Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önce Terörsüz Türkiye ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan Önce Terörsüz Türkiye ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan Önce Terörsüz Türkiye ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaşacağız

CumhurbaÅŸkanı ve AK Parti Genel BaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaÅŸarak ÅŸehitlerimizin ruhlarını ÅŸad edecek, fedakarlıklarının boÅŸa gitmediÄŸini göstereceÄŸiz.” dedi.

ErdoÄŸan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuÅŸmasına, son günlerde hadsiz ve seviyesiz saldırıların muhatabı olan AK GençliÄŸi ve heyecanlarında, coÅŸkularında, duruÅŸlarında ülkenin aydınlık yarınlarını gördüğü gençleri selamlayarak baÅŸladı.

Dost yüreklere güven veren, rakiplere korku salan çalışmalarından dolayı gençleri canıgönülden tebrik eden ErdoÄŸan, Türkiye’nin dört bir yanında AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan her bir yol arkadaşına emeklerinden ötürü teÅŸekkür etti.

Åžehit askerlere rahmet diledi

Grup toplantısını Pençe-Kilit Harekat Bölgesinde ÅŸehit olan 12 kahraman askerin derin üzüntüsü içinde gerçekleÅŸtirdiklerine dikkati çeken ErdoÄŸan, 6 Temmuz Pazar günü, 3 yıl önce ÅŸehit düşen Piyade ÜsteÄŸmen Nuri Melih Bozkurt’un naaşını bulmak için yürütülen arama-tarama faaliyetinde, maÄŸarada biriken yoÄŸun metan gazına maruz kalan 19 kahraman askerden 12’sinin maalesef ÅŸehit olduÄŸunu anımsattı.

Åžehit Mehmetçikleri rahmetle ve minnetle yad eden ErdoÄŸan, ÜsteÄŸmen Ege Akar’a, TeÄŸmen Furkan Sert’e, Astsubay Kıdemli ÇavuÅŸ Abdurrahman AkdoÄŸan’a, Astsubay Kıdemli ÇavuÅŸ Fikret Mangura’ya, Uzman ÇavuÅŸ Ümit Üzüm’e, Uzman ÇavuÅŸ Enver Yaman’a, Uzman ÇavuÅŸ Kani Obi’ye, SözleÅŸmeli Er Özkan Özkanlı’ya, SözleÅŸmeli Er Mahsun YeÅŸildemir’e, SözleÅŸmeli Er Ahmet KuÅŸak’a, SözleÅŸmeli Er Celalettin Uyanık’a, SözleÅŸmeli Er Ahmet Gültekin’e, Cenabıallah’tan sonsuz rahmet niyaz etti.

“Åžehitlerimiz, yalnızca cesaretleriyle deÄŸil, faziletleriyle de temayüz etmiÅŸlerdi”

Kur’an-ı Kerim’in, aziz ÅŸehitlerimizin ölmediÄŸini, yaÅŸadıklarını, ancak bunun bilinemeyeceÄŸini, Allah katında ÅŸehitlerin rızıklandırıldıklarını müjdelediÄŸini aktaran ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Biz, bu ilahi müjdeye tüm kalbimizle iman ediyoruz. Evet, onlar, peygamberlik makamından sonra rütbelerin en yücesine kavuÅŸtular ve Rabb’imizin nimetiyle rızıklandırılmaktadırlar. Rabb’im onlardan razı olsun, mekanlarını inÅŸallah cennet eylesin. Åžehitlerimiz, yalnızca cesaretleriyle deÄŸil, faziletleriyle de temayüz etmiÅŸlerdi. Ay yıldızlı al bayrak uÄŸruna canlarını feda eden kahramanların yüreklerimize ateÅŸ düşüren nice anısı, nice vasiyeti, örnek alınacak nice hikayesi var.”

Rahmetli Abdürrahim Karakoç’un bir ÅŸiirinde, “Ardıçlı daÄŸlardan sökerken ÅŸafak, nasıl ki dalından düşer bir yaprak, senin de son göçün öyle olacak, ölürsen kimseler duymaz Mehmed’im.” dizelerine yer verdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, dalından düşen bir yaprak misali topraÄŸa düşen o yiÄŸitlerin hatıralarını daima yaÅŸatacaklarını, kahramanlık hikayelerinin dilden dile, nesilden nesle aktarılmasını saÄŸlayacaklarını ifade etti.

Terörsüz Türkiye

Åžehit askerlerin yakınlarına, silah arkadaÅŸlarına, aziz Türk milletine sabır ve baÅŸsaÄŸlığı dileÄŸinde bulunan ErdoÄŸan, tedavileri devam eden askerlere Allah’tan acil ÅŸifalar diledi.

Bu vesileyle, vatanı uğrunda canlarını feda etmiş tüm şehitleri rahmetle anan, gazilere şükranlarını sunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu cennet vatanın, bu ÅŸanlı bayrağın bize kahraman ÅŸehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olduÄŸunu hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız. İnÅŸallah önce Terörsüz Türkiye ardından Terörsüz Bölge hedefimize ulaÅŸarak ÅŸehitlerimizin ruhlarını ÅŸad edecek, onların fedakarlıklarının boÅŸa gitmediÄŸini dost düşman herkese göstereceÄŸiz. Daha önce de pek çok kez ifade ettim. Terörsüz Türkiye çalışmalarının hiçbir yerinde ÅŸehitlerimizin hatırasına gölge düşürecek, onların ruhunu incitecek bir adım yoktur ve olamaz. Åžehitlerimizin uÄŸruna can verdiÄŸi deÄŸerlerin rehberliÄŸinde, Türkiye’yi inÅŸallah yarım asırlık bir musibetten kurtarıyor, ülkemizin ayağına vurulmuÅŸ bu kanlı prangayı tamamen söküp atıyoruz. Åžehitlerimizin fedakarlıklarıyla yazılan kardeÅŸlik destanımızı çok daha güçlü, çok daha muhkem bir ÅŸekilde geleceÄŸe taşıyoruz.”

“Olumlu haberlerin alınacağı bir evreye giriyoruz”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, terör duvarı yıkıldıktan sonra, Allah’ın izniyle, her ÅŸeyin çok daha farklı olacağını dile getirdi.

Daha fazla acının, daha fazla gözyaşının önüne geçileceğini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bunun da kazananı, hep söylediÄŸim gibi; Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı ile tüm Türkiye olacak, ardından tüm bölgemiz ve bölgedeki kardeÅŸlerimiz olacak. Ne yapıyorsak, iÅŸte bu anlayışla, bu hassasiyetle yapıyoruz. Pazartesi günü DEM Parti Meclis BaÅŸkanvekili Sayın Pervin Buldan ile Åžanlıurfa Milletvekili Sayın Mithat Sancar’ı, Külliyemizde kabul ettik. Kendileriyle oldukça verimli, yapıcı, samimi bir görüşme gerçekleÅŸtirdik. Terörsüz Türkiye hedefimizi kuvveden fiile çıkarma irademizi teyit ettik. Önümüzdeki günlerde olumlu haberlerin alınacağı bir evreye giriyoruz. Bu hayırlı sürecin herhangi bir yol kazası yaÅŸanmadan, karanlık ve kirli mahfiller tarafından sabote edilmesine fırsat vermeden, mümkün olan en kısa sürede, baÅŸarıyla neticelenmesini temenni ediyoruz.”

ErdoÄŸan, Cumhur İttifakı ortakları MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’nin dünkü grup toplantısında verdiÄŸi güçlü mesajlardan ötürü kendisine kalpten teÅŸekkür etti.

“İttifak ortakları olarak ilk günden itibaren nasıl tam bir dayanışma, iÅŸbirliÄŸi ve eÅŸ güdüm içinde hareket ettiysek, inÅŸallah bundan sonraki süreçte de yine birlikte yol yürüyeceÄŸiz. Milletimize, on yıllardır hasretle beklediÄŸi o tarihi müjdeyi, Allah’ın izniyle, yine birlikte vereceÄŸiz” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, Allah’tan iÅŸlerini kolaylaÅŸtırmasını diledi.

Orman yangınları

“Muhalefetin hezeyanlarına, tahriklerine ve artık darbe çığırtkanlığına varan sorumsuz söylemlerine geçmeden evvel son grup toplantısından bu yana ülke gündemini meÅŸgul eden iki konuya kısaca deÄŸinmek istiyorum” diyen ErdoÄŸan, son haftalarda herkesi yaralayan çok sayıda orman yangınının meydana geldiÄŸini hatırlattı.

Bu yıl 1387’si ormanlık alanda, 1895’i orman dışı alanlarda olmak üzere toplam 3 bin 282 yangının farklı ÅŸehirleri etkisi altına aldığını anlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Yangınlara ilk andan itibaren 27 uçak, 105 helikopter, 6 bin kara aracı, 25 bin personelle müdahale ettik. Hava araçlarımız yaz başından bu yana 19 bin 880 sorti yaptı, 65 bin 300 ton su attı. Bu yangınların 864’ü ise 26 Haziran’dan sonra yaÅŸandı. Yani, yıl başından itibaren çıkan yangınların dörtte biri sadece son 13 günde vuku buldu. Yangınların tamamını hamdolsun kontrol altına aldık. Son iki haftada İzmir, Sakarya, Hatay, Bilecik, Manisa, İstanbul ve Bursa’da ciddi boyutlara ulaÅŸan 20 büyük yangına karşı amansız bir mücadele verdik. Bu vesileyle, orman yangınlarının bertaraf edilmesinde canları pahasına görev yapan tüm personelimize buradan teÅŸekkür ediyorum. İzmir ÖdemiÅŸ’teki yangına müdahale ederken ÅŸehit olan orman işçilerimiz İbrahim Demir ve Ragıp Åžahin’e, Cenabıallah’tan rahmet diliyorum.”

“Bir karış toprağımızı dahi teslim alacak güç dünya üzerinde henüz mevcut deÄŸildir”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, küresel ısınma ve iklim krizinin yol açtığı sorunları Avrupa’dan Amerika’ya herkesin yaÅŸadığını belirtti.

Avrupa ülkelerinin, Türkiye gibi ciddi orman yangınlarıyla mücadele ettiÄŸini, Amerika’nın Teksas eyaletinin son yılların en büyük sel felaketiyle boÄŸuÅŸtuÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, Akdeniz KuÅŸağında yer alan Türkiye’nin, iklim krizini çok daha ÅŸiddetli bir ÅŸekilde hissettiÄŸini vurguladı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 2021’de özel koÅŸullar ve kalkınma hedefleri ön planda tutularak Paris İklim AnlaÅŸması’nın imzalandığını hatırlattı.

Paris İklim AnlaÅŸması’nın devamı ve gereÄŸi niteliÄŸindeki İklim Kanunu’nun da Meclis’te kabul edildiÄŸini, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, İklim Kanunu ile afetlerin sebep olduÄŸu kayıp ve zararları asgari seviyeye indireceklerinin altını çizdi.

Erdoğan, Ulusal Katkı Beyanı doğrultusunda hazırladıkları eylem planlarıyla sera gazı emisyonlarını azaltacaklarını ifade etti.

Temiz teknoloji kullanımını Türkiye’nin tamamını kapsayacak ÅŸekilde daha da yaygınlaÅŸtıracaklarını kaydeden ErdoÄŸan, İklim Kanunu ile sektörlerin daha temiz ve daha verimli üretim süreçlerini de yasal güvence altına aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İklim Değişikliği Başkanlığının görev ve sorumluluklarını netleştirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Åžunu da açık ve net ifade etmek isterim; ‘Tarım yasaklanacak’, ‘Çiftçi istediÄŸi ürünü ekemeyecek’, ‘Millete yapay et yedirilecek’ türünden safsatalarla bu Kanunu kötülemek çok büyük bir ÅŸuursuzluk örneÄŸidir. ‘Paris İklim AnlaÅŸmasıyla küresel güçlerin tarım arazilerimize el koyacağı’ iftirasını kulaktan kulaÄŸa yaymaya çalışanlar, milletimize ve devletimize karşı yürütülen sinsi operasyonun bilinçli veya bilinçsiz maÅŸalığını yapmaktadır. Milletimizin her bir ferdi ÅŸu konuda emin olsun; İklim Kanunu, tamamen yerli ve milli bir kanundur, halkımızın sırtına yük bindirmek için deÄŸil evlatlarımıza daha temiz bir çevre, daha saÄŸlıklı bir gelecek bırakmak için hazırlanmıştır. Buradan komplo teorileriyle mantıklı düşünme yeteneklerini kaybedenlere de ÅŸunu hatırlatıyorum; deÄŸil tarım alanlarımızı, bir karış toprağımızı dahi teslim alacak güç dünya üzerinde henüz mevcut deÄŸildir. Yeri geldiÄŸinde her ÅŸeyden, hatta serimizden geçeriz ama evelallah Türkiye’yi ve Türk milletini savunmaktan asla vazgeçmeyiz.”

“CHP’nin hazımsızlığının kökleri 14 Mayıs 1950’ye kadar uzanıyor”

Türk siyaseti tarihinin, en tuhaf, en hayret verici, en ibretlik dönemlerinden birini yaşadığına işaret eden Erdoğan, çok partili hayata geçildiği yıldan itibaren siyasette renkli simaların, akıl sınırlarını zorlayan hadiselerin hep yaşandığını ama hiçbirinin bu dönemdekilerle mukayese edilemeyeceğini dile getirdi.

Bu tablonun başını, her zaman olduÄŸu gibi, CHP’nin çektiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “Peki mesele ne? Aslında CHP’nin hazımsızlığının kökleri 14 Mayıs 1950’ye kadar uzanıyor.” ifadesini kullandı.

CHP ve devamındaki zihniyetin, milletin, iradesine sahip çıkarak Demokrat Parti ve Adnan Menderes’i iktidara getirmesini asla kabullenemediÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Siz bakmayın bunların demokrasi, özgürlük, hak, hukuk laflarını ağızlarından düşürmediklerine.” sözlerini sarf etti.

ErdoÄŸan, “Bunların demokrasiden anladıkları, darbeyle, kargaÅŸayla, iç ve dış güçlerin kumpaslarıyla millet iradesini tepeleyip iktidarı gasbetmektir. Bunların özgürlükten anladığı, milletin deÄŸerlerine hakaret etmek, milletin öz evlatlarını muhtelif yaftalarla eÄŸitimden, iÅŸ hayatından, sosyal hayattan uzak tutmaktır. Bunların hak ve hukuktan anladığı, 86 milyonun tamamına deÄŸil, sadece ve sadece kendilerine hizmet edecek yargı, medya, bürokrasi, iÅŸ dünyası ve sivil toplumdur.” diye konuÅŸtu.

CHP’nin, kendilerine tabi olmayan, kendi ellerine teslim edilmeyen her ÅŸeyi kötü ve tepelenmesi gereken bir tehdit kaynağı olarak gördüğünü ifade eden ErdoÄŸan, AK Parti ile CHP’nin, 2002 Kasım ayından bu yana halk oylamasıyla 18 defa sandıkta kozlarını paylaÅŸtıklarını anlattı.

“Ülkeye bir faydası yok ama en azından milleti eÄŸlendiriyor”

“Bunlara yabancı deÄŸiliz, iyi tanırız bunları” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, son yıllarda seçim yarışlarını ittifak çatıları altında da yürüttüklerini hatırlatarak, ÅŸu görüşleri paylaÅŸtı:

“Peki sonuç ne oldu? Bila istisna bu seçimlerin tamamında, kendi arkadaÅŸlarının ifadesiyle AK Parti ve Cumhur İttifakı ‘CHP’yi yendi de yendi, yendi de yendi’. Hatta geçen CumhurbaÅŸkanlığı seçiminde ‘Altılı Masa’ diyerek güya tüm muhalefeti bir araya getirdiler. Ne oldu? Yine yenildiler. Sadece ‘Yüzde 60’la kesin geliyor’ dedikleri Bay Kemal’i deÄŸil yanında yöresinde kim varsa hepsini birden sandığa gömdük. Daha seçim kazanmadan ‘Emredersiniz Sayın CumhurbaÅŸkanım’ diyerek Bay Kemal’e ÅŸirinlik yapan saÄŸlı, sollu kapı kullarını da hezimete uÄŸrattık. Milletten sandıkta öyle bir ÅŸamar yediler ki bir daha kendilerini toparlayamadılar. Güya anketlere göre tarih yazacaklardı ama tarih olup gittiler. KonuÅŸmalarında tutarlılık desen, yok.”

“‘Türkiye’nin umudu’ diyerek pazarladıkları Bay Kemal’e bugün layık gördükleri muameleyi, hepimiz ibretle takip ediyoruz” diyen ErdoÄŸan, Cumhur İttifakı’nın Türkiye’ye her biri altın kıymetinde 5 yıl kazandırmakla kalmadığını aynı zamanda milletin istikbalini de kurtardığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Åžimdi bu partinin başında, ÅŸaibeyle anılan Kasım 2023 Kurultayının ardından getirilen bir ÅŸahıs var. OturduÄŸu koltuÄŸu bir türlü dolduramayan bu zat, her fırsatta kürsüye çıkıyor, affedersiniz meyhane aÄŸzıyla bağırıyor, çağırıyor, höykürüyor, tuhaf el, kol hareketleri yapıyor, sonra da dönüp arkasını gidiyor. Bir sonraki kürsüde, daha önce söylediklerinin tam tersi bir sürü zırvayı arka arkaya sıralayıp, yeni hezeyanlara yelken açıyor. PaniÄŸin, telaşın, tükenmiÅŸliÄŸin tüm emarelerini biz bu zatta görebiliyoruz. KonuÅŸmalarında tutarlılık desen, yok. Mantık örgüsü desen, hak getire. Bizim halkımız karikatür tipleri sever. Milletimiz, CHP Genel BaÅŸkanı sıfatıyla mecburen maruz kaldığı bu ÅŸahsın sahnedeki garip hallerini, çekirdek çitleyip çay içerek seyrediyor, gülüyor, eÄŸleniyor, sonra da iÅŸine gücüne bakıyor. Bir nevi bedava komedi. Ülkeye bir faydası yok ama en azından milleti eÄŸlendiriyor. Fakat Türkiye açısından trajikomik bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü bu pespayeliÄŸin gerisinde utanç verici bambaÅŸka bir tablo var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının, Cumhuriyet tarihinin en büyük hırsızlık çetesine, gelmiş geçmiş en pervasız organize suç örgütüne yönelik bir soruşturma açtığını söyledi.

“Åžikayet edenlerin, ÅŸikayet edilenlerin, rüşvet alanların, ÅŸehirleri adeta haraca baÄŸlayanların, insanları zor duruma düşürüp soyanların hepsi CHP’li.” ifadesini kullanan ErdoÄŸan, “İstanbul’dan baÅŸlayan bu hırsızlık, haraç, rüşvet düzeni, dalga dalga pek çok ile, ilçeye uzandı. Yani ahtapotun farklı il ve ilçelerdeki kolları birer birer deÅŸifre olmaya baÅŸladı. DiÄŸer ÅŸehirlerde de manzara aynı. Orada da ÅŸikayet edenlerin ve edilenlerin cem-i cümlesi CHP’li.” diye konuÅŸtu.

Gazetelere ve televizyonlara yansıyan haberleri iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “TOKİ ile yarışacak vizyon proje” olarak lanse edilen İzmir’deki kooperatif skandalında, faillerin de, maÄŸdurların da, feryatlarını CHP Genel Merkezine duyuramadıkları için gidip haklarını mahkemelerde arayanların da CHP’lilerden oluÅŸtuÄŸunu dile getirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşin daha vahim tarafı, skandal henüz inÅŸaat aÅŸamasındayken, demirden çaldıkları için patlak veriyor. Åžurası da son derece önemli; söz konusu kooperatif, CHP yönetiminin ‘bu modeli Türkiye’nin her iline yayacağız’ diyerek örnek gösterdikleri bir proje. Hani derler ya ‘güler misin, aÄŸlar mısın.’ Bunlarınki tam o hesap. 100 yıllık halk partisi, olmuÅŸ haraç partisi. Neticede, yüzlerce maÄŸdur son çare olarak gidiyor yargıya baÅŸvuruyor. Yargının tek yaptığı, önüne gelen bu ÅŸikayetlerin gereÄŸini yerine getirmekten ibaret. Yani ortada siyasi deÄŸil, tamamen hukuki bir süreç var. Ve bu sürecin hiçbir tarafında hamdolsun biz yokuz. Ancak CHP muvazeneyi öylesine kaybetmiÅŸ durumda ki, rüşvet alınırken suçüstü yapılan, baklava kutularından Euro’ların fışkırdığı bir cürmümeÅŸhut olayını dahi, utanmadan bize mal etmeye kalkıyor.”

“Özgür efendi, en sonunda rezil-rüsva olursun”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Gözaltılar olunca hemen ‘siyasi operasyon’ dediler; rüşvet görüntüleri ortaya çıkınca, yerlerine kös kös oturdular. Åžimdi CHP Genel BaÅŸkanı çıkmış, ‘ÅŸok oldum’ diyor. İyi ki ÅŸok oldun. Sen bu kafayla gidersen Özgür efendi, daha çok ÅŸok olursun, mahcup olursun, en sonunda rezil-rüsva olursun.” dedi.

Antalya’da Manavgat Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap ve zimmet operasyonuna dikkati çeken ErdoÄŸan, “Manavgat rezaletinin bir baÅŸka yanı ÅŸudur; bunlar ellerini attıkları her ÅŸey gibi, ülkemizin en meÅŸhur markalarından baklavayı da kirletmiÅŸlerdir. CHP zihniyetinin en son kurbanı, baklava olmuÅŸtur.” ifadesini kullandı.

ErdoÄŸan, “CHP yönetimi hırsıza, yolsuza, sahtekara, sırf kendi partilerinden diye hoÅŸgörülü davranabilir; fakat devletin hiçbir kurumu böyle yapmaz, yapamaz.” ifadesini kullanarak, “Çalınan her kuruÅŸun, alınan her rüşvetin, çökülen her kamu malının hesabını hukuk önünde sormak, yargı ve emniyet birimlerinin asli vazifesidir. CHP Genel BaÅŸkanı tehdit, hakaret ve hezeyan dozunu ne kadar artırırsa artırsın, her defasında bu hakikatle yüzleÅŸecektir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“İster valizde, ister baklava kutusunda olsun, rüşvet aldıysanız, vatandaÅŸa harcanması gereken kaynakları birilerine peÅŸkeÅŸ çektiyseniz, milletin namusunuza emanet ettiÄŸi belediyeleri arpalığa çevirdiyseniz, halkın parasını hamuduyla götürdüyseniz, kusura bakmayın, yargıya ‘tıpış tıpış’ hesap vereceksiniz.” diyen ErdoÄŸan, kendilerinin de Anayasa ve yasaların verdiÄŸi yetkiler çerçevesinde, gerekenin yapılması için üzerlerine düşeni yerine getirmeyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti.

“Ne hak yedik, ne de hakkımızın yenilmesine müsaade ettik”

“Bu tür yalan, iftira, husumet üzerine kurulu saldırılarla ilk defa karşılaÅŸmadıklarını” dile getiren ErdoÄŸan, ilk gençlik yıllarından itibaren bu zihniyetle ve arkasındaki güçlerle mücadele ede ede bugünlere geldiklerini söyledi.

ErdoÄŸan, “Bize saldıranların hiçbiri siyaset sahnesinde tutunamadı; baÅŸka türlü söyleyince beyler alınıyorlar, ‘mecazen’ diyerek onları rahatlatalım, telef olup gittiler. Ama biz ülkeye ve millete hizmet davamızın peÅŸinde, Allah’ın yardımı, aziz milletimizin desteÄŸiyle sarsılmadan mücadeleye devam ediyoruz. Bizi engellemek için kumpastan darbeye, ÅŸantajdan tehdide, ekonomik tuzaktan sokak terörüne kadar her yolu denediler. Aldıkları sınırsız uluslararası desteÄŸe raÄŸmen baÅŸaramadılar.” diye konuÅŸtu.

AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın gerçekleÅŸtirildiÄŸi salonda, “15 Temmuz darbe giriÅŸimi, 27 Nisan bildirisi (e-muhtıra), AK Parti’ye yönelik kapatma davası süreçleri ve milli iradeye yönelik saldırılara” iliÅŸkin video izletildi.

Videonun ardından konuÅŸmasına devam eden ErdoÄŸan, “Evet, haksızlıklar, hukuksuzluklar ve milli iradeyi hedef alan alçakça saldırılar karşısında tavrımız hep bu oldu. Dik durduk, ama diklenmedik. Ne hak yedik, ne de hakkımızın yenilmesine müsaade ettik. Demokratik sistem içerisinde, demokrasimizin sunduÄŸu imkanları kullanarak, meÅŸruiyetten asla ayrılmadan mücadelemizi hep sabırla yürüttük.” dedi.


Fotoğraf: Metin Aktaş/AA

“Cezaevlerinden meclise tünel kazma iÅŸi, siyasetin iÅŸi deÄŸildir”

“Son dönemde çıkardıkları gürültünün satır aralarına baktığımızda yine aynı aklı, aynı yöntemleri, aynı siluetleri görüyoruz.” diyen ErdoÄŸan, “Öyle ki, Batılı ülke ve kurumlara, ‘Türkiye’ye niçin müdahale etmiyorsunuz, eskiden yapardınız’ diyecek kadar alçalabildiklerine ÅŸahit olduk. Yabancı medya kuruluÅŸlarına, siyaset odaklarına yaptıkları ÅŸikayetlerle ülkelerine nasıl ihanet ettiklerini en iyi sizler biliyorsunuz. Velhasıl, 1950’den beri hep yaptıkları gibi iktidarı yine karanlık mahfillerin, dış güçlerin, anti-demokratik ÅŸebekelerin desteÄŸinde arıyorlar.” sözlerini sarf etti.

CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in erken seçim çaÄŸrısına da iÅŸaret eden ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Dikkatimi çekti, CHP’nin başındaki zat bir süredir ‘sandık da sandık’ deyip duruyor. Bu ülkede, CHP’nin demokrasiye sapladığı hançerler dışında, sandık daima milletin ve siyasetçinin baÅŸ tacı olmuÅŸtur. Oysa ÅŸunu kendisine bir kere daha hatırlatıyorum; Anayasa ve Seçim Kanunu deÄŸiÅŸmediÄŸine göre, CumhurbaÅŸkanı ve milletvekilliÄŸi seçimi 2028 yılında, Mahalli İdareler Seçimleri 2029 yılında yapılacak bay Özgür. Takvimde parmağını rastgele bir pazar gününe bastırıp, ‘ÅŸu tarihte seçim yapılsın’ demek sizin kendi hayaliniz olabilir, ama siyasetin ve milletin böyle bir gündemi yok. Millet en son seçimde bize yüzde 52,18 ile ülkeyi 5 yıl yönetme görevi verdi; Allah’ın izniyle bu süreyi sonuna kadar kullanacağız. Dolayısıyla bu zatın ÅŸu anda hangi sandıktan, hangi seçimden bahsettiÄŸini bilmiyoruz. Bunlar sandığı, kendi iç mücadelelerinde sergiledikleri tiyatronun bir aksesuarı sanıyorlar. Halbuki unutma sandık, namustur. Cumhuriyet de bir kurallar ve kurumlar rejimidir. Åžayet Cumhuriyeti ve demokrasiyi, hukuk önünde hesap veren hırsızlarınızı milletvekili yapıp yargıdan kaçırma projesine dönüştürmek istiyorsanız, hiç kusura bakmayın, millet buna müsaade etmez. Cezaevlerinden meclise tünel kazma iÅŸi, siyasetin iÅŸi deÄŸildir.”

“Milletimizle birlikte, gerektiÄŸinde canımızı ortaya koyma pahasına mücadele ettik”

Erdoğan, dünyada iktidarı şarlatanlara, hırsızlara, şaklabanlara teslim eden ülkelerin akıbetlerinin görüldüğünü söyledi. Hepsinin, hem geçmişin birikimlerinden olduklarını, geleceklerini belirsizliğe sürüklediklerini hem de çok ağır bedeller ödeyip acılar çektiklerini dile getiren Erdoğan, bunun küresel bir proje olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin son 10-12 yılda başına gelenlerin gerisindeki amacın bu olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, “Bu proje çerçevesinde dünyanın pek çok yerinde hayata geçirilen sözde devrimleri ve arkasından yaÅŸanan felaketleri hep birlikte takip ettik. Hamdolsun milletimizle birlikte, gerektiÄŸinde canımızı ortaya koyma pahasına mücadele ettik ve ülkemizin de aynı duruma düşürülmesine rıza göstermedik, bundan sonra da göstermeyeceÄŸiz. Bugüne kadar, maruz kaldığımız tüm tehdit ve saldırılarda, milletimizle kol kola, yürek yüreÄŸe verip birliÄŸimize, beraberliÄŸimize, kardeÅŸliÄŸimize, Türkiye Yüzyılı vizyonumuza sahip çıktık. CHP üzerinden yürütülmeye çalışılan bu son meÅŸum projeyi de sahiplerinin başına çalacağız.” diye konuÅŸtu.

“Yaptığımız yatırımlar sayesinde, kendimizi daha güvenli, daha emniyetli hissediyoruz”

Türkiye’nin de içinde bulunduÄŸu bölge baÅŸta olmak üzere tüm dünyada önceliklerin hızla deÄŸiÅŸtiÄŸi bir dönemden geçildiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, düne kadar para harcamanın gereksiz görüldüğü güvenlik ihtiyaçlarının, artık önceliklerin en başında yer aldığını belirtti. ErdoÄŸan, “Hamdolsun biz bu alana 20 yılı aÅŸkın süredir yaptığımız yatırımlar sayesinde, kendimizi çoÄŸu ülkeden daha güvenli, daha emniyetli hissediyoruz. Ama pek çok ülke panik halinde hem mevcut durumunu sorguluyor, hem de bir çıkış yolu arıyor.” ifadesini kullandı.

Bir diğer önemli sorun alanının ekonomi olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Aslında önümüzde; Gezi olaylarında ilk ipuçlarını gördüğümüz, FETÖ kumpaslarıyla daha da ÅŸekillenen, 15 Temmuz darbe giriÅŸimiyle cüretini artıran, CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiÅŸimizle azgınlaÅŸan, Kovid-19 küresel kriziyle iyice ağırlaÅŸan,
2023 seçimlerinin sonuçlarıyla artık taktik deÄŸiÅŸtiren, oldukça karmaşık bir siyasi ve ekonomik Türkiye fotoÄŸrafı var. Ülkemizde son 10-15 yıldır yaÅŸanan her siyasi operasyona, her kaos ve darbe giriÅŸimine, her uluslararası muhasara teÅŸebbüsüne mutlaka ekonomik saldırılar da eÅŸlik etmiÅŸtir.”

Gece yarısı toplanan ekiplerle Uzak Doğu piyasaları üzerinden başlatılıp genişletilen finansal saldırıların gerisindeki senaryoları gayet iyi bildiklerini anlatan Erdoğan, hiçbir geçerli sebep olmadığı halde dövizden tahvile tüm araçlar kullanılarak oluşturulan kargaşa ortamlarının neyi amaçladığını da gayet iyi bildiklerini vurguladı. Erdoğan, tüm bu oyunları, en az maliyetle ve asıl hedeflerden uzaklaşmadan bozacak tedbirleri aldıklarını, programları hayata geçirdiklerini dile getirdi.

“Kimsenin gözünün yaşına bakmadık, bundan sonra da bakmayız”

Terör gibi, deprem gibi ağır maliyeti olan pek çok hadiseyi de yaÅŸadıklarını hatırlatan ErdoÄŸan, KahramanmaraÅŸ merkezli 6 Åžubat 2023’teki depremlerin maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olduÄŸuna dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu vesileyle şöyle basit bir hesabı da dikkatlerinize getirmek istiyorum: İstanbul merkezli baÅŸlayan ve zamanla geniÅŸleyen hırsızlık, haraç, rüşvet çarkının mali büyüklüğünün on milyarlarca dolar olduÄŸu tahmin ediliyor. CHP’nin ülkeye yaÅŸattığı felaketin, milletin sırtına bindirdiÄŸi yükün, Türk ekonomisine ödettiÄŸi ilave faturanın büyüklüğünü varın siz hesaplayın. Yargının hesap sorarken parti ayrımı yapmadığından da emin olabilirsiniz. Milletin emanetini devraldığımız 1994’den beri bu konuda daima tavizsiz bir duruÅŸ sergiledik.

Bugün de aynı yerde sapasaÄŸlam duruyoruz. Bir defa ÅŸunun çok net bilinmesini isterim: Her kim milletin kesesine, devletin kasasına el uzatıyorsa, Tayyip ErdoÄŸan’dan beridir, AK Parti’den beridir. Her kim rüşvet alıyorsa, haksız kazanç saÄŸlıyorsa, Tayyip ErdoÄŸan’dan beridir, AK Parti’den ve bu davadan beridir. AK Parti’nin, CHP’yi sarmaşık gibi saran rüşvetle, yolsuzlukla, hırsızlıkla iÅŸi olmaz, bunlarla iÅŸi olanla da iÅŸi asla olmaz. Bizim için her zaman öncelikli olan milletimizin hakkıdır, emanetidir; yetimin, öksüzün, fakir fukaranın hakkının olduÄŸu beytülmalin korunmasıdır. Bu konuda kimsenin gözünün yaşına bakmadık, bundan sonra da bakmayız.”

28. Dönem 3. Yasama Yılı’nın sonuna doÄŸru yaklaÅŸtıklarını anımsatan ErdoÄŸan, gerek iç siyaset, gerek dış geliÅŸmeler baÄŸlamında oldukça yoÄŸun geçen bir takvimi yavaÅŸ yavaÅŸ tamamladıklarını aktardı. AK Parti milletvekillerine seslenen ErdoÄŸan, milletvekillerinin 1 Ekim’den bu yana gece gündüz demeden millete hizmet için çalıştığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Muhalefetin, Meclisi engelleme giriÅŸimlerine raÄŸmen bedenen ve ruhen tüm mesainizi Genel Kurul çalışmalarına tahsis ve teksif ettiniz. Sabrınızın zorlanmasına, sinirlerinizin gerilmesine, çeÅŸitli emrivakilerle iradenize darbe yapılmak istenmesine aldırmadan, milletin emanetine layıkıyla sahip çıktınız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak tam bir dayanışma içerisinde, milletimize karşı mesuliyetlerimizi yerine getirmenin gönül huzurunu yaşıyoruz. Meclis tatile girene kadar tempomuzu düşürmeden çalışacak ve gündemdeki 4 kanun teklifinin de inÅŸallah yasalaÅŸmasını saÄŸlayacağız. Sizlerden, kalan süreyi de en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmenizi rica ediyorum. Her birinize emekleriniz, hizmetleriniz için yürekten teÅŸekkür ediyorum.”

Kaynak: AA