Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Ekonomimizin rekabet gücünü artırmaya dönük adımlara kararlılıkla devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Ekonomimizin rekabet gücünü artırmaya dönük adımlara kararlılıkla devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Ekonomimizin rekabet gücünü artırmaya dönük adımlara kararlılıkla devam edeceğiz

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Serbest piyasa kuralları içinde ekonomimizin rekabet gücünü ve verimliliÄŸini arttırmaya dönük adımlara kararlılıkla devam edeceÄŸiz.” dedi.

Yılmaz, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) ardından yaptığı açıklamada, toplantıda yeni döneme iliÅŸkin kapsamlı deÄŸerlendirmeler yapıldığını, ilgili tüm kurumların uyum, iÅŸbirliÄŸi ve tam bir koordinasyon içinde CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın çerçevesini çizdiÄŸi temel amaçlar doÄŸrultusunda yoÄŸun bir çalışma sergileme azminin vurgulandığını söyledi.

Toplantıda ilgili kurumların sunumları sonrasında makro ekonomik görünüm ile bütçe görünümünün detaylı ÅŸekilde deÄŸerlendirildiÄŸini aktaran Yılmaz, temel politika dokümanları ve eylem planları konusunda yapılan çalışmaların gözden geçirildiÄŸini, ayrıca EKK’nın yeni döneme iliÅŸkin çalışma esaslarının ve önceliklerinin istiÅŸare edildiÄŸini kaydetti.

“İhracat ve turizm gelirlerimizi arttıracağız”

Yılmaz, yeni dönemde para politikasının yanı sıra maliye politikası ve yapısal reformlar ile Türkiye’nin finansal istikrarını pekiÅŸtireceÄŸini ve insan odaklı kalkınmasını sürdüreceÄŸini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Serbest piyasa kuralları içinde ekonomimizin rekabet gücünü ve verimliliÄŸini arttırmaya dönük adımlara kararlılıkla devam edeceÄŸiz. İstikrar ve güven içinde büyümek, istihdamı arttırmak, büyümenin nimetlerini adaletle paylaÅŸmak her zaman olduÄŸu gibi temel amaçtır. Bu amaçlara dönük olarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracat hedeflerimizi gerçekleÅŸtirirken, cari açığı sürdürülebilir büyümenin önünde bir engel olmaktan çıkarmaya kararlıyız. Bu doÄŸrultuda teknolojik atılımlarımızı devam ettirecek, katma deÄŸeri yüksek ürün ve hizmetlerle ihracat ve turizm gelirlerimizi arttıracağız. Dünyanın ve bölgemizin çeÅŸitli meydan okumalarla karşı karşıya olduÄŸu, zorluklar kadar fırsatların da ortaya çıktığı bir dönemdeyiz. İstikrar ve güven içinde, güçlü liderlik ve tutarlı bir politikalar setiyle zorlukları aÅŸacak, fırsatları ülkemizin menfaatleri doÄŸrultusunda deÄŸerlendireceÄŸiz. Seçim beyannamemizde ortaya konan politikaları ve vaatleri plan program ve eylem planları ile belli bir takvim dahilinde hayata geçirecek, bir yandan yaÅŸadığımız depremlerin yaralarını sararken, diÄŸer yandan temel sorun olarak gördüğümüz enflasyonla mücadele konusunda etkin ve kararlı adımlar atacağız.”

“Mali alanımızı sosyal harcamalar ve nitelikli yatırımlar için kullanacağız”

Yılmaz, 12’nci Kalkınma Planını ekim ayında TBMM’nin takdirine sunmayı planladıklarını anlatarak, “Eylül ayında kamuoyu ile paylaÅŸacağımız Orta Vadeli Program’la kamu politikaları ve uygulamalarını gözden geçirecek ve kaynak tahsisini bu çerçevede yönlendireceÄŸiz.” dedi.

Bütçe sürecinde öncelikleri detaylı ÅŸekilde ortaya koyacaklarını ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ile ekonomik yapıyı daha da güçlendireceklerini dile getiren Yılmaz, “Mali disiplin ve kamuda tasarruf anlayışı içinde hareket edecek, mali alanımızı sosyal harcamalar ve nitelikli yatırımlar için kullanacağız.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Yılmaz, ilgili taraflarla istiÅŸare içinde ve ortak akılla hareket edeceklerini vurgulayarak, STK’ların, iÅŸ dünyasının, akademinin ve sektördeki diÄŸer paydaÅŸların da katkı vereceÄŸi ÅŸekilde, yeni yönetim sisteminin sunduÄŸu hızlı ve etkin çalışma imkanlarından da en üst düzeyde yararlanarak devam edeceklerini kaydetti.

Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kur daha sağlıklı bir zemine kavuşmuş olacaktır

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İç tasarruflarımızı, ihracatımızı, turizm gelirlerimizi arttırdıkça, döviz kazandırıcı faaliyetlerimizi geliÅŸtirdikçe, kur da daha saÄŸlıklı bir zemine kavuÅŸmuÅŸ olacaktır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kur daha sağlıklı bir zemine kavuşmuş olacaktır

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk televizyonunda soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Enflasyonun dünyada ve Türkiye’de temel mesele olduÄŸuna, diÄŸer taraftan resesyon riski bulunduÄŸuna iÅŸaret eden Yılmaz, Türkiye’nin reel tarafta çok güçlü olduÄŸunu, ihracatta ve turizm gelirlerinde büyük bir artış kaydettiÄŸini ve son 3 yılda birikimli olarak bakıldığında dünyanın yüzde 6 büyürken, Türkiye ekonomisinin yüzde 20 civarında büyüdüğünü söyledi.

“Sektörel politikalar da enflasyonu etkileyebiliyor”

Yılmaz, enflasyonla, deÄŸiÅŸik boyutları ve unsurlarıyla mücadele edeceklerini belirterek, “İşin bir tarafında tabii ki para politikaları var. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın, Merkez Bankamızın görev alanı içinde olan hususlar var ama bundan ibaret deÄŸil. Bir taraftan maliye politikamızla, para politikamızın bir bütünlük arz eder tarzda, uyumlu bir ÅŸekilde sürdürülmesi söz konusu. DiÄŸer yandan sektörel politikalar da enflasyonu etkileyebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Hane halkının en büyük sorununun gıda, kira ve enerji gibi başlıklar olduğunu dile getiren Yılmaz, tarım ve gıdanın stratejik bir sektör olduğunu, birçok farklı alanı içermesi dolayısıyla çok kapsamlı olarak ele alınacağını kaydetti.

“Dünyada büyüme hızı düşüyor”

Yılmaz, enflasyonda “beklenti yönetimi”nin önemine dikkati çekerek, ürün ve hizmetlerde görülen fiyat artışlarına iliÅŸkin ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Maalesef olumsuz beklentiler oluÅŸturulunca, bu kendini besleyen bir sürece dönüşüyor. İşte bizim bu beklentileri kırmamız gerekiyor geleceÄŸe dönük olarak. İnsanlar bazen bu iÅŸin fiyatı artacak diye, tüketici de yapabiliyor bunu üretici de yapabiliyor bunu, iÅŸte yarın daha fazla olacak diye bakıyorsunuz ÅŸimdiden harekete geçme eÄŸilimi olabiliyor. Bu psikolojiyi, bu beklentileri kırmamız gerekiyor. Yeniden bizim normalleÅŸmeye doÄŸru gitmemiz gerekiyor ama bu bir süreç. Bir gecede olabilecek bir ÅŸey deÄŸil elbette. Ama belli bir vade içinde aÅŸama aÅŸama göreceksiniz bu konuda birtakım mesafeler alacağız. Dünyadaki geliÅŸmeler de bir miktar bize yardımcı olacak. Çünkü emtia fiyatları gerilemeye baÅŸladı. Dünyada büyüme hızı düşüyor. Uluslararası kuruluÅŸların yayınlarına baktığınız zaman yüzde 3’ün altına düşecek bu sene dünya büyümesi. Küresel düzeyde, büyümede bir problem var. Bu da petrole, diÄŸer emtiaya olan talebi aÅŸağıya çekiyor. Bu da fiyatları düşürüyor, dolayısıyla dünyada enerji baÅŸta olmak üzere fiyatlarda bir düşüş görüyoruz. Bu da bize bir miktar yardımcı olacak. Bir taraftan da içerideki tedbirlerimiz, bütün bunlarla birlikte aÅŸama aÅŸama daha olumlu bir noktaya geleceÄŸiz.”

“İyi bir süreç yönetimi ile enflasyonu aÅŸağılara çekeceÄŸiz”

Enflasyonda tek haneli rakamlara kısa sürede ulaşılamayacağını ve Orta Vadeli Program’da buna yer verileceÄŸini belirten Yılmaz, “Belli bir süreç bu, ekonomi böyle bir alan. Tek başına enflasyon her ÅŸeydir diye baktığınızda çok kısa sürede de bir ÅŸeyler yaparsınız ama diÄŸer alanları kırar dökersiniz. Bir taraftan da istihdam, büyüme ve sosyal dengeler var. Dolayısıyla bütün bu dengeler ve belli bir süreç içinde, iyi bir süreç yönetimi ile enflasyonu aÅŸağılara çekeceÄŸiz. Ama ÅŸunun altını çizeyim. Bu süreçte özellikle çalışan kesimleri, geniÅŸ kesimleri enflasyona ezdirmeme yönünde de tedbirler alacağız. Yani bu zaman alacak derken bir taraftan da geniÅŸ toplum kesimlerinin enflasyon karşısında ezilmemesi, satın alma güçlerinin korunması noktasında da birtakım tedbirleri bugüne kadar aldık, almaya devam edeceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.

“Kur da daha saÄŸlıklı bir zemine kavuÅŸmuÅŸ olacaktır”

Yılmaz, kurdaki artışa iliÅŸkin soruya ise “Döviz arzı ve talebi arasında bir denge oluÅŸumu önemlidir. Bu açıdan serbest kur rejimimiz var bizim. Bizim herhangi bir kur tahminimiz veya kur hedefimiz söz konusu deÄŸil. Spekülasyonlara karşı sadece mücadele ederiz, o çünkü piyasayı bozucu bir ÅŸey. Onun ötesinde, döviz kuru piyasadaki arza-talebe göre yerini bulur. Burada önemli olan bizim cari açığı azaltmaya dönük tedbirlerimiz. Bu kurda da aynı zamanda istikrarın temelidir bence. İç tasarruflarımızı arttırmalıyız, kamu baÅŸta olmak üzere. İç tasarruflarımızı, ihracatımızı, turizm gelirlerimizi arttırdıkça, döviz kazandırıcı faaliyetlerimizi geliÅŸtirdikçe, kur da daha saÄŸlıklı bir zemine kavuÅŸmuÅŸ olacaktır. Merkez Bankamızın rezervleri de daha iyi bir noktaya gelecektir.” yanıtını verdi.

2028 için 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomi hedeflediklerini hatırlatan Yılmaz, “Bunun tabii ki ÅŸartları var. Nasıl ki 230 milyardan bugün 900 milyar dolarlar seviyesine geldiysek önümüzdeki dönemde de 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaÅŸmayı hedefliyoruz. Bu da yatırım demek, yatırımları her zaman desteklemeye devam edeceÄŸiz, yatırımlar için uygun ortam ve finansman konusunda gayretlerimizi sonuna kadar ortaya koyacağız.” dedi.

“Gerekli tedbirleri alarak hareket edeceÄŸiz”

Kur Korumalı Mevduattan ani bir şekilde çıkış yerine, tedrici bir geçiş olması gerektiğini, aksi takdirde bunun finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceğini belirten Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın yıl sonunda bitmeyebileceğini ve bunun şartlarının tartışılması gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, “Kur korumalı mekanizmasını ani bir ÅŸekilde bitirme gibi bir yaklaşımımız yok. AÅŸamalı bir ÅŸekilde burada hareket edilecek, hiçbir ÅŸekilde endiÅŸeye mahal yok. DiÄŸer taraftan Türk lirası cinsi tasarruf enstrümanlarını cazip hale getirerek bu süreçte, farklı dövize vesaireye bu tasarrufların yönelmemesi için gerekli tedbirleri alarak hareket edeceÄŸiz, burada hiçbir endiÅŸe olmasın.” diye konuÅŸtu.

“Yılın ikinci yarısında daha olumlu bir perspektif var”

Türkiye’nin dışa açık ve serbest piyasayla yoluna devam eden bir ekonomiye sahip olduÄŸunun altını çizen Yılmaz, kurun belli marjlar dahilinde hareket edebileceÄŸini belirterek, şöyle devam etti:

“Burada önemli olan nominal kur ile reel kur. Yani reel kur dediÄŸimiz enflasyondan arındırılmış kurdur. Enflasyonist ortamda kur hiç hareket etmiyorsa aslında Türk lirası deÄŸer kazanıyor demektir, enflasyonla birlikte Türk lirası deÄŸer kazanıyor demektir. Dolayısıyla enflasyonun olduÄŸu bir ortamda, enflasyonla üç aÅŸağı beÅŸ yukarı paralel bir ÅŸekilde kurda belli bir hareket Türk lirasının deÄŸerini reel olarak koruyor olması anlamına gelir. Dolayısıyla bu reel kur üzerinden bakmamız daha anlamlı diye düşünüyorum. Reel kurda ben çok önemli bir hareketlilik göreceÄŸimizi düşünmüyorum. Özellikle önümüzdeki dönemde daha olumlu bir perspektifimiz var. Niçin? Cari açıktan bahsetmiÅŸtim, yılın ikinci yarısında çok daha olumlu bir perspektife sahibiz. Cari açık yine olmaya devam edecek ama bir düşüş trendi görüyoruz. Enerji fiyatları baÅŸta olmak üzere, baÅŸka faktörler devreye girecek. Dolayısıyla cari açığımızda, yılın ikinci yarısında daha olumlu bir perspektif var. Bunu politikalarımızla da destekleyeceÄŸiz.”

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir