CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: İsrail’e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceÄŸiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail'e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail'e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceğiz

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “İyi niyetimiz vardı ama iyi niyetimizi suiistimal etti. İsrail’e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceÄŸiz.” dedi.

CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmada, Meclisin 28. Dönem 2’nci Yasama Yılı’ndaki çalışmalarında milletvekillerine kolaylıklar diledi.

TBMM komisyonlarında ve Genel Kurulunda gelecek dönemde Türkiye’ye önemli katkıları olacak çok sayıda düzenlemenin görüşüldüğünü veya görüşülmeyi beklediÄŸini belirten ErdoÄŸan, bunlardan birinin de önceki günlerde Meclis’e sundukları 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı olduÄŸunu ifade etti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Milletimize taahhüdümüz olan 2053 vizyonumuzun ilk adımı mahiyetindeki bu planın odağında, elbette Türkiye Yüzyılı hedefi vardır. Türkiye Yüzyılı’nda çevreye duyarlı, afetlere dayanıklı, ileri teknolojiye dayalı yüksek katma deÄŸer üreten, geliri adil paylaÅŸan, istikrarlı, güçlü ve müreffeh bir gelecek için attığımız bu önemli adımın tekrar hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanlığı olarak TBMM’ye sundukları bir diÄŸer önemli düzenlemenin 2024 yılı bütçesi olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’nin 6’ncı bütçesi olan bu kanun teklifini, orta ve uzun vadeli ekonomik hedeflerinin hem habercisi hem tamamlayıcısı bir adım olarak gördüklerini dile getirdi.

Bütçenin temel önceliğinin, depremde yıkılan şehirlerin ayağa kaldırılması ve diğer şehirlerin depreme hazırlanması olduğunu anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Maalesef ülkemizde bir kesimin, milletimizin yaÅŸadığı sınamaları çabucak unutmak, daha kötüsü de unutturmaya çalışmak gibi bir zaafı vardır. Aslında bu zaaf deÄŸil, bilinçli ve kötü niyetli bir taktiktir. Biz, tam 8,5 ay önce 11 ilimizde büyük can ve mal kaybına yol açan, 14 milyondan fazla insanımızı etkileyen 6 Åžubat depremlerinin acısını ilk günkü tazeliÄŸiyle yüreÄŸimizde hissediyoruz, hissetmeye devam edeceÄŸiz. Zihni iÄŸdiÅŸ edilmemiÅŸ, kalbi nasırlaÅŸmamış, insanlığını kaybetmemiÅŸ hiç kimsenin bu acıyı unutmasının mümkün olmadığına inanıyoruz. Siyasette, ekonomide, dış politikada ne yaÅŸanırsa yaÅŸansın, biz 50 binden fazla insanımızı kaybettiÄŸimiz, 850 bin yapının yıkılmasına yol açan bu felaketi her zaman gündemimizin ilk sırasında tutacağız. Deprem bölgesindeki son hak sahibi vatandaşımızı da evine yerleÅŸtirene, ÅŸehirlerimizi eskisinden daha ileri bir seviyeye getirene kadar durup dinlenmeden çalışacağız, inÅŸa edeceÄŸiz, ihya edeceÄŸiz. Bu kararlılığımızı 2024 bütçemizde de görmek mümkündür.”

“Üniversiteli gençlerimize vadettiÄŸimiz sözü tuttuk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışanlar ve emekliler başta olmak üzere vatandaşların hayat konforunu bozan sıkıntıları ortadan kaldıracak politikaları da asla elden bırakmadıklarını belirtti.

Bir yandan istihdamı ve üretimi artırırken diğer yandan enflasyonla da çok yönlü mücadele içinde olduklarına işaret eden Erdoğan, ekonomide atılan adımların ve elde edilen neticelerin insanların günlük hayatına yansımalarını görmenin zaman aldığını söyledi.

Türkiye’nin ne büyümesinden taviz vereceÄŸini ne enflasyona teslim olacağını ne de dar gelirliler baÅŸta olmak üzere vatandaÅŸlarının maÄŸduriyetine göz yumacağını vurgulayan ErdoÄŸan, “Allah’ın izniyle, bunların hepsinin üstesinden gelecek, ülkemizi büyütürken milletimizin refahını da yükseltecek programa, birikime ve iradeye sahibiz.” dedi.

Erdoğan, yatırımcısından işçisine, esnafından çiftçisine üreten herkesin meselesinin kendi meseleleri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

“Ömrü boyunca çalışıp çabaladıktan sonra hayatının sonbaharını huzurlu geçirmek isteyen her emeklimizin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır. Çocuklarını yetiÅŸtirmekten mutfağını çekip çevirmeye kadar ailesinin tüm yükünü omuzlayan her ev hanımının derdi bizim derdimizdir. Gözümüzün nuru her evladımızın, umutla baktığı geleceÄŸine hazırlanan her gencimizin beklentisi bizim sorumluluÄŸumuzdur. Nitekim seçim döneminde, örgün eÄŸitimdeki üniversiteli gençlerimize vadettiÄŸimiz cep telefonu ve bilgisayar desteÄŸiyle ücretsiz 10 GB’lık internet sözümüzü tuttuk. Buna dair CumhurbaÅŸkanı Kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü nüshasında yayınlandı. Kararın tüm üniversiteli gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”

“Çok daha fazlasını milletimize kazandırmak namus borcumuzdur”

CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye Cumhuriyeti’ni; demokrasisi, altyapısı, üstyapısı ve ekonomisiyle 21 yılda katbekat büyüttüklerinin altını çizerek, “Birkaç gün sonra 100. yılına kavuÅŸacağımız Cumhuriyetimizi, sadece yaÅŸatmak için gereken fedakarlıklarıyla deÄŸil, aynı zamanda, rahmetli Menderes ve Özal’ın açtığı yoldan ilerleyerek, imkanlarıyla da milletimizle buluÅŸturan biz olduk. Bu müktesebatla önümüzdeki dönemde çok daha fazlasını milletimize kazandırmak, bizim namus borcumuzdur.” diye konuÅŸtu.

Gelip geçici sıkıntıların, hem kazanımların üstünü örtmesine hem de insanları karamsarlık bataklığına itmesine rıza göstermediklerini ve göstermeyeceklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Ülkenin ve milletin geleceÄŸine dair hiçbir hayalleri, hiçbir vizyonları, hiçbir programları, hiçbir projeleri olmadan, sadece bu arızi tablodan cesaret alarak hayal görenleri gerçeklere uyandıracağımız günler yakındır. Bunun için önce önümüzdeki mart ayında yapılacak mahalli idareler seçimlerinde, bir kez daha ve çok daha güçlü ÅŸekilde milletimizin gönlüne girmemiz gerekiyor. Muhalefetin kifayetsiz baÅŸkanlarının elinde ıstırap çeken ÅŸehirlerimizi gerçek belediyecilikle buluÅŸturmak hepimizin asli vazifesidir. Aynı ÅŸekilde kendi yönetimimizdeki belediyelerde de seçimi, çok daha yüksek oranlarla kazanmak mecburiyetindeyiz. KurulduÄŸu günden beri nice zaferlere imza atan AK Parti olarak, inÅŸallah Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla birlikte bir kez daha bu baÅŸarıyı göstereceÄŸiz.”

“Türkiye’nin terörle mücadelesi daha da güç kazanmıştır”

Erdoğan, Meclis grubunun her konuda olduğu gibi mahalli seçim çalışmalarında da partinin lokomotifi olmayı sürdüreceğine inandığını ifade etti.

AK Parti’nin belediyelerdeki baÅŸarılarıyla kendisini ispatladığını ve oradan Türkiye’yi yönetme emanetini devralmış bir siyasi teÅŸekkül olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, “BaÅŸladığımız yeri saÄŸlam tutmazsak, gittiÄŸimiz istikameti doÄŸrultamayız ve dolayısıyla Türkiye Yüzyılı hedefimize eriÅŸemeyiz. Sizlerden, omuzlarınızdaki bu ağır yükün bilinciyle 31 Mart seçimlerine hazırlanmanızı bekliyorum. Kaderi Türkiye’nin kaderiyle bütünleÅŸmiÅŸ bir kadro olarak, sadece kendimizi düşünmek, sadece kendi çıkarlarımıza göre hareket etmek bize yakışmaz. Bugüne kadar, Türkiye büyüdükçe biz de büyüdük, inÅŸallah bundan sonra da aynı ÅŸekilde devam edeceÄŸiz. Milletimize, bilhassa da evlatlarımıza mahcup olmamak için, Rabb’imizin ‘İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır’ emrini aklımızdan çıkarmadan, 2024 Mart’ına kadar hep birlikte çok gayret göstereceÄŸiz. Önce buna hazır mıyız?” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, terörle mücadelenin de daimi gündemleri ve öncelikleri olduğunu belirterek, kahraman ordunun sınırlar ve ötesinde destan yazmayı sürdürdüğünü söyledi.

Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’ye yönelik terör tehditlerini, doÄŸrudan kaynağında yok etme esasına dayalı güvenlik konseptini sürekli geliÅŸtirerek uyguladıklarını anlatan ErdoÄŸan, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak ve Suriye’deki görev süresini 2 yıl süreyle uzatan CumhurbaÅŸkanlığı Tezkeresine destek veren tüm siyasi partilere ve milletvekillerine teÅŸekkür ediyorum. Tezkerenin kabulü ve yürürlüğe girmesiyle Türkiye’nin terörle mücadelesi her alanda daha da güç kazanmıştır. Elbette tarih, operasyonlarımız neticesinde inlerinden çıkamaz hale gelen teröristlere, tezkereye ‘hayır’ diyerek can suyu olanları da affetmeyecektir. Bu sadece parlamentoya deÄŸil parlamento dışındaki kurumların içerisinde de bunlara destek verenleri affetmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

ErdoÄŸan, ne içerideki bedhahların desteÄŸi, ne de sırtlarını dayadıkları emperyalist güçlerin himayesinin, bölücü terör örgütünü yok olmaktan kurtaramayacağını vurgulayarak, “Bir gece ansızın gelebiliriz” diye ifade ettikleri operasyonlarla terör örgütleri üzerinden kurulmak istenen projeleri çökerteceklerini, teröristlerin başını ezeceklerini söyledi.

Türkiye’ye rahatsızlık verdiÄŸi, inanca husumet beslediÄŸi için kendi topraklarında faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarını ve destekçilerini koruyup kollayanların bir gün hakikati göreceklerini umduklarını dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Korkarız ki, koyunlarında besledikleri yılanın kendilerini soktuÄŸu o gün geldiÄŸinde, her ÅŸey için çok geç olacak. Her ne kadar onlar, devlet olmanın ve uluslararası hukukun ÅŸartlarına uymuyor olsalar da, biz kendi vakarımızın gereÄŸini yerine getirmekten asla vazgeçmeyeceÄŸiz. Sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu yeni harekatlarla parçalamaya da ülkemize ve inancımıza karşı yürütülen kirli kampanyalara karşı tavır koymaya da devam edeceÄŸiz. Mazlumların ve maÄŸdurların yanında sergilediÄŸimiz hasbi tavrımızı bozmayacak, bu onurlu duruÅŸu günübirlik çıkarlara asla deÄŸiÅŸmeyeceÄŸiz. Filistin halkına uygulanan zulme karşı, en başından beri gösterdiÄŸimiz ilkeli yaklaşım, bunun en somut örneÄŸidir.”

“Batı’nın sana borcu çok Türkiye’nin sana borcu yok”

Türkiye’nin, Filistin’in davasına sahip çıktığı süreci konu alan video gösteriminin ardından konuÅŸmasına devam eden ErdoÄŸan, Filistin meselesine öncelikle insan penceresinden baktıklarını, diÄŸer bölgelerde olduÄŸu gibi burada da insanı, insan hayatını ve insanı insan yapan kadim deÄŸerleri savunduklarını söyledi.

 

7 Ekim’den bu yana krizin daha fazla büyümemesi için ellerinden gelen her türlü çabayı gösterdiklerini belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Gazze halkının ihtiyaçlarının bir nebze de olsa giderilmesi için, Mısır’daki El AriÅŸ Havalimanı’na ÅŸimdiye kadar toplam 8 uçak dolusu tıbbi ve insani yardım malzemesi gönderdik. Yaralıların tedavisi için 25 saÄŸlık personelimizi ilk etapta yine Mısır’a sevk ettik. Aynı ÅŸekilde, kim yaparsa yapsın, İsrailli siviller dahil, sivilleri hedef alan eylemleri asla mazur görmediÄŸimizi açıkça ifade ettik. Bu ilkeli duruÅŸumuzu dün olduÄŸu gibi bugün de sürdürüyoruz. İsrail devletiyle bir sorunumuz yok ama İsrail’in uyguladığı mezalimi devlet yerine örgüt gibi hareket etme tarzını asla tasvip etmedik, etmeyeceÄŸiz. İsrail, 7 Ekim’den beri Gazze’deki masum insanlara karşı, tarihin en kanlı, en iÄŸrenç, en vahÅŸi saldırılarından birini gerçekleÅŸtiriyor.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında ölenlerin neredeyse yarısı çocuklardan, kalan yarısı da onların anneleri ve aile büyüklerinden oluÅŸuyor. Tek başına bu tablo bile, amacın kendini savunma deÄŸil, taammüden insanlık suçu iÅŸlemeye yönelik bir vahÅŸet olduÄŸunu göstermeye yeterlidir. Dünyada, sadece çocukları öldürmek için savaÅŸ uçaklarıyla gece gündüz ÅŸehirleri bombalayan, hastaneleri, ibadethaneleri, okulları, pazar yerlerini, binaları, sokakları ateÅŸe boÄŸan; tanklarıyla, toplarıyla, silahlarıyla bu insanlık dışı eylemi sürdüren baÅŸka bir devlet ve ordu bulamazsınız. İsrail’e ve dünyaya sesleniyorum; toplantılar yapıyorlar. Son yaptıkları toplantıda yine bir araya geldiler tüm Batı, Hamas’ı bir terör örgütü olarak görüyor. Ey İsrail, sen bir örgüt olabilirsin. Çünkü bu Batı’nın sana borcu çok ama Türkiye’nin sana borcu yok. Hamas bir terör örgütü deÄŸil topraklarını ve vatandaÅŸlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluÅŸ ve mücahitler grubudur.”

Nazım Hikmet’in ÅŸiirinden “KoÅŸuyor altı yaşında bir oÄŸlan, uçurtması geçiyor aÄŸaçlardan, siz de böyle koÅŸmuÅŸtunuz bir zaman, çocuklara kıymayın efendiler, bulutlar adam öldürmesin.” dizelerini okuyan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Bu İsrail ne yapıyor? Çocukları öldürüyor. O çocukların halini gördük. Neler yaptıklarını gördük. Biz bu çocukların öldürülmesine, bunların paramparça edilmesine asla müsaade edemeyiz. Çünkü biz insanlıktan nasibimizi aldık. Ben bunu Davos’ta o zamanki baÅŸbakanlarına söylemiÅŸtim. Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz demiÅŸtim. Zira, babasının böğrüne sığınmış o çocuÄŸu nasıl kurÅŸunladıklarını biliyoruz. O günden bu yana Davos’a bir daha gitmedim. Ve o gün benimle beraber olan iki arkadaÅŸ; bir tanesi de bugün bir siyasi partinin başında bir diÄŸeri de diÄŸer siyasi partinin başında. Onlar da arkamdan geliyorlar. Onların arkasında da yine bizim arkadaÅŸlar; ne diyorlar biliyor musun? ‘İşte ÅŸimdi yandık’. Ben öyle dedim ya. İşte ÅŸimdi yanmışız. Ne oldu? Yandık mı? Biz dimdik ayaktayız ama siz yandınız. Siz hiçbir ÅŸeye yar olmadınız ve olmayacaksınız da. CHP’nin koltuÄŸuna sığınmak size hiçbir ÅŸey katmayacak ve katmadı. Biz ise bu yolda evelallah dimdik yürüyoruz.”

ErdoÄŸan, bulutlar üzerinden ölüm kusan savaÅŸ uçaklarıyla çocukları öldürenlere, “Siz de böyle koÅŸmuÅŸtunuz bir zaman, çocuklara kıymayın efendiler.” dediklerini söyledi.

Çocukların anne-babalarının, anne-babaların çocuklarının naaşlarına sarıldığı bir dünyada hiç kimsenin huzurla uyuyamayacağını ifade eden Erdoğan, böyle bir dünyada hiç kimsenin kendi geleceğini güvende göremeyeceğini vurguladı.

Hayatında bir kere, Amerika’daki Türk Evi’nde, İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun elini sıktığını belirten ErdoÄŸan, “İyi niyetimiz vardı ama iyi niyetimizi suiistimal etti. İsrail’e gitme projemiz vardı, iptal, gitmeyeceÄŸiz. EÄŸer iyi niyetle devam etmiÅŸ olsaydı münasebetlerimiz farklı olabilirdi ama ÅŸimdi maalesef o da olmayacak çünkü iyi niyetimizi de bunlar suiistimal ettiler.” diye konuÅŸtu.

Gazze’deki anne ve babaların, çocuklarının vücutlarına isimlerini yazdığını anlatan ErdoÄŸan, “Ey İsrail bu kafayla bir yere gidemezsin. Yanına ister Amerika’yı al ister baÅŸkalarını, istersen Batı’yı al, bir yere gidemezsin. Amerika dünyada adaletle hükmedilmesini saÄŸlamadığı, istemediÄŸi için o da kaybedecek. Bütün mesele adil bir dünyanın kurulmasından geçer. Bu İsrail için olduÄŸu kadar, onun katliamlarına destek veren, cesaret veren, engel olmayarak teÅŸvik eden her ülke, her toplum, her birey için de geçerlidir.” ifadelerini kullandı.

Gazze’de her gün alçakça öldürülen yüzlerce çocuk, kadın, masum gerçeÄŸine sırtını dönenlerin durumunu açıkça konuÅŸma vaktinin geldiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Hakikate sırt dönmek veya parçalanan çocuk bedenleri karşısında gözünü kapatıp yaÅŸanan insanlık dışı saldırılara bahane üretmek, Batı’nın kendi kanlı tarihinden devraldığı bir mirastır. Amerika kıtasından Afrika kıtasına, dünyanın önemli bir kısmının hafızasında, bu tavra dair pek çok kanlı iz, acı hatıra, telafisi mümkün olmayan kıyım vardır. Ülkemizin önemli bilim adamlarından merhum Prof. Dr. Erol Güngör, İsrail’in kuruluÅŸundan beri izlediÄŸi hastalıklı politikayı ve ona destek verenleri, 1982 yılındaki bir yazısında şöyle tanımlıyor: ‘Hasmının kanlı cesedi üzerine basarak insan hayatının deÄŸeri ve cinayetin kötülüğü hakkında nutuk çeken bir katil tarihte yoktur. BaÅŸkalarının kendisine zulüm yaptığını vehmederek aynı ÅŸeyi onlara yapmaya kalmak, en ağır akıl hastalığı arazlarından biridir.’ Gerçekten de İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları, hem yapanlar hem onu destekleyenler açısından hem katilliÄŸe hem akıl hastalığına delalet eden bir haldir.”

“Üniversite öğrencilerine ve diÄŸer tüm kesimlere ülkemizin kapıları sonuna kadar açık”

“Biz Türk milleti olarak, tarih boyunca yeryüzünde ırkçılık yapmamış ve yapmayan tek halkız. Bunu en iyi de Yahudi toplumu bilir.” diyen ErdoÄŸan, asırlar boyunca topraklarında Yahudilerin yaÅŸayıp da Yahudi düşmanlığının ortaya çıkmadığı tek coÄŸrafya ve tek devletin Türkiye olduÄŸuna dikkati çekti. ErdoÄŸan, “Bugün öldürdüğü çocuklara ve masumlara destek vermek için İsrail’in ardında sıraya girenlerin hiçbiri, göğsünü gererek böyle bir beyanda bulunamaz. Bunların hahamları da dahil.” dedi.

Erdoğan, bir hahamın, gelecekte bu tür çatışmalar yaşanmaması için Filistinli çocukların öldürülmesi yönünde ifadeleri bulunduğunu, böyle bir yaklaşımı asla kabul etmediklerini söyledi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sadece son çeyrek asırda, tamamı yalan bahaneler ve kurdukları piyon örgütler üzerinden Irak’ta 2 milyon, Afganistan ve Suriye’de 1’er milyon insanın ölümüne yol açanlarla, kendi ülkelerinde mazlum Filistin halkı lehine açıklama yapan üniversite öğrencilerini, akademisyenleri, gazetecileri, sanatçıları, sporcuları, iÅŸ insanlarını tehditle, hatta ÅŸantajla susturmaya kalkanların aynı ülkeler olduÄŸunu belirtti.

Lafa gelince demokratlığı, insan haklarını, çoğulculuğu, çok sesliliği kimseye bırakmayanların faşist yüzlerini hep birlikte ibretle seyrettiklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sırf bu onurlu tavırlarından dolayı yaÅŸadıkları ülkelerde sıkıntıya düşen üniversite öğrencilerine ve diÄŸer tüm kesimlere ülkemizin kapılarının sonuna kadar açık olduÄŸunu belirtmek istiyorum. Bu tabloda, Gazze’deki zulme gözlerini kapatan Batılı güçlerin İsrail için döktükleri gözyaşı, sahtekarlığın dik alasından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Daha dün Ukrayna’da yaÅŸanan savaÅŸta ortaya çıkan kayıplar için dünyayı ayaÄŸa kaldıranların, Gazze’deki aleni katliama duvar kesilmesi, bu riyakarlığın en somut ifadesidir.”

“Kalbimizle, dilimizle, elimizle ne yapabiliyorsak yapacağız”

KonuÅŸmasına okuduÄŸu bir ÅŸiirle devam eden ErdoÄŸan, “Canlı kalmış ölülerle dolu bir dünyada, biz ülke ve millet olarak hakikati haykırmaya, bunun için siyasi, diplomatik, gerekirse askeri tüm yolları devreye sokmaya devam edeceÄŸiz. Kalbimizle, dilimizle, elimizle ne yapabiliyorsak yapacağız. Medeniyetimizin, inancımızın ve kültürümüzün gereÄŸi olan duruÅŸumuzdan taviz vermeyeceÄŸiz.” ifadelerini kullandı.

Kuru hamasete, Türkiye ve Filistin halkına fayda getirmeyecek adımlara, stratejisiz hamlelere de tevessül etmeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Çünkü biz, gerisinde binlerce yıllık bir devlet geleneÄŸi ve devlet aklı olan Türkiye Cumhuriyetiyiz. Çünkü biz, bin yıldır Bizans ordularından Haçlı seferlerine, MoÄŸol saldırılarından Milli Mücadele’ye nice sınamalardan geçerek insanlığın kadim yurdu Anadolu’yu vatanımız yapmış bir milletiz. Devlet ve millet olarak söylediÄŸimizi yapmakla, baÅŸladığımızı bitirmekle, hedeflediÄŸimize ulaÅŸmakla mükellefiz. Aksi takdirde, kendine de millete de ümmete de insanlığa da hayrı olmayan nice devletten, nice topluluktan farkımız kalmaz. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı yürüttüğümüz politikayı da iÅŸte bu anlayışla ÅŸekillendiriyor, büyük bir titizlikle uyguluyoruz.”

“Gazze’de masumlar ölmeye devam ettikçe, yapılan hiçbir siyasi ÅŸov barış getirmeyecektir”

ErdoÄŸan, Gazze’de yaÅŸanan katliamın ve yıkımın gerisindeki faillerin, İsrail’e sınırsız destek verenler olduÄŸunu belirtti.

İsrail’e ve İsrail’i destekleyip teÅŸvik edenlere seslenen ErdoÄŸan, “Gazze’de masumlar ölmeye devam ettikçe, bölgemize gönderilen hiçbir gemi, hiçbir uçak, yapılan hiçbir siyasi ÅŸov barış getirmeyecektir.” diye konuÅŸtu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail yönetiminin güvenliği 10 bin kilometre ötede değil, Türkiye başta olmak üzere bölgesindeki komşularında araması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bugün sırtını dayayarak efelendiÄŸi güçler, yarın kendi evlerindeki yangını söndürmek için pılısını pırtısını toplayıp gittiÄŸinde, İsrail halkının güven ve merhamet arayacağı ilk yer, tıpkı 500 yıl önce olduÄŸu gibi yine Türkiye olacaktır. İsrail yönetiminden ve toplumundan istediÄŸimiz, milletimizin asırlara sari bu merhamet duygusunu zedeleyecek tavırlardan uzak durması, barış çaÄŸrımıza kulak vermesidir. Dünyanın en eski yerleÅŸimlerini bünyesinde barındıran bu toprakları kana ve ateÅŸe boÄŸan zulmü, bir asır öncesinden baÅŸlayarak başımıza saran güçlerin, dün olduÄŸu gibi bugün de çözüm istemediÄŸinin farkındayız. Sorunun sebebi olanlar, elbette çözüm istemez. Kriz ne kadar derinleÅŸirse, dallanıp budaklanırsa, onların çıkarları için o kadar iyidir. Krizin baÅŸladığı 7 Ekim’den beri yapılan provokatif açıklama ve eylemlerin altında yatan sebep iÅŸte budur.”

İsrail-Filistin meselesinin daha da büyümesinin, bölgeye barış ve istikrarın gelmemesinin, savaşın karanlık gölgesinin DoÄŸu Akdeniz’in üstünden eksilmemesinin, coÄŸrafyanın kaynaklarından bölgede binlerce yıldır yaÅŸayan insanların faydalanmamasının istendiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, ayrıca kan, zulüm ve gözyaşı üzerinde inÅŸa edilen sömürü düzenin sürmesinin istendiÄŸini, buna itiraz ettiklerini dile getirdi.

“Bize zorla giydirilen deli gömleÄŸini artık parçalamamız gerekiyor”

Bedelini Müslümanı, Hristiyanı, Yahudisiyle tüm bölge halklarının ödediÄŸi sömürü düzenini reddettiklerine dikkati çeken ErdoÄŸan, Mescid-i Aksa’nın Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin ortak ibadethanesi olduÄŸunu, ortak ibadethaneye yetkililerin sahip çıkmadığını, bu yetkilileri arayarak uyarılarda bulunduklarını ve “Birlikte sahip çıkma” çaÄŸrısını devam ettirdiklerini anlattı.

ErdoÄŸan, yaÅŸanan her savaşı yeni savaÅŸların, baÅŸlayan her çatışmayı daha kanlı çatışmaların izlediÄŸi fasit dairenin kırılması gerektiÄŸini belirterek, “SaÄŸduyu ve basiretle hareket ederek, bize zorla giydirilen deli gömleÄŸini artık parçalamamız gerekiyor. Aksi takdirde, canımızla, kanımızla, kaynaklarımızla, geleceÄŸimizle bedel ödemeye hep birlikte devam ederiz. Bunun için yapılması, süratle atılması gereken adımlar bellidir. Öncelikle tüm taraflar elini tetikten çekmeli, derhal ateÅŸkes ilan edilmelidir.” ifadesini kullandı.

Hem İsrail’in Gazze ve diÄŸer bölgelere yönelik saldırılarının hem de İsrail topraklarına yönelik füze atışlarının kesilmesi, rehinelerin serbest bırakılması konusunda doÄŸrudan veya dolaylı müzakerelere baÅŸlanarak bu konunun hızla sonuçlandırılması gerektiÄŸini kaydeden ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Nedir o, çocukları kafeslere koyuyorsunuz. Bu ne menem akıldır. Böyle bir ÅŸey olabilir mi? Çocuk, çocuk. Gazze’deki acil ihtiyaçları karşılamak için hemen bir insani koridor oluÅŸturulmalı, ihtiyaç maddelerinin giriÅŸine, yaralıların çıkışına, tahditsiz izin verilmelidir. Biz hastanelerimizi bütün bu yaralıların tedavisi için emre amade kıldık, kılıyoruz. Refah sınır kapısı insani yardımlar için muhakkak sürekli açık tutulmalıdır. İhtiyacın yüzlerce tırla ifade edildiÄŸi bir bölgeye gönderilen 20 tırlık yardım malzemesinin, denizde damladan öte hiçbir anlam taşımadığını herkes gayet iyi biliyor.”

İsrail’in, Gazze halkına yeterli miktarda insani yardım ulaÅŸtırılmasına, yıkıntıların temizlenmesine, sudan enerjiye ÅŸehrin altyapısının ayaÄŸa kaldırılmasına, hızla geçici barınma alanları ve sahra hastaneleri inÅŸasına engel olmaması gerektiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, Türkiye’nin sahra hastanesini, jeneratörleri bölgeye gönderdiÄŸini ve gerekli olanların gönderilmesinin süreceÄŸini bildirdi.

“Haçlı hilal anlayışı bir kenara konmalı”

Ramallah başta olmak üzere bölgede yıllardır süren yerleşimci terörün bir an önce son bulması gerektiğine işaret eden Erdoğan, Filistinlilerin evlerini, arazilerini gasbeden, silahlanıp canlarının istediği sivilleri öldüren ve bunları İsrail güvenlik unsurlarının desteğiyle yapan işgalcilerin suçlarını hiçbir kavramın örtemeyeceğini belirtti.

ErdoÄŸan, teröristin “terörist” olarak yaftalandığı gibi yerleÅŸimci kılıklı veya asker-polis üniformalı hırsızlara “hırsız”, katillere “katil” denilmediÄŸinde ve bu kiÅŸilere bu ÅŸekilde muamele edilmedikçe bölgeye huzurun gelemeyeceÄŸini söyledi.

Savaşın yayılmaması için tüm aktörlerin sorumlu hareket etmesi, bölge dışı güçlerin de İsrail ile dayanışma adına ateşe benzin taşımaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Akıl ve vicdan sahibi diÄŸer tüm ülkeleri, İsrail devletinin aklıselime dönmesi için Netanyahu hükümetine baskı kurmaya davet ediyorum. Bu geliÅŸmeleri bir haçlı-hilal anlayışıyla devam ettirmemenin gereÄŸini hatırlatmak istiyorum. EÄŸer barışın egemen olduÄŸu bir dünyayı kurmak istiyorsak bu dünyada haçlı-hilal anlayışı bir kenara konmalı aksi takdirde insanlığa yazık olur. İslam ülkelerinin bir ve beraber olarak hareket etmesi, şüphesiz önce ateÅŸkese, sonrasında kalıcı barışa giden yolu kolaylaÅŸtıracaktır. KuruluÅŸ amacı Kudüs’ün mahremiyetini ve Filistin davasını savunmak olan İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatından, hiç deÄŸilse bu defa, misyonuna yakışır bir etkinlik ortaya koymasını bekliyoruz. Vahdet olmadan rahmet olmaz. DiÄŸer türlü bireysel adımların beklenen etkiyi doÄŸurmadığını, geçmiÅŸteki tecrübelerimizle gördük, yaÅŸadık.”

“Barışa giden yolu açması için Türkiye sorumluluk almaktan asla kaçınmayacaktır”

ErdoÄŸan, “Türkiye olarak İslam ülkeleriyle iÅŸbirliÄŸi içinde hareket etmenin, Filistin halkının ve Gazzeli Müslümanların haklarını korumak için en tesirli yöntem olduÄŸuna inanıyoruz. Bu savaşın kalıcı barışa giden yolu açması için Türkiye sorumluluk almaktan asla kaçınmayacaktır.” diye konuÅŸtu.

Teklif ettikleri garantörlük müessesesini, halihazırda meseleye en azından kısa ve orta vadede gerçekçi çözüm getirmeye yönelik en somut, en tutarlı, en etkili yöntem olarak gördüklerini belirten ErdoÄŸan, “İnsani, siyasi ve askeri varlığımızla Filistin tarafının garantörlerinden biri olmaya hazırız. Bu konuda hüsnüniyet ve irade sahibi ülkeleri bir an önce bu teklifimizi deÄŸerlendirmeye, somut adım atmaya, barışa giden kapıları aralamaya davet ediyoruz.” dedi.

“Adil bir barışın kaybedeni olmayacağı tespitine gönülden inanan bir ülke olarak, bölgede etkili tüm aktörlerin yer alacağı bir ‘Uluslararası Filistin-İsrail Barış Konferansı’ düzenlenmesini öneriyoruz.”diyen ErdoÄŸan, bu konferansın, son 30 yılda yapılan, Madrid’den Oslo’ya, Åžarm el-Åžeyh’ten Annapolis’e kadar nice benzer toplantının akamete uÄŸrayan akıbetinden alınan dersler ışığında gerçekleÅŸtirilmesi gerektiÄŸini vurguladı.

“Ne bölge halkı, ne dünya böyle bir acıyı, zulmü, kısırdöngüyü hak ediyor”

Garantörlük teklifi başta olmak üzere, daha güçlü, bağlayıcı ve uygulamaya dönük kararlar ışığında atılacak bu tür adımlara, her iki tarafın da ihtiyacı olduğunun altını çizen Erdoğan şöyle devam etti:

“Elbette sorunun asıl çözümü, 1967 sınırlarında, baÅŸkenti Kudüs olan, fiziki bütünlüğe sahip, tüm dünya tarafından tanınan bağımsız, egemen bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Bunun için öncelikle Filistin halkının kendi içinde birliÄŸini ve beraberliÄŸini saÄŸlayarak, yekvücut olarak hareket etmesi ÅŸarttır. Filistin halkının göstereceÄŸi bu iradeyi tamamlayacak olan, Arap dünyasının bu devletin yaÅŸaması için gereken maddi ve manevi desteÄŸi vermesidir. İslam ülkelerinin yanı sıra, aklını ve vicdanını hakikatlere kapatmamış tüm devletlerin arkasında duracağı böyle bir geliÅŸme, İsrail’e de aradığı istikrarı ve huzuru saÄŸlayacaktır. Aksi takdirde bölgede, her saldırıyla, her katliamla, her yıkımla artacak olan radikalleÅŸmenin sonuçlarının nereye varacağını kestirmek mümkün deÄŸildir. Ayrıca, sürekli körüklenen bu yangının ne zaman, nereye sıçrayacağı ve nereleri yakıp, yıkıp kül edeceÄŸi bilinemez. Ne bölge halkı ne dünya böyle bir acıyı, zulmü, kısırdöngüyü hak ediyor.”

“BM ve Güvenlik Konseyi, kendini süratle reforma tabi tutmalıdır”

Her fırsatta dile getirdiÄŸi “Dünya 5’ten büyüktür” itirazının, Gazze’deki son geliÅŸmelerle bir kez daha teyit edildiÄŸini aktaran ErdoÄŸan, “Buradan bir kez daha, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek küresel yönetim ve güvenlik sisteminin adaletsizliÄŸi, dengesizliÄŸi, etkisizliÄŸi konusundaki haykırışımızı tekrarlıyorum. BirleÅŸmiÅŸ Milletler ve özellikle de Güvenlik Konseyi, kendini süratle reforma tabi tutmalıdır. Dünyadaki insanların kendilerini, coÄŸrafi ve inanç dağılımı baÅŸta olmak üzere, tüm çeÅŸitlilikleri ve dengeleriyle, adil ÅŸekilde içinde hissedecekleri bir BirleÅŸmiÅŸ Milletler iÅŸleyiÅŸi ve Güvenlik Konseyi yapısı kurmalıyız.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın güvenliÄŸini, 5 devletin çıkarlarına teslim eden bir yapının sürdürülebilirliÄŸi olmadığını ifade eden ErdoÄŸan, Gazze’de yaÅŸananların, bu açık gerçeÄŸin en son örneÄŸi olduÄŸunu söyledi.

ÇoÄŸu çocuk binlerce masumun hunharca katlini konuÅŸmaya bile tahammülü olmayan bir sistemi sürdürmekte ısrar etmenin, her ÅŸeyden önce insani olmadığını anlatan ErdoÄŸan, “Çocukların hunharca öldürülmesinin hiçe sayıldığı bir yapıyı da kimse ciddiye almaz, kimse peÅŸinden gitmez. BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin içine düştüğü bu acziyet görüntüsünden derin üzüntü duyuyoruz. İnÅŸallah bir an önce çaÄŸrımıza kulak verilir ve gereken süreçler iÅŸletilir.” diye konuÅŸtu.

“Tüm vatandaÅŸlarımızı mitingimize davet ediyoruz”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bugünkü grup toplantısında, Cumhuriyetin 100’üncü yılıyla ilgili kapsamlı bir deÄŸerlendirme yapmayı planladığını ancak Gazze meselesiyle ilgili ülke ve dünya kamuoyuyla paylaşılması gereken mesajların aciliyeti sebebiyle, vakitlerini bu konuya ayırmak mecburiyetinde kaldıklarını belirtti.

28 Ekim’de İstanbul’da yapılacak Büyük Filistin Mitingi’ne kadar bu krizin ateÅŸinin, en azından sönmeye baÅŸlamasını ümit ettiklerini kaydeden ErdoÄŸan, “Cumhur İttifakı olarak yapacağımız bu mitinge, mümkün olan en yüksek katılımı saÄŸlamak istiyoruz. Sadece bayrağımızın ve Filistin bayrağının dalgalandığı bir miting gerçekleÅŸtireceÄŸiz. Parti bayraklarının olmadığı, Türk bayrağı ve Filistin bayrağının olduÄŸu böyle bir muhteÅŸem mitingle gerek ülkemize gerek dünyaya mesajlarımızı vereceÄŸiz. Buradan, İstanbul’a yakın ÅŸehirlerimizde yaÅŸayanlar baÅŸta olmak üzere, tüm vatandaÅŸlarımızı mitingimize davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı’ndaki diÄŸer ortakları baÅŸta olmak üzere Gazzeli mazlumlar için attıkları adımlara destek veren siyasetçilere, sporculara, sanatçılara, basın mensuplarına, sivil toplum kuruluÅŸlarına ve 85 milyonun her bir ferdine şükranlarını sunduÄŸunu söyledi.

Milletin tüm kesimlerinde oluÅŸan bu birlik ve beraberlik ruhunun, en büyük güç ve güven kaynağı olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, Cumhuriyetin 100’üncü yılıyla ilgili deÄŸerlendirmeleri de 29 Ekim günü yapılacak törenlerde milletle paylaÅŸacağını söyledi.

Gazze’de hayatını kaybedenler için Fatiha okundu

Öte yandan AK Parti Grup BaÅŸkanvekili Muhammet Emin AkbaÅŸoÄŸlu, partisinin grup toplantısında CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın konuÅŸmasından önce salondaki katılımcıları, Gazze’de hayatını kaybedenler baÅŸta olmak üzere tüm ÅŸehitler için Fatiha okumaya davet etti.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir