CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan: Yeni dönem Meclisimiz Türkiye’yi hakkı olan yeni anayasayla buluÅŸturacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni dönem Meclisimiz Türkiye'yi hakkı olan yeni anayasayla buluşturacak
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yeni dönem Meclisimizin, Türkiye’yi hakkı olan yeni anayasayla buluÅŸturarak, darbe dönemlerinin son izini sileceÄŸine inanıyorum.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Bugün 27. Dönem Meclisimizin son yasama yılının açılışını yapıyoruz. Meclisimizin, seçim takvimine göre çalışmalarına ara vermeden önce pek çok kritik düzenlemeyi hayata geçirerek bu yasama yılını da en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendireceÄŸine inanıyorum.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Meclis’in 27. Dönem 6. Yasama Yılı’nın açılışı dolayısıyla TBMM Genel Kurulunda milletvekillerine hitap etti.
Yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyen ErdoÄŸan, Meclis’in kuruluÅŸundan bugüne, bu yüce kurum çatısı altında ülkeye hizmet eden tüm milletvekillerine şükranlarını sundu.
İlk faaliyete geçtiÄŸi 1920’den beri Meclis’te görev yapmış milletvekillerinden vefat edenlere Allah’tan rahmet dileyen ErdoÄŸan, “Büyük Millet Meclisimizin ilk BaÅŸkanı, Cumhuriyet’imizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal baÅŸta olmak üzere Türkiye’nin geliÅŸmesi, büyümesi, güçlenmesi yolunda gayret gösteren herkesi hürmetle yad ediyorum. Bin yıldır vatanımızın müdafaası, milletimizin dirliÄŸi, ülkemizin bütünlüğü, devletimizin bekası uÄŸruna gözlerini kırpmadan canlarını feda eden tüm ÅŸehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin istiklal ve istikbal davasının, çaÄŸlar ötesine uzanan kutlu bir mücadelenin adı olduÄŸuna iÅŸaret ederek “Bugün de sınırlarımızın içinde ve ötesinde aynı mücadeleyi vermeyi sürdürüyoruz. Terör örgütlerinin başında yer aldığı düşmanlarımıza göz açtırmayan askerlerimize, polislerimize, jandarmalarımıza, Sahil Güvenlik personelimize, istihbaratçılarımıza, güvenlik korucularımıza baÅŸarılar diliyorum. Rabb’imden milletimizin tüm fertleriyle birlikte bu kardeÅŸlerimizi de korumasını, esirgemesini, ayaklarına taÅŸ deÄŸdirmemesini niyaz ediyorum.” ifadesini kullandı.

“TBMM, öncü rol üstlenmiÅŸtir”
TBMM’nin, Milli Mücadele yıllarından beri, ülkenin her türlü meselesinin çözümünde, milletin her beklentisinin karşılanmasında öncü bir rol üstlendiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün de gerek 27. Dönem boyunca çıkartılan kanunlarla gerek halen komisyonlarda ve Genel Kurul gündeminde bekleyen tekliflerle gerekse bundan sonra gündeme gelecek çalışmalarla Meclisimizin tarihi misyonunu hakkıyla yerine getirdiÄŸine ve getireceÄŸine inanıyorum. BilindiÄŸi gibi bugün 27. Dönem Meclisimizin son yasama yılının açılışını yapıyoruz. Meclisimizin, seçim takvimine göre çalışmalarına ara vermeden önce pek çok kritik düzenlemeyi hayata geçirerek bu yasama yılını da en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendireceÄŸine inanıyorum.
Türkiye, yaklaşık 8 ay sonra gideceÄŸi seçimlerde hem yasama organı Türkiye Büyük Millet Meclisimizin üyelerini hem de yürütmenin temsilcisi cumhurbaÅŸkanını belirleyecek. Dünyanın ve bölgemizin gerçekten tarihi günler yaÅŸadığı, asırlık dengelerin kökünden sarsıldığı, siyasi, ekonomik ve askeri güç merkezlerinin yeniden oluÅŸtuÄŸu bir dönemde bu seçimleri yapacağız. 27. Dönem milletvekilleri olarak sizlerin, üstlendiÄŸiniz misyonun gereklerini baÅŸarıyla ifa etmiÅŸ bir kadro sıfatıyla milletimizin gönlündeki yerinizi aldığınıza inanıyorum. Bu büyük ÅŸeref, evlatlarınıza bırakacağınız en büyük miras olacaktır. Ülkemize, milletimize, Meclisimize yaptığınız hizmetler için ÅŸimdiden her birinize ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyorum.”

“Saldırıların bir sebebi de iÅŸte bu tablodur”
Erdoğan, komisyonlardan Genel Kurula kadar Meclis çalışmalarının tüm aşamalarındaki katkıları için siyasi parti grup yönetimleri ile Meclis Başkanlık Divanına da teşekkür etti.
Önce Milli Mücadele’de son olarak da 15 Temmuz gecesi gazi unvanıyla ÅŸereflenen Meclis’in, bu vasıflarıyla dünya parlamentoları arasında müstesna bir yere sahip olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Bir dönem ülkemize, ‘demokrasiyi, bedel ödemeden elde ettiÄŸi için içselleÅŸtiremediÄŸi’ ithamları yöneltilirdi. Åžimdi ise karşımızda son çeyrek asrın en iddialı demokrasi ve kalkınma programlarının ahdi altyapısını kurmuÅŸ bir Türkiye Büyük Millet Meclisi var. Åžimdi karşımızda darbecilere direnerek milli iradenin üstünlüğünü hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak ÅŸekilde tescillemiÅŸ bir Meclis var. Åžimdi karşımızda her türlü tehdide raÄŸmen temsilcisi olduÄŸu milletin hakkını, hukukunu, menfaatlerini cansiparane ÅŸekilde koruyan bir Meclis var. Åžimdi karşımızda küresel eÄŸilimlerin aksine milletiyle baÄŸlarını en güçlü ÅŸekilde sürdüren bir Meclis var. Meclisimizin ve milletvekillerimizin zaman zaman maruz kaldıkları iftira derecesine varan saldırıların bir sebebi de iÅŸte bu tablodur.”
ErdoÄŸan, Türkiye’yi, ısrarla müstemleke muamelesine maruz bırakmak, siyasi ve ekonomik olarak peykleri konumunda görmek isteyenlerin, Meclis’in onurlu duruÅŸundan da rahatsız olduÄŸunu söyledi. ErdoÄŸan, “Ama biz, kimin ne dediÄŸine, kimin ne istediÄŸine deÄŸil, milletimizin neye ihtiyacı olduÄŸuna, ülkemizin hedeflerine bakarak, yasamasıyla yürütmesiyle, yargısıyla birlikte istikametimizi çiziyoruz. Yolumuza devam ediyoruz.” diye konuÅŸtu.
