Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Tahıl sevkiyatı anlaşması) Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan (Tahıl sevkiyatı anlaşması) Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan (Tahıl sevkiyatı anlaşması) Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını bekliyoruz

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, tahıl sevkiyatı anlaÅŸmasına iliÅŸkin, “Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını ve üstlendikleri sorumluluklara uygun hareket etmelerini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Gıda krizinde nasıl bir süreç iÅŸlediÄŸi ve imza aÅŸamasına nasıl gelindiÄŸinin sorulması üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bu konuda uzun süredir aralıksız ÅŸekilde yoÄŸun temas ve müzakereler yürüttüklerini ve neticede Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünya piyasalarına güvenli ÅŸekilde ihracına yönelik mutabakatın İstanbul’da imzalanmasını saÄŸladıklarını ifade etti.

Planın baÅŸarılı ÅŸekilde uygulanmasıyla vahim boyutlara ulaÅŸmakta olan küresel gıda krizinin etkilerinin hafiflemeye baÅŸlayacağını dile getiren ErdoÄŸan, “Nitekim bugünlerde bizim yazılı medyada da iÅŸte bir baktık ki baÅŸlık atmışlar ‘Yüzde 3 fiyatlar düştü’, bir baktık ‘Yüzde 5 fiyatlar düştü’ ki bu böylece devam edecek. Özellikle tabii en az geliÅŸmiÅŸ ülkelerin üzerindeki baskı azalacak, ortaya çıkabilecek kıtlıklar peÅŸinen önlenecek.” diye konuÅŸtu.

 

“Biz anlaÅŸmayı tüm unsurlarıyla hayata geçirmeye kararlıyız”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, tüm bunların memnuniyetle karşıladıkları hususlar olduÄŸuna vurgu yaparak, “Bu tarihi baÅŸarıya verdiÄŸimiz katkı Türkiye’nin küresel meselelerde oynamaya muktedir olduÄŸu önemli rolü bir kez daha ortaya koymuÅŸtur. Planın operasyonel boyutu inÅŸallah İstanbul’dan idare edilecek, burada ülkemiz, Rusya, Ukrayna ve BirleÅŸmiÅŸ Milletlerden yetkililer rol alacaklar. Ukrayna’ya giden ve oradaki limanlardan gelen gemilerin emniyetli ve plana uygun ÅŸekilde seyrine birlikte yön verilecek.” dedi.

Yürütülen müzakerelerin şu ana kadar çok hassas bir zeminde devam ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:

“Savaşın devam ettiÄŸi bir ortamda zaten aksi de düşünülemezdi. Yani bu konuda gerek Milli Savunma Bakanım gerek DışiÅŸleri Bakanım onlar kendi muhataplarıyla yoÄŸun iliÅŸki halinde oldular, ben muhataplarımla yoÄŸun iliÅŸki halinde oldum ve bu arada da tabii BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Sekreteri’nin de katkılarını bir kenara koyamayız. Sürecin hala ne kadar hassas olduÄŸunu cumartesi günü Odessa Limanı’na düzenlenen saldırıdan görebiliyoruz. Maalesef böyle bir ÅŸeyi arzu etmezdik ama bu da oldu. Bu tür süreçlerde zaten tarihte de bunun hep örnekleri vardır. Herkesten attıkları imzalara sahip çıkmalarını ve üstlendikleri sorumluluklara uygun ÅŸekilde hareket etmelerini bekliyoruz ve varılan anlaÅŸmanın lafzı ve ruhuna aykırı eylemlerden de kaçınılmasını istiyoruz. Bu arada yoÄŸun bir ÅŸekilde yine trafiÄŸimizi artırdık ki böyle bir ÅŸeyin olması bizi üzüyor ve burada bir baÅŸarısızlık hepimizin aleyhine olacaktır, bunu da kendilerine hatırlatıyoruz. Biz anlaÅŸmayı tüm unsurlarıyla hayata geçirmeye kararlıyız ve bu yöndeki çalışmalarımız da devam ediyor.”

İstanbul’da atılan imzalar, Rusya ve Ukrayna liderleriyle yaptığı görüşmeler hatırlatılarak, “Yeni bir barış çabası görecek miyiz yeni süreçte?” ÅŸeklindeki soruya CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Savaşın başından beri önceliÄŸimiz ateÅŸkesin saÄŸlanmasının ardından adil ve sürdürülebilir bir barışın tesis edilmesi, bu anlayış var. Temenni ederim ki inÅŸallah bunu da baÅŸarırız.” karşılığını verdi.

“NATO’nun kayıtlarına bu terör örgütlerinin girmiÅŸ olması Madrid zirvesinin en baÅŸarılı yanıdır”

Madrid’deki NATO Devlet ve Hükümet BaÅŸkanları Zirvesi’nde liderlerle yaptığı görüşmelerde, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliÄŸi konusundaki görüşlerini paylaÅŸtığı hatırlatılarak, “Sizin açınızdan bu zirvenin, NATO ve Madrid zirvesinin en önemli sonuçları neler olmuÅŸtur?” sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Bu soruyu tabii altını çizerek cevaplamak isterim; her ÅŸeyden önce PKK, PYD, YPG ile FETÖ’ye destek verilmeyeceÄŸi ve bunun bizim kırmızı çizgimiz olduÄŸunu kendilerine orada ısrarla hatırlattık. NATO zirve bildirisinde de özellikle gönderme yapılan bir mutabakat muhtırasında bu taahhüt edildi ve teyit edildi. ‘Buradan taviz vermeyi bizden kimse beklemesin’ dedik, zirvenin en önemli neticesi bana göre budur. Yani NATO’nun kayıtlarına bu terör örgütlerinin girmiÅŸ olması Madrid zirvesinin en baÅŸarılı yanıdır. Çünkü bundan önce bunlar özellikle FETÖ falan bu tür terör örgütleri listesinde uluslararası en önemli konumda bulunan bir NATO sözleÅŸmesinde yer almamıştır.”

İsveç ve Finlandiya’dan teröre verilen desteÄŸin kesilmesi noktasında somut beklentileri olduÄŸuna dikkati çeken ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Az önce ekranda gördük, bakın İsveç’in caddelerinde bunlar polis korumasında yürüyüş yapıyorlar, gösteri yapıyorlar, kendi paçavraları ellerinde, ondan sonra malum sözde liderlerinin posterleri ellerinde bu ÅŸekilde yürüyüş yapıyorlar. Ama İsveç vatandaşının saÄŸduyusu da ortada. ‘Türkiye istiyorsa, ErdoÄŸan istiyorsa bunlar mademki teröristtir, bunların verilmesi lazım’ diyor. Yani aklıselimin gereÄŸi de bu. Tabii ÅŸimdi oradaki bütün iltisaklı yapıların da kapatılması gerekiyor, bunları da istedik. Terör propagandası ve eylemlerinin engellenmesi, bu eylemlere karışan kiÅŸilere karşı soruÅŸturma açılması, ayrıca iade ve mal varlığı, mesela teröre karşı mücadelede bizden de ne isteniyor? Bunlara karışanlardan eÄŸer sermaye noktasında, para noktasında imkanı olanlar varsa bunların paralarının da el konulması ve iade edilmesi aynı ÅŸekilde bizden isteniyor. Dolayısıyla orada da ÅŸimdi iade ve mal varlığı dondurma taleplerimizin karşılanması gibi beklentilerimize biz bir cevap bekliyoruz.”

“Taviz yok”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bu hususların takibini DışiÅŸleri Bakanlığı ve ilgili kurumların yaptığını belirterek, “Buradan taviz yok, bu ülkelerle yapılacak ortak mekanizma toplantılarında teröre desteÄŸin sonlandırılması için atılan veya atılmayan adımların bütün muhasebesi ortaya koyulacak. Burada bir ÅŸeyi söylemem lazım, o da ÅŸu; kesinlikle Türkiye’den bu konuda bir taviz beklenmesin. İşte biz ÅŸimdi orada görüşmeleri yaptık, bu görüşmelerden sonra döndük, geldik, gel gör ki hemen daha ertesi gün yine bu teröristler Stockholm caddelerinde gösteri yapıyorlar, Finlandiya’da aynı ÅŸekilde gösteri yapıyorlar. Yani İsveç somut adım atmaktan, temel bir yaklaşıma gitmekten ÅŸu anda çok uzakta gözüküyor. Terör propagandası dahil, terör örgütü uzantılarını ülkemiz aleyhine faaliyette bulunmaktan alıkoymadıkları sürece bizden olumlu bir yaklaşım beklemesinler.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

NATO Zirvesi’nde önemli bir kazanım olduÄŸu belirtilerek, İsveç ve Finlandiya’ya yönelik somut izlemeye iliÅŸkin nasıl bir takvim olacağının sorulması üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Bu öyle zannedildiÄŸi gibi kolay bir iÅŸ deÄŸil. Bakın Makedonya 11 yıl sürdü, öyle kolay falan bu iÅŸ olmuyor. Dedik ‘Tamam’, ‘Hemen NATO’ya alsınlar’, yok böyle bir ÅŸey. Biz orada da bütün arkadaÅŸlara, dostlara bunu söyledik. Nitekim ÅŸu anda da süreç bu ÅŸekilde bir defa iÅŸliyor. Bu ÅŸimdi ilk etap, Madrid’de nedir? Madrid’deki bir davettir, yani onama deÄŸildir, bir davettir. Bu davetin neticesi ne olacak? Onu da bu eylemler belirleyecek. Yani siz hala bu teröristleri caddelerinizde koruma altında böyle yürütürseniz e biz de bunları takip ediyoruz, bizim de oralarda istihbaratımız var, her ÅŸeyimiz var, nerede ne oluyor bunu anında takip ediyoruz. Tabii sadece olay İsveç, Finlandiya deÄŸil. İsim vererek söyleyeceÄŸim, maalesef Almanya da böyle, Fransa böyle, İngiltere böyle, İtalya böyle. İskandinav ülkelerinin hemen hemen tamamı böyle.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Müzakerelerde bunu size hatırlatmışlar, yani diÄŸer NATO ülkeleri de yapıyor ama sadece bizden istiyorsunuz’ dediklerinde ne dediniz?” ÅŸeklindeki soru üzerine, “Onların anlatmasına gerek yok, ben anlattım zaten. Liderlerle yaptığımız görüşmede de ben hep kendilerine bunları söyledim, dedim ‘Yani kusura bakmayın’. Almanya, Fransa… Mesela ben, (Fransa CumhurbaÅŸkanı) Emmanuel ile yaptığım görüşmede ‘Siz ne yapacaksınız, böyle devam edeceksiniz’ dedim. Tabii gülüyorlar. ‘Yani bu eÄŸer böyle gitmezse kusura bakmayın, önümüze bu geldiÄŸi anda bizim bir parlamentomuz var, bu parlamentomuz bizim bu iÅŸe olumlu bakmaz’ dedim.” yanıtını verdi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın dünya liderleri ile görüşmeleri

Yayında, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın son 4 ayda dünya liderleriyle yaptığı yüz yüze ve telefon görüşmelerine iliÅŸkin görüntülere yer verildi.

Görüntülerin ardından, geçen hafta Astana süreci kapsamında İran’da üçlü liderler zirvesinin yapıldığı hatırlatılarak, zirvenin hem Türkiye’de hem de dünyadaki yankılarına iliÅŸkin deÄŸerlendirmeleri sorulan ErdoÄŸan, Türkiye-İran 7’nci Yüksek Düzeyli İşbirliÄŸi Konseyi ve sonrasında da Astana formatında 7’nci üçlü zirveyi gerçekleÅŸtirmek için 19 Temmuz’da İran’da olduklarına iÅŸaret ederek, burada İranlı muhataplarıyla yaptıkları temaslarda ikili iliÅŸkileri tüm boyutlarıyla ele alma fırsatı bulduklarını anlattı.

Ziyaret sonunda İran’la yatırımdan sosyal güvenliÄŸe uzanan geniÅŸ bir yelpazede farklı alanlarda 8 belge imzalandığını hatırlatan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Görüşmelerde ikili ticaret hacmimizi, ta Ahmedinejad zamanında da bunu belirlemiÅŸtik, 30 milyar dolara çıkarma hedefimiz var. Ama ÅŸu anda tabii bu kovid vesaire ile bu bayağı düştü. Åžu anda son durum iÅŸte 7,5 milyar dolar. Åžimdi 7,5 milyar dolar Türkiye-İran’a yakışmıyor. Bunu süratle bizim yeniden 30 milyar dolara çıkarma gayreti içine girmemiz lazım. Mutabık mıyız? Sayın Reisi dedi ki ‘Mutabıkız, çalışacağız ve bunu halledeceÄŸiz’. Bir defa burada bu iÅŸi halletmek için avantajlarımız var. Nedir bu? Biz tabii İran’dan petrol alıyoruz, doÄŸal gaz hakeza bunu artıracağız. Bunu artırmamız halinde bu rakamı yakalarız. Yani burada bir sıkıntı olmaz. Ve ÅŸimdi süratle, yani bu yılın ilk yarısını iÅŸte tamamlıyoruz, 8’i yakaladık. Bu demektir ki bu 8’i yıl sonuna kadar biz katlayabiliriz. Aramızdaki bu görüşme gerçekten samimi geçti. ‘Bu adımı atmamız lazım, bunun gereÄŸine inanıyoruz’ dedik ve tabii 8 anlaÅŸmayı da imzalamak suretiyle bir defa buradaki bu Yüksek Düzeyli Stratejik Konseyi baÅŸarılı ÅŸekilde tamamlamış olduk.”

“Savaşın yarattığı menfi koÅŸullar ve aramızda bazı konularda anlaÅŸmazlıklar elbette var”

Diğer taraftan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Putin’le olan görüşmemiz gerçekten çok daha farklı geçti. Çünkü ÅŸu anda Putin-Zelenskiy olayında biz çok önemli bir rol oynuyoruz. Çünkü biz kimseye burada düşman nazarıyla bakmıyoruz. Dost nazarıyla bakıyoruz ve bu ÅŸekilde bakışımız da her iki tarafın da gerçekten samimi yaklaşımını getiriyor. Kaldı ki, Sayın Putin ile malum ÅŸu anda Batı’nın yaklaşım tarzı, yani siyasetçilere yakışan bir yaklaşım tarzı deÄŸil. Tabii sen öyle bakarsan Sayın Putin de size nasıl bakacak? Öyle bakacak. Åžimdi savaşın oluÅŸturduÄŸu konjonktüre raÄŸmen biz ikili iliÅŸkilerimizdeki önemli konuları rahatlıkla ele aldık ve olumlu bir görüşme olduÄŸunu ben de rahatlıkla söyleyebilirim. Savaşın yarattığı menfi koÅŸullar ve aramızda bazı konularda anlaÅŸmazlıklar elbette var. Ancak, biz malum S-400 konusunda vesaire dünyanın bakışını paylaÅŸmadık. Tam aksine biz inandığımız neyse bunu yaptık. Ve Rusya ile var olan ikili iliÅŸkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde sürdürmek ve potansiyel olan alanlarda geliÅŸtirmek durumundayız. Onun için de Astana Zirvesi çerçevesinde Sayın Putin ve Sayın Reisi ile Suriye ihtilafının farklı veçhelerini ayrıntılarıyla istiÅŸare ettik. Sürecin ve aramızdaki eÅŸgüdümün devamını, siyasi çözüm açısından çok çok önemli görüyorum.”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Tahran’daki görüşmelerinde “terörle mücadele”nin gündemlerinin bir numaralı konusu olduÄŸuna iÅŸaret ederek, “Suriye terör örgütlerinin yuvası haline gelmiÅŸ durumda. Dolayısıyla Suriye’ye karşı gerek Rusya gerekse İran’ın bir tavır belirlemesi gerekir. Özellikle Fırat’ın batısında ve doÄŸusunda terör örgütü PKK/YPG, sivillere ve ülkemize yönelik saldırılarına hala devam ediyor. Bu mücadele kararlılığımızı zirve sırasında Sayın Putin ve Sayın Reisi’ye de bizzat aktardım.” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’daki yöneticilerin sürekli Türkiye’yi ÅŸikayet etmesi, adaları silahlandırması ve ABD üslerinin sayısındaki artışa dikkat çekilerek, Yunanistan’ın ne yapmak istediÄŸi konusunda deÄŸerlendirmeleri sorulan ErdoÄŸan, yaklaşık 1-1,5 ay önce Yunanistan BaÅŸbakanı Kiryakos Miçotakis’i yemeÄŸe davet ettiÄŸini ve Vahdettin Köşkü’nde beraber yemek yediklerini hatırlattı.

Yemekte, Miçotakis’e “Biz bundan sonra aramıza üçüncü bir ülkeyi sokmayalım, üçüncü kiÅŸileri de sokmayalım. Yani biz ne yapacaksak, bunu hemen, hatta direkt hat kuralım, direkt hattan görüşmelerimizi yapalım.” dediÄŸini anlatan ErdoÄŸan, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Aradan geçti 15 gün, 3 hafta, bir Amerika seyahati, Kongre’de bu konuÅŸmasında, bizi ima ederek, verip veriÅŸtirerek orada maalesef aleyhimizde birçok ÅŸeyler söyledi. Oradan döndü, Davos’a gitti. Davos’ta da yine benzer ÅŸeyleri yaptı. Ya biz Türkiye’yiz? Bir kabile devleti deÄŸiliz. Ondan sonra ‘Türkiye bize şöyle yaptı, böyle yaptı’ deyip duruyorsun. Kaldı ki sen de siyasetçisin, ben de siyasetçiyim. Åžunu bir defa bilmen lazım, Türkiye’ye karşı herhangi bir olumsuz adım attığın zaman benim ilk iÅŸim siyasetçi olduÄŸuma göre halkıma anlatabileceÄŸim elimde güçlü malzemelerimin olması lazım. İşte onun için de Efes tatbikatı bunları bayağı çıldırttı. Tuttular bunlar da Efes tatbikatından sonra kendilerine göre bazı tatbikatlar yaptılar. Åžu anda Yüksek Düzeyli İşbirliÄŸi Konseyi toplantılarını da ben iptal etme kararı verdim. Ve dedim ‘Bundan sonra benim artık Miçotakis’le görüşmem diye bir ÅŸey söz konusu deÄŸil.’ Yunanistan’ın samimi, dürüst olmayan tutumuna son vermesi gerektiÄŸini açık bir ÅŸekilde dile getirme kararını aldık. Gerek DışiÅŸleri Bakanım, gerek Savunma Bakanım dedi, ‘Bundan böyle artık görüşmelere son vereceÄŸiz.'”

“Yunanistan bizim güvenlik ihtiyaçlarımız için uçak almamızı engellemeye çalışıyor”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Yunanistan’da 9 Amerikan üssü olduÄŸunu vurgulayarak, 5’inin zaten var olduÄŸunu, 4’ünün de yeni açıldığını söyledi. Bunların da inkar edildiÄŸini anlatan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Åžimdi bunları adalara yerleÅŸtirme gayretleri var. Tabii Rusya’ya karşı kurulduÄŸunu söylüyorlar. Dedim ya yok, kimi aldatıyorsunuz? Yani Rusya ile sizin böyle bir ÅŸeyi yapabilme ne gücünüz ne kudretiniz yok. Amerika bile bunu yapamaz. Kaldı ki, eÄŸer üs diyorsanız, bizim İncirlik üssü de var. Yani biz bu kadar iyi niyet gösteriyoruz, siz bize hala geliyorsunuz, adalarda böyle garip garip ÅŸeyler yapıyorsunuz. Ve Yunanistan bizim güvenlik ihtiyaçlarımız için uçak almamızı engellemeye çalışıyor. Bir taraftan Amerika’ya, bir taraftan Fransa’ya daha deÄŸiÅŸik ülkelere hepsine böyle saldırarak ‘Türkiye’ye vermeyin.’ Verirler veya vermezler hiç önemli deÄŸil, ama biz duruÅŸumuzla, her ÅŸeyimizle konumumuzu zaten koruyoruz.”

“Lozan AntlaÅŸması’nın yıl dönümü dolayısıyla yaptığınız açıklamada, özellikle Yunanistan paragrafına yer verdiniz. Tabii adaların silahlandırılması Lozan’a da çok aykırı bir durum. Bu, çok adreslere teslim bir mesaj olarak okundu. Yunanistan tarafından bu mesajın alındığını düşünüyor musunuz?” sorusuna ise ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:

“Åžimdi, öyle zannediyorum ki herhalde buradan gereken dersi almışlardır. Yani Yunanistan’ın iyi komÅŸuluk iliÅŸkileri hilafına sürdürdüğü bu faaliyetler sadece Lozan’a deÄŸil, aynı zamanda Paris AntlaÅŸması’na da ters. Åžimdi Lozan ve Paris antlaÅŸmalarına ters olan böyle bir durumda Türkiye olarak biz ne yapalım? Elimiz kolumuz baÄŸlı duralım, ‘Ey Yunanistan sen ne yapmak istiyorsan yap’ öyle mi diyelim? Ne gerekiyorsa vakti saati geldiÄŸinde bunu da Türkiye olarak yaparız. Bu adaların egemenliÄŸinin gayri askeri statü altında kalmaları kaydıyla kendisine verildiÄŸini Miçotakis bilmiyor herhalde, yani bunu öğrenecek.”

“Bu tür ÅŸartlar Türkiye için geçerli ÅŸartlar deÄŸil, olacak iÅŸ de deÄŸil”

ABD’nin Türkiye’ye F16 satışıyla ilgili “Yunanistan ÅŸartı”nı nasıl deÄŸerlendirdiÄŸine iliÅŸkin bir soru üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Åžimdi o da bir garip, yani onun üzerine zaten Hulusi PaÅŸa hemen bir açıklama yaptı biliyorsunuz. Yani bu tür ÅŸartlar Türkiye için geçerli ÅŸartlar deÄŸil, olacak iÅŸ de deÄŸil. Çünkü Biden ile Madrid’de yaptığımız görüşmede bunları biz gayet olumlu bir ÅŸekilde onunla konuÅŸtuk ve görüşmede ikili iliÅŸkilerimize ve bölgesel konulara dair kapsamlı bir fikir alışveriÅŸinde bulunduk. Ve nitekim kendisinin de dönüşte yaptığı açıklamaları aslında olumluydu. Sonra bu nereden çıktıysa, yani Yunanistan’la ilgili konular gündeme geldi. Tabii yönetimin bu net tutumunu ben aslında Madrid’deki görüşmelerle ilgili olarak olumlu gördüm. Tabii ABD yönetimi bu desteÄŸini kamuoyu nezdinde görünür kıldıkça Rum-Yunan lobisi baÅŸta olmak üzere Kongre’deki bazı odakların F16 talebimizi engellemek için giriÅŸimlerini tabii hızlandırdıklarını da görüyoruz. Nitekim Amerika’nın 2023 Ulusal Savunma Yetki Yasası hazırlıkları kapsamında Temsilciler Meclisi’nde 14 Temmuz’da, F16 talebimizin karşılanmasını belirli bazı koÅŸullara baÄŸlayan bir deÄŸiÅŸiklik önerisi de ayrıca kabul edildi. Yasayla ilgili süreç devam ediyor ve henüz kesinleÅŸmiÅŸ bir hüküm de mevcut deÄŸil. O sebeple sürecin safahatını yakından takip edip nihai metne bakmak lazım. Ben geliÅŸmelerin olumlu olacağı inancındayım. Çünkü Madrid’deki görüşmede kendi partisinden, yani Demokratlardan da olumlu yaklaşımda bulunmayan bazı arkadaÅŸlar vardı. ‘Tamam’ dedim ‘Cumhuriyetçiler, biz de Cumhuriyetçilerin üzerinde bir çalışma yapalım. Ve böylece Demokratlar, Cumhuriyetçiler olarak, oradan olumlu bir kararın ben çıkabileceÄŸine inanıyorum’ dedim. Bu konuda da ÅŸu anda bazı giriÅŸimlerde bulunuyoruz, bulunacağız.”

İsrail, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerin normalleşme sürecinin anımsatılıp, Mısır ile ilişkilerde yeni dönemin başlangıcı için hangi adımların atıldığının sorulması üzerine Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Bir yıllık süre zarfında gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz karşılıklı ziyaretlerle BAE, Suudi Arabistan ile yeni dönem baÅŸlattık. Her iki ülkeyle de iliÅŸkilerimizin her alanda hızlı ÅŸekilde geliÅŸtirilmesi için iki ülke kurumları çalışmalarını sürdürüyor. BAE ile ortak bir teknoloji fonu tesis edildi. Yatırım boyutunu da içerecek kapsamlı ekonomik ortaklık anlaÅŸmasına iliÅŸkin müzakereler de süratle yürütülüyor. Suudi Arabistan makamlarının da iÅŸ adamlarımızın sorunlarının giderilmesi hususunda yoÄŸun bir gayret içerisinde olduklarını görüyoruz. Müteahhitlerimizi ülkelerindeki projelerde görev almaya davet ediyorlar. Tabii ihraç ürünlerimize yönelik boykot ve benzeri ayrımcı uygulamaların da sona ermekte olduÄŸunu, Türk okullarının yeniden açılmasına yönelik adımların atıldığını müşahede ediyoruz.”

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin ve diyalogun geliştiğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sayın Herzog ile olumlu temaslarımız neticesinde baÅŸlayan bu süreçte 15 yıl aradan sonra İsrail’den ülkemize devlet baÅŸkanı seviyesinde bir ziyaret oldu. Åžu anda bizim Mısır ile ilgili süreç alt düzeyde devam ediyor. Üst düzeyde de bu iÅŸin olmaması diye bir ÅŸey söz konusu deÄŸil. Yeter ki birbirimizi anlayalım, birbirimizi, yaklaşım tarzımızı şöyle kontrollü bir ÅŸekilde devam ettirelim. Olmaması diye bir sebep yok. Mısır halkı Müslüman, bizim kardeÅŸlerimiz. Müslüman Müslüman’a ters bakacak halde deÄŸil. Yeter ki birbirimize karşı açıklamalarda birbirimizi rencide etmeyecek ÅŸekilde bir süreci devam ettirelim.”

“Ermenistan ile normalleÅŸme sürecinde ciddiyiz”

Erdoğan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik sürecin sorulması üzerine, şunları kaydetti:

“BaÅŸbakan PaÅŸinyan ile her iki ülkenin dini bayramları kapsamında karşılıklı tebriÄŸimizi ilettiÄŸimiz bir telefon görüşmesi gerçekleÅŸtirdik. Tabii ülkemiz ile Ermenistan arasındaki normalleÅŸme sürecini de konuÅŸtuk. Bizim baÅŸtan itibaren kırmızı çizgimiz Azerbaycan’dı. Azerbaycan konusu yoluna girdikten sonra biz zaten ‘Kapılarımızı açarız’ dedik. PaÅŸinyan’ın bölgesel barış ve iÅŸ birliÄŸi açısından bizimle benzer düşünceleri paylaÅŸtığını duymaktan da memnun oldum. Artık söylemin ötesinde somut adımlar atmalarını bekliyoruz. Biz Ermenistan ile normalleÅŸme sürecinde ciddiyiz, kararlıyız. Tam normalleÅŸme ve iyi komÅŸuluk iliÅŸkilerinin tesisini de hedefliyoruz. Türkiye’de bugün 100 binin üzerinde Ermeni var. Bizim vatandaşımız olan Ermeniler var, bir de vatandaÅŸ olmaya namzet olan Ermeniler var. Bu bizim yaklaşım tarzımızı gösteriyor. Azerbaycan ile eÅŸgüdüm içinde Ermenistan ile olan yaklaşımı geliÅŸtiriyoruz.”

“Terör örgütlerinin alışılmış eylemlerinden bir tanesi”

Irak’ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesindeki saldırıya iliÅŸkin soru üzerine CumhurbÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸu bilgileri verdi:

“Duhok’taki olay, PKK, YPG, PYD bunların alışılmış terör eylemlerinin bir benzeri. Buna biz yabancı deÄŸiliz. Bunu da Amerikalılara, Rusya tarafına ‘Bakın durum böyle burada bir oyuna gelmeyin’ dedik. Aynı ÅŸekilde bunu Irak’taki dostlarımıza, kardeÅŸlerimize de söyledik. Yaptığınız açıklamalara dikkat edin, Türkiye’nin dostlarıyla, kardeÅŸleriyle böyle bir eyleme girmesi mümkün deÄŸil. Biz böyle bir ÅŸey yapamayız. Ama bu terör örgütlerinin bugüne kadar alışılmış eylemlerinden bir tanesidir. Dert Türkiye ile Irak arasındaki olumlu geliÅŸmeleri bozmak. Orada aklıselim sahibi birçok Iraklı kardeÅŸlerimiz, dostlarımız güzel açıklamalar yaptılar ama bazıları da aksi açıklamalarda bulundu. Bunlardan bir tanesi de Konya’da yapılacak İslam Oyunlarına Irak’ın katılmaması istikametinde bir açıklama yapmışlar. Üzüldüm. Irak böyle bir adımı atmamalı. ArkadaÅŸlarıma da söyledim, görüşün bu açıklamayı tavzih etsinler. Çünkü biz Irak’ı da bu oyunların içerisinde görmek istiyoruz. Duhok’ta hayatını kaybeden sivillerin ailelerine ülkem adına baÅŸsaÄŸlığı diliyorum. PKK’nın gerçek yüzünü bir kez daha böylece görmüş olduk.”

“Bize dokumayana zaten biz dokunmayız”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Fırat Nehri’nin doÄŸusundaki terör oluÅŸumlarıyla ilgili, ÅŸunları kaydetti:

“Fırat’ın doÄŸusu hala sıkıntılı, burada Amerika’nın maalesef çok ciddi olumsuz yaklaşımları var. Ben Madrid’deki görüşmelerde de bunu söylediÄŸim gibi Tahran’da da Amerika’nın Fırat’ın doÄŸusunda çekilmesinin gereÄŸi üzerinde durdum. Buradan çekilmesi lazım. Çünkü terör örgütleri bütün gücünü oradan alıyor. Tel Rıfat. Binlerce tır silah, mühimmat, araç gereç Amerika buraya yığdı, hala yığmaya devam ediyor. Biz bunu Trump’a da söylemiÅŸtik, ÅŸimdi aynı ÅŸekilde Biden’a da söyledik. Ama bu konuda maalesef hala olumlu bir adım atılmış deÄŸil. Temenni ederiz ki bu ısrarlarımız karşısında olumlu adımları atarlar, Tel Rıfat, Tel Abyad…”

“Bu bölgeye operasyon kararlılığınız canlılığını koruyor mu?” ÅŸeklindeki bir soru üzerine ErdoÄŸan, “Mecburen koruyacak. Bize dokumayana zaten biz dokunmayız.” dedi.

“Amerika’nın kendi yetiÅŸtirmeleri”

ErdoÄŸan, sınır ötesi operasyonla etkisiz hale getirilen YPG’li bir teröristle ilgili CENTCOM’un taziye paylaşımıyla ilgili olarak, şöyle konuÅŸtu:

“Tabii bu ilk deÄŸil. Amerika bunları birçok kez yaptı. Zaten Amerika’nın kendi yetiÅŸtirmeleri. Bunlara eÄŸitim vermek için birçok kez bu terör kamplarına gelmiÅŸlerdir. Bu terör kamplarında bunlara eÄŸitim vermiÅŸlerdir. Halen bu eÄŸitim verme çalışmaları maalesef devam ediyor. Bu taziye yayımladıkları terörist kim diye şöyle bir bakarsanız, Türkiye’ye karşı terör eylemlerinde bulunan, Suriye’de kız çocuklarını terör örgütlerine katmak için çalışan biri. Amerika’nın terör örgütüyle iÅŸ tutması kendi kazdığı kuyuya düşmesi sonucunu doÄŸuracaktır.”

“Amerika’nın PKK/YPG ile iÅŸ birliÄŸi devam ediyor”

ABD BaÅŸkanı Biden ile ilerleyen dönemlerdeki görüşmelerinde Amerika’nın terör örgütleriyle iÅŸ birliÄŸini tekrar gündeme getireceklerini belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Her düzeyde ve sürekli giriÅŸimlerimize raÄŸmen Amerika’nın PKK/YPG ile iÅŸ birliÄŸi devam ediyor. Amerika, terör örgütünü DEAÅž ile mücadelede sözde bir ortak gibi görüyor. DEAÅž’ın terör örgütü olarak PKK’dan, YPG’den ne farkı var? Türkiye’nin DEAÅž ile göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesi olduÄŸunu unutuyorlar. Aynı ÅŸekilde Suriye muhalefeti de mücadele ediyor. Bunları görmezden gelemeyiz. Yine Amerika, Suriye’nin kuzeyinde olası operasyonumuza karşı olduÄŸunu söylerken, harekatın istikrarsızlığa neden olacağı, DEAÅž ile mücadeleye zarar vereceÄŸi ve insani sorunlara yol açacağı iddiasını dile getiriyor. Ancak bunu yaparken, sözde ortaklarının terör eylemlerinin bir NATO müttefikine verdiÄŸi zarardan söz etmiyor. Biz NATO’da beraberiz, müttefikiz. İlk beÅŸ ülkeden bir tanesi biziz. Bize zarar veriyorsun. Bir terör örgütüyle mücadele için bir baÅŸka terör örgütüyle iÅŸ tutulmaz. Bunu bileceÄŸiz.”

“Türkiye’de en önemli gündem maddelerinden biri mülteci sorunu, Tahran zirvesinde de siz bu konuyu ele aldınız. Türkiye’nin güvenli bölge oluÅŸturması ve oradaki yerleÅŸik mültecilerin güvenliÄŸinin saÄŸlanması konusunda ciddi projeleri var. Olası bir 5. operasyon sonrasında artık Suriyeliler evlerine ne ÅŸekilde dönecek? Bu nasıl gerçekleÅŸecek?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Åžimdi böyle bir operasyonun içeriÄŸi noktasında bir konuya girmeyi, yani bu akÅŸamın konusu olarak görmek istemem. Ancak biliyorsunuz biz ÅŸu anda Suriye’nin kuzeyinde hedef olarak ilk etapta 250 bin briket ev yapmayı planlıyoruz ve bunları biz AFAD’ımızla beraber yapıyoruz. Çünkü o çadırlarda, o ilkel çadırlarda o insanların yaÅŸaması hakikaten ne insani ne İslami deÄŸildir. Ancak dedik ki ‘Biz bu ÅŸekilde briket evler yapalım. Bu briket evlerin altyapısını da gayet iyi bir ÅŸekilde yapalım’ ve saÄŸ olsun AFAD’ın koordinesinde STK’larımızla bunlara katılmak suretiyle ÅŸu ana kadar yani 100 bine yakın konutu bitirdik ve bunlar devam ediyor.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, yeni bir çalışma yapacaklarını belirterek, artık tek kat deÄŸil, zemin artı bir kat ÅŸeklinde projelerin hazırlandığını aktardı. ErdoÄŸan, “Belki zemin artı iki de olabilir. Yani bunları da yapmak suretiyle buralara bizdeki mültecilerden geri dönüşleri ama kendi istekleriyle ve arzularıyla bu dönüşleri arttıralım diyoruz. Bunu baÅŸarabilirsek bu sayı 1 milyonu bulur.” dedi.

“Uluslararası toplumdan hiç destek geliyor mu bu projeye?” sorusuna ErdoÄŸan, “Åžu ana kadar yok ama onlara sorarsan var.” yanıtını verdi.

ErdoÄŸan, MİT’in son dönemde Irak, Suriye ve firari FETÖ’cülere yönelik operasyonları anımsatılarak, “Önümüzdeki günlerde MİT’in baÅŸarılı operasyonlarına dair yeni isimler var mı, buradan paylaÅŸabileceÄŸiniz isimler var mı?” sorusu üzerine, “Åžimdi ben bu isimleri burada açıklarsam bu isimleri istihbarat koyduÄŸu yerde bulabilir mi? İşte bu bir gece ansızın dediÄŸimiz konu bu. Zaten onun için de istihbarat kendine has gizlilik içerisinde bunların takibini yapıyor ve o nokta atışlarla da bulduÄŸu yerde bunların iÅŸini bitiriyor. Bundan sonraki süreçte de bu baÅŸarılı operasyonlarını aynı ÅŸekilde istihbarat örgütümüz devam ettirecek.” ifadesini kullandı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ekonomiye iliÅŸkin bir soruyu yanıtlarken, Kovid-19 salgınının, Ukrayna’daki savaşın, tarihin en yüksek seviyelerine ulaÅŸan enerji, emtia fiyatlarının ve tedarik zincirinden kaynaklı sorunların küresel alanda enflasyonist bir ortam oluÅŸturduÄŸunu belirtti. Bunların tüm ülkelerde olduÄŸu gibi Türkiye’nin de enflasyon görünümünü olumsuz etkilediÄŸini söyleyen ErdoÄŸan, “Böylece haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 78-79, bu seviyelere ulaÅŸtı. Hayat pahalılığının yükünü azaltmak ve Türk lirası cinsinden enstrümanlara güveni artırmak amacıyla gerekli tüm adımları da gecikmeksizin atıyoruz. Bu bizim çıkış yollarımızdan en önemlisi, bir tanesi. Bu kapsamda Hazine ve Maliye Bakanlığımız ve ekonomi yönetimimizle birlikte çalışıyor, tüm ihtiyaçları ve politika adımlarını deÄŸerlendirerek ilerliyoruz. Hedef odaklı devreye aldığımız eÅŸgüdüm içerisinde hızlı bir ÅŸekilde hayata geçirdiÄŸimiz bu adımlarla zorlu küresel koÅŸullara karşı ülkemizin direncini artırmayı hedefliyoruz.” sözlerini sarf etti.

Kur Korumalı Mevduat sistemine vatandaşların ilgisinin yüksek olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplamda 1,8 milyon hesap açıldı. Bu sayı önemli bir güven ve teveccühe iÅŸaret ediyor. Yani siz eÄŸer güven ve istikrarı ciddi manada koruyabilirseniz halkınızın bu noktadaki güven ve istikrar ikilisi saÄŸlam, yerindeyse bir defa bu ülkeyi kimse yıkamaz. Åžimdi Türk lirası cinsi tasarrufların yaygınlığını artırmak için Kur Korumalı Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesapları enstrümanını desteklemeye biz devam ediyoruz. Ayrıca tasarruflarını Türk lirasında deÄŸerlendirmek isteyen vatandaÅŸlarımıza alternatifler sunmak amacıyla bir de gelire endeksli senetlerin ihracını gerçekleÅŸtirdik. Gerçek kiÅŸilere yönelik tasarladığımız ürüne gelen talep de tabana yayıldı ve beklentimizin üzerine ulaÅŸmış vaziyette. Neticede 83 bin 816 bireysel yatırımcı, toplamda 6,6 milyar liralık talep gösterdi. Yapmış olduÄŸumuz bu düzenlemelerin enflasyon üzerindeki etkilerini de yakından takip ediyoruz. Düzenlemelerimiz fiyat artışlarının hızını da yavaÅŸlattı. Son haftalarda petrol fiyatlarında yaÅŸanan düşüşün ulaÅŸtırma grubunu doÄŸrudan, diÄŸer grupları ise dolaylı olarak olumlu etkilemesini de bekliyoruz. Bunun sonbahara doÄŸru da bu ÅŸekilde gideceÄŸine inanıyorum. Tabii yıllık enflasyonda düşüşü önümüzdeki ÅŸubat ve mart ayı itibarıyla belirgin bir ÅŸekilde görmeye baÅŸlarız.”

“Fındık müstahsilini asla enflasyona filan biz ezdirmeyiz”

“Meydanların ilgisi, yani ‘Seçmen midesiyle düşünür ve hani tencerenin etkilemeyeceÄŸi iktidar yoktur’ denir. Bu zorluÄŸa raÄŸmen herhalde aldığınız tedbirlerin sahadaki karşılığını mı görüyorsunuz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Az önce iÅŸte ifade ettiÄŸiniz gibi Kayseri’de resmi rakam o gün 70 bin civarındaydı. Åžimdi orada 70 bin kiÅŸinin Kayseri’de o sıcaÄŸa raÄŸmen o meydana gelmiÅŸ olması bir ÅŸeyi gösteriyor. Nedir? Ha diyor ki ‘Çıkış yolu burası’ ve onunla da kalmıyor tabii bir de ÅŸu var, yani vatandaşın ben araçları ile olsun piyasadaki alışveriÅŸ noktasındaki hareketliliÄŸine bakıyorum gayet iyi bir konumda. Mesela benim söyleyeceÄŸim en önemli hususlardan bir tanesi maliyet enflasyonu, maliyet enflasyonu konusunda da biz ÅŸu anda bana göre iÅŸi yönetiyoruz. Åžu anda bizim son yaptığımız zamlarla vatandaşın cebine giren para da ne oldu? Ciddi bir artış oldu ve bu tabii yıl sonu itibarıyla tekrar gözden geçireceÄŸimiz bir süreçtir. Åžimdi bu hafta sonu mesela ben Ordu’ya gidiyorum. Ordu’da da orada ÅŸimdi herkesin beklentisi ‘Acaba fındık fiyatları ne olacak’. Açıklayacağız tabii, iÅŸimiz o. Zaten yani çayın olduÄŸu yerde onu açıklıyoruz, buÄŸdayın olduÄŸu yerde buÄŸdayı açıklıyoruz. Åžimdi fındığın olduÄŸu bölgeler Trabzon, Ordu, Samsun, Sakarya, Düzce, vesaire onların da artık ÅŸu anda mevsimi geldi. Yani alavere dalaverecilere falan iÅŸi bırakmadan biz bu açıklamayı yapacağız. Bu açıklamayı yaparken ben Bay Kemal’in aÄŸzına bakıp bir de ortağı hanımefendinin aÄŸzına bakıp da biz rakam açıklayamayız, bizim sırtımızda küfe var. Dolayısıyla bu küfenin gereÄŸi neyse biz bu açıklamayı yaparız ama bu açıklamayı yaparken de bütün fındık müstahsilini asla enflasyona filan biz ezdirmeyiz.”

“Bir kez daha ispatlamış olduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ek gösterge ve asgari ücrete ara zam konularına ilişkin gelen soru üzerine, şöyle konuştu:

“Bu konular üzerinde özellikle Vedat Bey çalışmaları sürdürüyor ve bu çalışmalarda da biliyorsunuz belli bir takvim var. Yani bu takvime göre de bu çalışmalar ekiplerimiz tarafından yürütülüyor. Ek gösterge konusu biliyorsunuz yıllardır gündemde olan bir konuydu. Son düzenleme 1994 yılında yapılmış, bu tarihten sonra münferit düzenlemeler yapılsa da deÄŸiÅŸen ÅŸartlara göre tüm sistemin yeniden ele alındığı bir düzenleme ne yazık ki yapılmamış. 4 özellikli meslek grubunun ek göstergelerinin 3600 ek göstergeye hak kazanması için bu sene başında biz çalışmalara baÅŸladık. Tüm gösterge sistemini yeniden gözden geçirip düzenledik. Bu kapsamda öncelikle birinci dereceye gelmiÅŸ olmak kaydıyla tüm öğretmenlerimizin 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu polislerimizin alan sınırlaması olmaksızın, 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu tüm saÄŸlık çalışanlarımızın ve din görevlilerimizin ek göstergeleri ne oldu? 3600’e yükseltildi. Bunların yanında avukatlar, il müdürleri, bekçiler, uzman jandarmalar ve erbaÅŸlar gibi 3000 ek göstergeli tüm meslek gruplarının da 3600 ek gösterge düzenlemesinden faydalanmaları saÄŸlandı.

Ayrıca il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, ÅŸube müdürleri, gelir uzmanları ve mali hizmetler uzmanları gibi kariyer uzmanlar ve denetmenlerin de 2200 olan ek göstergeleri 3600 ek göstergeye çıkarıldı. Bunlar bizim bu dönem içerisinde halkımızın ve memurumuzun bütün sıkıntılarını gidermeye yönelik attığımız adımlardır. Tabii bir de ek gösterge sisteminde bugüne kadar 28 sene boyunca genellikle hep küçük dokunuÅŸlar yapılmıştı. Bu sistemi sosyal diyalog anlayışı çerçevesinde ihtiyaçlar ve talepler doÄŸrultusunda revize ettik ve Yüce Meclisin takdirine sunarak hayata geçirdik. Bunun yanında ocak ayında tarihi bir adım atarak asgari ücretten vergi alınmaması yönünde düzenleme yaptık ve asgari ücrete yüzde 50 oranında zam yapılmasını saÄŸladık. Bu kapsamda ve çalışanlarımızın her zaman yanında olduÄŸumuzu bununla bir kez daha ispatlamış olduk.”

“Muhalefetin, ‘Önce biz dedik, önce biz gündeme getirdik, hükümet yaptı’ ÅŸeklinde propaganda yürüttüğünün, CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun da bunu sürdürdüğü”nün aktarılmasının ardından, “Muhalefet dedikten sonra mı bu fikirler gündeme geldi, yoksa daha öncesinden bunun çalışmaları yapılmış mıydı? Özellikle bu kredi baÄŸlamında” sorusu üzerine ErdoÄŸan, göreve geldiklerinde üniversite öğrencilerinin aldığı bursun “45 liracık” olduÄŸunu söyledi.

Öğrencilerden o dönemde üniversite harcı da alındığını dile getiren ErdoÄŸan, “Üniversite harçlarını Bay Kemal mi söyledi de kaldırdık veya yanındaki ortağı mı söyledi de kaldırdık? Harcı da biz kaldırdık.” dedi.

Bursun 45 liradan 850 lira gibi bir noktaya geldiğine dikkati çeken Erdoğan, verilen kredinin ise üç ayağının bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Kredi eÄŸer alıyorsan, aldığın bu krediyi senin anında ödemen diye bir ÅŸey yok. Sigortalı bir iÅŸi bulacaksın, sigortalı iÅŸi bulduktan sonra da iki yıl gibi bir süre içerisinde de bunu ödeyeceksin. Burada faiz var mı? Hayır, faiz filan yok. BaÅŸbakanlığım döneminde de açıkladığım bir ÅŸeydir, faiz filan yok. Åžimdi söyledikleri, yok bilmem buna enflasyon… Hayır, kesinlikle; ne faiz ne enflasyon sadece ana para. Biz öğrencilerimizi kesinlikle muhalefetin bu saçma sapan yaklaşımlarına ezdirmeyiz.”

Yap-iÅŸlet-devret projeleri

Erdoğan, yap-işlet-devret projeleri kapsamında inşa edilen yatırımlara ilişkin bir soru üzerine, muhalefetin bu projelere karşı yaklaşımının her zaman, bunların yapılması istikametinde değil, yapılmaması istikametinde olduğunu söyledi.

Muhalefetin, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yapılmaması için denizden motorlarla Anadolukavağı’na, Rumelikavağı’na gelerek, gösteriler yaptıklarını anlatan ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz kararlıydık, bu yapılacak ve yaptık. Åžu anda yoÄŸun bir ÅŸekilde trafiÄŸi var. Anadolu-Avrupa yakasında otomobiller, tırlar burada yoÄŸun bir ÅŸekilde çalışıyor. Aslında bu da bir ÅŸeyi gösteriyor. Hani ekonomi olarak battık diyenler var ya, onlara cevap, oralardan geçen otomobillerdir, oralardan geçen otobüsler, tırlardır. Onlar bir ÅŸeyi gösteriyor. Demek ki bu ülke, öyle batmış filan deÄŸildir, öyle fakir, garip gureba deÄŸil. Herkesin altında maÅŸallah arabası da var, iftihar ediyoruz. Tırlarla Anadolu’dan Avrupa’ya her türlü gıda vesaire bunların nakli yapılıyor, otobüslerle taşımacılık aynı ÅŸekilde devam ediyor. Bütün bunlar devam ederken nasıl dersiniz battık?”

Osmangazi Köprüsü’nün önemine de iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Daha önce İzmit Körfezi’ni dolaşıyorduk ve bunu zaman noktasında nereye indirdi malum… Feribotla geçmek 45 ila 60 dakika sürüyordu. Åžimdi artık bekleme süresi beÅŸ dakika. BeÅŸ dakikada geçiyorsun. Böyle bir noktaya geldik. Osmangazi Köprüsü’nü 4 Temmuz’da 43 bin 301 araç kullandı. Bu da tabii bu iÅŸin ne kadar önemli olduÄŸunu, ne kadar verimli olduÄŸunu düşünün.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun yap-iÅŸlet-devret modelini daha öğrenemediÄŸini, “Bize hükümet bunu bir anlatsın, yap-iÅŸlet-devret nedir?” dediÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Bay Kemal, yap-iÅŸlet-devret; devletin cebinden para çıkmadan yüklenici firmaların veya talip olanların buraya gelip yapıp, kaç seneye anlaşıyorsun 15 sene; 15 sene burayı iÅŸletir her yıl belirli bir araç ya da insan sayısına göre ücreti vardır, buna göre burayı kullanır. EÄŸer devlet bir ödeme yapması gerekiyorsa, o farkı kapatma açısından ödemeyi yapar ve böylece de orada yüklenici olan firma buradan rahatlıkla yap-iÅŸlet-devrette huzurlu bir ÅŸekilde devam eder, ondan sonra da belki ikinciye, üçüncüye talip olurlar.

Aynı ÅŸekilde 18 Mart Çanakkale Köprüsü de 2,5 milyar avroya yapıldı. Güney Kore finansmanını saÄŸladı ve Türk firmasıyla beraber ortaklaÅŸa burayı yaptılar. Åžimdi dünyada en uzun açıklığa sahip böyle bir köprü… Biz eskiden ne çileler çekerdik orada? Lapseki’den Gelibolu’ya geçmek için orada bazen gece boyu arabalı vapur beklerdik. Ama ÅŸimdi öyle bir ÅŸey yok. İşte ÅŸimdi altı dakikada karşıdan karşıya geçiyorsun. Bir de tabii bu köprü, ÅŸimdi bizim için hakikaten adeta boynumuzda güzel bir altın kolye. Åžu anda orayı kullananlar bize dua ediyorlar. Biz de bundan mutluyuz.”

ErdoÄŸan, Åžanlıurfa-Adıyaman arasındaki Nissibi Köprüsü’nün önemini de dile getirerek, “Biz olmasak Åžanlıurfa-Adıyaman arasında böyle bir köprünün hayali bile söz konusu deÄŸildi ama bunu biz yaptık.” dedi.

İzmir-İstanbul Otoyolu’nun yapılmasıyla İstanbul’dan İzmir’e 3 saat 15 dakikada ulaşılabildiÄŸini belirten ErdoÄŸan, bütün o köprülerin yapılmasının yanında bir de tünellerin inÅŸa edildiÄŸini vurguladı.

Marmaray, Avrasya Tüneli gibi projelere de iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Bütün bunlar medeni olmanın, kalkınmanın ve dünya standartlarında olmanın ötesinde onu aÅŸan bir yapının güzellikleridir.” dedi.

“Israrlı bir ÅŸekilde garantiler ve beÅŸ firma üzerine algı yürütüyor muhalefet, özellikle CHP. O noktada bir cevabınız olur mu?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Onunla uÄŸraÅŸmaya gerek yok. Biz iÅŸimize bakacağız.” ifadesini kullandı.

CHP’li büyükÅŸehir belediyelerine gönderilen para

CHP’li büyükÅŸehir belediyelerinde su parasının artırılarak iÅŸi çözmeye gayret edildiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:

“Åžu anda bu büyükÅŸehirlere devlet olarak bizim vermiÅŸ olduÄŸumuz para, bu sene ciddi manada bir artış kaydetti. Tabii bizim vergi gelirlerimiz artınca onlara da yapmış olduÄŸumuz ödemeler bu denli artmış oldu. Nitekim bugün İzmir’de, bizim arkadaÅŸlar büyükÅŸehir belediye baÅŸkanlarımız; İstanbul’dan Meclis BaÅŸkanvekili, aynı zamanda Esenler Belediye BaÅŸkanımız Tevfik Bey, bunları rakamlarla açıkladı. Ne diyeceksin? ‘Yok bilmem para vermiyorlar, yok ÅŸu gelmiyor, bu gelmiyor…’ Buyur iÅŸte, bunlar kayıtlı yapılan ödemeler. İstanbul BüyükÅŸehir Belediyesine verilen para, Ankara’ya verilen para. Bu kadar açık net. 1’e 5 artmış durumda. Bunların hepsinin ÅŸu anda bütün kaydı var. Buradan bunlar verildi. Ama iÅŸte bizim talihsizliÄŸimiz böyle bir muhalefete sahip olmak. Dürüst bir muhalefet yok. Dürüst olsalar çok daha fazla mesai alır, çok daha fazla mesafe alır, böyle bir yolculuÄŸu gerçekleÅŸtiririz ama bu yok.”

Yerli otomobil TOGG

Yerli otomobil TOGG’un ne zaman yollarda görüleceÄŸi ve fiyatının ne olacağı sorularına karşılık ErdoÄŸan, “Onları bana hemen sorarsan bu doÄŸru olmaz. TOGG’un üretim süreci devam ediyor. İnÅŸallah yani hedefimiz bu yıl içerisinde çıkartıp ondan sonra da keyfini beraberce tatmak.” ifadesini kullandı.

Bursa Gemlik’te yer alacak fabrika inÅŸaatı çalışmalarının Temmuz 2020’de baÅŸladığını anımsatan ErdoÄŸan, ÅŸu andaki durumda boya tesisi, gövde tesisiyle, 1,6 kilometrelik test pistinin tamamlandığını bildirdi.

Fabrikadaki montaj tesisinin yüzde 98’inin tamamlandığını vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Gemlik’te 250 robot parçalı denemelerin ardından deneme üretimi için hazır hale gelmeye baÅŸladı. Avrupa’nın en temiz boyahane tesisinde kimyasal dolum aÅŸamasına geçildi. Montaj tesisinde ise ekipman kurulumu tamamlanarak devreye alma çalışmaları da bu arada baÅŸladı. Tesisler bu yılın son çeyreÄŸinde seri üretime hazır hale gelecek. Tesislerin seri üretime hazır hale gelmesiyle ilk seri üretim araçlar, bu yılın son çeyreÄŸinde inÅŸallah banttan inecek.” diye konuÅŸtu.

Türkiye’de, otomobilin bataryasının üretiminin yapılacağını ifade eden ErdoÄŸan, ÅŸu anda çalışmalarının devam ettiÄŸini belirtti.

ErdoÄŸan, “Motor gücü 160 kilovatı geçmeyen ve ÖTV matrahı 700 bin lirayı aÅŸmayan elektrikli otomobiller için daha önce yüzde 60 olarak uygulanan elektrikli araçların Özel Tüketim Vergisini yüzde 10’lara kadar düşürdük.” dedi.

2023 seçimleri

“2023 seçimlerinin Türkiye için önemi nedir?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, AK Parti olarak öncelikle girdikleri her seçimi bir öncekinden önemli gördüklerini söyledi.

Rehavetin olmadığını vurgulayan ErdoÄŸan, “2023 seçimlerini bu zamana kadar girip galip çıktığımız tüm seçimlerden daha önemli görüyoruz. Biz millete hizmet için tabii rakip olmayınca kendimizle yarışıyoruz. Bu seçimi de bir dönüm noktası olarak görüyoruz, büyük ve güçlü Türkiye’nin inÅŸasının devamı için bunu bir dönüm noktası olarak telakki ediyoruz. Seçimlerin kazası, telafisi olmaz. Sen ben deÄŸil, bütün bir ülke kaybeder. AK Parti’nin kazanması, Türkiye’nin kazanması demektir. Son 20 yılda 100 yılın iÅŸini 20 yıla sığdırdık ve kazanan iÅŸte az önce örneklerini verdiÄŸim Türkiye oldu, vatandaşımız oldu.” diye konuÅŸtu.

Göreve geldiklerinde 26 havalimanının olduÄŸunu, ÅŸimdi ise bu sayının 58’e çıktığını anlatan ErdoÄŸan, “Yani Türkiye’de havalimanımızın olmadığı yer kalmadı. Yani bu sayı 58’e filan çıkınca bu ne demektir? Yani gittiÄŸiniz her ilde havalimanından evinize yarım saatte, bilemedin 45 dakikada gidebilirsin demektir. Åžimdi iÅŸte en son biliyorsunuz Rize-Artvin Havalimanı’nı açtık denizin üzerinde. Bu, hem Artvin’in iÅŸini kolaylaÅŸtırdı hem Rize’nin iÅŸi daha kolay hale geldi. Bundan önce Rize nereyi kullanıyordu? Trabzon’u kullanıyordu. Åžimdi tabii muhteÅŸem bir havalimanı yapıldı. Çok modern bir havalimanı yapıldı.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, havalimanlarında personel ve pilotaj sıkıntılarının yaşandığına dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Åžimdi tabii pilot yetiÅŸtiriyor Türk Hava Yolları süratle. İnÅŸallah bu pilotların yetiÅŸmesiyle birlikte bir taraftan da uçak kiralama veya satın alma noktasında bazı adımlar atılacak ama ÅŸu anda bizim en çok sevindiÄŸimiz yani denizin üzerinde dünyada 5 tane havalimanı var. Bunun birisi Ordu-Giresun, birisi de Rize-Artvin Havalimanı. Ve bütün bunların ötesinde biz göreve geldiÄŸimizde yani Binali Bey, UlaÅŸtırma Bakanı olduÄŸu zaman 6 bin 100 kilometre kara yolu vardı ama ÅŸu anda 28 bin kilometre bölünmüş kara yolumuz var. Bunların içinde tabii otobanlar, otoyollar var, vesaire böyle bir konuma geldik.”

EÄŸitim sisteminde 76 üniversiteden 208 üniversiteye çıkıldığını anlatan ErdoÄŸan, “81 vilayetin tamamında üniversite var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok. SaÄŸlıkta ÅŸu anda 19 vilayetimizde biliyorsunuz ÅŸehir hastanelerimiz var. Bu ÅŸehir hastanelerimiz bizim olmamış olsaydı ÅŸu anda biz Kovid-19 olayını bu kadar rahat atlatamazdık. Åžimdi inÅŸallah yeni ÅŸehir hastanelerimiz de açılıyor. Bir tanesi inÅŸallah Ankara’da açılıyor. Bir iki ay içerisinde inÅŸallah açılışı yapılacak.” dedi.

“Adayımız belli, hazır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, altılı masanın 2023 seçimleri için adayının henüz belirlenmediğine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:

“Biz ÅŸu anda Cumhur İttifakı olarak kendimizden sorumluyuz. Yani bizim partilerimiz arasında herhangi bir sıkıntı söz konusu deÄŸil. Adayımız belli, hazır. Ve adayımız ÅŸu anda çalışmalarını arazide Cumhur İttifakı’yla beraber yürütüyor. Yani ‘AÅŸkınan koÅŸan yorulmaz.’ dedik. ‘Durmak yok yola devam.’ dedik. 2023 seçimlerinde 20 yılı aÅŸan bir tecrübeyle milletimizin karşısına çıkıyoruz. Åžimdi ‘millet, zillet’ ne derseniz deyin adına, bu ittifak ne yapar, kimi çıkarır bu, bizi pek ilgilendirmiyor. Biz kendimizden sorumluyuz. Åžimdi masanın altında ayrı, masanın üstünde ayrı hesaplar dönüyor. Böyle bir masadan memleket hayrına bir ÅŸey beklemek mümkün deÄŸil. Kaldı ki zaten ismi üzerinde durulacak kim var bilemiyorum.”

“CumhurbaÅŸkanlığı adaylığında Kemal KılıçdaroÄŸlu’nu rakip olarak ister misiniz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Bunlar bizi enterese etmez. Kemal Bey, biliyorsunuz İstanbul’a belediye baÅŸkan adayı olmuÅŸtu, Kağıthane’nin yolunu ÅŸaşırdı ‘Kağıttepe’ dedi. Ankara’da da orada nüfus kağıdını kaybetmiÅŸti, bir ÅŸeyler oldu, oyunu kullanmadı. Ne demek istediÄŸimi anlayın. Onun için hayırlı iÅŸler uzatılmaz. Bu masadan hayırlı bir ÅŸey çıkacak olsa da bu kadar uzatırlar mıydı? Onu da bilmiyorum. Masadakilerin iÅŸi gücü yalan, dolan, fitne, bölücülük. Ortak noktaları siyasetçilik oynamaktan zevk almaları, kolay oynatılabilen kukla olmaları ve terör örgütlerinin savunucuları olmaları. Hepsi de terör örgütlerini savunuyor. Åžu anda ortaklıklarını açıklamadıkları partinin de terör örgütüyle iliÅŸkileri ortada.” ifadelerini kullandı.

“Onlar, o makamlara layık oldukları için gelmediler, o makamlara getirildiler”

ErdoÄŸan, muhalefete iliÅŸkin, “Bir tarafta Saadet Partisi var, hani Milli Görüş’e bir ÅŸekilde sahip çıkıyor. Bir tarafta bir dönem sizinle yol yürüyen ve önemli makamlara gelmiÅŸ isimler var. Ayrı partiler kurdular. Şöyle geriye dönüp bakınca onlar için ya da bu süreç için bir tanımınız ya da bir deÄŸerlendirmeniz oluyor mu?” ÅŸeklindeki soruya ÅŸu yanıtı verdi:

“Yani o tür bir deÄŸerlendirmeye girmeyi zait addederim çünkü onu onların düşünmesi lazım. Onların nasıl bir ihanetin içinde olduklarını kendilerinin düşünmeleri lazım. Onlar o makamlara kendi layık oldukları için gelmediler, o makamlara getirildiler. EÄŸer onlara bakanlık, baÅŸbakanlık verildiyse hepsini de onlara bir irade o makamları verdi ama onlar bunun kadri kıymetini ne yazık ki bilemedi. Öbür tarafta diÄŸeri hakeza o da aynı. Åžu anda masanın etrafında dönüp dolaşıp bir ÅŸeyler yapmaya gayret ediyorlar. Dolayısıyla biz milletimizin ferasetine inanıyoruz. Benim milletim feraset sahibidir, kimin ne olduÄŸunu net görür.”

Gençlerle ilgili bir soru üzerine, 30 olan seçilme yaşını önce 25’e, sonra da 18’e indirdiklerini anımsatan ErdoÄŸan, böylece 18 yaşında gençlerin parlamentoda söz sahibi olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Åžu anda benim partimin bu ÅŸekilde gençleri var. Bu gençler ÅŸu anda parlamentoda görev yapıyorlar, bu noktaya geldiler. Tabii bu, onların heyecanını artırdığı gibi benim heyecanım da artırıyor. Åžimdi böyle genç yaÅŸta bu arkadaÅŸlarımızın parlamentoya girmeleri ayrı bir dinamizm kazandırıyor. Onun için de bizim bundan sonraki süreyle 2053, 2071, bunlar Türkiye’nin siyasetinin çok daha dinamik olmasını inÅŸallah getirmiÅŸ olacak. Onların o dinamizmi bizi de dinamik kılıyor. Åžu an itibarıyla gittiÄŸim her yerde gençlerden aldığım bu dinamik yapı beni de farklı kılıyor.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir