Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yusufeli Barajı’nın üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun enerji ihtiyacını karşılayacak düzeyde

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yusufeli Barajı'nın üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun enerji ihtiyacını karşılayacak düzeyde

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yusufeli Barajı'nın üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun enerji ihtiyacını karşılayacak düzeyde

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Su depolama kapasitesi 2,3 milyar metreküp olan Yusufeli Barajı’nın enerji üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun veya 750 bin Togg otomobilinin enerji ihtiyacını tek başına karşılayacak düzeydedir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yusufeli Yeni Yerleşim Yeri’nde “Yusufeli Barajı ve HES, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri ile Yeni Yerleşim Bölgesi Açılış Töreni”ne katıldı.

Buradaki konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, bugün Cumhuriyet tarihinin en gurur verici eserlerinden Yusufeli Barajı’nın yanı sıra, bu eserin mütemmim cüzleri olan bağlantı yolları ve tünelleri ile yeni yerleşim bölgesinin açılış töreni vesilesiyle Yusufeli’nde olduklarını belirtti.

Barajın, yolların, tünellerin ve yerleşim yerinin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, “Yusufelili kardeşlerimiz, bu eserin ülkemize kazandırılması için doğdukları, büyüdükleri evlerini, iş yerlerini, geçmişlerini geride bıraktılar. Her ne kadar kendilerine daha modern evler, iş yerleri, yepyeni bir ilçe inşa etmiş olsak da bunların hiçbirinin, Yusufelili kardeşlerimizin yaptıkları fedakarlığın karşılığı olmayacağını biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Her bir Yusufeliliye, Türkiye’nin ve Türk milletinin geleceği için sergiledikleri takdire şayan fedakarlık için şükranlarını sunan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yeni Yusufeli, 2 bin 698 konut, 507 köy evi, 296 iş yeri, 37 dükkanlı bir sanayi sitesi, 25 yataklı hastane, ana sınıfından lisesine kadar 9 okul, yurt, spor salonu, 7 köy, ayrıca tüm kamu ve hizmet binaları ile sıfırdan kuruldu. Her türlü altyapısı ve üstyapısıyla oldukça ferah bir şekilde tasarlanan yeni Yusufeli, eskisinden iki katı büyüklükte bir alana sahiptir. İlçenin ulaşım ihtiyacı için bünyesindeki 39 tüneli ve 21 köprüsüyle 110 kilometre yeni yol yapılmıştır. Bundan 20 yıl önce Türkiye’nin toplam tünel uzunluğu 50 kilometre iken biz sadece Yusufeli’nde köy yollarındakilerle birlikte 62 kilometre tünel inşa ettik.”

“Trafik güvenliğini artıracak”

Yusufeli için yaptıkları yollarla, Kafkaslar ve Karadeniz Bölgesi’nin kuzey-güney aksındaki trafiğin güvenliğini ve konforunu da artırdıklarını dile getiren Erdoğan, dikilen 20 bin ağacı, 75 binin üzerinde fidanı ve serilen 40 bin metrekareyi geçen çimleriyle yemyeşil bir Yusufeli’nin ortaya çıktığını söyledi.

Baraj gölü içinde kalan 800 bin metreküp verimli toprağın da yeni yerleşim yerine taşınarak, ilçenin hiçbir imkanının heba edilmediğini belirten Erdoğan, “Elbette böylesine devasa bir projede bazı eksikler olabilir. Bunların da süratle giderileceğinden şüpheniz bulunmasın.” dedi.

“Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 100 katlı bir gökdelene denk olan 275 metre yüksekliğiyle ülkemizde ilk, dünyada da kendi sınıfında 5. sırada yer almaktadır.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kurulu gücü 558 megavat olan bu barajda üretilecek yıllık 1 milyar 900 milyon kilovatsaat enerji, ekonomimize senelik 5 milyar liralık katma değer temin edecektir. Allah göstermesin bir enerji sıkıntısı olsa, sadece burası 1,5 yıl enerjiyi temin eder. Bu baraj aynı zamanda Çoruh Nehri’nin devamındaki Artvin, Deriner, Borçka ve Muratlı barajlarının en yüksek verimle çalışmasını sağlayacaktır. Su depolama kapasitesi 2,3 milyar metreküp olan Yusufeli Barajı’nın enerji üretim kapasitesi 2,5 milyon konutun veya 750 bin Togg otomobilinin enerji ihtiyacını tek başına karşılayacak düzeydedir. Türkiye’nin en çetin coğrafyasında barajı, santrali, yeni yerleşimi ve yollarıyla birlikte 34 milyar liralık bir maliyetle, dikkat edin, buraya ne yatırdık biliyor musunuz? 34 milyar lira. Böyle bir yatırımla, Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir eseri milli bütçeden karşılayarak Artvin’imize, Yusufeli’mize kazandırdık.”

“Bu eserin gururu milletimize ait”

Her aşaması kayda alınarak belgesel haline dönüştürülen barajın hikayesinin bu akşam TRT ekranlarında yayımlanacağını aktaran Erdoğan, projesinden inşasına kadar, tamamı yerli ve milli tasarımla, projelendirmeyle, üretimle ortaya çıkan bu eserin gururunun milletin tamamına ait olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesine devasa bir eserin Türkiye’ye kazandırılmasında emeği geçen bakanları ve bakanlıkları, kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine tüm çalışanları tebrik etti.

Konuşmasında, Türkiye’nin son 20 yılında ülkeye kazandırdıkları eser ve hizmetlerle, asırlık eksiklerini gidermekle kalmadıklarını belirten Erdoğan, “Ülkemizi daha büyük hedeflere yöneldiğimiz bir geleceğe de hazırladık. Hemen her konuşmamda, 2002 Türkiye’si ile bugünkü Türkiye’nin mukayesesini rakamlarla, örneklerle yapmaya özel önem veriyorum. Eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, ulaşımdan enerjiye, tarımdan spora, şehircilikten sosyal desteklere kadar uzanan tüm bu mukayeseli anlatım belki bazılarına sıkıcı geliyor olabilir.”

Az önce bir örneğini ifade ettiğini, bu ülkenin ilk 80 yılında sahip olabildiği tünel uzunluğunun 50 kilometre olduğunu söyleyen Erdoğan, bugün sadece Yusufeli’nin yeni yerleşimi için yaptıkları tünellerin uzunluğunun 62 kilometreyi bulduğunu vurguladı.

“İnşallah önümüzdeki sene tünel uzunluğumuz 720 kilometreye ulaşmış olacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Fark bu kadar açık, ortada. İnşallah önümüzdeki sene tünel uzunluğumuz ne olacak biliyor musunuz, 720 kilometreye ulaşmış olacak. Hangi alana bakarsanız bakın, benzer düzeylerde artışlar görürsünüz. Peki bunca yatırımı, bunca emeği, bunca çabayı niye gösterdik? Biz sizi seviyoruz. Biz bu milleti seviyoruz. Bizim bu millete bir aşkımız var. Biz bu vatan için, bu millet için varız. Türkiye için Türkiye sevdalısı olarak, Türk milletinin sevdalısı olarak bu yolda yürüdük, yürüyoruz. Üstelik sadece altyapıyla kalmadık.

Demokrasimizi, hak ve özgürlüklerimizi geliştirmek için de destansı bir mücadele yürüttük. Halbuki biz de daha önceki 80 yılda hep yapılageldiği gibi günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı sadece siyasi polemiklerle, çekişmelerle, lafla geçirip hiç riske girmeden hayatımızı sürdürebilirdik. Tam tersine ülkemizin demokrasi ve kalkınma atılımlarını gerçekleştirirken önümüze hangi engellerin çıkarıldığını, hangi tuzakların kurulduğunu en iyi sizler biliyorsunuz.”

“Türkiye, bölgesel liderliği aşıp küresel düzeyde söz sahibi olma konumuna gelmiştir”

Yaklaşık 11 yıl önce “2023 Hedefleri” sözüyle milletin huzuruna çıkarken birilerinin dudak büktüğünü, kendi akıllarınca dalgalarını geçtiğini ifade eden Erdoğan, “Aradan geçen yıllarda her ne kadar birileri sürekli enerjimizi ve vaktimizi heba etmek için çabalasa da Türkiye, bölgesel liderliği aşıp küresel düzeyde söz sahibi olma konumuna gelmiştir.” dedi.

Çeyrek asır önce hayal dahi etmekte zorlanılan demokrasi ve kalkınma standartlarının bugün, günlük hayatın tabii birer parçası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın gündeminde sadece krizden ve bunların getirdiği ekonomik, sosyal, siyasi sorunlar vardır. Buna karşılık biz ülkemizde yatırımları, üretimi, istihdamı, turizmi, ihracatı bunlardaki olumlu yükselişleri konuşuyoruz. Çünkü Türkiye artık bırakınız kendi büyük bünyesinde ortaya çıkanları, küresel dalgalanmalar karşısında dahi güçlü duruş sergileyebilecek bir altyapıya sahiptir.” ifadelerini kullandı.

“Bu defa da başaramayacaklar”

Ziyaret ettikleri ülkelerde kendilerine Türkiye’nin bu başarıyı nasıl yakaladığının sorulduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Her ne kadar muhataplarımıza, diplomatik cevaplar veriyor olsak da bu başarıyı milletimizle bir olmamıza, iri olmamıza, diri olmamıza, kardeş olmamıza, hep birlikte Türkiye olmamıza borçlu olduğumuzu biliyoruz. Bir süredir doğrudan birliğimizi ve beraberliğimizi daha çok hedef almalarının sebebi de budur. Şimdi soruyorum. Bir miyiz? İri miyiz? Diri miyiz? Kardeş miyiz? Hep beraber Türkiye miyiz? Mesele bu, işte bunu hazmedemiyorlar. Aslında son 20 yıldır bunu defalarca vesayetle, terörle, darbeyle, ekonomik tetikçilikle, sosyal ve siyasi mühendislik çabalarıyla denediler. Hamdolsun her seferinde başarısız oldular.

Bu defa da başaramayacaklar. Çünkü artık tarihiyle ve toplumuyla barışık, siyasi ve ekonomik gücünün farkında, bölgesinde sözü dinlenen, dünyada itibar sahibi bir Türkiye var. Şimdi ülkemizi bir adım daha öteye taşıyarak, hep beraber hep birlikte yeni bir dönemin kapılarını aralamanın eşiğindeyiz. Buna hazır mıyız? Allah’ın izniyle bu süreci de kazasız, belasız, geride bıraktığımızda artık evlatlarımıza huzur-u kalple miras bırakacağımız Türkiye Yüzyılı’nın yolunu tümüyle açmış olacağız.”

“Bu ülkeye, bu millete ihanet edip de sonrasında iflah olan hiç kimse yoktur”

“Togg’u teknoloji ve markalaşma alanında, Yusufeli Barajı’nı da altyapı konusunda Türkiye Yüzyılı’na girişin sembol projeleri olarak değerlendiriyorum.” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu kutlu mücadeleyi verirken, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını engelleme çabaları da her gün yeni tezahürleriyle kesintisiz sürüyor.” dedi.

Yaşanan coğrafyanın asırlardır “terör eylemi” kılıfı altında sergilenen ihanetlere maruz kaldığını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Balkanlar’dan Kafkaslar’a kadar uzan geniş bir coğrafyada örnekleri görülen bu ihanetlerin bedellerini belki biz de ödedik. Şurası bir gerçek ki asırlardır bu ülkeye, bu millete ihanet edip de sonrasında iflah olan hiç kimse yoktur. Hala kapanmamış hesaplar belki olabilir ama onların görüleceği günler de mutlaka gelecektir. Önceki hafta İstanbul’da yaşanan bombalı saldırıyı da mertçe karşımıza çıkmaya yüreği yetmeyenlerin alçakça giriştikleri bir eylem olarak görüyorum. Aralarında çocukların da bulunduğu 6 masumun hayatına mal olan bu alçak saldırıya cevabımızı, Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör örgütü hedeflerini yerle yeksan ederek verdik. Kendilerini en güvenli hissettiği yerlerde başına yağan bombaları hazmedemeyen terör örgütü, bu defa da sınır bölgelerimizdeki sivil yapıları ve insanları hedef almıştır.

Bu vesileyle Karkamış’ta hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. 4 yaşında çocuk, 4 yaşında şehidimiz, 22 yaşında öğretmenimiz rahmetli oldular. İnşallah bu kardeşlerimizin dökülen tek damla kanı dahi boşa gitmeyecektir. Ülkemiz sınırlarına ve vatandaşlarına yönelik saldırıların kaynakları bellidir. Bu bölgedeki teröristlerin her birinin kimliğini, yerini, sicilini biliyoruz. Aynı şekilde bu teröristleri kimlerin himaye ettiğini, silahlandırdığını, cesaretlendirdiğini de çok iyi biliyoruz. Sabrımız, çaresizliğimizden veya kifayetsizliğimizden değildir. Sabrımız bir hukuk devleti olarak diplomasiye, yaptığımız anlaşmalara, ülke olarak bize verilen sözlere sonuna kadar riayet etme hassasiyetimizdendir.”

“Uçağımızla, topumuzla, SİHA’mızla teröristlerin tepesindeyiz”

Buradaki konuşmasında, Türkiye’nin, Suriye sınırının güvenliğe kavuşturulması hususunda verdiği her söze, yaptığı her anlaşmaya riayet ederek üzerine düşenleri ziyadesiyle yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’yi harf oyunlarıyla terör örgütünün ismini değiştirerek, teröristlerin yanında kendi askerlerine görüntü verdirerek oyalayacaklarını sananlar için yolun sonu gelmiştir. Artık bu saatten sonra bizim için tek bir ölçü, sınır vardır. O da kendi ülkemizin, vatandaşlarımızın güvenliğidir. Bu güvenlik nereden başlayacaksa oraya kadar gitmek en meşru hakkımızdır. En başta, kendi güvenlikleri için binlerce kilometre öteden gelip fütursuzca güç kullananların bu hakkımızı anlayışla karşılamaları gerekiyor. Irak ve Suriye sınırlarımızın bir kısmında bu güvenlik çizgisini olması gereken yere zaten çektik. Halen sınırlarımıza ve vatandaşlarımıza saldırıların devam ettiği yerlerde de bu çizgiyi olması gereken yere kadar çekmemize kimse mani de olamaz, karşı da çıkamaz. Birkaç gündür uçağımızla, topumuzla, SİHA’mızla teröristlerin tepesindeyiz. İnşallah en kısa sürede tankımızla, askerimizle, bizimle birlikte yol yürüyen ve yürüyecek olan dostlarımızla birlikte hepsinin de kökünü kazıyacağız, bunu da böyle bilin.”

“Yusufeli ile Türkiye’ye ayrı bir güç katacağız”

Açılışı yapılan Artvin Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin, Yusufeli ilçesi yeni yerleşim yerlerinin, bağlantı yolları ve tünellerinin hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, ülkeye bu eserin kazandırılmasında emeği geçen herkese şükranlarını sundu.

Erdoğan, “Biliyorsunuz su medeniyettir. Burada sadece su olmayacak, aynı zamanda enerji olacak ve güçlenerek Yusufeli ile Türkiye’ye ayrı bir güç katacağız.” dedi.

Alimin ölümünün, alemin ölümü gibi olduğunu belirten Erdoğan, “Çok sevdiğim, saydığım, Siyer-i Nebi’de, hadiste hocamız, üstadımız, Profesör Doktor Raşit Küçük’ü hakka uğurluyoruz bugün ve kendisine Allah’tan rahmet diliyorum, ailesine, tüm öğrencilerine başsağlığı diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Törenden notlar

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış noktalarında bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci ile canlı bağlantı gerçekleştirdi.

Erdoğan, daha sonra butona basarak su tutmaya başlayan Yusufeli Barajı’nın kapaklarını kapattı.

Bakan Adil Karaismailoğlu’nun proje için milli bütçeden 34 milyar lira harcandığını ifade etmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demek ki Bay Kemal bu paralar nereye gidiyor? İşte bu paralar burada. Ama Bay Kemal hesabı öğrenecek. Bu yatırımlarla öğrenecek.” dedi.

Hidroelektrik santrali ve barajın, yollardan elde edilen kazanımla 7 yılda kendini ödemiş olacağını belirten Erdoğan, “Biz, hesap adamıyız Bay Kemal.” diye konuştu.

Yusufeli Barajı ve HES, Yeni Bağlantı Yolları ve Tünelleri ile Yeni Yerleşim Bölgesi’nin açılış kurdelesini kesen Erdoğan, “Hayırlı olsun” temennisinde bulundu.

TOKİ konutlarında oturacak 6 aileye anahtar teslimi yapıldı

Tamamlanan projelerin tanıtım videosunun gösterildiği törende, yapımı biten TOKİ konutlarında oturacak 6 aileye de anahtar teslimi yapıldı.

Erdoğan, anahtarını teslim almak için sahneye gelen Binali Polat’a “Senin arzunu yerine getirdik mi?” diye sordu.

Polat’ın “Getirdin, Allah razı olsun.” yanıtını vermesi üzerine Erdoğan, “Rabb’im güle güle, hayırlısıyla oturmayı nasip etsin.” dedi.

Erdoğan, Polat’ın, oturacağı dairenin anahtarını kendisinden alma arzusunun olduğunu söyledi.

Binali Polat’ın, bir ricasının olduğunu belirterek “Kömür ile doğal gaz meselesini unutmayalım.” demesi üzerine Erdoğan, “Bu haberler bana geldi. Ben de Enerji Bakanı’ma talimatı verdim, en kısa zamanda oraların doğal gazını da halledeceksin dedim. Dedi ki ‘Biraz yolu uzak.’ Uzak falan yok. Biz aşığız, Ferhatız, dağları deleriz ve ulaşırız. Aile Bakanlığımız biliyorsunuz, kömür ve doğal gaz da durumu müsait olmayanlara zaten ücretsiz olarak veriyor.” ifadelerini kullandı.

Törende, LİMAK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim etti.

Törene, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, eski Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile bölge milletvekilleri de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yerleşim bölgesine taşınana aileyi ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Artvin’in Yusufeli ilçesinde TOKİ tarafından yapılan yeni yerleşim bölgesine taşınan Bilal – Seher Tosun çiftini evlerinde ziyaret etti.

Türkiye’nin en yüksek barajı olan Yusufeli, su tutmaya başladı

Türkiye’nin en yüksek barajı olan, Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı tören ile su tutmaya başladı.

Türkiye'nin en yüksek barajı olan Yusufeli, su tutmaya başladı

Limak’tan yapılan açıklamaya göre, kurulu gücü 558 megavat olan Yusufeli Barajı ve HES‘in Türkiye ekonomisine katkısının yıllık 5 milyar TL olması bekleniyor.

Toplam 275 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek, “Çift Eğrilikli İnce Beton Kemer” kategorisinde ise dünyanın 5’inci yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı tören ile su tutmaya başladı.

Yusufeli Barajı ve HES, enerji üretimine büyük katkı verecek

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü kontrolü ve koordinasyonuyla Limak İnşaat tarafından yapımı üstlenilen ve tamamen Türk mühendisler ile inşaat çalışmaları yürütülen Yusufeli Barajı ve HES Projesi, Artvin ili sınırları içerisinde, Çoruh nehri üzerinde yer alıyor.

Süper yüksek baraj kategorisinde yer alan Yusufeli Barajı, sahanın jeolojik ve topografik yapısı nedeniyle projeye özgü ileri mühendislik teknolojileri geliştirilerek inşa edildi. Bu yeni uygulamalar ile dünya baraj literatürüne de önemli katkılar yaptı.

Yusufeli Barajı ve HES Projesi, 2 milyar 130 milyon metreküp depolama hacmi ile yıllık 1 milyar 888 milyon kilovatsaat enerji üretim kapasitesine sahip olacak. Mansabında yer alan diğer barajlar da dikkate alındığında bu rakam 2 milyar 250 milyon kilovatsaat değerine ulaşacak.

Çalışan sayısı 7 bini aştı

Gövde beton hacmi 4 milyon metreküp olan Yusufeli Barajı’nda, günlük ortalama beton döküm miktarı 7 bin metreküp oldu ve dünyada bu kategorideki barajlar ile kıyaslandığında önemli bir rekora imza atıldı. Baraj sahasında toplam kapasitesi saatte 800 metreküpe ulaşan beton santralleri, ön soğutma ve ısıtma tesisleri ile iklim ve sıcaklık gibi durumlardan etkilenmeksizin her koşulda beton üretebildi. Projenin değişik safhalarında toplam 7 bini aşkın personel, barajı tamamlamak ve ülke ekonomisine kazandırmak için gece gündüz çalıştı.

Yusufeli Barajı ve HES projesinde beton santrallerinden baraj gövdesine beton transferi sağlamak için kablolu vinç ve beton konveyör hattı eş zamanlı olarak kullanıldı. Kret kotunda kurulu olan ana beton santralinden alınan betonun transferi kablolu vinçler ile sağlandı. Kablolu vinçlerin her biri 28 ton taşıma kapasiteli 3 hat ile çalıştı. Taşınan kovaların her biri ise 9 metreküp beton taşıma kapasitesine sahipti.

69,2 km relokasyon yolu yapıldı

Mansap batardosu üzerinde kurulu olan beton santrallerinden alınan beton ise saatte 200 metreküp beton taşıma kapasiteli beton konveyör hattı ile baraj gövdesine ulaştırıldı.

Yeraltında yapılan santral binasında bulunan üç ünite ile toplamda 558 megavat kurulu güce sahip projede, hidromekanik ve elektromekanik montaj işleri ile beton döküm faaliyetleri ise eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Yusufeli Barajı’nın su tutması ile, mevcut çevre ve bağlantı yolları su altında kalacağından yapımı zorunlu hale gelen relokasyon yolları da proje kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü kontrol ve koordinasyonuyla tamamlandı.

Mevcut yolların relokasyonu kapsamında, yol standartlarının iyileştirilmesi, yolculuk süresinin kısaltılması, yol mesafesinin azaltılması, trafik kazalarının azaltılıp can ve mal güvenliğinin artırılması amaçlanarak toplam 69,2 km uzunluğunda yol yapıldı.

Yusufeli Barajı ve HES relokasyon yolları projesi, toplam uzunluğu 58 kilometre olan 39 adet tünel, 4 tanesi özel tasarım olmak üzere toplam uzunluğu 3,6 kilometre olan 19 adet köprü, çeşitli boy ve ebatlarda sanat yapısı ve 17 adet kavşaktan oluşuyor. Proje kapsamında 5,5 milyon metreküp tünel kazısı, 9 milyon metreküp açık kazı, 1,8 milyon metreküp beton, 93 bin ton demir, 555 bin ton mekanik dolgu, 345 bin ton asfalt imalatı yapıldı.

Relokasyon yolları projesinde, Yusufeli ilçe merkezinde inşaatı devam eden Yusufeli Merkez Viyadüğü haricinde tüm yapım çalışmaları tamamlanarak yollar trafiğe açıldı.

Baraj mühendisliği açısından dünyanın en önemli projelerinden birisi olarak gösterilen Yusufeli Barajı ve HES, ülkemiz mühendisliğinin öz kaynakları ve özgün çözümleri ile geldiği noktayı tüm dünyaya kanıtladı.

Baraj ile ilgili temel bilgiler ise şu şekilde:

“Baraj Yeri – Doğu Karadeniz Bölgesinde Artvin’in 70 kilometre güney batısında Çoruh Nehri üzerinde, Baraj Tipi – Çift eğrilikli ince beton kemer, Temelden Yükseklik – 275 metre, Kurulu Gücü – 558 MWi, Toplam Enerji – 1 milyar 888 milyon kWh/yıl, Toplam Depolama Hacmi – 2 milyar 130 milyon metreküp, Temel Kotu – 440 metre, Talveg Kotu- 495 metre, Kret Kotu – 715 metre, Kret Uzunluğu – 540 metre, Kret Genişliği – 8 metre, Santral Binası Tipi – Mantar kesitli yer altı santrali, Kurulu Güç – 558 MW (3 ünite x 186 MW), Cebri Boru Tipi – Gömülü çelik kaplamalı, Türbin Tipi – Düşey şaftlı Francis, Şalt Sahası Tipi – Gaz yalıtımlı şalt, Transformatör Bloğu Tipi – Yer altı tipi”

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir