Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Eylül ayı sonu itibarıyla kısa ve orta vadeli eylem planımız ortaya çıkmış olacak

0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Eylül ayı sonu itibarıyla kısa ve orta vadeli eylem planımız ortaya çıkmış olacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Eylül ayı sonu itibarıyla kısa ve orta vadeli eylem planımız ortaya çıkmış olacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Meclisimiz açılmadan önce eylül ayı sonu itibarıyla kısa vadeli eylem planımız ve orta vadeli eylem planımız ortaya çıkmış olacak.” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’nun (YOİKK) ardından yaptığı açıklamada, YOİKK platformunun, kamu ve özel sektöre aynı masada çalışma imkanı sunan, yatırım ortamını iyileştirecek ve rekabet gücünü artıracak önerilerin özel sektörle bir arada değerlendirildiği ve ekonominin yatırımlarla ilgili aksayan yönlerine beraberce çözüm üretilmesini sağlayan bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’de yatırım ikliminin iyileştirilmesi ve Türkiye’nin yatırımcılar nezdinde daha gözde bir cazibe merkezi haline gelmesi amacıyla YOİKK eylem planlarının son derece önemli olduğunu belirten Yılmaz, YOİKK eylem planlarının, önerilerin bizzat özel sektör temsilcilerinden alınması ve sahada, pratikte yatırım ortamıyla ilgili yaşadıkları sıkıntılara doğrudan odaklanması yönüyle özel bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

“Bir taraftan cari açığı düşürme çabası içindeyiz”

Yılmaz, bu sene eylem önerilerini talep ederken, özellikle birkaç öncelikli alanı vurguladıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Doğrudan dış yatırımlar başta olmak üzere yatırımcılar açısından etkisinin olumlu olacağı değerlendirilen, cari açığı azaltan, döviz girdisi sağlayıcı, mal ve hizmet ihracatını kolaylaştırıcı hususları önceliklendirerek bizlere önerilerini göndermelerini talep ettik. Biliyorsunuz, Türkiye’nin öteden beri ciddi bir cari açık meselesi var. Bu meseleyi aşmamızın yolu da bir taraftan ithal ettiğimiz ürünleri daha fazla yurt içinde üretmek, diğer taraftan mal ve hizmet anlamında ihracatımızı artırmak. Son 20 yılda doğrudan yatırım anlamında 255 milyar dolarlık bir kaynağın Türkiye’ye girdiğini görüyoruz. Cari açığımızın da yüzde 41’ini ortalama olarak bu kaynakla finanse etmişiz. Bir taraftan cari açığı düşürme çabası içindeyiz, diğer yandan da cari açığı daha sağlıklı, daha uzun vadeli kaynaklarla finanse etmek durumundayız. Bu bakımdan buradaki çalışmaların ayrı bir önemi olduğunu belirtmek isterim.”

“Eylül ayı sonuna kadar yeni bir eylem planı ortaya konulacak”

Bu kapsamda, toplantıda, Türkiye’de yatırım iklimini daha etkili hale getirmek için gerek duyulan kanuni ve idari düzenlemeleri istişare ettiklerini aktaran Yılmaz, şu açıklamalarda bulundu:

“Bunları da iki grup halinde değerlendiriyoruz. Bir kısmı daha kısa vadeli, bu yıl sonuna kadar Meclisimiz açıldıktan sonra gündeme getirebileceğimiz hususlar, bir kısmı da daha orta vadeli, özellikle Orta Vadeli Programımızda yer vereceğimiz ve zaman içinde çalışmaları olgunlaştırarak gündeme getireceğimiz hususlar olmak üzere iki boyutlu olarak gündeme geldi. Yapılacak çalışmaları da yasal düzenlemeler, idari düzenlemeler, teknik çalışmalar ve süreç iyileştirici çalışmalar başlığı altında toparlayacağız.”

Yılmaz, bugünkü toplantıdan sonra eylül ayı sonuna kadar yeni bir eylem planı ortaya konulacağını, toplantıda dile getirilen tüm hususlarla ilgili titiz bir çalışma yapılacağını belirterek, “Meclisimiz açılmadan önce eylül ayı sonu itibarıyla kısa vadeli eylem planımız ve orta vadeli eylem planımız ortaya çıkmış olacak.” diye konuştu.

