Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının 7 bin 500 lira olacağını açıkladı
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Emeklilerle ilgili çalışmamızı yaptık. Buradan güzel bir müjdeyi vermiÅŸ olayım. O da bunu 7 bin 500 lira olarak inÅŸallah buradan açıklamış oluyoruz. Hayırlı olsun.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV ve Star TV ortak canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
KonuÅŸmasına bu gece itibarıyla ramazan ayının idrak edildiÄŸini anımsatarak baÅŸlayan ErdoÄŸan, “Bu gece sahura kalkacağız ve ramazanın o manevi havasını inÅŸallah teneffüs etmeye baÅŸlayacağız. Tüm İslam alemi için bu manevi huzur, özellikle depremde ebediyete uÄŸurladığımız ÅŸehitlerimizin rahmetine ve onların ÅŸehadet makamının yücelmesine vesile olsun. Bu arada 100 bini aÅŸkın yaralımız var, bütün yaralılarımızın ÅŸifa bulmasına vesile olsun.” dedi.
KahramanmaraÅŸ ve Hatay merkezli depremlerin 45’inci gününde yapılan çalışmalara iliÅŸkin genel bir deÄŸerlendirmesi istenen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, enkazın kaldırılması, çadır kentler, konteyner kentler ve prefabrik konutların yapılmasına süratle devam edildiÄŸini söyledi.
Kalıcı konutların temellerinin atılmaya başlanacağını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Yarın temel atmaya baÅŸlıyoruz. Bu kalıcı konutları da süratle söz verdiÄŸimiz gibi inÅŸallah bir yıl içerisinde bitirmeye Rabb’im bizleri muvaffak kılsın. Tabii bu ölçüde büyük bir yıkımın karşısında Türkiye’den daha hızlı refleks gösterecek, harekete geçecek baÅŸka bir ülke yok. Biz çünkü geçmiÅŸte de bunun imtihanlarını baÅŸarıyla verdik. Depremin ilk dakikalarından itibaren çok hızlı ÅŸekilde bir durum tespiti yaptık ve Türkiye’nin dört bir yanından ekipleri, araç, gereçleri bölgeye sevk ettik. Kabinemizin tüm üyelerini deprem bölgesine göndererek her birini bir ilin koordinatörü olarak oralarda görevlendirdik. SaÄŸ olsun bakan arkadaÅŸlarım o günden bugüne bölgeden hiç ayrılmadan orada bu koordinatörlük görevlerini yaptılar.
Her ilin milletvekilleri oralarda görev yaptı ve milletvekili arkadaÅŸlarımın orada görev yapmalarıyla yetinmedik, tüm farklı iller de dahil olmak üzere baÅŸta o ilin valisi, yine orada bakan arkadaÅŸlarıma, onlar da yardımcı oldular. DiÄŸer illerden tüm belediyelerimizi, belediye baÅŸkanlarımızı, baÅŸta büyükÅŸehir belediyeleri olmak üzere buraya sevk ettik. Tabii asker, polis, jandarma, saÄŸlıkçı, madenci, itfaiyeci, aklınıza kim gelirse bölgeye gönderdik. Biliyorsunuz özellikle madencilerin bu yeraltı, maden çalışmalarında büyük kabiliyetleri var. Onları da buralara sevk ederek kendilerinden çok istifade ettik. Binlerce iÅŸ makinesini, uçağından helikopterine, gemisinden İHA’sına kadar tüm imkanlarımızı depremzedelerimiz için bu süreçte harekete geçirdik.”

“Tüm arama kurtarma ekiplerinin baÅŸarılı çalışmalarını gördük”
Depremin ardından ilk birkaç saatte çalışmaların düzene girmesiyle de arama kurtarma, ardından enkaz kaldırma çalışmalarını profesyonelce yerine getirmeye baÅŸladıklarını bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Tabii ki o günlerde bir de ağır kış ÅŸartları var. Bu ağır kış ÅŸartlarına raÄŸmen burada gerek dahili gerekse harici tüm arama kurtarma ekiplerinin baÅŸarılı çalışmalarını gördük. Yılmadılar, usanmadılar ve bu çalışmaları yerine getirdiler.” dedi.
Depremlerin ardından ne kadar büyük bir millet olunduÄŸunun bir kez daha idrak edildiÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Milletimiz saÄŸ olsun asrın felaketi karşısında asrın dayanışmasını gösterdiler. Çok hızlı bir ÅŸekilde 3 milyonu aÅŸkın insanımızı bölge dışına tahliye ettik. VatandaÅŸlarımızın hiçbiri ne deprem bölgesinde ne de gittikleri yerlerde yalnız, çaresiz kalmadı. Bundan sonra da en önemli gündemimiz deprem olacak, tek derdimiz yaraları sarmak olacak.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen soruşturmalara ilişkin son durum hakkında da şunları söyledi:
“Depremde yıkılan binalarda sorumlulukları bulunanlarla ilgili yürütülen soruÅŸturmalarda savcılarımız devrede. 1364 şüpheli hakkında ÅŸu ana kadar iÅŸlem baÅŸlatıldı. Bu arada 302 şüpheli tutuklandı ve 466 şüpheli adli kontrol altına alındı, 312 şüpheli hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerden 4’ünün yurt dışında olduÄŸu, bunun yanında 64’ünün de öldüğü tespit edildi. Tutuklanan 302 kiÅŸiden 106’sı müteahhit, 163 kiÅŸi yapı sorumlusu, 15 şüpheli yapı sahibi ve 18 şüpheli de binada deÄŸiÅŸiklik yapan kiÅŸi.
Adli kontrol altındaki 466 şüphelinin de 85’i müteahhit, 294’ü yapı sorumlusu, 56’sı yapı sahibi ve 31’i de binada deÄŸiÅŸiklik yapan kiÅŸiler. Adli süreçler devam ediyor. İddianameler de soruÅŸturmaların bitimiyle mahkemelere gönderilecek. Sürecin her aÅŸamasının Adalet Bakanlığı baÅŸta olmak üzere yakın takipçisi olacağız. Milletime bu acıları yaÅŸatan, sorumluluklarını yerine getirmeyen adalet önünde bunun hesabını verecek. Buradan kaçış yok.”
“Biz bu iÅŸte çırak deÄŸiliz, kalfalığı da geçtik ustalığı yakaladık”
Kalıcı konutların yapımına ilişkin planlamanın ne aşamada olduğu sorusu üzerine Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hem geçmiş deneyimleri hem de tip projeleri olduğunu söyledi.
Åžehirlerin yeniden inÅŸa ve ihya döneminin resmen ve fiilen baÅŸladığını bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “GeçmiÅŸte attığımız adımlar var. Hep söylüyorum Van’da, Bingöl’de, İzmir’de, Antalya’da, MuÄŸla’da, Manavgat’ta bu iÅŸleri yaÅŸadık. Biz sadece ÅŸehirlerde o devasa dikey mimari tarzı deÄŸil, bir taraftan zemin artı 3-4 türü binalar yaparken bir taraftan da köy evlerini yapmak suretiyle de bunları ispatladık. Yani biz bu iÅŸte çırak deÄŸiliz, kalfalığı da geçtik ustalığı yakaladık.” dedi.
Binlerce mimar, mühendis, yüzlerce akademisyen, on binlerce işçinin yeni yerleşim yerlerine ilişkin sahada kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bir taraftan zemin etütleri hızla devam ediyor. Bu zemin etütleriyle birlikte de artık öyle sulak yumuÅŸak zemin deÄŸil, sert zeminlerde kalıcı konutların yapılması çalışmalarını sürdürüyoruz. 21 Åžubat’tan bugüne kadar Gaziantep’te 13 bin 629, Adıyaman’da 2 bin 280, Kilis’te 645, Hatay’da 2 bin 928, KahramanmaraÅŸ’ta 8 bin 773, Åžanlıurfa’da 897, Malatya’da 6 bin 644, Elazığ’da 505, Adana’da 1171, Osmaniye’de 1657 ve Diyarbakır’da 1122 olmak üzere toplam 40 bin 104 afet konutunun ihalesi yapıldı.
Yine Osmaniye’de 600, KahramanmaraÅŸ’ta 620, Malatya’da 2 bin 800, Adıyaman’da 1500, Åžanlıurfa’da 300, Gaziantep’te 310 ve Kilis’te 93 olmak üzere 6 bin 223 köy evinin de ihalesi yapıldı. Böylelikle afet bölgelerinde toplamda 46 bin 327 afet konutu ve köy evinin yapım süreci baÅŸladı ve inÅŸallah bir yıl içerisinde 11 ilimizde 319 bin, toplamda 650 bin konut inÅŸa ederek bunu hak sahiplerine teslim edeceÄŸiz. Yarın ziyaret edeceÄŸimiz KahramanmaraÅŸ’ta 8 bin 773 konutumuzun temelini Devlet Bey’le birlikte atacağız.”
“Fay hattının üzerinde konutlar yapılmış”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “artçı sarsıntılar sürerken kalıcı konutlar için temel atmanın saÄŸlıklı olmadığı” eleÅŸtirilerinin hatırlatılması üzerine ÅŸu yanıtı verdi:
“Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bu konularda ilk defa bu adımları atmıyoruz. Bunu söyleyenlerin tabii geçmiÅŸinde bu tür adımlar yok. Yani sen bir seneyi hedef olarak koyarsın da bu 13 ay olur, 14 ay olur, 15 ay olur. Bunu Van gibi o devasa depremde ispat ettik. Van’ın merkezinden ta ErciÅŸ’ine kadar. Åžu anda bu iÅŸi yaÅŸamak, görmek isteyenler Van’a giderler, şöyle Edremit ilçesinden bir Van Denizi’ni seyrederler. Van Denizi’ne nazır böyle bir yeri o depremin ardından gerçekleÅŸtirmiÅŸ olan bu iktidar. Aynı ÅŸekilde ErciÅŸ’i baÅŸtan aÅŸağı yaptık, gerçekleÅŸtirdik. Mesela İzmir’de, aynı ÅŸekilde dikey mimariye girmiyoruz ve dikkat edin ilk yaptığımız iÅŸ hemen süratle zemin kontrollerini yapmak oldu. Yani o sulak zeminlerde, bölgelerde deÄŸil.
Tabii Hatay’da düşünün, yani Amik Ovası’nın uzantılarında maalesef bu konutlar, bu inÅŸaatlar yapıldı. Bunlar yapılınca da ne oldu? Åžimdi aldığımız bilgilerde buraların tamamen fay hattı olduÄŸu söyleniyor.”
ErdoÄŸan, fay hattının üzerinde yapılan konutların hepsinin 1999’dan önceki dönemlere ait olduklarını ifade etti.
Kamu inşaatlarında sismik izolatörler kullanılacak
Deprem bölgesindeki vatandaşların uyarıya rağmen hasarlı evlere girdiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bundan sonraki süreçte temennimiz odur ki bu uyarılara uyarlar. Biz de hedefimizi zemin artı 3, zemin artı 4 ÅŸeklinde elimizdeki tip projelerle hareket ederek bu adımları atacağız. Hatta devletin konutları veya kendine ait olan inÅŸaatlarını da sismik izolatör kullanarak yapacağız. Maliyeti her ne kadar biraz artsa da bunların talimatını da Murat bakanıma verdim, maliyetlerden de kaçınmayalım, sismik izolatörleri de kullanarak inÅŸaatlarımızı böyle yapalım. Kısa bir süre önce biliyorsunuz İstanbul’da devlet yetkilileri ve akademisyenlerle 110 kiÅŸilik bir toplantı yaptık. O toplantının ikincisi Gaziantep’te Murat bakanımın riyasetinde yapıldı.
Van ve Kütahya depremleri sonrası öğrendiÄŸimiz, zemin etüdü doÄŸru yapıldığı, zemin dayanıklılığı iyi tespit edildiÄŸi, zemin yeterli güçlendirme olduÄŸu takdirde ve en önemlisi fay hatlarından uzak bölgeler seçildiÄŸi takdirde o bölgede inÅŸaatlar yapılabilir. Biz zaten Elazığ depreminin üzerinden 15-20 gün geçtikten hemen sonra artçılar da devam ederken temellerimizi attık. Bugün hamdolsun yaÅŸadığımız son depremde özellikle o gün inÅŸa ettiÄŸimiz konutlarımızın hiçbirinde en küçük hasar dahi meydana gelmedi. Åžayet artçı depremler nedeniyle döktüğümüz beton ve kalıplarda herhangi bir hasar veya çatlak meydana gelirse çok hızlı bir ÅŸekilde çeÅŸitli bazı tekniklerle onarımı yapılır. Åžu an bölgede inÅŸaatları tamamen bu kriterler üzerine planlıyor ve baÅŸlatıyoruz. Beton prizlenme, çatlak ve tahribat oluÅŸumuna dair hassasiyetlerimiz var. Bu noktada beton döküm süreçlerini mühendislerimiz çok titiz ve dikkatli bir ÅŸekilde yapıyorlar.”
“Türkiye’de baÅŸta İstanbul olmak üzere ÅŸehirlerimiz deprem riski altında. İstanbul, depreme hazır mı? Bu konularla ilgili ne gibi hazırlıklar var?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, İstanbul’da doÄŸup büyüdüğünü, yaklaşık 5 yıl İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanlığı yaptığını, kenti iyi tanıdığını söyledi.
Ankara da dahil depremin tehdit etmeyeceÄŸi hiçbir ÅŸehrin olmadığını belirten ErdoÄŸan, “deprem felaketi” tellallığı yapmayı doÄŸru bulmadığını kaydetti.
İstanbul’un belediye baÅŸkanıyken “İstanbul’a giriÅŸi vizeye tabi tutma” diye bir tezinin olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan şöyle konuÅŸtu:
“Yani İstanbul’a her gelen rahatlıkla girsin, bu olamaz. Yani İstanbul’a girmenin bir bedelinin olması lazım. Bakın Londra’ya giremezsiniz. Londra’da belli kuralları var bu iÅŸin. EÄŸer bu varsa sizde, o zaman size müsaade ederler, girersiniz. Bunun sebebi nedir? Yani deprem olarak kastetmiyorum, nedir? Trafiktir. Oralarda araç, otoparklar, bütün bunlarla ilgili olarak bunlara belli yasaklar koymuÅŸtur. İstanbul’da da belediye baÅŸkanlığımda benim, 8 milyondu İstanbul’un nüfusu. Ama ÅŸu anda İstanbul’un nüfusu 15 milyonu geçti, böyle bir durumda. Bir de planlama noktasında, İstanbul maalesef zannedildiÄŸi gibi planlanmadı, zannedildiÄŸi gibi planlar uygulamaya konulmadı. Çünkü kimse o planlara ne yapmıyor? Uymuyor.”
ErdoÄŸan, belediye baÅŸkanlığından beri “kentsel dönüşüm” dediÄŸini hatırlatarak “Bunları büyük ölçüde hayata geçirdik. Ama bu projelere biz ÅŸimdi devlet olarak devam ediyoruz. Fakat muhalefet, bunun karşılığında çıktı, saÄŸda solda kentsel dönüşümü, ‘rantsal dönüşüm’ diye tanımlamaya baÅŸladı. Çünkü iÅŸlerine gelmiyor, rant toplama iÅŸi maalesef muhalefete ait. Bu iÅŸi onlar iyi beceriyorlar, iyi baÅŸarıyorlar.” diye konuÅŸtu.
“Kentsel dönüşüm için adeta yırtındık”
İstanbul Fikirtepe’nin Kadıköy ve Üsküdar’a hitap ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Biz, Fikirtepe’de bu kentsel dönüşüm için adeta yırtındık. Buradaki bu kentsel dönüşümü yeni yeni hayata geçirdik. O kadar sıkıntılar yaÅŸadık.” dedi.
Aynı ÅŸekilde Üsküdar Küplüce’de, Ferah Mahallesi’nde, Yavuztürk’te kentsel dönüşümle muhteÅŸem konutlar yaptıklarını dile getiren ErdoÄŸan ÅŸunları kaydetti:
“Ama benim vatandaşım, oranın belli bir kısmında çok direndi, yaptırtmadı. Hatta benim kendi oturduÄŸum yeri de ben o yıkıma tabi tutturdum ki bizi görsünler, onlar da buna uysunlar diye Burhaniye’de. Åžu anda mesela oraları gidip bir görseniz, oralardaki kentsel dönüşümün ne kadar güzel, ne kadar hakikaten insanlara gurur, onur verici olduÄŸunu görürsünüz. Bundan bir ay kadar önce yolumu kestiler, dediler ki ‘BaÅŸkanım ne olur gel, bizimkileri de yık’. Dedim ‘Bak, ben size bir sene önce söyledim. Bir sene önce bunları yapsaydık, ÅŸimdi sizin konutlar da aynen bu duruma gelecekti’. Ama ‘Bir hata yaptık, ÅŸimdi baÅŸlayın bu iÅŸe, biz kefiliz’. Ben o zaman ‘Belediye baÅŸkanımıza da söyleyeceÄŸim, buraları da hemen baÅŸlatalım.’ dedik.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gün mahalle camisinin önünde cuma namazından sonra toplananlara, “Ne olur, gelin ÅŸu binalarınızı bize müsaade edin yıkalım. Bak kiranızı veriyoruz, nereyi beÄŸenirseniz bulun, kiranızı biz ödeyeceÄŸiz. Hemen biz süratle de buralarda bu yıkımları yapalım, korkuyorum. Yarın bir gün buralarda deprem olur, bir ÅŸey olur yıkılır. Ondan sonra bunun hesabını kime soracaksınız? Gelip ErdoÄŸan’a soracaksınız. Beni bu durumda bırakmayın.” dediÄŸini aktardı.
“Hiçbir vatandaşımızı çürük evde yaÅŸatmayacağız”
Şimdiden tedbirlerin alınmasının önemini işaret eden Erdoğan şöyle konuştu:
“Elazığ, Malatya depremini yaÅŸadık. Oralarda bütün yaÅŸadıklarımız ortada. Van ortada, Kütahya ortada, bütün buralarda bunları yaÅŸadık. Türkiye, bir deprem ülkesi. Onun için bütün tedbirlerimizi alıyoruz, alacağız. BaÅŸta büyük ÅŸehirler olmak üzere hummalı çalışmalarla, en az hasarla bunları atlatmaya gayret edeceÄŸiz. Hiçbir vatandaşımızı çürük bir yapıda, evde yaÅŸatmayacağız. İnÅŸallah CHP ve ortakları bu depremden ders çıkarmış olurlar da kentsel dönüşüm projelerinin karşısında durmaktan vazgeçerler.”
“YÖK’e gerektiÄŸi talimatları zaten verdik”
“Üniversitelerde yüz yüze eÄŸitime ne zaman geçilecek?” sorusuna ErdoÄŸan, “Bu konuyla ilgili YÖK’e gerektiÄŸi talimatları zaten verdik. YÖK de bu süreç içerisinde yüz yüze eÄŸitimle alakalı nasıl Kovid döneminde belli bir süre, yaklaşık iki sene sürdü, ne yaptık, online sistemle iÅŸi götürdük. Burada böyle uzun bir süre olmayacak ama ÅŸu anda diyoruz ki online sistemle biraz devam edelim. Çünkü ÅŸu anda KYK yurtlarımız çok iÅŸimizi görüyor. “yanıtını verdi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, depremzedelerin KYK yurtlarına yerleÅŸtiÄŸini hatırlatarak Osmaniye’de 2 bin 500 kiÅŸilik bir yurda gittiÄŸini, yurt binasının güven verdiÄŸini dile getirdi.
“Her türlü afete hazırlıklı olmalıyız”
“Åžartlar yeniden süratle elveriÅŸli olursa, uzaktan eÄŸitim ile yüz yüze eÄŸitimin harmanlandığı hibrit öğretim seçeneÄŸi tabii ki deÄŸerlendirilecektir. Bunun için öncelikle depremzede vatandaÅŸlarımızın güvenle ve huzurla barınacakları kapasitenin oluÅŸturulması gerekiyor.” diyen ErdoÄŸan geliÅŸmeleri yakından takip ettiklerini, YÖK BaÅŸkanı ile bu konuda irtibat halinde olduklarını bildirdi.
Yüz yüze eğitim ile online eğitimin mukayese edilemeyeceğinin altını çizen Erdoğan adımların atılmasıyla yeniden normal hayata dönülmüş olacağını söyledi.
“Türk Devletleri TeÅŸkilatı Sivil Koruma Mekanizması önemli bir adım”
“Deprem olduktan sonra dünyadan birçok ülke Türkiye’ye yardım gönderdi. Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın önemli bir inisiyatif aldığını gördük ve Ankara’da OlaÄŸanüstü Liderler Zirvesi toplandı. Bu zirvedeki mesajları nasıl deÄŸerlendirdiniz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, Türk Devletleri TeÅŸkilatı ile artık yek vücut olunduÄŸunu vurguladı. CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan ÅŸunları kaydetti:
“Onların herhangi bir sıkıntısında biz yanlarında olduk. Herhangi bir sıkıntımız olduÄŸunda onlar bizim yanımızda oldu. Arama kurtarma çalışmalarından deprem yaralarının sarılmasına varıncaya kadar kardeÅŸ ülkelerin desteklerini gördük. Ayrıca ülkemizle dayanışma gösteren Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın olaÄŸanüstü zirvesini de Ankara’da düzenledik, burada önemli bir adım atarak, Türk Devletleri TeÅŸkilatı Sivil Koruma Mekanizmasının tesisini kararlaÅŸtırdık. Bu, önemli bir adımdı. Temennimiz, bu mekanizmaya hiç ihtiyaç duymamak. Ancak her türlü afete de hazırlıklı olmalıyız, buna dayalı olarak bu adımı attık. BaÅŸta Azerbaycan olmak üzere, gerek Kırgızistan gerek Kazakistan, Türkmenistan saÄŸ olsun hepsi de buna geldiler ve buradaki çalışmaları onlar da aynı heyecanla takip ettiler.”
“Müziksiz bir kampanya süreci yaÅŸayacağız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 14 Mayıs’ta yapılacak CumhurbaÅŸkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi’nde AK Parti’nin nasıl bir kampanya süreci yöneteceÄŸinin sorulması üzerine de “Alışılmış bir seçim kampanyası düşünmüyoruz. Çünkü ortada bir hüzün var. Yani bu hüznün olduÄŸu bir dönemde, dedik ki biz müziksiz bir kampanya süreci yaÅŸayacağız. Åžehirlerimizin tamamında, her bir vatandaşımızın kapısını çalacak, neler yaptık, neler yapacağız, tek tek bunu anlatacağız. Çünkü bizim bagajımız elhamdülillah dolu.” diye konuÅŸtu.
Türkiye Yüzyılı Vizyonu’na vatandaÅŸları ortak ederek büyük ve güçlü Türkiye’nin imarında her bir insana ihtiyaçlarının olduÄŸunu anlatacaklarını dile getiren ErdoÄŸan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletim 20 yılda samimiyetimizi gördü, bize inandı. Samimiyet üzerine, güven üzerine inÅŸa edilen her birliktelik ebedidir. Åžunu bir defa çok açık, net ortaya koymam lazım, bizim bu 20 yılda ürettiklerimiz, yaptıklarımız… Ülkemize eÄŸitimde, saÄŸlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, tarımda, dış politikada neler yaptık ve bundan sonra da neler yapacağız, bütün bunları istiyoruz ki vatandaÅŸlarımıza anlatalım. Biz dikkat ederseniz bir hayali konuÅŸmuyoruz. Biz gerçekleÅŸtirdiklerimizi konuÅŸuyoruz. Ve bu gerçekleÅŸtirdiklerimizin üzerinde benim halkım yaşıyor. Yani örneÄŸin biz göreve geldiÄŸimizde 6 bin 100 kilometre yol vardı, ama biz bu yolu 29 bin kilometreye çıkardık. Bu, ÅŸu anda yaÅŸanan bir ÅŸey; yaptıklarımız, otoyollardan tutun da otobanlara varıncaya kadar hepsi… En basitinden sadece İstanbul’dan İzmir’e eskiden 6,5-7 saatte giderdik. Ama ÅŸimdi bu 3-3,5 saate indi. Bu yaptığımız yolla…”
“Çocuklar huzurla, eÄŸitim öğretime baÅŸlıyor”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, göreve geldiklerinde Türkiye’de 26 havalimanı olduÄŸunu, bunu 58’e çıkardıklarını anımsatarak “Biz, batıda ne varsa, doÄŸuda da o olacak dedik. Yani batıda var, doÄŸu, GüneydoÄŸu’yu bırak demedik. Niye? Türkiye 780 bin kilometrekaresiyle bizim vatanımız. Vatanımızın dört bir yanını bizim, inÅŸa ve ihya etmemiz gerekir dedik.” ifadesini kullandı.
Türkiye’deki üniversite sayısını 78’den 208’e çıkardıklarını hatırlatan ErdoÄŸan, ÅŸu anda IÄŸdır’da da AÄŸrı’da da MuÅŸ’ta da Hakkari’de de üniversitenin olduÄŸunu söyledi.
İlkokullarda, eski dönemlerde çocukların kitap bulamadığını belirten ErdoÄŸan, “Biz mesela kitabımızı bulamazdık. Kırtasiyeci dükkanına gittiÄŸimiz zaman bize bir hafta, 10 gün sonraya gün verirlerdi. Bir hafta, 10 gün sonra gider, oradan kitabımızı, defterimizi alırdık. Bu günleri yaÅŸadık. Bu günler kimin günleriydi? CHP’nin günleriydi. Onlar bize bunları yaÅŸattı.” dedi.
Erdoğan, bugün okullar açılırken sıraların üzerine kitapların konulduğunu, böylece çocukların huzurla eğitim öğretim yılına başladığını kaydetti.
“SaÄŸlıkta baÅŸarılı olmaya mecburuz”
İktidarları döneminde, sağlık alanında yapılanlara değinen Erdoğan şunları söyledi:
“Hastaneler noktasında, saÄŸlıkta bizler, Sayın KılıçdaroÄŸlu’nun, bay bay Kemal’in SSK’nın genel müdürü olduÄŸu dönemleri biliyoruz. Rahmetli SavaÅŸ Ay bir program yapmıştı. SavaÅŸ Ay’ın programında Beyefendi’yi gayet iyi anlatıyordu. Okmeydanı SSK… Benim de semtimin olduÄŸu yerdi. Okmeydanı SSK’da affedersiniz ölüp de rehine alınanları anlatıyordu. Bunları yaÅŸadık. Åžimdi orası Profesör Doktor Cemil TaşçıoÄŸlu Åžehir Hastanesi oldu, biz yaptık. Nereden nereye… Åžimdi biz, ÅŸehir hastanelerinden bahsediyoruz, çıkıyor bay bay Kemal ‘Biz, ÅŸehir hastanesi falan yapmayacağız.’ diyor. EÄŸer ÅŸu ÅŸehir hastaneleri olmasaydı, Ankara’da ÅŸu iki tane ÅŸehir hastanemiz olmasaydı, İstanbul’da olmasaydı, biz Kovid’de falan ne yapardık? EÄŸer biz, Kovid’i falan baÅŸarılı bir ÅŸekilde atlattıysak, iÅŸte bu ÅŸehir hastaneleri vasıtasıyla atlattık. Isparta’daki ÅŸehir hastanesini düşünün, Mersin’i, Adana’yı düşünün. Yani oralarda ÅŸehir hastaneleri, bizim bu süreci baÅŸarıyla atlatmamıza vesile oldu.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bundan sonraki süreçte ÅŸehir hastanelerini, büyükÅŸehirlerin tamamına yapacaklarını dile getirerek “Çünkü saÄŸlıkta baÅŸarılı olmaya mecburuz. Bunun yanında eÄŸitim araÅŸtırma hastanelerimiz her ilde var. Bunlara da yine devam edeceÄŸiz. Çünkü saÄŸlıklı bir ülke olmadıktan sonra, bir yere varmanız mümkün deÄŸil.” diye konuÅŸtu.
Türkiye’nin diplomaside baÅŸarısının en büyük örneÄŸinin Rusya-Ukrayna olduÄŸunu, Rusya-Ukrayna savaşında ara bulucu ülke olarak Türkiye’nin ÅŸu anda parmakla gösterildiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Muhalefet bunu kabul eder etmez o ayrı mesele ama biz zaten dünyada kabul görmüşüz bu konuda.” diye konuÅŸtu.
Karadeniz tahıl koridorunda Türkiye’nin baÅŸarısının dünyada herkesin dilinde olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Hatta Sayın Putin ile aramızda yaptığımız görüşmeler de çok açık net. O da saÄŸ olsun ‘Ben, tahıl koridorundan tahılı göndereyim ama Avrupa’ya buradan yüzde 44 gidiyor, gitmesin. Az geliÅŸmiÅŸ Afrika ülkelerine bunu gönderelim.’ dedi. Ben de kendisine dedim ki ‘O zaman siz tahılı gönderin biz de burada onu una çevirelim, deÄŸirmenlerimizden geçirelim. DeÄŸirmenlerimizden geçirdikten sonra biz de bunu az geliÅŸmiÅŸ ülkelere buradan gönderelim.’ Böyle bir mutabakatımız var. İki, üç gün içerisinde Sayın Putin ile telefon görüşmemiz olacak. Adımlarımızı bu alanda da atacağız. Aynı ÅŸekilde gübrede ihtiyaçlar var. Bunları yine temin, tedarik edeceÄŸiz ve yine bunları da dünya piyasalarına, az geliÅŸmiÅŸ ülkelere göndererek onları rahatlatmanın gayreti içinde olacağız. Bugün Gambiya Büyükelçisi’nin agremanını aldım onunla da bunları konuÅŸurken ondan da aynı teÅŸekkürü aldım. Bizim bundan sonraki sürece yönelik atacağımız çok adımlar var.”
Sıfır atık konusunda Türkiye’nin örnek uygulamalarının bulunduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, eÅŸi Emine ErdoÄŸan’ın bu ay sonu itibarıyla BirleÅŸmiÅŸ Milletler’de bir sunum yapacağını söyledi. ErdoÄŸan, bir ÅŸeyler yapıldığı için bu davetlerin alındığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Türkiye’ye yaÅŸattığımız her biri sessiz devrim niteliÄŸindeki yapısal reformları dile getirsem günler sürer. Ama özetlenmeyecek, anlatmakla bitmeyecek iÅŸler yaptık. Olmaz denilenleri baÅŸardık. Hep diyorum ya, ‘nereden nereye’ diye iÅŸte o iki kelime arası öyle uzun ki anlata anlata bitiremeyiz. Kimine ‘Ayasofya’ derim, nereden nereye geldiÄŸimizi anlar. Ama Ayasofya dediÄŸimiz zaman bunu anlamayanlar var. Kimine ‘KarabaÄŸ’ derim, bunu anlayan olur ama hala anlamakta zorlananlar olur. İşte biz Ayasofya dediÄŸim zaman anlayanlarla beraber yol yürüyoruz. KarabaÄŸ dediÄŸim zaman anlayanlarla beraber yol yürüyoruz. Mesela ‘Togg’ derim, anlayanı var anlamayanı var. Ama katettiÄŸimiz mesafeyi anlar. Bazısına ‘Karadeniz’de doÄŸal gazı keÅŸfettik’ derim, geldiÄŸimiz yeri kavrar. Kimine İHA’larımız, SİHA’larımız, Akıncılarımız hatta daha da ileri gitmek suretiyle insansız hava araçlarında geldiÄŸimiz noktayı anlattığımda bunu anlayanlar var ama dünya anlıyor da bizde hala anlamayanlar var. Kızılelma diyorsun adam anlamıyor. Kızılelma bir ufuktur. Dolayısıyla o ufku yakalamak herkesin karı deÄŸildir. Kimine yılda 1 milyona varan istihdam oluÅŸturduk deriz, emeÄŸin, alın terinin, evine ekmek götürmenin anlamını bilen ne manaya geldiÄŸini bilir ama bilmeyen de var.”
“Dağıt sandalyeleri, al cumhurbaÅŸkanlığını havaları bu”
“Millet İttifakı’nın cumhurbaÅŸkanı adayı olarak Sayın Kemal KılıçdaroÄŸlu duyuruldu. Yanında da yedi cumhurbaÅŸkanı yardımcısı var. Siz bu bir cumhurbaÅŸkanı ve yedi cumhurbaÅŸkanı yardımcısı modelini nasıl yorumlarsınız?” sorusuna ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Åžu anda o masanın ortaya çıkardığı aday, biz cumhurbaÅŸkanı olduÄŸumuz zaman bizim bir baÅŸkan yardımcısıyla çıktığımız yolda bizimle istihza ediyordu, alay ediyordu. ‘Kaç tane cumhurbaÅŸkanı yardımcısı yanına alacak’ diyordu. Åžimdi bana sorduÄŸu bu soruyu ÅŸu anda bay bay Kemal, ‘bir tane deÄŸil, beÅŸ tane deÄŸil, on beÅŸ tane deÄŸil, cumhurbaÅŸkanına kimse böyle bir soru soramaz ki. Bu on beÅŸ de olur, yüz elli de olur, bin beÅŸ yüz de olur.’ diyor. Ben söylemiyorum, o söylüyor. Böyle bir devlet yönetimi olabilir mi? Kaldı ki daha ileri gitti. Åžu anda Ankara ve İstanbul belediye baÅŸkanlarını da cumhurbaÅŸkanı yardımcısı olarak taltif ettiÄŸini söylüyor. Öbür tarafta terör örgütünün parlamentodaki uzantısını da ne yaptı? Onu da masaya ortak etti. Beraber yürüyorlar. Devlet yönetiyoruz devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir kabile devleti deÄŸildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetecek olanların her ÅŸeyden önce buradan nasibini alması gerekir. Öyle lafla sadece ‘buradan bir cumhurbaÅŸkanlığı kaparsam veya herkese ÅŸuradan sandalyeler dağıtırsam bu cumhurbaÅŸkanlığını alırım’ anlamıyla bir ülke yönetilemez. Tam anlamıyla bir eski Türkiye fotoÄŸrafı olan koalisyon mantığıyla çalışıyorlar. Dile getirdiÄŸiniz tablo bile bunların dertlerinin millete hizmet olmadığını gösteriyor. Aç tavuk kendini darı ambarında zanneder. Dağıt sandalyeleri, al cumhurbaÅŸkanlığını havaları bu. Bu kadar basit.”
“Benim vatandaşım milli ve yerli olan bir yönetime layıktır”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “HDP bugün cumhurbaÅŸkanı adayı çıkarmayacağını söyledi. DoÄŸrudan KılıçdaroÄŸlu’nu destekleme mesajı söylenmese de beklenti o yönde. Nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusuna karşılık, şöyle konuÅŸtu:
“HDP zaten en başından beri bu masanın yedinci ortağı idi. Biz ne dedik, ‘Gizli ortak var.’ Nerede? ‘Masanın altında’ demiÅŸtik. Åžimdi masanın altından üstüne çıktı böylece. CHP ile HDP’nin azami müşterekleri olduÄŸunu biliyoruz. Ama bunu milletimize anlatmamız gerekiyordu. Düşünün HDP eÅŸittir PKK’dır. HDP eÅŸittir YPG/PYD’dir. Bunu her zaman söyledik. Bu denklemde CHP’nin yeri nerede kalıyor? Bunu benim milletim düşünsün. Yedili masadaki diÄŸer partilerin yerini vatandaşım bir daha düşünsün. Benim vatandaşım millidir, yerlidir, özellikle dışarılardan yönetilen emperyal kafaların mahkumu deÄŸildir. Emperyal kafaların tamamen dışında, milli ve yerli olan bir yönetime benim vatandaşım layıktır.
Özellikle de Diyarbakır’da Yasin Börü’leri öldüren… Yasin Börü Kürt bir evladımızdı. Kim öldürdü? Åžu anda içeride olan kiÅŸiler. Onlar istikamet verdi ve onlarla beraber 51 evladımız Diyarbakır’da öldürüldü. Benim Kürt kardeÅŸlerim bunun hesabını bunlara sormayacak mı? Hala özgürlük, özgürlük. Neyin özgürlüğü? EÄŸer benim vatandaÅŸlarımı Kürt de olsa Zaza da olsa ne olursa olsun, eÄŸer bunların ölümüne neden olmuÅŸ olanları biz dışarı çıkartmak için gayret sarf edenlere yol açıyorsak bunun hesabını ne bu dünyada ne de ebedi alemde veremeyiz.”
“Bay bay Kemal’i Kandil’e umut veren aday olarak görüyorlar”
ErdoÄŸan, CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun, HDP yöneticileriyle görüşmesine iliÅŸkin ÅŸunları söyledi:
“HDP eÅŸ baÅŸkanlarından biri bay Kemal’in ziyaretinden sonra ‘Gelecek dönem yapılacakları istiÅŸare ettik’ dedi. HDP’lilerin planları arasında neler var? PKK’lı teröristlere yönelik operasyonların durması var. Öcalan için DemirtaÅŸ için oy vermek var. Kandil’dekilerin talimatlarını uygulamak var. HDP’nin bunlardan baÅŸka gündemi yok. Altılı masanın görüştüğü HDP iÅŸte budur. Kandil’deki terörist elebaşıları da zaten altılı masanın kendileri için umut oluÅŸturduÄŸunu söylüyorlar. HDP’nin destek verdiÄŸi bay bay Kemal’i Kandil’e umut veren aday olarak görüyorlar. Meral Hanım ‘HDP de HDP’nin talepleri de masaya gelemez’ demiÅŸti. Ama ÅŸimdi HDP aday çıkarmayarak bütün varlığıyla bu kumar masasına oturmuÅŸ durumda. HDP’liler verecekleri destek karşılığında taleplerinin karşılanmasını isteyeceklerini açıkça belirtiyorlar. Bu taleplerin ne olduÄŸunu da neresi belirliyor? Kandil. Milletim bunların oynadığı oyunu görüyor. 14 Mayıs’ta gereken dersi benim aziz milletim verecek.”
“İçlerinden bazılarının hakikati dile getirmesi önemli”
ErdoÄŸan, “İYİ Parti’li Yavuz AğıralioÄŸlu’nun çıkışını nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusuna da ÅŸu yanıtı verdi:
“Tamamını izleyemedim arkadaÅŸlarımdan aldığım bilgi. Bu masanın ilkesizlik üzerine kurulu olduÄŸunu hep söyledik. Masadakilerin birbirine güvenmediÄŸini, birbirine pusu kurduÄŸunu her zaman dile getirdik. Meral Hanım bu masayı ‘kumar masası’ olarak anlattı. ‘Biz noterden gelecek talimatlarla hareket etmeyiz’ dedi. Hile, hurda, hainlik bu masada her ÅŸey var. Herkes birbirine çalım atıyor. Kimin hesabı diÄŸerine uyacak, uymayacak bunu önümüzdeki günler çok daha iyi gösterecek. İçlerinden bazılarının gerçekleri görmesi, hakikati dile getirmesi önemli. Buradan baÅŸarı beklemek de mümkün deÄŸil.”
“Seçimden zaferle çıkacağımızdan hiçbir kuÅŸkumuz yok”
“14 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayısınız. Bu seçimlerde ne bekliyorsunuz? HÜDA PAR’ın desteÄŸi biraz konuÅŸuldu, medyada tartışıldı. Cumhur İttifakı’na yeni destekler olur mu?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, Cumhur İttifakı’nın 14 Mayıs seçiminden zaferle çıkacağından ittifak olarak hiçbir kuÅŸkularının bulunmadığını belirtti.
Cumhur İttifakı’nın siyasette birlik ve beraberliÄŸin, samimiyetin adresi olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, yerli ve milli siyaset yapan, milletin deÄŸerleriyle barışık siyasi partilere kapılarının açık olduÄŸunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Cumhur İttifakı’nın içerisinde yer alan gerek Büyük Birlik Partisi, gerek HÜDA PAR’la ilgili bazı uydurma yaklaşımlar falan var. Biz burada bir defa ittifakımızın ilkelerinde zaten uyumlu olmuÅŸuz. EÄŸer bu uyum olmasa zaten beraberce Cumhur İttifakı’nın içerisinde bu yolda yürüyemeyiz. Yani ÅŸu anda HÜDA PAR’a yakıştırılmak istenen bazı çirkinlikler var. Bunların hepsini zaten HÜDA PAR yetkilileri kabul etmiyorlar. Böyle bir ÅŸey yok. ‘Bizim terör örgütleriyle yakından uzaktan hiçbir ilgimiz olmamıştır. Hiçbir ilgimiz de olmaz’ diyorlar. Tamamıyla yerli ve milli bir yapı ve bu yapıyla ilgili zaten yerli ve milli olmayan bir yapıyla bizim yol yürümemiz de mümkün deÄŸil. HÜDA PAR da Cumhur İttifakı’na desteÄŸini bundan dolayı açıkladı. Bu desteÄŸi çok önemli ve kıymetli buluyorum.”
ErdoÄŸan, Cumhur İttifakı’na yeni katılımları olumlu karşılayacaklarını dile getirerek, “İttifakımızdaki birliktelikleri yedili masa gibi koltuk pazarlığı üzerinden deÄŸil, ilkeler üzerinden yürütüyoruz. İlkesel olarak aynı noktada buluÅŸtuÄŸumuz tüm siyasi partilere özellikle kapımız açık. EÄŸer KarabaÄŸ’da buluÅŸabiliyorsak Kızılelma’da buluÅŸabiliyorsak aynı ÅŸekilde eÄŸitimde, saÄŸlıkta, adalette, emniyette aynı istikamet üzere buluÅŸabiliyorsak bizim zaten ayrı kalmamız diye bir ÅŸey yok. Yani Libya’da eÄŸer buluÅŸabiliyorsak, Akdeniz’de aynı ÅŸekilde buluÅŸabiliyor, Karadeniz doÄŸal gazında aynı ÅŸekilde buluÅŸabiliyorsak bizim istikametimiz aynı demektir.” diye konuÅŸtu.
Cumhur İttifakı’nın yeni katılımlarla geniÅŸleyip geniÅŸlemeyeceÄŸinin sorulması üzerine ErdoÄŸan, “Süreç içerisinde takvimi eÄŸer aynen uygulayabiliyorsak seve seve, kapımızı kapatmamız mümkün deÄŸil. Ama ÅŸurada fazla da bir zaman kalmadı.” dedi.
“Yenilenmeye her zaman ihtiyaç var”
“Her seçim dönemi siyasi partiler için de bir yenilenme fırsatı yaratıyor. Mevcut milletvekili listelerinden kaçta kaçı deÄŸiÅŸecek?” sorusuna karşılık ErdoÄŸan, yenilenmeye, tazelenmeye, yeni baÅŸlangıçlar yapmaya her zaman ihtiyaç duyulduÄŸunu söyledi.
Kongre süreçlerinde parti kadrolarını yenilediklerini, gençleÅŸtirdiklerini ifade eden ErdoÄŸan, AK Parti’nin çok dinamik ve Türkiye’nin en büyük gençlik kollarına sahip partisi olduÄŸunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabinede görev alabilecek yetkinlikte çok sayıda kişi bulunduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Åžu anda ÅŸahsımdan bahsettiÄŸim için bu biraz zor olabilir. Ama ÅŸunu bilmenizi istiyorum ki dünyadaki siyasi liderler içerisinde baktığınızda kıdem konusunda en büyük kıdeme, en ileri kıdeme bu kardeÅŸiniz sahip. 20 yıldır baÅŸbakanlıktan cumhurbaÅŸkanlığına kadar bütün bu görevleri gerek ulusal gerek uluslararası alanda gerçekleÅŸtirdik, yaptık. Hala da devam ediyoruz, yapıyoruz. Bütün bu hizmetlerimizde yani uluslararası kuruluÅŸların, kurumların, bütün organizasyonlarını yaÅŸamış birisi olarak uluslararası anlaÅŸmalara imzaları atan birisi olarak bu iÅŸin içerisinde bulundum.”
Her çalışma arkadaşının daha iyi hizmet edebilmek düşüncesiyle hareket ettiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“DeÄŸerlendirmelerimiz neticesinde tabii ki nihai kararımızı vereceÄŸiz, burada belli bir tecrübe var, yani tecrübe siyasi iradede baÅŸarının en önemli kilit noktasıdır. İki kavramı ben çok benimserim. Bunun birisi inançtır, birisi güvendir. Bir diÄŸer ifadeyle de istikrar ve güvendir. Yani bu iki kavramı eÄŸer baÅŸarıyla uyguluyorsanız, ortaya koyabiliyorsanız orada neticeyi yakalarsınız, alırsınız. Bugüne kadar bu tür neticeleri eÄŸer Türkiye baÅŸardıysa böyle baÅŸardı. Böyle aldık bunları ve bundan sonraki süreçte de gerek kabine oluÅŸumunda gerek ÅŸu anda partimizin yeni aday listelerinin hazırlanmasında arkadaÅŸlarımla beraber geniÅŸ bir istiÅŸare zeminimiz var. Benim iki baÅŸkan vekilim bunun yanında seçim iÅŸleriyle ilgili baÅŸkanım, teÅŸkilat baÅŸkanım, gençlik kolları baÅŸkanım, bunun yanında kadın kolları baÅŸkanım bu komisyonun içerisinde onlar da varlar. Beraberce onlarla istiÅŸarelerimizi yapıyoruz, ondan sonra da nihai kararı verip adımlarımızı atıyoruz.”
ErdoÄŸan, 28. Dönem Milletvekili Seçimi’nde kabine üyelerinin aday olup olmayacağı sorusuna, “Kabineden olan arkadaÅŸlarımın hemen hemen her birisini ÅŸu anda belli illere adaylar olarak görevlendirdik. Yani hem deprem kuÅŸağında çalışacaklar hem de verdiÄŸimiz illere gidecekler. Ama ağırlıklı olarak deprem illerindeki görevlerini daha çok önemsiyorum.” yanıtını verdi.
“Karşınızdaki rakiplerden biri KılıçdaroÄŸlu, kendisi bu kampanyayı 7 yardımcıyla birlikte yürütecek. Sizin, cumhurbaÅŸkanı yardımcısı sayısını yükseltmeniz söz konusu olabilir mi?” sorusunu yanıtlayan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Seçim öncesi durumla seçim sonrasını birbirine karıştırmamak lazım. Benim cumhurbaÅŸkanı yardımcım. O da ÅŸu anda bir ilde aday olarak bulunacak, koÅŸturacak. Fuat Bey. Ankara’dan bir bölgeye onu da aday yapıyoruz. Tabii bu adaylıkları da belirlerken Fuat Bey nereli? Yozgatlı. Ankara’da Yozgat nüfusu nerede yoÄŸun? Diyelimki ikinci bölgede. Fuat Bey’i de orada görevlendirip tabii Fuat Bey siyasete bizimle teknokrat bürokrat olarak girdi ama ÅŸimdi tamamen siyasi formayı da giyerek bu yolda koÅŸturacak. Böyle bir durum var. Aynı ÅŸekilde 17 kabine üyemin hemen hemen her birine deÄŸiÅŸik illerde bu tür görevler vereceÄŸiz. ‘Ağırlıklı olarak belirlediÄŸiniz neredir?’ derseniz, büyükÅŸehirler bakan arkadaÅŸlarım için en uygun olan yerlerdir. Onları daha çok büyükÅŸehirlerden aday yapmayı belirledik. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.”
Muharrem İnce’nin kendisine yönelik eleÅŸtirileri hakkındaki düşünceleri sorulan ErdoÄŸan, “Ben Muharrem Bey’le böyle bir ağız dalaşına veyahut da bir zihinsel repliÄŸe girmeyi doÄŸru bulmam. Yani kendisinin bir ifadesi var. Bunu bir replik olarak da deÄŸerlendirebilirsiniz. Ne diyordu? ‘YenmiÅŸ de yenmiÅŸ, yenmiÅŸ de yenmiÅŸ’ diye. Bunu kim için söylemiÅŸti? Bay bay Kemal için söylemiÅŸti. O da payına düşeni aldı. Ne oldu sonunda? MaÄŸlup oldu.” diye konuÅŸtu.
“O kızıl elmayı da New York’ta gerçekleÅŸtirdik”
ErdoÄŸan, ürettikleri eserlerle konuÅŸtuklarını belirterek, New York’ta inÅŸa edilen Türk Evi’ni hatırlattı. BirleÅŸmiÅŸ Milletler binasının karşısında inÅŸa edilen Türk Evi’nin, Türkiye’nin geldiÄŸi konumu ispatladığını vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“BirleÅŸmiÅŸ Milletler binasından daha yüksek 32 katlı bir binayı New York’ta BirleÅŸmiÅŸ Milletler’in tam karşısına yaptık. Bu nedir? Bu bir hedeftir. Yani o da bizim bir kızıl elmamızdı. Biz o kızıl elmayı da New York’ta gerçekleÅŸtirdik. Oraya dünyanın deÄŸiÅŸik ülkelerinden liderler geliyor. Onları orada ağırlama imkanı bulduk, buluyoruz vesaire. Ama iÅŸte bunları yaparak büyük bir devlet olduÄŸunu ispatlarsın. Bunlar olmadan büyük devlet olunmuyor. Türkiye’ye de cüce kalmak yakışmaz. İşte biz New York’ta, BM’nin hemen karşısında burayı yapmak suretiyle de Türkiye’nin böyle bir Türk Evi’yle nereden nereye geldiÄŸini ispatlayarak güzel bir örnek oluÅŸturmuÅŸ olduk.”
“Vatandaşım demokratik haklarından vazgeçmiyor”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, deprem bölgesinde seçim güvenliÄŸi ve buralardan baÅŸka ÅŸehirlere yerleÅŸen vatandaÅŸların seçimlerdeki durumunun ne olacağı sorusu üzerine, partilerin ve Yüksek Seçim Kurulu’nun çalışmaları olduÄŸunu kaydetti. ErdoÄŸan, “Diyelim ki KahramanmaraÅŸ’tan çıktı Ankara’ya geldi veya İstanbul’a geldi. Bütün oralarda bu açıklanan süreler içerisinde müracaatlarını yapmak suretiyle oralarda oy kullanma ÅŸansını yakalayanlar var, bir mani yok.” dedi.
Bandırma Bor Karbür Üretim Tesisinin açılışını pazar günü yaptıklarını hatırlatan ErdoÄŸan, burada bir araya geldiÄŸi depremzedelerin seçim kayıtlarını yaptırdığını kendisine ilettiÄŸini anlattı. ErdoÄŸan, “Benim vatandaşım öyle zannedildiÄŸi gibi bu demokratik haklarından da vazgeçmiyor. Bu demokratik haklarını da en güzel ÅŸekilde kullanmanın gayreti içerisinde. Siyasi partilere düşen nedir? Siyasi partilere düşen de vatandaÅŸlarının önünü bu noktada açmaktır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim için gerekli belgeleri enkaz altında kalan vatandaşların, nüfus müdürlüklerine müracaat ederek belgelerini alabileceğini ya da e-Devlet sistemi üzerinden geçici kimlik belgesi temin edebileceklerini kaydetti.
Afetzedelerin deprem bölgesi dışındaki diÄŸer illere taşınmaları halinde, bulundukları ildeki yerleÅŸim yerinin adresini beyan edebileceklerini dile getiren ErdoÄŸan, çadır kent, konteyner, prefabrik ev, yurt, huzurevi veya baÅŸka bir konut ve benzeri yeri “yerleÅŸim yeri adresi” olarak beyan edebilme imkanının da saÄŸlandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başörtüsüne anayasal güvence getiren ve ailenin korunmasına yönelik düzenlemeler içeren anayasa değişiklik teklifinde son durumun ne olduğuna yönelik soruya şu yanıtı verdi:
“Toplumumuz sapkın akımlar nedeniyle kaygılı. Bu kaygıları görmezden gelemeyiz. İnsan hakları konusundaki hassasiyetimizden taviz vermeden, sapkın akımların toplum içinde aile yapımızı tehdit edecek ÅŸekilde yaygınlaÅŸtırılması giriÅŸimlerine asla müsaade etmeyeceÄŸiz. Biz sapkın akımları deÄŸerlerimize, kültürümüze tehdit olarak görüyoruz ve bunlarla mücadelede de kararlıyız. Bunu ben özellikle milletimle paylaşıyorum ve bu konuda milletimle el ele vererek, bu sapkın akımlara toplumu biz yedirmeyeceÄŸiz.”
Konut ve kira fiyatlarındaki artış
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, deprem sonrasında özellikle büyükÅŸehirlerde yaÅŸanan konut ve kira fiyatlarındaki artışlara yönelik çalışmaların sorulması üzerine, “Bu konuda yargı, Adalet Bakanlığımız ve İçiÅŸleri Bakanlığımız yakın takipteler. Kira konusunda biz sıkıntı oluÅŸturulmasına izin veremeyiz. Elimizden gelen nedir? Onlara bu konularda da ekonomik bir destek oluÅŸturmaktır. Bazı yerlerde 3 bin, bazı yerlerde 5 bin lira gibi destekle onların bu geçim sorununu halledelim diyoruz. Bunun dışında bir durum tespit edilmesi halinde gerekli adımları kesinlikle atarız, atacağız.” yanıtını verdi.
Gıda ve et ürünlerindeki fiyat artışlarına yönelik yeni bir düzenleme olup olmayacağı sorusunu yanıtlayan ErdoÄŸan, “Bu artışlar tamamen spekülatif. Bunu maliyetle açıklayamazsınız. Spekülatif artışların önüne kesinlikle geçeceÄŸiz. Bu konuda da yine Tarım ve Orman Bakanlığımız açıklamalarını yaptı. Et ve Süt Kurumu satış noktalarında ve Tarım Kredi marketlerinde makul fiyatlı ürünleri vatandaÅŸlarımıza sunacağız. Et ve Süt Kurumu satış noktalarında sunulan kıyma ve kuÅŸbaşı miktarını iki katına çıkaracak ve fiyat ise Et ve Süt Kurumu satış noktalarında kıyma için 119 lira kuÅŸbaşı et için 129 lira olarak belirlendi.” diye konuÅŸtu.
Eski baÅŸbakan yardımcılarından Mehmet ÅžimÅŸek ile AK Parti Genel Merkezi’ndeki görüşmesi de hatırlatılan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Mehmet Bey benim geçmiÅŸte bakanım olmuÅŸ, mesai arkadaşım olmuÅŸ yol arkadaşım. Kendisiyle ilgili de özellikle insanımızın refahı, huzuru noktasında bundan sonraki süreçte de nasıl bazı deÄŸerlendirmeleri yapabiliriz, kendisiyle ekonomik geliÅŸmeler konusunda şöyle bir fikir alışveriÅŸinde bulunalım istedim. Böyle bir deÄŸerlendirme yapalım istedim. SaÄŸ olsun o da yurt dışından dönüşte yanıma geldi. Kendisinin fikirlerine çok çok önem veririm. Biz kendisiyle bu görüşmeleri ilk defa yapmıyoruz. Bundan önce de buna benzer görüşme yaptık. Hem benimle, hem arkadaÅŸlarımla bu zamana kadar hep istiÅŸare halindeyiz. Bize desteÄŸi hep devam etti, ÅŸu anda da devam ediyor. Tabii altılı koalisyon, pazarlık görüntüleriyle siyasetimizi kirlettiÄŸi için, bu tür bir araya gelmelere de farklı anlamlar yüklüyor. Bizi kendileriyle bir defa karıştırmasınlar. Bizim konumumuz farklı. Bizde pazarlık olmaz. O, kumar masalarında olur. AK Parti Genel Merkezi, Mehmet Bey’in evidir. Tabii kendisinin gerek yurt içinde gerek yurt dışında üstlendiÄŸi çok sayıda görevi ve bozamayacağı taahhütleri, danışmanlıkları var, onları halihazırda devam ettiriyor. Ama kendisiyle seçim çalışmalarımız kapsamında bir görüşmemiz oldu. Bundan sonraki süreçte de bu görüşmelerimiz kendisiyle olabilir. Mehmet Bey’e özellikle görev düştüğünü de söyledim. O da seve seve üstüne düşeni yapacağını bana söyledi. Davetime icabeti sebebiyle de kendisine çok teÅŸekkür ediyorum.”
Ekonomiye iliÅŸkin soru üzerine ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığında Ekonomi Politikaları Kurulu’nun çalışmalarını sürdürdüğünü, kendisine de raporlar verdiÄŸini anlattı.
Ekonomik atılımların altında özellikle kurul üyelerinin payı bulunduğunu ifade eden Erdoğan, mali disiplinden taviz vermeden, ekonomik büyüklüğü 900 milyar doların üzerine çıkardıklarını belirtti. Kişi başına geliri 10 bin 650 doların üzerine taşıyarak vatandaşların refahını artırdıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Özellikle son yıllarda salgın, Rusya-Ukrayna savaşı ve deprem, sel gibi birçok doÄŸal afetler yaÅŸamamıza raÄŸmen 10 bin 650 dolara çıkardık. Bunlara raÄŸmen makro ekonomide ulaÅŸtığımız bu baÅŸarıların temelinde yatırım var, istihdam var, üretim var, ihracat var ve cari fazla yoluyla büyümeyi merkeze alan bir Türkiye var. Bu bir ekonomik modeldir. Yeni dönem, büyüme ve nitelikli istihdam artışında bir atılım dönemi olacaktır. Yüksek, sürdürülebilir, kapsayıcı bir büyüme anlayışını tüm politikalarımızla inÅŸallah hayata geçireceÄŸiz. Potansiyel büyümemizi yukarıya çekecek ÅŸekilde beÅŸeri sermayemizin, teknolojik yetkinliklerimizin ve kurumsal kapasitemizin geliÅŸtirilmesiyle öncelikli stratejimiz olarak yola devam edeceÄŸiz ekonomi politikalarımızda ama mali disiplinden taviz vermeden yolumuza devam edeceÄŸiz.”
Emeklilere yönelik çalışma
“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in emeklilere yönelik bir müjdesi vardı; en düşük emekli aylığının ve emeklilere verilen bayram ikramiyelerinin yükseltilmesi için bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Nasıl bir çalışma söz konusu ve asgari ücret için de benzer bir düzenleme, yeni bir artış söz konusu olur mu ara dönemde?” ÅŸeklindeki soruyu ErdoÄŸan, şöyle yanıtladı:
“Bu ekrandan o zaman bunu açıklayayım. Emeklilerle ilgili çalışmamızı yaptık ve bu rakamı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla bu çalışmayı yaptık. Demek ki açıklamak yine bana kaldı. Åžimdi çalışma tamamlanınca ayrıca sunacaklar ama ben bu akÅŸam buradan güzel bir müjdeyi vermiÅŸ olayım. O da bunu 7 bin 500 lira olarak inÅŸallah bu akÅŸam buradan açıklamış oluyoruz. Hayırlı olsun.”
“Yalan yanlış yaklaşımlarla milleti aldatmaya çalışıyorlar”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, programda görüntüleri izlenen Milli Muharip Uçak’ın, insansız savaÅŸ uçağı Kızılelma’ya benzediÄŸini belirtti.
“Savunma sanayi alanında ileriye yönelik hayalinin ne olduÄŸuna ve muhalefetin özellikle bazı ÅŸirketleri hedef alan eleÅŸtirilerine iliÅŸkin” görüşü sorulan ErdoÄŸan, devletlerde devamlılığın esas olduÄŸunu belirtti ve şöyle konuÅŸtu:
“Devletin yönetimine talip olan bir siyasetçi, dışarıdan gelen kredi veya sermaye için ‘gelmeyin, gelirseniz sizi ben şöyle yok ederim, böyle yok ederim’ demez, diyemez. Bu bir defa ne ahlakidir ne de bir ülkenin yönetimine talip olmanın özellikle ÅŸiarıdır. Böyle bir ÅŸey olmaz. Bu bir defa daha gelmeden gideceÄŸini gösterir. Size yurt dışından gelecek olan sermaye, ‘Bu nasıl bir anlayıştır?’ der ve kapından içeri de girmez.”
Savunma sanayinde İHA’ların, SİHA’ların, Akıncı’nın, Kızılelma’nın yapıldığını dile getiren ErdoÄŸan, bunun dışında bir de devletin kendi kontrolünde yaptıkları bulunduÄŸunu belirterek, şöyle konuÅŸtu:
“Arifiye’de biz Katar’la ortak adımlar atıyoruz, Katar’la ortak olarak attığımız adımları ‘Arifiye’deki bu tesisleri sattılar’ diye yalan yanlış ÅŸeylerle anlatmaya çalıştılar. Böyle bir ÅŸey yok. Buyurun. İşte ‘O Arifiye’deki tesisleri Katar’a sattılar’ dedikleri Katar, 10 bin konteyneri nereye gönderdi? Åžu anda bizim deprem bölgelerine gönderdi. EÄŸer bizim aramızda bu tür iliÅŸkiler olmamış olsa Katar kalkıp hem ayni hem nakdi olarak bu tür destekleri buraya verir mi? Arifiye’ye gelirken bunlar kalkıp da ‘Bize bunu bedava, ücretsiz verin’ diye böyle bir ÅŸeyleri yok ki… Burada yüzde 51, yüzde 49 ortaklıkla ne yaptılar? Geldiler BMC’ye ortak oldular. Ama bunlar hiçbir ÅŸeyi araÅŸtırmıyorlar, öğrenmiyorlar ve yalan yanlış yaklaşımlarla milleti aldatmaya çalışıyorlar. KeÅŸke bizim Katar gibi ülkemizde yatırımlara giren ortaklarımız olsa. Çünkü bizim küresel sermayeye her zaman ihtiyacımız var.”
ErdoÄŸan, 2002’de savunma sanayi sektöründe sadece 56 firmanın faaliyet gösterdiÄŸini, bugün bu sayının 2 bin 700’e ulaÅŸtığını belirterek, “Burada çeÅŸitliliÄŸi, rekabeti ve sektörün önünü açan biz olduk. Bugün savunma sanayinin hiçbir alanında tek bir firmanın faaliyet göstermesi söz konusu deÄŸildir.” dedi.
Türkiye’de üretilen tankları örnek gösteren ErdoÄŸan, bu tankların dışında mühimmatlar bulunduÄŸuna iÅŸaret ederek, “Bütün bu mühimmatları ÅŸu anda Türkiye kendi bünyesinde üretiyor mu? Üretiyor. Ama geçmiÅŸte biz bu mühimmatları alabilmek için çalmadık kapı bırakmazdık. Ama ÅŸimdi bunları biz Türkiye’de üretiyoruz. Dolayısıyla da Allah göstermesin herhangi bir savaÅŸta kimseye muhtaç olmadan bunları yürüteceksin.” diye konuÅŸtu.
Millete bir ÅŸey daha duyurmak istediÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Türkiye kolay kolay herhangi bir savaşın tarafı olmayacaktır. Türkiye hep barıştan yana olacaktır ve barışın savunucusu olacaktır. Dünya barışına da her türlü katkıyı nasıl saÄŸlayacak bunun adımlarını atacaktır. Nitekim Rusya’da, Ukrayna’da yaptığımız görev de budur.” ifadelerini kullandı.
“Åžu ana kadar talep 80 bin”
Ön sipariÅŸleri alınmaya baÅŸlanan yerli elektrikli otomobil Togg’la ilgili soru üzerine ErdoÄŸan, Togg’un yollara çıkacak olmasının kendisini heyecanlandırdığını belirtti.
Togg’un 85 milyonun ortak gururu olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Åžu ana kadar talep 80 bin.” dedi.
ErdoÄŸan, Togg’un yoÄŸun sipariÅŸ aldığını, 60 yıllık hayali gerçeÄŸe dönüştürdüklerini söyledi.
Togg’un 7 rengi bulunduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, bu ay sonundan itibaren caddeleri zenginleÅŸtirecek Togg’un Türkiye Yüzyılı’nın gerçek niÅŸanesi olacağını kaydetti.
Büyük bir gurur yaÅŸadıklarını aktaran ErdoÄŸan, Togg için 16 Mart’ta ön sipariÅŸlerin alınmaya baÅŸladığını anımsatarak ilk 24 saat dolmadan 22 bin 150 sipariÅŸ verildiÄŸini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ne diyorlardı, ‘Bu arabanın fabrikası nerede?’ Fabrikayı açtık mı? Açtık. Sonra ne dediler, ‘Üretemezsiniz.’ 29 Ekim’de Togg’u banttan indirdik mi? İndirdik. Sonra ne dediler? ‘Üretirsiniz ama satamazsınız.’ Åžimdi ne oldu? 75 binden fazla sipariÅŸ aldık. Bay Kemal, altılı koalisyon, bak nasıl satılıyormuÅŸ? 27 Mart’a kadar ben inanıyorum ki sipariÅŸ sayısı 100 bini geçer. Bunlar piyasaya yeni giren bir araç için muazzam sayılar.”
Bunların milletin Togg’a olan güvenini, teveccühünü gösterdiÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Milletimiz bu projenin, bu heyecanın ortağı, asıl sahibi. Hani biz hep diyoruz ya ‘babayiÄŸitler’, asıl babayiÄŸitler iÅŸte milletimiz, bu teveccühü ile gösteriyor.” dedi.
Türkiye’de 2012’den beri satılan elektrikli otomobil sayısının 14 bin 780 olduÄŸunu bildiren ErdoÄŸan, 10 yılda satılan elektrikli otomobil sayısının beÅŸ katı kadar sipariÅŸi 6 günde alan Togg’un oluÅŸturduÄŸu havanın, Türkiye’nin elektrikli araçlara geçiÅŸte en hızlı mesafe kat eden ülkelerden birisi olacağını gösterdiÄŸini vurguladı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Biz otomobil diyoruz ama üreticileri ne diyor, ‘akıllı cihaz’ diyor. Togg akıllı cihazımızın üretim hedefi bu yıl 20 bin ama inÅŸallah 2030’a kadar 1 milyon Togg üretmiÅŸ olacağız. Hayırlı olsun.” diye konuÅŸtu.
Kaynak: AA
