Cumhurbaşkanı Erdoğan: Memur, memur emeklisi ve diğer emeklilerimizin maaş artışını yüzde 25 olarak uygulayacağız
Cumhurbaşkanı Erdoğan Memur, memur emeklisi ve diğer emeklilerimizin maaş artışını yüzde 25 olarak uygulayacağız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Tüm milletime memur, memur emeklileri ve diÄŸer tüm emeklilerimizin maaÅŸ artış oranını yüzde 25 olarak uygulayacağımızın müjdesini vermek istiyorum.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, Memur-Sen tarafından ATO Congresium’da düzenlenen “SözleÅŸmeliye Kadro Şöleni Programı”nda yaptığı konuÅŸmada, ilk günlerinin yaÅŸandığı 2023 senesini, bu yılın tarih ve hedefler açısından ifade ettiÄŸi anlama ve öneme uygun bir ÅŸekilde karşıladıklarını belirtti.
Dün 2022 yılına ait ihracat ve dış ticaret rakamlarını milletle paylaÅŸtıklarını bildiren ErdoÄŸan, “Toplam 254,2 milyar dolar ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat meblağına ulaÅŸmanın gururunu yaÅŸadık. Görevi devraldığımızda yılda sadece 36 milyar dolarlık ihracat yapabilen bir Türkiye’den, hamdolsun dünyanın her ülkesine ürün satan, bölgesinin üretim üssü olarak görülen bir ülke konumuna geldik. İnÅŸallah 2023 senesini, diÄŸer alanlarla birlikte ihracatta da hedef ve ölçek büyüttüğümüz bir sıçrama tahtası yapmak istiyoruz.” diye konuÅŸtu.
Bugün de enflasyonda uzun zamandır sözünü ettikleri büyük gerilemenin ilk önemli işaretiyle güne başlandığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aralık ayı tüketici enflasyonu yüzde 1,18 ve bir önceki yılın aralık ayına göre de yüzde 64,27 olarak açıklandı. Böylece 2022 yılı tüketici enflasyonunu, orta vadeli hedefinin bile altında bir gerçekleÅŸmeyle kapattık. Üretici fiyatları enflasyonunun aralıkta eksi olarak gerçekleÅŸmesi, bu alanda da hızlı bir toparlanmanın yaÅŸandığına iÅŸaret ediyor. İnÅŸallah önümüzdeki aylarda enflasyondaki düşüş seyrinin devam edeceÄŸini hep birlikte göreceÄŸiz. Hedefimiz, bu yıl enflasyonun üzerindeki köpüğü tamamen alıp önümüzdeki yıldan itibaren meseleyi ülkemizin gündeminden tümüyle çıkarmaktır.”
Memur ve emekliye zam müjdesi
Enflasyon oranlarının belli olmasının aynı zamanda memur ve emekli maaşlarının da şekillenmesi anlamına geldiğini kaydeden Erdoğan, geçen yıl, enflasyondaki yükselişi dikkate alarak memur maaşlarında yüzde 87 oranında artış yaptıklarını; ayrıca gelir vergisi muafiyeti, sözleşmeliye kadro, ek gösterge gibi pek çok adımla kamu çalışanlarına ilave imkanlar sağladıklarını hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklanan 2022 enflasyon oranına göre, kamu görevlileri ve emeklilerinin ocak ayından itibaren geçerli, yılın ilk yarısını kapsayan maaş artış oranının yüzde 16,48 olarak uygulanacağını, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde ise bu oranın yüzde 15,4 olarak ortaya çıktığını bildirdi.
ErdoÄŸan, “Buradan sizlere ve tüm milletime memur, memur emeklileri ve diÄŸer tüm emeklilerimizin maaÅŸ artış oranını yüzde 25 olarak uygulayacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Yeni memur ve emekli maaÅŸ oranımız çalışanlarımıza, emeklilere, milletimize hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin kritik bir döneminde, ÅŸartları zorlama pahasına bu artış oranlarını milletin hizmetine sunma konusunda emeÄŸi geçenlere teÅŸekkür etti.
Sözleşmeliye kadro
Bugün, sözleşmeliden kadroya geçen çalışanların sevincine ortak olmak üzere bir arada olduklarını dile getiren Erdoğan, kısa süre önce yaptıkları açıklamayla farklı kurumlarda çalışan yaklaşık 500 bin sözleşmeli personelin kadro beklentilerine cevap verdiklerini vurguladı.
Bu kapsamda 4C’den 4B’ye geçenler; mahalli idareler personeli, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçıları, 50/D’li araÅŸtırma görevlileri, vekil ebe, hemÅŸire, aile saÄŸlığı merkezi çalışanları gibi geniÅŸ bir alandaki sözleÅŸmeli personelin sorunlarına kalıcı çözümler ürettiklerine dikkati çeken ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Artık bu personellerimiz de diÄŸer kadrolu kamu görevlileri gibi sözleÅŸmelerinin yenilenmemesi ihtimaliyle karşılaÅŸmayacak. Kademe ve derece ilerleme hakkına sahip olacak. Görevde yükselme ve unvan deÄŸiÅŸikliÄŸi sınavına girebilecek. Kurumlar arası yer deÄŸiÅŸikliÄŸi hakkını kullanabilecek. EÅŸ durumu mazereti hakkının kullanımı için diÄŸer eÅŸin de kamu personeli olması ÅŸartı aranmayacak. İsteÄŸe baÄŸlı yer deÄŸiÅŸikliÄŸi talebi idarenin tasarrufuna bırakılmayacak. Kullanılmayan izinlerini bir sonraki yıla aktarabilecekleri gibi ücretsiz izne ayrılma hakları da bulunacak. Yurt dışında eÄŸitim veya görevlendirme, harcırah alma, arazi tazminatı alma, yemek ücreti yardımından faydalanma haklarına kavuÅŸacak. SözleÅŸmenin personel tarafından feshi halinde iÅŸ sonu tazminatı ödenmemesi durumu son bulacak.
DoÄŸum sebebiyle sözleÅŸmesi feshedilen sözleÅŸmeli personelin doÄŸum sonrası kuruma dönüşlerinde kurumun takdiri durumu gerekmeyecek. İstifa halinde aynı pozisyona dönememe durumu ile yönetici pozisyonlarında görevlendirme yapılmama durumu ortadan kalkacak. Yani aynı çatı altında beraber görev yaptıkları kadrolu meslektaÅŸları hangi hak ve imkanlardan istifade ediyorsa sözleÅŸmeden geçen kardeÅŸlerimiz de artık aynı haklardan faydalanabilecektir. Farklı kamu kurumlarında çalışan yaklaşık 500 bin kardeÅŸimizle ailelerini bilfiil etkileyen bu önemli adımın hayırlı olmasını diliyorum. SözleÅŸmeli personelimizin de inÅŸallah bundan sonra çok daha büyük bir ÅŸevkle vazifelerine sarılacaklarına inanıyorum.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak gören bir medeniyetin mensupları olarak millete karşı sorumlulukların layıkıyla yerine getirilmesi gerektiÄŸini vurguladı.
Millete hizmet yolunda bahane olmayacağına, hangi makamda olunursa olunsun vatandaÅŸlara aÅŸkla, samimiyetle, fedakarca hizmet edilmesi gerektiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Kamu görevlilerimizin de mevzuat çerçevesinde mesuliyetlerini yerine getirirken meseleye bu zaviyeden bakmaları önemlidir. Bilhassa vatandaÅŸlarımızla doÄŸrudan muhatap olan hizmet birimlerimizin bu noktada daha fazla hassasiyet göstermesini bekliyorum.” ifadesini kullandı.
ErdoÄŸan, sözleÅŸmelilerin kadroya geçiÅŸ sürecinde yoÄŸun çaba harcayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Memur-Sen’e teÅŸekkürlerini ileterek, “Niyet hayır olunca akıbetin de hayır olacağının en güzel, somut örneklerinden biri, sözleÅŸmelilerin kadroya geçiÅŸidir. İnÅŸallah hükümet olarak diÄŸer çalışanlarımızla birlikte kamu personelimizin de yanında olmaya, sıkıntılarını özellikle çözmek suretiyle bu süreci devam ettirmeye gayret edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
“Sendikalarımızın asli görevi, emekçinin hakkını, alın terini ve hukukunu savunmaktır”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sendikacılığın “salt ücret pazarlığı yapmak” olmadığının altını çizerek, “Sendikalarımızın ilk ve asli görevi, ister kamu ister özel sektör olsun, emeÄŸi, emekçinin hakkını, alın terini ve hukukunu savunmaktır. KuruluÅŸ ve iÅŸleyiÅŸ tarzı itibarıyla birer sivil toplum örgütü olan sendikalar aynı zamanda demokrasinin vazgeçilmez aktörlerinden biridir.” dedi.
Demokrasi kültürünün gelişmesiyle sendikal hareketlerin etkinliği arasında doğru orantının bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, demokratik teamül ve işleyişin güçlü olduğu sistemlerde sendikaların da hak ve adalet mücadelesinin en ön safında yer aldığını söyledi.
Erdoğan, millet iradesine vesayet gölgesinin düştüğü toplumlarda ise sendikaların etkisiz eleman olmaktan, geri plana itilmekten kendilerini kurtaramayacağını vurguladı.
“Sendikacılık’ adı altında kavganın, gerilimin, kutuplaÅŸmanın körüklendiÄŸini gördük”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sendikaların etkinliğini ve gücünü belirleyen bir diğer unsurun da bağrından çıktığı toplumla aynı yöne bakması, aynı hissiyatı paylaşması olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletine ve milletinin deÄŸerlerine yabancı bir sendikal hareketten işçiye de kamu görevlisine de ekonomiye de hiçbir hayır gelmez. Bunlar, kimi zaman bilinçli, kimi zaman da bilinçsiz bir ÅŸekilde siyaseti ve toplumu dizayn etmenin aracı olarak kullanılmışlardır. Türkiye olarak bir asrı bulan, gerek hak ve özgürlükler gerekse ekonomik kalkınma mücadelemizde bu acı hakikate defalarca ÅŸahitlik ettik.
Geriye doÄŸru baktığımızda bu ülkede ‘sendikacılık’ adı altında farklı toplum kesimlerimiz arasında kavganın, gerilimin, kutuplaÅŸmanın körüklendiÄŸini gördük. Bu ülkede kimi sendikaların vesayete uygun ortam hazırlamak için piyon olarak kullanıldığını, hatta el altından desteklendiÄŸini gördük. Bu ülkede ideolojik baÄŸnazlıkla hareket eden sendikaların demokrasiyi korumak yerine, ‘beÅŸli çete’ olarak darbecilere alkış tuttuÄŸunu gördük. Bu ülkede milletin seçtikleri karşısında ‘ordu göreve’ pankartları altında sıraya girmekten utanmayan sendikalar gördük.”
“Ülkemiz, ideolojik sendikacılık zincirinden kurtulmuÅŸtur”
Türkiye’de marjinal yapıların sözcülüğünü yapan, teröristlere aleni destek veren, bölücü örgütün eylemlerini meÅŸrulaÅŸtırmak adına “kırk dereden su getiren” sendikaların da görüldüğünü aktaran ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Hasılı, insan hayatını, özgürlükleri, emekçinin hak ve hukukunu savunmak yerine iç ve dış güç odaklarına selam duran, vesayetin oyuncağı haline gelmiÅŸ sözde sendikalar gördük. Benzer çarpıklıklar üniversitelerden gazetelere, baro ve odalardan siyasi partilere kadar geniÅŸ bir yelpazede geçerlidir. YaÅŸadıklarımız bize, ideolojik sendikacılığın ne ülkemize ne de demokrasimize hiçbir katkısının olmadığını ve olamayacağını göstermiÅŸtir. Günümüz Türkiye’sinde artık bu sendikacılık anlayışının hiçbir hükmü, etkinliÄŸi ve itibarı kalmamıştır. Ülkemiz, son 20 yılda ayağına vurulan diÄŸer prangalarla birlikte, ideolojik sendikacılık zincirinden kurtulmuÅŸtur.”
“Hepsi tekrar yasal düzenlemeyle görevlerinin başına dönecek”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Hatta hatırlayın, seçimler öncesinde ne deniyordu? ‘Hiç kimse belediyelerimizden atılamaz’ deniyordu. Öyle mi ve BüyükÅŸehir belediyeleri dahil kapının önüne konan işçilerimizi, memurlarımızı gördük mü, gördük. İşte ÅŸimdi onların hepsi tekrar yasal düzenlemeyle görevlerinin başına dönecekler.” açıklamasında bulundu.
Atılan tüm bu adımlarda, farklı alanlarda hayata geçirilen reformların yanı sıra Memur-Sen gibi kuruluÅŸların da önemli bir payının bulunduÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, “Memur-Sen, 28 Åžubat baÅŸta olmak üzere tüm antidemokratik giriÅŸimlerde daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 27 Nisan bildirisinden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık teÅŸebbüsünden 15 Temmuz ihanetine kadar demokrasimize kast eden tüm saldırıların üstesinden Memur-Sen camiasıyla birlikte geldik.” dedi.
ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi gibi tarihin en kritik yönetim reformunu gerçekleÅŸtirirken de Memur-Sen’in güçlü desteÄŸine ÅŸahit olduklarını belirterek, son 20 yılda vesayetçi sisteme, cuntalara, ihanet çetelerine ve terör örgütlerine karşı verilen mücadelede desteÄŸini esirgemeyen konfederasyona teÅŸekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Memur-Sen’in ilkeli sendikacılık anlayışının bir gereÄŸi olarak tüm dünyada hakkın, adaletin, merhametin, özgürlüklerin savunuculuÄŸunu yapmasını da takdirle karşılıyoruz. Memur-Sen’e, merhum Akif İnan’ın hayalini kurduÄŸu ÅŸekilde Filistin’den Arakan’a, Pakistan’dan Somali’ye, Suriye’den Afganistan’a kadar nerede bir mazlum ve maÄŸdur varsa elinden tuttuÄŸu için şükranlarımı sunuyorum. Her mücadelesinde yanında olduÄŸum, her mücadelemizde yanımızda bulduÄŸumuz Memur-Sen’le inÅŸallah gelecekte de omuz omuza, yürek yüreÄŸe yol yürümeye devam edeceÄŸiz.”

ErdoÄŸan, son 20 yılda bir taraftan Türkiye’nin istiklali ve istikbalini hedef alan saldırıları göğüslerken, diÄŸer taraftan da milletin her ferdine hizmet ettiklerini söyledi.
Hiç kimseyi ötekileştirmediklerini, dışlamadıklarını, kimsenin inancına, hayat tarzına, kılık kıyafetine müdahale etmediklerini vurgulayan Erdoğan, sadece kendilerine oy verenlerin haklarını gözetmekle kalmadıklarını, oy versin vermesin herkesin hakkı ve hukukuna samimiyetle riayet ettiklerini ifade etti.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin büyüyen ekonomisinden ve güçlenen demokrasisinden herkesin faydalanmasını saÄŸladıklarını belirterek, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:
“Elbette bu süreçte hemen her yıl kamu görevlilerimizin haklarını iyileÅŸtiren, sorunlarını çözen, talep ve beklentilerini karşılayan adımlar attık. Önce 2005, daha sonra da 2015’te imzalanan toplu sözleÅŸmeyle kamu çalışanlarımıza 2 kez ilave bir derece verdik. 2007’den itibaren banka promosyonlarının kamu çalışanlarımıza ödenmesini saÄŸlıyoruz. Aynı imkandan son 5 yıldır emekli kamu görevlilerimiz de faydalanıyor. 2007’de kamuda geçici işçi olarak görev yapan 214 bin çalışanın, sürekli işçi veya sözleÅŸmeli personel statüsüne geçmesini temin ettik. Konut Edindirme Yardımı kapsamında yıllarca vatandaşımızdan kesilen toplam 3,5 milyar liranın, günümüz rakamlarıyla toplam 20,3 milyar liranın hak sahiplerine ödemesini gerçekleÅŸtirdik.
Ey CHP, sizler halkımızdan bu paraları topladınız ama biz bunları hemen tıkır tıkır tekrar sahiplerine ödedik. Tasarrufu teÅŸvik hesaplarında toplanan 17,1 milyar lira tutarındaki kaynağı ki güncel deÄŸeriyle 260 milyar lira olarak onları da çalışanlarımıza yine biz ödedik. Ne dedik? ‘Devlet vatandaşına borçlu olamaz. Öyleyse bunu ödeyeceÄŸiz.’ dedik. Hani ÅŸu anda altılı masada olanlar var ya iÅŸte bunlar o süreci gayet iyi bilirler. Onlara, ‘Devlet borcunu hemen ödemesi lazım’ dedim. Orada içlerinde bir tanesi var, hele hele ona, ‘Hemen devlet olarak bunu ödeyeceksin’ diyen benim. Bu talimatı veren benim. Bunları ÅŸakır ÅŸakır ödedik.”
“YAÅž kararlarıyla iliÅŸiÄŸi kesilen subay ve astsubayların haklarını iade ettik”
Yargı denetimi dışında kalan uyarma ve kınama disiplin cezaları ile Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ilişik kesme kararlarına mahkeme yolunu açtıklarını hatırlatan Erdoğan, YAŞ kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen subay ve astsubayların haklarını iade ettiklerini kaydetti.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Kamu görevlilerimiz için toplu sözleÅŸme hakkını 2010 yılında anayasal güvenceye biz kavuÅŸturduk. Memurlarımızın hafta sonu tatillerinde izinsiz ÅŸehir dışına çıkma yasağına son verdik. Aynı unvanda bulunan bütün kamu görevlilerinin ücretlerini eÅŸitleyerek kurumlar arası ücret dengesini tesis ettik. Engelli vatandaÅŸlarımızın kamuda istihdamını özellikle bir merkez haline getirdik. 2011 ve 2013’te yaptığımız düzenlemeler ile 300 bini aÅŸkın sözleÅŸmeli personeli kadroya geçirdik. Åžehit yakınlarımıza tanınan istihdam hakkını birden, ikiye çıkardık. Terörden etkilenen sivil vatandaÅŸlarımıza da bir istihdam hakkı getirdik. Kamuda başörtüsü yasağını ortadan kaldırarak başörtülü kadınlarımızın tüm kamu kurumlarında özgürce görev yapabilmelerini temin ettik. 28 Åžubat sürecinde başörtüsü sebebiyle görevine son veren memurlara, yeniden kurumlarına atanma imkanı getirdik.
2018’de yaptığımız düzenlemeyle kamuda görev yapan yaklaşık 725 bin taÅŸeron personelimizin kadro meselesini çözüme kavuÅŸturduk. Tüm kamu görevlilerimizin ek göstergelerinde 600 puan artış yaparak kapsamlı bir düzenlemeye gittik. Özellikle ek göstergesi 3600’e çıkarılan öğretmen, saÄŸlık çalışanları, polis memurları, din görevlileri, müdür ve müdür yardımcıları ile avukatların emekli aylıklarında yaklaşık 2 bin lira, emekli ikramiyelerinde yaklaşık 70 bin lira artış gerçekleÅŸtirdik. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile eÄŸitim camiamızın yıllardır hayalini kurduÄŸu bir reformu hayata geçirdik. 2022’de asgari ücretin gelir vergisi ve damga vergisinden istisna tutulmasına yönelik adım attık. Böylelikle kamu görevlilerimiz dahil tüm çalışanlarımızın üzerindeki vergi yükünün ciddi oranda azaltılmasını saÄŸladık. Bugüne kadar küresel ekonomik ÅŸartlar nasıl olursa olsun kamu görevlilerimizi enflasyon karşısında asla ezdirmedik.”
“2002’de devlet memuru aylığı 392 lira, 2022 Temmuz’unda 9 bin 105 lira”
İmkanları zorlama pahasına ülke ve millet için çalışan tüm kamu personeline sahip çıktıklarının altını çizen Erdoğan, şunları söyledi:
“Göreve geldiÄŸimiz 2002’de en düşük devlet memuru aylığı 392 lirayken, biz bunu 2022 Temmuz’unda 9 bin 105 liraya yükselttik. Nereden nereye? Böylece en düşük memur maaşında yüzde 2 bin 223 oranında nominal artış, yüzde 109 oranında da reel artış gerçekleÅŸti. 2002’de 578 lira olan ortalama devlet memuru aylığını ise 2022 temmuz ayı itibarıyla 10 bin 932 liraya çıkardık. Bunda da nominal artış yüzde 1792, reel artış yüzde 66 oldu. Aynı durum asgari ücretten emekli maaÅŸlarına kadar her alanda geçerlidir.
Türkiye’nin son 20 yılı ücretli çalışanların enflasyon karşısında en güçlü olduÄŸu, asla ezilmediÄŸi yıllar olarak ÅŸimdiden tarihe geçmiÅŸtir. Bundan sonra da kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin yanında olmayı sürdüreceÄŸiz. Kısaca hatırlattığımız tüm bu reformları, muhalefetin engelleme çabalarına raÄŸmen hamdolsun son 20 yıla sığdırmayı baÅŸardık. Bugün de birileri polisinden savcısına, öğretmeninden hakimine, kaymakamından valisine kadar bütün kamu görevlilerimizi tehdit ederken biz, sizler için çalışmaya devam ediyoruz.”
ErdoÄŸan, muhalefetin çapsızlığı karşısında rehavete ve umutsuzluÄŸa kapılmadan, ülkenin ve milletin aydınlık yarınları uÄŸrunda gece gündüz demeden koÅŸturduklarını ve ter döktüklerini anlatarak, 20 yıldır ilmek ilmek dokuyarak altyapısını hazırladıkları güçlü ve büyük Türkiye’yi 85 milyon olarak hep beraber inÅŸa etmekte kararlı olduklarını vurguladı.
“Türkiye Yüzyılı’nın ÅŸafağı söktü ve güneÅŸi doÄŸmaya baÅŸladı”
“Türkiye Yüzyılı” vizyonunun sadece ulaşılması gereken ideali deÄŸil aynı zamanda baÅŸlangıcını 2023 yılının oluÅŸturduÄŸu uzun ve kutlu yolculuÄŸu da ifade ettiÄŸini açıklayan ErdoÄŸan, birileri görmek ve kabullenmek istemese de Türkiye Yüzyılı’nın ÅŸafağının söktüğünü ve güneÅŸinin doÄŸmaya baÅŸladığını anlattı.
ErdoÄŸan, bu asrın Türkiye’nin Yüzyılı olmasını kimsenin engelleyemeyeceÄŸine iÅŸaret ederek, “Ne yularını emperyalistlerin tuttuÄŸu terör örgütlerinin tehditleri ne siyaset mühendisliÄŸi ürünü kırık dökük masaların ayak oyunları, Türkiye Yüzyılı menziline varmamıza mani olamayacaktır.” ifadelerini kullandı.
Gelecek 4-5 aylık kritik sürecin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Türkiye’yi eski, kötü ve karanlık günlerine geri döndürmek isteyenlerin boÅŸ durmadığını ve durmayacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz. Aynı ÅŸekilde hepimiz yapmanın ve inÅŸa etmenin son derece zor, yıkmanın da çok kolay olduÄŸunun farkındayız. Yıkım ittifakının ve destekçilerinin hangi niyetleri taşıdıklarını, hangi saikle hareket ettiklerini, kime yaranmaya çalıştıklarını hep birlikte görüyoruz, izliyoruz. Kendi siyasi ömürlerini uzatma dışında hiçbir gayesi olmayan bu paravan yapıdan ülkeye de millete de kamu görevlilerimize de hayır gelmeyeceÄŸi açıktır. 2023 seçimleri, Türk siyaset sahnesinin ‘altılı masa’ denilen 6 benzemezin artık kabak tadı veren kavgalarından, entrikalarından, Bizans oyunlarından tamamen kurtuluÅŸumuzun da miladı olacaktır.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Memur-Sen’in bugüne kadar olduÄŸu gibi inÅŸallah 2023 seçimlerinde de haktan, demokrasiden, kalkınmadan ve özgürlüklerden yana çok güçlü bir duruÅŸ sergileyeceÄŸine inanıyorum. Bu noktada her ne olursa hangi sebeple olursa olsun birlik ve beraberliÄŸimizden kesinlikle taviz vermememiz gerektiÄŸinin altını özellikle çizmek istiyorum. Rabbim ‘muhabbetimizi, dayanışmamızı daim kılsın’ diyorum.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Notlar
Sözleşmeliye Kadro Şöleni Programında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur da yer aldı.
Programın açılışında, sözleşmeli statüde çalışan kamu görevlilerinin kadroya geçiş süreciyle ilgili film izletildi.
Salonu dolduran Memur-Sen üyelerince, “SözleÅŸmeliye kadro için teÅŸekkür ediyoruz” pankartı açıldı.
Kırşehir Belediyesinden atılan ve daha sonra mahkeme kararıyla geri dönen çalışanlar da sahneye gelerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür çiçeği sundu.
Ayrıca, kamuda çalışıp sözleÅŸmeli olan ve kadro almaya hak kazanmış öğretmen, mühendis, saÄŸlık çalışanı ve diÄŸer meslek gruplarından oluÅŸan çalışanlar da CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a çiçek takdim etti.
Kaynak: AA
