CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Gazze’nin düşmesi İslam dünyasının derin yara alması anlamına gelir

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gazze'nin düşmesi İslam dünyasının derin yara alması anlamına gelir

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gazze'nin düşmesi İslam dünyasının derin yara alması anlamına gelir

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “İslam dünyasının iÅŸgale sessiz kalmaması gerekir, Gazze’nin düşmesi demek, İslam dünyasının birlik ve beraberliÄŸinin de derin yara alması anlamına gelir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir ziyareti dönüşü uçakta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cezayir’de gerçekleÅŸtirilen Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli İşbirliÄŸi Konseyi İkinci Toplantısı’nı baÅŸarıyla tamamladıklarını belirten ErdoÄŸan, görüşmelerde Cezayir CumhurbaÅŸkanı Abdülmecid Tebbun ile iÅŸbirliÄŸinin geliÅŸtirilmesi noktasında karşılıklı iradeye sahip olduklarını söyledi.

Tebbun ile 2022’de Ankara’da düzenlenen Konseyin ilk toplantısında ortak anlayışı yansıtan kararlara imza attıklarını anımsatan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Daha sonra Sayın Tebbun’u geçtiÄŸimiz temmuz ayında Türkiye’de bir kez daha misafir ettik. Bugünkü toplantımızda ikili iliÅŸkilerimizin mevcut durumunu ve önümüzdeki dönemde birlikte atacağımız adımları etraflıca ele aldık. Toplantımız kapsamında akdedilen anlaÅŸmalar, ki 13 anlaÅŸma ve ortak bildiri, iÅŸbirliÄŸimizi geliÅŸtirme yönündeki kararlılığımızı bir kez daha göstermiÅŸtir. KardeÅŸim Tebbun’la imzaladığımız ortak bildiriyle konseyimizin adını, ‘stratejik’ tanımlamasını eklemek suretiyle ‘Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliÄŸi Konseyi’ olarak yeniden belirledik. Bu karar, münasebetlerimizi yeni bir boyuta taşımanın yanında, iliÅŸkilerimizin ulaÅŸtığı seviyenin de sembolü oldu.

Ziyaretimiz sırasında 50’yi aÅŸkın firmamızın katılımıyla düzenlenen İş Forumu’na da iÅŸtirak ettik. İş adamlarımız arasında yeni ortaklıkların kurulmasına vesile teÅŸkil eden forumun, 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize ulaÅŸmamıza katkı saÄŸlayacağına da inanıyorum.”

Cezayir’le sıvılaÅŸtırılmış doÄŸal gaz ticareti baÅŸta olmak üzere enerji alanında köklü iliÅŸkilere sahip olduklarını belirten ErdoÄŸan, “Cezayir, enerji arzımız bakımından önümüzdeki dönemde de güvenilir bir ortak olmaya devam edecektir. BOTAÅž ve Sonatrach arasında bugün yapılan doÄŸal gaz sözleÅŸmesi bu anlayışın göstergesidir. Savunma sanayi de ikili görüşmelerimizin ana konularından biriydi. Savunma alanında Cezayir’le geniÅŸ iÅŸbirliÄŸi imkanlarımızın olduÄŸunu görüyoruz. İnÅŸallah bunu ortak projelerle deÄŸerlendireceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

“İşgal edilmiÅŸ Filistin topraklarındaki katliamları lanetliyoruz”

Cezayir CumhurbaÅŸkanı Tebbun ile Gazze’deki vahÅŸet baÅŸta olmak üzere, bölgesel ve küresel meseleleri de görüştüklerini söyleyen ErdoÄŸan, “İşgal edilmiÅŸ Filistin topraklarında 7 Ekim’den beri devam eden katliamları her iki ülke olarak lanetliyoruz. Katliamların durması ve insani yardımlara engelsiz eriÅŸimin saÄŸlanması için atılabilecek adımları ele aldık.” dedi.

Cezayir’in, Filistin davasının en güçlü, en samimi savunucuları arasında yer aldığını belirten ErdoÄŸan, “Gazze’deki katliamlara da en üst seviyede tepki verdi. Türkiye’nin de bu konudaki duruÅŸu ve tavrı bellidir. Filistinli kardeÅŸlerimize yönelik mezalimin sona erdirilmesi, bölgenin barış ve istikrara kavuÅŸturulması için Cezayir’le yakın temas ve iÅŸbirliÄŸi içerisinde olmaya devam edeceÄŸiz. Cezayir’de yaptığımız tüm görüşmelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in, Gazze’yi iÅŸgal planına iliÅŸkin “Gazze’nin sonraki dönemde kontrolü güvenlik açısından bizde olacak” ÅŸeklinde açıklama yaptığı anımsatılarak, “Bunun akabinde ABD’den çeÅŸitli mekanizmalarla bir geçiÅŸ dönemi ve sonrasında yeniden canlandırılmış bir Filistin yönetimine Gazze’nin devri konuÅŸuluyor. Almanya’dan ‘BM kontrolüyle bir Gazze’ gibi açıklamalar geliyor. Tüm bu süreçte Türkiye’nin yaklaşımı, tutumu nedir?” sorusuna ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:

“Her ÅŸeyden önce herkes bir defa ÅŸunu bilmeli, Gazze bir Filistin toprağıdır. Her ne kadar Filistinlilerin kadim yurtları kademe kademe İsrail tarafından 1947’den itibaren iÅŸgal edilmiÅŸse de Gazze, Filistin toprağı olarak inÅŸallah kalacaktır. İsrail’in aÅŸama aÅŸama Filistin topraklarını iÅŸgali adeta bir kapkaç olayıydı. Ama artık devran böyle dönmüyor. Åžu anda tüm dünyanın İsrail’e karşı nasıl bir tavır takınmaya baÅŸladığını görüyorsunuz. Gazze’de gerçekleÅŸen iÅŸgal, bazı ülkelerin yönetimlerini sessizliÄŸe gömse de toplumların vicdanlarını Allah’a hamdolsun harekete geçirdi. Sokaklarda Filistin’e destek olanların sayısı artıyor. İşte Almanya’ya bakın. Geçen oradaydım, aynı gün Berlin’de yürüyüşler oldu. İngiltere aynen bu ÅŸekilde. Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde Beyaz Saray’ın önünde neler olduÄŸunu görüyorsunuz. Fransa’da, Latin Amerika ülkelerinde neler olduÄŸunu görüyorsunuz.”

ErdoÄŸan, artık maÅŸeri vicdanın harekete geçtiÄŸini ve bununla birlikte İsrail’in sokaklarının bile hareketlendiÄŸini söyleyerek, herkesin İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’ya “artık git” der hale geldiÄŸini belirtti.

“Bazı yabancı ülke yetkilileri bize ‘Bundan kurtulmalıyız.’ diyor.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, bu sürecin ileri düzeyde devam edeceÄŸine ihtimal vermediÄŸini kaydetti.

ErdoÄŸan, “İnÅŸallah çok kısa bir zamanda Netanyahu pılını pırtısını toparlayıp, buradan çekilecek. Zaten Netanyahu’nun mahkemelik bir durumu da var biliyorsunuz. Belki de oradan kurtulmak için böyle bir adımı atmış da olabilir. Fakat hangi yönde adım atarsa atsın, kurtulamayacak. Åžu anda biliyorsunuz Filistin’de tutulan İsrailliler dahi ‘Bizi buraya sen mahkum ettin, bir an önce bu iÅŸten elini, eteÄŸini çek. Biz de kurtulalım.’ deme noktasına geldiler.” diye konuÅŸtu.

“Holokost cenderesinde Batı toplumu doÄŸru bir sınav veremedi”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gazetecinin, dünyanın her tarafında yüz binlerce insanın hem İsrail’i hem kendi ülkelerinin pozisyonlarını protesto ettiÄŸini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı olarak da bu davaya önderlik eden bir isimsiniz. Bütün bu sokaklardaki milletlere, içlerinde çoÄŸunlukta olmasa bile Yahudi asıllı olanlar da bulunuyor, ne söylemek istersiniz?” sorusunu, şöyle yanıtladı:

“Bakışım ÅŸu, herhangi bir etnik unsur ayırt etmeden Müslüman’ı, Hristiyan’ı, Musevi’siyle hiçbir ayrıma gitmeden, olaya insan unsuru itibarıyla bakmamızın gereÄŸine inanıyorum. Åžu anda insanlık feryat ediyor. Onlar tarihin doÄŸru tarafında duranlardır. Günlerdir konuÅŸuyoruz, Holokost cenderesinde Batı toplumu doÄŸru bir sınav veremedi, tarihin yanlış tarafında durdu. Bosna’da, Kosova’da yine aynı ÅŸekilde yaÅŸanan katliamlar görmezden gelindi, sessiz kalındı. Irak’ta, Suriye’de yine utanç verici sessizlik hakimdi. Bu kez öyle olmadı. Ülkelerin yönetimleri yine bildiÄŸiniz gibiydi ancak halklar artık ‘Yeter bunca zulüm’ diyor. Gazze’de öldürülen bebekleri görüyor, isyan ediyorlar. Sokaklardan yükselen ses bir vicdani haykırıştır.”

Sokakların çaÄŸrısının İsrail’i her geçen gün köşeye sıkıştırdığını belirten ErdoÄŸan, “O sese kulak tıkayan siyasetçiler çok yakında bunun karşılığını halklarının demokratik tepkisiyle alacaklardır. Halklarının gözünde İsrail yanlısı tutumlarıyla soykırım destekçisi durumuna düşen liderlerin bir an önce bu yanlıştan dönmesi gerekir.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, vakit çok geç olmadan İsrail’in arkasında saf tutan devletlerin yönetimlerinin, uluslararası hukuka, insan haklarına, vicdani ve ahlaki deÄŸerlere uygun bir zemine gelmesi ve bu suçlara ortak olmaması gerektiÄŸini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla biz hep birlikte mazlumların yanında yer almak suretiyle zalimlerin attığı adımlardan onları kurtarmamız lazım. Ben Hamas’ın, elinde bulunan sivillere yönelik herhangi bir olumsuz davranışının olduÄŸuna veya olacağına inanmıyorum. İsrail’in elinde ciddi sayıda Filistinli var. Hamas ÅŸu anda onları kurtarmanın gayreti içerisinde. Biliyorsunuz ÅŸu an itibarıyla Katar’ın devreye girmesiyle süreçte yeni bir adım atılıyor. Öyle zannediyorum ki rehinelerin takasına bugün, yarın geçecekler.”

Bir basın mensubunun, “Refah Sınır Kapısı’ndan daha fazla yaralının ve yardımın daha kolay geçebilmesi için Mısır’ın tutumu hayati önemde. Bu çerçevede sizin yakın zamanda bir Mısır ziyaretiniz, Refah Sınır Kapısı’nın durumuna iliÅŸkin bir giriÅŸiminiz olacak mı? Ablukayı kırmak için neler yapılacak?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, Mısır yönetiminin Refah Sınır Kapısı’nda olumlu adımlar attığını söyledi.

İlk etapta Gazze’deki kanser hastalarından 40’ının Türkiye’ye getirildiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, ÅŸu bilgileri paylaÅŸtı:

“İkinci etapta bu sayı ciddi manada arttı ve 88 hasta, 67 refakatçiye ulaÅŸtık. Bunların tedavilerini biz ÅŸehir hastanelerimizde yapıyoruz, buna devam edeceÄŸiz. Gazzeli hastaların oradan çıkartılarak ülkemize getirilmesinin artarak devamını istiyoruz. En kısa zamanda bir Mısır seyahati düzenleyebilirim. Mısır’da ağırlıklı gündemimiz bu konular olacak. ‘Ne gibi adımlar atabiliriz, hastaların tahliyesinin önünü nasıl açarız?’ bunları konuÅŸacağız. Bir an önce istiyoruz ki bu hastaların tamamını getirebilelim. Hatta benim arzum, cerrahi müdahale gerekenleri de bir an önce alalım. Hele hele çocukları bir an önce alalım, tıbbi müdahaleleri yapalım. Bu konuda arkadaÅŸlarımızla mutabıkız ve süreci de inÅŸallah bu ÅŸekilde iÅŸleteceÄŸiz.”

“Zihinlerdeki ablukayı kırmalıyız”

“Ablukayı kırmak, sadece bir ya da iki ülkenin deÄŸil, İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı ve Arap BirliÄŸi ülkelerinin tamamının atacağı adımlar, oluÅŸturacağı stratejilerle mümkün olacaktır” diyen ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Siyasette sıkça kullanılan ‘takım oyunu yaklaşımı’nın eksiksiz sergilenmesi gerekiyor. Ablukayı kırmak sadece bir miktar yardımın Gazze’ye sokulması ile gerçekleÅŸmez. Ekonomik, siyasi, diplomatik, sosyolojik, kültürel birçok unsuru kullanarak hem ateÅŸkesi saÄŸlamalı hem de Gazze’ye yeterince yardımı ulaÅŸtırıp, İsrail tarafından yerle bir edilen kenti yeniden ayaÄŸa kaldırmalıyız.”

ErdoÄŸan, ablukanın sadece İsrail’in Gazze çevresine yığdığı asker ve silahlardan ibaret olmadığına dikkati çekerek, “İsrail’i uluslararası hukuka uymaya ve yaptıklarının hesabını vermeye zorlamalıyız. Mesela BirleÅŸmiÅŸ Milletler zeminindeki ablukayı da kırmalıyız. Filistin’de yaÅŸananları, oradaki İsrail zulmünü hakkıyla anlatıp, Filistinli mazlumların on yıllardır yaÅŸadıklarını, onların seslerini duymayanlara duyurup, halkların bakış açılarını deÄŸiÅŸtirip, zihinlerdeki ablukayı kırmalıyız. ‘Müslüman öldüğünde sorun yok, Hristiyan ya da Yahudi ölürse ancak problem vardır’ ÅŸeklindeki faÅŸizan yaklaşımı darmadağın edip, ‘Ölen insansa orada sorun vardır’ kavrayışını hakim kılmalı ve bu sayede idraklerdeki ablukayı kırmalıyız. Filistin’in tarihsel sınırlarını, oradaki halkın kendi kaderini tayin hakkını, mülkiyet hakkını, yaÅŸama hakkını, özgürlüklerini elinden alan siyonistlerin ve destekçilerinin, dünyanın dilini ve gözünü baÄŸlayan tüm ablukalarını yok etmeliyiz. Ancak böyle kalıcı barışı saÄŸlamak mümkün.” ifadelerini kullandı.

“İslam dünyasının da bu iÅŸgale sessiz kalmaması gerekir”

Hem Batılı bazı ülkelerin hem de bazı Müslüman ülkelerin katliamlara sessiz kaldığı belirtilerek, “Sizi bu konuda hayal kırıklığına uÄŸratan ülke var mı?” sorusuna ErdoÄŸan ÅŸu yanıtı verdi:

“Batılı ülkelerde bir ülke hariç, maalesef bu iÅŸi sahiplenen yok. Hemen hemen Avrupa ülkelerinin hepsi de bu konuda sessiz. Katliamı durdurmak üzere müdahaleleri söz konusu deÄŸil. Burada yalnız İspanya’nın yaklaşım tarzı olumlu istikamette geliÅŸiyor. İspanya’da malum hükümet kuruldu. İspanya BaÅŸbakanı Sayın Pedro Sanchez ile haftaya bir görüşmem de olacak, onun durumu farklı. Bu ülkelere dirsek çevirmemek lazım. GörüşeceÄŸiz, ‘Bunları Filistin’in yanına nasıl çekeriz’ konusuna da bir taraftan bakacağız. En son Almanya’daydık. Neler olduÄŸunu görüyoruz. İslam dünyasının da bu iÅŸgale sessiz kalmaması gerekir. Gazze’nin düşmesi demek, İslam dünyasının birlik ve beraberliÄŸinin de derin yara alması anlamına gelir. İsrail’in pervasızca Gazze’yi iÅŸgal etmesi, uluslararası hukuk, insan hakları, etik deÄŸerleri tanımadan etrafa saldırması karşısında sessiz, tepkisiz kalmak bir utanç vesilesidir.”

“İsrail’in iÅŸgalci terörü bir insanlık suçudur”

ErdoÄŸan, “İslam dünyası Riyad’da sergilediÄŸi kararlılığın arkasında durmak ve alınan kararları uygulamak için birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmeli ve tek yumruk olmalıdır. O yumruk masaya olanca gücüyle vurulduÄŸunda, İsrail’in iÅŸgale devam etmesi de zulümlerini sürdürmesi de mümkün olmayacaktır.” ifadelerini kullanarak, ÅŸunları söyledi:

“Buradaki en önemli nokta tek yumruk olmak, olabilmektir. İsrail’in Gazze’de ve diÄŸer Filistin ÅŸehirlerinde uyguladığı devlet ve iÅŸgalci terörü bir insanlık suçudur, soykırımdır. Buna sessiz ve tepkisiz kalınamaz. İslam dünyasında diriliÅŸ tohumu topraÄŸa en son Riyad’da düşmüştür. O tohum yeterince sulanmazsa boy veremez, büyüyemez. O can suyunu hep birlikte verecek ve Filistin’deki ÅŸehitlerimize ve ecdada karşı sorumluluÄŸumuzu hep birlikte yerine getireceÄŸiz. Bunu saÄŸlamak için durmak dinlenmek bilmeden çalışıyoruz. Netice alacağımıza olan umudumuz diridir. Umarım bu yaÅŸadığımız sancılar, yıllardır bölgemizde arzu edilen barışın ve onu saÄŸlayacak Filistin devletinin doÄŸum sancılarıdır.”

“Ana muhalefetin başındaki isim Netanyahu’nun aÄŸzıyla konuÅŸuyor”

Türkiye’nin İsrail’in katliamlarına karşı ilkeli tutumunun Yahudi lobisinin etkisiyle Türkiye’ye yönelik fon akışında bir olumsuzluÄŸa yol açma durumunun olup olmadığının ve uluslararası sermayeye nasıl bir çaÄŸrıda bulunacağının sorulması üzerine ErdoÄŸan, ÅŸu cevabı verdi:

“Türkiye’yle ilgili olarak bir ÅŸeyi iyi tespit etmemiz lazım. Yahudiler ayrıdır, siyonistler ayrıdır ve ÅŸu anda zaten İsrail’deki olay siyonizmin en önemli adımlarından bir tanesidir. Batı’nın İsrail’e karşı olan tavrında da siyonizme karşı bir dik duramayış vardır. Maalesef Türkiye’de de buna maÄŸlup olan, maÄŸlup olmanın yanında onların eÅŸiÄŸinde giden yapılar mevcut. Bunların içinde siyasi yapılar da bulunuyor. Mesela, ana muhalefetin başındaki isim Netanyahu’nun aÄŸzıyla konuÅŸuyor. Benim ülkemde ana muhalefetin başındaki insan Netanyahu’nun aÄŸzıyla konuÅŸursa, Türkiye’de bizim topraklarımızın suyundan hiçbir ÅŸey alamamış demektir. Bunlara gereken dersi vakti saati geldiÄŸinde inanıyorum ki benim milletim verecektir. Yine bakıyorsunuz ana muhalefetin başını çektiÄŸi ittifakın içerisinde yer alanlardan, siyonist yapıyla hareket edenler bulunuyor. Bunları tek tek saymama da gerek yok. Fakat benim milletimin iradesi bunların hepsinin iradesini ters yüz edecektir. Yaklaşık 4-5 ay sonra gereken cevabı milletimden alacaklarına ben inanıyorum.”

“Yatırımcıların Türkiye’ye yüz çevireceklerini düşünmüyorum”

ErdoÄŸan, İsrail’in katliamlarını desteklemeyen, bunların karşısında duran Yahudilerin sayısının az olmadığını belirterek, konuÅŸmasına şöyle devam etti:

“Bunlar arasında sözünü ettiÄŸiniz uluslararası sermaye tanımına dahil olanlar da bulunuyor. Onlar açısından Türkiye’ye yatırım sorun olmaz diye düşünüyorum. Türkiye’nin çocukların öldürülmesine karşı çıkmasından, barışı ve insan haklarını savunmasından rahatsız olan sermaye sahipleri ise ancak İsrail’in katliamına kayıtsız ÅŸartsız destek verirseniz sizden memnun kalırlar. Bizim böyle bir tutum sergilememiz asla düşünülemez. Bu nedenle biz bir endiÅŸe duymuyoruz. Dünya Türkiye’nin kıymetinin farkında, küresel yatırımcılar da farkında. Birkaç marjinalin dışında küresel yatırımcıların İsrail’in etkisiyle Türkiye gibi bir ülkeden yüz çevireceklerini düşünmüyorum. Küresel sermayeyi ülkemize çekmek için, kazan kazan ilkesiyle hareket etmeye de Türkiye’ye yakışır ÅŸekilde insani duruÅŸ sergilemeye de devam edeceÄŸiz.”

ErdoÄŸan, bir gazetecinin, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçim için belediye baÅŸkan adaylarıyla ilgili duyuruların ne zaman yapılacağına iliÅŸkin sorusu üzerine, Cumhur İttifakı olarak tüm seçimlerde olduÄŸu gibi yaklaÅŸan yerel seçimde de iddialı olduklarını vurguladı.

Çalışmaların bu iddialar nispetinde çok titiz yapıldığını aktaran Erdoğan, adaylarla ilgili süreçte her konunun ince elenip sık dokunduğunu, partinin gerekli hazırlıkları ve analizleri yaptığını anlattı.

“Aralık ayının ortalarına doÄŸru adaylarımızı açıklamaya baÅŸlarız”

AK Parti olarak seçim hazırlıklarının bir önceki seçimin tamamlanmasıyla baÅŸladığına dikkati çeken ErdoÄŸan, “Özellikle büyükÅŸehirler baÅŸta olmak üzere her ilde kamuoyu yoklamaları yaptık, yapıyoruz. Sonuçları analiz edip milletimizin gönlündekini anlamaya, ÅŸehirlerimize en faydalı olacak adayları belirlemeye gayret gösteriyoruz. Bir defa 1 Aralık belediye baÅŸkan adayı olmak isteyen ve görevden bu nedenle ayrılması gereken memurların istifaları için son tarih. Memurların durumunu da görelim. Onların durumu da netleÅŸtikten sonra aralık ayının ortalarına doÄŸru artık adaylarımızı peyderpey açıklamaya inÅŸallah baÅŸlarız.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yaklaşık 35 gün sonra yerli milli uçak KAAN’ın ilk uçuÅŸunu yapacağı hatırlatılarak, bundan sonra üretim ve ihracat açısından savunma sanayisinde nasıl bir dönem beklendiÄŸine iliÅŸkin soruya, ÅŸu yanıtı verdi:

“Savunma sanayi alanında attığımız her adım bizleri heyecanlandırmaktadır. Bu alanda taÅŸ üstüne taÅŸ koyan herkes ülkemizin geleceÄŸi, Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸası için çok önemli bir katkı sunuyor. KAAN zaten yeniliklerden bir tanesi. Ama Baykar’ın zirve diyebileceÄŸimiz eseri malum KIZILELMA… Åžimdi KIZILELMA’nın son testlerini yapıyorlar. AÅŸmaları gereken mesele kendi yerli motorunu üretmek… Bunu baÅŸardığı andan itibaren de zaten KIZILELMA’nın dünyaya karşı duruÅŸu farklı olacaktır. Tabii burada Aselsan’ın üzerine de düşen bir yük var, kamera üretimi. Motor üretim süreci maalesef nereden bakarsanız bakın herhalde bir beÅŸ yılı alır. Bu süre zarfında biz motor ithal ederek yürümek durumundayız.”

ErdoÄŸan, kamera konusunda da Aselsan’ın üretim çalışmalarının baÅŸladığına iÅŸaret ederek, bir an önce o sıkıntının giderilmesi gerektiÄŸini belirtti.

Bazı ülkelerin verdikleri sözü yerine getirmediÄŸini anlatan ErdoÄŸan, “Kanada, Güney Afrika gibi ülkelerden bir sonuç alır mıyız, buna bakıyoruz. Bunu gerek biz gerekse Aselsan’ın yakından takip etmesi lazım. Bir an önce buralardan netice alabilirsek, o zaman biz insansız savaÅŸ uçaklarımızı daha çabuk devreye sokabiliriz. KAAN, KIZILELMA, TCG Anadolu ve niceleri Allah’ın izniyle yalnız kalmayacak, yenileri daha iyileri ve daha donanımlıları yine bu vatan için alın ve akıl terlerini döken kardeÅŸlerimizin ellerinde ÅŸekillenecek.” ifadelerini kullandı.

Bundan birkaç yıl önce insansız hava araçları, akıllı mühimmat ve MİLGEM’lerin olmadığını vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Kolları sıvadık, bu ülke için taşın altına sadece elini deÄŸil, bedenini koyan kardeÅŸlerimizle birlikte bugünkü seviyeye geldik. Bunu yeterli görmedik, göremeyiz. Hep daha iyisi, hep daha geliÅŸmiÅŸi vardır onu arayacağız. Bu hedeflere doÄŸru yürümek şöyle dursun, koÅŸar adım ilerlememiz gerekiyor. En iyi mühendis, en iyi yazılımcı, en iyi usta, en iyi tasarımcı bizde olmalı. Yeni adımlarımız da yoldadır. Kimse merak etmesin, biz savunma sanayi alanında da diÄŸer alanlarda da adımızdan daha çok söz ettireceÄŸiz.”

“Türk lirasının reel olarak deÄŸer kazanma ihtimali yüksektir”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Dünyanın krizlerle savaÅŸtığı bu ekonomik ortamda Türk lirasının pozitif ayrışmasını nasıl karşılıyorsunuz?” sorusu üzerine, ÅŸunları söyledi:

“Bizim uyguladığımız dezenflasyon programı çok büyük ihtimalle lirada reel olarak bir deÄŸerlemeye sebep olabilir. Yani Türk lirasının reel olarak deÄŸer kaybettiÄŸi süreç sona gelmiÅŸtir. Özetle Türk lirasının reel olarak deÄŸer kazanma ihtimali yüksektir. Onun için önümüzdeki dönemde biz uyguladığımız saÄŸlıklı politikalar ve yapısal reformlarla yatırımcı güvenini kazanacağız, halen de kazanıyoruz. Bu güven, fon akışını tetikleyecek. Fon akışı lirada reel deÄŸerlemeye sebep olacak. Bu da dezenflasyonu hızlandıracak, büyümenin aÅŸağı yönlü risklerini sınırlayacak. Neticede hem makul düzeyde büyüyeceÄŸiz hem enflasyon düşecek bu koÅŸullarda. Yani faziletli bir döngüye gireceÄŸiz inÅŸallah.”

“Spora ve sporculara verdiÄŸimiz destek ortada. Bu destekleri artırarak sürdüreceÄŸiz”

Bir gazetecinin A Milli Futbol Takımı’nın Avrupa Åžampiyonası’na katılacağını anımsatarak, “Muhalefet diyor ki, ‘Türk gençleri Türkiye’yi terk ediyor ve bu ülkeden umudunu kesti.’ Oysa milli takıma baktığımızda Avrupa’da oynayan ve iki vatandaÅŸlığı olan sporcularımızın Türkiye milli takımını tercih ettiÄŸini görüyoruz. Bu çerçevede tüm sahalardaki gençlerimize mesajınız ne olur?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, Avrupa’da oynayan gençlerin neredeyse yarısının milli takıma aday olduÄŸunu ve milli takımda yer aldığını hatırlattı.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, aynı zamanda Türkiye’deki takımlarda artık ciddi manada bir dönüşüm olduÄŸunu vurgulayarak, ÅŸunları kaydetti:

“Yabancı futbolculardan çok bizim Avrupa’daki çocuklarımız takımlarımızda oynasalar herhalde o daha iyi olur. BaÅŸarı bildiÄŸiniz gibi devamlı olmalıdır, aynı performansı milli takımımızdan Euro 2024 Avrupa Åžampiyonası’nda da görmeyi isteriz. Spora ve sporculara verdiÄŸimiz destek ortada. Bu destekleri artırarak sürdüreceÄŸiz. Sadece sporda deÄŸil, bilimde ve teknolojide de çok yetenekli gençlerimiz var ve hem Türkiye’de hem dünyanın çeÅŸitli yerlerinde göğsümüzü kabartan iÅŸlere imza atıyorlar. Gençlerimize çaÄŸrım ÅŸudur, ne iÅŸ yaparlarsa yapsınlar, bu millete, bu vatana hizmet etmenin ve faydalı olmanın bir yolunu bulsunlar. Bunların hepsi bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuza dahildir. Bu hedeflere ulaÅŸmak için yaptığımız iÅŸlerde en iyiyi yakalamanın çabası içinde olmalıyız.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir