Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze Filistinlilerindir, ebediyen de öyle kalacaktır
Cumhurbaşkanı Erdoğan Gazze Filistinlilerindir, ebediyen de öyle kalacaktır
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Gazze bir Filistin toprağıdır, Gazze Filistinlilerindir, ebediyen de öyle kalacaktır.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İstanbul Kongre Merkezi’nde İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliÄŸi Daimi Komitesinin (İSEDAK) 39. Bakanlar Oturumu Açılış Programı’nda, bu toplantının insanlığın sorunlarının çözümüne vesile olmasını diledi.
İsrail’in ahlaksız saldırılarına raÄŸmen vatanlarına sahip çıkan Filistinlileri selamlayan ErdoÄŸan, dünyanın farklı köşelerinde Müslümanca yaÅŸama mücadelesi veren herkese muhabbetlerini iletti.
Türkiye ve Türk milleti olarak bu yıl Cumhuriyet’in kuruluÅŸunun 100’üncü senei devriyesini idrak ettiklerini hatırlatan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“CoÄŸrafyamızda kurduÄŸumuz devletler zincirinin son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti ÅŸanla, ÅŸerefle, baÅŸarılarla dolu geçen bir asrı geride bıraktı. Maziden atiye uzanan bu kutlu yürüyüşümüzü Allah’ın izniyle ‘Türkiye Yüzyılı’ ile taçlandırmadan durmayacağız. Bunu da siz kardeÅŸlerimizle birlikte omuz omuza baÅŸaracağız. Gazze baÅŸta olmak üzere iÅŸgal edilmiÅŸ Filistin topraklarında büyük bir vahÅŸetin yaÅŸandığı bugünlerde sergileyeceÄŸimiz iÅŸbirliÄŸi çok daha önemli hale geliyor. İsrail’in 7 Ekim’de baÅŸlayan katliamları, esir takasları sebebi ile 6 gün süren fasılanın ardından 1 Aralık tarihi itibarıyla yeniden hızlandı. Sivilleri ve sivil yerleÅŸim yerlerini hedef alan İsrail saldırılarında 16 binin üzerinde ÅŸehit ve 36 binin üzerinde yaralı verildi. Åžehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı kardeÅŸlerimize acil ÅŸifalar diliyorum.”
İsrail’in Gazze’ye saldırılarında bebeklerin, çocukların ve kadınların hayatını kaybettiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, “Gazze’de ÅŸehit edilen her 3 kiÅŸiden 2’sini çocuklar, bebekler ve kadınlar oluÅŸturuyor. Kendilerinden haber alınamayan Gazzeli sayısı 6 bin 500’ü geçti. İsrail zulmünün kurbanları arasında 73 gazeteci ve 100’ün üzerinde BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) görevlisi de var. Öyle bir tablo ki küresel güvenlik ve barışı korumak için kurulan BM, kendi çalışanlarını dahi İsrail’in barbarlığından koruyamıyor. Avrupa’sından Amerika’sına kadar insan hak ve hürriyetlerinin savunuculuÄŸunu yapan güçlerin içine düştükleri acziyet ise daha vahimdir. Bu ülkeler adeta İsrail’e daha fazla çocuk öldürmesi, hastane, okul, ev vurması, daha fazla masum kanı dökmesi için ÅŸartsız destek veriyor.” diye konuÅŸtu.

“Bunlar bize, hepimize yıllarca demokrasi ve hukuk dersi vermiÅŸlerdi”
Uluslararası basın kuruluÅŸlarının Gazze’de öldürülen meslektaÅŸları için tek bir cümle kuramadığını, İsrail’e karşı tek bir eleÅŸtiri getiremediÄŸine deÄŸinen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Oysa bunlar bize, hepimize yıllarca demokrasi ve hukuk dersi vermiÅŸlerdi. Söze her baÅŸladıklarında basın özgürlüğünden bahseden bunlar deÄŸil miydi? Fail Müslüman olunca ortalığı ayaÄŸa kaldıranların hepsi bugün İsrail’in hoyratça sergilediÄŸi katliamlara kör ve sağır kesilmiÅŸ durumdadır. İsrail saldırılarında fiziken ölenler Filistinliler olabilir ama bu zulme destek vererek veya sessiz kalarak İsrail’in safında yer alan her kiÅŸi, kurum ve ülkenin gururla önümüze koyduÄŸu o ÅŸatafatlı ideolojileri, sözleÅŸmeleri, beyannameleri, ilkeleri yerle yeksan olmuÅŸtur.”
Erdoğan, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden masunların ölümünü sessizce geçiştirmeye hatta Hamas bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışanların artık insanlığa söyleyecek tek bir sözleri dahi kalmadığını belirtti.
ErdoÄŸan, “Evet, arkasındaki riyakarlığı biliyor olsak da insanlığın ortak çıkarına hizmet edebileceÄŸi ümidiyle hüsnüniyetle baktığımız bütün bir 20. yüzyıl tasarımının gözlerimizin önünde çöküşünü izliyoruz ve tüm ÅŸehirlerimize raÄŸmen yazık demekten kendimizi alamıyoruz. Çünkü her dönemin kapanışı ve yenisinin inÅŸası süreci gibi önümüzdeki yıllarda çok sancılı, sıkıntılı, kanlı ve risklerle dolu olacaktır. Bu süreci kendimizle birlikte dostlarımızın ve kardeÅŸlerimizin tamamı için en büyük kazanımlara tebdil etmek bizlerin elindedir. Bunun için daha çok çalışmak, daha çok mücadele etmek azmindeyiz.” diye konuÅŸtu.
Gazze’nin küresel sistem açısından bir turnusol kağıdı iÅŸlevi gördüğünü vurgulayan ErdoÄŸan, savaşın baÅŸladığı 7 Ekim’den bu yana ÅŸahit oldukları, uluslararası örgütlerden insan hakları kuruluÅŸlarına, Batılı demokrasilerden küresel ÅŸirketlere pek çok yapının gerçek yüzünü gösterdiÄŸini ifade etti.
“BM kurumsal olarak Gazze imtihanından baÅŸarısız çıktı”
ErdoÄŸan, BM’nin kurumsal olarak Gazze imtihanından baÅŸarısız çıktığını dile getirerek, ÅŸunları kaydetti:
“Genel Sekreter Sayın (Antonio) Guterres’in samimi gayretleri, maalesef bizzat güvenlik konseyi üyeleri tarafından sabote edildi. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulunda, burası çok önemli, 121 evet oyuyla kabul edilen karar, insanlığın vicdanına tercüman olması bakımından kıymetli bir adımdır. Ancak bu karar BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin mevcut yapısı nedeniyle kadük kaldı. Akan kanın durması noktasında tesirli olamadı. Maalesef 40 çekimser oyla birlikte 161 ülkenin iradesi yok sayılıyor. Sadece bu tablo bile 2 milyarlık Müslüman alemi olarak nasıl bir cendereye sıkıştırıldığımızı göstermeye kafidir. Bir tarafta ‘savaÅŸ dursun, daha fazla kan akmasın’ diyen 121 ülke var. DiÄŸer tarafta İsrail’in saldırılarına açık çek veren 3-5 ülke var ve bu 3-5 ülke ne zaman ‘tamam’ derse ancak o zaman harekete geçen bir küresel mekanizma var. Böyle bir yapının ne barışı getirmesi ne çatışmaları durdurması ne de insanlığa umut olması mümkün deÄŸildir.”
Yıllardır “Dünya beÅŸten büyüktür” diyerek ifade ettikleri BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyinin adaletsiz ve krizlerin çözümünde iÅŸlevsiz kalan bu çarpık yapısının bir an önce deÄŸiÅŸtirilmesi gerektiÄŸini anlatan ErdoÄŸan, “Hiçbirimiz bu sistemi kabullenmek mecburiyetinde deÄŸiliz. Hiçbirimiz ‘Böyle gelmiÅŸ, böyle gider’ diyemeyiz. Artık itirazlarımızı daha gür bir seda ile dillendirmemiz gerekiyor.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Müslümanlar olarak “Daha adil bir dünya mümkündür” dediklerini vurgulayarak, bu iddia doÄŸrultusunda mücadele ederek sadece kendi vatandaÅŸlarına deÄŸil, gelecek nesillere karşı da sorumluluklarının olduÄŸunu söyledi.
Bunu yaparken kenarda beklemeyip, ellerindeki imkanlardan sonuna kadar istifade etmeye çalışacaklarını dile getiren ErdoÄŸan, “KuruluÅŸ gayesi Filistin davasını savunmak olan İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı, mücadelenin, tek ses ve tek vücut olarak yürütülmesi noktasında bizlere önemli bir zemin sunuyor.” dedi.
“İsrail’in hırsızlığı da artık uluslararası alanda daha çok dillendirilmeye baÅŸlandı”
ErdoÄŸan, Arap Ligi ile birlikte Riyad’da gerçekleÅŸtirilen olaÄŸanüstü ortak zirveyle İslam dünyası olarak Filistin meselesindeki duruÅŸlarını ortaya koyduklarını aktararak, zirvede iÅŸgalci yerleÅŸimcilerin ilk kez “terörist” olarak tanımlanması baÅŸta olmak üzere gerçekten kilometre taşı mahiyetinde kararlar aldıklarına iÅŸaret etti.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “İsrail’in katilliÄŸi yanında, hırsızlığı da artık uluslararası alanda giderek daha çok dillendirilmeye baÅŸlandı. Zirve kapsamında teÅŸkil edilen DışiÅŸleri Bakanları Temas Grubu, çeÅŸitli ülkelerde görüşmeler yürüttü. Gazze’de akan kan duruncaya kadar bu görüşmeler devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Başka adımların da atılması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, İsrailli yöneticilerin işledikleri savaş suçları dolayısıyla sorumlu tutulmalarının bunlardan biri olduğunu söyledi.
“Nükleer silahlar meselesinin unutulmasına izin vermeyeceÄŸiz”
Erdoğan, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve Uluslararası Ceza Mahkemesini bu kapsamda mutlaka değerlendirmeleri gerektiğini anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Aynı ÅŸekilde İsrail’in mevcudiyetini kabul ettiÄŸi nükleer silahlar meselesinin de unutulmasına izin vermeyeceÄŸiz. İsrail’in atom bombası var mı? Var ama sorarsan ‘yok’ diyorlar. Biz bunun ne olduÄŸunu gayet iyi biliyoruz ve ÅŸu anda Gazze kasabı olan Netenyahu bir savaÅŸ suçlusu olmanın ötesinde kesinlikle Gazze kasabı olarak aynen Milosevic nasıl yargılandıysa bu da yargılanacaktır. Gazze’nin yeniden imarıyla ilgili hazırlıkları da ÅŸimdiden baÅŸlamalıyız. İsrail’in Gazze’yi insansızlaÅŸtırma politikalarına karşıda çok net bir duruÅŸ sergilemeliyiz. Farklı hevesler peÅŸinde koÅŸan İsrailli yöneticilere ÅŸu gerçeÄŸi bir kez daha hatırlatmak istiyorum; Gazze, Filistin toprağıdır. Gazze, Filistinlilerindir. Ebediyen de öyle kalacaktır. İslam dünyası olarak Gazze’nin tek bir karış toprağını dahi iÅŸgalci İsrail’e bırakmamak hepimizin boynunun borcudur. Bunu sadece Gazzeli ve Filistinli kardeÅŸlerimiz için deÄŸil, aynı zamanda kendi güvenliÄŸimiz, kendi toprak bütünlüğümüz için de yapmalıyız. Bugün Gazze’yi iÅŸgal edenlerin yarın Arz-ı Mev’ud hezeyanıyla baÅŸka yerlere göz dikeceÄŸini çok iyi biliyoruz. Nitekim bu niyetlerini artık saklama ihtiyacı bile hissetmiyorlar. Gazze kasabı Netanyahu, meselenin Gazze veya Ramallah olmadığını yayılmacı hedefler peÅŸinde koÅŸtuÄŸunu kameralar önünde bizzat ifÅŸa etti. Dolayısıyla bugün Gazze’yi ve Filistin’i savunmak demek Kudüs’le birlikte Mekke’yi, Medine’yi, İstanbul’u savunmak, Åžam’ı, Beyrut’u, BaÄŸdat’ı ve diÄŸer İslam beldelerini de savunmak demektir. Yangının, acının ve feryadın bizim ocağımıza ulaÅŸmasını beklersek Allah korusun o yangın bir gün mutlaka evimize gelecektir.”
ErdoÄŸan, Asya’dan Afrika’ya, Amerika’dan Avrupa’ya 2 milyar ferdi olan büyük aile bir olduklarının ÅŸuuru ve duyarlılığıyla hareket ettikleri takdirde kimsenin kendilerini tehdit edemeyeceÄŸini, kimsenin kendilerine parmak sallayamayacağını belirtti.
Filistin halkıyla dayanışmalarını arttırmalarının bilhassa kardeÅŸlerinin bu zor günlerinde çok daha kritik hale geldiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, Türkiye olarak uluslararası alandaki çabaların yanı sıra insani yardımları da bölgeye ulaÅŸtırmaya çalıştıklarını, Mısırlı kardeÅŸleriyle iÅŸbirliÄŸi içinde ÅŸimdiye kadar 12 uçak dolusu malzeme ve 2 sivil yardım gemisini El AriÅŸ’e sevk ettiklerini kaydetti.
ErdoÄŸan, kanser hastaları ve çocuklar baÅŸta olmak üzere yaralıların Türkiye’ye intikalini saÄŸladıklarını belirterek, “Bu hastaları biz de bizzat ziyaret ettik. Ülkemiz ve milletimiz adına acılarını paylaÅŸtık. EÅŸimin himayesinde pek çok ülkeden devlet ve hükümet baÅŸkanlarının eÅŸleriyle özel temsilcilerin katılımıyla düzenlenen ‘Filistin İçin Tek Yürek’ toplantısı da ülkemizin duruÅŸunu göstermesi açısından anlamlıydı.” diye konuÅŸtu.
Bu çabaları çok yönlü bir ÅŸekilde sürdüreceklerini vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Son olaylarla birlikte 1967 sınırlarında baÅŸkenti Kudüs olan bağımsız, egemen ve coÄŸrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin vücut bulmasının ne kadar önemli olduÄŸu tekrar anlaşılmıştır. Bölgemizde barışa giden yol Filistin Devleti’nin kuruluÅŸundan geçmektedir. Biz, bu çerçevede bir barışın tesisi ve temini için diÄŸer ülkelerle birlikte garantörlük dahil her türlü mesuliyeti üstlenmeye hazırız.” ifadelerini kullandı.
“Müslümanlar her gün İslam karşıtı muameleye maruz kalmaktadır”
Müslümanlar olarak tehdit boyutu artan sorunlardan birisinin de İslam düşmanlığı olduğuna değinen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Avrupa’nın birçok ülkesinde göçmen nüfusun kahir ekseriyetini oluÅŸturan Müslümanlar her gün bir baÅŸka yabancı düşmanı, ırkçı, ayrımcı ve İslam karşıtı muameleye maruz kalmaktadır. Son yıllarda özellikle Batı Avrupa ülkelerinde yaÅŸayan vatandaÅŸlarımıza, mülklerine ve camilerine yönelik saldırı ve tehditlerde artış yaÅŸanıyor. Ocak 2023’ten bu yana İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı (İİT) ülkelerin Avrupa’da bulunan büyükelçiliklerinin önleri baÅŸta olmak üzere Kur’an-ı Kerim’in yakıldığı 500’e yakın İslam karşıtı saldırı gerçekleÅŸtirildi. Geçen hafta Filistin kefiyesi takan 3 genç ABD’de sokak ortasında silahlı saldırıya uÄŸradı.”
ErdoÄŸan, İslam düşmanlığının Batı toplumlarında veba gibi yayılırken hükümetler tarafından hiçbir tedbir alınmadığını, Kur’an-ı Kerim’e yönelik alçakça eylemlerin “ifade özgürlüğü” kisvesi altında meÅŸru ve mazur gösterildiÄŸini vurguladı.
“Asıl amaç bir Müslüman sorunu oluÅŸturmak”
Bu saldırılara göz yumanların mesele Filistin ve Gazze’deki masumların haklarını savunmak olduÄŸunda birden nasıl yasakçı davrandıklarını hep birlikte gördüklerini dile getiren ErdoÄŸan, “Fikir ve toplanma hürriyeti diyenlerin aslında böyle bir hassasiyetlerinin bulunmadığını biz çok iyi biliyoruz. Burada asıl amaç Müslümanları kışkırtarak tıpkı 85 sene önce olduÄŸu gibi bir Müslüman sorunu oluÅŸturmaktır. Allah’ın izniyle biz buna fırsat vermeyeceÄŸiz, bizi ve kardeÅŸlerimizi çekmek istedikleri tuzaÄŸa düşmeyeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İİT üyesi ülkeler olarak bu nefret suçlarına karşı ortak hareket etmelerinin ehemmiyetini tekrar vurgulamakta fayda gördüğünü, gerek ikili düzeyde gerekse uluslararası platformları kullanıp nefret suçlarıyla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.
İslam ülkeleri arasında tercihli ticaret sisteminin geçen yıl yürürlüğe girmesinden büyük bir memnuniyet duyduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “Sisteme dahil olan ülkelerin gerekli tedbirleri alarak anlaÅŸmayı bihakkın uygulamalarına büyük önem veriyoruz. Sisteme henüz taraf olmamış ülkeleri de bir an evvel katılmaya davet ediyoruz. Birlikte geliÅŸtireceÄŸimiz ekonomik fırsatlar, refahı, bereketi ve ekonomik istikrarı beraberinde getirecektir. Ülkelerimiz arasındaki ticareti ve yatırımları teÅŸvik edecek ve arttıracak bir diÄŸer önemli husus ise uyuÅŸmazlıkların çözümü meselesidir.” dedi.
“Helal gıda meselesi iÅŸbirliÄŸimizi yoÄŸunlaÅŸtırmamız gereken bir alan”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, özellikle faaliyetlerini İstanbul’da sürdüren İİT Tahkim Merkezi’nin yatırım ve ticari uyuÅŸmazlıkların çözümü noktasında önemli bir adres olması için İSEDAK üyesi ülkelerin desteÄŸini çok kıymetli bulduklarını kaydetti.
“İSEDAK KOBİ” programının teÅŸkilat üyesi ülkelerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin güçlendirmelerine katkı saÄŸlayacağına inandıklarını belirten ErdoÄŸan, “Elektronik ticaretin geliÅŸtirilmesi’, bu konuyu bu seneki Bakanlar toplantımızın istiÅŸare toplumunun ana teması olarak belirledik. Elektronik ticaret ve dijital dönüşüm alanlarının yenilikçiliÄŸi teÅŸvik ettiÄŸi ve ekonomik büyümede yeni fırsatlar sunduÄŸu aÅŸikardır. Helal gıda meselesi iÅŸbirliÄŸimizi yoÄŸunlaÅŸtırmamız gereken çok önemli bir alanı teÅŸkil ediyor. İslam İşbirliÄŸi Standartlar ve Metroloji Enstitüsü, bu kapsamda yürütülen çalışmalarda hamdolsun ciddi mesafe katettik.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu’nun kurulmasını ve ilk toplantısını geçen ay gerçekleÅŸtirmesini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirerek, forum kapsamında yapılacak çalışmaların ülkeler arasındaki ticaretin artmasına önemli katkılar saÄŸlayacağının altını çizdi.
Türkiye, “İslami Finans Zirvesi”ne ev sahipliÄŸi yapacak
Ülkeler arasında altın borsası ve uluslararası yatırım fonu gibi helal ve yenilikçi ürün alternatiflerinin geliÅŸtirilmesini teÅŸvik ettiklerine dikkati çeken ErdoÄŸan, “Finans alanında maalesef henüz arzu ettiÄŸimiz tabloyu yakalayamadık. Oysa küresel finansın ağırlık merkezi Batı’dan DoÄŸu’ya doÄŸru kaymaktadır. Ülkemizle birlikte bölgemizin de potansiyelini deÄŸerlendirmek üzere nisan ayında İstanbul Finans Merkezi’ni açtık. Toplam 1,4 milyon metrekareyi bulan alanıyla İstanbul Finans Merkezi, özellikle ‘Fintek’ ve ‘Katılım Finans’ta sektörün kalbi olmaya aday bir projedir. Stratejik önemi yüksek bu merkezden teÅŸkilatımızın ve siz dostlarımızın da faydalanmasını arzu ediyoruz.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
ErdoÄŸan, El-Bereke Forumu’nu İstanbul Finans Merkezi’ne taşımak suretiyle İslam ekonomisi alanındaki iÅŸbirliklerini güçlendirmek amacında olduklarını aktararak, “El-Bereke İslami Finans Vakfının böyle bir adım atmasının bu alandaki fikri ve teorik zeminin zenginleÅŸmesine katkı saÄŸlayacağına inanıyorum. Dünyadan önde gelen akademisyen, yatırımcı, bankacı ve araÅŸtırmacıları bir araya getirecek İslami Finans Zirvesi’ne nisan ayında İstanbul’da ev sahipliÄŸi yapmaktan memnuniyet duyacağız. Zirveye İslami Bankalar ve Finansal Kurumlar Genel Konseyi, İslam Kalkınma Bankası ile İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatının gereken desteÄŸi vermesini bekliyoruz.” diye konuÅŸtu.
“Bu destek mekanizmalarından ülkelerimizin daha çok yararlanmasını temenni ediyoruz”
İSEDAK Sektörel Çalışma Grubu toplantılarında birçok kalkınma meselesinin bu yıl ülkelerden ilgili uzmanların katılımıyla ele alındığını belirten Erdoğan, çalışma grupları tarafından geliştirilen politika tavsiyelerinin ülkelerin kalkınmasına ve vatandaşların refahının artmasına destek olacağını ifade etti.
ErdoÄŸan, bu politika tavsiyelerinin hayata geçirilmesi noktasında İSEDAK Proje Destek Programları’nın önemli bir iÅŸlevi yerine getirdiÄŸinden bahsederek, ÅŸunları söyledi:
“Bugüne kadar İSEDAK Proje Finansmanı kapsamında 130, İSEDAK Kovid Müdahale Programı kapsamında 14 ve İSEDAK Kudüs Programı kapsamında ise 13 proje baÅŸarıyla hayata geçti. Ayrıca bu yıl dijital dönüşüm iÅŸbirliÄŸi alanına yönelik projeleri de destekleme kararı aldık. Bu destek mekanizmalarından ülkelerimizin daha çok yararlanmasını temenni ediyoruz. Hayırda yarışmayı emreden bir dinin mensupları olarak, hep birlikte ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı, dostluÄŸu ve iÅŸbirliÄŸini pekiÅŸtirmek için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceÄŸimize yürekten inanıyorum.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, hayatını kaybeden eski Diyanet İşleri BaÅŸkanı ve senatörlerden Lütfi DoÄŸan’a Allah’tan rahmet niyaz ederek, “Merhum Hocamızın yakınlarına, öğrencilerine, dava ve yol arkadaÅŸlarına Rabb’imden sabr-ı cemil diliyorum. Mevla, muhterem Hocamızı cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
İSEDAK 39’uncu Bakanlar Oturumu’nun hayırlara vesile olmasını dileyen ErdoÄŸan, katılımcılardan Katar’da yapılacak Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı’na katılmak üzere müsaade rica etti.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle baÅŸlayan oturumda, İsrail’in Gazze’de gerçekleÅŸtirdiÄŸi saldırılara iliÅŸkin video gösterisi de yapıldı.
Kaynak: AA