“Yatırım yeri imkanlarının geliştirilmesi önemli bir başlık”

Toplantıda gündeme gelen önerilerin başlıklarına ilişkin konuşan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Verilerin kullanımı ve paylaşımı konusu, gerek yurt içinde gerek uluslararası alanda, bu konularda daha ileri düzenlemelere ihtiyaç var. Avrupa Birliği ile de uyumu gözeten bir çerçevede, bir taraftan uluslararası şirketlerin kendi içindeki paylaşımları, diğer taraftan AB’nin yeni standartlarına uyum anlamında çalışmalar yapmamız gerekiyor. Yatırımlarda finansmana erişim konusu, her toplantımızda olduğu gibi burada da en önemli başlıklardan biri olarak ifade edildi. Burada kalkınma bankacılığından yatırım, proje bazlı desteklere, Merkez Bankası’nın nasıl bir rolü olması gerektiğine varıncaya kadar çok çeşitli konularda tartışmalar yürütüldü. Tabii ki makro istikrar, makro politikalar çerçevesinde, bu konularda neler yapılabileceği tartışıldı.

Yatırım yeri imkanlarının geliştirilmesi yine önemli bir başlık, burada da sanayinin, planlı bir şekilde tarımsal ve çevresel hassasiyetleri de elbette gözeterek, daha fazla sanayi alanı nasıl oluşturulur konusu da gündeme geldi. Uluslararası mukayeselerle baktığımızda, bizde sanayiye tahsil edilen arazi, Avrupa ülkelerinin oldukça altında. Verimsiz arazilerde, tarımsal üretimimize zarar vermeyecek, su potansiyeli dikkate alınarak ve planlı bir şekilde, sanayi alanlarımızın genişletilmesi gerektiği hususunda genel bir anlayış birliği olduğunu ifade edebilirim.”

Yılmaz, ihracat, döviz kazandırıcı hizmetlerde ve konutta kredi desteğinin arttırılması, Gümrük Birliği ve Avrupa Birliği’nde son dönemlerde gerçekleşen düzenlemelere uyum konularının tartışıldığını belirterek, uzak ülkeler stratejisi dahil olmak üzere dış pazarlarda daha etkili bir pazarlama ve gümrük süreçlerinin iyileştirilmesi ile özellikle uzmanlık gerektiren mallarda işlemlerin kolaylaştırılması konusunun da ele alındığını aktardı.

“Ulaştırmada temel önceliğimiz, demir yollarının daha hızlı geliştirilmesi”

AR-GE teşviklerinin geliştirilmesiyle, katma değeri yüksek bir ekonominin ancak inşa edilebileceğini ve bu konuda Sanayi ve Teknoloji ile Hazine ve Maliye bakanlıklarının aynı bakış açısında olduklarını dile getiren Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çalışma mevzuatında çeşitli düzenlemeler yine burada ifade edilen hususlar arasında, bunlarla ilgili Çalışma Bakanlığımızın hem kısa vadeli hem orta vadeli birtakım hususları ele alması söz konusu. Özellikle yabancı çalıştırılması hususlarında da yine hangi kriterlerle hareket etmemiz gerektiği tartışıldı. Türkiye’de karşılığı bulunmayan veya talep edilmeyen hususlarda ihtiyaç analizlerini iyi yaparak, kendi işgücü piyasamızı da zarar vermeden ama şirketlerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak bir modelle gitmemiz gerektiği hususunda tartışmalar yapıldı.

Girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi yine önemli bir başlık diyebiliriz. Burada çeşitli finansal enstrümanlarla, girişimciliğin geliştirilmesi, sermaye piyasalarının özellikle daha fazla daha aktif hale gelmesi konuşuldu. Yeşil dönüşümün hızlandırılması yine önemli diğer bir başlık, emisyon ticareti sisteminin kurulması burada acil hususlardan bir tanesi. Bu konuda değişik Bakanlıklarımızın fikirleri var. Bunları istişare ile hızlı bir şekilde olgunlaştırarak, en pratik şekilde nasıl çözebiliriz şeklinde bir yaklaşımımız var. Yeşil dönüşüm kapsamında, emisyon ticaret sistemini kurarak, buradan elde edilen kaynakların yeşil dönüşümü de destekleyici bir şekilde kullanılması yine ifade edilen fikirlerden bir tanesi.”

Toplantıda, sanayide ve genel olarak dijital dönüşümün hızlandırılması konusunun da yine önemli bir başlık olduğunu söyleyen Yılmaz, “İleri teknolojili sanayi yapısı ve dijital dönüşüm için 5G dahil olmak üzere diğer hususlarda bazı yeni çalışmalar yapılması gerektiği ortaya kondu. Tabii haberleşme, ulaşım alanında çeşitli hususlar dile getirildi. Özellikle önümüzdeki dönemde demir yollarının daha fazla önceliklendirilmesi ki bizim zaten hükümet programımızda, seçim beyannamemizde bu konu çok net ortaya konmuş durumda. Artık önümüzdeki dönem ulaştırmada temel önceliğimiz, demir yollarının daha hızlı geliştirilmesi. Demir yolları ile liman bağlantılarının, üretim merkezleri bağlantılarının da güçlendirilmesi yine en temel yatırım ortamını iyileştirici hususlar arasında yer alıyor.” dedi.

Yılmaz, toplantıda, risk yönetiminin geliştirilmesi, İstanbul başta olmak üzere her türlü afete hazırlık konusunun sadece konut anlamında değil, ticari, sanayi ve yatırım ortamı anlamında önemine işaret edildiğini anlatarak, İstanbul başta olmak üzere afete hazırlık çalışmalarının hızlandırılmasının üzerinde durulduğunu kaydetti.

“Yeni imkanlar, fırsatlar oluşturmamız önem taşıyor”

Masa etrafında yer alan tüm paydaşlarla, Türkiye’de yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik reform sürecine ilişkin iradenin yeniden vurgulandığını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda YOİKK önerilerinden doğan mevzuat paketlerini, yapısal reform çalışmaları kapsamında yeni dönemde Meclisimizin gündemine sunmayı planlıyoruz. Yatırımcıların öncelik verdiği güven ortamını sağlamak, finansal istikrarı pekiştirmek, sürdürülebilir büyüme ve istihdam artışını sağlamak, bu konuda temel çerçevemizi oluşturuyor. Yapısal reformların orta vadeli somut etkilerinin yanı sıra beklenti kanalıyla sağlayacağı kısa vadeli etkileri de çok önemsiyoruz. Bir taraftan enflasyonla mücadeleyi elbette sürdüreceğiz güçlü bir şekilde, diğer taraftan ülkemizin resesyona girmeden büyümesini, istihdamın sağlıklı, istikrarlı bir zeminde sürdürmesini hedefliyoruz. Dolasıyla temel çerçevemiz sürdürülebilir, istikrarlı bir kalkınma süreci.”

Yılmaz, büyümenin kapsayıcı olmasının temel prensipleri olduğunu ifade ederek, bu çerçevede yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı odağına alan politikaları çerçevesinde, Türkiye’deki refah artışından tüm kesimlerin adil bir şekilde faydalanmasını amaçladıklarını söyledi.

Dolasıyla sadece büyük şirketler için değil, KOBİ’ler, küçük işletmeler için de iş, yatırım ortamı iyileştirmelerinin, sadece metropoller için değil tüm Türkiye’de farklı bölgelerde, yeni imkanlar, fırsatlar oluşturmalarının önem taşıdığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda yine sanayinin daha fazla Anadolu’ya yayılması herhalde herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çerçeve. Orta Anadolu, Akdeniz hattında daha güçlü bir sanayileşme perspektifi de yine bugün ifade edilen hususlar arasında yer aldı. Türkiye’de yatırım iklimi daha elverişli hale geldikçe, iş ve yatırım yapma süreçleri kolaylaştıkça, bu kazanımlar milletimize, ekonomimize en önemli şekilde yansıyacaktır.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasının sonunda, YOİKK çalışmalarına katkı veren başta Kurul üyeleri olmak üzere, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcilerine teşekkür etti.

Toplantıya, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Ekonomi Politikaları Kurulu Başkanvekili Gülsüm Azeri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Engin Aksoy, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri de toplantıda yer aldı.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir