenenlerin gerçek yüzlerini ortaya çıkardığını, bu krizin sadece yurt dışında deÄŸil, Türkiye’de de bir turnusol iÅŸlevi gördüğünü söyledi.
Farklı siyasi görüşlere sahip olsalar da milletin ezici çoÄŸunluÄŸunun Gazze meselesinde vicdanlı, onurlu ve dirayetli bir duruÅŸ sergilediÄŸini belirten ErdoÄŸan, çeÅŸitli yöntemlerle, hukuk ve demokrasi zemininde İsrail’e tepki gösteren tüm vatandaÅŸlara teÅŸekkür etti.
Sosyal medya mecralarından gazete ve televizyona tüm iletiÅŸim araçlarını kullanarak Gazze halkının sesi olan basın mensuplarını tebrik eden ErdoÄŸan, “İsrail, Gazzeli masum çocuklara ve sivillere karşı yürüttüğü savaşın medya cephesini, uluslararası basındaki tüm kontrolüne raÄŸmen kaybetmiÅŸtir. Londra’dan Madrid’e, Cakarta’dan İslamabad’a kadar dünyanın dört bir köşesinde meydanları dolduran yüzbinler gösteriyor ki; İsrail, insanlık vicdanında da ÅŸimdiden mahkum olmuÅŸtur. Hangi inançtan olursa olsun, mazlumun yanında saf tutan tüm Filistin dostlarını buradan saygıyla selamlıyorum. İsrail katliamlarına bu ÅŸekilde devam ederse tüm dünyada lanetlenen bir terör devleti olduÄŸunu her yerde tescil ettirecektir. Çünkü zulüm ile abad olmaya çalışanın, ahiri her zaman berbat olur.” diye konuÅŸtu.
Necip Fazıl Kısakürek’in “Üzülme! Davanın sahibi Hak’tır. Hak olan davada zafer muhakkaktır” dizelerini okuyan ErdoÄŸan, Gazzelilerin direniÅŸ ruhunu, metanetini, sabrını, tevekkülünü ve iman gücünü gördükçe, “Üstadın müjdesine” tüm kalbiyle inandığını belirtti. ErdoÄŸan, zaferin Gazzelilerin ve Filistin halkının olacağını, bundan en küçük bir şüphe duymadıklarını söyledi.
“Canileri temize çekmeye çalışıyorlar”
Bu süreçte kendilerini asıl üzenin, iradesini İsrail’e kaptırmış Batılı ülkelerin suskunluÄŸunun deÄŸil, Gazi Meclisin kürsüsünden söylenen kimi sözler olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Birileri çıkıyor müstevlilere karşı Milli Mücadele’yi sevk ve idare etmiÅŸ bu yüce çatı altında, iÅŸgalcilerle vatanlarını savunan insanları bir tutabiliyor. Sayıca çok az da olsa, ülkemizdeki bazı kesimlerde gördüğümüz bu tavrın altında yatan sebepleri biz gayet iyi biliyoruz. Kimi korkaklıktan, kimi tıynetinin bozukluÄŸundan, kimi satılmışlıktan, kimi ideolojik sapkınlıktan ÅŸu hakikati göremiyor, görse de umursamıyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Meselenin Filistin, Gazze, Kudüs, Arap olmanın ötesinde doÄŸrudan Türkiye’nin ve milletin varlığı olduÄŸunu anlamayanlara bakınca, insanın aklına Mehmet Akif Ersoy’un dizelerinin geldiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak” ÅŸiirinin mısralarını okudu. ErdoÄŸan, “Devir feryat etme devri deÄŸildir. Vakit, evlatlarımız için gerekirse kendimizi yakma vaktidir. Bunu da hesapsız, kitapsız, süfli bir hamasetle deÄŸil; çalışarak, azmederek, güçlenerek, adımlarımızı planlı bir ÅŸekilde atarak yapacağız.” dedi.
Türkiye’de birilerinin yaptığı gibi zalimle mazlumu eÅŸitlemenin, zalimi aklamak olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, “CHP ve bazı ortaklarının yaptığı tam olarak budur. Açıkça İsrail yönetimini savunamadıkları için direnişçileri ‘terör örgütü’ ilan ederek, canileri temize çekmeye çalışıyorlar. Bunu da millete ‘tarafsızlık’ diye yutturabileceklerini düşünüyorlar. Hadi CHP’yi anlıyoruz, zira onların bu konuda sicili zaten bozuk. YPG’li teröristleri ‘vatanlarını kurtarmak için örgütlenmiÅŸ bir oluÅŸum’ olarak görenlerden, asker-polis katillerinin cenazelerinde poz verenlerden, zaten baÅŸka bir yaklaşım beklemiyoruz.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Gazzeli direnişçileri İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu gibi bir fanatikle aynı kefeye koyan diÄŸer bazı siyasetçileri de esefle karşıladıklarını dile getirerek, “Çok açık ve net söylüyorum. Biz birileri rahatsız olacak diye, Hamas mensuplarının, iÅŸgal politikaları karşısında vatanlarını, izzetlerini ve canlarını korumaya çalışan direnişçiler olduÄŸu gerçeÄŸini dillendirmekten asla çekinmeyiz.” ifadelerini kullandı.
“Kararların tam manasıyla hayata geçirilmesi için gereken çabayı harcayacağız”
11 Kasım Cumartesi günü Suudi Arabistan’ın baÅŸkenti Riyad’da düzenlenen İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı ve Arap Ligi Ortak Zirvesi’nde, Gazze krizindeki duruÅŸ ve çözüm önerilerini kayda geçirdiklerini hatırlatan ErdoÄŸan, İsrailli yerleÅŸimcilerin ilk kez terörist olarak tanımlanmasından İsrail’in iÅŸlediÄŸi insanlık suçlarının takip edilmesine, Gazze’nin yeniden imarı için fon oluÅŸturulmasından uluslararası barış konferansının süratle toplanmasına, İsrail’in nükleer silahlarının ortaya çıkarılmasından kimyasal silah kullanımının araÅŸtırılmasına kadar pek çok baÅŸlıkta ilk defa mutabakata varılan kararlar aldıklarını söyledi.
ErdoÄŸan, somut adımları içeren maddelerin metne girmesinde, Türkiye’nin teklifleri ve ağırlığını koymasının belirleyici rol oynadığına iÅŸaret ederek, “Kimi hususlar beklentilerimizin altında kalsa da biz alınan kararların tam manasıyla hayata geçirilmesi için gereken çabayı harcayacağız.” dedi.
Åžu ana kadar 10 uçak dolusu malzemeyi, Gazze’ye ulaÅŸtırılmak üzere Mısır’a sevk ettiklerini anımsatan ErdoÄŸan, cuma günü de içerisinde birçok ihtiyaç maddesinin bulunduÄŸu 666 tonluk yardım malzemesi taşıyan gemiyi bölgeye gönderdiklerini ifade etti. ErdoÄŸan, sivil yardım gemisinin pazar günü Mısır’ın El AriÅŸ Limanı’na vardığını kaydederek, “Mısırlı kardeÅŸlerimizle iÅŸbirliÄŸi içinde yardım malzemelerini Gazze halkına Refah Kapısı’ndan ulaÅŸtıracağız. Kanser hastaları ve yaralı çocukların tedavilerinin ülkemizde yapılmasıyla ilgili görüşmelerimiz sürüyor.” diye konuÅŸtu.
“Diplomatik temaslarımızı önümüzdeki günlerde daha da artıracağız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, eÅŸi Emine ErdoÄŸan’ın himayesinde, dünyanın pek çok ülkesinden gelen devlet ve hükümet baÅŸkanlarının eÅŸlerinin katılımıyla Dolmabahçe’de bugün bir toplantı gerçekleÅŸtirildiÄŸini aktararak, şöyle devam etti:
“Filistin ve barış için İstanbul’da bir araya gelen saygıdeÄŸer misafirlerimize ÅŸimdiden teÅŸekkür ediyoruz. Biz de diplomatik temaslarımızı önümüzdeki günlerde daha da artıracağız. Gerek bu 121 ülke, gerek bu 40 ülke, bütün bunları tek tek gerek telefon diplomasisi, gerekse ziyaret etmek suretiyle görüşeceÄŸiz. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulunun ‘121 evet’ oyuyla kabul ettiÄŸi Gazze kararına ‘çekimser’ oy kullanan ülkelerin liderlerine telefon açacağız. İkili planda Filistin’e görünür-görünmez her türlü insani desteÄŸi saÄŸlarken, uluslararası alanda da İsrail’i yalnızlaÅŸtırmaya inÅŸallah devam edeceÄŸiz. Bu ülkenin, Gazzeli mazlumları hunharca katleden siyasi ve askeri yöneticilerinin uluslararası mahkemelerde yargılanmasını saÄŸlayacak adımlar atacağız.
Filistinlilerin evlerine, arazilerine el koymakla, günlük hayatlarını zorlaÅŸtırmakla kalmayıp, onları sokaklarda alçakça katleden yerleÅŸimci denen teröristlerin her birinin uluslararası alanda bu sıfatla tanınması için çalışacağız. İslam dünyasının Kudüs, Filistin, Gazze hassasiyetinin hep canlı kalması için tüm mekanizmaları sürekli iÅŸler halde tutacağız. Hazreti İbrahim aleyhisselamın ateÅŸine su taşıyan karınca misali, tek başımıza kalsak da Gazzeli mazlumları asla sahipsiz bırakmayacağız.”
“İçlerindeki vesayet heveslerine hiçbir zaman set çekemediler”
Recep Tayyip ErdoÄŸan, 1950’den beri tarihin yanlış tarafında konumlanan muhalefetin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında da gayriinsani bir yerde durmasının tesadüf olmadığını söyleyerek, ÅŸunları kaydetti:
“Milletin ruh ve deÄŸer dünyasından kopukluk, bunların genlerinde vardır. 27 Mayıs’ı alkışlarla karşılayanlar, darbeyi ‘hürriyet ve anayasa bayramı’ diye millete zorla kutlatanlar, halkın vermediÄŸi yetkiyi vesayet odaklarının lütfunda arayanlar, gerektiÄŸinde iktidar için terör örgütleri ve emperyalist güçlerle iÅŸ tutanlar, bunların hepsi de CHP zihniyetinin farklı dönemlerdeki temsilcileriydi. Biz bu zihniyeti, 40 yılı aÅŸan siyasi hayatımızın her bir aÅŸamasında defalarca karşımızda bulduk. 27 Nisan bildirgesinden 367 garabetine, partimize yönelik kapatma davasından MİT krizine, FETÖ’nün 17-25 Aralık giriÅŸiminden 15 Temmuz ihanetine kadar demokrasiyi, milli iradeyi ve milletin egemenliÄŸini hedef alan tüm teÅŸebbüslere aleni destek verenler hep bunlardı. Çünkü bunlar, vatandaÅŸa tepeden bakma hastalığından bir türlü kurtulamadılar. İçlerindeki vesayet heveslerine hiçbir zaman set çekemediler.”
“Tek parti döneminden bu yana aktörler deÄŸiÅŸti, söylemler deÄŸiÅŸti, genel baÅŸkanlar deÄŸiÅŸti ama CHP’nin faÅŸist kodlarında en ufak bir deÄŸiÅŸim olmadı” diyen ErdoÄŸan, Atatürk’ün partisinin kimi zaman mezhepçi fanatiklerin, kimi zaman marjinal örgütlerin, kimi zaman jakobenlerin, kimi zaman da siyasi ikbali için her kılığa giren bukalemun tiplerin elinde adeta oyuncaÄŸa döndüğünü ifade etti.
ErdoÄŸan, CHP’nin son kurultayında bu gerçekliÄŸe bir kez daha ÅŸahitlik ettiklerini dile getirerek, şöyle konuÅŸtu:
“DeÄŸiÅŸim dediler, yenilenme dediler, bir sürü albenili kavramı arka arkaya sıraladılar. Ancak kurultaylarında Selo’sundan Kavala’sına ne kadar demokrasi düşmanı varsa, tekmiline birden selam çaktılar. CHP’nin genel baÅŸkanlık koltuÄŸunda oturan gerçekten genel baÅŸkan mı, yoksa emanetçi mi belli deÄŸil. Onu oraya oturtan efendilerinin bir sonraki adımı ne olacak, o da meçhul. Ama genel baÅŸkanın da onu oraya getirenlerin de iplerini ellerinde tutanların amaçlarının asla deÄŸiÅŸmediÄŸini gayet iyi biliyoruz. Dikkat ederseniz, son seçimler öncesinde iyice ayyuka çıkan Kandil ve Pensilvanya ile iÅŸbirliklerini sonlandırma adına hiçbir emare göstermediler.
Seçim hezimetinin tüm faturasını sabık genel baÅŸkanlarına keserek, kendilerini temize çekmeye çalıştılar. Ziya PaÅŸa’nın, tüm bunları anlatan çok meÅŸhur bir beyiti var; ‘En ummadığın keÅŸf eder esrar-ı derunun, sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?’ Evet, bunlar da vatandaşı, kendileri gibi balık hafızalı sanıyor. Oysa hepsi oradaydı. Bugün Meclis kürsüsünden millete siyasi etik dersi verenlerin tamamı o gün çevrilen dolapların tam göbeÄŸindeydi. Bizim o dönem ‘frankeÅŸtayn ittifakı’ dediÄŸimiz, ruhsuz, insicamı olmayan, ucube yapıyı millete umut diye pazarlayanlar kendileriydi. Bugün recmettikleri sabık genel baÅŸkanları galiba ofis açmış, inÅŸallah mutfağı da unutmamıştır. Daha 5-6 ay öncesine kadar yere göğe sığdıramayan yine bunlardan baÅŸkası deÄŸildi.
Elbette CHP ve 7’li koalisyonda kimin kimi hançerlediÄŸi, kimin kime ihanet ettiÄŸi bizim meselemiz deÄŸildir. Daha düne kadar Türkiye’yi yönetmeye layık gördükleri CumhurbaÅŸkanı adaylarını, bugün günah keçisi ilan etmelerindeki çeliÅŸki bizi ilgilendirmez. Hatta genel baÅŸkanlık koltuÄŸunda oturan yeni ÅŸahsın, selefi gibi ‘çarkçı’ olması da bizi alakadar etmez. Tüm bunlar CHP’nin iç meselesidir, iç hesaplaÅŸmasıdır, o dönem yol yürüdükleri ortaklarıyla kendi aralarında açıklığa kavuÅŸturması gereken hususlardır. Bizim için önemli olan ellerinde hançerle gezen bu kifayetsiz muhterislerin, o hançerleri milletimize saplamasının önüne geçmektir.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, milletin 14-28 Mayıs’taki basiretli tercihiyle buna fırsat vermediÄŸini belirterek, “Åžimdi bunu 31 Mart’ta inÅŸallah bir adım öteye taşıyacağız. BaÅŸta İstanbul, Ankara olmak üzere büyükÅŸehirlerimizi yeniden toparlayarak gerçek sahiplerine inÅŸallah teslim edelim. Zira benim milletim bunlardan çok çekti. İstanbullu, Ankaralı çok çekti hatta İzmirli de çok çekti.” dedi.
Yerel seçimde “yeniden bir doÄŸumu gerçekleÅŸtirme” çaÄŸrısı yapan ErdoÄŸan, “CHP’nin beceriksiz belediye baÅŸkanlarının idaresinde günden güne çürüyen ÅŸehirlerimizi, aziz milletimizin de desteÄŸiyle inÅŸallah bu iÅŸ bilmezlerin elinden kurtaracağız. Tarih önünde bu ülkeye ve millete verdikleri zararların hesabını vermeden, bunların hiçbirine rahat, huzur yoktur. Biz, kendi adımıza, sonuna kadar bunun takipçisi olacağız.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, 3 Kasım’da iktidardaki 21’inci yılı geride bıraktıklarını söyledi.
Åžanla, ÅŸerefle, Türkiye’ye ve millete hizmetle geçen 21 yıl boyunca Türkiye’yi her alanda geliÅŸtirmenin çabası içinde olduklarını vurgulayan ErdoÄŸan, “Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiÄŸi iradesine, ne pahasına olursa olsun asla leke sürdürmedik.” ifadesini kullandı.
Savunmadan ulaÅŸtırmaya, saÄŸlıktan eÄŸitime, turizmden güvenliÄŸe, terörle mücadeleden sosyal yardımlara kadar her baÅŸlıkta Türkiye’ye çaÄŸ atlattıklarına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, 85 milyonun her bir ferdinin, kazandırılan hizmetleri günlük hayatında yaÅŸadığını dile getirdi.
ErdoÄŸan, gurbetçilerin, 21 yılda gerçekleÅŸen büyük devrimi Türkiye’yi her ziyarette net ÅŸekilde gördüğünü, Türkiye’nin birçok alanda Avrupa’dan bile fersah fersah ileride olduÄŸunu ifade ettiÄŸini anlattı.
Yapılanların muhalefetin engellemelerine rağmen başarıldığını belirten Erdoğan, maruz kalınan onca saldırıya, ihanete, bürokratik dirence rağmen millete verdikleri sözleri yerine getirdiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seçim meydanlarında taahhüt ettikleri indirimli cep telefonu, bilgisayar desteği ve ücretsiz 10 GB internet sözünü tuttuklarını söyledi.
Çalışmayan emeklilerin hesaplarına tek seferlik 5 bin lira ödemenin yatırıldığını, ilk etapta deprem bölgesinde hayata geçirilecek Aile ve Gençlik Fonu’nun kuruluÅŸuna dair sürecin de TBMM’de sonlanmak üzere olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, depremden etkilenen ÅŸehirlerin yeniden inÅŸasına 1 trilyon lira kaynak ayrılan 2024 yılı bütçesinin görüşmelerinin de komisyonda sürdüğünü hatırlattı.
ErdoÄŸan, Orta Vadeli Programı, 2024 yılı CumhurbaÅŸkanlığı Yıllık Programı’nı ve 12’nci Kalkınma Planı’nı tamamladıklarını, gelecek 5 yıl boyunca ekonomideki yol haritasını ayrıntılı ÅŸekilde belirlediklerini dile getirdi.
Yatırım, üretim, istihdam ve cari fazla yoluyla kaliteli büyüme hedefinden asla geri adım atmayacaklarının altını çizen Erdoğan, ekonomi politikasının müspet sonuçlarını görmeye başladıklarını, yıllık cari dengede son iki ayda 7,3 milyar dolar iyileşme sağlandığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekim ayı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artışla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 22,9 milyar dolara ulaştığını, Ocak-Ekim dönemindeki 10 aylık ihracatın ise 210 milyar doları aştığını, Merkez Bankasının toplam rezervinin 128,4 milyar doları bulduğunu anlattı.
“Türkiye emin ellerdedir”
“En büyük baÅŸ aÄŸrımız olan enflasyon meselesini de mutlaka çözeceÄŸiz” diyen ErdoÄŸan, bugüne kadar asla taviz vermedikleri “çalışanları enflasyona ezdirmeme” prensibine baÄŸlı kalacaklarını vurguladı.
Bir kısmı küresel sebeplerden, bir kısmı açgözlülükten kaynaklanan hayat pahalılığıyla mücadelede kararlı bir ÅŸekilde yola devam edeceklerini ifade eden ErdoÄŸan, vatandaÅŸların gönüllerini ferah tutması gerektiÄŸini söyledi. Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Türkiye emin ellerdedir, ehil kadroların yönetimindedir. Her türlü zorluÄŸun üstesinden gelecek güce, kapasiteye, birikime, potansiyele de sahiptir. Bugün çıktığımız yolda bütün çekilen sıkıntıların hiçbiri boÅŸuna deÄŸildir. Türkiye mutlaka hedeflerine ulaÅŸacak, inÅŸallah küresel sistemde hak ettiÄŸi yeri alacaktır.” diye konuÅŸtu.
Ekonomideki atılımların yanı sıra “mülkün temeli” olan adaleti ihmal etmediklerini belirten ErdoÄŸan, göreve geldiklerinde Türkiye’yi 4 ana kolon üzerinde yükselteceklerinin sözünü verdiklerini, bunlardan birinin de “adalet” olduÄŸunu söylediklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21 yıl boyunca güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi tesis etmek için çalıştıklarını, gayret gösterdiklerini ifade etti.
“Geciken adalet, adalet deÄŸildir” inancıyla reforme ettikleri yargı sisteminin altyapısını güçlendirdiklerini, yüksek yargı organları dahil adalet teÅŸkilatının tüm birimlerini modern hizmet binalarına kavuÅŸturduklarını dile getiren ErdoÄŸan, lekelenmeme hakkı, Kamu DenetçiliÄŸi Kurumu, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, KiÅŸisel Verileri Koruma Kurumu gibi pek çok reforma imza attıklarını kaydetti.
“Darbe veya kalkışma olsa, en büyük destekçisi CHP olacaktır”
Yargının bağımsızlığıyla birlikte tarafsızlığını da anayasal güvenceye alarak hukuk sisteminin önemli açıklarından birini daha kapattıklarını belirten ErdoÄŸan, bu süreçte en büyük direnci, yargı içinde kümelenmiÅŸ FETÖ’vari yapılanmalar ile CHP’nin başını çektiÄŸi muhalefetten gördüklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Devri iktidarları döneminde yargıyı militanlaÅŸtıranlar, yargının bağımsız ve tarafsız hale gelmesini asla istemedi. Atılan her adımı, mümkünse önce Meclis’te sabote etmeye çalıştılar. Bunda muvaffak olamayınca, bu sefer mahkeme kapılarında nöbet tuttular. Böylece Meclis’te engelleyemedikleri hukuki düzenlemeleri, mahkemeler yoluyla akim bırakmaya uÄŸraÅŸtılar. Başörtüsüne özgürlük getiren düzenleme baÅŸta olmak üzere yasakları kaldıran, hak ve hürriyetleri geniÅŸleten hangi adım varsa, CHP istisnasız hepsine karşı çıktı. Sadece milletin iradesine deÄŸil, Türkiye’nin de ayağına pranga vuran darbe anayasasının deÄŸiÅŸmemesi için her yolu denediler. Bireysel baÅŸvuru hakkı da bunlardan bir tanesidir. CHP, bireysel baÅŸvuru hakkını da içeren anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine ‘Hayır’ dedi. Hatta her zaman yaptıkları gibi deÄŸiÅŸikliklerin iptali için Anayasa Mahkemesine baÅŸvurdu. Dolayısıyla CHP’nin bugün bireysel baÅŸvuru konusunda söyleyecek hiçbir sözü yoktur ve olamaz. İki yüksek yargı organı arasında ortaya çıkan içtihat farkını, ‘darbe’ olarak nitelemek ise bir baÅŸka utanmazlıktır. Åžu gerçeÄŸi biz de milletimiz de çok iyi biliyor, Allah korusun bu ülkede darbe veya kalkışma olsa, en büyük destekçisi CHP olacaktır. 1960’tan beri milli iradeye, Meclise, Anayasal düzene karşı giriÅŸilen tüm antidemokratik senaryoların baÅŸaktörü, yapımcısı ve yönetmeni CHP’dir.”
ErdoÄŸan, hükümetlerini hedef alan her türlü vesayet giriÅŸiminde CHP’nin daima vesayetçilerin yanında yer aldığını söyleyerek, Cumhuriyet mitinglerinden Gezi kalkışmasına, çukur eylemlerinden 15 Temmuz ihanetine kadar birliÄŸi, dirliÄŸi, demokrasiyi yok etmeyi hedefleyen tüm saldırılarda CHP’nin silüetinin bulunduÄŸunu vurguladı.
“Oturmak için yer arıyorsan parka git”
“Åžayet bugün de Türkiye’de bir kalkışma ve darbe olsaydı, CHP anında darbecilerin safında konumlanırdı. Sadece bu kriter bile meselenin ne olduÄŸunu açıklamaya yeterlidir” diyen ErdoÄŸan, bunlar ortadayken CHP ve ortaklarının afaki söylemlerinin hiçbir kıymetiharbiyesinin olmadığını belirtti.
Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasındaki meselenin, iki yüksek yargı organının görev alanlarıyla ilgili görüş farklılığından ibaret olduğunu aktaran Erdoğan, iktidarları döneminde anayasaya kazandırılan bireysel başvuru hakkının kullanımı noktasında yaşanan sorunun bir süredir ifade edildiğini kaydetti.
“Her iki yüksek yargı organı, baÅŸkanları da dahil hem görüşmelerimizde hem de kamuya açık toplantımızda bu konudaki ÅŸikayetlerini dile getiriyorlardı” diyen ErdoÄŸan, Anayasa Mahkemesinin 130 bin dosya sayısına ulaÅŸan bir iÅŸ yükünün altından kalkmasının mevcut ÅŸartlarda mümkün olmadığına iÅŸaret etti.
Bu kadar başvuru dosyasının sağlıklı bir şekilde değerlendirilemeyeceğinin açık olduğunun altını çizen Erdoğan, verilen kararlarla ilgili eleştirilerin giderek arttığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Yargıtay’ın yaptığı açıklamalarda dile getirdiÄŸi serzeniÅŸleri elbette göz ardı edemeyiz. Ama devlet baÅŸkanı sıfatıyla bize bu tartışmada hüküm vermek deÄŸil, hakem olmak düşer. Anayasa’mızın 104’üncü maddesine göre devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etme görevi bizdedir. İnÅŸallah biz de bu sorumluluÄŸumuzu hakkıyla yerine getireceÄŸiz. KiÅŸisel eleÅŸtirilerimizi baki tutarak, iki yüksek yargı organımız arasındaki içtihat farklarının kalıcı bir ÅŸekilde giderilmesi için gayret göstereceÄŸiz. Sorunun acil çözümü konuyla ilgili anayasal ve yasal deÄŸiÅŸikliklerin süratle yapılmasından, kalıcı çözümü ise yeni ve sivil bir anayasadan geçmektedir. Bunun adresi de milli iradenin tecelligahı olan Yüce Meclis’tir. Meclis, eylem ve nümayiÅŸ yeri deÄŸil, ülkenin meselelerine çözüm üretme mercidir. Hele hele oturma yapma yeri deÄŸildir. Oturmak için yer arıyorsan parka git. Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla ve sürece katkı vermek isteyen diÄŸer siyasi partilerle bir çözüm yolu bulacağımıza inanıyorum.”
“Yeni tedbirleri devreye alacağız”
ErdoÄŸan, 28 Mayıs’ta mahalli idareler seçimlerine dair hazırlıklarını fiilen baÅŸlattıklarını, geçen hafta yapılan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısıyla birlikte 31 Mart seçimleriyle ilgili takvimin resmen baÅŸladığını anımsattı.
TeÅŸkilat BaÅŸkanlığı ile Seçim İşleri BaÅŸkanlığı ve diÄŸer genel merkez birimlerinin seçim hazırlıklarını yürüttüğünü belirten ErdoÄŸan, 4,5 aylık sürenin çok iyi deÄŸerlendirilmesi gerektiÄŸini söyledi. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bu kritik süreçte hem hükümet cenahında hem de siyaset tarafında pek çok adımı eÅŸ zamanlı olarak atmamız gerekiyor. İnÅŸası tamamlanan deprem konutlarının teslimatını yaparken ekonomide vatandaşımızın sıkıntılarını hafifletecek yeni tedbirleri de devreye alacağız.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Toplu açılış törenlerinde belediyelerinin, rakiplerine göre hizmet noktasındaki farkını açıkça göstereceklerini kaydeden Erdoğan, ittifak ortaklarıyla bugüne kadarki uyumlu çalışmayı bundan sonra da güçlendirerek sürdüreceklerini vurguladı.
Recep Tayyip ErdoÄŸan, iç siyasetten ekonomiye, dış politikadan yerel yönetimlere kadar tüm alanlarda icraatlarla, baÅŸarılarla, atılımlarla Türk siyasetine yön vereceklerini dile getirerek, “Son 21 yılın bize öğrettiÄŸi en önemli kriter ÅŸudur: Bizim milletimiz feraset sahibidir. İş yapanla sadece laf üreten arasındaki ayrımı çok iyi görür ve takdir eder. Siyaset mühendislikleriyle, sosyal medya gazlamalarıyla, kalemÅŸorların parlatmasıyla seçim kazanılmayacağını daha 6 ay önce gördük.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Seçimin sandıktan önce gönüllerde kazanılacağını belirten Erdoğan, bunun yolunun da icraattan, hizmetten, eserden ve seçmenle bağı daima korumaktan geçtiğinin altını çizdi.
Erdoğan, muhalefet tarafında, sütre gerisinde yürütülen pazarlıkların kendileri için hiçbir ehemmiyetinin olmadığını vurguladı.
Kendilerinden, kendi partilerinden ve kendi ittifaklarından mesul olduklarını söyleyen Erdoğan, işlerini düzgün yaptıklarında milletin teveccühüne bir kez daha mazhar olmayı kimsenin engelleyemeyeceğini ifade etti.
ErdoÄŸan, 31 Mart’a kadar seferberlik ruhuyla çalışacaklarını, bunun lokomotifliÄŸini milletvekillerinin yapacağını belirtti.
Milletvekillerinin herkesten daha fazla çalışması, daha fazla koÅŸturması ve daha fazla ter dökmesi gerektiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Kapısı çalınmadık, elinden tutulmadık, hali hatırı sorulmadık kimseyi bırakmayacaksınız.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Meclis’te soruları yanıtladı
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İsveç’in NATO’ya katılım protokolüne iliÅŸkin kanun teklifiyle ilgili, “Åžu anda komisyonda. İsveç ne yapıyor ne ediyor onu da takip ediyoruz.” dedi.
ErdoÄŸan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’ten ayrılırken, basın mensuplarının gündeme iliÅŸkin sorularını yanıtladı.
İsveç’in NATO üyeliÄŸine iliÅŸkin kanun teklifinin yarın DışiÅŸleri Komisyonunda görüşüleceÄŸinin hatırlatılması ve İsveç’ten terörle mücadele konusunda somut bir adım görülmediÄŸi sorusuna CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Åžu anda bizimki komisyonda, bir yandan plan bütçe çalışmaları devam ediyor. İsveç ne yapıyor ne ediyor onu da takip ediyoruz.” yanıtını verdi.
Bir gazetecinin, “Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay arasında bireysel baÅŸvurulara bir sınırlandırılma getirilmesi gibi bir durum söz konusu olabilir mi? İş yüküne iÅŸaret ettiniz ama böyle bir düzenlemeden mi bahsediyorsunuz? Bireysel baÅŸvurular mı sınırlandırılır? Nasıl bir düzenleme gelebilir?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Bizim ÅŸu anda bireysel baÅŸvuru noktasında geçmiÅŸte bu bireysel baÅŸvuruyu süratle azaltacak diye adımlar atıldı. Ama ÅŸu anda bireysel baÅŸvuruyla ilgili dosya sayısı 130 bin. Demek ki beklenen netice alınamadı. Herhalde bunun üzerinde de Anayasa Mahkemesi çalışacak. Bizimle alakalı bir iÅŸ deÄŸil.”
“Anayasa Mahkemesi çalışacak dediniz ama bir yandan da Meclisi iÅŸaret ettiniz” sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bununla ne alakası var? 130 bin dosyadan bahsediyoruz.” ifadesini kullandı.
“Peki kriz nasıl giderilecek? Meclis nasıl bir çalışma yapacak? Ne göreceÄŸiz, ya da Meclis’te daha sonra bir torba teklifin içerisinde bir madde mi göreceÄŸiz?” sorusuna ErdoÄŸan, “Åžu anda Meclis’le bir alakası yok. Burada Yargıtay üzerine düşen görevi yaptı, yapıyor. Anayasa Mahkemesi kendine göre üzerine düşen görevi yapıyor. Benim de üzerime düşen görev neyse bana bu iÅŸ geldiÄŸi anda ben de gereÄŸini yapıyorum.” cevabını verdi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yakın zamanda Anayasa Mahkemesi BaÅŸkanı Zühtü Arslan ile görüşüp görüşmediklerine iliÅŸkin soru üzerine, “Hayır, görüşmedim.” yanıtını verdi.
Kaynak: AA
