Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hedefimiz alım gücünü eskisinin de üzerine çıkarmak

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hedefimiz alım gücünü eskisinin de üzerine çıkarmak

Cumhurbaşkanı Erdoğan Hedefimiz alım gücünü eskisinin de üzerine çıkarmak

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Åžimdi yeni safhaya geçiyoruz. Hedefimiz insanlarımızın fahiÅŸ fiyat artışı ve yüksek enflasyon sebebiyle gerileyen alım gücünü eskisinin de üzerine çıkarmak.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen milletvekilleri ile toplantıda yaptığı konuÅŸmada, ramazanın hayırlar getirmesini diledi.

Son iki yıldır ramazanı salgın sebebiyle kısıtlamaların gölgesinde geçirdiklerini hatırlatan Erdoğan, bu ramazana da Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı siyasi, ekonomik ve insani trajedilerin burukluğu içinde girdiklerini söyledi.

Dünyanın çok da iyi bir imtihan veremediÄŸi salgın sürecinin birçok bakımdan Türkiye’nin imkanlarını ve kapasitesini görmelerine vesile olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “SaÄŸlık hizmetleri yanında kamu düzeni, istihdam, üretim, ihracat gibi alanlarda gösterdiÄŸimiz güçlü performansla ülkemizi küresel kriz ikliminden ayrıştırdık. GeliÅŸmiÅŸ ülkelerin dahi ciddi sarsıntılar yaÅŸadığı, yalpaladığı bir dönemden Türkiye’nin bu ÅŸekilde güçlenerek çıkması çok çok önemli bir baÅŸarıdır.” diye konuÅŸtu.

Salgın tehdidini büyük ölçüde geride bıraktıklarını ve çok yakında kalan tüm izlerini de sileceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“GeçtiÄŸimiz yılın son aylarında ekonomimiz döviz kurundaki rasyonel hiçbir gerekçesi olmayan yükseliÅŸin yol açtığı bir sarsıntıya maruz kaldı. Aldığımız önlemlerle 20 Aralık’tan itibaren piyasaları yeniden istikrara kavuÅŸturduk, bu sıkıntının da üstesinden geldik. Salgın döneminde artmaya baÅŸlayan küresel emtia fiyatlarının ülkemize yansımaları, döviz kurundaki artışın da etkisiyle bir hayli ağır oldu. Karadeniz’in kuzeyinde baÅŸlayan savaÅŸ ise küresel piyasalardaki dengesizliÄŸi iyice artırdı.”

“Küresel düzeyde yaÅŸanan her geliÅŸme bizi de yakından ilgilendiriyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin özellikle bölgesel durum itibarıyla tüm dünyayla entegre bir ekonomiye sahip bir ülke olduÄŸunun altını çizerek, ÅŸunları kaydetti:

“Dolayısıyla küresel düzeyde yaÅŸanan her geliÅŸme bizi de yakından ilgilendiriyor. Bir de buna gözünü para hırsı bürümüş fırsatçıları eklediÄŸimizde milletimiz markette, pazarda, maÄŸazada alışık olmadığımız derecede yüksek fiyatlarla karşılaÅŸmaktadır. Elbette yüksek enflasyon ve fahiÅŸ fiyat artışları sadece bizim sorunumuz deÄŸildir, elbette Avrupa ülkelerinin çoÄŸu bizden daha vahim tablolarla karşı karşıyadır, elbette en geliÅŸmiÅŸ ülkelerin yöneticileri bile vatandaÅŸlarına refah seviyelerinin düşeceÄŸini söylemektedir. Ama tüm bunlar bizim milletimize karşı sorumluluÄŸumuzu ortadan kaldıran bahaneler deÄŸildir, olamaz.”

Türkiye ekonomisine yönelik saldırıların aleni tehdit halini alması sonrasında durum değerlendirmesi yaptıklarını ve karşılarındaki tabloya bakarak tarihi bir karar verdiklerini anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ya ekonomimizi klasik anlayışa uygun ÅŸekilde faiz-enflasyon sarmalına sokup yatırımları ve harcamaları kısarak iÅŸsizliÄŸi artıracaktık ya da yeni bir paradigmayı uygulamaya koyacaktık. Biz tüm risklerine raÄŸmen ikincisini tercih ettik. Ülkemiz tarihinde ilk defa faiz-enflasyon denklemini bir kenara bırakarak, ekonomimizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyütecek yeni bir programı hayata geçirdik. ÖnceliÄŸimizi insanlarımızın mevcut iÅŸlerinin korunmasına, onun da ötesinde yeni istihdam alanları açılmasına verdik. Bu ülkenin hiçbir bireyinin çalışacak iÅŸ, yaÅŸayacak konut, evine götürecek ekmek derdi olmasın istedik.”

“Åžimdi yeni bir safhaya geçiyoruz”

Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel üretim sisteminde Türkiye’yi önde gelen merkezlerden biri haline getirmek için harekete geçtiklerini dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Sanayimizin, yolların ve limanların harıl harıl çalışıyor olması, ihracatımızın her ay rekorlar kırarak artmayı sürdürmesi hedeflerimize doÄŸru ilerlediÄŸimizin iÅŸaretidir. Salgının zirveye çıktığı 2020 yılından bugüne kadar 2,6 milyon kiÅŸinin istihdama dahil olması, insanımızın iÅŸini ve aşını koruma hassasiyetimizin gayesine ulaÅŸtığını gösteriyor. Tekrar altını çizerek ifade ediyorum; bu gerçekler, vatandaÅŸlarımızın günlük hayatlarında yaÅŸadığı sıkıntılara bigane kaldığımız anlamına asla gelmiyor. Sizler de takdir edeceksiniz ki arka planda iÅŸleyen bir üretim ve ticaret sistemi olmadan insanlara geleceklerine güvenle bakabilmelerini saÄŸlayacak imkanlar sunabilmek de mümkün deÄŸildir. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapma kararımızdan asla geri adım atmadık, atmayacağız. Bu hedefi milletimizin yeni Kızılelması olarak görüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Salgın dönemindeki ara hedefimize, yani istihdamı koruma ve geliÅŸtirme gayemize ulaÅŸtığımıza göre ÅŸimdi yeni bir safhaya geçiyoruz. Bu safhadaki ara hedefimiz insanlarımızın fahiÅŸ fiyat artışları ve yüksek enflasyon sebebiyle gerileyen alım güçlerini eskisinin de üzerine çıkartmaktır. Aslında asgari ücrette işçi ve memur maaÅŸlarında yılbaşında yaptığımız artışlarla bu telafiyi bir nebze gerçekleÅŸtirmiÅŸtik. Aynı ÅŸekilde enerji ve kimi gıda ürünleri baÅŸta olmak üzere pek çok kalemde küresel fiyat artışlarını vatandaÅŸlarımıza mümkün olduÄŸu kadar geç ve kademeli yansıtmaya çalıştık. Ancak Ukrayna-Rusya krizinin enerji ve gıda baÅŸta olmak üzere, küresel emtia fiyatlarını yeniden yükseliÅŸe geçirmesinin ardından yaÅŸanan geliÅŸmeler yeni olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Türkiye ekonomisi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeye hazırlanırken hesapsız, kitapsız adımlarla bu fırsatı heba etmeyeceÄŸimizi defaatle dile getirdik. Allah’ın izniyle hem vatandaÅŸlarımızı enflasyona ezdirmeyecek hem de bizi ekonomideki hedeflerimizden uzaklaÅŸtırmayacak bir yöntemle bu iÅŸin içinden çıkacağız. Eskiler ‘Sabırla koruk helva olur.’ derler. Biz de milletimizle birlikte sabredecek, azmedecek, mücadele edecek ve mutlaka neticeye ulaÅŸacağız.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, geçmiÅŸte dünyada siyasi ve ekonomik güç dağılımları yeniden yapılırken, Türkiye’nin çeÅŸitli senaryolar, oyunlar ve tuzaklarla hep bu süreçlerin dışında tutulduÄŸunu söyledi.

ErdoÄŸan, “İnÅŸallah bu defa aynı tezgaha düşmeyeceÄŸiz. Vesayetle, terör örgütleriyle, darbeyle elde edemedikleri neticeyi ekonomi üzerinden devÅŸirmeye çalışanların 2023 hesaplarını bozmak hepimizin namus borcudur. Milletimiz, asırlardır beklediÄŸi yere ulaÅŸmaya bir el uzatımı uzaklıkta olduÄŸunu görüyor, biliyorum.” diye konuÅŸtu.

Türkiye’nin, bölgesinin ve dünyanın lider ülkesi olmaya hiç olmadığı kadar yakın bulunduÄŸuna inandıklarını dile getiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Milletimize sözümüz var, Türkiye’nin bu tarihi fırsatı kaçırmasına izin vermeyeceÄŸiz. Hep birlikte çok çalışacağız, çok mücadele edeceÄŸiz. Kazanmadık gönül bırakmayarak 2023 seçimlerinden zaferle çıkıp, ülkemizi hak ettiÄŸi yere, Allah’ın izniyle ulaÅŸtıracağız.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelerin verdiği mesajların doğru anlanarak herkese anlatılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“AK Parti olarak ülkemizi 20 yıldır en ileri demokrasi ve kalkınma seviyesine çıkarmak için çalışırken birkaç alanın üzerinde bilhassa durduk, adeta üzerinde titredik. Bunlardan ilki, köylerinden ilçe ve il merkezlerine kadar ülkemizin her karışında izleri görülen geri kalmışlığı, altyapı eksikliÄŸini, sefaleti ortadan kaldıracak bir yatırım seferberliÄŸidir. Bugün televizyonlarda izledim. Edirne’de bütün buÄŸday tarlalarını katran-zift bürümüş. Belki sizler de izlediniz. Åžimdi deÄŸerli arkadaÅŸlar. Bunu anlatmayacak mıyız? EÄŸer biz anlatmazsak bilin ki kimse bunu anlatmayacaktır. Yaptıklarımızı anlatmayacak mıyız? 18 Mart Çanakkale Köprüsü’nü bırakın ülkemize, dünyaya mal etmeyecek miyiz? Aynı ÅŸekilde, daha yeni Tokat Havalimanı’nı açtık. Bütün bunlarla beraber Türkiye genelinde bakın ÅŸu an itibarıyla havalimanlarımızın sayısı 57’ye çıktı ve inÅŸallah bu yıl sonuna kadar bu sayı 60’ı bulacak. Bütün bunları bizim halkımıza mal etmemiz lazım. ‘Hafıza-i beÅŸer nisyan ile malüldür.’ Anlatırsak bunu kalplere, gönüllere kazırsak, vatandaÅŸ da ‘doÄŸru ya bunlar hakikaten varmış.’ demeye baÅŸlar.”

Okul, üniversite, spor tesisi, yol, köprü, tünel, baraj, elektrik, doÄŸal gaz, yapı kalitesi, kentsel dönüşüm ve sosyal desteklerle Türkiye’ye, her vatandaşın hayatına dokunan eser ve hizmetler kazandırdıklarını anlatan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Hamdolsun artık Türkiye’nin temel altyapı ihtiyaçları konusunda kayda deÄŸer bir eksiÄŸi kalmamıştır. Üzerinde durduÄŸumuz ikinci husus, demokrasimizi güçlendirmek, hak ve özgürlükleri geniÅŸletmek, tek parti faÅŸizmi devrinden beri bu ülkenin insanlarının yaÅŸadığı tüm maÄŸduriyetleri ortadan kaldırmak olmuÅŸtur.” dedi.

“Çankaya’dan geliyorum. Gelirken yolda çukurlardan geçilmiyor”

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, programa Çankaya Köşkü’nden geldiÄŸini belirterek, ÅŸunları kaydetti:

“Åžurada Ankara’da, ÅŸimdi Çankaya’dan geliyorum. Gelirken yolda çukurlardan geçilmiyor. Hani çukur-çamur diyorduk aynen ÅŸu anda Ankara bunu yaşıyor. İstanbul farklı mı? Hayır. Bizim üçlümüz vardı, çöp-çukur-çamur, göreve geldiÄŸimiz zaman İstanbul’u böyle almıştık. Aynen ÅŸu anda yeniden eski Türkiye geri geliyor. ArkadaÅŸlar bunları milletimize anlatmaya mecburuz. Anlatacağız, anlatacağız ki milletimiz de buradan hareketle bunların notunu versin. Adına ‘sessiz devrimler’ dediÄŸimiz o büyük dönüşümü baÅŸarıyla tamamlamış olmaktan gurur duyuyoruz. Demokraside katettiÄŸimiz mesafe, aynı zamanda milli iradenin üstünlüğü ilkesini de güçlendirmiÅŸ, milletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkma azmini bilemiÅŸtir.”

Üzerine titredikleri alanlardan birinin de savunma sanayi olduğunu bildiren Erdoğan, can ve mal güvenlikleri emniyette olmayan, yarınını göremeyen, geleceğinden umudunu kesmiş insanların yaşadığı bir ülkede, demokrasinin de kalkınmanın da gerçek manada tesisinin mümkün olmayacağına vurgu yaptı.

“İşe önce terörle mücadeleyle baÅŸladık…”

“Bunun için sınırlarımızı koruyacak güçlü bir orduya, içeride huzuru saÄŸlayacak güçlü bir polis ve jandarma teÅŸkilatına, sizi sürekli ve vaktinde bilgilendirecek donanımlı bir istihbarat teÅŸkilatına ihtiyaç vardır.” diyen ErdoÄŸan, iÅŸe önce terörle mücadeleyle baÅŸladıklarını kaydetti. CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Ülkemizin ayağında bir pranga haline dönüşen terör meselesini daha fazla kan dökülmeden, daha çok yürekler yanmadan, suhuletle çözmek için kimsenin cesaret edemediÄŸi riskleri alarak adımları attık. Kamuoyunda ‘Çözüm Süreci’ diye bilinen giriÅŸimi de iÅŸte bu samimi niyetle biz baÅŸlattık. Baktık ki terör örgütü bu dilden anlamıyor ve baÅŸka ajandalar peÅŸinde koÅŸuyor, öyleyse dedik ‘biz bunların anladıkları dilden konuÅŸacağız.’ Kahraman askerlerimizin, polislerimizin, jandarmalarımızın, güvenlik korucularımızın gayretleriyle terörü sınırlarımız içinde tamamen bitirme noktasına getirdik. Bununla da kalmadık, bataklığın kaynağına inerek, sınırlarımızın ötesinde kalıcı bir güvenlik koridoru oluÅŸturduk. Peki bu noktaya nasıl geldik? Malum olduÄŸu üzere Türkiye, yıllardır devam eden terörle mücadelesinde sadece siyasi deÄŸil, aynı zamanda savunma sanayi alanında da ciddi bir ambargoya maruz kalmıştır. Hükümete geldiÄŸimizde bu tabloyu gördüğümüz için savunma sanayini bizzat kendi himayemize alarak adım adım geliÅŸtirdik, büyüttük, güçlendirdik. Vatanımızın bütünlüğüne ve milletimizin birliÄŸine göz dikenler sınırlarımızın içinde ve ötesinde harekete geçtiklerinde savunma sanayimiz artık emekleme dönemini atlatıp ayaÄŸa kalkmış bir haldeydi.”

Recep Tayyip ErdoÄŸan, Türkiye’ye verilmeyen araç gereçleri, mühimmatı, elektronik sistemleri, yazılımları ihtiyaçları karşılayacak düzeyde yapabilir hale geldiklerini vurgulayarak, ÅŸu bilgileri verdi:

“İşte dün Filipinler’e ATAK helikopter teslimine arkadaÅŸlarımız gittiler. Düşünün, ÅŸimdi biz helikopter ihraç eder hale geldik. Terörle mücadelemizde ve sınır ötesi harekatlarımızda kimseye eyvallah etmedik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa o ÅŸekilde hareket ettik. Hamdolsun baÅŸlattığımız her harekatı da zaferle neticelendirdik. Bu süreçte kendini ispat eden savunma sanayi ürünlerimiz, dünya pazarının da gözdeleri haline gelmiÅŸtir. SİHA’larımızın sembolü haline geldiÄŸi bu büyük atılımın, yüzlerce, binlerce somut olarak çıktısı vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık konvansiyonel sistemlerin ötesine geçip uzayın da çalışma alanına dahil edildiği bir safhada olunduğunu söyledi.

“Bugün Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada itibarı yüksek, sözü dinlenen, müdahale ettiÄŸinde netice alabilen bir konumda bulunmasını, demokrasi ve kalkınma programlarımızı, savunma sanayimizi güçlendirmiÅŸ olmamıza borçluyuz.” diyen ErdoÄŸan, “Elbette hala çözmemiz gereken sıkıntılarımız, tamamlamamız gereken projelerimiz var. Ama artık o kritik aÅŸamayı geride bıraktığımıza emin olabilirsiniz. Bundan sonrası sadece vakit ve kaynak meselesidir.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin millet tarafından kurulmuÅŸ, millet tarafından iktidara getirilmiÅŸ, her zorlu mücadelesini milletin desteÄŸiyle kazanmış, millete hizmet etmekten baÅŸka gayesi olmayan bir parti olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, bunun için AK Parti’nin, genel baÅŸkanından sandık müşahidine kadar tüm mensupları, kurulları ve teÅŸkilatlarıyla milletin emrinde ve hizmetinde olduÄŸunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partimizin gücü, milletimizle arasındaki gönül bağının gücüyle orantılıdır. Bu ülkede içinde milletin olmadığı siyaseti yapan partiler hep olmuÅŸtur ve olacaktır. Ama dikkat ediniz, dışarıdan ve içeriden hangi destekleri alırlarsa alsınlar milletimiz bunlara ülkenin ve kendisinin kaderini, geleceÄŸini teslim etmiyor ve Allah’ın izniyle de etmeyecektir. Milletimiz, rahmetli Menderes’ten beri kendi medeniyet, kültür, inanç deÄŸerlerine sahip çıkarak, ülkeye hizmet edenleri baÅŸ tacı yapıyor. Buna karşılık, ideolojik saplantılarını kamu gücünün arkasına saklayan bir kesim her fırsatta millete de milletin temsilcilerine de çelme takmaktan geri durmamıştır. Ülkemizin her kritik döneminde milletin tercihlerinin ve hayallerinin hilafına dayatmalarla rotası deÄŸiÅŸtirilen Türkiye dönemi AK Parti ile özellikle artık geride kalmıştır.”

“Üzerinde uzlaÅŸtıkları bir cumhurbaÅŸkanı adayı yok”

En ÅŸanlı zaferi 15 Temmuz olan bu yeni dönemde Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç haline gelme hızının nasıl arttığına hep birlikte ÅŸahit olunduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, Cumhuriyetin kuruluÅŸunun 100’üncü yılı olan 2023’ün aynı zamanda AK Parti’nin kalkınma programlarının da dönüm noktası olduÄŸuna dikkati çekti.

Gelecek yılı önemli kılan bir baÅŸka hususun da 2023 Haziranı’nda yapılacak cumhurbaÅŸkanlığı ve milletvekilliÄŸi seçimleri olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Bu seçim öylesine önemlidir ki normal ÅŸartlarda sokakta rastlaÅŸsalar selam vermeyecek olanları aynı masa etrafında bir araya getirebilmiÅŸtir. Altılı, aynısı Macaristan’da oldu bak orada da bir altılı çıktı. Bunların koordinatörlerinin kimler olduÄŸunu da biliyorsunuz. Aynı merci, aynı odak Macaristan’da da koordinatör oldu. Unutmayın, aynı hesap burada da devam ediyor. Bunlara karşı çok gayret edip, gereken dersi de inÅŸallah ÅŸu kalan süre içinde mahalle mahalle dolaÅŸmak suretiyle kadın kollarımız, aynı ÅŸekilde kapı kapı dolaÅŸarak, 2023 Haziranı’nı Cumhur İttifakı olarak Allah’ın izniyle istediÄŸimiz hedefe kavuÅŸurcasına gerçekleÅŸtirmemiz lazım. Ortada üzerinde uzlaÅŸtıkları bir program yok. Üzerinde uzlaÅŸtıkları bir cumhurbaÅŸkanı adayı yok. Üzerinde uzlaÅŸtıkları bir kalkınma projesi yok. Üzerinde uzlaÅŸtıkları bir demokrasi adımı da yok. Program diye ortaya çıkardıkları metin, yurt dışında hazırlanıp ellerine tutuÅŸturulmuÅŸ bir rapordan ibarettir.

CumhurbaÅŸkanı adaylığı meselesinde dışarıya karşı renk vermeseler de arka planda saç saça baÅŸ baÅŸa bir kavga yaÅŸandığı anlaşılıyor. Kalkınma adına tek söyledikleri bizim 20 yılda yaptığımız her ÅŸeyi yıkacakları, bozacakları, imha edecekleridir. İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık yıkacaklardı, Marmaray’ı yıkacaklardı, Avrasya’yı yıkacaklardı, Osman Gazi’yi yıkacaklardı, Nissibi’yi yıkacaklardı. Åžimdi geldik 18 Mart Çanakkale’ye. Hadi yıkın. Bu millet artık bunlara bu fırsatı asla ve kat’a vermeyecek. Demokrasi babında kürsüde ettikleri fiyakalı lafları, çeÅŸitli vesilelerle ele verdikleri gerçek düşünceleri, gerçek niyetleri, sırıtan suratların gerisindeki kin ve nefret sızıntıları zaten boÅŸa çıkartıyor. Geriye ne kaldı? Geriye kala kala masada oturma düzenini, koridorda yürüme sırasını saÄŸlamayı bile beceremeyen yarım düzine muhteris kaldı. Hiçbir konuda ortada gözükmeyen bir program olduÄŸu gibi yapacakları hiçbir ÅŸey büyükÅŸehirlerinden tutunuz kendilerine varıncaya kadar ortada yok. Åžimdi bizim ülkenin ve milletin hayrına olan hiçbir konuda bir adım atamayan bu zavallılara Haziran 2023’te vereceÄŸimiz ders kaldı. Bunun için siz milletvekili arkadaÅŸlarımız olarak çok daha yoÄŸun bir ÅŸekilde gayret, çok daha yoÄŸun bir ÅŸekilde çalışmamız gerekiyor.”

Erdoğan, AK Parti Grubu ve Cumhur İttifakı olarak Meclisin en verimli, en sağlıklı çalışmasından sorumlu olduklarını dile getirdi.

Muhalefetin her alanda olduğu gibi yasama faaliyetlerinde de doğru ve hayırlı işlere katkı sağlamak gibi bir derdi olmadığını belirten Erdoğan, bunun yerine çoğunlukla süreci yavaşlatma yönünde gayret ortaya koyan muhalefet anlayışının, siyasetin eskiden beri var olan hastalığı olduğunu ifade etti.

Buna raÄŸmen Meclisin tarihinin en verimli yasama dönemlerinden birini geçirdiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “Milli iradenin temsilcileri olarak size tevdi edilen vazifeleri hakkıyla yerine getirme konusundaki gayretiniz ve fedakarlığınız için her birinize teÅŸekkür ediyorum. Tabii hiç unutmayacağımız bir ÅŸey var. O da tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeÅŸ olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” diye konuÅŸtu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından milletvekilleriyle iftar yaptı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir