CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: (İsveç’te Kur’an yakılması) Kur’an-ı Kerim’i yakma diye bir özgürlük olamaz
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (İsveç'te Kur'an yakılması) Kur'an-ı Kerim'i yakma diye bir özgürlük olamaz
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İsveç’te Kur’an yakılması ile ilgili, “Nasıl kiliseyi, havrayı veya bir baÅŸka inancın mabedini ateÅŸe vermek özgürlük deÄŸilse Kur’an-ı Kerim’i yakma diye bir özgürlük de olamaz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı‘nın ardından millete seslendi.
Milletin ve İslam aleminin Kurban Bayramını tebrik eden Erdoğan, sağlık, huzur ve afiyet içerisinde nice bayramlar diledi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Kestikleri kurbanla Allah’a yakınlaÅŸmayı murat eden, bayram günlerini ülkemizde ve dünyada bir yardımlaÅŸma seferberliÄŸine dönüştüren tüm kardeÅŸlerimin ibadetlerinin kabul olmasını diliyorum. Millet olarak, 2 milyarlık İslam alemiyle birlikte Kurban Bayramına ruhuna ve temsil ettiÄŸi deÄŸerlere mütenasip bir ÅŸekilde hep birlikte idrak ettik. Gariplerin, yetim ve öksüzlerin elinden tuttuk. Büyüklerimizi, dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek gönüllerini aldık. İhtiyaç sahiplerinin kapısını çalarak, bayram sevincini onların da yaÅŸamasını saÄŸladık. Kimi zaman bir bayram ÅŸekeri ile küçüklerimizin yüzlerinde güller açtırdık.” diye konuÅŸtu.
Bu bayram döneminde özellikle depremzedeleri ihmal etmediklerinin altını çizen Erdoğan, Kabine üyelerinden milletvekillerine pek çok arkadaşlarının deprem bölgesinde olduğunu söyledi.
Böylece depremzedelerin yalnız olmadıklarını bir kez daha hissettirdiklerini dile getiren ErdoÄŸan, “BaÅŸta depremde en çok yıkıma uÄŸrayan Hatay, Adıyaman, MaraÅŸ olmak üzere, 11 vilayetimizin tamamında ihya ve inÅŸa çalışmaları ÅŸu anda devam ediyor. Yaptığı binalarla 6 Åžubat depremlerinden alnının akıyla çıkan TOKİ’miz bölgenin yeniden ayaÄŸa kaldırılması sürecinde öncü rol oynuyor.” dedi.
Bölgede bir taraftan yeni deprem konutlarının temelleri atılırken, diğer taraftan inşasına başlanan binaların hızla yükseldiğini ifade eden Erdoğan, Ekim-Kasım ayından itibaren yapımı tamamlanan konutların teslimatına başlayacaklarını aktardı.
“Ana gündem maddemiz deprem bölgesi”
Amaçlarının ilk bir sene içerisinde 319 bin deprem konutunu teslim etmek olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bölgede inÅŸa edeceÄŸimiz konut sayısı 143 bini köy evi olmak üzere, toplam 650 bindir. Åžimdiye kadar inÅŸa süreci baÅŸlayan konut, köy evi ve ahır sayısı 180 bini buldu. Evleri yıkılan vatandaÅŸlarımızın çok büyük bir bölümünün gelecek bayramı yeni yuvalarında karşılamasını hedefliyoruz. Hep söylediÄŸimiz gibi, giden canlarımızı geri getiremeyiz ama maddi kayıplarımızı telafi edecek imkana ve kudrete sahibiz. Tarih boyunca nice badireler atlatmış, nice zorluklara göğüs germiÅŸ bir millet olarak, Allah’ın izniyle asrın felaketinin de üstesinden geleceÄŸiz. Altyapısı ve üstyapısıyla ÅŸehirlerimizi eskisinden daha güvenli, daha canlı, daha dayanıklı hale getirene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız.