Cumhuriyet tarihinin en köklü reformlarına bu Meclis’in imza attığına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, bu süreçte gerçekleÅŸtirilen, istiklali ve istikbali aydınlatan en önemli reformlardan birinin de yönetim sisteminde yapılan deÄŸiÅŸiklik olduÄŸunu belirtti.
ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’yle, demokratik erklerin her birini kendi alanında en güçlü, en etkili, en verimli hale getirdiklerine inandığını dile getirerek, geçmiÅŸte demokratik denge içinde deÄŸil de yıkıcı rekabet görünümü veren yasama, yürütme ve yargının artık aynı ortak gaye doÄŸrultusunda birbirlerini destekleyen anlayışla çalıştığını vurguladı.

“Kendimizi yenilemeyi sürdüreceÄŸiz”
Gelecek dönemde dördüncü yılını geride bırakan yeni yönetim uygulamalarında elde edilen tecrübeler ışığında, sistemi eksiklerini tamamlayacak, güçlü yönlerini tahkim edecek bir anlayışla daha da geliştirmeyi planladıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Dünyanın ve bölgemizin her alanda büyük deÄŸiÅŸimler yaÅŸadığı bir süreçte ülkemizi bunun dışında tutamayız. Türkiye’nin ve Türk milletinin ihtiyaçlarına, beklentilerine, potansiyelini kullanma kabiliyetlerindeki ilerlemeye ve elde ettiÄŸimiz tecrübelere göre kendimizi yenilemeyi sürdüreceÄŸiz. Yunus Emre’nin ‘Her dem yeniden doÄŸarız, bizden kim usanası’ sözündeki irfanla iÅŸaret ettiÄŸi yolu takip ediyoruz. Mevlana Hazretleri’nin ‘Åžimdi yeni ÅŸeyler söylemek lazım’ mısrasındaki teÅŸvikle tavsiye ettiÄŸi istikameti izliyoruz. Bu yaklaşıma sadık kalmayı ve icap eden adımları atmayı tüm kalbimizle baÄŸlı olduÄŸumuz milletimize karşı sorumluluÄŸumuzun gereÄŸi olarak görüyoruz. Elbette bu tamamlayıcı reformları da CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi’nin banisi yüce Meclisimizle birlikte inÅŸa edecek ve hayata geçireceÄŸiz. İnÅŸallah önümüzdeki dönemde yasama ve yürütme olarak ortak gündemimizin başında bu husus yer alacaktır. İçimizde ukde kalan bir diÄŸer meselede ülkemizi yeni, sivil, demokratik yöntemlerle inÅŸa edilmiÅŸ, kapsayıcı sade ve vizyoner bir anayasaya kavuÅŸturmaktır.”

“Darbe dönemlerinin son izini de sileceÄŸine inanıyorum”
Yeni anayasa konusunda 2013 ve 2021 yıllarında yapılan samimi çaÄŸrıların, Türkiye’yi böyle bir kazanımla buluÅŸturmaya yetmediÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, ilk çalışmanın Meclis’teki ortak komisyonda tıkandığını, ikinci çaÄŸrılarına da somut hiçbir cevap alamadıklarını anlattı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yeni dönem Meclisimizin, Türkiye’yi hakkı olan yeni anayasayla buluÅŸturarak, darbe dönemlerinin son izini de sileceÄŸine inanıyorum. Bunu aynı zamanda gelecek nesillere bir borcumuz, önümüzdeki dönemde gençlerimize hediye edeceÄŸimiz en büyük kazanım olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
İnsanların temel hak ve özgürlüklerini en üst seviyeye çıkartan sessiz devrimleri hayata geçirdikleri gibi yeni anayasa çalışmasını da tamamlayacaklarını bildiren ErdoÄŸan, “Türkiye’yi vesayetin, darbelerin, baskıların, zulümlerin utancından, vatandaÅŸlarımızı, kökeni, inancı, mezhebi, meÅŸrebi, kılık kıyafet ve kültürü sebebiyle horlanmaktan beraber kurtardık. Yeni anayasayla bu kazanımların ahdi temelini de olması gereken hale getirmek istiyoruz.” dedi.

“Yeni bir güvenlik ve huzur iklimi oluÅŸturduk”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin son 20 yılına bakıldığında milletin gündemini uzunca bir süredir iÅŸgal eden sorun alanlarını birer birer geride bıraktıklarına dikkati çekerek, ÅŸunları kaydetti:
“Bunlardan biri; terör örgütlerinin kanlı saldırılarıyla yol açtığı huzur ve güven endiÅŸesiydi. Uzun yıllar boyunca ülkemiz gündeminin bir numaralı sorunu; hep terör meselesiydi. Yaptığımız operasyonlar, aldığımız tedbirler, izlediÄŸimiz çok yönlü diplomasiyle terör örgütlerini sınırlarımız içinde bitirirken, sınırlarımız dışında da adeta felç ederek yeni bir güvenlik ve huzur iklimi oluÅŸturduk. Bu gerçeÄŸi, elini vicdanına koyan hiç kimse inkar edemez. Teröristlerin giriÅŸtikleri tek tük eylem teÅŸebbüsleri, inÅŸallah bu hainlerin son çırpınışlarıdır. Güvenlik güçlerimizle, askerimizle ve istihbarat teÅŸkilatımızla, teröristlerin her an ensesindeyiz. Güvenlik kuvvetlerimizi, hem terörle mücadele hem de bölgesel ve küresel tehditlere karşı ülkemizi koruma görevini en üst düzeyde yürütebilmesini saÄŸlayacak imkan ve kabiliyetlerle güçlendirdik. Tehditleri kaynağında yok ederek, ülkemizin güvenliÄŸini, milletimizin huzurunu, sınırlarımız dışında baÅŸlatma stratejimizi ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ ifadesiyle uygulamaya devam ediyoruz.”

“Meclisimiz sayesinde geride bıraktık”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“GeçtiÄŸimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız asırlık eser ve hizmetler de milletimizin nesillerdir yaÅŸadığı geri kalmışlık, yokluk, yoksulluk sorunlarını da ortadan kaldırmıştır. Biraz sonra sizlerle paylaÅŸacağım eser ve hizmet özetlerimiz, bu gerçeÄŸi gören gözlere, duyan kulaklara, hakkı ikrar eden dillere, nasır baÄŸlamamış yüreklere bir kez daha hatırlatacaktır. EÄŸitimden saÄŸlığa, ulaşımdan enerjiye, sanayiden tarıma, spordan sosyal desteklere her alanı kapsayan eser ve hizmetlerimizin hayatına dokunmadığı, hayat kalitesini yükseltmediÄŸi tek bir insanımız dahi yoktur. Çok partili siyasi hayatımız boyunca defalarca yaÅŸadığımız darbeler dönemini de 15 Temmuz’da istiklaline sahip çıkan milletimiz ve milli iradenin özellikle itibarını yere düşürmeyen Meclisimiz sayesinde geride bıraktık. Bu vesileyle 15 Temmuz ÅŸehitlerimizi rahmetle yad ediyor, aynı gece Meclis’te destansı bir direniÅŸ sergileyen milletvekillerimize tekrar şükranlarımı sunuyorum.”
Türkiye’yi geliÅŸtirmek, büyütmek, güçlendirmek, milletin refahını artırmak, hayatını kolaylaÅŸtırmak için çalışıp çabalarken, küresel krizlerin ağır etkileriyle de mücadele ettiklerini dile getiren ErdoÄŸan, “Üstelik biz küresel krizlerle birlikte, hassaten ülkemize yönelik saldırıları da göğüslemek mecburiyetinde kaldık. Nitekim CumhurbaÅŸkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapıldığı 2018 Haziran ayından bugüne kadar dünyamız, İkinci Cihan Harbi sonrasındaki en ağır sınamalarını yaÅŸamıştır.” yorumunu yaptı.
Türkiye Ekonomi Modeli’ne iliÅŸkin yaklaşımlarını, dün İstanbul’da bir grup yabancı iktisatçıyla enine boyuna deÄŸerlendirme imkanı bulduklarını anlatan ErdoÄŸan, “Orada da ifade ettiÄŸim gibi, bizim uyguladığımız ekonomi politikası, kesinlikle ‘akıntıya kürek çekme’ gibi akıl dışı bir amaca dayanmıyor. Tam tersine biz, ekonomik araçlar üzerinden ülkemize diz çöktürmek gayesiyle bugüne kadar ne kadar iyi, doÄŸru, kazançlı olduÄŸu hep telkin edilmiÅŸ iktisat politikalarına da aykırı ÅŸekilde, maruz kaldığımız sinsi oyunları bozmak için kendi modelimizi geliÅŸtirdik. Daha önemlisi, bu modelin hem iktisat ilminde yeri vardır hem dünyada örnekleri mevcuttur hem de ülkemiz gerçekleriyle ve sahip olduÄŸumuz potansiyelle en üst düzeyde uyumludur. Dolayısıyla kendimize, neresinden bakarsanız bakın ülkemize eÅŸsiz kazançlar saÄŸlayacak bir yol seçtik.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“Kendi özgün ekonomi modelimizi inÅŸa ettik”
Ekonomi modelinde tercih değişikliğine durduk yere de gitmediklerini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
“Åžayet maç sürerken oyunun kurallarını bizim aleyhimize deÄŸiÅŸtirmeye çalışmasalardı, belki bir müddet daha buna ihtiyaç duymayabilirdik. Fakat ülkemiz açık bir ekonomik saldırıyla karşı karşıya kalınca sınırlarımızı korumak için ne yaptıysak, darbelere nasıl karşı çıktıysak buna da aynı tavrı sergiledik. Küresel geliÅŸmelerin önümüze çıkardığı fırsatları da deÄŸerlendirerek ‘olanda hayır vardır’ anlayışıyla yönümüzü geleceÄŸe çevirdik. Dünyanın ve ülkemizin tecrübelerinden en üst düzeyde istifadeyle kendi özgün ekonomi modelimizi inÅŸa ettik. Evvela maruz kaldığımız saldırıların önünü kesecek tedbirleri aldık, mekanizmaları oluÅŸturduk, kaynakları bulduk. Bununla birlikte kısa, orta ve uzun vadeli programlarımızı yeni ekonomi yaklaşımımıza uygun ÅŸekilde süratle güncelleyerek tutarlı bir yapı ortaya çıkardık. Her aÅŸamada bu modelin teorik çerçevesini de uygulamalarının sonuçlarını da hedeflerimizi de milletimizle paylaÅŸtık, paylaÅŸmayı sürdürüyoruz.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, kendi yollarını çizerken, dünyayı da ihmal etmediklerini belirterek salgın döneminde yaÅŸanan trajedileri ve onu takip eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın tetiklediÄŸi krizleri dikkatle izlediklerini kaydetti.

“Ekonomi modelimizin merkezinde insan vardır”
Her küresel gelişmenin bu özgün modelin doğruluğunu ve isabetini teyit ettiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye Ekonomi Modeli’nin baÅŸarısında ve kabul görmesinde geçtiÄŸimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız altyapı sayesinde sahip olduÄŸumuz üretim ve istihdam gücünün çok büyük katkısı vardır. Çünkü bizim ‘yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmek’ olarak özetlediÄŸimiz ekonomi modelimizin merkezinde insan vardır, insanımız vardır. Modeli, her bir vatandaşımızın iÅŸ ve aÅŸ sahibi olarak geleceÄŸine güvenle bakmasını saÄŸlamak, bunu da yatırımı, üretimi, ihracatı geliÅŸtirerek yapacak ÅŸekilde kurguladık.
Önceleri bu tercihimiz yüzünden bizi ÅŸiddetle eleÅŸtiren çevrelerin; enerji, emtia ve gıda krizi tehditlerinin ardından bizimle aynı noktaya gelmelerini ibretle takip ediyoruz. GeliÅŸmiÅŸ ülkelerin, zahirde beyan ettikleri politikaların ötesinde, örtülü olarak istihdamı koruma odaklı bir yaklaşıma yönelmelerinin sebebi de budur. Aksi takdirde ortaya çıkacak sosyal sorunların ve beraberinde getireceÄŸi siyasi istikrarsızlıkların altından kimse kalkamaz. Bizim farkımız, bu gerçeÄŸi herkesten önce görüp pozisyonumuzu erken almış olmaktır. Tabii bunları söylerken yaÅŸanan sıkıntıları, sorunları, dalgalanmaları asla görmezden gelmiyoruz.”
Erdoğan, ülkenin ve vatandaşların, döviz kurundaki dengesiz yükselişten ve enflasyondaki fahiş artıştan kaynaklı refah kayıplarını, endişelerini, beklentilerini gayet iyi bildiklerini aktararak bunların önüne geçecek tedbirleri ilk günden itibaren almaya başladıklarına işaret etti.
Aralık ayında döviz kurunda dengesiz yükseliş yaşanmaya başladığında, aralarında kur korumalı mevduatın da olduğu bir dizi tedbirle paniğin önünü kestiklerini anlatan Erdoğan, enflasyondaki artışın insanların refah seviyelerinde yol açtığı kaybı önlemek için asgari ücreti, memur maaşlarını, emekli maaşlarını, sosyal yardım rakamlarını yıl başında ciddi oranlarda artırdıklarını söyledi.
“Hiçbir vatandaşımızın enflasyonun altında ezilmesine izin vermeyeceÄŸiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuz ayındaki ilave düzenlemelerle, bu artışları daha da ileriye taşıdıklarını vurgulayarak şöyle devam etti:
“İnÅŸallah önümüzdeki yılbaşında, tüm ücretlilerin durumlarını, kayıplarını telafi edecek ÅŸekilde tekrar gözden geçireceÄŸiz. Hep söylediÄŸimiz gibi, hiçbir vatandaşımızın enflasyonun altında ezilmesine izin vermeyeceÄŸiz. GeliÅŸmiÅŸ ülkeler baÅŸta olmak üzere tüm devletlerin en büyük sorunu olan enflasyonun yol açtığı kayıpları telafi konusunda da inÅŸallah dünyaya örnek olacağız. Önündeki tüm engelleri birer birer kaldırarak, Türkiye’nin, küresel siyasi, ekonomik, askeri güç mücadelelerinin ortasında bir istikrar adası olarak hedeflerine doÄŸru ilerlemesini saÄŸlamakta kararlıyız. Küresel dalgalanmalar ülkeleri, alışageldiklerimizden farklı yöntem ve üsluplarla yürütülen yeni tür savaÅŸların eÅŸiÄŸine getirmiÅŸken, biz kendimizi bu kırılgan süreçten de ayrıştıracağız. Son dönemde karşımıza çıkan kimi bölgesel krizlere de bu anlayışla yaklaşıyor, kuklaların deÄŸil onların iplerini ellerinde tutanların oyunlarını bozacak stratejilerle hareket ediyoruz.”
Eğitime ayrılan bütçe
Türkiye’nin eski günlerini unutanların ülkenin bu eserlere, bu hizmetlere, bu imkanlara hep sahip olduÄŸunu sandıklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Eskiler, ‘Hafıza-i beÅŸer nisyan ile maluldür.’ derler. Halbuki şöyle özetin özeti mahiyetinde bir karşılaÅŸtırmayla ifade etmek bile, Türkiye’nin 20 yılda nereden nereye geldiÄŸini göstermeye yeterlidir. Bu tablo, gençlerimizin de ülkemizin 20 yılda yaÅŸadığı asırlık deÄŸiÅŸimi görebilmelerine imkan saÄŸlayacaktır. Milletimizin teveccühüyle ülkeyi yönetme sorumluluÄŸunu devraldığımız 2002 yılında vatandaÅŸlarımıza bir söz verdik. Dedik ki ‘Türkiye’yi eÄŸitim, saÄŸlık, güvenlik ve adalet üzerinde yükselteceÄŸiz.’ Bununla yetinmedik; ulaÅŸtırmayı, enerjiyi, sanayiyi, tarımı, sporu, sosyal yardımları ve daha pek çok baÅŸlığı da ekleyerek ülkemizi 20 yılda asırlık eser ve hizmetlere kavuÅŸturduk.” diye konuÅŸtu.
Türkiye’ye yapıkları hizmetleri anlatan ErdoÄŸan, eÄŸitime ayrılan yıllık bütçeyi, yükseköğretim dahil 10,3 milyar liradan, haziran ayındaki ilaveyle birlikte 304 milyar liranın üzerine çıkardıklarını, derslik sayılarını 343 binden 612 bine yükseltirken, 750 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını kaydetti.
Erdoğan, hükümetleri döneminde ilk ve orta öğretim öğrencilerine toplam 3,5 milyar adet ücretsiz ders kitabı dağıttıklarını, bunun yanında yardımcı ders kitaplarını da öğrencilere verdiklerini anlattı.
Bir dönem darbe zihniyetinin kasıtlı olarak yerle yeksan ettiği mesleki eğitimi yeniden ayağa kaldırdıklarına dikkati çeken Erdoğan, bu okulların itibarını ve işlevini iade ettiklerini, eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladıklarını ifade etti.
Maarif Vakfı vasıtasıyla 49 ülkede 407 okul, bir yükseköğretim kurumu, 21 eğitim merkezi ve 42 yurt ile eğitim-öğretim faaliyetlerini yürüttüklerine işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:
“Yükseköğretimde 76 olan üniversite sayımızı 208’e, 70 bin olan akademik personel sayımızı 184 bine çıkardık. SaÄŸlıkta hastane yatak sayımızı 164 binden 263 binin üzerine yükselttik. ÇarÅŸamba günü açılışını yaptığımız Etlik Åžehir Hastanesi ile birlikte son 5 yılda toplamda 29 bin yataklı 20 ÅŸehir hastanemizi hizmete sunduk. İnÅŸası ve projesi devam edenlerle birlikte sayısı 35’e, yatak kapasitesi 47 bine çıkacak ÅŸehir hastanelerimizle ülkemizi saÄŸlıkta eÅŸsiz bir yere taşımış olacağız. Gençlik ve sporda; gençlik merkezi sayımızı 9’dan 417’ye, spor tesisi sayımızı bin 575’den 4 bin 138’e, yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi ise 182 binden 850 bine çıkardık. Åžu anda Kredi Yurtlar Kurumunda kapasitemiz çok müsait. Müracaatlara cevap verme noktasında en ufak bir sıkıntımız yok. Yükseköğrenim burs ve kredi tutarı çok önemli. Göreve geldiÄŸimizde lisans öğrencileri için bu ücret aylık 45 liraydı. 45 liradan 850 liraya, yüksek lisans öğrencileri için 90 liradan 1700 liraya, doktora öğrencileri için 135 liradan 2 bin 550 liraya yükselttik.”
Aile ve sosyal hizmetlerde son 20 yılda ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 540 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını, göreve geldiklerinde 5 bin 777 olan engelli memur sayısının bugün 66 bini bulduğunu belirten Erdoğan, Yaşlılara Destek Programıyla, 65 yaş üstü vatandaşlara evde bakım, evde destek ve gündüzlü bakım hizmetleri verildiğini kaydetti.
Erdoğan, kadınları siyasetten ekonomiye, hayatın her alanında hak ettikleri seviyeye çıkarma, şiddet başta olmak üzere her türlü tehditten koruma yönünde tarihi reformlar yaptıklarını vurgulayarak, aile kurumunu ifsada dönük kasıtlı saldırıların farkında olduklarını ifade etti.
Bu sinsi faaliyetlere karşı, maddi ve manevi tüm boyutlarıyla aile yapısını korumakta kararlı olduklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Aile fıtratını güçlendirmeye yönelik attığımız adımları, önümüzdeki dönemde yeni unsurlarla destekleyeceÄŸiz. Çalışma ve sosyal güvenlikte; 2002 yılında 184 lira olan net asgari ücret, bugün 5 bin 500 liraya ulaÅŸtı. Aktif sigortalı sayımız 12 milyondan 25,3 milyona yükselirken, toplam istihdam da 31 milyon sınırına dayandı. Adalette; iktidara geldiÄŸimizde 9 bin 349 olan hakim-savcı sayımızı, bu yıl itibarıyla 22 bin 756’ya yükselttik. Mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 91, idari yargıda yüzde 42 artırarak teÅŸkilatımızı güçlendirdik. Son 20 yılda toplam 277 adalet hizmet binası inÅŸa ettik.
İçiÅŸlerinde, yerel yönetim mevzuatlarında yaptığımız düzenlemelerle mahalli idare sistemimizi birçok alanda güçlendirdik. Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız ve Sahil Güvenlik Komutanlığımız, toplam 538 bin personeliyle, ülkemizin ve milletimizin güvenliÄŸi için gece gündüz çalışıyor. Ülkemizin en küçük idari birimi olan muhtarlıklarımızı güçlendirdik, muhtarlarımızı sosyal güvenlik pirimi ödemelerinden maaÅŸlarına kadar her alanda destekledik. Küresel bir sorun olan düzensiz göçle mücadele için 18 bin kiÅŸi kapasiteli 30 geri gönderme merkezi kurduk. Suriye’de sınır ötesi harekatlarımızın baÅŸladığı günden bugüne, oluÅŸturduÄŸumuz güvenli bölgelere, yaklaşık 526 bin gönüllü geri dönüş oldu. Milli savunmada, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Pençe, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı Harekatları ve Pençe-Kilit Operasyon’uyla, güney sınırımızda oluÅŸturulmaya çalışılan terör koridorunu yok ettik, ediyoruz.”
UlaÅŸtırmada 6 bin 100 kilometre olarak devraldıkları bölünmüş yol mesafesini 28 bin 722 kilometreye, 1714 kilometreden devraldıkları otoyol uzunluÄŸunu da 3 bin 633 kilometreye çıkardıklarını anlatan ErdoÄŸan, kara yolu tünel sayısının 83’ten 469’a, kara yolu tünel uzunluÄŸunun 50 kilometreden 663 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluÄŸunun 311 kilometreden 730 kilometreye ulaÅŸtığını söyledi.
“Nice eserimiz ülkemizin dört yanında milletimize hizmet veriyor”
Son 20 yılda kazandırılan eserlerden bazılarını sayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Köprüler arasında, Osman Gazi, Yavuz Sultan Selim, Adıyaman Nissibi, Elazığ Ağın, Tohma, Hasankeyf-2, 1915 Çanakkale var. Tüneller arasında, Bolu Dağı, biliyorsunuz orayı da patates deposu yapalım diyenler de vardı… Bolu Dağı, Avrasya, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, İzmir Konak, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli, Ovit, Kızılcahamam-ÇerkeÅŸ, Salarha, Pirinkayalar var. Otoyollar arasında, İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-AliaÄŸa-Çandarlı, Ankara-NiÄŸde, Kınalı-TekirdaÄŸ Çanakkale-SavaÅŸtepe var. Daha burada saymakla bitiremeyeceÄŸimiz nice eserimiz ülkemizin dört yanında milletimize hizmet veriyor.
Toplam 1460 kilometre uzunluÄŸunda hızlı tren güzergahı, 2 bin 102 kilometre uzunluÄŸunda yeni demir yolu ağı, 8 bin 547 kilometre uzunluÄŸunda elektrikli ve sinyalli demir yolu hattı inÅŸa ettik. UzunluÄŸu 11 bin 590 kilometreyi bulan mevcut demir yollarımızı tamamen yeniledik. Hava yollarında, 26’dan devraldığımız havalimanı sayımızı 31 ilaveyle 57’ye çıkardık. Artık benim vatandaşım evine gideceÄŸi zaman saatlerce deÄŸil, havalimanından veya havaalanında indiÄŸi zaman yarım saatte evine ulaÅŸma ÅŸansını ülkemizin 81 vilayetinde yakaladı. Denizcilikte; tersane sayımız 37’den 84’e, yat baÄŸlama kapasitemiz 8 bin 500’den 18 bin 667’ye yükseldi.”
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde 2002 yılında sadece 3 bin olan geniş bant abone sayısının bugün 88,8 milyona, e-devlet kullanıcı sayısının ise 60,6 milyona ulaştığını bildiren Erdoğan, çevre, şehircilik ve iklim değişikliğinde; TOKİ eliyle 81 ilin tamamına yayılan toplam 1 milyon 170 bin konut üretildiğini, 3 milyon konutun dönüşümünün tamamladığını belirtti.
ErdoÄŸan, deprem ülkesi olan Türkiye’de 12 milyon vatandaşın yeni ve güvenli konutlara kavuÅŸturulduÄŸunu ifade ederek, halihazırda 350 bin konutun dönüşümünün sürdüğünü kaydetti.
GeçtiÄŸimiz haftalarda 500 bin sosyal konut, 250 bin konut amaçlı arsa, 50 bin iÅŸyeri kampanyasının müjdesini paylaÅŸtıklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Bu kampanyanın ilk etabı olan 250 bin sosyal konutun, 100 bin konut arsasının ve 10 bin iÅŸyerinin inÅŸasına hemen baÅŸlıyoruz. Konut amaçlı arsa üretimini 1 milyona çıkartacak bir hazırlığın da içindeyiz. Bu konuda Çevre, Åžehircilik ve İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Bakanı’mız ekipleriyle ülke genelinde parselasyon çalışmalarını vesaire yapıyor, buna göre de ülkemizin dört bir yanında bu imkanı saÄŸlayacağız.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, “81 ÅŸehirde 81 milyon metrekare millet bahçesi” kazandırma hedefi çerçevesinde, bugün tüm Türkiye’de 455 millet bahçesinin yapılıyor olduÄŸunu, bunlardan 137’sinin hizmete sunulduÄŸunu, 2023’te tamamının bitirileceÄŸini söyledi.
Çiftçilere 20 yılda toplam 183 milyar lira tutarında tarımsal destek verildiÄŸini, cari rakamlarla bunun 465 milyar liraya tekabül ettiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “Tarımsal gayrisafi yurtiçi hasılamızı 37 milyar liradan, geçtiÄŸimiz yıl itibarıyla 407 milyar lira seviyesine yükselttik. Barajlarımızı 276’dan 930’a, hidroelektrik santrali sayımızı 97’den 730’a, içme suyu tesisi sayımızı 84’ten 370’e, sulama tesisi sayımızı 1764’ten 3 bin 325’e çıkardık.” dedi.
Yıllık ortalama yüzde 5,5 büyüme
Makroekonomide, milli geliri 238 milyar dolardan, 1 trilyon dolar sınırına kadar getirdiklerine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, satın alma gücü paritesine göre Türkiye’nin 2021 yılında dünyanın en büyük 11. ekonomisi, Avrupa’nın ise 4. büyük ekonomisi haline geldiÄŸini belirtti.
Türk ekonomisinin, 2002-2021 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,5 büyüme kaydettiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“GeçtiÄŸimiz yıl büyüme oranımız yüzde 11 ve bu yılın ilk yarısında yüzde 7,5 seviyesinde gerçekleÅŸti. Kovid-19 salgınının dünya ekonomilerini derinden sarstığı bir ortamda Türkiye G20 içinde en hızlı büyüyen ülkelerin başında yer aldı. Ticarette yıllık 36 milyar dolar olan ihracatımızı 250 milyar doların üzerine çıkardık. Dış ticaret hacmimiz, geçtiÄŸimiz yıl 500 milyar dolar sınırına dayandı. Sanayi ve teknolojide; 142 yeni organize sanayi bölgesi, 25 endüstri bölgesi, 87 teknopark kurulmasını saÄŸladık.
Milli Uzay Programı’mızı oluÅŸturduk ve 2023 yılında bir Türk vatandaşının uluslararası uzay istasyonuna gönderilmesi sürecine start verdik. Yerli elektrikli otomobilimiz TOGG’un Gemlik’teki fabrikasını 29 Ekim’de açıyor, seri üretimi baÅŸlatıyoruz. Milli Teknoloji Hamlemizi, gençlerimizin enerjisini ve birikimini en üst düzeyde ülkemizin hizmetine sunacak bir anlayışla hayata geçiriyoruz. Savunma sanayinde; ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde küresel taleplere de cevap verecek güçlü bir altyapı kurduk. İnsanlı-insansız hava araçlarından kara ve deniz araçlarına, donanımdan yazılıma her alanda, kendi savunma sanayi ürünlerini tasarlayabilen, üretebilen, ihraç eden dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdik. Enerjide; toplam kurulu gücümüzü 31 bin 846 megavattan 101 bin 518 megavata yükselttik. Karadeniz’de toplam 540 milyar metreküp doÄŸal gaz rezervi keÅŸfettik, ilk nükleer santralimizi önümüzdeki yıldan itibaren devreye alacak ÅŸekilde inÅŸa etmeye baÅŸladık. Yerli ve yenilenebilir enerji üretimine yaptığımız yatırımlarla, ülkemizin dışa bağımlılığını merhale merhale azaltıyoruz.”
Dünya mirası listesindeki varlık ve alan sayısının 9’dan 19’a, yurt dışından getirilen eser sayısının 2 bin 525’ten 9 bin 34’e, Türk kazıları sayısının 57’den 149’a ulaÅŸtırıldığını anlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Turizmde; salgının sebep olduÄŸu zararları hızla telafi etmekle kalmıyor, çok daha büyük hedeflere yöneliyoruz. Bu yıl sonunda 40 milyar dolarlık bir turizm geliri elde etmeye doÄŸru gidiyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz vasıtasıyla restore edilen eser sayımızı 46’dan 5 bin 781’e yükselttik. Diyanet İşleri, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları, AFAD, TRT ve Anadolu Ajansı gibi kurumlarımız vasıtasıyla gönül köprüsü kurduÄŸumuz dostlarımızla iliÅŸkilerimizi her geçen gün güçlendiriyoruz.
CumhurbaÅŸkanlığına baÄŸlı baÅŸkanlıklar, ofisler, kurullar ve diÄŸer birimlerimiz de kendi sorumluluk alanlarında ülkemize çok önemli katkılar saÄŸlıyor. Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetler saymakla bitmiyor. İnÅŸallah bu eser ve hizmet çıtasını, önümüzdeki dönemde daha da yükseÄŸe çıkartacağız.”
Dünyanın, aynı zamanda sosyal barışı, insanların bir arada yaÅŸama iradesini ve demokratik kazanımları tehdit eden büyük bir girdaba doÄŸru sürüklendiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, üç kıtanın kavÅŸak noktasında yer alan Türkiye’nin, yaÅŸanan tüm geliÅŸmelerden en fazla etkilenen ülke konumunda olduÄŸunu belirtti.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin içine kapanma, kendini dış dünyadan izole etme, bölgesindeki hadiseleri tribünden seyretme lüksü olmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın 34 farklı ülkesine yayılan 78 ÅŸehitliÄŸimiz, dış politikamızın tabii sınırlarını da çiziyor. Hiç kimse Türkiye’nin ufkunu 780 bin kilometrekareye hapsedemez. Bize uzunca bir vakittir unutturulmaya çalışılsa bile bölgemizde cereyan eden her olay, bu hakikati hepimize tekrar hatırlatıyor. Türkiye olarak iÅŸte bu gerçekler ışığında, vatandaÅŸlarımızla birlikle dost ve kardeÅŸlerimize karşı sorumluluklarımızı da yerine getirmenin çabasındayız.
Küresel ve bölgesel sorunların çözümünde inisiyatif alan, yapıcı ve aktif bir siyaset uyguluyoruz. Gerilim peÅŸinde koÅŸmadığımız gibi kimden gelirse gelsin baskılara da boyun eÄŸmiyor, milletimizin izzetine asla halel getirmiyoruz. Onurlu, sabırlı, kararlı ve basiretli bir tavırla Türkiye’nin hak ve hukukunu her alanda güçlü bir ÅŸekilde savunuyoruz.”
“Tercihimizi barıştan, adaletli hakemlikten yana kullandık”
Türkiye’nin, uluslararası planda fikirlerine baÅŸvurulan, önerileri dikkate alınan, arabulucu ve kolaylaÅŸtırıcı olarak sorunlara çözüm üreten diplomatik güç haline geldiÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, “255 dış temsilciliÄŸimizle dünyanın en büyük 5 diplomasi ağından birine sahibiz. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki; Türk diplomasisi son asırların en baÅŸarılı dönemini yaşıyor.” dedi.
Ukrayna krizindeki tutumlarının, Türkiye’nin barışı, istikrarı, insanı ve insan hayatını merkeze alan dış politikasının en son örneÄŸi olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Bu kriz ilk baÅŸladığında kimi çevrelerin yoÄŸun baskılarına maruz kaldık. Bazı dış güçler ve onların içimizdeki sözcüleri, ağızlarını her açtıklarında bizi treni kaçırmakla, yalnız kalmakla, hata yapmakla suçladılar. Türkiye’ye ve Türk ekonomisine çok ağır bedeller ödetecek fevri kararlar almamız için bize etmediklerini bırakmadılar ama biz politikalarımızı bunların dediklerine göre deÄŸil, ülkemizin çıkarlarını merkeze alarak belirledik. İki komÅŸumuz arasındaki bu savaÅŸta tercihimizi barıştan, diyalogdan, adaletli hakemlikten yana kullandık. Her iki ülkeyle var olan yakın iliÅŸkilerimizi gözeterek ateÅŸi harlamak, fitneyi körüklemek yerine, savaşı sonlandırmak için çabalamayı tercih ettik. Bu anlayışla süreçte kolaylaÅŸtırıcı rol üstlendik, Rusya ile Ukrayna dışiÅŸleri bakanlarını Antalya’da buluÅŸturduk, müzakere heyetlerine İstanbul’da ev sahipliÄŸi yaptık.”
BirleÅŸmiÅŸ Milletlerle birlikte Ukrayna tahılının dünya pazarlarına sevk edilmesine yönelik “tahıl koridoru” mutabakatını hayata geçirdiklerini hatırlatan ErdoÄŸan, “Ülkemizin yoÄŸun gayretleri neticesinde varılan bu mutabakat, küresel krizler karşısındaki etkisizliÄŸi sebebiyle prestiji sarsılan BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin son yıllarda kaydettiÄŸi en büyük baÅŸarılardan biri. 5 milyon tonun üzerinde tahılı, bu koridordan dünyaya sevk ettiÄŸimiz bütün kayıtlarda mevcut.” dedi.
“Esir mübadelesi Türk diplomasisini çok farklı bir lige yükseltti”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna arasında gerçekleştirilen esir mübadelesinin de Türk diplomasisini çok farklı bir lige yükselttiğini vurguladı.
BirleÅŸmiÅŸ Milletler 77. Genel Kurulu dolayısıyla yaptığı temaslarda Türk dış politikasının ulaÅŸtığı seviyeyi görmekten duyduÄŸu memnuniyeti dile getiren ErdoÄŸan, “Bütün cumhurbaÅŸkanları, baÅŸbakanlar, öncelikle bu esir mübadelesinde üstlendiÄŸimiz rol dolayısıyla bizlere teÅŸekkür ettiler, her türlü takdirin üstünde olduÄŸunu söylediler.” diye konuÅŸtu.
Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna krizi, göç meselesi, insani yardımlar, terörle mücadele ve barışı koruma yolunda attığı adımların, tüm dünya tarafından takdirle karşılandığına bizzat ÅŸahitlik ettiklerini belirten ErdoÄŸan, “BirleÅŸmiÅŸ Milletler kürsüsünden yıllardır dile getirdiÄŸimiz ‘Dünya beÅŸten büyüktür’ tespitimiz, Güvenlik Konseyi içinde bile artık makes buluyor. Åžimdi daimi üyeler de geçici üyeler de dünyanın beÅŸten büyük olduÄŸunu kabule, hatta son dönemde bazı liderler açık açık bunun reforme edilmesi gerektiÄŸini söylemeye baÅŸladılar. Havasını soluduÄŸu, ekmeÄŸini yediÄŸi ülkeden habersiz olanlar görmese de yurt dışında yaÅŸayan herkes küresel bir güç haline gelen Türkiye gerçeÄŸini gayet iyi biliyor.” ifadelerini kullandı.
ErdoÄŸan, açılışını 2021’de yaptıkları Türkevi binasının, Türkiye’nin New York’taki sembolü olduÄŸunu anımsatarak, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin karşısında abide bir eser olarak yükselen Türkevi’nin, bu yıl diplomasinin kalbinin attığı yerlerden biri haline geldiÄŸini vurguladı. ErdoÄŸan, “Milletimize ve ülkemize böyle bir eseri kazandırmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yine bu temaslarımızda, daha düne kadar bize olmadık ithamlarda bulunanların, savunma sanayi baÅŸta olmak üzere pek çok alanda ülkemizle iÅŸ birliÄŸini geliÅŸtirmenin yollarını aradıklarını gördük.” deÄŸerlendirmesini yaptı.
ErdoÄŸan, New York öncesi Özbekistan’ın Semerkant ÅŸehrinde yapılan ve diyalog ortağı olarak katıldıkları Åžanghay Zirvesi’nin, ikili ve çok taraflı temaslarıyla Türkiye’nin geniÅŸleyen dış politika vizyonunun bir örneÄŸi olduÄŸunu anlattı.
Rusya’dan Çin’e, Kazakistan’dan Pakistan’a, Hindistan’dan İran’a pek çok bölge ülkesinin katıldığı bu zirvede, Türkiye’nin Batı’yla birlikte DoÄŸu’da da önemli bir iÅŸ birliÄŸi ortağı olarak görüldüğünü gözlemlediklerini anlatan ErdoÄŸan, “DiÄŸer yandan, terörizmle mücadeledeki kararlılığımızı, NATO’nun en son geniÅŸleme sürecinde açıkça gösterdik. Madrid’de kabul edilen NATO’nun Yeni Strateji Belgesi’nde terörizmin, ittifaka yönelik ana tehditlerden baÅŸlıcası olarak tanımlanmasını saÄŸladık. Madrid Zirvesi öncesinde imzaladığımız Üçlü Muhtıra ile de terörle mücadeledeki beklentilerimizi kayda geçirdik.” dedi.

Terörle mücadelede kararlılık mesajı
İsveç ve Finlandiya’nın, verdikleri taahhütleri yerine getirip getirmediÄŸini titizlikle takip ettiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Elbette nihai kararı milletimiz adına Gazi Meclisimiz verecek. Biz ülkemize verilen sözler tutulana kadar, bu konudaki ilkeli ve kararlı tutumumuzu koruyacağız. Yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele eden, on binlerce vatandaşını teröre kurban vermiÅŸ bir ülke olarak, bu konuda kimseye taviz verecek durumumuz yok.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Suriye’de ve Irak’ın kuzeyinde gerçekleÅŸtirilen harekatlarla, bölücü hainleri kıpırdayamaz hale getirdiklerini ifade eden ErdoÄŸan, “Yurt dışına kaçan FETÖ’cü alçakların ülkemize iadesi ve hukuk önünde hesap vermesi için de tüm kurumlarımızla dört bir koldan çalışıyoruz. Terör belasını milletimizin gündeminden tamamen çıkarana kadar mücadelemizi tavizsiz bir ÅŸekilde sürdüreceÄŸiz.” mesajını verdi.
Balkanlar’da barış ve istikrarın tesis edilmesi, huzur ikliminin saÄŸlanması için çaba harcadıklarını, bu çerçevede eylül başında Bosna Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan’a önemli bir ziyarette bulunduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, Balkanlar’da huzurun ve istikrarın kökleÅŸmesinin, gelecek dönemde de Türkiye’nin dış politika önceliklerinin başında yer almayı sürdüreceÄŸine iÅŸaret etti.
Orta DoÄŸu’da, Türkiye’nin yakın çevresinde normalleÅŸme ikliminin zemin kazanmaya baÅŸladığına deÄŸinen ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“BirleÅŸik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve İsrail ile iliÅŸkilerimiz karşılıklı çıkar temelinde geliÅŸiyor, Mısır ile de benzer bir süreç iÅŸliyor. Filistin davasına verdiÄŸimiz önemi ve Filistinli kardeÅŸlerimizin de her daim yanlarında olduÄŸumuzu burada tekrar ifade etmek istiyorum. Güney Kafkasya’da can Azerbaycan’ın Vatan Muharebesi zaferinden sonra bölgede kalıcı barış için bir umut ışığı doÄŸdu. Can Azerbaycan’a olan desteÄŸimiz, ÅžuÅŸa Beyannamesi ile vücut bulduÄŸu üzere çok kıymetli ve baki. Ortaya çıkan yeni durumun bölgede kalıcı barış ve huzurun tesisine vesile olması için üzerimize düşeni yapıyoruz. Atadığımız Özel Temsilciler vasıtasıyla Ermenistan ile iliÅŸkilerimizi yeni bir seviyeye taşıma iradesini ortaya koyduk. Ermenistan, kendisine sunulan barış fırsatını iyi deÄŸerlendirmeli. Belki de Prag zirvesinde PaÅŸinyan ile de bir görüşme talebi var, bir görüşme olacak.”
Yunanistan’a kışkırtmalardan uzak durma tavsiyesi
ErdoÄŸan, Kıbrıs’ta, izolasyon ve ambargolara son verilmesi, Kıbrıs Türkleri’nin hak ettikleri uluslararası tanınma ve meÅŸruiyete yönelik tüm sözlerin tutulması gerektiÄŸini belirtti.
ABD’nin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını kabul etmediklerini bildiren ErdoÄŸan, “Ege’deki gayriaskeri statüdeki adaları silahlandıran Yunanistan’ın, bu hususta adeta teÅŸvik edilmesi de akılla, izanla, müttefiklikle baÄŸdaÅŸmaz. Bölgede tahrik ve gerilim siyaseti gütmek, hiç kimsenin hayrına deÄŸildir, olmayacaktır. Biz, 100 yıl sonra Yunanistan’ı kimlerin yeniden üzerimize saldığını çok iyi biliyor, bu ÅŸekilde oynanmaya çalışılan oyunun farkında olduÄŸumuzu her fırsatta söylüyoruz. Yunanistan yönetimine, kendini ve halkını felakete sürükleyecek kışkırtmalardan uzak durmasını tavsiye ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye kendi eksenini tahkim ediyor”
“Yeniden Asya” giriÅŸimine büyük önem verdiklerini dile getiren ErdoÄŸan, Afrika ve Latin Amerika’da da ekonomi ve ticaret baÅŸta olmak üzere ikili ve çok taraflı platformlarla iÅŸ birliÄŸi ve diyalogu güçlendirdiklerini anlattı.
ErdoÄŸan, aralık ayında İstanbul’da düzenlenen Üçüncü Türkiye-Afrika Zirvesi ile tüm Afrikalılarla bir kez daha kucaklaÅŸtıklarını hatırlatarak, böylece Türkiye’nin Afrika kıtasına yönelik ilgisinin uzun vadeli ve kalıcı olduÄŸunu açıkça gösterdiklerini söyledi.
Türk dünyasıyla olan iÅŸ birliÄŸini de her alanda ilerletmenin gayretinde olduklarını belirten ErdoÄŸan, “Son zirve toplantısını Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda yaptığımız Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın küresel ölçekte hak ettiÄŸi yeri alması için mücadelemizi sürdüreceÄŸiz. Åžu hususun altını da özellikle çizmek istiyorum; dış politikadaki açılımlarımızı bazı çevreler eksen kayması olarak göstermeye çalışıyordu. Halbuki Türkiye, eksen kayması deÄŸil, dünyadaki çok farklı diplomatik iliÅŸkilerini, milli menfaatlerimiz çerçevesinde aynı anda yürütmeyi baÅŸararak, kendi eksenini tahkim ediyor.” deÄŸerlendirmelerinde bulundu.
Gelecek yıl yapılacak genel seçimlere iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Önümüzdeki yıl hep birlikte coÅŸkuyla kutlayacağımız Cumhuriyetimizin kuruluÅŸunun 100’üncü yılına atıfla 2023’te milletimizin huzuruna yeni bir sözle çıkıyoruz. Bu söz, ülkemize bugüne kadar kazandırdığımız eser ve hizmetlerin üzerine ‘Türkiye Yüzyılı’ inÅŸa etme sözü.” dedi. ErdoÄŸan, bu sözleri, AK Parti milletvekillerince bir süre ayakta alkışlandı.
Cumhuriyet’in ikinci yüzyılını, milletin asırlık hayallerini hayata geçirme dönemi haline dönüştürmekte kararlı olduklarını dile getiren ErdoÄŸan, “İnÅŸallah bunu yasaması ve yürütmesiyle hep birlikte gerçekleÅŸtireceÄŸiz. Türkiye Yüzyılı’nın ilk seçiminin, ülkemizin bu vizyonu, milletimizin bu özlemi doÄŸrultusunda en hayırlı ÅŸekilde sonuçlanacağına inanıyorum.” diye konuÅŸtu.
Erdoğan, yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: AA
