Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail sadece Filistinlileri, Gazze’yi değil insanlığı vurmaktadır
Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail sadece Filistinlileri, Gazze’yi değil insanlığı vurmaktadır
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “(Gazze’de ateÅŸkes) Artık ABD, bu çaÄŸrılara kulak tıkamayı bırakmalıdır. İsrail sadece Filistinlileri, Gazze’yi deÄŸil insanlığı vurmaktadır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan ziyareti dönüşü uçakta gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Macaristan BaÅŸbakanı Viktor Orban’ın daveti üzerine BudapeÅŸte’ye resmi bir ziyaret gerçekleÅŸtirdiklerini belirten ErdoÄŸan, Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliÄŸi Konseyi’nin altıncı toplantısını BudapeÅŸte’de baÅŸarıyla icra ettiklerini söyledi.
Macaristan’ı son olarak aÄŸustos ayında ziyaret ettiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, BudapeÅŸte’ye varışının ardından CumhurbaÅŸkanı Katalin Novak ile ikili görüşme gerçekleÅŸtirdiklerini, sonrasında BaÅŸbakan Orban ile bir araya geldiÄŸini hatırlattı.
İkili temasların ardından ilgili bakanların da katılımıyla konseyin altıncı toplantısına başkanlık ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye-Macaristan ilişkilerini çeşitli boyutlarıyla ayrıntılı olarak ele aldıklarını aktardı.
Son on yılda gerçekleştirdikleri beş konsey toplantısının iki ülke ilişkilerinin derinleştirilmesine büyük katkı sağladığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Muhtelif alanlarda imzaladığımız 50 kadar anlaÅŸmayla iliÅŸkilerimizin ahdi zeminini güçlendirdik. Bugün 17 yeni anlaÅŸma metni daha imzalayarak iÅŸbirliÄŸimizi perçinledik. Sayın Orban’a ülkemizin gurur kaynağı olan yerli ve milli otomobil markamız Togg’u hediye ettim. SaÄŸ olsun o da bize güzel bir at hediye etti. Yıl sonu itibarıyla 4 milyar dolar düzeyine yaklaÅŸacak ikili ticaret hacmimizi 6 milyar dolar hedefine ulaÅŸtırmak istiyoruz. İlkini Türkiye’de düzenleyeceÄŸimiz Ekonomi ve Ticaret Ortaklık Komitesi Toplantısı ile bu hedefimize bir adım daha yaklaÅŸacağız.”
İkili münasebetlerin yanı sıra Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileriyle Ukrayna ve Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarındaki gelişmelerin de gündemlerinde yer aldığını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“Macaristan, önümüzdeki yılın ikinci yarısında Avrupa BirliÄŸi Dönem BaÅŸkanlığını deruhte edecek. Stratejik ortağımız Macaristan’ın Avrupa BirliÄŸi üyeliÄŸimize olan desteÄŸini yeniden teyit etmesi bu minvalde önemliydi. Macaristan ile Türk Devletleri TeÅŸkilatı’mızda tesis ettiÄŸimiz iÅŸbirliÄŸi de bizler için çok kıymetli. Tüm görüşmelerimde 7 Ekim’den beri Gazze’de yaÅŸanan insani drama özellikle dikkat çektim. Kalıcı ateÅŸkesin tesisi ve insani yardımların akışının temini noktasında yapılabilecekleri istiÅŸare ettik. Sayın Orban’la imzaladığımız ortak siyasi bildiri ile stratejik ortaklık düzeyindeki iliÅŸkilerimizi, geliÅŸtirilmiÅŸ stratejik ortaklık seviyesine yükselttiÄŸimizi ilan ettik. Aldığımız kararlar ve imzaladığımız yeni anlaÅŸmalar, iliÅŸkilerimizin ulaÅŸtığı seviyenin ve stratejik vizyonumuzun birer göstergesi olmuÅŸtur.”
Ziyaret vesilesiyle CumhurbaÅŸkanı Novak ve BaÅŸbakan Orban ile Türkiye-Macaristan Kültür Yılı’nın açılışını da gerçekleÅŸtirdiklerini anlatan ErdoÄŸan, “Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki köklü dostluk baÄŸlarını 2024 yılı boyunca düzenlenecek kültür yılı etkinlikleri ile taçlandıracağız. Ayrıca 2025 senesini Türkiye-Macaristan Bilim ve İnovasyon Yılı olarak kutlayacağız. Bilim ve teknoloji alanında atacağımız müşterek adımlarla ülkelerimizin önünde yeni fırsat pencereleri açacağız. Görüşmelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Bunların hepsi birbirine baÄŸlı”
Macaristan’ın Türkiye ile beraber, İsveç’in NATO üyeliÄŸine onay vermeyen ülkeler arasında olduÄŸu belirtilerek, “Sayın Viktor Orban ile görüşmeniz sırasında bu hususa dair bir deÄŸerlendirme yaptınız mı? İsveç’in NATO üyeliÄŸine katılım protokolünü TBMM’ye sevk ettiniz, son tahlilde parlamentonun onayına sunulacak. Cumhur İttifakı olarak tutumunuz ne olacak?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸunları dile getirdi:
“Biliyorsunuz İsveç’in NATO üyeliÄŸi ile katılım protokolünü Türkiye Büyük Millet Meclisine biz gönderdik. İsveç konusu Amerika BirleÅŸik Devletleri BaÅŸkanı Sayın Joe Biden ile yaptığımız görüşmede de gündeme geldi. ABD ile aramızdaki F-16 meselesini de bu çerçevede deÄŸerlendirdik. Görüşmede kendisinin ‘Siz bunu Meclis’ten çıkarın, aynı ÅŸekilde ben de Kongre’den bunu geçiririm.’ ÅŸeklinde bir ifadesi oldu. ‘ABD DışiÅŸleri Bakanı Antony Blinken ile DışiÅŸleri Bakanımız Hakan Fidan eÅŸ zamanlı olarak bu süreci iÅŸletsin. EÅŸ zamanlı olarak bunu iÅŸletirsek, bunu parlamentodan çok daha rahat bir ÅŸekilde bizim de geçirme imkanımız olur.’ dendi. Parlamentodaki sürece iliÅŸkin bir baÅŸka zorlaÅŸtırıcı konu da savunma tedarikinde Kanada ve bazı müttefiklerin olumsuz tavırları… Bunların hepsi birbirine baÄŸlı. Gerek Amerika’nın F-16 konusu, gerekse Kanada’nın verdiÄŸi sözleri tutması noktasında beklediÄŸimiz olumlu geliÅŸmeler, inanıyorum ki parlamentomuzun da konuya olumlu bakışını hızlandıracaktır. DiÄŸer taraftan İsveç’in bize Vilnius’ta verdiÄŸi sözler bulunuyor. Bunların tutulmasını bekliyoruz ve geliÅŸmeleri yakından takip ediyoruz.”
“Adeta bir köprü vazifesi görüyor”
“Türk Devletleri TeÅŸkilatı sizin yüksek gayretlerinizle 2009’da kuruldu. Sizin özel gayretlerinizle Macaristan da gözlemci ülke olarak Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın bir parçası haline geldi. Bugün mevcut durumda da Türkiye ile birçok noktada aynı istikamette kararlar aldıklarını görüyoruz. Türk Devletleri TeÅŸkilatı ile Macaristan arasındaki bu iliÅŸkinin acaba politikalarına da bir etkisi oluyor mu?” sorusuna karşılık ErdoÄŸan, Macaristan ile Türk Devletleri TeÅŸkilatı baÄŸlamında gayet olumlu iliÅŸkilerin söz konusu olduÄŸunu söyledi.
Macaristan’ın, Türk Devletleri TeÅŸkilatı ile Avrupa BirliÄŸi arasında adeta bir köprü vazifesi gördüğünü ifade eden ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Macaristan’ın Türk Devletleri TeÅŸkilatı ile Avrupa BirliÄŸi arasında iliÅŸkilerin güçlendirilmesine katkı saÄŸlayan bir konumu var ve bu çok kıymetli. Tabii ki bu Türkiye-Macaristan iliÅŸkilerine de yansıyor. Macaristan BaÅŸbakanı Sayın Viktor Orban’la iliÅŸkiler bugüne kadar hep olumlu istikamette geliÅŸti. Avrupa BirliÄŸi’nde Türkiye’nin haklarına bakışta Orban’ın duruÅŸu hep olumlu istikamette seyretmiÅŸtir. 2024’ün ikinci yarısında Avrupa BirliÄŸi Dönem BaÅŸkanlığı görevini alacaklar ve o süreçte çok daha farklı geliÅŸmeler olabilir. Bugün kendisiyle bu hususu da konuÅŸtuk. Åžu ana kadar 21 kez kendisiyle bir araya geldik. Sayın Orban, karşılıklı olumlu iliÅŸkileri sürdürdüğümüz bir lider. Temenni ediyorum ki bundan sonraki süreçte de bakanlarımızın muhataplarıyla görüşmeleri ve mutabakatları iÅŸimizi çok daha kolaylaÅŸtıracaktır. Macaristan ile ikili iliÅŸkilerimizde güzel geliÅŸmeler var, o bakımdan ümitliyiz. Bundan sonraki süreçte de bunun böyle devam edeceÄŸine eminim. ”
“Bu karar bütün dünyaya bir ÅŸey söylüyor”
ErdoÄŸan, “BM Genel Kurulu’nda 7 Ekim’den bu yana ilk defa geçen hafta ivedilikle ateÅŸkes çaÄŸrısı ezici bir çoÄŸunlukla kabul edildi. Macaristan bir önceki oylamada ret oyu vermiÅŸti bu defa çekimser kaldı. Acaba Macaristan BaÅŸbakanı’na bu konuda bir telkininiz oldu mu?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
“BM Genel Kurulu oylamasının küresel sistemin sakatlığı neticesinde doÄŸrudan bir yaptırım gücü maalesef yok ancak oylamada verilen 153 kabul oyu, son derece deÄŸerlidir. Bu karar bütün dünyaya bir ÅŸey söylüyor. Oylamanın neticesinde ezici çoÄŸunluk ‘Biz İsrail’in katliamlarına karşıyız ve Filistin’in yanındayız. Bir an önce bu saldırılar durmalıdır.’ diyor. Bunu diyen ülkelerin içinde Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri de bulunuyor. Hatta BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi’nin beÅŸ daimi üyesinden sadece Amerika BirleÅŸik Devletleri İsrail’in yanında yer aldı ve ret oyu verdi. Bunun bile dünyaya bir ÅŸey anlatması lazımdır. Sadece 10 ülkenin, ki onlardan ikisi ABD ve İsrail, ateÅŸkese hayır demesi ve kalıcı ateÅŸkesin halen saÄŸlanamamış olması düşündürücüdür.
Bu yüzden her yerde ‘Dünya beÅŸten büyüktür’ ve ‘Daha adil bir dünya mümkün’ diyoruz. Bir ülke, küresel sistemi kilitleyebiliyor. Macaristan çekimser kaldığına göre, demek ki o da ateÅŸkesi destekleme tarafına doÄŸru herhalde geçecektir. BM Genel Kurulu oylamasında ateÅŸkese destek veren ülkelerin sayısı 121’den 153’e çıktı. Åžimdi bu 153 kabul oyu ile bizim açımızdan olumlu yaklaşım daha da artacaktır ve İsrail-Filistin süreci çok daha farklı geliÅŸecektir. Ben mesela ABD Kongresinde İsrail’e yardım ile ilgili kararın reddedilmesini de önemli buluyorum.”
“İslam dünyasını bunun için seferber etmemiz lazım”
“İsrail’in, Hamas’ın Gazze’deki etkinliÄŸini sona erdirme gerekçesiyle baÅŸlattığı, çoluk çocuk yaÅŸlı demeden bölgedeki katliamı maalesef devam ediyor. Herkes ÅŸu soruyu soruyor, ‘Peki sonrası ne olacak?’ Orada yeni bir yönetim mi kuracak, ilhak mı edecek, Mahmud Abbas yönetiminde, El Fetih liderliÄŸinde yeni bir oluÅŸum mu olacak? Hamassız bir çözüm mümkün mü? Acaba bu süreçte Hamas ile El Fetih arasında bir temas oldu mu? İki devletli çözüme bu ateÅŸkes sonrasında ne kadar yakın bölge? Burada Türkiye’nin rolü konusunda neler söylemek istersiniz?” sorularını da yanıtlayan ErdoÄŸan, konuÅŸmasına ÅŸu sözlerle devam etti:
“Hamas’ın terör örgütü olmadığını ve bir siyasi parti olduÄŸunu defalarca söyledim. Yine söylüyorum. Bir siyasi parti olarak da kazanacakları hakların mücadelesini vermektedirler. El Fetih ile Hamas’ı, yani İsmail Heniyye ile Mahmud Abbas’ı makamımda bir araya getirdim. Medyaya da zaten o görüşme yansımıştı. El Fetih ile Hamas’ın görüşmemesi diye bir durum söz konusu deÄŸil. Görüşüyorlar, bu görüşmeleri daha ileri taşımaları da mümkün. Bu konuda Türkiye olarak bizim yaptığımız ve yapabileceÄŸimiz çok ÅŸeyler olduÄŸuna inanıyorum. Çünkü El Fetih ile Hamas’ın birbiriyle barışık yaÅŸaması ÅŸart.
Åžu anda Hamas denilince Filistin konuÅŸuluyor. Demek ki bunlar birbiriyle adeta et ve kemik gibiler. Bizim ÅŸu anda bu birlikteliÄŸi korumak ve bu birliktelikle beraber de inÅŸallah bu iÅŸi bir sonuca kavuÅŸturmanın gayreti içinde olmamız lazım. Neticeyi de böyle almamızın gereÄŸine inanıyorum. Åžu anda bütün derdimiz Gazze’den yaralı ve hastaların ne kadarını ülkemize alabiliriz, ülkemizde bunların tedavilerini yaptırabiliriz… Ondan sonra bu saldırılar biter, bir nokta konulursa gündemimiz Gazze’nin inÅŸa ve ihya çalışmaları olacak. İslam dünyasını, bunun için seferber etmemiz lazım. Bu konuda da biz yine görev almaya, inÅŸa ve ihya konusunda da elimizden gelen gayreti göstermeye hazır olduÄŸumuzu görüştüğümüz Körfez ülkeleriyle, İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı’yla deÄŸerlendiriyoruz.”
“İsrail sadece Filistinlileri, Gazze’yi deÄŸil insanlığı vurmaktadır”
Bir gazetecinin, BM Genel Kurulu’ndaki ateÅŸkes oylamasının ardından yaptığı konuÅŸmayı hatırlatarak, “Daha adil bir dünya mümkün ama Amerika’yla deÄŸil’ ifadeniz, görüştüğünüz diÄŸer dünya liderlerinde nasıl bir yankı buldu? Amerika karşısında diÄŸer dünya liderlerini yeteri kadar cesur buluyor musunuz? Bu çıkışın hemen birkaç gün sonrasında da ABD BaÅŸkanı Biden ile bir telefon görüşmeniz oldu. Burada dile geldi mi, kendisiyle ne konuÅŸtunuz?” sorusuna ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Daha adil bir dünya için adil adımlar atmak ÅŸart. ABD’nin bu süreçte tarihi bir sorumluluÄŸu olduÄŸuna ve bunu yerine getirmesi gerektiÄŸine inanıyorum. O sorumluluk İsrail’i bu canilikten vazgeçirmek, Gazze’deki bu katliamı durdurmaktır. Fakat ABD bugüne kadar İsrail’i durdurmak şöyle dursun adeta teÅŸvik etti. ABD’den cesaret ve güç alan İsrail ise ne uluslararası hukuk tanıdı ne insan hakları. ‘Nasıl olsa arkamda ABD var ve beni her ÅŸartta korur’ yaklaşımıyla hareket eden bir İsrail’den söz ediyoruz. Biden ile görüşmemizde ABD’ye o tarihi sorumluluÄŸu hatırlattım. Tüm dünyanın beklediÄŸi o tavrı takınmaları çaÄŸrısında bulundum. Dünya İsrail’in durdurulması gerektiÄŸini daha nasıl haykırabilir? BM zemininde de ülkelerin meydanlarında da haftalardır insanlık ‘yeter’ diyor.
Beyaz Saray önünde, hatta ABD Kongresi’nde bile bu haykırış yankılandı. Artık ABD bu çaÄŸrılara kulak tıkamayı bırakmalıdır. İsrail sadece Filistinlileri, Gazze’yi deÄŸil insanlığı vurmaktadır. Tarih buna sessiz kalanları yargılayacak ve mahkum edecektir. Adalet sadece Gazze’de sükunetle saÄŸlanmayacak maalesef. Dünyada çok çeÅŸitli sorun alanları bulunuyor. Mesela Tahıl Koridoru mekanizması daha adil bir dünya için atılmış olumlu bir adımdı. Tahıl Koridoru’nu yeniden iÅŸletmemiz lazım. İhtiyacı bulunan Afrika ülkelerinin, buradan nasibini almalarını saÄŸlamamız lazım. Rusya, Katar, Türkiye olarak üçlü bir dayanışma oluÅŸturmuÅŸtuk. Bu koridordan gelecek tahılı mali noktada Katar destekleyecek, fabrikalarımızı çalıştırmak suretiyle bunları una çevirmek noktasında biz devreye girip iÅŸleyecek ve sonra da Afrika ülkelerine bunları gönderecektik. Bu planın takibini yapıyoruz. Yakında Rusya Devlet BaÅŸkanı Sayın Vladimir Putin ile görüşme yapıp, ‘Ne yapıp edip Tahıl Koridoru’nu iÅŸletelim’ diyeceÄŸiz. İnÅŸallah ondan da olumlu cevaplar alarak yolumuza devam ederiz.”
“BaÅŸkalarının sessizliÄŸinin hesabını biz vermeyeceÄŸiz”
ErdoÄŸan, İsrail-Filistin savaşının ilk günden beri Gazze’deki masumlar için çaba sarf ettiÄŸi, sessiz kalan bazı İslam ülkelerinin sessizliÄŸini nasıl deÄŸerlendirildiÄŸi sorusu üzerine “Herkes kendinden sorumludur. BaÅŸkalarının sessizliÄŸinin hesabını biz vermeyeceÄŸiz. Biz ‘durmak yok, yola devam’ diyoruz, çok çalışacağız, uyaracağız. Bu bizim vazifemizdir.” dedi.
Filistinlilerin yanında olduklarını ve onların haklılığını haykırmak zorunda bulunduklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Herkes bilmelidir ki haklı olan, yıllardır ülkeleri iÅŸgal edilmiÅŸ, evlerine teröristlerce el konulmuÅŸ, topraklarını korumak için yıllardır bedel ödeyen Filistinlilerdir. Dünya bizim gibi onların çığlığını duyurmaya çalışanların vesilesiyle bu haklılığı birçok defa tescil etmiÅŸtir. En son BM oylamasında İsrail barbarlığına karşı en güçlü mesajlar verilmiÅŸtir. Artık Filistin’in çığlığını duymayanlara da anlatmak, suçluların cezalandırılması için gerekeni yapmak vaktidir. Bugün eÄŸer biz, Riyad Zirvesi’ne katıldıysak bundan dolayı katıldık. EÄŸer Doha’ya katıldıysak bundan dolayı katıldık. Bundan sonra da yine oralarda toplantılar yapılacaksa bundan dolayı ben ve arkadaÅŸlarım oralarda olacağız. Mesela ÅŸimdi DışiÅŸleri Bakanı’mız Hakan Fidan, Riyad Zirvesi sonrası oluÅŸturulan yedili temas grubu toplantılarına katılıyor. Bu yedili grup niye çeÅŸitli ülkelere gidiyor? İşte bu iÅŸleri takip etmek için. Aynı ÅŸekilde buna devam edeceÄŸiz. Bazı İslam ülkelerine çeÅŸitli vesilelerle özel görüşmemizde ‘Biz sizden çok daha farklı adımlar bekliyoruz, farklı gayretler bekliyoruz ve bu adımları sizin atmanız ÅŸart’ dedik. Ben de arkadaÅŸlarım da bunun takibini yapıyoruz.”
“KoltuÄŸunu bırakıp gitmek onu kurtarmayacak”
İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netenyahu için kasım ayında kullandığı “Netenyahu gidicisin” ifadesini hatırlatılan bir gazetecinin, “Aradan bir aydan fazla süre geçti. Baktığınızda yaÅŸanan geliÅŸmeler, sizin bu öngörünüzün haklı olduÄŸunu gösteriyor. ABD’den dahi artık Netenyahu’yu eleÅŸtiren açıklamalar gelmeye baÅŸladı. Bundan sonraki süreçte İsrail kabinesinde bir deÄŸiÅŸiklik olmasını öngörüyor musunuz?” sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Netanyahu’nun gidici olduÄŸunu söylediÄŸimizde kulak asmayanlar, haklılığımızı ifade etmekte zorlananlar da dahil herkes onun gittiÄŸini görecektir. Ancak koltuÄŸunu bırakıp gitmek onu kurtarmayacak. Mazlumların hesabını sormak için hukuk zemininde peÅŸinde olacağız. İsrail kabinesinde yapılacak deÄŸiÅŸiklik sonrası umarım bu katliam biter. Yoksa Netanyahu’yu koltuÄŸundan eden bu süreç onları da tarihe karıştıracaktır. Sadece Netanyahu deÄŸil bu soykırımda parmağı bulunan herkes hukuk önünde iÅŸledikleri savaÅŸ suçlarının hesabını verecek. İsrail’de de Netanyahu yönetimine karşı güçlü sesler yükselmeye baÅŸladı. Mesela rehinelerin, İsrail tarafından öldürülmesi olayı var ki tepkinin dozunu artırdı. En büyük intikam sahibi Allah’tır.”
“AB’nin bundan sonra Türkiye’nin konumunu iyi deÄŸerlendirmesi lazım”
AB’nin Ukrayna ve Moldova ile katılım müzakerelerini baÅŸlattığı, Gürcistan’a da aday statüsü verdiÄŸi anımsatılarak, söz konusu kararlara iliÅŸkin deÄŸerlendirmesi sorulan ErdoÄŸan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Onlara adaylık statüsü vermesi demek, bunların gelip de AB’ye üye olması anlamına gelmez. Onlarla bir süreç baÅŸlatılacak, onlar da oyalanacak. Bu ülkelerin hiçbirisi, bir Türkiye deÄŸil. AB’nin bundan sonra Türkiye’nin konumunu iyi deÄŸerlendirmesi lazım. AB’ye katılmaya birçok üye ülkeden daha hazır durumda bulunan Türkiye’nin, yıllardır siyasi engellemeler nedeniyle kapıda bekletilmesi yanlıştır. Türkiye’nin gerek stratejik gerek ekonomik potansiyeli AB’ye tam üyeliÄŸi çoktan elde etmiÅŸ olmasını gerektirirken, yıllardır çeÅŸitli bahanelerle oyalandık. Türkiye’nin ne kadar önemli ve ne kadar etkili bir ülke olduÄŸu son yıllarda yaÅŸadığımız süreçlerde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Artık AB bu yanlıştan vazgeçmelidir. Belki de Macaristan’ın dönem baÅŸkanlığında bu konu masaya çok daha farklı bir ÅŸekilde yatırılıp ona göre yeni bir adım atma durumu gündeme gelebilir.”
“Ay sonuna kadar temayüllerin neticelerini açıklamaya baÅŸlayacağız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gazetecinin, “İYİ Parti ile CHP arasında bu konuda düellolar yaÅŸanıyor. CHP de bir çıkış noktası olarak DEM’e yönelmeye çalışıyor. Seçimlerin hemen ardından muhalefetteki bu dağınıklığı nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz? Bu durum 2024 Mart seçimlerini nasıl etkileyecek?” sorusuna ÅŸu yanıtı verdi:
“Biz bu konuda kendimize bakıyoruz, diÄŸerleri ne yapmış, ne yapıyor bunun üzerinde durmuyoruz. Bizim ÅŸu anda Cumhur İttifakı olarak biliyorsunuz bir yolculuÄŸumuz var. Burada da Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti olarak beraber bu yolculuÄŸumuzu devam ettiriyoruz. Görüşmelerimizi yaptık, yapıyoruz. Geçen hafta içinde malum gerek Yeniden Refah Partisi gerek HÜDAPAR gerek diÄŸer iki ortağımızla da görüşmelerimizi yaptık. Åžu an itibarıyla ekiplerimiz birbirleriyle temas halinde. Genel BaÅŸkanvekilimiz Efkan Ala ile Genel BaÅŸkan Yardımcılarımız Ali İhsan Yavuz ve Yusuf Ziya Yılmaz bu görüşmelerle görevlendirilmiÅŸ arkadaÅŸlarımızdır. Bu arkadaÅŸlarımıza gösterilen muhataplar kimlerse onlarla arkadaÅŸlarımız görüşmeleri yapıyorlar.
Biz de bu arada illerimizi, büyükÅŸehirlerden baÅŸlamak üzere davet ediyor, görüşlerini alıyoruz. Ankara, Adana, İzmir ve pazar günü de İstanbul’da bütün arkadaÅŸları davet ettik. Bu arkadaÅŸlarımızla İstanbul’da toplantımızı yaptık. Åžimdi, yarından itibaren tekrar kaldığımız yerden devam edeceÄŸiz. Ay sonuna kadar da peyderpey aldığımız bu temayüllerin neticelerini açıklamaya baÅŸlayacağız. Bütün bunlarla beraber Cumhur İttifakı’nda ilçelerde kimlerle gireceÄŸiz, meclis üyeliklerinde kimleri meclis üyesi olarak belirleyeceÄŸiz, bunları arkadaÅŸlarımız da birer birer görüşüyorlar. Åžu ana kadar herhangi bir sıkıntı yaÅŸamadan çalışmalarımız devam ediyor. Bizde kavga, gürültü yok, rahatız. Ama diÄŸer ittifaktaki durumu zaten izliyorsunuz, benim size anlatmama gerek yok. Kavgayla, gürültüyle zaten bir yere varılmaz. İnÅŸallah sonu iyi olacak.”
“Dünya gün geçtikçe fikri ve ahlaki çölleÅŸmenin girdabına doÄŸru çekiliyor”
AK Parti iktidarları döneminde eğitim, kültür ve sanat alanlarında arzu edilen ilerlemeyi sağladığını düşünüp düşünmediği ve bu konuda siyasilerden, kurumlardan, ilim ve fikir adamlarından beklentilerinin neler olduğu sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
“Bu söylediÄŸimiz alanlarda netice almak kolay bir iÅŸ deÄŸil. Hala eksiklerimizin olduÄŸu ortada. Fikir alanı da sanat alanı da ilim de uçsuz bir deniz. Ne kadar çalışırsak, ne kadar gayret edersek edelim bunun sonunu bulmak mümkün deÄŸil. Onun için ilim adamlarımız, profesörlerimiz, doçentlerimiz, hepsi bize katkı verecekler ve bütün bu katkılarla beraber de bu iÅŸi zirveye taşıyacağız. En güzel ÅŸekliyle de bu asrın sonuna çok farklı bir ÅŸekilde gireceÄŸiz diye düşünüyorum. Dünya gün geçtikçe fikri ve ahlaki çölleÅŸmenin girdabına doÄŸru çekiliyor.
Bundan kurtulmak, bu fırtınada sürüklenmemek için saÄŸlam dallara tutunmalı, köklerimizi daha derine salmalıyız. Sözünü ettiÄŸimiz kendi kavramlarımız, aslında bizi bu fırtınada savrulmaktan kurtaracak yegane sığınak. Kavramlarımız aslında bizim kimliÄŸimiz. Yapmamız gereken onları hatırlamak, kıymetlerini fark edip onları ihya etmektir. Kendi fikir atmosferimizde, öz cevherimizi kullanarak ürettiÄŸimiz her yeni fikir bu topraklara asırlardır saldığımız köklerimize tutunmamızı saÄŸlayacaktır. Kendi cümlelerimizi kilitlediÄŸimiz odaların kapılarını açıp o cümlelerin aleme yayılması için çaba göstermek görevimizdir. Gözlerimizden sanal gerçeklik gözlüklerini çıkartıp, hakikatin izinde yürüme vakti gelmiÅŸtir ve geçmektedir.”
Kaynak: AA
