Cumhurbaşkanı Erdoğan: Holokost utancı, Avrupalı liderleri adeta esir almış durumda

Cumhurbaşkanı Erdoğan Holokost utancı, Avrupalı liderleri adeta esir almış durumda

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Holokost utancı, Avrupalı liderleri adeta esir almış durumda. Sadece yöneticiler deÄŸil, Batılı entelektüeller, basın kuruluÅŸları ve insan hakları örgütleri de aynı ÅŸekilde İsrail’i aklamanın peÅŸinde.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki CumhurbaÅŸkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

KonuÅŸmasına, Berlin Olimpiyat Stadı’nda oynanan Euro 2024 hazırlık maçında Almanya karşısında tarihi bir galibiyete imza atan A Milli Futbol Takımı’nı kutlayarak baÅŸlayan ErdoÄŸan, millilerin, deplasmanda 72 yıl sonra gelen 3-2’lik skorla hem büyük bir sevinç hem de oynadıkları oyunun güzelliÄŸiyle tarifsiz bir gurur yaÅŸattığını söyledi.

Gurbetçilerin coÅŸkuyla Milli Takımın yanında yer almalarının da ayrıca anlamlı olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, Berlin Olimpiyat Stadı’nı adeta bayram yerine çeviren tüm gurbetçilere şükranlarını sundu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, millilerin, bu baÅŸarı çıtasını daha da yukarıya taşıyarak, 2024 Avrupa Åžampiyonası’nda yeni zaferler tattıracaklarına inandığını dile getirdi.

Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸası için verdikleri mücadeleyi kararlı bir ÅŸekilde sürdürdüklerini vurgulayan ErdoÄŸan, son Kabine Toplantısı’ndan bu yana içeride ve dışarıda birçok etkinliÄŸe, zirveye, görüşmeye, açılış törenine iÅŸtirak ettiÄŸini kaydetti.

Kazakistan’ın ev sahipliÄŸinde “Türk Devri” temasıyla Astana’da düzenlenen Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın 10’uncu Zirvesi’nde Türk dünyası olarak birliÄŸi, beraberliÄŸi, dayanışmayı bir kez daha perçinlediklerinin altını çizen ErdoÄŸan, teÅŸkilatın hem üye sayısı hem iÅŸbirliÄŸi alanı hem de kurumsallaÅŸma açısından katettiÄŸi mesafeden memnuniyet duyduklarını söyledi.

ErdoÄŸan, Gaspıralı İsmail Bey’in 1,5 asır önce hayalini kurduÄŸu “dilde, fikirde, iÅŸte birlik idealine” adım adım yaklaÅŸtıklarını ifade etti.

“BaÄŸların daha da kuvvetlenmesini saÄŸlıyoruz”

Macaristan’ın ardından geçen yıl KKTC’nin anayasal ismiyle teÅŸkilata gözlemci üye olmasının tarihi bir adım olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, böylece Kıbrıs Türküne uygulanan tecridin kırılması yanında Türk dünyasının Kıbrıs halkına olan desteÄŸini de ortaya koyduklarını dile getirdi.

ErdoÄŸan, geçen hafta 40’ıncı kuruluÅŸ yıl dönümünü gururla kutlayan KKTC’nin 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ederek, ÅŸunları kaydetti:

“Ömrünü Kıbrıs davasına vakfeden Doktor Fazıl Küçük’ü, Kurucu CumhurbaÅŸkanı Rauf DenktaÅŸ’ı bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Enerjiden güvenliÄŸe, savunmadan altyapı yatırımlarına kadar her alanda attığımız adımlarla anavatanla yavru vatan arasındaki ekonomik, ticari ve beÅŸeri baÄŸların daha da kuvvetlenmesini saÄŸlıyoruz. Son olarak 4 ay önce 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nda, Ercan Havalimanı’nın Yeni Terminal Binası ve pistinin açılışını gerçekleÅŸtirdik. İnÅŸallah çok daha fazlasını baÅŸaracağız. Zaman, verdiÄŸi sözlerin hilafına davranarak Kıbrıs Türklerini cezalandıran Avrupa BirliÄŸi’nin ne kadar büyük bir yanlış yaptığını ispat edecektir. Maruz kaldığımız onca haksızlığa raÄŸmen adil ve kalıcı çözüm irademizi muhafaza ediyoruz. Bunun yolunun da Kıbrıs Türklerinin eÅŸit egemenliÄŸinin ve eÅŸit uluslararası statüsünün teyit edilmesinden geçtiÄŸi kanaatindeyiz.”

“En büyük zararı Ermenilere verdiler”

Kıbrıs Türkünü ambargolarla haklı davalarından döndürmeye çalışanların, Kafkasya’da yeni oyunlar peÅŸinde koÅŸtuÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, “Kimi Batılı güçler KarabaÄŸ Savaşı ile birlikte bölgemizde artık yepyeni bir dönemin baÅŸladığını halen idrak edemiyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:

“Ermenistan’ı yıllarca kışkırtarak bu coÄŸrafyada yaÅŸayan tüm insanların acıları, sıkıntıları ve kavgaları üzerinden kendilerine rant devÅŸirenler, aslında en büyük zararı Ermenilere verdiler. GerçekleÅŸmesi mümkün olmayan ham hayalleri körükleyerek Ermenileri istismar ettiler, kullandılar, güvensizliÄŸe mahkum ettiler. Bu gerçeÄŸi artık Ermenistan’ın da görmesi ve kabullenmesi gerekiyor. Ermeni halkı ve yöneticilerinin güvenliÄŸi binlerce kilometre ötede deÄŸil, komÅŸularıyla barışta ve iÅŸbirliÄŸinde aramaları daha doÄŸru olacaktır. Batılı ülkeler tarafından gönderilen hiçbir silah ve mühimmat, kalıcı barış ortamının saÄŸlayacağı huzurun yerini tutamaz. Ermenilerin 30 yıl sonra ortaya çıkan barış fırsatını yine farklı hülyalara kapılarak boÅŸa harcamamaları en büyük temennimizdir. Buradan bir kez daha Ermenistan’a, Azerbaycanlı kardeÅŸlerimizin uzattığı barış elini tutması çaÄŸrısında bulunuyorum. Türkiye olarak bizim de Azerbaycan ile iÅŸbirliÄŸi içinde sürecin baÅŸarısı için gerekli adımları atmaya hazır olduÄŸumuzu tekrar ifade ediyorum.”

“Küresel rekabette yerimizi aldık”

Kazakistan dönüşü açılışını yaptıkları Ford Otosan Yeniköy Fabrikası’nın toplam 3 bin 500 kiÅŸiye istihdam saÄŸlayacak önemli bir yatırım olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, otomotiv sektörünün Türk ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdürdüğünü vurguladı.

ErdoÄŸan, geçen yıl 9 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası verilen bu sektörde Türkiye’nin, dünyanın 13’üncü en büyük otomotiv üreticisi konumunda olduÄŸunu dile getirerek, ÅŸunları kaydetti:

“Ancak Türkiye, dünyanın sayılı otomotiv ihracatçılarından biri olmasına raÄŸmen, maalesef uzun yıllar kendi yerli ve milli markasına sahip deÄŸildi. Togg’un üretimi ve satışa baÅŸlamasıyla yeni geliÅŸen elektrikli araçlar alanında kendi markamızda küresel rekabetteki yerimizi aldık. Her aÅŸamasını yakından takip ettiÄŸim bu projenin hayata geçmesiyle ‘Türk araba yapamaz’ diyenleri, ‘fabrikada üretim bandı yok’ diyenleri, ‘bu araç satılmaz, vatandaÅŸ bunu almaz’ diyenleri, yani bundan 60 yıl önce Devrim Otomobili Projesini garaja mahkum eden zihniyetin günümüzdeki uzantılarını hüsrana uÄŸrattık. Birilerinin müstehzi bir edayla ‘bunun fabrikası nerede’ diyerek aklınca dalga geçtiÄŸi Togg ÅŸimdiye kadar 12 bine yakın teslimat yaptı. Üretim bandından inen ve teslim edilen araç sayısı günden güne artıyor. Geçen yıl dünyada 14 milyon elektrikli araç satıldığı düşünüldüğünde bu yarışa nasıl isabetli bir zamanda dahil olduÄŸumuz daha iyi anlaşılacaktır.”

ErdoÄŸan, kasım ayının ilk haftası Rize’de toplam yatırım bedeli 2 milyar 886 milyon lira olan eser, proje ve hizmetlerin resmi açılışını yaptıklarını anımsattı.

Ekonomik İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı’nın 16. Zirvesi’nin 8-9 Kasım’da Özbekistan’da düzenlendiÄŸini hatırlatan ErdoÄŸan, zirvede Özbekistan CumhurbaÅŸkanı Åževket Mirziyoyev’in yanı sıra katılımcı ülkelerin liderleriyle bir araya geldiÄŸini söyledi.

Vefatının 85. yıl dönümü olan 10 Kasım’da hem Cumhuriyetin banisi Gazi Mustafa Kemal’i hem de kahraman silah arkadaÅŸlarını bir kez daha saygıyla yad ettiklerini ifade eden ErdoÄŸan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun anma toplantısında Türkiye’nin geçmiÅŸten bugüne serencamını ve Cumhuriyet dönemini deÄŸerlendirme imkanı bulduklarını dile getirdi.

“5 milyon fidanı toprakla buluÅŸturduk”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, her yıl Milli AÄŸaçlandırma Günü olarak kutlanan 11 Kasım’ı bu sene de ülke genelinde bir aÄŸaçlandırma seferberliÄŸine dönüştürdüklerini belirterek, şöyle konuÅŸtu:

“Milli AÄŸaçlandırma Günü’nde Türkiye’nin 2023 noktasında 5 milyon fidanı toprakla buluÅŸturduk. Ayrıca, her ilimizde 100. Yıl Cumhuriyet Ormanlarının kuruluÅŸunu gerçekleÅŸtirdik. Bu tablo, küresel ısınmanın ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin tüm insanlığın bekasını tehdit eder boyutlara ulaÅŸtığı bir dönemde ayrıca önemlidir. Önümüzdeki dönemde havanın, suyun, toprağın, aÄŸacın ve varisi olduÄŸumuz bütün güzelliklerin korunması için daha çok çalışacağız. ‘Türkiye Yüzyılı’na Nefes’ sloganıyla yürüttüğümüz. bu çalışmalara destek veren herkese, milletimin her bir mensubuna teÅŸekkür ediyorum.”

“Türkiye, kerim devlet vasfına dönemimizde kavuÅŸtu”

Türkiye’yi yeni bir tasavvur ve yaklaşımla tanıştırdıkları bütün bu alanların başında, sosyal devlet olgusunun geldiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihten tevarüs ettiÄŸi kerim devlet vasfına tam manasıyla ilk kez bizim dönemimizde kavuÅŸmuÅŸtur. Kurucu kadronun hayallerini süsleyen, kimsesizlerin kimsesi olan cumhuriyet özlemi, gayretlerimiz neticesinde 21 yılda idealden çıkıp, hakikate dönüşmüştür. İnsanı yaÅŸat ki devlet yaÅŸasın düsturu, ülkemize dünyanın en geniÅŸ kapsamlı sosyal güvenlik ve saÄŸlık sistemini kazandırdı. Devletimizin ÅŸefkat ÅŸemsiyesi dışında hiçbir vatandaşımızın kalmaması için özel çaba harcadık. Fakir fukara, garip gurebanın elinden tuttuk. Åžehitlerimizin emanetlerine, kahraman gazilerimize sahip çıktık. Engelli kardeÅŸlerimize, bakıma muhtaç yaÅŸlılarımıza, yetim ve öksüz çocuklarımıza kucak açtık. ÇeÅŸitli destek programlarından evde bakım hizmetlerine kadar farklı alanlarda yeni düzenlemeleri devreye aldık. Halkçılık maskesi altında yıllardır bu ülkede halk düşmanlığı yapanlar bilmese de hizmetlerden faydalanan kardeÅŸlerimiz evinde, iÅŸ yerinde, okulunda, hastanesinde her yerde bu gerçekleri bizzat görüyor ve yaşıyor.”

“Darülacezemizi donanımlı komplekse kavuÅŸturduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal devlet uygulamalarında da mevcutla yetinmediklerini, kendilerini sürekli geliştirdiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Geçen hafta hizmete sunduÄŸumuz Darülaceze Sosyal YaÅŸam Åžehri bunun en son örneÄŸiydi. 2. Sultan Abdülhamid Han’ın emaneti 128 yıllık büyük bir çınar olan Darülacezemizi her açıdan donanımlı, rahat, huzurlu ve güvenli bir sosyal hizmet kompleksine kavuÅŸturduk. İnÅŸaat alanı 146 bin metrekareyi bulan, ÅŸimdilik 928 yatak kapasitesine sahip yatay mimari tarzında inÅŸa edilen, 23 bloÄŸu, camisi, kilisesi ve havrasıyla gerçekten muhteÅŸem bir eseri ülkemize kazandırdık. YaÅŸadığımız deprem felaketine raÄŸmen 1,5 yıl gibi kısa sürede inÅŸasını tamamladığımız Darülaceze Sosyal YaÅŸam Åžehrimizin, sakinleri baÅŸta olmak üzere milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

“İhtiyaç sahiplerinin imdadına koÅŸuyoruz”

Türkiye’nin yurt dışında da mazlumun, maÄŸdurun, ezilenlerin, zulme ve baskıya uÄŸrayanların yanında olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“AFAD, Kızılay ve TİKA’mızla dünyanın en zor coÄŸrafyalarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluÅŸlarımız ile ihtiyaç sahiplerinin imdadına koÅŸuyoruz. Türkistan’dan Afganistan’a, Balkanlar’dan Afrika’ya kadar nerede gözü yaÅŸlı, gönlü kırık kimse varsa Türkiye’nin ÅŸefkat eli oradadır. Filistin’deki mazlumların acısı nasıl bizim acımızsa Uygur kardeÅŸlerimizin, Ahıska Türkü, Kırım Tatarı, Kerkük Türkmen’i kardeÅŸlerimizin sıkıntısı da aynı ÅŸekilde bizim sıkıntımızdır. Hiçbir ayrım yapmadan bunların hepsiyle yakından ilgileniyoruz. Her kim Türkiye’yi soydaÅŸlarının derdine sırtını dönmekle itham ediyorsa ya gafildir ya cahildir ya da yabancı güçler namına çalışan beÅŸinci kol elemanıdır. Türkiye’nin soydaÅŸ ve akraba topluluklara yönelik hassasiyeti zirveye bizim dönemimizde çıkmıştır. İnÅŸallah bundan sonra da her daim kardeÅŸlerimizin yanında olmaya devam edeceÄŸiz.”

“Gazze’de 7 Ekim’den beri tam anlamıyla vahÅŸet sergilenmektedir”

“İsrail’in 7 Ekim’den beri süren, ahlaksız ve alçak saldırıları altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazze halkına bu anlayışla sahip çıkıyoruz.” diyen ErdoÄŸan, ÅŸimdiye kadar Gazzelilere ulaÅŸtırılmak üzere 11 uçak dolusu malzeme ile bir sivil insani yardım gemisinin Mısır’a gönderildiÄŸini kaydetti.

“Gazzeli kardeÅŸlerimiz için toplam 800 tona varan insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik.” diyen ErdoÄŸan, Mısır makamlarıyla iÅŸbirliÄŸi içerisinde yardım malzemelerinin Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye ulaÅŸtırılmasını saÄŸladıklarını ifade etti.

ErdoÄŸan, “Biliyorsunuz İsrail, suyunu, yakıtını, elektriÄŸini, iletiÅŸimini komple keserek Gazze halkını sadece öldürmekle kalmıyor, aynı zamanda teamülden hastaneleri bombalayarak, Gazzelilerin direniÅŸ azmini de kırmaya çalışıyor. Üstat Sezai Karakoç’un ÅŸu mısralarında anlattığı vahÅŸet tablosu, Gazze’de ve iÅŸgal edilmiÅŸ Filistin topraklarında yaÅŸananlara tercüman olmaktadır. ‘Gülle kusuyor ana rahmi. Bomba parçalıyor beynini bebeÄŸin. Tanklar saldırıyor evlere, bir anda ev yok, tank var. Uçak var, gök yok, utanç var. Ve kime karşı bütün bunlar, masum Müslümanlara karşı.’ Gazze’de 7 Ekim’den beri tam anlamıyla vahÅŸet, bin yıl önceki Haçlı iÅŸgalinde, 2. Dünya Savaşı’nda yaÅŸananları aratmayan bir gaddarlık sergilenmektedir.” dedi.

İsrail yönetiminin askeri ve silahlı sivilleri ile “bir atışta iki ölü” diyerek hamile kadınları daha doÄŸmamış bebekleriyle katletmekle övünen bir cinnet hali içinde olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çocukları, daha aÄŸzı süt kokan sabileri, onların anne ve babalarını, yaÅŸlı erkek ve kadınları uçaklarla, tanklarla, toplarla bombalayarak üzerlerine mermi yaÄŸdırarak öldürmenin adı savaÅŸ deÄŸildir. Bunun adı barbarlıktır, eÅŸkıyalıktır, devlet terörüdür. Netanyahu, İsrail halkı nezdinde tamamen yitirdiÄŸi itibarını hastaneleri, okulları, ibadethaneleri bombalayarak yeniden kazanma çabasındadır. Bilhassa hastaneler, İsrail mezaliminin sembolü olmuÅŸtur. Gazze’de hizmet veren neredeyse tüm hastaneler, İsrail’in saldırıları sebebiyle ya yıkıldı ya zarar gördü ya da kullanılamaz hale geldi. Gazze’nin en büyük saÄŸlık tesisleri olan El-Ehli Baptist ve Åžifa hastanelerinde yaÅŸanan vahÅŸeti hepimiz takip ettik. Bu hastanelerle ilgili İsrail’in ortaya attığı iddiaların tamamen safsatadan ibaret olduÄŸu anlaşıldı ama buna raÄŸmen Akif’in ‘tek diÅŸi kalmış canavar’ diye tarif ettiÄŸi güya medeni dünya, İsrail’in hastanelere yönelik saldırılarını sessizce seyretti. Hatta savaÅŸ hukukunun açık ihlali olan hastane saldırılarına ‘İsrail’in kendini savunma hakkı’ diyerek destek veren ülkeler gördük. Bu iklimde biz kalbimizle buÄŸz ve dilimizle ifade etmenin yanı sıra, elimizle de üzerimize düşenleri yapmanın gayreti içindeyiz.”

“Avrupa’sından Amerika’sına hiçbir ülkeden en küçük bir tepki dahi gelmiyor”

Gazze’deki tek onkoloji hastanesinin vurulması akabinde buradaki kanser hastalarının Türkiye’ye sevkiyle ilgili giriÅŸimleri baÅŸlattıklarını belirten ErdoÄŸan, aralarında kanser tedavisi görenlerin de yer aldığı toplam 88 hastayı, 61 refakatçisiyle birlikte Türkiye’ye getirdiklerini söyledi.

PerÅŸembe günü kanser hastalarını ziyaret ettiklerini, acılarını paylaÅŸtıklarını, millet adına dualarını almanın bahtiyarlığını yaÅŸadıklarını belirten ErdoÄŸan, Gazze’de mahsur kalan vatandaÅŸların bir kısmının tahliyesini dün gerçekleÅŸtirdiklerini, diÄŸerleri ile ilgili de çabaların sürdüğünü ifade etti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz dayanışmanın gücüne, paylaÅŸmanın bereketine inanan insanlarız. Tarih boyunca olduÄŸu gibi günümüzde de Türk özlenendir, gözlenendir. Mazlum ve maÄŸdurların hamisidir. Türkiye tarihi misyonunu nemelazımcılık yaparak deÄŸil, başı dara düşenlere kucak açarak yerine getirebilir. Biz de Gazzeli mazlumların imdadına koÅŸarken, iÅŸte bu misyonun hakkını vermeye çalışıyoruz. Aziz milletim, Türkiye olarak Gazze’de akan kanın durması için seferber olmuÅŸken, Batılı ülkelerin vicdansızlığını yüzümüz kızararak takip ediyoruz. İsrail iÅŸgal güçleri her gün kadın, çocuk, gazeteci, doktor, yaÅŸlı, sivil demeden masumları katlediyor ama Avrupa’sından Amerika’sına hiçbir ülkeden en küçük bir tepki dahi gelmiyor.

Çocuklara, kadınlara ve yaÅŸlılara karşı atom bombası atma tehdidi dahil modern savaÅŸ araçlarının tamamını kullanan İsrail ve onu destekleyen herkes sadece tarih önünde deÄŸil, insanlık vicdanı nezdinde de yargılanacaktır. İspanya gibi bir, iki vicdan sahibi ülkeyi dışarıda bırakırsak, Batılı kurum ve kuruluÅŸlar Gazze’den yükselen feryatlara kulaklarını tamamen tıkadılar. AteÅŸkes sözcüğünü kullanmaktan bile çekinen bir ürkeklikle, daha doÄŸrusu korkaklıkla karşı karşıyayız. Holokost utancı, Avrupalı liderleri adeta esir almış durumda. Sadece yöneticiler deÄŸil, Batılı entelektüeller, basın kuruluÅŸları ve insan hakları örgütleri de aynı ÅŸekilde İsrail’i aklamanın peÅŸinde. İsrail yönetimi de Holokost’u, Filistinlilere yönelik soykırıma varan saldırıların kalkanı olarak kullanıyor.”

İsrail’in, ateÅŸkes çaÄŸrısı dahil, her türlü tepkiyi, antisemitizm parantezine alarak anında boÄŸmaya çalıştığını belirten ErdoÄŸan, buna Almanya’ya gerçekleÅŸtirdikleri son seyahatte bir kez daha üzülerek ÅŸahit olduklarını vurguladı.

“Almanya ile her alanda iÅŸbirliÄŸimizi güçlendirmekte kararlıyız”

“Her ne kadar Gazze meselesinde farklı düşünsek de Almanya ile tarihten gelen güçlü dostluÄŸumuza büyük ehemmiyet veriyoruz. 50 milyar doları bulan toplam ticaret hacmi ile en büyük ticaret ortağımız olan Almanya ile her alanda iÅŸbirliÄŸimizi güçlendirmekte kararlıyız. Gerek CumhurbaÅŸkanı Sayın Steinmeier, gerekse Åžansölye Olaf Scholz kendileriyle yaptığım görüşmelerde bu konularda mutabık kaldık.” diyen ErdoÄŸan, Gazze’deki insani trajedinin engellenmesi ve bölgede kalıcı barışın tesisi yolunda Almanya ile diyalog içinde olmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrail’in ne kadar uÄŸraşırsa uÄŸraÅŸsın antisemitik yaftası vuramayacağı tek ülke Türkiye’dir. Çünkü Türkiye’nin ne uzak ne yakın geçmiÅŸinde böyle bir utanç lekesi göremezsiniz. Hak bildiklerimizi, birilerini rahatsız etse de cesaretle dillendirmemizin sebebi iÅŸte budur. KonuÅŸurken rahatım, niye rahatım bizim borcumuz yok ama onların hepsinin İsrail’e borçları var ve onlar borç ödüyorlar. Sıkıntıları burada. Asıl utanç verici olay ise Batılı ülkelerin, katliamlarına kılıf uydurma noktasında İsrail ile sergilediÄŸi yalan kardeÅŸliÄŸidir. Nükleer ve kimyasal silah bahanesiyle Irak’ı iÅŸgal edenlerin, İsrail’in yalanlarına arka çıkmasına artık biz de ÅŸaşırmıyoruz. Aynı ÅŸekilde Irak’ta nükleer silah arayanların, İsrailli bakanların kameralar önünde sarf ettiÄŸi atom bombası itirafı karşısında tek cümle kurmamaları da ibretlik bir durumdur. Öyle ki İsrail nükleer silaha sahip olduÄŸunu açıkça ikrar ve itiraf ediyor. Fakat bu konuda ne BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı herhangi bir inceleme baÅŸlatmıyor.”

Erdoğan, nükleer silah meselesinin öyle meskut kalınacak bir konu olmadığını vurguladı.

Bugün İsrail’e ses çıkarmayanların yarın baÅŸka ülkelere söyleyecek hiçbir sözü olamayacağını dile getiren ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Malumun ilamı olarak gördüğümüz İsrail’in nükleer silahları meselesinin unutulmasına ve unutturulmasına Türkiye olarak izin vermeyeceÄŸiz. Riyad Zirvesi’nde ülkemizin gayretleri neticesinde illegal yerleÅŸimcilerin terörist olarak tanımlanması ve savaÅŸ suçlarının takibi konularıyla birlikte nükleer silahlar hususunda da önemli kararlar alındı. İnÅŸallah önümüzdeki dönemde her iki meseleyi gündemde tutmaya devam edeceÄŸiz. Biz, ÅŸairin ifadesiyle, ‘Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa, hakkın da dönmez yüzü, bükülmez kolu vardır.’ düsturuyla mücadelemizi sürdüreceÄŸiz.”

ErdoÄŸan, Gazze’deki vahÅŸet karşısında insanlığın vicdanı ve sesi olma görevinin ÅŸu an Türkiye’nin omuzlarında olduÄŸunu belirterek, eÅŸi Emine ErdoÄŸan öncülüğünde 15 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen “Filistin İçin Tek Yürek Lider EÅŸleri Zirvesi”nin bu noktada bir kilometre taşı olduÄŸunu söyledi.

Acının ve merhametin dilinin, dininin, ırkının olmadığını vurgulayan ErdoÄŸan, bu anlayışla Türkiye’ye gelen Küresel ÇaÄŸrı Metnine imza atan, bu zor zamanda yürekli duruÅŸ sergileyen tüm misafirlere teÅŸekkür etti.

“Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸası yolunda gece gündüz çalışmaya devam edeceÄŸiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ülkemizde Gazze’deki katliamlara, Filistin meselesine, Kudüs davasına ÅŸaşı bakanlara, hatta kendi akıllarınca istihzayla sulandırmaya çalışanlara hatırlatmak istediÄŸim bir gerçek var. Türkiye’nin siyasi ve kültürel sınırları kendi resmi sınırlarından deÄŸil, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne diye ifade edilen çok daha geniÅŸ bir hattan baÅŸlar. Ülkemizin önde gelen siyaset ve edebiyat erbabı Yahya Kemal doÄŸup büyüdüğü Bursa’nın devamı saydığı Üsküp’ün elimizden çıkmasının ardından şöyle demiÅŸtir; ‘Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene/Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.’ Gerçekten de gönül coÄŸrafyamızdaki her karış toprak için aynı hissiyatı duyuyoruz. Ne zaman ki biz bu coÄŸrafyaları kendi dışımızda görmeye baÅŸlarsak, iÅŸte o vakit eldeki vatan da tehlikeye düşmüş olur.

Dahası bugün Gazze’de yaÅŸananlara tepki vermezsek yarın vaat edilmiÅŸ topraklar denilen iÅŸgalci fanatizmin kendi topraklarımıza uzanmasına engel olamayız. İşte bu sebeple diyoruz ki ‘Balkanlar’dan Kafkaslar’a, Karadeniz’den Akdeniz’in doÄŸu kıyılarına kadar dört bir yanımızda yaÅŸanan her hadise bizi doÄŸrudan ilgilendirir. KarabaÄŸ’ın gönlümüzdeki yeriyle Gazze’nin gönlümüzdeki yeri aynıdır. Tıpkı Bosna ile Halep’i, Trablus’la Belh’i, Selanik’le Musul’u ayırt etmediÄŸimiz gibi kendi kadim ÅŸehirlerimizle Kudüs’ü de aynı görüyoruz. Aslında bu vizyona sahip olmayan birtakım sözde aydınlara, siyasetçilere, medya mensuplarına, sosyal medya silahşörlerine ne desek boÅŸ olduÄŸunu biliyoruz. Hamdolsun milletimiz bu vizyona sahiptir. Bu hakikatlerin farkındadır. Asırlardır her kritik vakitte olduÄŸu gibi son geliÅŸmeler karşısında da milletimiz duasını ona göre yapmakta, yumruÄŸunu ona göre sıkmakta, gerektiÄŸinde harekete ona göre geçmektedir. Kifayetsiz muhterisleri, kendi cehalet, kin, nefret ve kısır hesap bataklıklarıyla baÅŸ baÅŸa bırakarak Türkiye Yüzyılı’nın inÅŸası yolunda gece gündüz çalışmaya devam edeceÄŸiz.”

“GerektiÄŸinde yeni operasyonlarla bu alçak, sinsi planları sahiplerinin baÅŸlarına geçirmekte kararlıyız”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bugünkü Kabine Toplantısı’nda terörle mücadeleden ticarete, savunmadan ekonomiye uzanan geniÅŸ bir yelpazede gündemdeki konuları ele aldıklarını bildirdi.

Terör örgütleriyle ve organize suç ÅŸebekeleriyle mücadelelerini kararlı ÅŸekilde sürdürdüklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Yılbaşından bu yana bir kısmı elebaşı seviyesinde yaklaşık 2 bin teröristi etkisiz hale getirdik. Döktükleri her damla kanın hesabını teröristlerden misliyle soruyoruz, soracağız. Son terörist ülkemiz için bir tehdit kaynağı olmaktan çıkarılıncaya kadar hudutlarımız içinde ve dışında bu mücadeleyi devam ettireceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

Güney sınırları boyunca kurulmak istenen terör koridorunu Suriye’nin kuzeyine gerçekleÅŸtirdikleri harekatlarla parçaladıklarını aktaran ErdoÄŸan, Pençe harekatlarıyla bölücü örgütü Irak sınırından uzaklaÅŸtırdıklarını belirtti.

Bölücü terör örgütünü palazlandırma giriÅŸimlerini yakından takip ettiklerini bildiren ErdoÄŸan, “GerektiÄŸinde yeni operasyonlarla bu alçak ve sinsi planları da sahiplerinin baÅŸlarına geçirmekte kararlıyız. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz.’ ikazımız dün olduÄŸu gibi bugün de geçerlidir.” dedi.

Vatanın bekası, devletin bütünlüğü, milletin birliÄŸi uÄŸrunda can veren aziz ÅŸehitlere rahmet dileyen ErdoÄŸan, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde ÅŸehit olan Piyade ÜsteÄŸmen Abdullah Köse’nin yakınlarına taziye dileÄŸinde bulundu.

Kahraman gazilere de şükranlarını sunan Erdoğan, teröristlere nefes aldırmayan orduyu, emniyet birimlerini, istihbarat teşkilatını ve güvenlik korucularını tebrik etti.

“Mürettebatın bulunmasına yönelik arama kurtarma çalışmalarımız devam ediyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Kabine Toplantısı’nda deÄŸerlendirdikleri konulardan bir diÄŸerinin de iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin yol açtığı felaketler olduÄŸunu söyledi.

İklim deÄŸiÅŸikliÄŸine baÄŸlı ortaya çıkan çevre sorunlarından tüm dünya gibi Türkiye’nin de olumsuz etkilendiÄŸini belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Son bir, iki gündür yaÅŸadığımız seller, fırtınalar ve su baskınları bunlardan sadece bir kısmıdır. Dün neredeyse ülkemizin tamamını etkisi altına alan saÄŸanak yağış, sel ve fırtına sebebiyle 9 insanımız vefat etti, 52 vatandaşımız yaralandı, 11 kardeÅŸimiz için de kayıp ihbarında bulunuldu. İçiÅŸleri Bakanımızı afetten en çok etkilenen bölgeye süratle göndererek çalışmaların koordinasyonunu temin ettik. AFAD, Sahil Güvenlik ve diÄŸer birimlerimize baÄŸlı 7 bin personelimizin hızlı müdahalesi neticesinde hamdolsun 110 insanımızı kurtardık. Fırtına dolayısıyla Zonguldak açıklarında batan kuru yük gemisindeki mürettebatın bulunmasına yönelik arama kurtarma çalışmalarımız devam ediyor. Bu vesileyle bir kez daha hayatını kaybeden vatandaÅŸlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı kardeÅŸlerimize acil ÅŸifalar diliyorum. Devletimiz afetzede kardeÅŸlerimizin yanındadır. Zarar tespit çalışmalarımızı hızla tamamladıktan sonra destek ödemelerini de yapacağız. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin diyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Kalın saÄŸlıcakla.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir