CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Terörle ‘amasız ve amansız mücadele’ bizim kırmızı çizgimizdir
Cumhurbaşkanı Erdoğan Terörle 'amasız ve amansız mücadele' bizim kırmızı çizgimizdir
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Terörle ‘amasız ve amansız mücadele’ bizim kırmızı çizgimizdir. Artık tüm müttefiklerimizden bu konuda kararlı ve net bir tavır bekliyoruz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, NATO Devlet ve Hükümet BaÅŸkanları Zirvesi’nin yapıldığı LITEXPO Sergi ve Fuar Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.
Vilnius’taki NATO Devlet ve Hükümet BaÅŸkanları Zirvesi’nin, NATO-Ukrayna Konseyi oturumuyla tamamlandığını ve ittifakın 74 yıllık tarihindeki kritik bir zirveyi daha baÅŸarıyla gerçekleÅŸtirdiklerini belirten ErdoÄŸan, ev sahiplikleri ve misafirperverlikleri için Litvanya CumhurbaÅŸkanı Gitanas Nauseda ve Litvanya makamlarına teÅŸekkür etti.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve ekibine de teÅŸekkür eden CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yine bu vesileyle 6 Åžubat depremlerinde sergiledikleri dayanışma için tüm müttefiklerimize ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. 50 bini aÅŸkın insanımızın vefat ettiÄŸi bu büyük felakette bize destek veren dostlarımızı her zaman minnetle yad edeceÄŸiz.” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşında 504’üncü günün geride kaldığına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Çatışmalar uzadıkça yıkım, kan ve gözyaşı da artarak devam ediyor. Savaşın faturasını sadece taraflar deÄŸil Avrupa’dan Afrika’ya, Asya’dan Balkanlar’a farklı coÄŸrafyalardaki pek çok ülke ödüyor. Afrikalı kardeÅŸlerimizi etkileyen gıda sıkıntısı, tüm dünyada son 50-60 yılın zirvelerine çıkan enflasyon oranları, enerji fiyatlarındaki fahiÅŸ artışlar bunlardan sadece birkaçıdır. Türkiye olarak müttefiklerimizle dayanışma içinde hareket ederken aynı zamanda savaşın sona ermesi için yoÄŸun çaba harcıyoruz. İlk günden itibaren Montrö BoÄŸazlar SözleÅŸmesi’ni titizlikle uyguladık. SavaÅŸ gemilerinin Türk boÄŸazlarından geçmesine müsaade etmedik. Böylece çatışmaların diÄŸer bölgelere sıçramasının önüne geçtik.
İstanbul süreciyle baÅŸlayan temas trafiÄŸi; Ukrayna tahılının sevkine izin veren Karadeniz GiriÅŸimi ve esir takaslarıyla devam etti. Yaptığımız görüşmeler neticesinde tahıl anlaÅŸması iki kez uzatıldı. Mutabakat kapsamında bugüne kadar 33 milyon tondan fazla tahıl ürünü dünya pazarlarına ulaÅŸtırıldı. Ancak söz konusu mekanizmanın süresi 17 Temmuz’da doluyor. Yüz milyonlarca insana umut olan Karadeniz GiriÅŸimi’nin tekrar uzatılması için görüşmelerimiz devam ediyor. Ukrayna Devlet BaÅŸkanı Zelenskiy’nin geçen cuma günü ülkemize yaptığı ziyarette diÄŸer meselelerle beraber bu konuyu ele aldık. Sayın Zelenskiy giriÅŸimin devamından yana, Sayın Putin’in de bazı önerileri oldu. Bu önerileri de dikkate alarak çözüm odaklı çalışıyoruz.”
“Dayanışma tüm müttefiklerin içselleÅŸtirmesi gereken bir ilke”
Her iki ülkeyle olan yakın diyaloÄŸu, Karadeniz GiriÅŸimi’nin uzatılması ve krizlerin çözüme kavuÅŸturulması için kullanmayı sürdüreceklerini bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Hep söylediÄŸimiz gibi savaşın kazananı, barışın da kaybedeni olmaz. Bölgemizde barış umutlarını yeniden yeÅŸertmek istiyoruz.” dedi.
Zirvenin ilk oturumunda müttefiklerin savunulmasını ilgilendiren konuları ele aldıklarını belirten ErdoÄŸan, “Türkiye’nin müttefiklerini savunma taahhüdüne baÄŸlı olduÄŸunu, İttifak Dayanışması çerçevesinde sorumluluklarını her zaman yerine getirdiÄŸini bir kez daha vurguladım. Tabii dayanışma sadece bizim deÄŸil tüm müttefiklerin içselleÅŸtirmesi ve rehber edinmesi gereken bir ilkedir. Esasen ittifakın üzerinde yükseldiÄŸi taşıyıcı sütun budur. Bazı müttefiklerimizin bilhassa PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG ile kurdukları çarpık iliÅŸki, ittifakın birlik ve bütünlüğüne zarar veriyor. Bu yaklaşımın makul ve mantıklı hiçbir açıklaması yoktur.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin son yıllarda yaÅŸadığı onca acıya raÄŸmen terörle mücadele konusunda hala bunların konuÅŸulmasının düşündürücü olduÄŸunu söyleyen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Müttefiklerimize, ‘Terör örgütleri arasında ayrım yapmayın, İslam düşmanlığı ile mücadele edin’ demeyi kendimize zül sayıyoruz. NATO’nun iki temel tehditten biri olarak gördüğü terörizmle mücadele alanındaki gayretlerin arttırılması ÅŸart. Yaklaşık 40 yıldır bölücü terör örgütüyle mücadele eden bir ülkeyiz. Åžimdiye kadar binlerce vatandaşımızı terör örgütlerinin kanlı saldırılarında kurban verdik. Daha aÄŸzı süt kokan bebeklerden dört yıllık eÄŸitimi sonrasında öğrencileriyle buluÅŸmanın sevincini yaÅŸayan öğretmenlerimize, evine ekmek götürmeye çalışan işçilerimizden kadınlara nice masum insanımız bizden kopartıldı. Daha 3 gün önce iki kahraman MehmetçiÄŸimiz teröristler tarafından kalleşçe ÅŸehit edildi.
Terörle ‘amansız ve amasız mücadele’ bizim kırmızı çizgimizdir. Artık tüm müttefiklerimizden kararlı ve net bir tavır bekliyoruz. Bu konudaki mesajımızı açık bir ÅŸekilde mevkidaÅŸlarıma ilettim. NATO tarihinde ilk defa Genel Sekreter tarafından Terörizmle Mücadele Özel Koordinatörü atanacağı duyuruldu. 10 yılı aÅŸkın süredir güncellenmeyen rehber ilkelerin gözden geçirilmesi çalışmalarına baÅŸlanması kararı alındı. Ayrıca aramızda konuÅŸup mutabakat saÄŸlanan ilave pek çok husus var. Bunlar ittifakın terörizme karşı duruÅŸunu teyit ve tahkim eden adımlardır. Bu kararların alınmasına Türkiye’nin yürüttüğü çalışmaların büyük tesiri olmuÅŸtur.”
Zirvenin ikinci oturumuna Asya-Pasifik ortakları, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore Devlet ve Hükümet Başkanlarının da katıldığını söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu ülkelerle NATO iliÅŸkilerinin nasıl geliÅŸtirilebileceÄŸi konularının yanı sıra bölgedeki geliÅŸmeleri ele aldık. Küresel güvenlik risklerinin arttığı günümüzde Asya-Pasifik bölgesindeki ortaklarımızla hem ikili düzeyde hem de NATO aracılığıyla siyasi diyaloÄŸumuzun ve kapsamlı iÅŸbirliÄŸinin ilerletilmesi gayet doÄŸaldır. Bu iliÅŸkilerin üçüncü bir ülkeyi hedef almadan güçlendirilmesi gerektiÄŸini görüşmelerimizde özellikle dile getirdim. Zirvenin son oturumu ise yeni kurulan NATO-Ukrayna Konseyi formatında düzenlendi. Bu yeni formatla NATO-Ukrayna iliÅŸkilerini siyasi anlamda bir üst düzeye taşımış olduk.”
“Türkiye, NATO’nun açık kapı politikasını daima desteklemiÅŸ bir ülkedir”
NATO’nun açık kapı politikasına iliÅŸkin, “Türkiye, NATO’nun açık kapı politikasını daima desteklemiÅŸ bir ülkedir. Åžimdiye kadar hiçbir ülkenin ittifaka girmesine keyfi sebeplerle engel çıkarmadık.” diyen ErdoÄŸan, ittifak tarihine bakıldığında, sırf anayasal isminden dolayı tam 17 yıl kapıda bekletilenlerin görüleceÄŸine iÅŸaret etti. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Aynı ÅŸekilde, Avrupa BirliÄŸi üyelik sürecimizde yarım asırdan fazla süredir karşılaÅŸtığımız çifte standartlar herkesin malumudur. Biz, haksızlığa, hukuksuzluÄŸa maruz bırakılsak da baÅŸkalarına haksızlık yapmadık. Ne tutamayacağımız sözler verdik ne de bize verilen sözlerin kulak arkası edilmesine rıza gösterdik.
Finlandiya’nın üyeliÄŸi, NATO ilkelerine riayet eden, müttefiklik hukukunu içselleÅŸtiren ülkelere yönelik tavrımızı teyit etmiÅŸtir. Türkiye, ittifakın geniÅŸlemesine verdiÄŸi ilkeli desteÄŸi böylece bir kez daha ortaya koymuÅŸtur.”
İsveç’in NATO’ya üyelik süreci
Zirve toplantılarında ve ikili görüşmelerde İsveç’in NATO’ya katılımı meselesinin gündemlerinde yer aldığını belirten ErdoÄŸan, zirvenin hemen öncesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve İsveç BaÅŸbakanı Ulf Kristersson ile üçlü formatta bir araya geldiklerini dile getirdi.
Bu toplantıda, Türkiye’nin beklentilerini, üçlü muhtırada kayıtlı hususları, bugüne kadar İsveç’in taahhütlerini yerine getirme noktasında güncel durumunu deÄŸerlendirdiklerini aktaran ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Yaptığımız ortak açıklamayla İsveç’in üyelik süreciyle ilgili önümüzdeki dönemde atılacak adımları tespit ettik. Buna göre Üçlü Daimi Ortak Mekanizma’nın yanı sıra İsveç’le bakan düzeyinde kurulmasına karar verilen İkili Güvenlik Mekanizmasıyla terörle mücadelede iÅŸbirliÄŸini artıracağız. İsveç, tüm terör örgütleriyle mücadele baÅŸta olmak üzere Üçlü Muhtıra’da kayıtlı hususların uygulanmasını içeren bir yol haritası sunacak.
Ayrıca İsveç, ülkemizin Avrupa BirliÄŸi üyelik sürecine, ekonomimiz açısından kritik önemi haiz Gümrük BirliÄŸi AnlaÅŸması’nın güncellenmesine ve vize serbestisine birlik üyesi sıfatıyla aktif destek verecek. Türkiye’ye uygulanan özellikle savunma sanayi alanındaki kısıtlamaların kaldırılması noktasında İsveç, üzerine düşeni yapmayı sürdürecek. Bu temel üzerinde yapılacak mütalaalara göre biz de İsveç’in katılımıyla ilgili sürecin bir sonraki safhasına geçeceÄŸiz.”
İsveç’te Kur’an-ı Kerim’e yönelik saldırı
ErdoÄŸan, Kur’an-ı Kerim’e yönelik yapılan alçakça saldırı sonrasında, İsveç hükümetinin saldırıyı tasvip etmediklerine dair beyanlarını not ettiklerini belirterek, “Dünya genelindeki 2 milyar Müslüman’ı öfkelendiren ve rencide eden nefret suçlarına müsaade edilmemelidir.” dedi.
Cenevre BM İnsan Hakları Konseyinin bugün, Kur’an-ı Kerim’i yakma eylemini “dini nefret suçu” olarak tanımlayıp kınadığını dile getiren ErdoÄŸan, söz konusu karardan memnuniyet duyduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Konsey üyeleri içinde bu tasarıya ret oyu veren ülkelere, özgürlük ve insan hakları anlayışlarını gözden geçirmelerini tavsiye ediyoruz. İnsanların kutsallarına saldırmak fikir hürriyeti deÄŸil, barbarlıktır, ilkelliktir, bir nevi terör eylemidir. Sadece İsveç’in deÄŸil, İslam düşmanlığının yükseldiÄŸi diÄŸer ülkelerin de bu konuda kararlı tedbirler alması gerekiyor. Bu beklentimizi görüşmelerimizde dile getirdik.”
“Bizim gibi milletvekillerimiz de süreci yakından takip edecektir”
“İsveç’in NATO’ya katılım protokollerini onaylayacak merci, milli iradenin temsilcisi TBMM’dir. Bizim gibi milletvekillerimiz de süreci yakından takip edecek.” diyen ErdoÄŸan, İsveç’ten, mutabakata varılan maddelerde somut ilerlemeler göreceklerine inandığını söyledi.
Türkiye’nin sınırları içinde veya dışında terör örgütlerine vurulan siyasi, askeri, diplomatik ve hukuki her darbenin, ülke için kazanım olduÄŸunun altını çizen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“FETÖ ve PKK/PYD/YPG mensupları için terör propagandası yapmak, terör örgütlerini desteklemek, ÅŸiddeti ve terörü övmek, iÅŸledikleri onca suça raÄŸmen ellerini kollarını sallayarak gezmek çok daha zor olacaktır. Türkiye’nin bu konudaki hassasiyeti, Avrupa toplumlarında habis bir ur gibi büyüyen PKK tehdidinin boyutunu gözler önüne sermiÅŸtir.
İsveç’in yaÅŸadığı kötü tecrübelerin diÄŸer ülkelere ibret olacağı kanaatindeyim. Zirvenin, NATO’nun caydırıcılığını artırma yanında bizim açımızdan en önemli çıktısı gerek terörizmle mücadele, gerek Avrupa BirliÄŸi üyelik sürecimiz, gerekse ülkemize yönelik yaptırımların kaldırılması noktasında yeni baÅŸlangıçlara, kritik kararların alınmasına vesile olmasıdır. Yapacağımız hamlelerle, elde ettiÄŸimiz bu kazanımları inÅŸallah daha da saÄŸlamlaÅŸtıracağız. Ülkemizin çıkarlarını, milletimizin hak ve hukukunu her platformda çok güçlü bir ÅŸekilde savunmaya devam edeceÄŸiz. Yakın gelecekte yaÅŸanacak her geliÅŸmenin, Türkiye’nin rolünü, ağırlığını ve etkinliÄŸini daha da artırdığını hep birlikte göreceÄŸiz.”
Zirve kapsamındaki ikili görüşmeler
Zirve toplantılarında ve marjında birçok devlet ve hükümet baÅŸkanıyla da bir araya gelme fırsatı bulduklarını ifade eden ErdoÄŸan, pazartesi günü İsveç BaÅŸbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le üçlü görüşme yaptıklarını anımsattı.
Erdoğan, ayrıca zirve kapsamında sırasıyla, AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, Kanada Başbakanı Justin Trudeau, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD Başkanı Joe Biden, İspanya Başbakanı ve AB Dönem Başkanı Pedro Sanchez, Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir araya geldiğini kaydetti.
ErdoÄŸan, diÄŸer liderlerle de ayaküstü sohbetlerinin olduÄŸunu vurgulayarak, “Bu görüşmelerde ikili münasebetlerimizin yanında NATO bünyesindeki iÅŸbirliÄŸimizi ele alma imkanı bulduk.” dedi.
ErdoÄŸan, Litvanya CumhurbaÅŸkanı Gitanas Nauseda, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’e baÅŸarılı ev sahiplikleri sebebiyle de teÅŸekkür etti.
Rus askerlerinin KarabaÄŸ’da bulunması
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan ErdoÄŸan, Rus askerlerinin KarabaÄŸ’da bulunmasına iliÅŸkin düşüncesinin sorulması üzerine, “BildiÄŸiniz gibi buradaki anlaÅŸma 2025’e kadar Rusya’nın bu belirlenen yerlerde kalmasıdır. 2025 yılında ise Rusya buraları terk edecektir, anlaÅŸma bu istikamettedir. Ben de Rusya’nın bu anlaÅŸmaya sadık kalacağına inanıyorum. İlham Aliyev de bunu zaten yakından takip ediyor.” diye konuÅŸtu.
“Rusya ve Ukrayna arasında yapılabilecek olan bir görüşmede sizin ara bulucu olabileceÄŸinizden bahsediliyor. EÄŸer koÅŸullar müsaade ederse böyle bir ara buluculuÄŸa nasıl bakarsınız?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸu yanıtı verdi:
“Taraflar eÄŸer bizim ara bulucu olmamızı teklif veya kabul ederlerse bizler memnuniyetle böyle bir ara buluculuÄŸu kabul ederiz. Buna yönelik potansiyele zaten Türkiye olarak biz sahibiz. BildiÄŸiniz gibi tahıl koridoru konusunda İstanbul nasıl bir merkez olduysa bu tür adımlarda da bizler ara bulucu olmaya her an hazırız, böyle bir teklifin gelmesi halinde. Çünkü gerek Rusya’yla gerek Ukrayna’yla ÅŸu anda görüşebilen liderlerden herhalde bir tanesi biziz. Ama böyle bir teklif henüz gelmiÅŸ deÄŸil.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İsveç’in NATO üyeliÄŸi sürecindeki takviminin nasıl iÅŸleyeceÄŸinin sorulması üzerine, ÅŸunları kaydetti:
“Åžu anda tabii bir yol haritası mevcut ve İsveç makamları pazartesi akÅŸamı yaptığımız görüşme çerçevesinde bu yol haritasını bize sunacaklar. Bu yol haritasını bize sunduktan sonra biz de bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi BaÅŸkanlığına sunacağız. Çünkü bir draft pazartesi akÅŸamı ortaya çıktı ve bu 7 maddelik draftı bizler Meclisimize göndermek suretiyle, açıldığı zaman süratle Meclis BaÅŸkanımızın inanıyorum ki uluslararası sözleÅŸmelerde öne çıkaracağı sözleÅŸme bu olacaktır. Tabii ki onay makamı birinci derecede Meclistir. Meclisten geçtikten sonra da benim onayıma gelir ve bunları da bizler yakın takipte takip edeceÄŸiz. Bir an önce bu sürecin bitmesini de istiyoruz, isteyeceÄŸiz.”
Ukraynalı bir gazetecinin Azov Taburu komutanlarıyla ilgili sorusunu yanıtlayan ErdoÄŸan, “Bundan sonrası Sayın Zelenskiy’e ait, onlar zaten bu komutanları aldılar ve Ukrayna’ya götürdüler, ondan sonrası kendilerine ait.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“AB’den olumlu bir yaklaşım bekliyoruz”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gazetecinin, Avrupa BirliÄŸi’ne üyelik konusunda yeni bir aÅŸamaya geçilip geçilmeyeceÄŸine iliÅŸkin sorusu üzerine, “Biz bunu bütün liderlerle görüştük. Gerek gümrüklerle ilgili güncelleme gerekse vize serbestisi, en son Von der Leyen ile de bu konuyu görüştük ve kendilerinden olumlu bir yaklaşımı bekliyoruz. Bu konuyla ilgili de ÅŸu anda Büyükelçim ÇaÄŸatay Bey bu iÅŸin takipçisi, görev onda. Temenni ederim ki yarın Brüksel’de yapılacak görüşmelerde tekrar bu ele alınacak.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile ikili görüşmesine ve görüşmede F-16 konusuna değinilip değinilmediğine ilişkin soru üzerine şunları kaydetti:
“Sayın BaÅŸkan’ın özellikle bizlere ifade ettiÄŸi konu, onlarda da Kongrenin baÄŸlayıcı olduÄŸunu söylüyorlar. Kendisi elinden gelen her ÅŸeyi yapacağını bizlere söyledi, ‘Takipçisi olacağım ve umutluyum’ dedi. Ama aynen iÅŸte bizde de nasıl Parlamentodan geçmesi gerekiyorsa orada da Kongreden geçmesinin gerektiÄŸini ve zaman zaman Demokratlardan bazen Cumhuriyetçilerden engel çıktığını ifade ettiler. Fakat gerek Sayın BaÅŸkan gerek DışiÅŸleri Bakanı bu konuyla ilgili takipçisi olacağını bizlere söylediler. Temennimiz odur ki bu süreç içerisinde olumlu bir neticeyi alırız. Her zamankinden ben de daha umutluyum.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir gazetecinin, “NATO’da İsveç’e onay verdiniz. Bu, Türkiye’nin Avrupa BirliÄŸi’ne katılımı için de bir yolculuÄŸun baÅŸlangıcı mıdır?” sorusu üzerine, “Ben aÄŸzın bal yesin diyeyim. Temennim odur ki aynen senin umutlandığın gibi biz de umutlanalım.” ifadelerini kullandı.
Azov Taburu komutanlarının serbest bırakılmasının Putin ile ilişkileri nasıl etkileyeceğine yönelik soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu aslında Rusya ve Ukrayna arasındaki bir görüşme neticesinde bize yansımıştı. Bizler de cuma gününe kadar olan süreçte bunlara ev sahipliÄŸi yaptık ve bu ev sahipliÄŸimizin neticesinde de bu talep gelince biz de talebe karşı aslında olumlu bir istikamette yaklaşım sergileyelim dedik ve 6 Azov komutanını kendilerine teslim etmiÅŸ olduk. Önce tabii Rusya’dan bazı açıklamalar oldu. Ama daha sonra onlar da bazı durumları öğrenince durum olumlu istikamete dönüştü. AÄŸustos ayı içinde Sayın Putin’le bir yüz yüze görüşmemiz olacağı kanaatindeyim. Orada da bunları tekrar yeniden ele alacağız.”
Türkiye’nin ABD’den F16 alımı
“TBMM, İsveç’in NATO’ya katılım sürecine iliÅŸkin kararını ekim ayında alabilir mi?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “2 aylık bir Meclis tatili var. Tabii ekim ayında bu tatilden çıkma durumu söz konusu deÄŸil. Zira birçok uluslararası sözleÅŸmeler var, birçok görüşülmesi gereken yasa önerileri var. Bunların önem sırasına göre bu attığımız adım da burada yerini alacak ama mümkün olduÄŸu kadar kısa zamanda bu iÅŸi bitirmek bizim hedefimiz.” yanıtını verdi.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin F16 alımı konusunda, ABD kongresinin “Yunanistan gibi komÅŸu ülkelere karşı saldırgan tavırların olmaması” ÅŸartını koyduÄŸunun hatırlatılması ve Avrupa BirliÄŸi’ne (AB) katılım sürecinde insan hakları, hukuk ve demokrasi alanında yeni reformların yapılıp yapılmayacağına iliÅŸkin soru üzerine, “Görüyorum ki, birinci derecede Türkiye’yi tanımıyorsunuz. Yani Türkiye’nin demokrasi, hak ve özgürlükler konusunda bir sıkıntısı yok. Dünyada yüzde 90’a yakın bir katılımla seçim yapıldığını hangi ülkede gördünüz, kaç tane ülke var? Herhalde parmak sayılarını bulmaz ama bizim bu son seçim yüzde 88 katılımla neticelendi ve ben oradan seçildim.” diye konuÅŸtu.
Türkiye’nin hak ve özgürlükler konusunda hiçbir eksiÄŸinin bulunmadığının altını çizen ErdoÄŸan, “Terör örgütü istediÄŸi gibi her yerde kendine göre ne yazık ki istediklerini yapıyor, istedikleri gibi at koÅŸturuyor. Ama bunlara karşı da tabii herhalde devlet, devlet olmanın gereÄŸini yapacaktır.” dedi.
“F16’ların bu istikamette kullanılması söz konusu olamaz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüşme yaptıklarını aktararak, şöyle devam etti:
“Bizim düşman kazanmak gibi bir derdimiz yok. ErdoÄŸan’ın hedefi düşmanları artırmak deÄŸil, dostları artırmaktır. Bizim hedefimiz budur ve bugüne kadar da biz hep bunu yaptık. Bugünkü görüşmemizde de bu dostluÄŸumuzu nasıl daha fazla perçinleyeceÄŸiz, nasıl bu dostluÄŸumuzu daha da güçlendireceÄŸiz, onun görüşmelerini yaptık. Bugünkü görüşme adeta bunun temellerinin yeniden atıldığı bir görüşme oldu. Asla F16’ların bu istikamette kullanılması diye bir ÅŸey söz konusu olamaz, bugüne kadar olmadığı gibi.”
“Halkımın menfaatini ne kadar artırabilirsek kendimizi o kadar baÅŸarılı addederiz”
Türkiye, İsveç ve NATO’nun üçlü görüşmesinin ardından uluslararası medyada yer alan “Türkiye’nin istediklerini elde ettiÄŸi” yorumlarına iliÅŸkin deÄŸerlendirmeleri sorulan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Bu yorumlar gayet güzel ama biz tabii bunu uygulamada görmek istiyoruz. Uygulamada bunun neticelerini alırsak onu zaten Türkiye medyasıyla da dünya medyasıyla da paylaşırız. Temennim odur ki, bu beklentileri biz de yaÅŸayalım, görelim. Çünkü dünya artık hele hele siyasiler için de menfaatlerin üzerine kurulu. Ne kadar menfaat elde ederlerse o kadar kendilerini baÅŸarılı kabul ederler. Biz de tabii attığımız adımları hep buna göre atıyoruz. Halkımın menfaatini ne kadar artırabilirsek kendimizi o kadar baÅŸarılı addederiz.”
“Petrol hatlarının açılmasından yanayız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyinden petrol sevkiyatına devam edebilmesi için ne gerekiyor, müzakerelerin tekrar yapılması mı lazım?” sorusuna, “Bizim Irak’tan petrol alımına yönelik bir sıkıntımız söz konusu deÄŸil. Bu tamamen Irak içerisinde, merkezi yönetim ile Kuzey Irak arasındaki sıkıntıdan kaynaklanan bir ÅŸey. Bu konuda da ilgili arkadaÅŸlarım görüşmelerini yapıyorlar. Bizim de bu konuyla ilgili attığımız adım, Kuzey Irak yönetimi ile merkezi yönetimin arasındaki sıkıntıyı aÅŸmalarıdır. AÅŸtıkları anda biz zaten petrol hatlarının açılmasından yanayız. Çünkü kazan-kazan esasına göre onlar da kazansın biz de kazanalım.” dedi.
“Airbus’larla ilgili atacağımız bazı adımlar olacak”
Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile görüşmesine ilişkin soruyu da şöyle cevapladı:
“Sanchez, benim iyi bir dostum, kendisini çok çok severim. İspanya’nın iç iÅŸlerine karışmak gibi olmasın ama iki hafta sonraki seçimde de kendisine baÅŸarılar diliyorum. Savunma sanayisinde önemli iÅŸbirliÄŸimiz var. İspanya ile biliyorsunuz uçak gemisini birlikte yaptık. Åžimdi belki ikincisini yapma durumumuz olacak. Bunun yanında Airbus’larla ilgili atacağımız bazı adımlar olacak. Dolayısıyla bu dönem baÅŸkanlığında Sanchez’den tabii ki destekler istedim. O da her zamanki gibi desteÄŸinin bizimle beraber olacağının müjdesini verdi. Ben de Sanchez’in ÅŸahsında tüm İspanya halkına, ÅŸahsım ve milletimin selamlarını, sevgilerini gönderiyorum.”
Kaynak: AA
