Cumhurbaşkanı Erdoğan: Herkes bu milletin ne olduğunu Efes 2022 Tatbikatı’nda gördüğü gibi bundan sonra da görecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan Herkes bu milletin ne olduğunu Efes 2022 Tatbikatı'nda gördüğü gibi bundan sonra da görecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan Herkes bu milletin ne olduğunu Efes 2022 Tatbikatı'nda gördüğü gibi bundan sonra da görecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonra da böyle gidecek, kararlı bir şekilde emin adımlarla. Herkes bu milletin ne olduğunu, neler yapabileceğini dünkü tatbikatta gördüğü gibi bundan sonra da görecek.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii 1071 Konferans Salonu’nda düzenlenen Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, Yeni Şafak gazetesine, kendilerini böylesine anlamlı bir ödül merasimi vesilesiyle bir araya getirdikleri için teşekkür etti.

“Sözlerime 15 Temmuz gecesi FETÖ’cü hainler tarafından alçakça şehit edilen Mustafa Cambaz kardeşimizi rahmetle şükranla özlemle yad ederek başlamak istiyorum.” diyen Erdoğan, Allah’tan, şehidin ruhunu şad, makamını ali, mekanını cennet eylemesini dileyerek, ruhu için Fatiha okunmasını istedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im Mustafa kardeşimizi Peygamber Efendimize Aleyhissalatü Vesselam komşu eylesin. Bu vesileyle bugün aramızda bulunan ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve Yeni Şafak gazetesindeki siz mesai arkadaşlarına sabr-ı cemil diliyorum. Ayrıca tüm 15 Temmuz ve terörle mücadele şehitlerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.” diye konuştu.

“Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması basın dünyamıza yeni isimlerin, yeteneklerin katılmasına vesile olacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mustafa Cambaz’ın adını yaşatmayı amaçlayan bu yarışma için tebriklerini dile getirerek, “Bu sene ilkini gerçekleştirdiğimiz yarışmanın inşallah her yıl prestijini arttırarak yoluna devam edeceğine inanıyorum. Şüphesiz bu tür yarışmalar, adını taşıdıkları değerlerimize sahip çıkma yanında yeni kabiliyetlerin keşfedilmesine de imkan sağlamaktadır. Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması da inşallah basın dünyamıza yeni isimlerin, yeni yeteneklerin katılmasına vesile olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Jürinin titiz çalışmasıyla belirlenen 3 farklı kategoride, toplam 9 kişiye ödüllerinin takdim edileceğini aktaran Erdoğan, 2021’e damgasını vuran haber fotoğrafları dalında ödüle layık görülen Elif Öztürk, İsa Terli ve Mustafa Çiftçi’yi, kültürel ve tarihi fotoğraflar kategorisinde ödül alan Ümmü Kandilcioğlu, Caner Başer ve Aytaç Ünal’ı, yeni nesil fotoğraflar dalında ödül alan İsmail Coşkun, Muhammed Enes Yıldırım ve Ramazan Çırakoğlu’nu yürekten kutladı.

Ödül alsın ya da almasın yarışmaya katılan herkese ve jürinin saygıdeğer üyelerine emeklerinden dolayı şahsı, ülkesi ve milleti adına şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, “Yarışmaya iştirak eden tüm kardeşlerimizin şehit Mustafa Cambaz’ın emanetine ve mirasına hakkıyla sahip çıkacaklarını ümit ediyorum.” dedi.

“Zor da olsa, sonunda ölüm de olsa hep hakkın, hakikatin, adaletin safında yer almayı tercih etti”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda Cambaz’ın yakın mesai arkadaşlarını, aynı zamanda hayat tarihçesini izlediklerini ve dinlediklerini aktararak, şunları kaydetti:

“Şehidimizin mesleğine olan tutkusunun yanı sıra davasına, ülkesine, milletine ve İslam ümmetine olan sevdasına da bizzat şahitlik ettik. Mustafa Cambaz şahsiyetiyle duruşuyla temayüz etmiş, dokunduğu her gönülde silinmez izler, güzel hatıralar bırakmış bir kardeşimizdi. Doğruluğu, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve samimiyetiyle mesai arkadaşlarına daima örnek olan, İslam ahlakıyla donanmış vakur bir insandı. Kendisi hiçbir zaman ucuz hesapların, kolay yolların, geçici heveslerin peşinde koşmadı. Zor da olsa sonunda ölüm de olsa hep hakkın, hakikatin, adaletin safında yer almayı tercih etti.”

Mustafa Cambaz’ın, doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalmış bir muhacir olduğunu hatırlatan Erdoğan, Batı Trakya Türklerinden olan Cambaz’ın, Yunanistan’ın baskıcı, asimilasyoncu politikalarına karşı mücadele veren cesur bir yürek olduğunu söyledi.

Erdoğan, Cambaz’ın, “Yunan’a askerlik yapmam” diyerek, Gümülcine’deki köyünü bırakıp, İstanbul’a göç ettiğinde yeni evlenmiş, ömrünün baharında bir genç olduğunu dile getirdi.

Cambaz’ın inandığı değerler uğruna bedel ödemekten asla çekinmediğini vurgulayan Erdoğan, “İstanbul’u özellikle Boğazı çok sever, Türkiye’yi vatanı olarak görürdü. Mustafa Cambaz’ın dirayetli karakteri sadece özel hayatına değil, sosyal yaşamına, beşeri ilişkilerine, hepsinden önemlisi işine de yansımıştır. Kendisi aşk ile yaptığı mesleğinde de nitelikli ve özgün çalışmalarıyla öne çıkmış son derece başarılı bir fotoğraf muhabiriydi.” diye konuştu.

Türkiye’yi adım adım dolaşarak, 10 binin üzerinde fotoğraf çekti”

Erdoğan, Cambaz’ın kayıt fotoğrafçılığı olarak gördüğü mesleğinde, 2000’li yıllardan itibaren tüm Türkiye’yi adım adım dolaşıp, 10 binin üzerinde fotoğraf çektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni Şafak’ta görev yaptığı sırada ülkemizin dört bir yanındaki 118 ulu caminin binlerce fotoğrafını çekerek, büyük bir arşiv bırakmıştır. Mustafa kardeşimiz, çileli hayatı, mesleği, çektiği fotoğraflar yanında şehadetiyle de adını tarihimize nakşetmiştir. 15 Temmuz gecesi hiç düşünmeden, yanından bir an olsun ayırmadığı fotoğraf makinesini dahi almadan meydanlara ilk koşan kahramanlar arasındaydı. ‘Kalkışmayı yapanlar kalktıkları gibi oturamamalı’ diyerek sokağa fırladığı o gece şehadet şerbetini içen 251 kardeşimizden biri de Mustafa’ydı. Ruhunu bir dolara satmış FETÖ’cü hainler, Mustafa Cambaz kardeşimizi göğsünden iki kurşunla vurarak şehit ettiler. Mustafa ile kahramanca toprağa düşen 251 insanımız, o gece bize canları pahasına istiklalimizi ve istikbalimizi hediye ettiler. Merhum Mehmet Akif İnan ne güzel anlatmış: ‘Kanımın nehriyle cetvellediğim bu toprak söyleyin neden çoraktır?/ En kara putların saldırısından yurdumun ki alnı ay gibi aktır/ Anamı sorarsan büyük Doğu’dur, Batı ki sırtımda paslı bıçaktır/ Yiğitler yol alsa destana doğru şehitler gözümde aynen bayraktır/ Gel kurut bu çağın kargaşasını seninle beklenen şimdi şafaktır.’ Göğüslerini siper ederek, Ehl-i Salibin hayasız akınını durduran tüm yiğitlerden Rabbim razı olsun diyorum. Rabbim bizleri şehitlerimizin kutlu yolundan ayırmasın diye dua ediyorum.”

”Türkiye, dünyanın en büyük şehitliğidir”

Erdoğan, bugün 85 milyon olarak üzerinde özgürce yaşanılan bu toprakların aziz şehitlerin emaneti olduğuna vurgu yaparak, her karışında bir aslanın yattığı Türkiye’nin dünyanın en büyük şehitliği olduğunu söyledi.

Türkiye’nin aynı zamanda Mustafa Cambaz gibi doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalan mazlum ve mağdurlara kucak açmış bir esenlik yurdu olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Büyük ve güçlü Türkiye davasına sahip çıkmak hepimiz için bir görev olmanın ötesinde şehitlerimize karşı mesuliyetimizin de gereğidir. Bu anlayışla 40 yıldır siyaset arenasında kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Mabetlerimizin üstüne namahrem eli değmesin, Ezan-ı Muhammediler semalarımızdan eksilmesin, ay yıldızlı bayrağımız göklerde nazlı nazlı dalgalansın diye gecemizi gündüzümüze katıyoruz. ‘Zulüm 1453’te başladı’ diyen mankurtlara, İstanbul’un fethini 569 yıldır hazmedemeyen Bizans artıklarına inat bu güzel şehre sahip çıkıyoruz. Feth-i mübinin nişanesi olan Ayasofya’yı, 84 yıllık mahzunluğun ardından hamdolsun aslı hüviyetine tekrar kavuşturduk. Fatih’in emaneti bu ibadethaneyi yeniden ezanla, namazla, salavatla, Kur’an-ı Kerim’in yüreklere işleyen mübarek tilaveti ile buluşturduk. Bizden önce yıllarca bakımsızlığa mahkum edilen güzel İstanbul’umuzu yatırımlarımızla tekrar ayağa kaldırdık.”

Erdoğan, tüm dünyanın göz bebeği olan İstanbul’u, bir nakkaş titizliğinde camilerle, köprülerle, yollar ve tünellerle adeta ilmek ilmek dokuduklarını belirtti.

“81 vilayetin tamamına mührümüzü vurduk”

Büyük Çamlıca Camisi’nin tüm haşmetiyle İstanbul’u kucakladığını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Mimar Sinan Camisi aynı şekilde. Şimdi Barbaros Hayrettin Paşa Camisi bu yılın sonuna doğru o da bitecek. O da bütün ihtişamıyla Müslümanlara ve İslam’a hizmet edecek. Marmaray ve Avrasya Tüneli iki kıtayı denizin altından birbirine bağlıyor. Yavuz Sultan Selim Köprümüz bir gerdanlık gibi Boğazı süslüyor. Şehir hastanelerimiz, İstanbullu hemşehrilerimize şifa kapısı oluyor. Yıllık 90 milyon yolcu kapasitesiyle İstanbul Havalimanı, şehrimizi diğer vilayetlerle birlikte tüm dünyaya bağlıyor. Sadece İstanbul’a değil, kazandırdığımız eserler ve yatırımlarla 81 vilayetin tamamına mührümüzü vurduk. Elbette bu süreçte sokak olaylarından vesayet girişimlerine, darbe teşebbüslerinden terör eylemlerine kadar pek çok tehditle karşılaştık. Saçma sapan iddialar üzerinden partimiz kapatılmaya çalışıldı. ‘Cumhuriyet mitingleri’ kılıfı altında açıkça darbe çağrısı yapıldı. Ağaç ve çevre bahanesi ile başlatılan Gezi olayları ile sokaklarımız kana ve ateşe bulanmak istendi. 17-25 Aralık’ta emniyet, yargı teşkilatlarındaki militanları, 15 Temmuz’da ordu içindeki hainleri kullanarak, milli iradeyi saf dışı bırakmaya kalkıştılar. PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından, DHKP-C’sine besleyip büyüttükleri ne kadar yılan varsa hepsini üzerimize saldılar. Son 20 yıllık dönemde milli iradeyi gasbetmek, milletin iradesine pranga vurmak için, 85 milyonun birliğine, beraberliğine, kardeşliğine dinamit koymak için gizli-açık pek çok operasyon yaptılar. Ama ne yaptılarsa bizi, ülkemize, milletimize ve insanlığa hizmet yolundan alıkoyamadılar. Önce Allah’ın yardımı, sonra aziz milletimizin samimi duası ile tüm saldırıları boşa çıkardık. ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Şafak gibi basının yüz akı gazetelerin güçlü desteğiyle emperyalistlerin emellerini gerçekleştirmelerine izin vermediklerini söyledi.

“Tatbikat gerekene gereken cevabın verilmesi noktasında çok hayırlı bir adım oldu”

Kendisini Türkiye’nin adeta patronu gibi gören azgın azınlığın, sessiz çoğunluk üzerinde tahakküm ve baskı kurmasına müsaade etmediklerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“2023’e giden kritik süreçte karşılaştığımız zorluklara rağmen mücadele azmimizi daha da perçinleyerek yolumuza devam ediyoruz. Yola çıkarken milletimize ne söz vermişsek inşallah bunların tamamını gerçeğe dönüştürene kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok. Evlatlarımıza, üzerinde özgürce yaşayacakları bir Türkiye bırakana kadar ilk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla çalışmakta kararlıyız. Varsın birileri millete tepeden bakan elitlere yaranmak için 40 takla atsın. Varsın birileri aslını inkar etme pahasına masada koltuk kapmaca oynasın. Varsın birileri 15 Temmuz destanına kontrollü darbe iftirası atan korkaklarla yol arkadaşlığı yapsın. Varsın birileri 251 şehidimizin katillerini yargıdan kaçırmak için olmadık hesaplar peşinde koşsun. Biz son 40 yıldır hep olageldiği gibi inşallah yarın da milletimizle gönül gönüle, omuz omuza yol yürümeye devam edeceğiz.”

Şehitlere minnet borcunu, onların uğruna hayatlarını feda ettikleri idealleri gerçekleştirerek ödemeyi sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte dün Efes-2022 Tatbikatı’nı yaptık İzmir’de ve bunun yanında da Yunanistan bir üçlü olarak kendi içinde toplantılarını yapmışlar. Bu toplantılarında da Türkiye ile ilişkiler noktasında bu moratoryumla bu işi gözden geçirelim ve bu sıkıntılı dönemi atlatalım demişler. 37 ülke katıldı bizim bu tatbikatımıza ve Yunanistan bunların yarıdan fazlasına ‘Katılmayın’ diye de haber göndermiş. Tabii hemen hemen tamamına yakını dinlemediler. Hepsi bizimle birlikte o tatbikatta yer aldılar, Amerika başta olmak üzere. Bu başarılı tatbikat hamdolsun gerekene gereken cevabın verilmesi noktasında çok hayırlı bir adım oldu. Bundan sonra da böyle gidecek, kararlı bir şekilde emin adımlarla. Herkes bu milletin ne olduğunu, neler yapabileceğini dünkü tatbikatta gördüğü gibi bundan sonra da görecek.”

”Türkiye’ye son 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdık”

Türkiye’ye son 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını, bugünkü sıkıntıları da yine kendilerinin çözeceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’yi içeriden ve dışarıdan kuşatmak, diz çöktürmek isteyenlere aradıkları fırsatı vermeyeceklerini dile getirdi.

Bunun için tüm güçleriyle gece-gündüz çalışacaklarını, milletin gönlünü kazanarak yollarına devam edeceklerini ve Allah’ın izniyle 2023 hedeflerini hayata geçireceklerini belirten Erdoğan, “Yavaş yavaş şekillendirmeye başladığımız 2053 vizyonumuzu evlatlarımıza kutlu bir miras olarak bırakacağız. Hak yolunda, hakkaniyet yolunda, adalet yolunda, milletimizin güvenliği ve refahı yolunda son nefesimize kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kardeşlerim, ölümsüz şehitlerimizin bize mesajı budur.” diye konuştu.

Şehit Cambaz’a Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm şehit yakınlarına sabır dileyen Erdoğan, Yeni Şafak gazetesini böyle bir yarışma ile şehit Mustafa Cambaz’ın aziz hatırasını yaşattıkları için tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen foto muhabirlerini de tebrik ederek başarı diledi.

Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Albayrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Ameller niyetlere göredir” hadisinin yazılı olduğu bir hat tablosu hediye etti.

Anadolu Ajansı’na 5 ödül

Şehit Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni’nde Anadolu Ajansı foto muhabirleri 3 kategoride 5 ödüle layık görüldü.

“Haber Fotoğrafları” kategorisinde ilk 3 dereceyi de AA foto muhabirleri elde etti. Bu kategoride Elif Öztürk “Busenaz Sürmeli Olimpiyat Şampiyonu” fotoğrafıyla birincilik, “Sisler İçinde İstanbul” fotoğrafıyla İsa Terli ikincilik, “Yangından Kaçış” fotoğrafıyla da Mustafa Çiftçi üçüncülük ödülünü aldı.

“Kültürel ve Tarihi Fotoğraflar” kategorisinde Ümmü Kandilcioğlu “Alem Ustası” fotoğrafıyla birinciliğe, Caner Başar ”Edirne’de Gündoğumu” fotoğrafıyla ikinciliğe, AA foto muhabiri Aytaç Ünal da “Semazenler Konya” fotoğrafıyla üçüncülüğe layık görüldü.

“Drone Çekimi – Serbest Haber” kategorisinde ise birinciliği “Müsilaj” fotoğrafıyla İsmail Coşkun, ikinciliği “Fatih Camisi’nde Bayram Namazı” fotoğrafıyla AA foto muhabiri Muhammed Enes Yıldırım, üçüncülüğü “Flamingolar” fotoğrafıyla Ramazan Çırakoğlu elde etti.

Dereceye girenler ödüllerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden alırken, AA Görsel Haberler Yayın Yönetmeni Fırat Yurdakul’un da aralarında olduğu jüri üyelerinin de katılımıyla hatıra fotoğrafı çektirildi.

Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, TBMM Başkanvekili Celal Adan, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, 15 Temmuz şehit ve gazilerinin yakınları ile çok sayıda davetli katıldı.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir