CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan Gazze'yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Mübarek 3 aylarda Filistin’e yardımlarımızı artıracağız. Türkiye olarak sinmeyeceÄŸiz, susmayacağız, unutmayacağız. Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen GeniÅŸletilmiÅŸ İl BaÅŸkanları Toplantısı’nda konuÅŸtu.
Vatan topraklarının her metrekaresinde AK Parti’nin hizmet sancağını gururla dalgalandıran tüm yol ve dava arkadaÅŸlarına muhabbetlerini gönderen ErdoÄŸan, son yaptıkları toplantıdan bu yana darıdünyadan darıbekaya uÄŸurladıkları teÅŸkilat mensuplarını rahmetle yad etti.
Dün Ankara’dan Trablus’a giderken kaza kırıma uÄŸrayan uçakta ÅŸehit olan Libya Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad’ın baÅŸkanlığındaki Libya heyetine ve uçak mürettebatına rahmet dileyen ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Mevla ruhlarını ÅŸad, mekanlarını cennet eylesin. KardeÅŸ Libya halkına, Libya Silahlı Kuvvetlerine, hükümetine aynı ÅŸekilde baÅŸsaÄŸlığı diliyor, ülkem ve milletim adına taziyelerimi sunuyorum. Bizleri derinden üzen elim hadiseyle ilgili gerekli tahkikat baÅŸlatılmıştır. Safahatine dair bilgilendirme ilgili bakanlıklarımızca yapılacaktır.”
ErdoÄŸan, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler BaÅŸkan Yardımcısı AyÅŸe Sula KöseoÄŸlu’nun eÅŸinin de Rahmetirahman’a kavuÅŸtuÄŸunu belirterek, Mustafa KöseoÄŸlu’na Allah’tan rahmet diledi.

“Halkımızla hemhal ve hemdert olmanın yollarını arayacağız”
Önceki gün itibarıyla Hazreti Muhammed’in “Allah’ın ayıdır” diyerek ehemmiyetine iÅŸaret ettiÄŸi Recep-i Åžerif ile müşerref olduklarını anımsatan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Yarın akÅŸam da Regaip Gecesi’ni idrak ve ihya edeceÄŸiz. Evvel emirde siz kardeÅŸlerimle birlikte teÅŸkilatımızın bütün mensuplarının ve elbette aziz milletimizin mübarek üç aylarını tebrik ediyorum. Bizleri üç ay sürecek bu rahmet, maÄŸfiret, muhabbet ve bereket iklimine kavuÅŸturan Cenabıallah’a sonsuz hamdediyor, hepimizi saÄŸlık ve afiyet içinde 11 ayın sultanı ramazana da ulaÅŸtırmasını niyaz ediyorum. AK Parti olarak her sene yaptığımız gibi inÅŸallah önümüzdeki üç ayı da en verimli ÅŸekilde deÄŸerlendireceÄŸiz. Genel merkezi, Meclis’i, belediyesi, il, ilçe ve belde teÅŸkilatlarıyla hep beraber daha fazla çalışacak, daha fazla insanımızla temas kuracak, halkımızla hemhal ve hemdert olmanın yollarını arayacağız. Bunu özellikle ÅŸunun için söylüyorum deÄŸerli arkadaÅŸlar. Hafıza-i beÅŸer nisyan ile maluldür. Birçok insanımızın, hassaten AK Parti dönemlerinde hayata gözlerini açan gençlerimizin eski Türkiye’yi hatırlamaması gayet doÄŸaldır. Sabah erken kalkanın Türk siyasetine ayar verdiÄŸi, hizmet üretilmeyen, icraat yapılmayan, sorunlara çare bulunmayan, istikrarsız dönemlerin 23 yıllık icraat fırtınası sebebiyle hafızalardan silinmesini yadırgamamalıyız. Dünü, yarınlara unutturmamalıyız.”

“Bizim derdimiz Türkiye’nin tamamına seslenmek”
ErdoÄŸan, hem eski Türkiye’yi hatırlatmanın hem de hizmet ve eser siyasetlerini millete anlatmanın vazifeleri olduÄŸunu belirterek, “Dolayısıyla bir taraftan insanımızla ruberu iletiÅŸim kurarken, aynı zamanda Türkiye’yi nereden aldığımızı, 23 yılda nereye taşıdığımızı nezaket, sabır ve müspet bir üslupla halkımıza tek tek izah edeceÄŸiz. ‘Üslub-u beyan aynıyla insandır’ sözünün ışığında meramımızı en veciz ÅŸekilde vatandaşımıza aktaracağız.” dedi.
Dertlerinin muhalefet gibi sadece kendi seçmenlerine ulaşmak, sadece kendilerine oy verenlerle gönül köprüleri kurmak, yankı odalarında birbirlerine konuşmak olmadığını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim derdimiz Türkiye’nin tamamına seslenmek, Türkiye’nin tamamını kucaklamak ve 86 milyonun tamamına hitap etmektir. Çünkü biz belli çevrelerin, belli ideolojik kabilelerin deÄŸil, tüm Türkiye’nin partisiyiz, 86 milyonun iktidarıyız. Bunun için etnik köken, dil, din, mezhep, görüş ayrımı gözetmeksizin 86 milyonun her bir ferdine ulaÅŸmanın çabası içinde olacağız.”
Erdoğan, talimatları doğrultusunda Teşkilat Başkanlığının mübarek üç ayları ihtiva eden kış mevsimi için detaylı bir program hazırladığını, kış döneminde saha çalışmalarıyla en tepeden en ücra birimlere kadar tek tek hane ziyareti, ev sohbetleri, kahvehane buluşmaları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf ziyaretleriyle yine milletle bir araya geleceklerini söyledi.

“Onlar kendi dertleriyle uÄŸraÅŸadursun. Biz milletin derdiyle dertleneceÄŸiz”
“Muhalefetin ülkeye dair diÅŸe dokunur hiçbir projesinin bulunmadığı, ana muhalefetin belediyeleri yaÄŸmalayanları adaletten kaçırmak dışında hiçbir gündeminin olmadığı, siyaset sahnesinde arzı endam edenlerin kendi ikballeriyle meÅŸgul olduÄŸu bu dönemi, biz dolu dolu geçireceÄŸiz. Onlar kendi dertleriyle uÄŸraÅŸadursun. Biz milletin derdiyle dertleneceÄŸiz.” diyen ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Uygulamasını yakından takip edeceÄŸim bu programa buradaki her bir arkadaşımın aktif katılımını bekliyorum. AK Parti Genel BaÅŸkanı olarak zemherinin baÅŸladığı bu soÄŸuk kış günlerinde bacaları tütmeyen evleri mutlaka bulmanızı, oralarda yaÅŸayan kardeÅŸlerimizin kapısını mutlaka çalmanızı, imkanlar dahilinde hepsine tek tek el uzatmanızı sizlerden özellikle istirham ediyorum. KardeÅŸlerim, bu bizim görevimizdir. Milletimize karşı sorumluluÄŸumuzun bir gereÄŸidir. Uzak yakın demeden her mahalleye gitmek, kime oy verdiÄŸine bakmadan her sokaÄŸa, her haneye eriÅŸmek AK Parti’nin siyaset anlayışının özüdür. İşimiz çok olabilir, mesuliyetimiz ağır olabilir, vaktimiz kısıtlı olabilir ama bunların hiçbiri vatandaÅŸla arayı soÄŸutmanın mazereti olamaz. Hele hele kibir, gurur, böbürlenme, sokakta, çarşıda kasılarak yürüme gibi karakter zafiyetleri bu çatı altında Tayyip ErdoÄŸan ile yol arkadaÅŸlığı yapan hiç kimseye yakışmaz. Buna en baÅŸta AK Parti Genel BaÅŸkanı olarak biz izin vermeyiz.”

ErdoÄŸan, milletle arasına mesafe koyanın kendileriyle arasına mesafe koymuÅŸ olacağını vurgulayarak, “Millete tavır alan, millete hürmetsizlik eden, ÅŸehrine, ilçesine hizmet ederken yüksünen bize saygısızlık etmiÅŸ, bize tavır almış demektir. Unutmayın bizim önceliÄŸimiz vatandaÅŸlarımızın gönlünü kazanmaktır. Bizim gayemiz sorunları çözmek, çözemiyorsak bile elimizden geleni yapmak, ihtiyaç duyduÄŸu her an vatandaşımızın yanında olmaktır. Tam 24 yıldır titizlikle sahip çıktığımız bu hasletlerimize il, ilçe baÅŸkanı, belediye baÅŸkanı ve meclis üyesi, kadın ve gençlik kollarıyla hep beraber sıkı sıkıya sarılmamız gerektiÄŸinin altını çiziyor, sizlere güveniyorum.” diye konuÅŸtu.
“İsrail’in enkaza çevirdiÄŸi yerleÅŸim yerlerinde sıkıntılar halen devam ediyor”
“11 Ekim’den beri Gazze’de ateÅŸkes tesis edilmiÅŸ olsa dahi İsrail’in enkaza çevirdiÄŸi yerleÅŸim yerlerinde sıkıntılar halen devam ediyor.” diyen ErdoÄŸan, havaların soÄŸuması ve yağışların baÅŸlamasıyla birlikte Gazze halkının yükünün daha da arttığını söyledi.
Gazze’de ÅŸiddetli yaÄŸmurun etkisiyle su altında kalan çadırları, aşırı soÄŸuk sebebiyle hipotermi geçiren bebek ve çocukları herkesin içi yanarak takip ettiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Mutabakata göre günlük 600 tırın Gazze’ye giriÅŸ yapması gerekiyordu. Ancak İsrail böyle insani bir meselede bile sözünü tutmuyor, insani yardım giriÅŸlerine uyduruk bahanelerle sürekli zorluk ve engel çıkarıyor. Biz bunlara raÄŸmen Gazzeli mazlumların yanında olmaya çalışıyoruz.” dedi.
Geçen hafta 1300 ton insani yardım malzemesi taşıyan 19’uncu iyilik gemisinin Mısır’ın El-AriÅŸ Limanı’na ulaÅŸtığını belirten ErdoÄŸan, Türkiye’nin son iki yılda Gazze’ye gönderdiÄŸi yardım miktarının 105 bin tona yaklaÅŸtığını kaydetti.
Gazze halkının ilaca, yiyeceÄŸe, giyeceÄŸe, ısınmak için yakıta ihtiyacı olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Hepsinden öte Gazze’nin umuda, dayanışmaya, manevi desteÄŸe ihtiyacı var. İşte onun için çok dua edeceÄŸiz. Duayla kalmayacak, mübarek üç aylarda Filistin’e yardımlarımızı daha da artıracağız. Türkiye olarak sinmeyeceÄŸiz, susmayacağız, unutmayacağız, Gazze’yi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız.” diye konuÅŸtu.

“Dinine, diline, kökenine bakmadan, ezilene, zulme ve katliama uÄŸrayana kapımızı açtık”
Tıpkı “Allah Allah” nidalarıyla üç kıta, yedi iklimde at koÅŸturan kahraman ecdat gibi sadece Hakk’ın, haklının, mazlumun, maÄŸdurun tarafında olduklarını ifade eden ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tarihimiz boyunca her zaman mazlumlar için bir eman yurdu olduk. Dinine, diline, kökenine bakmadan, ezilene, horlanana, zulme ve katliama uÄŸrayana kapımızı açtık. Engizisyondan kaçan Musevilere de Nazi zulmünden kaçan Musevi bilim adamlarına da kol kanat gerdik. Kafkaslar’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Asya’ya, bütün buralarda kimin başı sıkışmışsa hiç düşünmeden imdadına koÅŸtuk. Bu dün böyleydi, bugün böyledir, yarın da asla deÄŸiÅŸmeyecektir. Ay yıldızlı al bayrağımız, mahzun gönüllere inÅŸirah vermeye kıyamete kadar devam edecektir. Biz bin yıllık ÅŸanlı tarihimize baktığımızda iÅŸte bunu görüyoruz. Orada adalet görüyoruz. Merhamet, ÅŸefkat, iyilik görüyoruz. Orada cesaret ve kahramanlık görüyoruz. ‘Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınan mazlumu asla vermem’ diyen haysiyet abidelerini görüyoruz. Kudüs-ü Åžerif’i 400 sene boyunca ‘La ilahe illallah, İbrahim Halilullah’ lafzına uygun ÅŸekilde yönetmiÅŸ bir alicenaplık görüyoruz. İmparatorluÄŸun sıkıntılı günlerinde Filistin’e karşı para teklif edenlere, ‘Ben bir karış dahi toprak satamam zira o bana deÄŸil, milletime aittir. Onlar bu imparatorluÄŸu kurup kanlarıyla mahsuldar kıldılar. Onu bizden koparılmadan önce üzerine kanımızla bir kere daha kaplamayı biliriz’ diyerek reddeden gurur kaynağımız bir ecdat görüyoruz. İşte biz buyuz. Biz farklı bir ülkeyiz. Çok farklı bir milletiz.”
“Oyuna gelmedik, gelmeyeceÄŸiz”
ErdoÄŸan, 1071’den beri bu coÄŸrafyada olunduÄŸunu, bedel ödendiÄŸini, mücadele edildiÄŸini, can verildiÄŸini ve can alındığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu topraklarda bin yıldır tutunmayı iÅŸte böyle baÅŸardık. Bize ömür biçenler oldu. ‘Hasta adam’ diyenler oldu. Harim-i ismetimize el uzatmaya cüret edenler oldu. Asrın başında Çanakkale’de, daha sonra Milli Mücadele’de, en son 15 Temmuz’da istiklal ve istikbalimize kastedenler oldu. Hepsini bozguna uÄŸrattık. İman dolu göğsümüzle ehli salibin heveslerini kursaklarında bıraktık. Herkes bilsin ki biz dün olduÄŸu gibi bugün de sulhu sükundan yanayız. Ama bu demek deÄŸildir ki haksızlığa rıza gösterir, zulme sessiz kalırız. Asla. Åžunu burada çok açık ve net söylüyorum. İster DoÄŸu Akdeniz’de ister Ege’de isterse baÅŸka bir yerde olsun biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz.”
ErdoÄŸan, Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarının gasp edilmesine de müsaade etmeyeceklerinin altını çizerek, “AnlaÅŸmalar yapılabilir, imzalar atılabilir, sipariÅŸ sorularla çeÅŸitli mesajlar da verilebilir. Bunların hiçbiri bizi baÄŸlamaz. Bizim politikamızı deÄŸiÅŸtirmez. Elinde 70 binden fazla Filistinli kardeÅŸimizin kanı olanların hadsizliklerinin bizim nazarımızda teneke tıngırtısından farkı yoktur ve olamaz. Oyuna gelmedik, gelmeyeceÄŸiz. Tahriklere kapılmadık, kapılmayacağız. Türkiye olarak uluslararası hukuk ve ikili anlaÅŸmalarımız çerçevesinde, tarihi tecrübelerimize ve köklü geleneÄŸimize yakışır ÅŸekilde vakarla, basiretle, saÄŸduyuyla, sükunetle hareket etmeye devam edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
“Cumhur İttifakı sorun çözülsün diye eliyle birlikte tüm gövdesini taşın altına koyuyor”
CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Terörsüz Türkiye” sürecine iliÅŸkin, “Cumhur İttifakı sorun çözülsün diye eliyle birlikte tüm gövdesini taşın altına koyuyor. Fakat ana muhalefet cephesinde ne bir ciddiyet var ne bir irade var ne de rapor diye komisyona sundukları evrak yığınında somut bir öneri var.” dedi.
Erdoğan, millete hizmet aşklarını büyüterek, coşkularını, heyecanlarını çoğaltarak tüm Türkiye için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.
Sorunlara çözüm bulmak, dertlere derman olmak adına bütün enerjilerini, gayretlerini, birikimlerini, tecrübelerini, yüreklerini ortaya koyduklarını ifade eden ErdoÄŸan, liyakatli ve tecrübeli kadroların riyasetinde Türkiye’nin büyüdüğünü, güçlendiÄŸini, küresel bir aktör olma hedefine saÄŸlam adımlarla ilerlediÄŸini belirtti.
DoÄŸu’da, Batı’da, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her karışında, dünyanın birçok yerinde Türkiye’ye yönelik muhabbetin çoÄŸaldığını, teveccühün arttığını memnuniyetle müşahede ettiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bilhassa, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecimizde mesafe katettikçe sınırlarımız dışında da karamsarlık havası dağılmaya, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni ve Åžii kardeÅŸlerimiz geleceklerine daha bir umutla bakmaya baÅŸladı. Biz de bu umutları güçlendirmek için üzerimize ne düşüyorsa meÅŸru daire içerisinde kalarak harfiyen yerine getiriyoruz. İstiÅŸareler neticesinde unutmayın, efradını cami aÄŸyarını mani bir anlayışla hazırladığımız raporumuzu geçen hafta Komisyon’a teslim ettik. İttifak ortağımız MHP de büyük emek verildiÄŸi anlaşılan raporunu Komisyon’a takdim etti. Bu vesileyle 5 AÄŸustos’tan beri fedakarca çalışan Komisyon üyelerimizi tebrik ediyor, her birinden tek tek Allah razı olsun diyorum. Komisyonun son eÅŸiÄŸi de baÅŸarıyla aÅŸacağına inanıyorum. Biliyorsunuz, Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren yapıcı, kuÅŸatıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsedik. Sözümüzü ölçerek, biçerek, tartarak bir deÄŸil bin kez düşünerek sarf ettik.”
“Ne yapıyorsak Türkiye için, Türkiye’nin selameti için yapıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyonun emanetini taşıdıklarının bilinciyle çok dikkatli, çok serinkanlı ama bir o kadar da samimi ve kararlı bir politika takip ettiklerini bildirdi.
“Asla siyasi ikbal peÅŸinde deÄŸiliz. Bu sürece siyasi hesap zaviyesinden de bakmıyoruz. Türkiye’nin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açıp ülkemizi terör belasından ila nihaye kurtarmanın gayretindeyiz” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Bunu, ÅŸehitlerimizin ruhunu incitmeden, onların kemiklerini sızlatmadan, tabuta sığmayan o kahramanların aziz hatıralarına gölge düşürmeden yerine getirmenin çabasındayız. Ne ÅŸehit yakınlarımızı, ne de gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir giriÅŸime, söze, tavır, eyleme fırsat vermedik ve vermeyeceÄŸiz. Allah’a hamdolsun, ÅŸimdiye kadar böyle bir adımımız hiç olmadı, bundan sonra da olmayacaktır. Ne bizim ne de MHP Genel BaÅŸkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin böyle bir giriÅŸim içinde bulunması zaten düşünülemez. Ne yapıyorsak Türkiye için, Türkiye’nin selameti için yapıyoruz. Birileri görmese de milletimiz, bizim üstün niyetimizi görüyor. Birileri anlamasa da 86 milyon bizim neyi baÅŸarmaya çalıştığımızı anlıyor. Türkiye sonunda huzurun, güvenliÄŸin, kalkınma ve refahın olduÄŸu bir yola girmiÅŸtir. İnÅŸallah bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyecektir. Ne terörden beslenenlerin ne coÄŸrafyamızı kan gölüne çevirmek isteyen katliam ÅŸebekelerinin tuzakları ne de bu ÅŸebekelerin kayığına binmeye hevesli aparatların provokasyonları buna engel olamayacaktır. Ortak tarih, ortak gelecek vizyonu ekseninde kardeÅŸliÄŸimizin güçlenmesi, bölgemizde barış ve istikrar kuÅŸağının tesis edilmesi için ne icap ediyorsa bunu hayata geçirmeye inÅŸallah devam edeceÄŸiz.”
CHP’nin “Terörsüz Türkiye” raporu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin her meselesinde olduğu gibi komisyon raporunda da kolaya kaçtığını, hasbi değil hesapçı davranmayı tercih ettiğini dile getirdi.
Ana muhalefet partisi CHP’nin vesayete teslim olduÄŸuna, baskılara direnemediÄŸine, sürecin önünü açacak hiçbir somut teklif getiremediÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
“Her fırsatta ‘ÅŸu kadar raporumuz var’ diye övünen CHP, iÅŸ çözüm üretmeye, risk almaya gelince yine su koyuvermiÅŸtir. İşte sizler de görüyorsunuz. Ülkenin neredeyse yarım asırdır ayağına baÄŸ olan bir meselenin çözümü için Meclis gerçekten önemli bir sorumluluk üstleniyor. Cumhur İttifakı sorun çözülsün diye eliyle birlikte tüm gövdesini taşın altına koyuyor. Fakat ana muhalefet cephesinde ne bir ciddiyet var ne bir irade var ne de rapor diye komisyona sundukları evrak yığınında somut bir öneri var. Ezberleri tekrarlama dışında çözüme dair hiçbir reçeteleri yok. Rüzgar nereye eserse oraya savrulan yaprak misali ne yaptıklarını bilmez halde sürekli yön ve fikir deÄŸiÅŸtiriyorlar. Bakın bu rotasızlığı sadece rapor konusunda deÄŸil yurt dışı ziyaretlerinde de görüyoruz. CHP Genel BaÅŸkanı, verdiÄŸi sözlerin hilafına yurt dışında Türkiye partisi olma erdemini ne yazık ki gösteremiyor. Her seyahatinde baÅŸta CHP’li vatandaÅŸlarımız olmak üzere milletimizi mahcup ediyor, gaflarıyla ve skandallarıyla 86 milyonu utandırıyor. Gidiyor, utanmadan Türkiye’yi yabancılara ÅŸikayet ediyor, Sosyalist Enternasyonal’deki yoldaÅŸlarından 5 dakikalık bir randevu koparabilmek için adeta yalvarıyor, eziliyor, onurunu ayaklar altına alıyor.”
“Kendi örfünü, adetini bilmeyen diplomasinin teamüllerini bilir mi?”
Siyasi rakipleri dahi olsa CHP’nin yabancılar karşısında zafiyet, acziyet içinde olmasını istemeyeceklerini vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸu görüşleri paylaÅŸtı:
“Türkiye’nin ana muhalefet partisi genel baÅŸkanının yalnızca 5 dakika için uluslararası bir toplantıda muhataplarına yalvarmasını istemeyiz. Bırakın siyasetçisini, bu ülkenin ekmeÄŸini yiyen, suyunu içen hiç kimsenin Türkiye’yi bu duruma düşürmeye hakkı olamaz. Sayın Özel, ülkesini yabancılara kötülemeyi belki kendisine yakıştırabilir. Sayın Özel, muhatabından 5 dakika dilenmekten belki gocunmayabilir ama biz bunu Türkiye’nin ana muhalefet partisine ve genel baÅŸkanına asla yakıştırmıyoruz. Milletimizin desteÄŸiyle 23 yıldır Türkiye’yi uluslararası arenada iftiharla temsil eden bir siyasetçi olarak Batı karşısındaki bu kompleksi tavrı ben içime sindiremiyorum. Hatta Sayın Özel’in tüm Türkiye’nin başını öne eÄŸdiren içler acısı hallerini gördükçe inanın onun adına ben hicap duyuyorum. CHP’li vatandaÅŸlarımın da böyle bir ezikliÄŸi, böyle bir lakayıtlığı kendi gönül dünyalarında kabul etmediklerine inanıyorum. HoÅŸ daha mezar başında nasıl davranacağından habersiz, kabristanda kadeh tokuÅŸturmayı maharet zanneden birisinden yurt dışında diplomatik temas beklemek beyhude bir uÄŸraÅŸtır. Kendi müteveffa milletvekiline saygı duymayan, soruyorum, millete saygı duyar mı? Kendi örfünü, adetini bilmeyen diplomasinin teamüllerini bilir mi? Çıkmışlar bir de bu edepsizliÄŸi savunmaya kalkıyorlar. Ne diyelim, Allah CHP’li vatandaÅŸlarımıza sabır, bunlara akıl fikir versin.”
Asgari ücret
Türkiye’nin, çok güçlü bir AK Parti ve Cumhur İttifakı’na ihtiyacının olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, kendilerinin de safları geniÅŸletmeye, muhabbeti güçlendirmeye, birlik ve beraberliÄŸi kuvvetlendirmeye ihtiyaçlarının olduÄŸunu ifade etti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “siyaseti bir hizmet aracı olarak deÄŸil bir rant vasıtası olarak görenlerin” belediyeleri ne duruma düşürdüklerini halkın takip ettiÄŸine vurgu yaparak, salondakilere, “86 milyonun kaderini, gözlerini para hırsı bürümüş kifayetsizlerin insafına terk etmeyeceÄŸiz. Sizlerden omuzlarınızdaki yükün bilinciyle daha fazla çalışmanızı, daha fazla eser ve hizmet üretmenizi bekliyorum. Milletin bir kör kuruÅŸunu dahi boÅŸa harcamadan tek bir lirasına dahi kirli ellerin uzanmasına müsaade etmeden çalışacağız, koÅŸturacağız.” diye seslendi.
Asgari ücretin 2026 yılı için 28 bin 75 lira olarak belirlendiÄŸini hatırlatan ErdoÄŸan, “Yeni asgari ücretin işçi ve iÅŸverenlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Böylece net asgari ücret geçtiÄŸimiz yıla göre yüzde 27 oranında artmış oldu. Ayrıca geçtiÄŸimiz yıl 1.000 lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteÄŸini önümüzdeki yıl 1.270 lira olarak uygulamayı sürdüreceÄŸiz. Bundan sonra da emekçimizin, çalışanımızın, iÅŸverenimizin, velhasıl 86 milyonun her bir ferdinin yanında olacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.” ifadesini kullandı.
Kaynak: AA
