Cumhurbaşkanı Erdoğan: Depremin istihdama etkisini en aza indirmek için kısa çalışma ödeneğini 3 ay uzatıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Depremin istihdama etkisini en aza indirmek için kısa çalışma ödeneğini 3 ay uzatıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan Depremin istihdama etkisini en aza indirmek için kısa çalışma ödeneğini 3 ay uzatıyoruz

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Depremin istihdama etkisini en aza indirmek amacıyla baÅŸlatılan kısa çalışma ödeneÄŸini 3 ay süreyle uzatıyoruz.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Türkiye’yi hedefleriyle buluÅŸturma mücadelelerinin hız kesmeden sürdüğünü belirten ErdoÄŸan, son Kabine Toplantısından bu yana yoÄŸun bir mesai dönemi geçirdiklerini ifade etti.

İçeride toplu açılış törenleri ve il ziyaretleri, dışarıda uluslararası zirveler ve seyahatlerle millete hizmet yolculuÄŸunu devam ettirdiklerini aktaran ErdoÄŸan, “Bu çerçevede, 7 Temmuz’da Ukrayna Devlet BaÅŸkanı Sayın Zelenskiy’i ülkemizde misafir ederek, gündemimizdeki konuları ele aldık. Kendisiyle, 500 günden fazla süredir devam eden savaşın sona erdirilmesine yönelik önerilerimizi paylaÅŸarak, bu doÄŸrultuda üzerimize düşeni yapmaya hazır olduÄŸumuzu tekrar vurguladık.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan, aynı gün, Milli Savunma Üniversitesi’nin kara, deniz ve hava harp enstitülerinde eÄŸitimlerini baÅŸarıyla tamamlayan 249 subayın mezuniyet sevincine ortak olduklarını da aktardı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 15 Temmuz darbe teÅŸebbüsü sonrasında yeniden yapılandırdıkları üniversitenin asli vazifesini layıkıyla ifa ettiÄŸini müşahede ettiklerini bildirdi.

“81 vilayetimizin tamamının güvenine mazhar olmak için çalışacağız”

Seçim kampanyası sırasında kendisine en çok teveccüh gösteren illeri ziyaret etme sözü verdiğini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“28 Mayıs seçimlerinde Bayburt yüzde 82,5 oy oranıyla birinci, komÅŸusu Gümüşhane yüzde 78,5 oy oranıyla ikinci oldu. Bunun için 8 Temmuz Cumartesi günü her iki ilimizi ziyaret ederek, desteklerinden dolayı oralardaki vatandaÅŸlarımıza bizzat teÅŸekkür ettik. ‘Kuru kuruya teÅŸekkür olmaz’ diyerek, Bayburt’ta toplam yatırım bedeli 2 milyar 689 milyon lirayı, Gümüşhane’de ise 1 milyar 100 milyon lirayı bulan eserlerin toplu açılış törenini de bu arada gerçekleÅŸtirdik. Buradan bir kez daha bizleri asla yalnız bırakmayan, desteÄŸini, duasını bizden esirgemeyen Bayburtlu ve Gümüşhaneli kardeÅŸlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Bu iki ilimizle birlikte, bize oy versin veya vermesin, 81 vilayetimizin tamamının güvenine mazhar olmak için canla baÅŸla çalışacağız.”

“BaÅŸarıyı, mahalli idareler seçimleriyle tahkim etmek istiyoruz”

“14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde elde ettiÄŸimiz baÅŸarıyı, 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimleriyle tahkim etmek istiyoruz.” diyen ErdoÄŸan, hükümet ile yerel yönetimler arasındaki uyumun, anlayış ve vizyon birliÄŸinin kıymetini her geçen gün daha net bir ÅŸekilde görebildiklerini belirtti.

ErdoÄŸan, “Gerçek belediyecilik hizmetlerinden mahrum kalan ÅŸehirlerimizi Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸasına ortak etmek için önümüzdeki seçimler bir fırsattır. Milletimizin de desteÄŸiyle inÅŸallah bu tarihi fırsatın heba olmasına izin vermeyeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

“Türkiye’nin beklentilerini açık ve net ortaya koyduk”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Bayburt ve Gümüşhane ziyaretlerinin ardından NATO Zirvesi’ne katılmak üzere Litvanya’nın baÅŸkenti Vilnius’a gittiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Kritik bir dönemde tertiplenen NATO Zirvesi, ülkemiz açısından terörle mücadele baÅŸta olmak üzere tezlerimizi dillendirdiÄŸimiz, önemli diplomatik kazanımlar elde ettiÄŸimiz uluslararası bir toplantı oldu. NATO tarihinde ilk defa Genel Sekreter tarafından terörizmle mücadele özel koordinatörü atanacağı duyuruldu. İttifak’ın yanı sıra ülkemizin de güvenliÄŸine katkı sunacak pek çok hususta mutabakata varıldı. NATO’nun geniÅŸlemesine verdiÄŸimiz ilkesel desteÄŸi ifade ederken, Türkiye’nin beklentilerini açık ve net ortaya koyduk. Sadece terörizme karşı deÄŸil, Batı’da veba gibi yayılan İslam düşmanlığıyla mücadele noktasında da ikazlarımızı yaptık. İsveç’in İttifak’a üyelik süreciyle ilgili atılacak karşılıklı adımlar, ortak açıklamayla belirlendi. Meclis’imizin açılmasıyla birlikte üzerimize düşeni yapacağız. Katılım protokollerine dair nihai kararı verecek olan mercii, Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Milletvekillerimizin, vicdanları doÄŸrultusunda, ülkemizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa, onu yapacağından şüphe duymuyoruz.”

“KomÅŸularımızla ve diÄŸer ülkelerde aşılmaz denilen nice engeli aÅŸtık”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Vilnius Zirvesi’nde, ABD BaÅŸkanı Joe Biden, Fransa CumhurbaÅŸkanı Emmanuel Macron, Yunanistan BaÅŸbakanı Kiryakos Miçotakis’in de aralarında olduÄŸu 13 liderle ikili görüşme gerçekleÅŸtirdiklerini anımsatarak, “Bu görüşmelerde bir kez daha gördük ki, komÅŸularımız baÅŸta olmak üzere bizim hiçbir ülkeyle çözülemeyecek sorunumuz yoktur. Diyalog ve diplomasiye alan açıldığı takdirde yanlış anlaşılmaların giderileceÄŸine, anlaÅŸmazlıkların çözüme kavuÅŸturulacağına inanıyoruz. Son 21 yılda bunu pek çok kez baÅŸardık. KomÅŸularımızla ve diÄŸer ülkelerde aşılmaz denilen nice engeli aÅŸtık. Aynı baÅŸarıyı bugün de yakalamamızın önünde hiçbir mani bulunmuyor.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

Özellikle Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmelerden ümitvar olduÄŸunu bildiren ErdoÄŸan, “Avrupa BirliÄŸi’ne tam üyelik sürecinin canlandırılması, Gümrük BirliÄŸi AnlaÅŸmasının güncellenmesi, vatandaÅŸlarımıza vize serbestisi gibi temel baÅŸlıklarda artık ilerleme saÄŸlamak istiyoruz. Hem ülkemizin hem de Avrupa BirliÄŸinin çıkarına olacak bu hamlelerin müspet neticelerini inÅŸallah yakında göreceÄŸiz.” dedi.

Körfez turu

Dış politika kulvarında, iÅŸ dünyasından oluÅŸan geniÅŸ bir heyetle yaptıkları Körfez turunun da çok önemli bir adım olduÄŸunu vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Suudi Arabistan, Katar ve BirleÅŸik Arap Emirlikleri’ne gerçekleÅŸtirdiÄŸi ziyaretlerin, son derece baÅŸarılı ve verimli geçtiÄŸini söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suudi Arabistan ile imzaladığımız 5 anlaÅŸmayla iÅŸbirliÄŸimizi daha ileriye taşıdık. Savunma sanayi alanında tarihimizin en büyük savunma ve havacılık ihracatı sözleÅŸmesine imza attık. Katar ile mükemmel seviyede ilerleyen iliÅŸkilerimizi, yeni ortaklıklarla taçlandırma kararı aldık. BirleÅŸik Arap Emirlikleri, 10 milyar doları bulan ikili ticaret hacmimizle, ülkemizin bölgedeki en önemli ticari ve ekonomik ortakları arasındadır. Diplomatik münasebetlerimizin 50’nci yılını, Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey mekanizmasının kuruluÅŸuyla kutlamış olduk.

Ziyaretimiz esnasında, farklı alanlarda toplam deÄŸeri 50,7 milyar dolara ulaÅŸan 13 anlaÅŸma imzalanmıştır. Yine ziyaretimiz vesilesiyle, ülkemizin gurur kaynağı olan Türkiye’nin otomobili Togg’u muhataplarımıza hediye ettik. Togg’un, her üç liderden de ‘tam not’ aldığını memnuniyetle belirtmek isterim. Åžimdilik sadece ülkemizin yollarını süsleyen Togg’u, inÅŸallah yakın zamanda diÄŸer ülkelerin yollarında da görmeye baÅŸlayacağız. Nasıl İHA, SİHA ve TİHA’larımız onlarca ülkenin semalarını koruyorsa, Togg da ‘Türkiye markasını’ yollara, caddelere taşıyacaktır.”

Kıbrıs ziyareti

Abu Dabi’den sonra geçtikleri LefkoÅŸa’da, Kıbrıs Türkleri’nin, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı coÅŸkusunu paylaÅŸtıklarını dile getiren ErdoÄŸan, Barış Harekatı’nın 49’uncu yılını, Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binasının ve pistinin açılışıyla idrak ettiklerini anlattı. ErdoÄŸan, 10 milyon yolcuya hizmet verebilecek kapasiteye ulaÅŸan Ercan Havalimanı’nın, bir kez daha Kıbrıs Türk halkına hayırlı olmasını diledi.

Ada’nın gerçekleri temelinde hiçbir zaman çözümden kaçmadıklarını ve kaçmayacaklarını vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Kıbrıs Adası’nın kalıcı ve adil bir barışa kavuÅŸması için elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz. Bu konudaki samimiyetimizi Annan Planı dahil, ÅŸimdiye kadarki tüm süreçlerde gösterdik, gerekirse yine gösteririz. Ancak, bunun için karşımızdakilerin de dayatmalarda ısrar etmek yerine sahadaki durumu kabullenmesi gerektiÄŸi açıktır.

Barış Harekatı’nın 49’uncu yılında bir kez daha ÅŸehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik desteÄŸimizin baki olduÄŸunu, tarımdan enerjiye, sudan elektriÄŸe, ulaşımdan saÄŸlığa her alanda katkılarımızın artarak devam edeceÄŸini vurgulamak istiyorum.”

“Türk milletinin 15 Temmuz gecesi yazdığı destanın büyüklüğünü her geçen yıl çok daha iyi anlıyoruz”

ErdoÄŸan, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe giriÅŸiminin yedinci seneyi devriyesini, ÅŸehit yakınları, gaziler ve İstanbul halkının katılımıyla Beylerbeyi Stadyumu’nda idrak ettiklerini, Türkiye Yüzyılı’nın kahramanlarına olan minnet borcunu bir kez daha hatırlayıp hatırlattıklarını söyledi.

Türk milletinin 15 Temmuz gecesi yazdığı destanın büyüklüğünü her geçen yıl çok daha iyi anladıklarını ifade eden ErdoÄŸan, “O gece Türkiye sadece demokrasisine yönelik bir darbe teÅŸebbüsünü bertaraf etmedi, o meÅŸum gece ülkemiz asıl, bağımsızlığını hedef alan bir iÅŸgal giriÅŸimini püskürttü. Milletimiz, 253 vatan evladını topraÄŸa verme pahasına Türkiye’nin geçilmez olduÄŸunu tüm dünyaya bir kez daha haykırmıştır.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 15 Temmuz’un, asırlar boyunca yürütülen varlık-yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkası olduÄŸunu belirterek, ÅŸunları söyledi:

“Demokrasi ve millet düşmanlarının 15 Temmuz’a yönelik bitmeyen kinlerinin gerisinde, iÅŸte bu gerçek vardır. FETÖ’cü alçakların ihanetinden medet umanlar, o gece yaÅŸadıkları derin hayal kırıklığını halen unutamıyor. Darbecilerle anlaşıp tankların arasından kaçanlar, ayıplarını örtmek, korkaklıklarını gizlemek amacıyla iftira dahil her yola baÅŸvuruyor. ‘Kontrollü darbe’ yalanından ’20 Temmuz darbesi’ tarzı ahlaksız ithamlara kadar milletin direniÅŸine kara çalmak için her ÅŸeyi yapıyorlar. Ama ne yapsalar nafile… Bunlar, tüm çabalarına raÄŸmen son 7 yılda amaçlarına ulaÅŸmadılar, Allah’ın izniyle hiçbir zaman da ulaÅŸamayacaklar. Türkiye ve Türk milleti var oldukça, 15 Temmuz destanımız dilden dile, gönülden gönüle, nesilden nesile gururla aktarılmaya devam edecek.”

“Gençlerimize ve çocuklarımıza gururla anlatacağız”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, birileri rahatsız olsa da 15 Temmuz gecesi çıplak elleriyle tankları durduran kahramanların hatırasına ebediyen sahip çıkacaklarını belirterek, “Her biri kalbimizin en mutena köşesinde yaÅŸayan 253 ÅŸehidimizin hepsini şükranla, özlemle ve minnetle yad edeceÄŸiz. Gazilerimizin verdiÄŸi mücadeleyi gençlerimize ve çocuklarımıza gururla anlatacağız.” dedi.

Film, kitap, belgesel, ÅŸiir ve çeÅŸitli etkinlerle 15 Temmuz’u, manasına ve ruhuna uygun bir ÅŸekilde yaÅŸatacaklarını kaydeden ErdoÄŸan, tüm bunları yaparken, asla rehavete kapılmayacaklarını söyledi. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Son FETÖ’cü hain de hukuk önünde hesap verene kadar, bu terör örgütüyle, uzantılarıyla ve destekçileriyle mücadelemizi sürdüreceÄŸiz. Bu vesileyle ÅŸehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize saÄŸlıklı, huzurlu, bereketli ömürler niyaz ediyorum. Rabb’im bizlere bir daha 15 Temmuz gibi bir ihanet yaÅŸatmasın diyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Seller ve orman yangınları

ErdoÄŸan, küresel bir sorun olan iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin olumsuz yansımalarını Türkiye’nin de tecrübe ettiÄŸini, Karadeniz Bölgesi’nde yaÅŸanan sel ve taÅŸkınların ardından, batı ve güney bölgelerde meydana gelen orman yangınlarının bunun son örnekleri olduÄŸunu bildirdi.

Karadeniz Bölgesi’ndeki sel felaketine müdahaleye iliÅŸkin çalışmaları aktaran ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Karadeniz Bölgemizdeki sel felaketine 7 bin 122 personel, 477 iÅŸ makinesi, 6 bin 323 diÄŸer araç ve 2 helikopter ile müdahale ettik. İlgili bakanlarımız süratle afet bölgesine intikal ederek, çalışmaların koordinasyonunu bizzat saÄŸladı. Selden etkilenen iÅŸverenlerimiz ile sigortalılarımızın prim ödemelerini, talep etmeleri halinde, bir yıl süreyle ertelediÄŸimizi duyurduk.”

Orman yangınlarıyla mücadelenin de baÅŸarıyla yürütüldüğünü söyleyen ErdoÄŸan, “Geçen yıl 1 Haziran-24 Temmuz’da 265 orman yangını çıkarken, bu yılın aynı döneminde 358 orman yangınıyla karşılaÅŸtık.” dedi.

ErdoÄŸan, İzmir’deki yangına müdahale sırasında hayatını kaybeden orman işçisi Mustafa Gürpınar’a Allah’tan rahmet, ailesine ve çalışma arkadaÅŸlarına sabır diledi.

Önceki yıllarda yaÅŸanan yangınların bir kısmının doÄŸal sebeplerden, bir kısmının da terör ve ihmal gibi faktörlerden meydana geldiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, “Bu sene en kötü senaryoyu düşünerek, havada ve karada güçlü bir altyapı kurduk. Mevcut filomuzu, Rusya’dan gelen 2 büyük uçakla tahkim ettik. Rezerv güçlerle birlikte toplam 24 uçak, 100 helikopter ve 10 İHA’mızla orman yangınlarıyla mücadele ediyoruz. Ayrıca 4 bin 800 aracımız ve 25 bin orman işçimiz de karadan müdahale noktasında görev yapıyor.” bilgisini verdi.

“Ormanlarımızı korumaya, geliÅŸtirmeye devam edelim”

Ülkedeki yangınlara süratle müdahale ederken, ihtiyacı olan diÄŸer ülkelerin de yardımına koÅŸtuklarını belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Büyük bir yangınla boÄŸuÅŸan komÅŸumuz Yunanistan’a 2 amfibi uçak ve 1 yangın söndürme helikopteri gönderdik. Rodos halkı baÅŸta olmak üzere Yunan komÅŸularımıza buradan geçmiÅŸ olsun dileklerimizi iletiyoruz.” dedi.

Erdoğan, her ne kadar hazırlıklar tamam olsa da hedefin tek bir yangının bile çıkmaması olduğunu vurgulayarak, tüm vatandaşları orman teşkilatının alarm durumuna geçtiği ağustos ayı boyunca dikkatli olmaya çağırdı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “En küçük bir ihmalin dahi ciÄŸerimizi yakan felaketlere yol açabileceÄŸini lütfen unutmayalım. ‘Orman vatandır’ anlayışıyla hep birlikte ormanlarımızı korumaya, geliÅŸtirmeye devam edelim. Ormanlarımıza sahip çıkan herkese ÅŸimdiden teÅŸekkür ediyorum.” diye konuÅŸtu.

Ülkenin dört bir yanında baÅŸlayan hasat mevsiminde bugün itibarıyla hububatın yüzde 65’inin hasat edildiÄŸini belirten ErdoÄŸan, Toprak Mahsulleri Ofisinin, 580 noktada alım faaliyetini kesintisiz sürdürdüğünü, çiftçiler ürünlerini teslim edene kadar alımların devam edeceÄŸini de bildirdi.

“Türkiye Yüzyılı’nı inÅŸa etme hedefiyle yolumuza devam ediyoruz”

ErdoÄŸan, dün, Hatay’ın ana vatana katılışının 84, Milli Mücadele’nin dönüm noktalarından Erzurum Kongresi’nin ise 104. yıl dönümü olduÄŸunu hatırlattı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün baÅŸkanlık ettiÄŸi Erzurum Kongresi’nde üç önemli ilkenin dünyaya ilan edildiÄŸini belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Birincisi, milli sınırlar içindeki vatanın bölünmez bir bütün olduÄŸudur. İkincisi, her türlü yabancı iÅŸgal ve müdahalesine karşı milletin topyekun direneceÄŸidir. Üçüncüsü de manda ve himayenin kabul edilmeyeceÄŸidir.” diye konuÅŸtu.

ErdoÄŸan, 104 yıl sonra bugün, devlet ve millet olarak, aynı ilkeler doÄŸrultusunda Türkiye Yüzyılı’nı inÅŸa etme hedefiyle yollarına devam ettiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

“Milli Mücadele, bizim vatan toprakları üzerindeki ne ilk ne de son kıyamımızdı. Anadolu topraklarının merkezinde yer aldığı coÄŸrafya, bizim ana vatanımız olma yanında, tüm insanlığın köklerinin de çıkış yeridir. DoÄŸudan batıya, kuzeyden güneye, hatta okyanuslar ötesinden her gücün gözünün bu coÄŸrafyada olmasının sebebi budur. Millet olarak, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e kadar kurduÄŸumuz her devletin verdiÄŸi varoluÅŸ mücadelesinin böylesine ağır bedelli ve kesintisiz yürümesi boÅŸuna deÄŸildir. Hatta hiç uzaÄŸa gitmeye gerek yok, Türkiye’nin son 10 yıldır maruz kaldığı siyasi, sosyal, ekonomik, askeri sıkıntıların neredeyse hiçbiri tabii süreçlerin ürünü deÄŸildir. Hepsinin de arka planında, insanlık tarihi kadar eski bir mücadelenin, modern yöntemler ve söylemlerle devam ettirilen sürümleri vardır. Bu mücadeleye bir de hem toplum hem coÄŸrafya olarak bünyemizde taşıdığımız sorunları eklediÄŸimizde, maliyetler daha da artmıştır.”

“Çok sayıda meselenin üstesinden, milletin saÄŸduyusu sayesinde gelindi”

Sosyal fay hatlarında kırılmalara yol açmak için giriÅŸilen sayısız denemelerin, milli birliÄŸe ve beraberliÄŸe sıkı sıkıya sarılarak akamete uÄŸratıldığını söyleyen ErdoÄŸan, Gezi Olayları’ndan terör saldırılarına, 15 Temmuz’dan seçim dönemlerinde yalanlar üzerinden tırmandırılan siyasi gerilimlere kadar çok sayıda meselenin üstesinden, milletin irfanı ve saÄŸduyusu sayesinde gelindiÄŸini aktardı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bu dönemde küresel saÄŸlık krizinin ve onunla birlikte yükselen küresel finans, üretim, tedarik, emtia krizlerinin Türkiye’ye etkilerini sırtlandıklarını, alınan tedbirler ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun geliÅŸtirilen politikalarla, yaÅŸanan süreçleri en az hasarla atlatmayı baÅŸardıklarını anlattı.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Åžerifi’nin, ibadete açılmasının 3. yılı olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, “Ayasofya-i Kebir Cami-i Åžerifi’nin yeniden ibadete açılmasının, Anadolu topraklarını vatan yapma mücadelemizin önemli sembollerinden biri olduÄŸu şüphesizdir. Rabb’ime, bizlere bu ÅŸerefi bahÅŸettiÄŸi için bir kez daha hamdediyorum.” dedi.

Türkiye’nin coÄŸrafyasındaki imtihanlarından birinin de tabii afetlerle olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, yangınlar, seller, heyelanlar, kuraklık ve en önemlisi depremin, ülkenin dört bir yanında ciddi hasarlara yol açtığını hatırlattı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “6 Åžubat’ı unutmak mümkün mü? Onun meydana getirdiÄŸi felaket, fatura unutulabilir mi? Åžehitlerimiz, gazilerimiz unutulabilir mi?” diye konuÅŸtu.

GerçekleÅŸtiÄŸi alan ve etkilediÄŸi nüfus bakımından tarihin en büyük afeti olan 6 Åžubat depremlerinin üzerinden henüz 5,5 ay geçtiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, “Depremde kaybettiÄŸimiz insanlarımızın acıları ilk günkü tazeliÄŸiyle yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor.” dedi.

Evleri ve iş yerleri enkaza dönen vatandaşların, bir yandan kaybettikleri yakınlarının yasını tutarken, diğer yandan hayata yeni bir başlangıç yapmak için gerekli şartların oluşmasını beklediklerini anlatan Erdoğan, afetin etkilediği şehirlerde, acil yıkılması gereken ve ağır hasarlı binaların enkazlarının tamamen kaldırıldığını, orta hasarlı binalarla ilgili çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Yapılan tespitlere göre, bölgede 872 bin bağımsız bölüme sahip 311 bini aşkın binanın yeniden inşa edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, bunlardan yaklaşık 507 bini konut, 143 bini köy evi olmak üzere toplam 650 binini devlet eliyle yaparak, vatandaşlara teslim etmeyi planladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 180 bin civarında konut ve köy evinin inşa sürecinin başladığını belirtti.

“Afetzede kardeÅŸlerimize önemli destekler veriyoruz”

Yeri belirlenen ve zemin etütleri yapılan alanlarda hızla inşa çalışmalarına geçildiğini anlatan Erdoğan, inşaatı tamamlanan köy evlerinin hak sahiplerine teslim edildiğini anımsattı.

ErdoÄŸan, “İnÅŸallah sonbaharla birlikte konutları vatandaÅŸlarımıza peyderpey teslim etmeye baÅŸlayacağız. Konutların inÅŸasını hızlandırmak gayesiyle geliÅŸtirdiÄŸimiz yeni projemizi kamuoyumuzla kısa süre önce paylaÅŸtık. VatandaÅŸlarımızdan gelen talepler doÄŸrultusunda ‘Yerinde Dönüşüm’ çalışmalarımızı baÅŸlattık. Afetzede kardeÅŸlerimize bir kısmı çok uygun ÅŸartlarda kredi, bir kısmı hibe olarak önemli destekler veriyoruz. Bugüne kadar 93 binden fazla depremzedemiz, yerinde dönüşüm için baÅŸvurdu. Bu sayının daha da artacağına inanıyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Depremden hemen sonra ilan edilen mücbir sebep uygulamasıyla afetzedelerin yükünün hafifletildiğini belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:

“Mücbir sebep düzenlemesini, depremde en çok yıkıma uÄŸrayan Adıyaman, KahramanmaraÅŸ, Hatay, Malatya illerimiz ile İslahiye ve Nurdağı ilçelerimizde devam ettirmeyi kararlaÅŸtırdık. Buraların dışından kalan vilayetlerimizden gelen münferit baÅŸvuruları da deÄŸerlendireceÄŸiz. Konuyla ilgili detayları Hazine ve Maliye Bakanlığımız yakında milletimize açıklayacaktır.

Depremin istihdama etkisini en aza indirilmek amacıyla baÅŸlatılan kısa çalışma ödeneÄŸini 3 ay süreyle uzatıyoruz. Daha önce 110 bin çalışanın faydalandığı ödenekten 115 bin insanımızın istifade etmesini saÄŸlayacağız. Toplum Yararına Programlarımızı açma hazırlıklarımız, baÅŸta deprem bölgemiz olmak üzere, ülkemiz genelinde devam ediyor.”

Hesaplamalara göre, 6 Åžubat depremlerinin Türkiye’ye maliyetinin 104 milyar doların üzerinde olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, sadece bu yıl deprem kaynaklı harcamaların 762 milyar liraya ulaÅŸmasının beklendiÄŸini aktardı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Bu rakam, çapı ne kadar büyük olursa olsun her ekonomi için, altından kalkılması zor bir yüktür. Üstelik 2013’ten beri yaÅŸadığımız her hadisenin bir boyutunu oluÅŸturan ekonomik saldırıların etkilerinin hala sürdüğü dönemde bu maliyetle karşılaÅŸtık.” dedi.

“Türkiye’yi büyütme hedefimizden en küçük bir geriye gidiÅŸ yok”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, içeride birilerinin, “Tüketmeyin”, “Yatırım yapmayın”, “Türkiye’ye gelmeyin” kampanyalarıyla ekonomiyi çökertme çaÄŸrıları yaptığı günlerin yaÅŸandığını belirterek ÅŸunları kaydetti:

“Dışarıda ise ‘Türk ekonomisini mahvetme’ naralarıyla, ülkemize karşı ne iktisat bilimiyle ne akıl ve ahlakla baÄŸdaÅŸan tuzaklara ÅŸahitlik ettik. Tüm bu hücumlara karşı çareyi yine, her konuda ve her zaman olduÄŸu gibi, kendi potansiyelimizi harekete geçirmekte, kendi gücümüzü kullanmakta, kendi hedeflerimize yönelmekte bulduk. Hep söylediÄŸimiz gibi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme hedefi, öyle akÅŸamdan sabaha ortaya çıkmış bir strateji deÄŸildir. Gerisinde çok büyük emeklerin ve çok büyük bedellerin olduÄŸu bir sürecin sonunda bu noktaya geldik. Bugün de Türkiye bu temel ekonomik hedefine baÄŸlılığını, ÅŸeksiz şüphesiz bir ÅŸekilde sürdürmektedir. Altını çizerek tekrar ifade ediyorum, Türkiye’yi istihdamı ve üretimiyle büyütme hedefimizden en küçük bir geriye gidiÅŸ söz konusu olmayacaktır. Zamana ve ÅŸartlara göre kullanılan araçlar farklılaÅŸsa da sonuçta varmak istediÄŸimiz menzil deÄŸiÅŸmemiÅŸtir.

Son haftalarda atılan adımların hem daha önceki geliÅŸmelerin hem de depremin artık ertelenemez hale gelen mali yükünü karşılayabilmek için yapılan düzeltmeler olarak görülmesi ÅŸart. Bu adımların faiz, kur ve enflasyon üzerindeki etkilerini, orta vadede ülkemizin asıl hedeflerine yaklaÅŸmasına katkı saÄŸlayacak geliÅŸmelere dönüştürebileceÄŸimize inanıyoruz. Ülkemizin her meselesini 21 yıldır nasıl tesis ettiÄŸimiz güven ve istikrar iklimi sayesinde çözmüşsek, bugünkü sıkıntıların üstesinden de aynı ÅŸekilde geleceÄŸimizden kimsenin şüphesi olmasın.”

GeçmiÅŸte, Türkiye’de ve dünyada geliÅŸmekte olan pek çok yerde uygulanan ekonomi politikalarının en büyük zararı istihdama verdiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “İşsizliÄŸin arttığı, insanların evlerine götürecek ekmek bulamadığı bir ortamda, kağıt üzerindeki göstergelerde elde edilen düzelme, toplumlara beklenen refahı, ülkelere beklenen huzuru saÄŸlayamıyordu. Dolayısıyla bizim için ekonomik istikrar demek, istihdamı düzenli olarak artıran sürdürülebilir büyüme demektir.” diye konuÅŸtu.

En az bunun kadar bir diğer önceliklerinin de ülkenin ve toplumun tüm dengelerini bozan enflasyonla mücadele olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hiç şüphesiz finansal istikrar da bu tablonun ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye’nin maruz kaldığı onca sıkıntıya, saldırıya, felakete raÄŸmen her alanda hala dimdik ayakta kalmasının, bölgesel ve küresel güç olarak kabul görmesinin gerisinde iÅŸte bu politika vardır. Biz ülkemiz ekonomisini, sonuçlarla uÄŸraÅŸarak deÄŸil, sebeplere inip onları ortadan kaldırarak büyüttük, geliÅŸtirdik, diÄŸer alanlardaki iddialarımızın dinamosu haline getirdik. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. İstihdamı artıracak, enflasyonu düşürecek, finansal düzelmeyi saÄŸlayacak her tedbiri alacak, uygulayacak, sonuçlandıracak ve ortaya çıkan zenginliÄŸi milletimizin her bir ferdine yayacak bir politika izliyoruz.”

Her dönemde olduÄŸu gibi, bu dönemde de politikaları hayata geçirirken önlerine çıkan zorluklar bulunduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Her ÅŸeyden önce, sadece arz-talep iliÅŸkisi üzerine kurulu iktisadi teorilerin, ülkemizde tam karşılık bulamadığı bir gerçektir. Bunun sebeplerinden biri, bilhassa küresel ekonominin dümenini elinde tutan güçlerin Türkiye’ye yönelik siyasi yaklaşımlarının ekonomik mantığın önüne geçmesidir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Siyasi, ekonomik ve askeri olarak güçlenen, kendi politikalarını belirleyip hayata geçiren bir Türkiye fotoğrafının kimsenin işine gelmediğini belirten Erdoğan, bu yüzden de sürekli gizli-açık engellemelere, kural dışı uygulamalara maruz kalındığını dile getirdi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ülkemizin durumunu farklı kılan bir diÄŸer sebep ise kimi dönemlerde avantajımız olan esnek sosyal ve ekonomik politikalarımızın, uzun vadeli politikaların ve kuralların kökleÅŸmesini zorlaÅŸtırmasıdır.” dedi.

“Verim, tasarruf ekonomisinden yana olalım”

Türkiye’de insanların tasarruf alışkanlığında döviz ve altının ağırlıklı yer tuttuÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Önemli bir kısmı da yastık altında duran bu varlıkların, iktisadi iÅŸleyiÅŸe, dolayısıyla istihdama ve üretime katkısı olmuyor. Onun için gelin, milletime sesleniyorum, ‘Biz verim ekonomisinden yana olalım, tasarruf ekonomisinden yana olalım, israf ekonomisini bir kenara koyalım’. Bunun ne benim milletimin kendisine ne de devletime faydası vardır.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükselen fiyatlar sebebiyle gayrimenkul ve otomobil piyasasının cazip hale gelmesinin üretim artışının hak ettiği yere ulaşmasını engellediğini de belirterek, şunları kaydetti:

“Bu gerçekler çerçevesinde tamamen siyasi kaygılarla serdedilen sözde deÄŸerlendirmelerin ne ülkemize ne milletimize ne de yaÅŸanan sorunların çözümüne zerre kadar faydası vardır. Türkiye gibi rezerv para veya petrol-doÄŸal gaz gibi karşılıksız gelir saÄŸlayan kaynaklara sahip olmayan bir ülkenin, tercüme deÄŸil, telif iktisadi analizlere ve çözüm yollarına ihtiyacı bulunuyor. Ülkemizin en büyük talihsizliÄŸi, dünyadaki geliÅŸmeleri ülkemizin gerçekliÄŸiyle mezcederek, milletimizin önüne ufuk açıcı teoriler koyacak iktisatçılardan uzun yıllar boyunca maalesef mahrum kalmasıdır.”

“Kendi politikamızda ısrar ediyoruz”

YaÅŸanılan tecrübeler ışığında, Türkiye’nin önünde istihdam ve üretim dışında çıkış yolu olmadığına kanaat getirdiklerini belirten ErdoÄŸan, “Kendi politikamızda ısrar ediyoruz.” dedi.

Türkiye’ye 21 yılda kazandırılan eÄŸitim, saÄŸlık, güvenlik, ulaÅŸtırma, enerji, konut baÅŸta olmak üzere tüm alanlardaki yaygın altyapının, büyümenin en önemli itici gücü olduÄŸunu kaydeden ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Hamdolsun bu sayede ticaretten sanayiye, tarımdan turizme, istihdamın ve üretimin lokomotifi olan her alanda çarklar harıl harıl dönmektedir. İhracatımız ve turizmimiz, neredeyse her ay rekorlar kırarak yoluna devam ediyor. Ülkemiz giderek artan bir ÅŸekilde, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekiyor. Yaptığımız her görüşmede, ülkemize milyarlarca, on milyarlarca dolarlık yatırım sözü alıyoruz. Bu yatırımların ağırlıklı kısmını, birilerinin iddia ettiÄŸi gibi varlık satışı deÄŸil, istihdama ve üretime dönük projeler oluÅŸturuyor. Cari dengemizin en önemli handikabı olan enerji ithalatımızı, keÅŸfettiÄŸimiz doÄŸal gaz ve petrol rezervleriyle kademe kademe azaltacak olmamız, hareket alanımızı daha da geniÅŸletiyor.”

“Hiçbir kazanımından en küçük bir geri gidiÅŸe müsaade etmeyeceÄŸiz”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Türkiye’yi son 20 yılda, yılda ortalama yüzde 5,5 büyüttüklerini, milli geliri 238 milyar dolardan 1 trilyon dolar sınırına getirdiklerini, satın alma paritesine göre milli gelir sıralamasında dünyada da 11’inci sıraya çıkarttıklarını bildirdi.

İstihdamı 19 milyondan 32 milyona yükselttiklerini, ihracatı 35 milyar dolardan 254 milyar dolara ulaÅŸtırdıklarını, turist sayısını 15 milyondan 52 milyona, turizm gelirini de 12 milyar dolardan 46,5 milyar dolara sıçrattıklarını söyleyen ErdoÄŸan, “Velhasıl her alanda eÅŸi benzeri görülmemiÅŸ baÅŸarılara imza atarak, bugünlere getirdik. Nüfusu artan, onunla birlikte iÅŸ gücüne katılım oranı yükselen bir Türkiye’de istihdamın azalmak bir yana sürekli artmasını, iÅŸte bu tabloya borçluyuz.” dedi.

Ülkenin ve milletin hiçbir kazanımından en küçük bir geri gidişe müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, istikrar, güven ve sürdürülebilirlik ekseninde yollarına devam edeceklerini kaydetti.

“YaÅŸanan güncel sıkıntıları görmezden gelmiyoruz”

ErdoÄŸan, “Åžunu çok açık ve net söylüyorum, yatırım kararlarının lokomotifi olan öngörülebilirliÄŸi artırmak, aynı ÅŸekilde öncelliklerimiz arasında yer alıyor. Elbette bunları söylerken, yaÅŸanan güncel sıkıntıları görmezden gelmiyor ve üzerini örtmeye çalışmıyoruz.” diye konuÅŸtu.

Yükselen enflasyon sebebiyle refah seviyesi düşen ücretli kesimlerin kayıplarını telafi etmek için bugüne kadar pek çok düzenleme yaptıklarını dile getiren Erdoğan, bu kapsamda, asgari ücretten memur ve emekli maaş artışlarına kadar her alanda, bütçe imkanlarını sonuna kadar zorlayan tasarruflarda bulunduklarını aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her kesimin ücret düzenlemesi, farklı süreçlere, farklı kurallara ve farklı dönemlere göre yapıldığından zaman zaman kısa süreli dengesizliklerin yaşandığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Kamu işçilerinin, epeyce bir gecikmeyle yapılan toplu sözleÅŸmelerinde ortaya çıkan tablo, memur maaÅŸlarında ilave bir düzeltmeyi zorunlu kıldı. Bu defa da daha önceden sonuçlandırılan asgari ücret ve emekli maaÅŸlarıyla ilgili bir huzursuzluk ortaya çıktı. Kamu işçisini ve memuru nasıl ortada bırakmadıysak, çalışanından emeklisine hiç kimsenin maÄŸduriyetinin kalıcı olmasına rıza göstermeyiz.

Ek bütçede önceliÄŸimizi, zorunlu olarak deprem bölgesinin hızla ayaÄŸa kaldırılmasını saÄŸlayacak projelere verdik. Yaptığımız vergi artışlarından elde edeceÄŸimiz geliri, ÅŸu aÅŸamada baÅŸka yerlere aktarmayı vicdani olarak kabul edemeyiz. Bununla birlikte hem bütçe gelirlerini artırmaya hem de bütçe dışı kaynak saÄŸlamaya yönelik çalışmalarımızın semeresini gördükçe, kendini maÄŸdur hisseden tüm kesimlerin gönlünü mutlaka alacağız. Bunu da çok gecikmeden, yılbaşı civarı neticeye ulaÅŸtırmayı planlıyoruz. Milletimin tüm fertlerinden serinkanlı olmalarını, bize güvenmelerini, ülkelerinin ve kendilerinin geleceÄŸine sahip çıkmalarını istiyorum.”

“Açgözlülükten kaynaklı dengesiz tasarruf, ortak refaha zarar veriyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimilerinin anlık telaştan, kimilerinin açgözlülükten, kimilerinin de art niyetten kaynaklı reflekslerle sergiledikleri her dengesiz tasarrufun, ortak refah ve huzur hedeflerine zarar verdiğini bildirerek, şöyle konuştu:

“EÄŸer üretim yapıyorsak maliyet ve kar hesabımızı, ticaret yapıyorsak fiyatlama politikamızı, ev sahibiysek kira talebimizi, aracımızı satıyorsak satış bedelini bu anlayışla belirlemeliyiz. Ne döviz artışıyla ne enflasyonla ne iÅŸletme maliyetiyle izah edilemeyecek derecede yüksek fiyatlarla piyasayı sürekli yukarıya çekmek, sonu olmayan bir kısır döngüye destek vermektir. Gün sonunda yüksek kazanç saÄŸlamış gibi görünen bu süreç, aylar, yıllar geçtikçe herkesin hanesine zarar olarak yazılacak sonuçlara gebedir. Hiç kimsenin bilerek ve isteyerek, ne kendisine ne evlatlarına ne de ülkesine böyle bir kötülük yapacağına ihtimal vermiyorum. Åžayet bu konuda ihmali ve kastı olanlar çıkarsa, devlet olarak biz de gerekeni yapmaktan çekinmeyiz.”

“Ekonomideki sıkıntıların üstesinden geleceÄŸiz”

Erdoğan, Ticaret Bakanlığının, özellikle otomobil piyasasında görülen stokçuluğun ve fiyat manipülasyonlarının önüne geçmek için denetimlerini artırdığını, konut fiyatları ve kiralarla ilgili ilave ne tür adımlar atılabileceğine dair değerlendirmelerinin de sürdüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:

“Serbest piyasa ekonomisinden taviz vermeden, haksız kazanç saÄŸlama peÅŸinde koÅŸan fırsatçıların üzerine kararlılıkla gideceÄŸiz. Milletimizle birlikte nasıl ülkemizin üzerindeki vesayet bulutunu dağıtıp, darbecilerin heveslerini kursaklarında bıraktıysak, nasıl istiklalimize ve istikbalimize yönelik tüm saldırıları boÅŸa çıkardıysak, nasıl güvenliÄŸimizi sınırlarımızın ötesinden baÅŸlayarak güçlendirecek tedbirleri aldıysak, nasıl her alanda potansiyelimizi harekete geçirerek, bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı bir Türkiye inÅŸa ettiysek, Allah’ın izniyle, enflasyon baÅŸta olmak üzere ekonomideki sıkıntıların üstesinden de geleceÄŸiz.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir