CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: (İsveç’in NATO’ya üyelik süreci) NATO’nun terörle mücadele ayağı nerede? Bunu halletmesi lazım
Cumhurbaşkanı Erdoğan (İsveç'in NATO'ya üyelik süreci) NATO'nun terörle mücadele ayağı nerede Bunu halletmesi lazım
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İsveç’in NATO’ya üyelik sürecine dair, “NATO’nun terörle mücadele ayağı nerede? NATO’nun bunu bir defa halletmesi lazım. Bunu halletmedikten sonra Vilnius’ta filan biz kalkıp da el bebek gül bebek diyemeyiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Azerbaycan ziyaretleri dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından KKTC ve Azerbaycan’a düzenledikleri ilk resmi ziyaretleri tamamladıklarını ifade eden ErdoÄŸan, KKTC CumhurbaÅŸkanı Ersin Tatar ve Azerbaycan CumhurbaÅŸkanı İlham Aliyev ile ikili ve heyetler arası olmak üzere verimli görüşmeler gerçekleÅŸtirdiklerini söyledi.
ErdoÄŸan, KKTC’de, Türkiye ve KKTC arasındaki güçlü baÄŸların altını tekrar çizdiklerini, ikili gündemde yer alan konuları ve Kıbrıs meselesine dair son durumu deÄŸerlendirdiklerini belirtti.
Maruz kaldıkları onca haksız, hukuksuz ambargoya raÄŸmen Kıbrıs Türklerine devlet hizmetlerinin rahatlıkla sunulabilmesi noktasında yürüttükleri ortak çalışmaları ele aldıklarını ifade eden ErdoÄŸan, “KKTC’nin DoÄŸu Akdeniz’de bir çekim merkezi haline getirilmesi yönünde attığımız ve atacağımız adımları mütalaa ettik. Türkiye olarak, Kıbrıs Türkü’nün hak ve menfaatlerinin korunması, DoÄŸu Akdeniz’de barış, güvenlik, istikrar ve refahın hakim kılınması için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceÄŸiz. Türkiye Yüzyılı’nı inÅŸa ederken, adanın asli unsuru Kıbrıs Türklerinin haklarını savunmak önceliÄŸimiz olmayı sürdürecektir. Bu konuda kararlılığımızı Sayın Tatar’a tekrar ifade ettim. Bundan sonraki süreçleri yine iÅŸbirliÄŸi içinde yürütmeyi kararlaÅŸtırdık.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, LefkoÅŸa’nın ardından Bakü’ye geçtiklerini anımsattı.
İlham Aliyev ve Azerbaycan halkının 6 Åžubat depremleri sonrasında Türkiye ile sergilediÄŸi dayanışmayı asla unutamayacaklarını vurgulayan ErdoÄŸan, “Tıpkı kendi insanımız gibi Azerbaycanlı kardeÅŸlerimiz de depremzedelerimiz için seferber oldu, harekete geçti. Seçim sürecinde de Azerbaycan halkının manevi desteÄŸine bizzat ÅŸahitlik ettik. 28 Mayıs gecesi Ankara ve İstanbul nasılsa, Bakü’de de aynı coÅŸku, aynı heyecan, aynı mutluluk vardı. Seçim zaferimize en az bizim ve milletimiz kadar, Azerbaycanlı kardeÅŸlerimiz de sevindi. Ziyaretimizle hem kendilerine manevi destek ve duaları için teÅŸekkür ettik hem de gündemimizde bulunan konuları ayrıntılı ÅŸekilde ele aldık.” ifadelerini kullandı.
ErdoÄŸan, görüşmelerde, Ermenistan ile yürütülen normalleÅŸme süreçlerinde kaydedilen mesafeleri deÄŸerlendirdiklerini, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin ilerlemesinin Türkiye’nin Ermenistan ile iliÅŸkilerinin normalleÅŸmesine önemli fayda saÄŸlayacağını vurguladı.
“Türk dünyasının birliÄŸi ve dirliÄŸi için Azerbaycan ile çalışmaya devam edeceÄŸiz”
Çekilen onca acıdan sonra bölgede barışın kapısının aralandığını gördüklerini, bu fırsatın kaçırılmaması için ilgili tüm tarafların sorumlulukla hareket etmelerini beklediklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Azerbaycan ile Stratejik İşbirliÄŸi Konseyi ve Karma Ekonomik Komisyon gibi mekanizmalarımızı iÅŸleterek ikili iliÅŸkilerimizde yakalanan ivmeyi sürdürmek istiyoruz. Türk Devletleri TeÅŸkilatı baÅŸta olmak üzere bölgesel iÅŸbirliÄŸi ve istiÅŸare mekanizmalarımızı daha da kuvvetlendireceÄŸiz. Türk dünyasının birliÄŸi ve dirliÄŸi için Azerbaycan ile çalışmaya devam edeceÄŸiz. Seçimler sonrasında yaptığımız bu tarihi ziyaretin, mevcut dayanışmamızı güçlendirdiÄŸine inanıyorum. Ziyaretlerimizin, ikili iliÅŸkilerimizle birlikte tüm bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Åžahsıma, eÅŸime ve heyetime gösterilen samimi ev sahipliÄŸinden dolayı Sayın Tatar ve Sayın Aliyev’e bir kez daha ÅŸahsım, milletim adına teÅŸekkürlerimi sunuyorum.”
“Derdimiz bu yüzyılda tüm ülkelerle aynı anlayışla bir arada olmak”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türkiye Yüzyılı’nın dış politikada yansımalarını nasıl göreceÄŸiz? Türkiye’nin yeni dönemdeki ekseni Batı odaklı mı olacak, yoksa diÄŸer coÄŸrafyalarda da etkisini sürdürerek denge politikasıyla zirveye taşıyacağı bir döneme kapı mı aralayacak?” sorusu üzerine, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:
“Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünü idrak ettiÄŸimiz bu yılda özellikle DoÄŸu mu Batı mı gibi bir ayrıştırmaya gitmek, bir defa bizim ilkelerimizin arasında yer almıyor. Biz Batı’ya ne kadar yakınsak DoÄŸu’ya da en az o kadar yakınız. Bizim derdimiz özellikle bu yüzyılda dünyadaki tüm ülkelerle aynı anlayışla bir arada olmak… Hepsiyle tüm görüşmelerimizi en ideal ÅŸekilde sürdürmenin gayreti içerisinde olacağız. Tüm dünyayla ÅŸu ana kadar sürdürdüğümüz iliÅŸkilerimizi bundan sonraki süreçte de rahat ve ilkeli ÅŸekilde yürütmeye devam edeceÄŸiz. Diyalog ve diplomasiyi öncelikli olarak kullanarak inisiyatif almayı, bölgemizde ve dünyada barışın ve istikrarın egemenliÄŸi için ne gerekiyorsa onu yapmayı inÅŸallah temenni ediyoruz ve bunu yapmaya da çalışacağız. Tabii bu temelde milletimizin hakkıyla beraber tüm insanlığın hakkını, hukukunu, ortak menfaatlerini savunmak da bizim asli sorumluluÄŸumuz olacaktır.”
Zengezur Koridoru
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Ermenistan BaÅŸbakanı Nikol PaÅŸinyan’ın Göreve BaÅŸlama Töreni’ne katılımı, Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan iliÅŸkileri ve Zengezur Koridoru’nda hangi aÅŸamada olunduÄŸuna iliÅŸkin soru üzerine, özellikle PaÅŸinyan’ın davetlerine icabet etmesinin önemli bir adım olduÄŸunu dile getirdi.
Bu noktada PaÅŸinyan’ın birçok engeli, ülkesindeki muhalif anlayışları da aÅŸarak davete icabet ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“BaÅŸbakan PaÅŸinyan ile bu törende ancak ayaküstü bir görüşme yapabildik. Bu ayaküstü görüşmede kendisinin bu davetimize icabeti sebebiyle teÅŸekkürlerimizi ifade ettik. Bunun yanında son olarak da KarabaÄŸ dahil Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıyabileceklerine iliÅŸkin ifadeleri bu anlamda önemliydi. Tabii bunu tanımaları önemli bir geliÅŸme. Ama az önce ifade ettiÄŸiniz gibi Ermenistan’da da PaÅŸinyan’a karşı takınılan tavır, bu da çok çok önemli. Åžu ana kadar PaÅŸinyan bu konuda geri adım atmadı. Zengezur Koridoru’na gelince; Ermenistan ile ilgili bir sorun deÄŸil. Zengezur Koridoru, İran ile ilgili bir sorun. Yani halkının kahir ekseriyeti Müslüman olan iki ülke. Burada İran’ın böyle bir tavır içerisinde olması gerek Azerbaycan’ı gerekse bizi üzüyor. Aslında onları da üzmesi lazım. Bir de burada vagon başına alınan ücretler filan da ne yazık ki çok çok yüksek. Temenni ederim ki bu sıkıntıyı da kısa zamanda aÅŸarız. Buna olumlu yaklaÅŸmış olsalar bugün gerek kara yolu gerek demir yoluyla burada Türkiye-Azerbaycan-İran birbiriyle bütünleÅŸmiÅŸ olur ve belki de Pekin-Londra hattı da açılmış olur.”
Bir gazetecinin CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun, seçim sürecinde Azerbaycan’ı dışarıda tutan bir koridor önerisini gündeme getirdiÄŸi yönündeki deÄŸerlendirmesi üzerine ErdoÄŸan, “KılıçdaroÄŸlu tren yolu, kara yolu filan bu iÅŸlerden anlamaz. Biz bu İpek Yolu’nu Çin ile kaç yıl önce konuÅŸtuk. Biliyorsunuz Çin’in İpek Yolu Projesi var. O davete ben de icabet etmiÅŸtim ve o hala devam eden bir ÅŸey. Bu da bir yerden duymuÅŸtur. Bunu söylersem herhalde buradan bana biraz oy gelir diye düşünmüştür. Ne geldiÄŸi ortada.” dedi.
İsveç’in NATO’ya üyelik süreci
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, gelecek ay Litvanya’da yapılacak NATO Liderler Zirvesi hatırlatılarak, “İsveç’in NATO üyeliÄŸi konusunda Türkiye’den olumlu yaklaşım beklentisi var. Türkiye’nin İsveç’ten atmasını istediÄŸi somut adımlar vardı. Bu konudaki son durum nedir?” sorusunun yöneltilmesi üzerine, fevkalade bir durum olmadığı takdirde Vilnius’ta yapılacak zirveye katılacağını belirtti.
“İsveç’in bu beklentileri, bizim bu beklentilere uyacağımız anlamına gelmez. Bizim bu beklentilere uymamız için, her ÅŸeyden önce İsveç’in üzerine düşen görevi yerine getirmesi lazım.” diyen ErdoÄŸan, geçen günlerde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile İstanbul’da bir görüşme gerçekleÅŸtirdiÄŸini anımsattı.
Erdoğan, Stoltenberg ile görüşmesine ilişkin, şunları kaydetti:
“Kendisine söylediÄŸimiz ÅŸey ÅŸu oldu; EÄŸer bizim İsveç’in beklentilerine illa cevap vermemizi bekliyorsanız, her ÅŸeyden önce İsveç bu terör örgütünün yaptıklarını bir defa yok etmesi lazım. Bunları bize Stoltenberg ifade ederken, tam o esnada maalesef yine İsveç’te teröristler caddelerde gösteri yapıyorlardı. Daha sonra bizim İbrahim Bey o görüntüleri de muhatabına gönderdi, ‘Stoltenberg ile ÅŸu anda CumhurbaÅŸkanı’mız görüşme yapıyor fakat teröristler yine İsveç’te gösteriler yapıyor’ dedi. Bunun neresinden tutacağız, neresinden ele alacağız ki Vilnius’ta ‘Tamam, hakikaten siz bu iÅŸi yoluna koydunuz ve bu teröristlere caddelerde gösteri yapma imkanı vermediniz. Dolayısıyla biz de iyi niyetle buna yaklaÅŸalım’ diyelim. Åžimdi biz bu tablo içerisinde bu iÅŸe olumlu yaklaÅŸamayız. Kaldı ki bu anayasa iÅŸi deÄŸil, yasa iÅŸi de deÄŸil. Bu ne iÅŸi? Kolluk kuvvetleri ne iÅŸe yarar? Kolluk kuvvetlerinin yapması gereken iÅŸ, iÅŸte bunların önünü kesmektir.
Biz Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de bu teröristlerin inine anayasayla mı girdik, yasayla mı girdik? Yok. Zaten yasalarda da anayasalarda da kolluk kuvvetlerine verilmiÅŸ olan haklar var. Kullan bu hakları. Sen bu hakları kullanmayacaksın, bize ‘Gel İsveç’i NATO’ya al’ diyeceksin. NATO’nun terörle mücadele ayağı nerede? NATO’nun bunu bir defa halletmesi lazım. Bunu halletmedikten sonra Vilnius’ta filan biz kalkıp da el bebek gül bebek diyemeyiz. Bugün, BaÅŸdanışmanım, Büyükelçi Akif ÇaÄŸatay Kılıç İsveç, Finlandiya, NATO heyetiyle Daimi Ortak Mekanizmanın dördüncü toplantısını yapacak. Onlara da ÅŸimdiden bu mesajı verecek; ‘Yani CumhurbaÅŸkanı’mızın kanaati budur, kesinlikle Vilnius’ta çok daha farklı bir ÅŸey beklemeyin.'”
Yunanistan ile iliÅŸkiler
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yunanistan’da 25 Haziran’da komÅŸuda yeniden seçim var. Miçotakis eÄŸer seçilirse sizinle NATO’da görüşmek için fırsat arayacağını söyledi. Yeni dönemde Yunanistan ile iliÅŸkiler konusunda nasıl bir öngörüde bulunuyorsunuz?” sorusu üzerine, ÅŸunları söyledi:
“Bizim seçimden sonra Miçotakis aradı, tebrik etti. Böyle bir süreç oldu. Dolayısıyla ÅŸu anda Vilnius’ta böyle bir ÅŸey olması halinde biz görüşmekten çekinmeyiz. İki komÅŸu ülkeyiz. Yeter ki zaman zaman ileri geri verilen mesajlar olmadıktan sonra, biz düşmanlıkları çoÄŸaltmanın deÄŸil, azaltmanın peÅŸindeyiz. Dolayısıyla onunla da orada bunları konuÅŸuruz. Tabii burada bir ÅŸey var. SöyleyeceÄŸimiz ÅŸeyler belli. Nedir o? ‘Sayın BaÅŸbakan, bu silahlanmayı bırakın artık. Yani bu silahlanmayla nereye varacaksınız? Durmadan Amerika size bol bol silah veriyor. Bedava verdiÄŸi için mi alıyorsunuz, yoksa para pul istemiyor da böyle mi alıyorsunuz?’ Herhalde bunları bir konuÅŸuruz. Åžunu da bilin ki biz düşmanlarımızı çoÄŸaltmak için deÄŸil, azaltmak için varız. Türkiye budur, ErdoÄŸan budur.”
“Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nı daha da geliÅŸtirip, güçlendirmek için bazı adımlar atılabilir”
Türk dünyası birliÄŸinin, Avrupa BirliÄŸi gibi bir modele dönüşebilmesinin söz konusu olup olmadığı yönündeki soru üzerine ErdoÄŸan, Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nı daha da geliÅŸtirip, güçlendirmek için bazı adımlar atılabileceÄŸini söyledi.
Kazakistan’ın Türkistan ÅŸehrinde önümüzdeki günlerde liderler zirvesi yapılacağını, kendisinin de zirveye katılmayı arzu ettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Türk Cumhuriyetleri orada bir araya gelirsek bu veya buna benzer konuları görüşmek isabetli olur. Bunları ele almakta faydalar muhakkak var. Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda Türk Devletleri TeÅŸkilatı adımını attık. Bunu bizim geliÅŸtirmemiz lazım. Bu adımı atıp oraya bir virgül koyarsak olmaz. Ne yapıp yapıp buna noktayı koymak lazım ve ondan sonra da bunu iÅŸlemek lazım. Åžu an itibarıyla da Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nda geliÅŸmelerin olması bizi çok daha süratle güçlü hale getirecektir. Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın da bu güce ihtiyacı var.”
KKTC’nin egemenlik eÅŸitlik haklarının tanınması ön ÅŸart
ErdoÄŸan, “Kıbrıs’ta yeni bir görüşme trafiÄŸi söz konusu olabilir mi? Özellikle Rumlardan veya baÅŸka çevrelerden bu doÄŸrultuda bir talep var mı?” sorusuna karşılık, Rum kesiminin mevcut yönetiminin öncekilere göre daha barışçı bir hava içinde olduÄŸunu söyledi.
“Bu barışçı havayı devam ettirirlerse ve baÅŸta Avrupa BirliÄŸi olmak üzere bazı tahriklere kapılmadan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eÅŸitlikteki haklarını korumaya ‘Evet’ derlerse biz de ‘Niye olmasın deriz.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, ancak KKTC’nin egemen eÅŸitlik haklarının Rum kesimince tanımasının ön ÅŸart olduÄŸunu vurguladı.
ErdoÄŸan, kendisinin baÅŸbakanlığı döneminde İsviçre Bürgenstock’ta Yunanistan’la görüştüklerini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O zaman bize söz verdiler, dediler ki ‘Referanduma gitmek suretiyle çıkacak neticede biz Avrupa BirliÄŸi olarak yanınızda olacağız.’ Ama bunlar maalesef Kuzey Kıbrıs’ın yanında olmadıkları gibi hemen Güney’i Avrupa BirliÄŸi’ne dahil ettiler, Kuzey Kıbrıs’ı ise dışarıda bıraktılar. O gün bugündür bu böyle geliyor, Avrupa BirliÄŸi dürüst deÄŸil. Biz de 50 seneyi devirdik, hala bu Avrupa BirliÄŸi aynı noktada, deÄŸiÅŸen bir ÅŸey yok. Şöyle bir masaya yatıracağız bu iÅŸleri. Bizim de bunu gözden geçirmemiz gerekir.”
“Ben burada aynıyım”
ErdoÄŸan, yeni dönemde ekonomi politikalarıyla asgari ücret ve memur maaÅŸlarındaki zam oranlarına iliÅŸkin soru üzerine “Her dönemde olduÄŸu gibi bu dönemde de şüphesiz ki ekonomi her zamanki o güçlendirme beklentisini yine aynen devam ettiriyor.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Ekonominin bir kenara konulamayacağını, her ülkenin ilk işinin ekonomi olduğunu vurgulayan Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu, Ticaret, Sanayi ve Teknoloji, Ulaştırma gibi ekonomiyle ilgili bakanlıklar ile savunma sanayisinde atılan adımlara işaret etti.
Erdoğan, gıda, tarım, hayvancılık alanının önemine dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çünkü onun üzerinden de bizi vurmaya kalkıyorlar. Biz bunlara prim vermeden altyapı ve üstyapıda bütün çalışmalarımızı sürdüreceÄŸiz. Bu konularla ilgili olarak bir taraftan da finans sektörümüzü güçlendirmenin gayreti içerisinde olacağız. Finans sektöründe kaynak arayışlarını devam ettiriyoruz, devam ettireceÄŸiz. Bizim bankalar noktasında sıkıntımız yok. Bizim bankacılık sektörümüz zaten güçlüdür. Fakat bütün mesele ÅŸimdi finans yönetimini daha güçlü hale getirelim ve finans yönetimini güçlü hale getirmek suretiyle bir defa enflasyondaki düşüşü de daha aÅŸağı indirelim.
Bazı arkadaÅŸlar ‘CumhurbaÅŸkanı faiz politikalarında ciddi bir deÄŸiÅŸime mi gidiyor’ gibi bir yanılgının içine düşmesin. Ben burada aynıyım. Ama Hazine ve Maliye Bakanı’mızın ÅŸu andaki düşüncesi noktasında, biz tabii kendisine burada atacağı adımları süratle, rahatlıkla Merkez Bankası ile atmasını kabullendik, hayırlı olsun dedik ve bu ÅŸekilde de enflasyonu tek haneye düşürmekteki kararlılığımızı da bildirdik. Bunu neye dayanarak söylüyoruz? Biliyorsunuz baÅŸbakanlığım döneminde biz (enflasyonu) tek haneye düşürdüğümüzde faiz 4,6’ydı, enflasyon da 6,2’ydi. O zaman yine bu iÅŸleri beraber yaptık ve ÅŸimdi de Sayın Bakan’ımıza bunları söyledik, aynı ÅŸekilde bunu birlikte yapmalıyız. Biz o zaman ‘düşük faiz, düşük enflasyon’ teorisiyle çalıştık. Åžimdi de aynı anlayışla çalışıyorum, aynı düşüncedeyim ve bu ÅŸekilde bunu baÅŸarabiliriz diye inanıyorum.”
ErdoÄŸan, işçiyi enflasyona ezdirmeyeceklerini belirterek, “Asgari ücrette de elimizden gelen gayreti göstereceÄŸiz. İşçimiz bu noktada rahat olsun, huzurlu olsun. Åžu anda çalışmalar yapılıyor, bir an önce de inÅŸallah kararı vereceÄŸiz. Memur maaÅŸlarına iliÅŸkin adım da zaten temmuz ayındaki görüşmelerde atılacak.” dedi.
“Bu kardeÅŸimizin baÅŸarılarını bizlere ilettiler”
Merkez Bankası BaÅŸkanlığı’na Hafize Gaye Erkan’ın atanması sürecine iliÅŸkin bir soru üzerine ErdoÄŸan, Erkan’ın atanması teklifini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet ÅžimÅŸek’in kendisine getirdiÄŸini söyledi.
Kadro hareketine inancını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Yani ben bir göreve geldim; ne yapıyorum, kadromla geliyorum, bakan arkadaÅŸlarımı seçiyorum, inceliyorum ve bununla da kalmıyorum, farklı bazı isimler varsa bunlar üzerinde de çalışmalar yürütüyorum ve buna göre de kabinemi oluÅŸturuyorum. Bu kabineyi oluÅŸtururken ÅŸu anda benim bütün bakan arkadaÅŸlarım kendi bakan yardımcılarını benim önüme getirmiÅŸlerdir ve o bakan yardımcılarını ben kendilerinden aldıktan sonra ayrıca istihbaratla da onlar üzerinde bir çalışma yapmışımdır. Nasıldır, ne var ne yok filan… Ve aynı ÅŸekilde yurt içinde, yurt dışında… EÄŸer yurt dışındaysa orada da kimdir, nedir, nasıl birisidir bütün bunların hepsini soruÅŸturuyoruz.
Maalesef çok garip ataklar var. Bu ataklarda da bakıyorsunuz, aman ya Rabbi neler uyduruyorlar neler… Biz tabii artık, yani iÄŸnenin deliÄŸinden çok geçtik, bunları pek yutmuyoruz ama çalışıyoruz, ediyoruz. Ve bu kardeÅŸimizin de baÅŸarılarını bizlere ilettiler, söylediler. Goldman Sachs’tan tut da oradaki bankacılık, finans sektöründeki çalışmalarına varıncaya kadar bu durumları söylediler. Ve Merkez Bankası’nda bir de bayan yöneticimiz olsun diye düşündük. Bu adımı hayırlısıyla attık. Kendisine de gerekli olan beklentilerimizi söyledik. bu adımlarla birlikte de gerek Hazine ve Maliye Bakanımız gerek Merkez Bankası BaÅŸkanımız bizi mahcup etmeyecekler ve hayırlısıyla güzel neticeleri de alacağız diye düşünüyorum.”
“O partinin ne kaptanıyım ne güverte lostromosuyum”
ErdoÄŸan, seçim sonrası Cumhuriyet Halk Partisindeki deÄŸiÅŸim tartışmalarının hatırlatılması üzerine “O partinin ne kaptanıyım ne güverte lostromosuyum. Ben AK Parti’nin kaptanıyım, bana AK Parti’yi sorun. Onu da KılıçdaroÄŸlu’nu yakaladığınızda ona sorun.” diye yanıtladı.
Her ÅŸeyin ortada olduÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, “Yani onlarda kaptan ne yaptıysa yaptı zaten, gemi ÅŸu anda bordasından çok kötü çarptı. Kiminle yarışıyor, kiminle ne yapıyor, bizi hiç ilgilendirmez. Biz ÅŸu anda seçimi elhamdülillah baÅŸarılı bir ÅŸekilde tamamladık, bitirdik. Onlarda ise altılı masa, dokuzlu masa, on birli masa; ortada masa kalmadı zaten, dağıldı iyice… Åžimdi bunu bana sorarsan bu olmaz. Milletim en güzel kararı verdi.” diye konuÅŸtu.
“Maalesef orada çok çok iyimser deÄŸiliz”
Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi süreci ve muhalefet partilerinin CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun yeni anayasaya destek verip vermeyeceÄŸi yönündeki bir soruyu ErdoÄŸan, “Masa etrafındakilere bakıp konuÅŸacak olursak vermezler diye düşünüyorum.” ÅŸeklinde yanıtladı.
Erdoğan, ancak AK Parti grubunun görevinin, vereceklermiş gibi gidip muhalefet partileriyle görüşmek olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“ArkadaÅŸlarımıza ben görevi veririm, arkadaÅŸlarımız grup baÅŸkanlarıyla veya baÅŸkanvekilleriyle görüşmelerini yaparlar. ‘Böyle bir anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi için ne dersiniz’ diye sorarlar. EÄŸer böyle bir anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine ‘Evet’ derlerse biz de muhalefetle niçin anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine gitmeyelim? Ki bunların içerisinde de en önemli maddemiz ailedir. Aile konusuna biz hassasiyetle eÄŸiliyoruz. İki, Aile ve Gençlik Bankası çok çok önemli. Bu konuyu yine aynı ÅŸekilde kendilerine taşırız. EÄŸer buna olumlu yaklaşırlarsa bununla da ilgili adım atarız. Yani bunların bazıları anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi gerektirir, bazıları ise yasal düzenleme gerektirir. Ve ÅŸu anda anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi gerektiren konularda muhalefet bu iÅŸe ‘Evet’ der mi sorusunun cevabına gelince, maalesef orada çok çok iyimser deÄŸiliz.”
Kaynak: AA
