Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünya, Netanyahu denilen vampirin barbarlığını canlı yayında izliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan Dünya, Netanyahu denilen vampirin barbarlığını canlı yayında izliyor
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Dünya, bir hastanın, bir manyağın, bir psikopatın, Netanyahu denilen kanla beslenen vampirin barbarlığını izliyor, hem de canlı yayında izliyor.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, bugünün 1071’le baÅŸlayan fetihler zincirinin altın halkası olan İstanbul’un Fethi’nin 571’inci seneyi devriyesi olduÄŸunu hatırlattı.
ErdoÄŸan, daha 21 yaşında, askeri ve siyasi dehasıyla, birinci sınıf mühendisliÄŸiyle, abidevi kiÅŸiliÄŸiyle, ilmiyle, cesaretiyle İstanbul’u millete armaÄŸan eden Fatih Sultan Mehmet’i ve ordusunu bir kez daha rahmetle yad ettiÄŸini söyledi.
Sultan Fatih Mehmet Han’ın, 571 yıl önce henüz 21 yaşındayken İstanbul’u fethederek, bir çağı kapattığını yeni bir çağın kapılarını açtığını anımsatan ErdoÄŸan, İstanbul’un o tarihten itibaren, Türk ve İslam dünyasının güç merkezi, idare merkezi, bilim ve sanat merkezi haline geldiÄŸini belirtti.
İstanbul’un fethinin dünya tarihi için ne kadar önemliyse, milletin seciyesi, kurucu gücü, “fatih millet” kimliÄŸi bakımından da aynı derece mühim olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Fetih anlaşılmadan, milletimizin mefkuresi, Kızılelma ideali anlaşılmaz. Fetih anlaşılmadan, gemileri karadan yürüten azim, inanç, ufuk ve strateji anlaşılmaz. Fetih anlaşılmadan, Yahya Kemal’in İstanbul’u niye ‘Türk İstanbul’ diye tarif ettiÄŸi anlaşılmaz. Fetih, İstanbul’un karanlık bahtını aydınlığa çevirmek demektir. Fetih, ‘İstanbul’u aç, gülzar yap’ öğüdünü tutup, ÅŸehri bir gül bahçesine, gönül bahçesine dönüştürmek demektir. Fetih, bayındır kılmak; sadece toprağı, sadece ÅŸehirleri deÄŸil gönülleri de mamur etmek demektir. Fethe ‘iÅŸgal’ diyenlerin, İstanbul’un duvarlarını ‘zulüm 1453’te baÅŸladı’ yazılarıyla kirletenlerin, İstanbul’un fethinden 250 yıl önce ÅŸehri istila edip, taÅŸ üstünde taÅŸ bırakmayan, mabetlerdeki emanetlere kadar, kadınların çeyizlerine kadar yaÄŸmalayan Haçlı sürülerinden hiçbir farkı yoktur.”

“İstanbul’umuzu korumaya, güzelleÅŸtirmeye devam edeceÄŸiz”
İstanbul’un, fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına göz yummayacaklarının altını çizen ErdoÄŸan, birileri hala kabullenemese de İstanbul’un Türk ve Müslüman olduÄŸunu ve ebediyen böyle kalacağını vurguladı.
Siyasi hayatının hiçbir safhasında, İstanbul’a ÅŸehirlerden bir ÅŸehir olarak bakmadıklarını belirten ErdoÄŸan, İstanbul’un, her ÅŸeyden önce ecdadın, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, kutlu ordunun tüm neferlerinin, ÅŸehit ve gazilerinin emaneti olduÄŸunu söyledi.
İstanbul’un milletin göz bebeÄŸi olduÄŸunu, İstanbul’a hizmet ederken hep bu ÅŸuurla hareket ettiklerini dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Ayasofya’yı zincirlerinden kurtarıp, Fatih’in mirasına uygun ÅŸekilde, iÅŸte bu ÅŸuurla tekrar ibadete açtık. Åžehrin her karışına eserlerimizle, hizmetlerimizle mührümüzü iÅŸte bunun için vurduk. İnÅŸallah aziz İstanbul’umuzu korumaya, kollamaya, güzelleÅŸtirmeye devam edeceÄŸiz. Bu vesileyle, baÅŸta Sultan Fatih olmak üzere, Feth-i Mübarek’te yer almış tüm gazi ve ÅŸehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. İlk fetih hareketlerinden günümüze kadar hak aÅŸkıyla, peygamber aÅŸkıyla, vatan aÅŸkıyla, bağımsızlık aÅŸkıyla bu toprakları mübarek kanlarıyla ÅŸereflendiren ÅŸehit ve gazilerimizin ruhları da ÅŸad olsun. İstanbul’un fethinin 571’inci yıldönümünün bir kez daha sizler ve tüm milletimiz için hayırlı, mübarek olmasını temenni ediyorum.”

“Kimin kimi hançerlediÄŸi meselesiyle bugüne kadar hiç ilgilenmedik”
Dün, 28 Mayıs 2023’te yapılan CumhurbaÅŸkanı seçiminin ikinci turunun birinci yıl dönümü olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, 28 Mayıs’ta yapılan ikinci tur seçiminde yüzde 52,2 oy oranıyla milletin tercihine mazhar olarak görevi tekrar üstlendiklerini söyledi.
28 Mayıs’ta, rekor oy oranıyla bir kez daha görevi ÅŸahsına tevdi eden aziz millete şükranlarını sunan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“28 Mayıs seçimleri sonrasında ifÅŸa olan gizli saklı anlaÅŸmalar, ülkemizin nasıl büyük bir felaketin eÅŸiÄŸinden döndüğünü ortaya koyuyor. SaÄŸda solda vatan, millet, ahlak edebiyatı yapanların; koltuk uÄŸruna, üç kuruÅŸluk siyasi çıkarları uÄŸruna savundukları tüm deÄŸerleri nasıl kolayca sattıklarını hep beraber takip ediyoruz. Daha önce de söylemiÅŸtim; Ortaya dökülenler buzdağının sadece görünen kısmıdır. Asıl büyük skandallar, kirli ve sinsi pazarlıklar suyun altında saklıdır. Karanlık noktaları aydınlatacak olanlar, öncelikle dönemin aktörleridir. 6’lı koalisyon masasının cumhurbaÅŸkanı adayının, hazır bolca da vakti varken, üzerindeki şüphe bulutlarını temizlemesi önemlidir. Türk siyasetini zehirlemek, Türkiye’ye vakit, nakit ve enerji kaybettirecek gereksiz tartışmaların içine ülkemizi sürüklemek yerine, çıksın, milletin zihnindeki soru iÅŸaretlerini gidersin. İşaret diliyle, imalarla konuÅŸmayı bıraksın, her ÅŸeyi açık açık itiraf etsin. Biz, kimin kimi hançerlediÄŸi meselesiyle bugüne kadar hiç ilgilenmedik ama, ucundan kan damlayan o zehirli hançerin, 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimizin sırtına saplanmasına da izin vermedik.”
Milletin ÅŸahsına, AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na deruhte ettiÄŸi ağır mesuliyetin farkında olduklarını vurgulayan ErdoÄŸan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin birliÄŸinin, dirliÄŸinin ve aydınlık yarınlarının teminatı olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece kendilerine oy verenlerin değil, farklı tercihte bulunanların da emanetine sıkı sıkıya sahip çıktıklarını ifade etti.
85 milyon vatandaşın tamamının güvenine layık olmak için durmadan, duraklamadan koÅŸturmaya devam ettiklerinin altını çizen ErdoÄŸan, “Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸası için; güçlü, müreffeh ve küresel siyasette iddia ve etki sahibi bir Türkiye için canla baÅŸla çalışıyoruz. Pazartesi günkü kabine toplantımız sonrasında inÅŸallah hükümetimizin bir yıllık karnesini kamuoyumuzla paylaÅŸacağız. Ne yaptığımızın, son 1 yılda ülkemize hangi hizmetleri, projeleri ve eserleri kazandırdığımızın hesabını inÅŸallah milletimize vereceÄŸiz. Rabbim bizi ülkemize ve milletimize karşı mahcup etmesin diyorum. Gurbetçilerimizle birlikte 28 Mayıs’ta bize destek veren yaklaşık 28 milyon vatandaşımın her birine buradan tekrar teÅŸekkür ediyorum.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“İsrail’e açık açık destek verdiniz”
İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırımın, milyonlarca sivilin sığındığı Refah bölgesine yapılan saldırılarla çok daha kanlı bir safhaya girdiÄŸini belirten ErdoÄŸan, önceki gün, güya güvenli bölgedeki sivillerin yaÅŸam mücadelesi verdikleri çadırlara düzenlenen saldırıda en az 45 masum Filistinlinin ÅŸehit edildiÄŸini kaydetti.
Görüntülere bakmaya can, kalp dayanmadığını ifade eden Erdoğan, bir babanın, sadece birkaç aylık, kafası kopmuş bebeğini, çaresizlik içinde, eğer kaldıysa, eğer hala varsa, dünyanın, insanlığın vicdanına gösterdiğini söyledi.
Tekvir Suresi’nin 9. ayetini hatırlatan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“15 bin masum çocuktan ne istediniz? İçinizde insanlıktan kırıntı kalmadı mı? Hiç mi vicdanınız yok? Hiç mi insafınız yok? Hiç mi deÄŸeriniz, sınırınız, haddiniz, hududunuz yok? İnsanlığa bu kadar mı düşmansınız? Kalbinizde merhametin zerresi de mi yok? Yeryüzünde hiçbir din, vallahi ÅŸu vahÅŸeti meÅŸrulaÅŸtıramaz. Masum bir bebeÄŸin kafasını kopartmayı, çadırlarında masum sivillerin yakılarak öldürülmesini hiçbir inanç, ne kadar sapkın olursa olsun, hiçbir ideoloji meÅŸru görmez, gösteremez. Dünya, bir hastanın, bir manyağın, bir psikopatın, Netanyahu denilen kanla beslenen vampirin barbarlığını izliyor, hem de canlı yayında izliyor. Ey Amerikan devleti; bu kan senin eline de bulaÅŸmıştır. Bu soykırımdan sen de en az İsrail kadar sorumlusun. Ey Avrupa’nın devlet ve hükümet baÅŸkanları; İsrail’in bu soykırımına, bu barbarlığına, bu vampirliÄŸine siz de ortak oldunuz. Çünkü sustunuz. Hastane, okul, cami vurdular, sustunuz. Yardım konvoyu vurdular, sustunuz. Gazeteci, doktor, yardım görevlisi vurdular, sustunuz. Hastane bahçelerinden toplu mezarlar çıktı, tepki göstermediniz. ‘Hamas’ diyerek, İsrail’e açık açık destek verdiniz.”

“Gazze’de sadece insanlık deÄŸil BirleÅŸmiÅŸ Milletler de ruhuyla birlikte ölmüştür”
Gazze’de sadece insanlığın masum yavruların ölmediÄŸini, sadece soykırım yaÅŸanmadığını ifade eden ErdoÄŸan, Gazze’de insanlık ölürken, Avrupa’da da demokrasinin, insan haklarının, ifade özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın ve çocuk haklarının da öldüğünü söyledi.
Bundan sonra hiçbir Avrupalının çıkıp da kibirle, parmak sallayarak, üstenci bir dille, demokrasiden, insan haklarından, ifade özgürlüğünden, basın özgürlüğünden bahsetmemesini isteyen ErdoÄŸan, İsrail’in Gazze’de insanlığı öldürdüğünü; Avrupa’nın ise kendi deÄŸerlerini öldürdüğünü, kendisini var eden bütün deÄŸerleri ayaklarının altında çiÄŸnediÄŸini kaydetti.
Yıllardır buldukları her uluslararası platformda, BirleÅŸmiÅŸ Milletler kürsüsünde “Dünya beÅŸten büyüktür” diye haykırdıklarını hatırlatan ErdoÄŸan, BirleÅŸmiÅŸ Milletler’e seslenerek ÅŸu ifadeleri kullandı:
“21’inci yüzyılda, canlı yayınla tüm insanlığın izlediÄŸi bir soykırımı durduramayacaksan, sen ne iÅŸe yararsın? EÄŸer dünyanın geleceÄŸi beÅŸ ülkenin keyfine kaldıysa, ne gerek var o devasa binalara, o kadar harcamaya, o kadar insanı çalıştırmaya? Bırakınız soykırımı durdurmayı, BirleÅŸmiÅŸ Milletler kendi personelini, kendi yardım çalışanlarını dahi koruyamadı. Gazze’de sadece insanlık deÄŸil, BirleÅŸmiÅŸ Milletler de ruhuyla birlikte ölmüştür.
Buradan İslam dünyasına da bir çift sözüm var: Ortak bir karar almak için daha neyi bekliyorsunuz? Tepki göstermek için daha ne olmalı? Gazze sokaklarında ÅŸehit naaÅŸlarını köpekler yiyor. İsrailli teröristler, Müslümanların evlerine girip yatak odalarından fotoÄŸraf paylaşıyor. Müslüman çocuklar hastanelerde katlediliyor. Bebeklerin boynu koparılıyor. Çadırlarda insanlar yakılıyor. Ne zaman göreceksiniz bunları? Ne zaman tepki göstereceksiniz? Ne zaman bir araya gelip, kararlı bir duruÅŸ sergileyeceksiniz? Bu zulümler karşısında İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı ne zaman etkili, caydırıcı bir politika izleyecek? İslam alemi, ne zaman Filistinli kardeÅŸlerinin hakkını, hukukunu, canını koruyacak? Vallahi Allah bunun hesabını size, hepimize sorar.”
Bir avuç teröristin, İslam coÄŸrafyasının tam merkezinde, tam kalbinde Müslüman soykırımı yaparken görmezden gelene, duymazdan gelene, sessiz, tepkisiz kalana Allah’ın hesabını soracağını vurgulayan ErdoÄŸan, “Bu coÄŸrafyada yaÅŸayan herkes ÅŸunu çok iyi bilmeli ve anlamalıdır: İsrail, uluslararası hukukun kontrolüne girmeden, kendini uluslararası hukukla baÄŸlı görmeden, hiç kimse, hiçbir ülke, hiçbir devlet güvende deÄŸildir. Bunu, açık söylüyorum, Türkiye de dahildir. Bu barbarlık Gazze ile sınırlı mı zannediyorsunuz? Asla ve asla kan içmeye doymayacaklar. Sırtlarını sıvazlayanlar olduÄŸu müddetçe, asla ve asla durmayacaklar.” diye konuÅŸtu.
Hukuk ve kural tanımaz bir İsrail’in sadece Filistin için, sadece Gazze için deÄŸil, tüm insanlık için, dünya barışı için de tehdit olduÄŸunu kaydeden ErdoÄŸan, Netanyahu’nun bugün izinden gittiÄŸi Hitler’in, Amerika ve Sovyetler BirliÄŸi’nin ittifakıyla, geç de olsa durdurulduÄŸunu söyledi. ErdoÄŸan, “Daha geç olmadan, Netanyahu ve cinayet ÅŸebekesi tamamen kontrolden çıkmadan; bu soykırım, bu vahÅŸet, bu barbarlık insanlığın ittifakıyla artık derhal durdurulmalı.” dedi.
ErdoÄŸan, İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin’i bir devlet olarak tanımalarının, yaÅŸanan karamsar tablo içinde umutları bir nebze olsun artırdığını belirtti.
Filistin’i bir devlet olarak tanıyan, insani ve cesur duruÅŸu sergileyen tüm dost ülkeleri tebrik eden ErdoÄŸan, “Åžu an itibarıyla, 147 ülke Filistin’i bir devlet olarak tanımış durumdadır. Yani, BirleÅŸmiÅŸ Milletlere üye 193 ülkenin dörtte üçünden fazlası Filistin’i egemen bir devlet olarak kabul etti. 147 ülkenin ortak kararı, 5 üyeden oluÅŸan Güvenlik Konseyinin keyfine bırakılamaz. Tüm dost ve kardeÅŸ ülkeleri, bu adaletsizliÄŸe itiraz etmeye davet ediyoruz. Tekrar söylüyorum, Dünya 5’ten büyüktür. 147, 5’ten büyüktür. İnsanlığın ortak vicdanı, 5’ten büyüktür.” diye konuÅŸtu.
İsrail’in ÅŸu anda bir baÅŸka devletin topraklarını iÅŸgal ettiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, İsrail’in bu iÅŸgale derhal son vermesi, yaptıklarının bedelini de hukuk önünde ödemesi gerektiÄŸini ifade etti.
İsrail’in ve İsrail’i destekleyenlerin, yaÅŸanan soykırımın unutulacağını zannettiÄŸinin altını çizen ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Açıkçası, özellikle Batı kamuoyunda bugüne kadar yaptıkları soykırım ve katliamları unutturmayı da baÅŸardılar. Ancak bu soykırım unutulmayacak. Ölen bebekleri, çocukları, masum sivilleri dünya unutmayacak. Hastaneleri, üniversiteleri, camileri, kiliseleri, mülteci kamplarını hedef alan bu barbarlık unutulmayacak. Sanatçıları, yazarları, gazetecileri, bilim adamlarını kasten öldüren bu vahÅŸet unutulmayacak. Evlatlarının parçalarını toplamak zorunda kalan anneleri, koklamaya doyamadıkları çocuklarını topraÄŸa veren babaları, dünyanın bütün yükünü minicik omuzlarında taşıyan yetim ve öksüzleri, 7 Ekim’den bu yana Gazze’de ve diÄŸer Filistin topraklarında sahnelenen mezalimi asla ve asla unutmayacağız, unutturmayacağız.”
Erdoğan, dünyanın birçok ülkesinde ve üniversitelerde gençlerin soykırımı protesto ettiğine işaret etti.
Akademisyenlerin, profesörlerin, hocaların, siyonist lobinin tüm baskılarına, tüm zorbalıklarına rağmen soykırıma karşı seslerini yükselttiğine dikkati çeken Erdoğan, protesto edenlerin bu uğurda ağır bedeller ödediğini, ifade özgürlüklerinin ellerinden alındığını, gösteri ve protesto haklarının çalındığını kaydetti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, okuldan atılma tehdidine raÄŸmen gençlerin, Filistin’le dayanışma halinde olduÄŸuna dikkati çekti.
“Soykırım suçluları hukuk önünde mahkum edilmeden dünya huzura kavuÅŸmaz”
İnsafı, vicdanı, gözü ve kalbi olan çok sayıda sanatçının, sporcunun, yazarın, bilim insanının da her türlü bedeli göze alarak Gazze’nin sesi olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, siyonizmin maskesinin tüm dünyada düştüğünü dile getirdi.
ErdoÄŸan, “Özellikle gençler, siyonizmin nasıl barbar, acımasız, kural ve kanun tanımaz bir sapkınlık olduÄŸunu görmeye baÅŸlamışlardır. Açıkçası bu da bir devrimdir. Bu devrimin, siyonist sapkınlıktan arınmış bir dünyayı kuracağını umuyor, dünya genelinde Filistin’i, Gazze’yi yüreÄŸinde taşıyan herkese de buradan dayanışma mesajlarımı gönderiyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, soykırım şebekesinin hukuka hesap vermesi için atılan tüm adımlara çok güçlü destek verdiklerini söyledi.
Ziyaret ettikleri tüm ülkelerde, katıldıkları tüm çok taraflı toplantılarda bu konuyu gündeme getirdiklerini aktaran ErdoÄŸan, İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açılan “soykırım” davasına müdahil olmayı kararlaÅŸtırdıklarını hatırlattı.
Recep Tayyip Erdoğan, ellerindeki tüm belgeleri, bilgileri muhataplarına ulaştırdıklarını bildirerek, şunları ifade etti:
“İsrail yönetiminin ve siyonist lobinin, Adalet Divanını ve yargıçları açıktan tehdit ederek baskı altına almaya çalıştığını görüyoruz. Buna fırsat verilmemelidir. İsrail’in adaletin tecellisine dair son inanç kırıntısını da yok etmesinin mutlaka önüne geçilmelidir. Soykırım suçluları insanlığın vicdanında olduÄŸu gibi hukuk önünde mahkum edilmeden bölgemize barış gelmez, dünya huzura kavuÅŸmaz.”
“Siyonizmin eli, içerideki tasmalı piyonları vasıtasıyla her ülkeyi karıştırmaya çalışmaktadır”
Türkiye’deki darbeleri, Filistin davasından ayrı düşünmenin mümkün olmadığını belirten ErdoÄŸan, darbelerin zamanlamasına bakıldığında Türkiye’nin Filistinle dayanışmasını kırmaya yönelik olduÄŸunun net ÅŸekilde görüleceÄŸini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“12 Eylül’ün Konya’daki Kudüs Mitingi’nin ardından, 28 Åžubat’ın Sincan’daki Kudüs Gecesi’nin ardından geldiÄŸini söylemiÅŸtim. Yine, 15 Temmuz kanlı darbe giriÅŸiminin, siyonizmin uÅŸağı FETÖ’cü hainler tarafından yapıldığını hatırlatmıştım. Önceki gün, 27 Mayıs 1960 darbesinin 64’üncü yıl dönümüydü. O darbeyi de yine Türkiye’nin ve merhum Adnan Menderes’in Filistin hassasiyetinden ayrı düşünmek mümkün deÄŸildir. 1949’da, İnönü döneminde İsrail bir devlet olarak resmen tanınmışken, merhum Menderes ve Demokrat Parti Hükümeti önce dengeli bir politika izlemiÅŸ, ardından BaÄŸdat Paktı’na katılarak İsrail’i rahatsız etmiÅŸtir. SüveyÅŸ krizi esnasında, merhum Menderes’in, İsrail’den büyükelçimizi çekmesi, 27 Mayıs darbesinin hazırlıklarını baÅŸlatmıştır. Kimse zannetmesin ki mesele sadece Filistin’dir, mesele sadece Gazze’dir. Siyonizmin eli, içerideki iÅŸbirlikçileri, içerideki tasmalı piyonları vasıtasıyla, bölgedeki her ülkeyi karıştırmaya çalışmaktadır. İşte buna biz ‘dur’ dedik.”
ErdoÄŸan, 15 Temmuz’da milletle birlikte kahramanca bir direniÅŸ sergileyerek sadece FETÖ’cü darbeye deÄŸil siyonist darbeye de geçit vermediklerini dile getirdi.
“Bundan sonra da siyonizmin uÅŸaklığını yaparak darbeye kalkışan herkes, karşısında milletin, hukukun ve siyasetin tokadını bulacaktır” diyen ErdoÄŸan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda, 27 Mayıs’ın 64’üncü yıl dönümünde, Adnan Menderes’i, Hasan Polatkan’ı, Fatin Rüştü Zorlu’yu andıklarını anımsattı.
Türkiye’de darbeler döneminin sona erdiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, yabancı güçlerin ajanlığını üstlenerek “Türkiye’yi kurtarmak” yalanıyla, siyasete müdahale etmeye kalkışanların, 15 Temmuz ve 28 Åžubat sonrasında olduÄŸu gibi mahkeme karşısında yaptıklarının hesabını vereceÄŸini ve hapiste yaÅŸlanacaklarını dile getirdi.
“Elitlere deÄŸil halka baktık”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, milli iradeye kastedilmesine, milletin muazzez iradesinin ipotek ve vesayet altına alınmasına müsaade etmeyeceklerinin altını çizerek, “Bir kez daha, merhum Menderes, Polatkan ve Zorlu’yu rahmetle yad ediyorum. Onların canlarını vererek baÅŸlattıkları demokrasi ve hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz. İnÅŸallah Türkiye’yi darbe mahsulü mevcut anayasadan da kurtararak, hem darbelerle hesaplaÅŸmamızı alnımızın akıyla hitama erdireceÄŸiz hem de demokrasi kahramanlarının ruhlarını ÅŸad edeceÄŸiz. İnanıyorum ki gençlerimiz de bizden devraldıkları mili irade bayrağını daha da yüceltecek, ona habis ellerin uzanmasına fırsat vermeyeceklerdir.” ifadelerini kullandı.
Siyaset kurumunun, ülkenin ve milletin sorunlarına çözüm üretmek için var olduğuna işaret eden Erdoğan, milletin dertlerine derman, yaralarına çare olunan ölçüde, görevin yapılmış, mesuliyetlerin yerine getirilmiş olunacağını söyledi.
Pusulası millete, milletin sesine ayarlanmış siyasetin temsilcileri olduklarını belirten Erdoğan, bugüne kadar rotalarını daima milletin belirlediğini, istikametlerini milletin çizdiğini, siyasetlerinin hudutlarını milletin tayin ettiğini aktardı.
“Elitlere deÄŸil halka baktık” diyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Bağıranların, çağıranların deÄŸil sessiz yığınların sesi olduk. Tuzu kurularla deÄŸil ÅŸehrin çeperlerinde hayat mücadelesi verenlerle yol yürüdük. Sırtını güç odaklarına yaslayanlar için deÄŸil Allah’tan ve devletten baÅŸka kimsesi olmayanlar için siyaset yaptık. Ne yaptıysak milletimiz için, milletimizle birlikte yaptık. Ne baÅŸardıysak, yine aziz milletimizin güçlü desteÄŸiyle baÅŸardık. Biz milletimiz için çalıştıkça, didindikçe, ÅŸikayetlerine çözüm buldukça; milletimiz de bize sahip çıktı, desteÄŸini ve duasını bizden esirgemedi. Bugün de aynı hassasiyetle yolumuza devam ediyoruz ve edeceÄŸiz. Milletimizi, milletimizin can güvenliÄŸini çok yakından ilgilendiren ve artık tahammül edilemez noktaya varan ‘sahipsiz köpek sorununa’ iÅŸte bu zaviyeden yaklaşıyoruz.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’de 4 milyon civarında sahipsiz köpek olduÄŸunun tahmin edildiÄŸini, resmi rakamın 2 milyon olduÄŸunu, ancak bu konuda saÄŸlıklı bir sayım yapılamadığı için rakamın en az iki kat olduÄŸunun var sayıldığını belirtti.
Sahipsiz köpek sayısının “asimetrik bir ÅŸekilde” her yıl katlanarak arttığına dikkati çeken ErdoÄŸan, “Son 20 yılda, 4 milyonu aÅŸkın kuduz riskli temas, 30 kuduz vakası tespit edildi. 2018-2022 yılları arasında, kuduz riskli temas sayısı ortalama 260 bin iken, 2023 yılında bu sayı 438 bine yükseldi. Yine son 5 yılda hayvana çarpma ÅŸeklinde 3 bin 534 trafik kazası, 55 ölüm, 5 bin 147 yaralanma vakası gerçekleÅŸti.” bilgisini verdi.
Bunun ötesinde, çok daha vahim, çok daha acı tablolarla karşılaÅŸtıklarını anlatan ErdoÄŸan, “Ankara Keçiören’de Tunahan çocuÄŸumuz köpekler tarafından parçalandı. Antalya Serik’te Mahra kızımız köpek saldırısından kaçarken kamyonun altında kaldı ve hayatını kaybetti. Bitlis Adilcevaz’da 10 yaşındaki Mustafa evladımız kuduza baÄŸlı olarak maalesef acılar içinde can verdi. MuÅŸ’ta, 79 yaşındaki Medine teyzemiz yine köpekler tarafından yaralandı. Daha çok sayıda böyle örnek var.” diye konuÅŸtu.
“Canlıya, insan olsun, hayvan olsun, bitki olsun, her zaman merhametle yaklaÅŸtık”
Hemen her gün başıboş köpeklerin sebep olduğu bir saldırı, bir yaralanma ya da bir trafik kazası haberi aldıklarını ifade eden Erdoğan, sahipsiz köpeklerin, diğer evcil hayvanlara, koyun-keçi sürülerine, koruma altındaki hayvanlara, geyiklere, alacalara saldırdığı haberlerinin geldiğini söyledi.
“GeliÅŸmiÅŸ hiçbir ülkede olmayan bir başıboÅŸ köpek sorunumuz var.” ifadesini kullanan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Maalesef, bazı ülkeler, Türkiye’ye gelecek turist vatandaÅŸlarını kuduz ve sahipsiz köpekler için uyarmaya baÅŸladı. Kuduz riski açısından Türkiye; ÅŸu an Afrika ve Asya ülkeleriyle aynı risk kategorisinde yer alıyor. Bunun yanında, ‘zoonoz’, yani hayvanlardan insanlara bulaÅŸan hastalık riski de giderek yükseliyor. Åžimdi bir konuda dikkatlerinizi çekmek istiyorum; bizim medeniyetimiz bir merhamet medeniyetidir. Biz, doÄŸum yapacak bir köpek için ordusunun yolunu deÄŸiÅŸtiren, köpeÄŸe zarar gelmesin diye başına nöbetçi diken bir Peygamberin ümmetiyiz. Canlıya, insan olsun, hayvan olsun, bitki olsun, her zaman merhametle yaklaÅŸtık.
Vakıf medeniyetimize baktığınızda, hayvanları korumak, hayvanları tedavi etmek, göç eden kuÅŸlara sahip çıkmak adına vakıfların kurulduÄŸunu görürsünüz. Batılıların bitmeyen savaÅŸlarda birbirlerini boÄŸazladıkları bir dönemde, bizim medeniyetimiz, örneÄŸin Gurabahane-i Laklakan yani Düşkün Leylekler Evi kurarak, göç eden leylekleri, bunun yanında tüm hayvanları tedavi ediyordu.”
“Bu meseleyi çözmüş ülke örneklerini inceliyoruz, tüm taraflarla istiÅŸare halindeyiz”
ErdoÄŸan, siyaset ilkelerinin belli olduÄŸunu kaydederek, “Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü. En baÅŸta, hiç kimse bizim merhametimizi sorgulamasın. Kimse bize merhamet üzerinden ders vermeye kalkmasın. 2004 yılında Hayvanları Koruma Kanununu biz çıkardık. 2021 yılında bu yasada deÄŸiÅŸiklik yaptık, hayvanları ‘mal’ statüsünden çıkarıp, ‘can’ statüsüne aldık. Sahipsiz köpek sayısını ‘yakala-kısırlaÅŸtır’, bu metodla çözmek istedik, ama bu bir çözüm olmadı.” dedi.
Bu metodun, dünyanın diÄŸer ülkelerinde de sahipsiz hayvan nüfusunu azaltmadığını gösterdiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Åžu anda bizim artık bu sorunu köklü ÅŸekilde bir çözüme kavuÅŸturmamız gerekiyor. Bu meseleyi çözmüş ülke örneklerini inceliyoruz, tüm taraflarla istiÅŸare halindeyiz. Tarım Bakanlığımız, sahipsiz köpek sorununu tüm boyutlarıyla uzun bir süredir zaten en ince ayrıntısına kadar çalışmaktaydı. Gerçek ÅŸudur; toplumun çok büyük bir kesimi, bu meselenin bir an önce çözülmesini, sokaklarımızın baÅŸta çocuklarımız olmak üzere herkes için güvenli hale gelmesini istemektedir. Bu talebe, bu çaÄŸrıya, hatta bu çığlığa kayıtsız kalmamız düşünülemez.” ifadelerini kullandı.

“Biz istiyoruz ki, barınaklara alınan tüm hayvanlar sahiplenilsin”
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada ÅŸu hususun altını özellikle çiziyorum; mevzuatta yapacağımız deÄŸiÅŸiklikle, biz, sahipsiz köpeklerin sahiplenilmesini amaçlıyoruz. Bu deÄŸiÅŸiklikteki yegane hedefimiz budur. Hazırlıkları devam eden kanun teklifiyle, köpek bakımevi olmayan yerlerde, hemen bakımevleri kurulacak. Sahipsiz hayvanlar bu bakımevlerinde tutulacak. Ayrıca sahiplenilmeleri için kampanyalar yapılacak. Sahiplenilen hayvanlar kısırlaÅŸtırılacak, aşılanacak ve çip takılarak sahibine teslim edilecek. Bundan sonra da çok sıkı takip edilecek. Biz istiyoruz ki, barınaklara alınan tüm hayvanlar sahiplenilsin.”
Özellikle hayvanseverlerin bu süreçte, barınaklardaki köpekleri sahiplenmek suretiyle daha fazla sorumluluk alacaklarına inandığını bildiren ErdoÄŸan, “Aynı ÅŸekilde belediyelerin yasanın kendilerine yüklediÄŸi görevleri en güzel ÅŸekilde yerine getirerek sürece olumlu katkı saÄŸlamasını bekliyoruz. EÄŸer bunu baÅŸarabilirsek, bir sonraki adıma da ihtiyaç kalmayacağını düşünüyoruz. Böylece, bu önemli sorunu hep birlikte, en geniÅŸ mutabakatla, milletimizin arzu ve beklentileri yönünde çözmüş olacağız.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
ErdoÄŸan, 2 Haziran Pazar günü 3 ilçe ve 4 beldede belediye baÅŸkanlığı seçimlerinin yeniden yapılacağını belirterek, “Adaylarımıza Mevla’dan muvaffakiyetler diliyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak inÅŸallah önemli bir seçim zaferine imza atacağımıza inanıyorum. Sizlere Meclis çalışmalarınızda baÅŸarılar temenni ediyorum. Hafta sonu Kızılcahamam’da gerçekleÅŸtireceÄŸimiz İstiÅŸare Toplantımızda görüşmek üzere hepinizi Allah’a emanet ediyorum. SaÄŸ olun, var olun, Allah’a emanet olun.” diyerek konuÅŸmasını noktaladı.
 “(CHP Genel BaÅŸkanı Özel’e yapacağı iadeiziyaret) Ayın 9’undan sonra”
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’e yapacağı iadeiziyaretin tarihine iliÅŸkin soruya, “Ayın 9’undan sonra.” yanıtını verdi.
ErdoÄŸan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından Meclis’ten ayrılırken, basın mensuplarının gündeme iliÅŸkin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, “CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’i, CHP Genel Merkezinde ziyaretiniz bekleniyor, tarih belli mi?” sorusuna ErdoÄŸan, “Ayın 9’undan sonra.” cevabını verdi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İYİ Parti Genel BaÅŸkanı Müsavat DerviÅŸoÄŸlu ile görüşüp görüşmeyeceklerine iliÅŸkin soruya da “Bugün bir görüşmemiz yok. ArkadaÅŸlarımız, ilgili birimlerimiz görüşecekler, Görüşmememiz için hiçbir neden, hiçbir sebep yok.” karşılığını verdi.
Kaynak: AA