BaÅŸkaları ne yaparsa yapsın, bizim ana gündem maddemiz deprem bölgesidir, deprem maÄŸdurlarımızın sıkıntılarını çözmektir. Son Adıyaman ziyaretimizde vatandaÅŸlarımızın yolumuzu keserek açtığı o pankartı asla unutmadık ve unutmayacağız. Depremzedelerimizi, iyilik etmeden baÅŸa kakan namertlere muhtaç eylemeyeceÄŸiz. Sandıkta milletten yediÄŸi tokadın acısını afetzedelerden çıkaran faÅŸist zihniyete raÄŸmen, oylarının rengine ve siyasi tercihlerine bakmadan deprem bölgesinde yaÅŸayan tüm vatandaÅŸlarımızı kucaklamaya devam edeceÄŸiz.”
Ulaştırma yatırımları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her bayramda ulaştırma yatırımlarının ne kadar büyük bir hizmet olduğunun daha net görüldüğüne işaret ederek, daha önce trafikten ve bozuk yollardan dolayı eziyete dönüşen seyahatlerin, yatırımlar sayesinde artık keyifle yapıldığını söyledi.
“Yol medeniyettir” ÅŸiarıyla baÅŸlattıkları ulaÅŸtırma hamleleriyle Türkiye’ye çaÄŸ atlattıklarını belirten ErdoÄŸan, otomobille 1,5 saat, feribotla 45-60 dakika süren İzmit Körfezi geçiÅŸini Osmangazi Köprüsü ile 5 dakikaya indirdiklerini anımsattı.
“Tüm zamanların en yüksek rakamına ulaÅŸtık”
ErdoÄŸan, 1915 Çanakkale Köprüsü ile boÄŸaz geçiÅŸ süresini 6 dakikaya düşürdüklerini aktararak, “Osmangazi Köprüsü 24 Haziran Cumartesi günü 111 bin 770 araç geçiÅŸiyle bir rekora daha imza attı. Açılışından itibaren bugüne Osmangazi Köprüsü 70 milyon araç geçiÅŸiyle zamandan, yakıttan ve çevreden toplam 1,7 milyar dolarlık tasarruf saÄŸladı.” dedi.
1915 Çanakkale Köprüsünde de önceki yıla göre araç geçiÅŸ sayısında yüzde 55 oranında artış yakalandığını dile getiren ErdoÄŸan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ise günlük ortalama 100 binden fazla araç geçiÅŸiyle kamu özel iÅŸbirliÄŸinin en güzel örneklerinden biri olduÄŸunu vurguladı.
Gezi kalkışmasında durdurulmak istenen bu köprü sayesinde boğaz geçiş trafiğinin rahat bir nefes aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Ankara-NiÄŸde Otoyolu 24 Haziran Cumartesi günü toplam 83 bin 517 araç geçiÅŸiyle rekora koÅŸan bir baÅŸka projemizdir. Hava yollarımızda da aynı durum söz konusudur. İstanbul Havalimanı’na bayram boyunca günde ortalama 1517 uçak iniÅŸ-kalkış yaparken, günde ortalama 238 bin yolcu bu havalimanını kullandı. 25 Haziran’da ise 1593 iniÅŸ-kalkış ile tüm zamanların en yüksek rakamına ulaÅŸtık. Dünya çapında birinciliklere doymayan İstanbul Havalimanı, Avrupa’nın en yoÄŸun ve en iyi havalimanı seçildi. Antalya Havalimanı’nda da Kurban Bayramı’nın 4’üncü günü 1188 uçak trafiÄŸi ile yine rekor kırdık. Trabzon Havalimanı’nda ise cuma günü 21 bin 117 yolcu trafiÄŸiyle, 12 ülkeye seyahat gerçekleÅŸtirildi. CHP Genel BaÅŸkanının, ‘Buraya uçak mı iner? Ne gerek var?’ dediÄŸi, ‘Millet yol mu yiyecek?’ diyerek çamur attığı diÄŸer tüm ulaÅŸtırma projelerimizde benzer baÅŸarıları yakalamanın gururunu yaşıyoruz. Takoz siyasetinin nelere mal olabileceÄŸini yıllar geçtikçe daha iyi anlıyoruz. 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinde bu zihniyeti sandığa gömen insanımızın, 31 Mart 2024 seçimlerinde de bunlara geçit vermeyeceÄŸine inanıyorum.”
“Ülkemiz, krizlerin çözümünde dengeli, adaletli ve güven veren tavrıyla belirleyici rol oynuyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayram günlerinin aynı zamanda diplomasi trafiğinin arttığı dönemler olduğunu dile getirerek, bu bayramda da dünyanın dört bir yanındaki Türkiye kardeşleriyle ve dost ülkelerin liderleriyle bayramlaşma imkanı bulduklarını belirtti.
Devlet ve hükümet baÅŸkanı seviyesinde 21 ülkenin lideriyle telefonda görüşerek hem tebrikleri kabul ettiklerini hem de ikili konuları ele aldıklarını bildiren ErdoÄŸan, bu görüşmeler vesilesiyle Rusya-Ukrayna savaşından Sudan’daki kardeÅŸ kavgasının sona erdirilmesine kadar küresel güvenliÄŸe dair her meselenin, Türkiye’nin katkısının daha fazla arandığını ortaya koyduÄŸunu vurguladı.
ErdoÄŸan, “Ülkemiz, krizlerin çözümünde dengeli, adaletli ve güven veren tavrıyla belirleyici rol oynuyor.” dedi.
“Bölgemizdeki ateÅŸin kıvılcımının Türkiye’ye sıçramasına izin vermedik”
Türkiye’nin öncülüğünde yürütülen barışı inÅŸa çabalarının öneminin günden güne daha iyi anlaşıldığına dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Tam anlamıyla bir kilitlenme yaÅŸayan Rusya-Ukrayna savaşı bunun en açık ve maalesef en acı örneÄŸidir. İstanbul süreci bu acımasız savaşı sona erdirecek tarihi bir fırsattı. Taraflara onurlu çıkış imkanı sunan bu fırsat deÄŸerlendirilebilseydi bugüne kadar yaÅŸanan yıkım ve gözyaşı olmayacaktı. İstanbul süreciyle baÅŸlayan Tahıl Mutabakatı ve esir takaslarıyla devam eden diplomatik gayretler maalesef savaÅŸ lobisi tarafından engellendi, yıpratıldı. Bunun bedelini de asker, sivil, on binlerce insan ödedi. Hatta bir dönem Türkiye olarak biz de bu savaÅŸ lobisinin hedefi olduk. Ülkemizin izlediÄŸi dengeli politikadan rahatsızlık duyanlar hükümetimize yönelik çok yoÄŸun baskı uyguladılar. Baskı aracı olarak, bizler her zaman olduÄŸu gibi, muhalefet partilerini kullananlar karşısında dik durduk.
Muhalefetin adayının Rusya ile aramızda kriz çıkarmayı amaçlayan asılsız ithamları bu senaryonun bir parçasıydı. Sadece Türkiye’nin çıkarlarına deÄŸil, Türk demokrasisine de zarar veren bu iddialarla ilgili ortaya tek bir somut delil konulmadı. İddialar yalanlandıktan sonra seçim atmosferinde niçin böyle bir provokasyona giriÅŸildiÄŸine dair muhalefet cenahından kamuoyunu tatmin edecek, şüphe bulutlarını dağıtacak hiçbir açıklama da gelmedi. Son 1,5 yılda bunun gibi sayısız örnekle, kışkırtmayla, Türkiye’yi zorda bırakmayı hedefleyen art niyetli teÅŸebbüsle karşı karşıya kaldık. Hükümet olarak bunların hiçbirine kulak asmadık. Bölgemizdeki ateÅŸin kıvılcımının Türkiye’ye sıçramasına izin vermedik. SavaÅŸa, odun taşımak yerine, barışın tesisi için gayret sarf ettik.”
Halen Rusya ve Ukrayna ile aynı anda görüşen, diyalog kanallarını iÅŸleten, acil sorunlara çözüm önerileri geliÅŸtiren tek ülkenin Türkiye olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, “Her iki ülkenin devlet baÅŸkanıyla yakın temasımız devam ediyor. Çatışmaları, derinleÅŸtirme riski taşıyan her olayda inisiyatif alıyoruz. İnÅŸallah bundan sonra da dengeli duruÅŸumuzu muhafaza edeceÄŸiz. Türkiye’nin çevresinde huzuru hakim kılana kadar diplomatik çabalarımızı sürdüreceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
“İnsanların kutsallarına yönelik saldırılar, düşünce hürriyeti olarak nitelenemez”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İslam dünyası olarak Kurban Bayramı’na ulaÅŸmanın heyecanını yaÅŸarken İsveç’in baÅŸkenti Stockholm’de mukaddes kitap Kur’an-ı Kerim’e yönelik gerçekleÅŸtirilen alçakça saldırının herkesi öfkelendirdiÄŸini belirtti.
“2 milyar Müslümanın hissiyatını hiçe sayan bu sapkınlığın, bırakın fikir özgürlüğünü, en temel insani deÄŸerlerle baÄŸdaÅŸması mümkün deÄŸildir.” diyen ErdoÄŸan, bunların İslam düşmanlığından beslenen nefret suçları olduÄŸunu söyledi.
Bu nefret suçunun polis korumasında işlenebilmesinin ise çok daha vahim olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde insanların kutsallarına yönelik saldırılar, düşünce hürriyeti olarak nitelenemez. Nasıl kiliseyi, havrayı veya bir baÅŸka inancın mabedini ateÅŸe vermek özgürlük deÄŸilse Kur’an-ı Kerim mushafı yakma diye bir özgürlük olamaz. Bizim nazarımızda, camilerimizi hedef alan eylemler ile kutsal kitabımıza yapılan rezil saldırılar arasında hiçbir fark yoktur. Bu gerçeÄŸi aslında nefret suçlarına imza atanlar kadar buna izin verenler, göz yumanlar da çok iyi biliyor.
Söz konusu kendi güvenlikleri olunca hiçbir hak, hukuk, ilke tanımayanlar sıra Müslümanların kutsallarına gelince birden fikir özgürlüğünü hatırlıyor. Bu zihniyetin elinde ‘fikir hürriyeti’, İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının tüm biçimlerini meÅŸrulaÅŸtıran bir araç konumundadır. Stockholm’de Kurban Bayramı’nın ilk günü hem de bir cami önünde gerçekleÅŸtirilen menfur eyleme münferit bir hadise gözüyle bakamayız. Bu saldırıları batıda habis bir ur misali hızla yayılan İslam ve Müslüman düşmanlığı hastalığının yeni tezahürleri olarak görüyoruz. Batı dünyası özellikle bu hastalıkla mücadele noktasında hiçbir adım atmıyor.”
Irkçı terör saldırıları
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, dört yıl önce Yeni Zelanda’nın Christchurch ÅŸehrinde bir camide ibadet eden 51 Müslümanın ÅŸehit edildiÄŸi terör eyleminden hala ders alınmadığını söyledi.
Neo Nazi örgütlerin çoğu zaman devlet içindeki uzantılarının da desteğiyle palazlanmaya devam ettiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
“Aşırı saÄŸcıların iÅŸlediÄŸi nefret suçlarının kaydı çoÄŸu zaman hiç tutulmuyor. Failler ya yakalanmıyor ya da ön kapısından girdikleri mahkeme salonlarının arka kapısından ellerini kollarını sallayarak çıkıyor. Günümüzde Müslümanlar için inançlarını özgürce yaÅŸamak, dillerini sokakta özgürce konuÅŸmak, dinlerinin emrettiÄŸi ÅŸekilde giyinmek, çalışmak, sosyal hayatta var olmak giderek zorlaÅŸmaktadır. Irkçı terör saldırıları sadece Müslümanlara deÄŸil Musevilere, Afrikalılara, Asya kökenlilere, Romanlara ve göçmenlere de yönelmektedir. Önceki hafta Mora Yarımadası açıklarında batan ve yüzlerce mülteciye mezar olan gemi faciasında buna bir kez daha ÅŸahit olduk. İnsanları kurtarmak adına ciddi hiçbir emek harcanmadığı gibi yüzlerce kiÅŸinin ölümü, Titanik Gemisi’ni görmeye giden beÅŸ zengin kadar gündem olmadı. Bu mazlumlar da her yıl Akdeniz’in sularında kaybolan binlerce can gibi kısa sürede unutulup gitti. Bunlar asla istisnai hadiseler deÄŸildir. Beyaz adamın üstünlüğüne dayanan sömürgeci, kibirli ve gayri insani zihniyetin varlığını halen devam ettirdiÄŸinin iÅŸaretidir.”
Pek çok batı ülkesinde ayrımcılığın toplumsal bir norm haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, özellikle sömürgeci geçmişiyle bilinen ülkelerde kültürel ırkçılığın, kurumsal ırkçılığa dönüştüğünü söyledi.
“Sokak olayları meÅŸru bir hak arama metodu olamaz”
Fransa’da baÅŸlayan, kısa sürede diÄŸer ülkelere yayılan olayların kökünde bu zihniyetin inÅŸa ettiÄŸi sosyal mimarinin bulunduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Sistematik ÅŸekilde baskı gören kamusal hayatın dışına itilen varoÅŸlarda, gettolarda yaÅŸamaya mahkum edilen göçmenlerin çoÄŸu Müslümanlardır. Åžiddet, maalesef ÅŸiddeti doÄŸurmuÅŸ ve bugünkü hadiseleri tetiklemiÅŸtir. Tarih boyunca olduÄŸu gibi bugün de rüzgar ekenler fırtına biçmektedir. Kamu malına zarar verilmesini, sokakların yakılıp yıkılmasını, maÄŸazaların yaÄŸmalanmasını elbette tasvip etmiyoruz. Sokak olayları meÅŸru bir hak arama metodu olamaz. Ancak bu sosyal patlamadan, otoritelerin de ders çıkarması gerektiÄŸi açıktır.
Benzer vakalar ülkemizde yaÅŸandığında bizlere hak, hukuk ve demokrasi dersi verenlerin, meydanlarda kamp kurup yirmi dört saat canlı yayın yapanların bugün derin bir sessizliÄŸe bürünmesi ayrıca manidardır. DışiÅŸleri Bakanlığımız özellikle bugünlerde Fransa’ya gidecek olan veya orada yaÅŸayan vatandaÅŸlarımıza gereken uyarılarda bulundu. Büyükelçiliklerimiz ve konsolosluklarımız her zaman vatandaÅŸlarımızın yanındadır. Biz de ilgili birimlerimizle süreci yakından takip ediyoruz. EndiÅŸeyle karşıladığımız son hadiselerin daha fazla kan akmadan, ÅŸiddet sarmalı daha fazla büyümeden, bir an önce sona ermesini diliyoruz. Bu olayların göçmenlere ve Müslümanlara yönelik yeni bir baskı, yıldırma, sindirme furyasına yol açmasından da kaygı duyuyoruz. Daha çok kısıtlama, daha fazla ötekileÅŸtirmeye, adaletsizliÄŸin daha fazla derinleÅŸmesine sebep olacaktır. Bu da gelecekte daha vahim olayların fitilini ateÅŸleyecektir. Biz yüz binlerce vatandaşımızın yaÅŸadığı hiçbir ülkenin böyle bir girdaba sürüklenmesini istemeyiz. Hele hele ırkçı nefretin, insanımızı hedef almasına izin veremeyiz.”
“Yurt dışında yaÅŸayan Türkler, İslam düşmanlığı karşısında en çok maÄŸdur olan kesim”
Yurt dışında yaşayan Türklerin, İslam düşmanlığı karşısında en çok mağdur olan ve bu konuda en çok bedel ödeyen kesim olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:
“Solingen’de katledilen vatandaÅŸlarımızın acısı halen tazedir. ‘Dönerci cinayetleri’ denilerek üzeri kapatılmak istenen katliamlarda yüreÄŸi yanan yine bizim insanlarımızdı. Mescitleri, dernekleri, iÅŸ yerleri saldırıya uÄŸrayan bizim kardeÅŸlerimizdir. Terör örgütlerinin önü açılırken, polis ÅŸiddetine maruz bırakılan bizim sivil toplum kuruluÅŸlarımızdır. Yurt dışında 7 milyon vatandaşı bulunan ülkemiz için Türk ve Müslüman düşmanlığı dış politika meselesinden öte, bir milli güvenlik sorunudur.”
“Türkiye olarak geri adım atmayacağımızın bilinmesini istiyoruz”
Fransa’daki sokak olaylarının tüm boyutlarıyla titizlikle incelendiÄŸini, Stockholm’de bir caminin önünde Kur’an-ı Kerim yakılmasının ardından çok net bir ÅŸekilde tepki gösterildiÄŸini belirten ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı da bu konuda hemen harekete geçti. Terör örgütleriyle ve İslam düşmanlığıyla kararlı mücadelenin kırmızı çizgimiz olduÄŸunu açıkça ifade ettik. Teröre destek vererek, teröristlere alan açarak sokakları, caddeleri, ÅŸehrin en merkezi meydanlarını teröristlere tahsis ederek Türkiye’nin dostluÄŸunun kazanılmayacağını artık herkesin kabullenmesi gerekiyor. Muhataplarımız bu gerçeÄŸi ne kadar kısa sürede içselleÅŸtirirse süreç o derece saÄŸlıklı iÅŸleyecektir. Ülkemizin duruÅŸu, beklentileri, bizlere verilen taahhütler bellidir. Biz geçen sene neyi savunuyorsak bugün de aynı ilkeleri savunuyoruz. Oyalama taktikleriyle vakit kaybetmek yerine verilen sözlerin tutulmasının daha akılcı, daha faydalı ve devlet ciddiyetine yakışır bir yöntem olacağına inanıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın yayın organları üzerinden yürütülen kirli oyunların neyi amaçladığını çok iyi gördüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bel altı vuruÅŸlarla mesafe alacaklarını düşünenlerin ne bizi ne Türkiye’yi ne de Türk milletini tanımadıkları aÅŸikardır. Buradan kendilerine ince eleyip sık dokumalarını, ev ödevlerini daha iyi yapmalarını tavsiye ediyorum. Bizim tehdit siyasetine de tahrik siyasetine de aba altında sopa gösterme kurnazlığına da teslim olmayacağımızı tüm dünya bilir, bilmelidir. Biz birilerinden ülkelerinin isimlerini deÄŸiÅŸtirmesini deÄŸil, sadece altına imza attıkları hususlara sadık kalmalarını istiyoruz, binlerce vatandaşımızın canına kasteden bölücü örgüt mensuplarını ve FETÖ’cü alçakları himaye etmemelerini bekliyoruz. Türkiye olarak, bunlar saÄŸlanana kadar geri adım atmayacağımızın bilinmesini istiyoruz.”
“Halkımızı enflasyona ezdirmeme prensibimize sahip çıkıyoruz”
Uluslararası alandan Türkiye’ye verilen sözlerin takipçisi olurken, meydanlarda millete verdikleri sözleri de asla ihmal etmediklerini vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Bir önceki kabine toplantılarımızda çiftçilerimizden gençlerimize toplumumuzun çeÅŸitli kesimlerine yönelik müjdelerimizi paylaÅŸtık. Ardından 2023 yılının ikinci yarısında brüt asgari ücret tutarını 13 bin 414 liraya, net asgari ücret tutarını ise 11 bin 402 liraya yükselttik. Böylece asgari ücrete yüzde 34 gibi enflasyonun üzerinde refah payını da içeren zam yaptık. Son 21 yıldır kararlılıkla sürdürdüğümüz halkımızı enflasyona ezdirmeme prensibimize bugün de sahip çıkıyoruz. Özellikle toplumumuzun kırılgan kesimlerini hayat pahalılığının etkilerinden korumaya çalışıyoruz. FahiÅŸ kira artışlarına karşı geçen sene devreye aldığımız üst sınır uygulaması bu tedbirlerden biriydi. Konut kira sözleÅŸmelerinde artırım oranını yüzde 25 ile sınırlandırmıştık. Temmuz ayında yenilenecek konut kira sözleÅŸmeleri için de aynı sınır uygulanmaya devam edecektir. Sıfır ve ikinci el araç fiyatlarında oluÅŸan balonu da yakından takip ediyoruz. Ekonomik ÅŸartlardan ziyade açgözlülükten kaynaklanan bu meselenin üzerine gideceÄŸiz. Ticaret Bakanlığımız denetimlerini daha da sıklaÅŸtıracak. Stokçuluk ve fırsatçılık yapanlara asla müsaade edilmeyecek. Milletin canını yakanlardan hukuk ve serbest piyasa kuralları içerisinde muhakkak hesap soracağız.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yeni ekonomi kadrosunun enflasyonla mücadele yanında uluslararası doÄŸrudan yatırımları artırma çalışmasına da hız verdiÄŸini bildirerek, “Seçim belirsizliÄŸinin ortadan kalkmasıyla birlikte dost ve kardeÅŸlerimiz baÅŸta olmak üzere uluslararası yatırımcıların ülkemize yönelik ilgisi yükseldi. Son 21 yılda yaklaşık 255 milyar dolar doÄŸrudan yatırım çeken Türkiye’nin salgın sonrasında yıldızının daha da parladığını görüyoruz. Rekabetçi, yenilikçi, giriÅŸimci dostu bir iÅŸ ve yatırım ortamıyla bu ilgiyi ve pozitif havayı ekonomimiz için fırsata çevirmekte kararlıyız.” dedi.
“Dış ticaret rakamlarında güzel haberler geliyor”
ErdoÄŸan, 11-12 Temmuz’da Vilnius’ta gerçekleÅŸtirilecek NATO Liderler Zirvesi’ni müteakiben yurt dışı ziyaret ve kabul trafiÄŸini yoÄŸunlaÅŸtıracaklarını söyledi.
Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla Türkiye’yi büyütme hedeflerine sıkı sıkıya baÄŸlı olduklarını ifade eden ErdoÄŸan, “9 günlük bayram tatiline raÄŸmen dış ticaret rakamlarında güzel haberler gelmeye devam ediyor. Yıl sonu hedefimiz olan 265 milyar dolara ulaÅŸacağımız kanaatindeyim. Ekonomi politikalarımızın odağında 85 milyonun her bir ferdinin aşını, iÅŸini, huzurunu ve refahını büyütmek vardır. 21 yıllık kazanımlarımızdan aldığımız güçle Türkiye ekonomisini istikrar, güven, sürdürülebilirlik sütunları üzerinde yükselteceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
Türkiye’nin, salgından bölgedeki savaÅŸlara, depremden seçime kadar son yıllarda çok ciddi sınamalarla karşılaÅŸtığını, Suriye krizinin olumsuz etkilerini en fazla hisseden ülkelerden biri olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, “Sadece depremin ekonomimize maliyeti 104 milyar doları buluyor. Seçim gündeminin iÅŸ dünyamızın tüm kesimlerini yorduÄŸunu biliyoruz ama 28 Mayıs gecesi itibarıyla en zor dönemi geride bıraktığımıza da inanıyoruz. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimlerini de suhuletle atlattıktan sonra Türkiye 100 yılı menzilini artık koÅŸar adımlarla gideceÄŸiz.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“Tüm vatandaÅŸlarımızı yeÅŸil vatanımıza sahip çıkmaya davet ediyorum”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bugünkü Kabine Toplantısı’nda bu maratonda güçlerine güç katacak çok önemli kararlar aldıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaz mevsimiyle birlikte artan yangın tehdidine karşı yeÅŸil vatanımız olan ormanlarımızı korumaya büyük önem veriyoruz. GeçmiÅŸ tecrübelerin ışığında yangınlara müdahale kapasitemizi bu sene daha da güçlendirdik. Yangınlara müdahale süremizi 10 dakikaya kadar düşürdük. Orman teÅŸkilatımız 89 hava aracı, çeÅŸitli özelliklerde 4 bin 799 araçtan oluÅŸan kara filosu ve 22 bin orman kahramanı işçisi ile göreve her zaman hazırdır. Milletimizin de desteÄŸiyle bu yaz dönemini ciÄŸerlerimiz yanmadan atlatalım istiyoruz. Bir kez daha tüm vatandaÅŸlarımızı yeÅŸil vatanımıza sahip çıkmaya davet ediyorum.”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, kur korumalı mevduat uygulamasını devam ettireceklerini de ifade ederek, “Bu mevduat için saÄŸlanan vergi istisnasının süresini uzatıyoruz. Tasarruf sahiplerine olumsuzluk oluÅŸturmayacak ÅŸekilde süreci yürütüyoruz.” dedi.
Memur maaÅŸlarına yapılacak zam miktarıyla ilgili süreci baÅŸlattıklarını dile getiren ErdoÄŸan, “5 Temmuz ÇarÅŸamba günü 6 aylık enflasyon oranlarımız netleÅŸmiÅŸ olacaktır. Enflasyon oranlarının belli olmasıyla birlikte biz de memur ve emeklilerimize verdiÄŸimiz sözleri yerine getireceÄŸiz. Tatile girmeden evvel Meclis onayı gerektiren tüm hususları parlamentomuzun takdirine sunacağız.” ifadesini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, devlet olarak ihtiyaç sahiplerinin her daim yanında olduklarına dikkati çekerek, 2002’de baÅŸlattıkları Türkiye Aile Destek Programı’ndan ÅŸimdiye kadar 3,7 milyon kiÅŸinin yararlandığını bildirdi. ErdoÄŸan, “Program kapsamında ÅŸimdiye kadar ailelerimize toplam 35 milyar liralık destek ödemesinde bulunduk. Türkiye Aile Destek Programı’nı bu sene de devam ettirme kararı aldık. Aldığımız kararların milletimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Avrupa Oyunlarındaki baÅŸarılarıyla Türkiye’ye ikinci bayramı yaÅŸatan tüm sporcuları tebrik eden CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Farklı kategorilerde 38 madalya kazanan sporcularımız, özellikle kadın sporcularımız bizleri gerçekten gururlandırmışlardır. Avrupa Altın Ligi Åžampiyonu olan Türkiye A Milli Erkek Voleybol Takımımızı tekrar kutluyorum. Balkan Matematik Olimpiyatlarında Türkiye’ye 3 altın ve 3 gümüş madalya getiren gençlerimizin tek tek gözlerinden öpüyorum.” diye konuÅŸtu.
Kaynak: AA
