Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Üçlü muhtıra) Verilen sözler önemli ama asıl olan uygulama

Cumhurbaşkanı Erdoğan (Üçlü muhtıra) Verilen sözler önemli ama asıl olan uygulama

Cumhurbaşkanı Erdoğan (Üçlü muhtıra) Verilen sözler önemli ama asıl olan uygulama

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “(Üçlü muhtıra) Verilen sözler önemli ama asıl olan uygulama. Terörle mücadelesinde defalarca arkasından hançerlenmiÅŸ bir ülke olarak ihtiyatlı davranıyoruz.” dedi.

umhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İspanya’nın baÅŸkenti Madrid’de gerçekleÅŸtirilen NATO Devlet ve Hükümet BaÅŸkanları Zirvesi’nin ardından gazetecilerle bir araya geldi, sorularını yanıtladı.

NATO Devlet ve Hükümet BaÅŸkanları Zirvesi dolayısıyla geldiÄŸi Madrid ziyaretini tamamladığını belirten ErdoÄŸan, Ukrayna’daki savaÅŸla birlikte düşünüldüğünde NATO tarihindeki en önemli zirvelerden birisini baÅŸarıyla gerçekleÅŸtirdiklerini söyledi.

NATO’nun Avrupa-Atlantik coÄŸrafyasının güvenliÄŸi bakımından oynadığı asli rolü bu vesileyle bir kez daha teyit ettiklerini aktaran CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Madrid Zirvesi, bu kritik dönemde birlik ve dayanışma mesajı verilmesi bakımından önemli bir fırsat teÅŸkil etti. Zirvede NATO’nun hedeflerini ortaya koyan ve önümüzdeki dönemde yapılması gereken çalışmalara yön verecek olan yeni Stratejik Konsepti kabul ettik.” diye konuÅŸtu.

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurularının, tabiatıyla zirve bağlamında öne çıkan konulardan birisi olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz, bu noktada en başından beri ortaya koyduÄŸumuz ilkeli ve dirayetli tutumu, Madrid’de de sürdürdük. Bu ülkelerin bilhassa terörle mücadele alanında meÅŸru taleplerimize yönelik baÄŸlayıcı taahhütlerde bulunmaları, somut ve net adımlar atmaları gerektiÄŸini kendilerine ifade ettik. Genel Sekreterin kolaylaÅŸtırıcılığında gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz dörtlü zirve akabinde imzalanan muhtırayla tüm bu hususları kayıt altına aldık. Ülkemizin bu muhtırayla elde ettiÄŸi kazanımlar yanında Türkiye özellikle terörle mücadele alanında pek çok ilke imza atmıştır. Kuzey Atlantik Konseyinde ilk kez talebimizle ‘Terörizm ve Güney’ konulu özel oturum düzenlendi. Terörizmin bütün tür ve tezahürleriyle temel iki tehditten biri olduÄŸu, İttifak’ın en üst rehber belgesine girdi. Sınırlarımız ve ulusal güvenliÄŸimiz temelinde 360 derece yaklaşıma her belgede atıf yaptırdık. Stratejik Konsept’te ilk kez, terör örgütlerinin ‘halklarımızın ve topraklarımızın’ yanı sıra ‘güvenlik kuvvetlerimizi’ tehdit ettiÄŸini kayıt altına aldırdık.

Ayrıca Finlandiya ve İsveç ile imzaladığımız üçlü muhtıradaki terörizm ve dayanışma hususları tüm müttefikler için yol gösterici olacaktır. Bundan sonra PKK ve FETÖ mensupları için terör propagandası yapmak, ülkemize ve vatandaÅŸlarımıza saldırmak, insanları tehdit etmek, ortalığı yakıp yıkmak çok daha zorlaÅŸacaktır.”

“Bizim için aslolan uygulamalardır”

“Her ne kadar muhalefet gölgelemeye çalışsa da NATO Zirvesi, Türkiye için büyük bir diplomatik zafer olmuÅŸtur.” diyen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Bu gerçeÄŸi sadece muhataplarımız deÄŸil akıl, vicdan ve asgari düzeyde diplomasi bilgisi olan herkes tasdik ediyor. Terör örgütüne sırtını dayayanların Türkiye’nin kazanımları karşısında yaÅŸadıkları hayal kırıklığını hepimiz görüyoruz. Elbette verilen sözler önemlidir ama bizim için aslolan uygulamalardır. Terörle mücadelesinde defalarca arkasından hançerlenmiÅŸ bir ülke olarak ihtiyatlı davranıyoruz. Bundan sonraki süreçte ülkemize verilen sözlerin yerine getirilip getirilmediÄŸini yakından takip edeceÄŸiz.

NATO baÄŸlamında ele aldığımız konuların yanı sıra zirve sırasında pek çok ikili görüşme de gerçekleÅŸtirdik. Fransa, Romanya ve Güney Kore CumhurbaÅŸkanları, BirleÅŸik Krallık ve Hollanda BaÅŸbakanları, İspanya Hükümet BaÅŸkanı, Almanya ve Avusturya Åžansölyelerinin yanı sıra Avrupa BirliÄŸi Konseyi BaÅŸkanı ile ikili görüşmelerimiz oldu. Amerikan BaÅŸkanı Sayın Biden ile de ikili meselelerimizi ve bölgesel konuları ele aldık.”

İsveç ve Finlandiya ile yapılan mutabakat ve Türkiye’nin elde ettiÄŸi baÅŸarı hatırlatılarak, “İkili görüşmelerinizde muhataplarınızın terörle mücadele konusunda samimiyetlerini nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Madrid Zirvesi’nde alınan ve kayda geçen bütün bu kararlar uygulamada ne getirecek ne götürecek bunu tabii zaman içerisinde görme fırsatımız olacak.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kaldı ki ÅŸunu bilmemiz gerekiyor, bu atılan imzalar bu iÅŸin bitmesi anlamına gelmiyor. Bazıları zannediyorum biraz da bunun telaşı içindeler. İş bitmiyor. Bu daha bir davettir. Bu davetle bir süreç baÅŸlıyor. Bunun ne kadar süreceÄŸi belli deÄŸil. Åžu anda bu tabii kayıtlara giriyor. Bu kayıtlarla birlikte nereye varacak onu da göreceÄŸiz. Ama görünen bir gerçek var ki bunlar ÅŸu anda bizim ne kadar doÄŸru yolda olduÄŸumuzun en güzel ispatıdır. Yaptığımız görüşmelerle PKK/PYD/YPG, FETÖ, tüm bu terör örgütleri NATO’nun artık yazılı kayıtlarına giriyor. Bu iÅŸin yazılı kayda girmesi ilk defa oluyor. Yani PKK Avrupa BirliÄŸinin metinlerinde vardı ama YPG/PYD ve FETÖ yoktu. Peki sorun bakalım, bunları bu metinlere koydurana kadar nasıl bir mücadele verildi? Biz sinyali verdik, onlar da hemen yaptı gibi bir ÅŸey olmadı. Onlar, bu metinlere girmemesi için mücadele verirken, biz de ‘Bu metinlere girecek. GirmediÄŸi takdirde, kusura bakmayın. Bu bizim kırmızı çizgimizdir.’ dedik. Ekiplerimiz görüştüler, konuÅŸtular, en sonunda metinlere bunlar da girdi. İş o ÅŸekilde davet mektubu haline geldi. Ama daha süreç bitmedi. Bundan sonra daha bu iÅŸin uzun bir yolculuÄŸu var, süreci var. Biz sabırla bu mücadeleyi sürdürdük. ‘İnÅŸallah sonu da hayır olur.’ diyoruz. Buradaki toplantımızda da gerek İsveç gerek Finlandiya’daki terör örgütü faaliyetlerine dair bütün bilgi, belge, görüntüleri tekrar ortaya koyduk. Hem bunları hem de kitapçıkları flash bellekler içinde kendilerine verdik. ‘Terör örgütünün ve iltisaklı grupların resimlerini görmeniz, ne yaptıklarını ne ettiklerini bilmeniz lazım.’ dedik.”

Türkiye’nin 40 yıldır bu mücadeleyi sürdürdüğünü ve 40 bin ÅŸehit verildiÄŸini hatırlatan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Åžimdi bütün bu süreçten sonra biz kalkıp da bu terör örgütlerinin faaliyetlerine müsaade edenlere ‘el bebek gül bebek buyurun yürüyün mü’ diyeceÄŸiz. Burada ayrıca terörizm oturumunda İletiÅŸim BaÅŸkanlığımızın hazırladığı, terörün gerçek yüzünü ve ülkemizin terörle mücadelesini anlatan bir video yayınladık. O video da tabii bunları çok etkiledi.” açıklamasında bulundu.

“Åžu anda İsveç ve Finlandiya NATO üyesi olmuÅŸ deÄŸildir”

İsveç ve Finlandiya’nın kendi kamuoylarından da bazı baskılar olduÄŸu hatırlatılarak, bu iki ülkenin geri adım atması durumunda, üyeliklerinin bloke edilmesi, askıya alınması, üyelik süreçlerinin dondurulmasının mümkün olup olmayacağına yönelik soru üzerine ErdoÄŸan, “Zaten buraya giriÅŸ, davet veya kabul böyle bir anda olan iÅŸler deÄŸil. Makedonya ile ilgili süreç uzun yıllar sürdü. Bunlar böyle hemen olan iÅŸler deÄŸil. Bu süreç içerisinde ne yapacaklar, nasıl bir yol izleyecekler? Bunlar gerçekleÅŸtikten sonra, bu süreçte takip edeceÄŸiz.” ifadesini kullandı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’deki onay mercinin parlamento olduÄŸunun altını çizerek, ÅŸunları söyledi:

“Parlamentomuzun onayı olmadan zaten bu iÅŸ yürürlük kazanmıyor. Onun için bu konuda bir telaÅŸa gerek yok. Bundan sonraki ÅŸey onların kucağındadır. Åžu anda İsveç ve Finlandiya, NATO üyesi olmuÅŸ deÄŸildir. Bunun bir defa bu ÅŸekilde bilinmesi lazım. Ama bu iÅŸten cehli olanlar zannediyorlar ki bu iki ülke artık NATO üyesi oldu. Hayır, böyle bir ÅŸey yok. Onun için telaÅŸa da gerek yok. Bu iÅŸin idraki içinde olanlar bu sürecin nasıl takip edildiÄŸini veya edileceÄŸini gayet iyi bilirler. Bu bakımdan bizler bu müzakereleri arkadaÅŸlarımızla nasıl kararlı bir ÅŸekilde yürüttüysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla takibini yaparız. Bundan sonraki süreç özellikle İsveç ve Finlandiya’ya aittir. Herhangi bir yanlışları vesaire olduÄŸu zaman zaten kapı gibi belgeler elde, oradan gereÄŸini yaparız.”

ErdoÄŸan, “Bu iki ülkeden yakın zamanda bazı terör suçlularının iadesi söz konusu olabilir mi?” sorusunu, “Åžimdi bu konuda verilmiÅŸ sözler var. ÖrneÄŸin İsveç 73 teröristi bize gönderecek. Åžu anda 3-4 tane gönderdiler. Ama bunlar bizim için yeterli deÄŸil. Tabii bunları Adalet Bakanlığımız, DışiÅŸleri Bakanlığımız, Milli İstihbarat TeÅŸkilatımız yakın markaja alıp takibini yapacak ve ‘Bu teröristleri gönderin bakalım.’ diyecek. Bunların hepsi bizim taleplerimiz olarak ÅŸu anda ortada. Bunlar geldi geldi; gelmediÄŸi takdirde gereÄŸi ne ise o gereÄŸini de biz her an kurumlarımız ve birimlerimiz vasıtasıyla yapmaya devam edeceÄŸiz.” diye yanıtladı.

“NATO’daki terörizm konulu oturumda liderlere gösterdiÄŸiniz videoya reaksiyonları nasıldı?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, “Birkaç lider oraya atıfta bulunarak konuÅŸmalarını yaptı. Bu önemliydi. Biz de zaten konuÅŸmamızda özellikle atıfta bulunduk. Ben tesirli olduÄŸu inancındayım. Kendilerine dağıttığımız kitapçıklar ve flash bellek içindeki bilgi ve görsel dokümanlar da herhalde bunları çok daha etkileyecek diye düşünüyorum.” dedi.

Türkiye – Rusya iliÅŸkileri

NATO Genel Sekreterinin basın toplantısında, NATO’nun yeni konseptinde doÄŸrudan hedefin ilk olarak Rusya olarak anıldığı hatırlatılarak, “Biz de NATO üyesiyiz. Türkiye’nin Rusya ile olan iliÅŸkilerinde bu yeni konsept zarar verebilir mi?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, bu süreçle ilgili olarak Türkiye’nin baÅŸtan itibaren bir yaklaşım tarzı olduÄŸunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu da nedir? Burada bir denge politikası güderek süreci iÅŸletmekten yanayız. Bu denge politikası anlayışımızı, bundan sonraki süreçte de yine devam ettireceÄŸiz. Zira bizim ÅŸu anda Rusya ile belli baÄŸlantılarımız var. Bugün bizim kullandığımız doÄŸal gazın yaklaşık yüzde 40’ını oradan alıyoruz. Öbür tarafta ÅŸu anda nükleer enerjiyle ilgili Akkuyu Santrali çalışmamız var. Dördüncü bölümünün temeli de birkaç ay içerisinde, belki de temmuz ayı içerisinde atılacak. Dördüncü bölümün temelinin atılmasıyla birlikte bu santralin inÅŸallah süratlenip 2023-2024 gibi devreye alınması söz konusu olacak. Bunu da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanım yakın ÅŸekilde takip ediyor. Bunun dışında bizim savunma sanayine yönelik de iliÅŸkilerimiz, irtibatlarımız var. Bütün bunlar ÅŸu anda bizi birbirimize iliÅŸkili hale getiren konular. Dolayısıyla da biz hem Rusya ile hem Ukrayna ile bu iliÅŸkileri devam ettireceÄŸiz ve denge politikasıyla da bu iÅŸi sürdüreceÄŸiz. İstiyoruz ki diplomasi trafiÄŸimiz buradan kesinlikle zarar görmesin.”

“Bir gece ansızın gelebiliriz”

ErdoÄŸan, Suriye’ye yönelik yeni harekatın, hazırlıklar tamamlanır tamamlanmaz baÅŸlanacağının söylendiÄŸi hatırlatılarak, “Rusya’nın yeni çekinceleri mi söz konusu? Olası harekata yönelik bir ay önce baÅŸlayan açıklamaların ardından bir farklılık, bir denklem deÄŸiÅŸikliÄŸi söz konusu mu? Hazırlıkların tamamlanmasından kastınız askeri mi, diplomatik mi?” sorusuna da “Bu konuyla ilgili olarak benim her zaman bir ifadem var, bir gece ansızın gelebiliriz.” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Hiç telaÅŸa gerek yok. Aceleye gerek yok. Biz zaten ÅŸu anda o bölgede çalışıyoruz. Malum, bir taraftan Irak’ın kuzeyindeki çalışmalarımız, bir taraftan yine aynı ÅŸekilde Suriye’nin kuzeyinde, Afrin’de vesaire çalışmalarımız var. Bu arada tabii üzüntümüz büyük, ÅŸehitlerimiz de oluyor ama onlara 1’e 10 bedelini ödetiyoruz. Åžu anda bu harekat yürüyor. Ama tabii ÅŸu ana kadar anlaşılanın veya anladığınızın ötesinde beklentiler var. Onun da farkındayım. Biraz sabırlı olursak, biz ÅŸu anda peyderpey yürüttüğümüz operasyonların fevkinde olanı da inÅŸallah en güçlü ÅŸekilde vakti saati geldiÄŸinde gerçekleÅŸtiririz.”

ABD BaÅŸkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmede Suriye’de tırlarla teröristlere giden silahların gündeme gelip gelmediÄŸine yönelik soru üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Elbette söyledim. Trump döneminden aldım, dedim ki ‘Binlerce tır silah, araç, gereç, mühimmat buraya getirildi.’ Biz ÅŸimdi burada terörü müzakere edeceÄŸiz. Ama Türkiye’yi hedef alan teröristlere silah, mühimmat, araç, gereç bu ÅŸekilde verilirken biz NATO’da ortaklar olarak nasıl dayanışma içinde olacağız?” açıklamasında bulundu.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Daha önceki zamanlarda Washington yönetimini YPG’ye verilen silahlarla ilgili olarak ‘YPG, DEAŞ’a karşı bizim taktik manada desteklediÄŸimiz bir örgüt.’ diyordu. Åžimdi Türkiye olarak tüm bunları karşı tarafa iletiyoruz. Bu yeni durumu nasıl izah ediyorlar? Yani stratejik ortağına parasıyla vermediÄŸi silahları taktik ortağına hibe etmesini Washington yönetimi nasıl açıklıyor?” sorusunu ise “Onların izahından çok biz ne anlıyoruz o önemli. Åžahsen Türkiye Cumhuriyeti’nin Reis-i Cumhur’u olarak bana onların getirdiÄŸi açıklamalar hiçbir zaman tesir etmez. Niye? Çünkü bizim gördüklerimiz var. Onlar, hiçbir zaman kalkıp da ‘evet, bunlar terör örgütüdür.’ derler mi? Demeyecekler. Bunların gerçek manada PYD/YPG, DEAÅž, DHKP-C’ye karşı herhangi bir mücadele vermesi veya onlarla savaÅŸması söz konusu olabilir mi?” diye yanıtladı.

“İyi niyeti olsa bu adımları atmaz”

Türkiye-Yunanistan iliÅŸkilerinde bir süredir gergin bir döneme girildiÄŸi hatırlatılarak, “Sizin de çok net açıklamalarınız oldu ve en temel mesele zaten adaların silahlandırılması mevzusu. Bu noktada sizin açıklamalarınızın Yunanistan tarafından yeterince anlaşıldığını düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

“Yunanistan’ın başındaki zatın tavrı zaten belli oldu. Bu tavır karşısında da bazı aracıları devreye sokuyorlar. Yaptığım görüşmelerde hemen hemen bütün cumhurbaÅŸkanları, baÅŸbakanlar ‘Biz aracı olalım, bir araya getirelim, görüşmeniz olmayacak mı, en azından bu yıl sonuna kadar görüşme yapsanız.’ gibi bir yaklaşım ortaya koydular. Biz de kendilerine ÅŸunu söyledik; ‘Kusura bakmayın, bizim ÅŸimdilik bu görüşmeye ayıracak vaktimiz yok.’ Çünkü adaları ÅŸu anda nasıl silahlandırdıkları ortada.

DiÄŸer taraftan hava sahamızı sürekli ihlal ediyorlar. Åžimdi bizimle uyumlu bir hale gelecek olan kalkıp da hava sahalarımızı ihlal etmek suretiyle bizi tahrik eder mi? Bir de adalara gidiyor; oralarda beton barınaklar yapmak, çukurlar kazmak suretiyle oralardan da sinyal vermeye kalkıyor. İyi niyeti yok. İyi niyeti olsa bu adımları atmaz. Bunları yaptığına göre, kusura bakmasın, biz bu yıl bir defa Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısını yapamayız, yapmayacağız. O artık Türkiye’deki geliÅŸmeleri beklesin. Kendisine de çekidüzen versin. Kendisine çekidüzen vermedikten sonra bizim bir araya gelmemiz mümkün deÄŸil.”

“Çok daha isabetli adımları atmaya devam edeceÄŸiz”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında hem bölgede hem dünyada ülkeler arası iliÅŸkilerde yeni bir dönemin baÅŸladığını ifade edilerek, “Bölgesinde ve dünyada Türkiye’nin bu aktif ve etkin rolüyle ilgili siz ne dersiniz? Yeni dönemi siz nasıl yorumlarsınız?” sorusuna “Bir defa siyaset yapıyoruz. Siyaset yapmanın ötesinde 780 bin kilometrekarelik Türkiye’yi yönetiyoruz. 85 milyon nüfusuyla güçlü bir Türkiye var. Bu güçlü Türkiye’mizi bizim geleceÄŸe çok daha güçlü bir ÅŸekilde taşımamız, götürmemiz lazım.” karşılığını verdi.

Filoya yeni katılan Abdülhamid Han sondaj gemisinin de bu yaklaşımın bir adımı olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, “Tabii bu süreç birilerini rahatsız ediyor. Düşünün 20 yıl önce ne sismik araÅŸtırma ne de sondaj gemimiz vardı. Ama ÅŸimdi 2 tane sismik araÅŸtırma, 4 tane sondaj gemimizle biz Karadeniz’i ve Akdeniz’i sürekli arayacağız, tarayacağız ve buralardan bir netice çıkarmaya çalışacağız. Åžu anda bize verilen raporlara göre de inÅŸallah bu yıl sonu itibarıyla önümüzdeki yılın başı itibarıyla neticeler artık gelmeye baÅŸlayacak. Çünkü bu konuyla ilgili raporlarda artık sinyaller veriliyor. İnÅŸallah bu doÄŸal gazı, petrolü gördüğümüz andan itibaren bizim tabii bu konuda vatandaşımızı da rahatlatma sürecimiz ayrıca baÅŸlayacak.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Bu gemilerin sadece Türkiye’de deÄŸil ülke dışında da iÅŸ göreceklerini belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:

“Abdülhamid Han devreye girdiÄŸi günlerde, malum siyasi partilerin bir tanesinin başında bulunan ve kendine güya tarihçi diyen hanımefendinin, Sultan Abdülhamid’e çok çirkin bir yaklaşımda bulunması, biraz da bu ismin belirlenmesine vesile oldu. Çünkü biz Sultan Abdülhamid Han hakkında böyle olumsuz ifadeler kullanılmasına fırsat vermeyiz. O, Osmanlı’nın son döneminde 33 yıl bu toprakları yönetmiÅŸ, idare etmiÅŸ. Kalkacaksın sen ecdadına laf söyleyeceksin. Biz buna asla müsaade etmeyiz. Onun için de orada sondaj çalışması yapan gemimize nasıl Abdülhamid Han ismini verdiysek, inÅŸallah oradan gelecek neticeler de en güzel cevap olacaktır. Ecdadına saygısı olmayanın bu millete de geleceÄŸine de saygısı olmaz. Bu ÅŸekilde de adımı atmış olduk. Bütün bu geliÅŸmelerle birlikte inÅŸallah biz 2023’e hazırlanmanın gayreti içerisindeyiz. Bu mücadeleyi milletimizle beraber yürütecek ve NATO’nun 70 yıllık bir üyesi olarak çok daha isabetli, çok daha hayırlı adımları atmaya devam edeceÄŸiz.”

“Biz ÅŸu anda adayımızı belirlemiÅŸiz”

“Altılı masanın adayı henüz belli deÄŸil. Bir taraftan da altılı masanın büyük ortağı CHP’nin HDP ile iliÅŸkisinin son dönemde arttığını görüyoruz. Altılı masanın bilhassa da CHP’nin HDP ile olan iliÅŸkisini nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Daha önce de söyledim, biz ÅŸu anda sadece kendimize bakıyoruz. Onların ne yaptığı ne ettiÄŸi bizi pek ırgalamıyor. Ama görünen gerçek o ki bu iÅŸin üstü ÅŸiÅŸhane altı kaval. Onun için biz ne yapacağız ne edeceÄŸiz ona bakalım. Bunların altısı, artı birle de yedisi ne gibi adımlar atacaklar, nasıl bir aday belirleyecekler? Biz ÅŸu anda adayımızı belirlemiÅŸiz, Cumhur İttifakı olarak yolumuza devam ediyoruz. Rabb’im sonunu hayretsin. 2023 inÅŸallah ülkemiz için hayırlara vesile olur.”

Pınar Gültekin davası

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Pınar Gültekin cinayeti davasından ceza indirim kararı çıktığı hatırlatılarak, “Bu indirim kararına iliÅŸkin deÄŸerlendirmeniz nasıl olur? Bir de bu tür suçlarla ilgili idam konusu da gündeme geldi. Kadın cinayetlerine yönelik idam cezası olur mu?” sorusuna karşılık, “Bu konu ile ilgili Devlet Bey’in de zaten bir açıklaması olmuÅŸtu. İdam konusu ülkemizin yeniden gündemine gelebilir ve bu tartışmaya açılabilir.” dedi.

Pınar Gültekin’in ölümünün rastgele bir ölüm olmadığını belirten ErdoÄŸan, ÅŸu ifadelere yer verdi:

“Tamamen burada bir vahÅŸet söz konusu. Bu vahÅŸet, bu millete yakışmaz. Böyle bir ÅŸeye katlanmamız da mümkün deÄŸil. Bunun için de gerekli müzakereleri, tartışmaları Adalet Bakanım ile de yaptık, bunları konuÅŸtuk. Gerekirse bu tekrar gündeme getirilerek tartışma konusu haline gelmeli. Bu tartışmadan ne çıkar bunu görmeliyiz. Ardından da çıkan neticeye göre bir adım atılabilir. Çünkü Pınar Hanım’ın durumunun benzeri birçok vahÅŸet var. Bunlar hakikaten böyle yenilir yutulur ÅŸeyler deÄŸil. Onun için burada da bu iÅŸin müzakeresi, tartışmaları hepsi yapılır. Tabii bu bir Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi gerektiren de bir konu. Daha önce de söylemiÅŸtim, burada Adalet Bakanlığımızın yaptığı çalışmada parlamento böyle bir karar alması halinde ben böyle bir kararı onaylarım.”

“Bu ülkede artık laiklik tartışması diye bir ÅŸey kalmamıştır”

“Mahmut UstaosmanoÄŸlu’nun cenazesinde laikliÄŸe uyulmadığı gerekçesiyle Atatürkçü Düşünce DerneÄŸi tarafından yargıya baÅŸvurulacağının açıklanması ve muhalefet genel baÅŸkanlarının taziyelerini bildirmemelerine” iliÅŸkin bir soruyu ErdoÄŸan, şöyle yanıtladı:

“Bunların taziyesi bu kadar önemli mi? Hiç gerek yok. Oraya gelenler, özellikle Mahmut UstaosmanoÄŸlu Hocaefendi’nin bütün hayatı boyunca vermiÅŸ olduÄŸu mücadeleyi yaÅŸayanlar, buna saygı duyanlar. Ben de bu ülkenin CumhurbaÅŸkanı olarak orada bulundum. ArkadaÅŸlarımla beraber bulundum. CHP’den de bir arkadaÅŸ geldi. O da orada bulundu. Demek ki nasibi olanlar da varmış. Bunlar maalesef nasibi olmayanlar. O söylediÄŸiniz derneklerin zaten tarzlarını biliyorsunuz. Bunlar asla bizi üzmez.

Bu ülkede artık laiklik tartışması diye bir ÅŸey kalmamıştır. Bunu onlar düşünsün. Laiklikle alakalı bütün tanımlar vesaire hepsi özellikle partimin tüzüğünde de en güzel ÅŸekliyle vardır. Biz o çerçeve içerisinde laikliÄŸi yaÅŸadık, yaşıyoruz ve birilerinden de icazet almamıza gerek yok. Ana muhalefetin başı bu cenazeyle ilgili bir taziye niye göndermemiÅŸ veyahut yavru muhalefet niye göndermemiÅŸ; bundan dolayı hiç dertlenmeye gerek yok ki. Herkes nasibini alır. Unutmayın, nasibuke yusibuke; nasibin neyse onu bulursun. Zaten Mahmut UstaosmanoÄŸlu Hocaefendi kendisini gerçekten yaÅŸamış, onun duygularıyla amel etmiÅŸ, amel etmeye devam edenlerle beraber Hakk’a yürüdü. Güzel olan da o deÄŸil mi?”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “İBB BaÅŸkanı, Sayın CumhurbaÅŸkanı beni davet etmiyor diyordu. Acaba cenazeye katılmak için sizden davet mi bekledi?” sorusuna “Böyle bir ÅŸeyin daveti olur mu? Bir ÅŸeyi unutmayalım. Camiye daveti kim yapar? Müezzin yapar. Ezan davettir. Bu davete icabet eden nasibini alır. Ama buralarla alakası yoksa, seçim zamanı Eyüp Sultan Camisi’ne gidip Kur’an-ı Kerim’i açıp Yasin-i Åžerif’i okumaya çalışanlar, kalkıp buralarda da gerek salayı gerekse ezanı duymadıysa, gözleri var görmez, kulakları var duymaz, dilleri var hakkı söylemez, dolayısıyla onların kalpleri körelmiÅŸtir.” yanıtını verdi.

“Bay Kemal ve CHP zihniyeti milletin hangi sorununu çözmüş”

ErdoÄŸan, KılıçdaroÄŸlu’nun Türk Ocakları’nın sempozyumunda yaptığı konuÅŸmaya yönelik soru üzerine, MHP Genel BaÅŸkanı Devlet Bahçeli’nin bu konuda, gayet güzel, sertse sert, taşı gediÄŸine koymaksa en güzel ÅŸekliyle bir konuÅŸma yaptığını söyledi.

Bunun da CHP’nin yeni bir takiyesi olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, “Bay Kemal ve CHP zihniyeti milletin hangi sorununu çözmüş de sıra İslam dünyasının meselelerine gelmiÅŸ? Oysa Türkiye’de İslam’a sorun olan, dini deÄŸerlere karşı duran bizzat kendileri. Bunların milleti kandırmak için atmayacakları takla kalmadı. Ancak milletimiz feraset sahibi. Bunlara gereken dersi sandıkta yine verecektir.” dedi.

“Biliyorum ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu en ideal seviyeyi belirleyecek”

Asgari ücretle ilgili beklentisinin sorulması üzerine ErdoÄŸan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmasını sürdürdüğünü belirterek, “İnÅŸallah arkadaÅŸlarımız çalışmayı, efradını cami aÄŸyarını mani bir ÅŸekilde bitirirler. Biliyorum ki Asgari Ücret Tespit Komisyonu en ideal seviyeyi belirleyecek. Biz de inÅŸallah müjdeli haberi işçilerimizle, emekçilerimizle paylaşırız. Hiçbir vatandaşımızı enflasyona ezdirmeme sözümüz, kararlığımız var. Åžartlara göre ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceÄŸiz.” açıklamasını yaptı.

“NATO’ya nasıl girilir veya girilmez bunlardan haberleri yok”

Muhalefetin, NATO Zirvesi’nde imzalanan üçlü muhtıraya yönelik eleÅŸtirilerini nasıl deÄŸerlendirdiÄŸinin sorulması üzerine ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

“Adı üzerinde muhalefet. Biz bu ülkelerle ilgili ‘Bunlar terörle mücadele konusunda terörizme meydan verdiÄŸi sürece, teröristlere kapıları açık tuttuÄŸu sürece bizden destek alamazlar.’ dedik. Åžu anda da aynı noktadayız. DeÄŸiÅŸen bir ÅŸey yok. EÄŸer NATO toplantısında terör gösterileri ekrana yansıtıldıysa bunun bir anlayışı var. EÄŸer liderlere kitapları, görüntüleri, belgeleri dağıttıysak bunun bir anlayışı var. ‘Buna bir bakın. Burada ne var ne yok bunları görün.’ dedik. Tabii iÅŸ bitmedi. Ne KılıçdaroÄŸlu ne Meral AkÅŸener, bunlar siyaseti hala öğrenmiÅŸ deÄŸiller. Yani NATO’ya nasıl girilir veya girilmez bunlardan haberleri yok. Önce bunu öğrenmeleri lazım.

Televizyonlarda bir tanesi, DışiÅŸleri Bakanlarının imza attığı muhtırayla ilgili, Genel Sekreterin de imza attığından bahsediyor. Genel Sekreterin imzası yok. Önce bu iÅŸi bir öğren. Burada sadece Türkiye, İsveç ve Finlandiya DışiÅŸleri Bakanlarının imzaları var. Åžurası da önemli, bu imzalarla davet süreci baÅŸladı. Bunlar NATO’ya girmiÅŸ deÄŸil. Böyle bir ÅŸey de yok. Kaldı ki Türkiye’nin bu iÅŸe ‘Evet’ demesi Tayyip ErdoÄŸan’la da bitmiyor. Nerede bitiyor? Parlamentoda bitiyor. Parlamentonun onay yetkisi var. Bu öyle bir anlaÅŸma. Yani NATO’ya girmesi için bizim bir defa parlamentomuzdan onay alması lazım. Bunları da bilmeleri lazım.”

Dezenformasyon yasası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dezenformasyon yasasıyla ilgili bir soru üzerine, şunları dile getirdi:

“Özellikle bu hafta baÅŸka önemli olan bazı yasaların çıkması süreci de vardı. Bunun içinde öğrenci affı, 3600 ek gösterge ve baÅŸka yasalar var. Burada mutabakat saÄŸlandı, bir konsensüs oldu. Cumhur İttifakı ile muhalefet şöyle bir anlayışa geldiler, ‘Biz önce bu 5-6 tane yasayı hemen çıkaralım, Meclis açıldığında da bunu hallederiz.’ dediler. Grup baÅŸkanvekili arkadaşımız beni aradı. ‘Böyle bir durum var. Mutabakatımız tamam, fakat dezenformasyonla mücadeleyi Meclis’in açılışına bırakmaya ne dersiniz?’ dediler. Biz de ‘Mademki aranızda böyle bir mutabakat var, hiç olmazsa diÄŸerlerini çıkaralım. Onları hemen yürürlüğe sokmuÅŸ oluruz. Böylece bu süreci dayanışma içerisinde bitirmiÅŸ oluruz.’ dedik ve onu Meclis’in açılışına bırakmış olduk.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir