CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 12. Kalkınma Planı’nı sundu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 12. Kalkınma Planı'nı sundu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 12. Kalkınma Planı'nı sundu

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 12. Kalkınma Planı’nı sunan Cevdet Yılmaz, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir ortamda planların ileriye dönük karar alma süreçlerine yardımcı olma iÅŸlevinin daha da önemli hale geldiÄŸini söyledi.

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İmalat sanayiinin milli gelirdeki payını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı, küresel mal ticaretinden yüzde 2’nin üzerinde pay almayı, yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayii ihracatından yüzde 17 pay almayı ve kalkınma önceliklerimize halel getirmeden net sıfır emisyon hedefine ulaÅŸmayı öngörüyoruz.” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 12. Kalkınma Planı’nı sunan Yılmaz, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı bir ortamda planların ileriye dönük karar alma süreçlerine yardımcı olma iÅŸlevinin daha da önemli hale geldiÄŸini, kalkınma planlarının daha yüksek refah seviyesine ulaşılmasında topluma yol gösterdiÄŸini, kısa vadeli yaklaşımların ötesine geçerek uzun vadeli temel amaç ve öncelikleri ortaya koyduÄŸunu söyledi.

Türkiye’nin en yüksek insani geliÅŸmiÅŸlik seviyesindeki ülkeler arasında sıralamasını ileri taşımaya ve üst gelir grubu ülkeler arasına girmesine yönelik hukuktan ekonomiye, eÄŸitimden saÄŸlığa, çevreden uluslararası iÅŸbirliklerine kadar birçok konuyu içeren kapsamlı bir politika çerçevesinin oluÅŸturulduÄŸunu belirten Yılmaz, Cumhuriyet’in birikimlerini temel alarak yeni yüzyılın kalkınma alt yapısını oluÅŸturan eser ve hizmetlerin, 21 yıldır CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın güçlü liderliÄŸinde birer birer hayata geçirildiÄŸini ifade etti.

Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’nın, Strateji ve Bütçe BaÅŸkanlığının koordinasyonunda katılımcı bir yaklaşımla kamu kesimi, özel kesim, sivil toplum temsilcileri ile akademik çevrelerin katkılarıyla hazırlandığını dile getirerek, 2053 perspektifinde dünyada geliÅŸmiÅŸ ekonomilerin oluÅŸturduÄŸu güç merkezlerinin göreli ağırlığının azalmasının, uluslararası sisteme yeni oyuncuların katılımı ve stratejik ittifakların dahil olmasıyla küresel düzenin daha kapsayıcı ve çok kutuplu bir çerçeveyle yeniden ÅŸekillenmesinin beklendiÄŸini kaydetti.

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin gelecekteki 30 yılın fırsatlarını iyi deÄŸerlendirip risklerini azaltarak, güçlü altyapısı, zengin kaynakları, genç ve dinamik nüfusu, tarihi ve kültürel birikimi ve eÅŸsiz jeopolitik konumuyla hızlı bir kalkınma sürecine gireceÄŸini dile getirdi.

“İşsizlik oranını yüzde 5’in altına düşürmeyi hedefliyoruz”

Yılmaz, gelecek 30 yılda dünyayı ÅŸekillendirmesi beklenen geliÅŸmeleri dikkate alarak ülkeyi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma hedefi doÄŸrultusunda, kapsamlı ve uzun vadeli bir yol haritasını, 12. Kalkınma Planı’yla TBMM’ye sunduklarını anlatarak, Türkiye Yüzyılı’nda, dünyadaki baÅŸlıca bilim, teknoloji, üretim, ticaret, kültür ve sanat merkezlerinden biri olarak insanlığa katkı sunan, milli ve manevi deÄŸerlerini koruyarak bölgesinin ve dünyanın barış, huzur ve refahı için küresel geliÅŸmelere yön veren etkili, güçlü, müreffeh bir Türkiye’yi hedeflediklerini vurguladı.

Bu vizyona ulaşma yolunda 2053 hedeflerini belirlediklerini aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kapsamda, üst gelir grubu ülkelerinden biri olarak dünyanın 10 büyük ekonomisi ve satın alma gücü paritesine göre ilk beÅŸ ekonomisi arasında yer almayı hedefliyoruz. İmalat sanayiinin milli gelirdeki payını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı, küresel mal ticaretinden yüzde 2’nin üzerinde pay almayı, yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayii ihracatından yüzde 17 pay almayı ve kalkınma önceliklerimize halel getirmeden net sıfır emisyon hedefine ulaÅŸmayı öngörüyoruz. İnsani GeliÅŸme Endeksi’nde ilk 20 ülke arasına girmeyi, ailenin güçlendirilmesini, gelir dağılımında adaleti saÄŸlamayı, çalışma çağındaki her bireyin üretkenliÄŸinden faydalanarak iÅŸsizlik oranını yüzde 5’in altına düşürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra dünyanın en deÄŸerli 100 markası arasında en az beÅŸ markamızın yer almasını, en az beÅŸ üniversitemiz dünyanın ilk 100 üniversitesi arasında olmasını, ülkemizin Küresel Yenilik Endeksi’nde ilk 10 ülkeden biri olmasını ve Ar-Ge harcamalarının milli gelirdeki payının yüzde 4 düzeyine çıkmasını öngörüyoruz. Ayrıca, İstanbul’un bilim, teknoloji, kültür, sanat, turizm, ticaret ve finansta küresel bir merkez olmasını, ülkemizin turizm gelirlerinde dünyada ilk üç ülkeden biri ve saÄŸlık turizminde dünyanın merkezi konumunda olmasını da hedeflemekteyiz.”

Küresel eğilimler

12. Kalkınma Planı hazırlık sürecinde uzun dönemli perspektifle birlikte, küresel gelişmeleri de dikkate aldıklarını ifade eden Yılmaz, planın, küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmaların yanı sıra salgın hastalıkların, doğal afetlerin, su, gıda ve enerji krizlerinin yeni risk ve belirsizlikleri meydana çıkardığı bir ortamda hazırlandığını anlattı.

2020 yılında yaşanan ciddi daralmaya rağmen, 2019-2023 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,5 oranında büyüyen dünya ekonomisinin, 2023 yılında yüzde 3 oranında büyümesinin öngörüldüğünü belirten Yılmaz, 2019-2023 döneminde yıllık ortalama yüzde 1,4 oranında büyüyen gelişmiş ekonomiler ve yüzde 3,3 oranında büyüyen yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin 2023 yılında sırasıyla, yüzde 1,5 ve yüzde 4 oranında büyümelerinin beklendiğini, salgın sonrası dönemde toparlanma eğilimine giren ve baz etkisiyle 2021 yılında yüzde 10,9; 2022 yılında ise yüzde 5,1 artan dünya ticaret hacminin 2023 yılında yüzde 0,8 artmasının öngörüldüğünü bildirdi.

2019-2023 döneminde yıllık ortalama yüzde 1,9 oranında artan dünya ticaret hacminin, küresel finansal ve ekonomik koşullardaki beklenen normalleşme eğilimine uygun olarak 2024-2028 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,5 oranında artmasının beklendiğini kaydeden Yılmaz, gelişmiş ekonomilerde istihdam odaklı politikaların etkisiyle, 2014-2018 döneminde ortalama yüzde 6,2 olan işsizlik oranlarının, 2019-2023 döneminde ortalama yüzde 5,4 seviyesine gerilediğini söyledi.

Yılmaz, söz konusu ekonomilerde ortalama işsizlik oranının 2023 yılında yüzde 4,4 olarak gerçekleşeceğinin ve 2024-2028 döneminde yüzde 4,5’ler seviyesindeki seyrini sürdüreceğinin tahmin edildiğini dile getirerek, genel işsizlik düzeyinde iyileşme görülmekle birlikte, dünya genelinde işsizlerin yüzde 35’ini oluşturan genç işsizliğin, yaygın bir küresel sorun olmaya devam ettiğine dikkati çekti.

Salgın sonrası göreli olarak azalmasına karşın, borçlanma eğiliminin gelecek dönemde de devam etmesi ve 2024-2028 döneminde genel devlet brüt borç stokunun GSYH’ye oranının gelişmiş ekonomilerde yüzde 113,1’e; yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde ise yüzde 68,5 seviyesine yükselmesinin öngörüldüğünü anlatan Yılmaz, birçok ülkede yüksek borç seviyeleri, artan finansman maliyetleri, yavaşlayan büyüme ve devlete yönelik artan talepler ile mevcut mali kaynaklar arasında artan uyumsuzluğun yaygınlaştığını kaydetti.

Süregelen ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler, savaşlar ve doğal afetlerin bu dönemdeki en yüksek küresel ekonomik risk unsurları olduğuna dikkati çeken Yılmaz, petrol üreticisi ülkelerin üretim kararlarından destek alan petrol fiyatlarının, yakın zamanda yükselerek 90 dolar civarında seyrini sürdürdüğüne işaret etti.

Cevdet Yılmaz, gelecek dönemde petrol fiyatlarında, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimin devamının, Orta DoÄŸu’daki jeopolitik geliÅŸmelerin, ABD’deki üretim miktarının, OPEC’in üretim kesintilerinin, küresel talebi belirleyen ekonomik aktivite ve ticaret gerilimlerinin seyrinin belirleyici olacağını anlatarak, geliÅŸmiÅŸ ekonomilerde, uygulanan sert tedbirlere raÄŸmen çekirdek enflasyonun halen katılığını koruduÄŸunu ve sektörel fiyat katılıkları ile piyasa aksaklıklarının, küresel toparlanma üzerinde baskı yarattığını dile getirdi.

Emtia fiyatlarının, yenilenen jeopolitik gerilimler ve iklim deÄŸiÅŸikliÄŸine baÄŸlı aksaklıklar nedeniyle daha oynak hale geldiÄŸine iÅŸaret eden Yılmaz, “GeliÅŸmiÅŸ ekonomilere ek olarak Çin ekonomisindeki süregelen kırılganlıklar nedeniyle sanayi ürünlerine olan talepteki zayıflama, beklentileri de olumsuz etkilemektedir. Buna ilaveten dijitalleÅŸme ve teknoloji alanında izlenen dönüşümler, ülkelerin küresel ticaret içindeki paylarının yeniden ÅŸekillenmesine yol açabilecektir. Bu geliÅŸmeler bazı ülkeler için risk iken, bu alana hazırlıklı olan ülkeler için fırsatlar barındırmaktadır.” diye konuÅŸtu.

“İstikrarlı bir büyüme modeli uygulanacaktır”

Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’nın, ülkenin sürdürülebilir kalkınma sürecinin stratejik bir yaklaşımla yönetilmesini teminen mevcut kaynakların ekonomik ve sosyal açıdan en fazla katma deÄŸer üreten alanlara yönlendirilmesi için yol gösterici bir iÅŸlev üstleneceÄŸini vurgulayarak, ÅŸunları paylaÅŸtı:

“Kalkınma Planı, toplumun tüm kesimleri için uzun vadeli bir perspektif ve hedef birliÄŸi saÄŸlamaya hizmet edecektir. Kalkınma sürecinde insan odaklılık, katılımcılık, kapsayıcılık, hesap verebilirlik ve ÅŸeffaflık ilkelerini esas alan bütüncül bir yaklaşım izlenecektir. 12. Kalkınma Planı, milletimizin temel deÄŸerlerini ve beklentilerini esas alarak kalkınma hedeflerimize ulaşılmasını saÄŸlayacak kapsamlı bir yol haritası olacak, ülkemizin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarılması, temel hedefimiz olmaya devam edecektir. Bu kapsamda yeÅŸil ve dijital dönüşümü odaÄŸa alan, sanayi sektörünün tarım ve hizmetler sektörleriyle bütünleÅŸik olarak baÅŸat rol üstlendiÄŸi, ülkemizin dünya ticaretindeki konumunun güçlendiÄŸi, kaliteli finansman imkanlarının saÄŸlandığı, nitelikli beÅŸeri sermayeyle azami istihdam oluÅŸturan istikrarlı bir büyüme modeli uygulanacaktır.”

Ylmaz, Plan çerçevesinde atılacak somut adımları sıraladı

Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’na iliÅŸkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumunda, Planın genel çerçevesinde atılacak somut adımları, “hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, temel hak ve hürriyetleri güçlendirmek; iyi yönetiÅŸim anlayışını kurumsallaÅŸtırmak; beÅŸeri ve sosyal yapıyı geliÅŸtirmek; afete dirençli yaÅŸam alanları, akıllı ve sürdürülebilir ÅŸehirler oluÅŸturmak, ekonomide istikrar ve sürdürülebilirliÄŸi saÄŸlamak; her alanda yeÅŸil ve dijital dönüşüm odaklı rekabetçiliÄŸi tesis etmek; ihracata dayalı nitelikli büyümeyi saÄŸlamak; enerji ve gıda arz güvenliÄŸini tesis etmek ve uluslararası iÅŸbirlikleri ile stratejik ortaklıkları güçlendirmek.” ÅŸeklinde sıraladı.

12. Kalkınma Planı’nın “istikrarlı büyüme, güçlü ekonomi”, “yeÅŸil ve dijital dönüşümle rekabetçi üretim”, “nitelikli insan, güçlü aile, saÄŸlıklı toplum”, “afetlere dirençli yaÅŸam alanları, sürdürülebilir çevre” ve “adaleti esas alan demokratik iyi yönetiÅŸim” olmak üzere beÅŸ ana eksenden oluÅŸtuÄŸunu belirten Yılmaz, istikrarlı büyüme, güçlü ekonomi ekseni kapsamında refah seviyesinin artmasını saÄŸlayacak temel unsur olan milli gelirin istikrarlı biçimde büyümesine her dönemde olduÄŸu gibi öncelik verdiklerini kaydetti.

Bu yıl hedeflenen büyüme artışıyla Satın Alma Gücü Paritesi’ne göre kiÅŸi başına gelirin yaklaşık 41 bin dolar seviyesine çıkmasını beklediklerini dile getiren Yılmaz, “2022 yılı itibarıyla Satın Alma Gücü Paritesi cinsinden GSYH büyüklüğüne göre dünyanın en büyük 11’inci ekonomisi olarak konumlanan Türkiye ekonomisi yaklaşık 906 milyar dolar cari GSYH büyüklüğü ile dünyada 19’uncu sırada yer almakta, 2023 yılında ise IMF tahminlerine göre 17’nci sıraya yükselmesi beklenmektedir.” diye konuÅŸtu.

“VatandaÅŸlarımızın refah seviyelerini artıracak politikalar önceliklendirilecek”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Plan döneminde sanayi sektörünün verimlilik ve rekabetçiliği odağına alan üretim yapısıyla başat rol üstlendiği, hizmetler sektöründe döviz kazandırıcı alanların çeşitlendirildiği ve tarım sektöründe gıda arz güvenliğinin sağlandığı bir yapı tesis edileceğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bu çerçevede, Plan döneminde büyüme oranının yıllık ortalama yüzde 5 oranında gerçekleÅŸmesi ve dönem sonunda kiÅŸi başına gelirin 17 bin 554 dolara ulaÅŸması hedeflenmektedir. Büyümenin Plan döneminde dengeli bir yapıda gerçekleÅŸmesi, üretim faktörleri yönüyle verimlilik, üretim sektörleri yönüyle sanayi sektörü ve harcamalar yönüyle ise yatırımların ve ihracatın artırılmasına yönelik politikalar hayata geçirilecektir.”

Yılmaz, imalat sanayi kapasitesinin geliÅŸtirilmesine odaklanılarak sanayi sektörünün GSYH içerisindeki payının Plan dönemi sonunda yüzde 26,9’a ulaÅŸmasının saÄŸlanacağını söyledi.

Küresel ticarette yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin, dünya genelinde önemli bir odak noktası haline geldiğine dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:

“Bu baÄŸlamda, Türkiye’nin deÄŸer zincirlerindeki konumunun daha ileri seviyelere taşınması yoluyla katma deÄŸeri yüksek ihracat potansiyelinin artırılması, enerji ve imalat sanayinde ithalat bağımlılığının düşük seviyelere indirilmesi, turizmin yanı sıra yazılım gibi alanlarda hizmet gelirlerinin çeÅŸitlendirilmesi ve böylece cari iÅŸlemler dengesinde sürdürülebilir bir iyileÅŸme saÄŸlanması amaçlanmaktadır. Gümrük BirliÄŸinin güncellenmesine yönelik AB kurumları ve üye ülkeler nezdinde çalışmalara devam edilecektir. Plan döneminde uygulamaya konulacak politika ve tedbirlerle ihracatın 375,4 milyar dolara, ithalatın ise 481,4 milyar dolara ulaÅŸması ve turizmde hedeflenen gelir artışıyla cari iÅŸlemler açığının milli gelire oranının dönem sonunda yüzde 0,2 olarak gerçekleÅŸmesi öngörülmektedir.”

Bütüncül bir anlayış içinde para ve maliye politikası araçlarının etkin ÅŸekilde kullanımıyla enflasyonla mücadeleye kararlılıkla devam edilerek enflasyonun orta vadede tek haneli rakamlara düşürülmesi ve fiyat istikrarının saÄŸlanmasının birincil öncelikleri olduÄŸunu anlatan Yılmaz, “Bu doÄŸrultuda parasal aktarım mekanizmasının etkin iÅŸleyiÅŸi için tüm politika araçları kararlı ve bağımsız bir ÅŸekilde kullanılmaya devam edilecek, dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülürken belirlenen hedefin gerektirdiÄŸi fiyat istikrarının saÄŸlanması için gerekli ön koÅŸullar tesis edilecektir. Enflasyonla mücadelemizi sürdürürken hayat pahalılığının yol açtığı zorlukları telafi edecek gerekli politikalar da hayata geçirilecektir. Memurumuzu, işçimizi ve emeklimizi hiçbir ÅŸekilde enflasyona ezdirmeyecek, vatandaÅŸlarımızın refah seviyelerini artıracak politikalar önceliklendirilecektir. Dezenflasyon sürecinin baÅŸarıyla hayata geçirilmesi ile kalıcı sosyal refahın zemini güçlendirilecektir.” deÄŸerlendirmelerinde bulundu.

“BES daha cazip hale getirilecek”

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Yılmaz, çalışma çağında olup iÅŸ gücünün dışında yer alan bireylerin iÅŸ gücüne dahil olma imkanlarının geniÅŸletileceÄŸini belirterek, “Plan dönemi boyunca iÅŸ gücüne katılım oranlarındaki artışa raÄŸmen 5 milyon ilave istihdam saÄŸlanarak iÅŸsizlik oranının dönem sonunda yüzde 7,5’e gerilemesi hedeflenmektedir.” dedi.

12. Kalkınma Planı döneminde yüksek oranlı ve istikrarlı büyümenin saÄŸlanmasında finansmanın sürdürülebilir ve saÄŸlıklı kaynaklardan temin edilmesinin önem arz ettiÄŸini dile getiren Yılmaz, “Plan dönemi sonunda yurt içi tasarrufların milli gelire oranının yüzde 32’nin üzerine çıkarılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede, BES daha cazip hale getirilecek, sürdürülebilir tüketim davranışlarının toplumda yaygınlaÅŸtırılması desteklenecek, finansal okuryazarlığın artırılması amacıyla hanehalkı ve firmalarda tasarruf yapma farkındalığı geliÅŸtirilecektir.” diye konuÅŸtu.

Cevdet Yılmaz, Plan döneminde ulaşılması öngörülen büyüme hedefleri doÄŸrultusunda finansal piyasaların reel sektörün finansman ihtiyacını düşük maliyetle karşılayacak ve çeÅŸitli finansal araçları kullanıma sunacak bir yapıya kavuÅŸmasının amaçlandığını söyleyerek, “Sanayide yapısal dönüşümün hedeflendiÄŸi bu dönemde hem finansal piyasaların ortaya konulan politikaların hayata geçirilmesinde etkili olması hem de ülkemizin küresel bir finans merkezi olma yönünde kararlı adımlarla ilerlemesi saÄŸlanacaktır. Bu kapsamda sermaye piyasaları geliÅŸtirilecek, finansal teknoloji ekosistemi güçlendirilecek ve faizsiz finansın sektör içerisindeki ağırlığı artırılacaktır.” ifadelerini kullandı.

“KİT yönetiÅŸim reformu hayata geçirilecek”

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Yılmaz, kamu maliyesinde öngörülebilir yaklaşımla istikrarlı ve sürdürülebilir yapının güçlendirilmesinin, 12. Kalkınma Planı döneminin temel amacı olduÄŸunu kaydederek, “Maliye politikası, enflasyon hedefi ve cari iÅŸlemler dengesiyle uyumlu büyüme ortamını destekleyecek ÅŸekilde uygulanacaktır.” dedi.

Afet sonrası iyileştirmeye ve risklerin azaltılmasına yönelik harcamalar hariç kamu açığının, mali konsolidasyon uygulamalarıyla kontrol altında tutulacağını, mali disiplinin Plan döneminde makroekonomik istikrarın önemli bir çıpası olmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harcama programları gözden geçirilerek rasyonelleÅŸtirilmeye devam edilecek, vergi tahsilatında etkinlik artırılacak, vergi adaletini güçlendirici ve vergi tabanını geniÅŸletici reformlar yapılacaktır. Kamu maliyesi, para politikasıyla uyumu da gözetilerek fiyat istikrarının saÄŸlanması, yeÅŸil ve dijital dönüşümü yakalayan sürdürülebilir kalkınma ve büyüme ortamının tesisi, cari iÅŸlemler açığının kontrol altında tutulması ve gelir dağılımında adaletin saÄŸlanmasında etkin bir araç olarak kullanılmaya devam edilecektir. Bu çerçevede Plan dönemi sonunda, GSYH’ye oranla, 2023 yılında yüzde 6,4 olarak öngördüğümüz kamu kesimi borçlanma gereÄŸinin yüzde 1,8’e, 2023’te yüzde 6,4 olarak öngördüğümüz merkezi yönetim bütçe açığının ise yüzde 2’ye gerileyeceÄŸi öngörülmektedir.”

Yılmaz, Plan döneminde sosyal güvenlik sisteminin uzun dönemli mali sürdürülebilirliÄŸini güçlendirmek amacıyla sosyal güvenlik kapsamının artırılacağını ve sistemin daha adil ve etkin bir yapıya kavuÅŸturulacağını vurgulayarak, “Mali sürdürülebilirlik amacı doÄŸrultusunda prim tabanı geniÅŸletilecek aynı zamanda kayıt dışılıkla mücadele edilerek prim tahsilatlarının etkinliÄŸi artırılacak ve kiÅŸilerin istihdamda kalmasını saÄŸlayıcı düzenlemeler yapılacaktır.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Kamu iÅŸletmelerinin etkin ve verimli çalışarak ekonominin rekabet gücünü artıracağını ve kamu maliyesi üzerinde daha az yük oluÅŸturacağını dile getiren Yılmaz, “Bu kapsamda KİT yönetiÅŸim reformu hayata geçirilecek, KİT’lerin nitelikli personel istihdam etmesi saÄŸlanacak, kurumsal kapasiteleri geliÅŸtirilecek, organizasyonel yapıları güçlendirilecek ve aralarındaki koordinasyon artırılacaktır.” ifadesini kullandı.

“İş ve yatırım ortamının iyileÅŸtirilmesi ve rekabetçiliÄŸin artırılmasını hedeflemekteyiz”

12. Kalkınma Planı’na iliÅŸkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yapan Yılmaz, milli gelirin 2003-2022 döneminde yüzde 5,4’lük reel ortalama büyüme hızına karşın aynı dönemde imalat sanayinin yüzde 6,1 büyüyerek refaha daha fazla katkıda bulunduÄŸunu söyledi.

Son 10 yıla bakıldığında Türkiye’nin imalat sanayisinin, üst-orta gelir grubu ülkelerin ortalamasından daha yüksek bir büyüme oranına sahip olduÄŸunu dile getiren Yılmaz, “Plan dönemi boyunca baÅŸta öncelikli sektörler olmak üzere sanayide teknoloji, yenilikçilik, ürün kalitesi, verimlilik ve ihracat kapasitesi artışı, endüstriyel kapasitenin dönüştürülmesi, iÅŸ ve yatırım ortamının iyileÅŸtirilmesi ve rekabetçiliÄŸin artırılmasını hedeflemekteyiz.” diye konuÅŸtu.

Cevdet Yılmaz, imalat sanayinde başta öncelikli sektörler olmak üzere tüm sektörlerde yeşil ve dijital dönüşüm ekseninde rekabet gücünün ve verimliliğin artırılması suretiyle yüksek katma değerli üretim yapısını sağlamak amacıyla sanayi envanteri oluşturulacağını, sanayi ana planı hazırlanacağını, veriye dayalı sanayi politikaları oluşturulacağını bildirdi.

Ürün bazlı çalışmalar yapılarak ara malı, stratejik ürün ve teknolojiler için yatırım yol haritaları hazırlanacağını anlatan Yılmaz, gübre ve petrokimya başta olmak üzere sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni yatırımların hayata geçirileceğini belirtti.

Yılmaz, savunma alanındaki teknolojik kabiliyetlerin sivil alanda kullanımının sağlanacağını aktardı.

“2,5 milyon hektar tarım arazisinin toplulaÅŸtırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecek”

Tarım sektöründeki hedefleri paylaÅŸan Yılmaz, “Tarımsal altyapının güçlendirilmesi amacıyla 750 bin hektar alan sulamaya açılacak ve böylece sulamaya açılan brüt tarımsal alan kümülatif olarak 7,85 milyon hektara ulaÅŸacak, ekonomik olarak sulanabilecek alan miktarı olan 8,5 milyon hektarın yüzde 92,4’ü sulanabilecektir.” ifadesini kullandı.

Yılmaz, 2,5 milyon hektar tarım arazisinin toplulaştırılmasına yönelik çalışmalar yürütüleceğini ve arazi kullanım planlarının hazırlanmasının tamamlanacağını dile getirerek, üretici örgütlenmesinin güçlendirileceğini, sera gazı salınımının azaltılması için çevre dostu tarımsal uygulamaların desteklenerek yaygınlaştırılacağını kaydetti.

Orman yangınlarını önleyici tedbirlerin artırılacağını bildiren Yılmaz, “Yangınlarla mücadelede, yerli imkanlarla üretilecek yangın söndürme helikopterleri envantere katılacaktır.” dedi.

“Yurt dışında maden, petrol ve doÄŸal gaz arama ve yatırım iÅŸbirlikleri geliÅŸtirilecek”

Planda, enerji sektörünün öncelikli gelişme alanlarına dahil edildiğine işaret eden Yılmaz, 2053 yılı net sıfır emisyon hedefini esas alarak yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirerek enerjide kendine yeterliliğini en üst seviyeye yükselten, nükleer teknolojiyi elektrik üretiminde kullanan, enerji verimliliğini artıran, enerji teknolojilerinde yerlileşmeyi önceleyen, yeni teknolojileri entegre eden ve uluslararası enerji ticaretinde stratejik konumu güçlendiren rekabetçi bir enerji sektörü yapısına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.

Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Akkuyu Nükleer Güç Santrali bütün üniteleri ile devreye alınacak ve ilave nükleer santral kurulumlarına yönelik çalışmalara devam edilecektir. Tuz Gölü DoÄŸal Gaz Yeraltı Depolama Tesisi’nin kapasitesi artırılacak ve Sakarya DoÄŸal Gaz Sahası’ndan üretilecek doÄŸal gazın ekonomiye kazandırılmasına yönelik faaliyetler sürdürülecektir. Madencilik alanında yerli kaynaklara yönelik arama, üretim ve AR-GE faaliyetleri artırılacaktır. Madencilik ürünlerinin yurt içinde iÅŸlenmesine ve uç ürün geliÅŸtirilmesine öncelik verilecek, denizlerde petrol ve doÄŸal gaz arama faaliyetleri kapsamında sismik ve sondaj çalışmaları yoÄŸunlaÅŸtırılacaktır. Yurt dışında uygun yatırım ve üretim imkanları belirlenerek maden, petrol ve doÄŸal gaz arama ve yatırım konularında iÅŸbirlikleri geliÅŸtirilecektir.”

“2028 yılında 82,3 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm geliri”

Türkiye’nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını milli teknolojilerin ve yeteneklerin azami ölçüde kullanımını temin ederek karşılamayı, savunma ve havacılık sanayinin rekabetçiliÄŸini küresel ölçekte artırmayı, savunma sanayinde edinilen kabiliyetlerin sivil sektöre yayılımını da saÄŸlayarak ülke için önemli ekonomik deÄŸer üreten bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini anlatan Yılmaz, “Savunma sanayi ihracatının 6 milyar dolardan 11 milyar dolara çıkarılması saÄŸlanacak, savunma sanayi yerlilik oranı yüzde 80’den 85’e yükseltilecektir.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Ziyaretçi başına turizm gelirinin artırılmasının hedeflendiğine dikkati çeken Yılmaz, 2028 yılında 82,3 milyon turist ve 100 milyar dolar turizm gelirine ulaşılmasının sağlanacağını, kişi başına ortalama harcamanın 905 dolardan 1215 dolara çıkarılacağını söyledi.

“İş ve Yatırım Ortamı” baÅŸlığı altında iÅŸlemlerin en az evrak sayısı, en kısa süre ve en düşük maliyetle yapılmasını hedeflediklerini dile getiren Yılmaz, nitelikli uluslararası doÄŸrudan yatırımlardan daha fazla yararlanılması yoluyla yatırım, istihdam, üretim ve ihracat artırılarak ülkenin yurt içi ve uluslararası piyasalar için tedarik ve üretim merkezi haline gelmesini saÄŸlayacaklarını belirtti.

“Bilgi ve iletiÅŸim teknolojilerinde yerli katma deÄŸerin artırılması amaçlanıyor”

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Yılmaz, AR-GE harcamasının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya oranının yüzde 2,05’e yükseltilmesinin, AR-GE harcamalarında özel sektörün payının yüzde 61’den yüzde 67’ye çıkarılmasının hedeflendiÄŸini bildirdi.

Yılmaz, KOBİ’lerin yenilikçilik kapasitelerinin ve ölçeklerinin büyütülerek tedarik zincirlerinde daha güçlü bir biçimde yer almalarını, daha etkin ve verimli olarak büyümeye ve istihdama katkılarının artırılmasını saÄŸlayacaklarını ifade etti.

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yerli katma değerin artırılması ve orta vadede ülkenin teknolojide dışa bağımlılığının azaltılmasını amaçladıklarını aktaran Yılmaz, kamunun bilgi ve iletişim teknolojileri alımlarında yerlilik payının artırılması için alım süreçlerinde iyileştirmeler yapılacağını dile getirdi.

Milli çözümlere dayalı siber güvenlik ekosisteminde yer alan ürün ve hizmetlerin küresel muadiller seviyesine ulaÅŸtırılacağını, yapay zeka alanında da bir ekosistem oluÅŸturulacağını belirten Yılmaz, “Siber güvenliÄŸe mevzuat bütünlüğü ve kurumsal yapılanma ile birlikte kapsamlı bir çerçeve oluÅŸturulacak ve teknik altyapı bütünleÅŸtirilerek anlık takip mekanizması oluÅŸturulacaktır.” dedi.

“Demiryollarında elektrikli hat oranı yüzde 72’ye, sinyalli hat oranı yüzde 80’e çıkarılacak”

İmalat sanayi baÅŸta olmak üzere ekonomi genelinde üretim, tüketim ve ticaret merkezlerinin birbirine baÄŸlanması amacıyla modlar arası taşımacılığın yaygınlaÅŸtırılması, demiryolu yatırımlarında yük taşımacılığına odaklanılması ve lojistik maliyetlerin azaltılması yoluyla verimliliÄŸin ve rekabetçiliÄŸin artırılmasının saÄŸlanacağını söyleyen Yılmaz, “Plan döneminde, karasal yük taşımacılığında demiryolunun payı yüzde 5,76’dan 7,60’a çıkarılacak, devam eden demiryolu projeleri tamamlanacak ve mevcutlar modernize edilecek, demiryollarında elektrikli hat oranı yüzde 52’den yüzde 72’ye, sinyalli hat oranı ise yüzde 58’den yüzde 80’e çıkarılacaktır.” bilgisini verdi.

Yılmaz, Doğu Akdeniz bölgesinde büyük ölçekli bir ana liman ve yeni bir tersane kurulmasına yönelik hazırlıkların tamamlanacağını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, trafik güvenliğinin artırılması, ulaşım talebinin doğru bir şekilde yönetilebilmesini teminen akıllı ulaşım sistemi uygulamalarının yaygınlaştırılacağını ifade etti.

“e-İhracatın ihracat içindeki payının yüzde 10’a çıkarılması hedefleniyor”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin alıcı ve satıcıların etkin bir biçimde buluÅŸturulduÄŸu, fiyatların etkin iÅŸleyen saÄŸlıklı piyasa koÅŸullarında belirlendiÄŸi, üretici ve tüketici haklarının korunduÄŸu, kalite odaklı, kolay ve düşük iÅŸlem maliyetli bir ticaret ortamına sahip olması saÄŸlanacaktır. e-İhracatın ihracat içindeki payının 2022 yılındaki yüzde 0,86 seviyesinden yüzde 10’a çıkarılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye e-İhracat Platformu ve e-İhracat konsorsiyumları hayata geçirilecek, ÅŸirketlerin, pazaryerlerinin ve perakende e-ticaret sitelerinin yurt dışında satış yapabilmeleri desteklenecek, e-ihracat gümrük iÅŸlemleri sadeleÅŸtirilecek, e-ticaret hacminin düşük olduÄŸu illerin e-ticarete katılım oranı artırılacaktır.”

Tüketici hakem heyetlerinin 81 il merkezinde olacak ÅŸekilde yeniden yapılandırılacağını açıklayan Yılmaz, “Tüketici Åžikayet Platformu” oluÅŸturulacağını söyledi.

Yılmaz, bu çalışmalarla birlikte tüketici ürünlerindeki güvensizlik oranının yüzde 1,3’e düşürüleceÄŸini bildirdi.

“Devlet yardımlarının etkinliÄŸi analiz edilecek”

Devlet yardımlarına da değinen Yılmaz, kuracakları izleme sistemi ile devlet yardımlarının etkinliğini analiz ederek artıracaklarını açıkladı.

Etki değerlendirme sistemine devlet yardımı uygulayan kurum ve kuruluşların adaptasyonunu sağlayarak devlet yardımlarının etkilerini ölçeceklerini, etkin olanları sürdürecek, öngörülen etkiyi doğurmayanları gözden geçireceklerini bildiren Yılmaz, benzer nitelikte olanları tespit ederek uyumlaştıracaklarını, yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere ihtiyaç duyulan alanlarda etkili devlet yardımları geliştireceklerini anlattı.

“En az 10 üniversitenin ilk 500’e girmesi saÄŸlanacak”

Yükseköğretim sisteminin bu plan döneminde de güçlenmesi ve ülkenin geliÅŸimi için temel aktörlerden biri olmaya devam etmesinin saÄŸlanacağını vurgulayan Yılmaz, dünya akademik baÅŸarı sıralamalarında 2028 itibarıyla en az 10 üniversitenin ilk 500’e girmesinin saÄŸlanacağını söyledi.

Aile hekimlerince sunulan saÄŸlık hizmetlerini nitelik ve nicelik olarak iyileÅŸtirmek suretiyle aile hekimi başına nüfusun 3 bin 40’tan 2 bin 700’e düşürülmesinin hedeflendiÄŸini aktaran Yılmaz, “SaÄŸlık tesislerine yönelik yatırım planlanmalarıyla fiziki altyapının dengeli dağılımı saÄŸlanacak, mevcut hastane yataklarının kullanım etkinliÄŸi yükseltilerek fiziki altyapının dengeli dağılım oranı 1,42’den 1,38’e düşürülecektir.” diye konuÅŸtu.

“Yurt dışında çalışan nitelikli vatandaÅŸlarımızın Türkiye ile baÄŸları güçlendirilecek”

İstihdam ve çalışma hayatı alanında başta özel politika gerektiren gruplar olmak üzere toplumun tüm kesimlerine yeterli bir gelirle kayıtlı, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlandığı koşullarda iş imkanlarının sunulmasının temel amaçları olduğunu vurgulayan Yılmaz, gençlerin istihdamının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine önem verileceğinin altını çizdi.

Kayıt dışılığın azaltılmasına yönelik bilinçlendirme ve denetim faaliyetlerinin artırılacağını kaydeden Yılmaz, “Nitelikli iÅŸgücü kaybı önlenecek ve yurt dışında çalışan nitelikli vatandaÅŸlarımızın Türkiye ile baÄŸları güçlendirilerek mesleki bilgi ve tecrübe aktarımını saÄŸlayacak mekanizmalar geliÅŸtirilecektir.” dedi.

“SaÄŸlıklı nesillerin yetiÅŸmesi önceliÄŸimizdir”

Ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik toplumsal yapıyı ilgilendiren her alanda aile dostu politikaların kapsayıcı, bütüncül ve katılımcı bir ÅŸekilde geliÅŸtirilerek uygulanacağını dile getiren Yılmaz, “Plan döneminde ailede refah ve yaÅŸam kalitesinin en üst düzeye çıkarılmasını hedefliyoruz. Ailenin her türlü zararlı eÄŸilimden korunması ve saÄŸlıklı nesillerin yetiÅŸmesi önceliÄŸimizdir.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kadınların ve kız çocuklarının eğitime erişimleri, sosyal, kültürel, sportif ve ekonomik hayata katılımlarının artırılması, kaynaklara erişimlerinin kolaylaştırılması, kadının toplum içindeki statüsünün geliştirilmesinin sağlanacağına işaret ederek, Plan döneminde kadınların her alanda ve her seviyede temsil edilmesine ve güçlenmesine yönelik çalışmaların yoğunlaştırılacağını bildirdi.

Yılmaz, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve erken yaşta evliliklerle mücadeleye ilişkin yasal düzenlemelerin etkin uygulanmasına ve şiddete sıfır tolerans anlayışına titizlikle devam edileceğini belirtti.

“Erken dönem çocuk bakım imkanları artırılacak”

Çocukların fiziksel, sosyal ve zihinsel gelişimlerini destekleyici kültürel, sanatsal, bilimsel ve sportif faaliyetlerin özendirileceğini, yaygınlaştırılacağını ve erişilebilir hale getirileceğini kaydeden Yılmaz, gerek çocukların gelişimi gerek bakım verenlerin istihdamı ve sosyalleşmesi için erken dönem çocuk bakım imkanlarının artırılacağını, daha erişilebilir hale getirileceğini ifade etti.

Çocukların mesleki yönlendirilmesi ve çıraklık süreçlerinin, kanuni sınırlar, geliÅŸimlerine uygun saatler ve çocukların çalışmasına uygun ortamlar çerçevesinde yapılacağını kaydeden Yılmaz, “BaÅŸta sokakta, ağır ve tehlikeli iÅŸlerde, aile iÅŸleri dışında ücret karşılığı, gezici ve geçici tarım iÅŸlerinde olmak üzere çocuk işçiliÄŸiyle mücadele edilecektir.” diye konuÅŸtu.

Yılmaz, koruma ve bakım altındaki çocukların öncelikle aile odaklı hizmetlerden yararlanmaları için çalışmalar yürütüleceğini belirtti.

“Kalkınmanın önemli itici gücü gençler”

Yılmaz, 12. Kalkınma Planı’na iliÅŸkin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumunda, kalkınmanın önemli itici gücünün gençler olduÄŸunu ve 12. Kalkınma Planı’nda bu potansiyelin öne çıkarılmasının amaçlandığını belirtti.

Plan döneminde gençlerin eğitim hayatında kalmalarının sağlanacağını, daha erken yaşlarda etkin iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri sunulacağını, yetenekleri ve istekleri doğrultusunda iş gücü piyasasında talep edilen mesleklere uygun dönemlerde yönlendirilmelerinin sağlanacağını dile getiren Yılmaz, eğitimde ve istihdamda yer almayan gençlerin profillerinin belirlenerek eğitime, iş gücüne ve istihdama katılımlarını destekleyeceklerini ifade etti.

Engelliliğin, erken tanı ve teşhisle müdahale edilerek önlenmesi veya en aza indirilmesi ile başta bakım, eğitim ve istihdam olmak üzere engelli bireylere sunulan hizmetlerin iyileştirilmesinin de amaçlandığını anlatan Yılmaz, engelli bireylerin toplumsal yaşamın tüm alanlarına engellerini hissettirmeyecek şekilde katılımlarının ve erişilebilirliğin sağlanmasının esas olacağını kaydetti.

“Sinema endüstrisinin geliÅŸimi saÄŸlanacak”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kültürel altyapı unsurlarının daha verimli ve etkili kullanılabilmesi için mimari, işletme ve yönetim modellerinin işlevsel hale getirileceğini, Türkçenin dünyada yaygın ve geçerli bir dil haline gelmesinin ve hayatın her alanında doğru kullanımının sağlanacağını, Türk sinemasının dünyada tanınan bir marka haline gelmesi için sinema endüstrisinin gelişiminin de sağlanarak uluslararası rekabetçiliğin artırılacağını ifade etti.

Yılmaz, Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin meydana getirdiği tahribatın giderilmesi çalışmalarında yerleşik kültürü yaşatan nüfusun ikametlerine dönmesinin sağlanacağını, tarihi ve kültürel dokunun bütüncül olarak ihya edilmesi ve tarihi dokunun bulunduğu eski kent bölgeleriyle yeni kent yerleşimleri arasındaki ilişkinin güçlendirilerek devam ettirileceğini dile getirdi.

Finansal politikalar yoluyla gelir dağılımının iyileştirilmesi hedefinde ekonomik büyümenin toplumsal refaha dönüşmesi doğrultusunda tüm refah bileşenlerinin adil dağılmasını sağlayacaklarını anlatan Yılmaz, böylece genel yaşam standardını önemli ölçüde yukarıya çekecek mali ve finansal politikaları geliştireceklerini söyledi.

Bu doÄŸrultuda, enflasyonla mücadelede kullanılacak makroekonomik politikaların gelir dağılımını iyileÅŸtirici yönde uygulanacağının altını çizen Yılmaz, sosyal transferler aracılığıyla fırsat eÅŸitliÄŸinin artırılmasının saÄŸlanacağını ifade ederek “Adalet, eÅŸitlik, ödeme gücü ve artan oranlılık ilkelerinin gözetilerek vergilemenin gelir dağılımını iyileÅŸtirici etkisi perçinlenecektir.” diye konuÅŸtu.

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin coÄŸrafi konum ve tarihi geçmiÅŸi sebebiyle geçmiÅŸten bugüne göç olaylarıyla karşı karşıya kaldığını, 12. Kalkınma Planı döneminde, bütüncül, özgün, deÄŸiÅŸen ihtiyaç ve ÅŸartlara göre yenilenebilen, etkin ve sürdürülebilir bir göç yönetimi saÄŸlanarak düzensiz göçün önlenmesinin amaçlandığını belirtti.

Göç yönetimine ilişkin kurumsal kapasitenin de güçlendirileceğine dikkati çeken Yılmaz, vize ve ikamet uygulamalarıyla düzenli göçü sağlıklı yönetmek, düzensiz göçü önlemek üzere planlı, öngörülü ve etkin göç yönetimi yürütüleceğini aktardı.

“Dar ve orta gelirlilere yönelik en az 375 bin sosyal konut üretimi hedeflenmektedir”

Cevdet Yılmaz, 12. Kalkınma Planı doğrultusunda bölgeler arasındaki farkların azaltılmasının amaçlandığını, bölgelerin potansiyellerinin harekete geçirilerek ekonomik ve sosyal gelişimin sağlanacağını söyledi.

Yeşil ve dijital dönüşümün bölgelerin kalkınmasında bir fırsat olarak değerlendirilmesi adına bölgesel gelişme stratejilerinin hazırlanacağını anlatan Yılmaz, özellikle Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinden etkilenen şehirlerin, şehircilik geleneklerine uygun, iklim dostu ve afete dirençli şehircilik anlayışı ile yeniden inşasının gerçekleştirileceğini, tüm ülkede tek koordinat sistemine geçilerek kadastro modernizasyonunun da tamamlanacağını belirtti.

Kentleşme, nüfus artışı, yenileme ve afetten kaynaklanan konut ihtiyacının arz talep dengesi gözetilerek karşılanmasını temel bir politika olarak benimsediklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:

“Plan döneminde dar ve orta gelirlilere yönelik en az 375 bin sosyal konut üretimi hedeflenmektedir. Marmara Bölgesi baÅŸta olmak üzere riskli yapı stokunun yenilenmesi için gerekli çalışmaların hızlı ve etkin bir ÅŸekilde yürütülmesini saÄŸlayacağız. Åžehir dokusuna, estetiÄŸine ve kimliÄŸine uygun ÅŸekilde yerinde dönüşüm anlayışıyla, yaÅŸam kalitesini yükseltme ile kent aidiyetini ve yerel baÄŸları güçlendirme amacı çerçevesinde yeni kurmuÅŸ olduÄŸumuz Kentsel Dönüşüm BaÅŸkanlığı Plan döneminde yürütülecek kentsel dönüşüm faaliyetlerinde aktif rol oynayacaktır. Ayrıca sürdürülebilir kırsal kalkınma anlayışıyla, üretici birlikleri ve aile iÅŸletmelerinin üretim kapasitesinin ve iÅŸ gücünün istihdam edilebilirliÄŸinin artırılması ve yaÅŸam kalitesinin iyileÅŸtirilmesi temel amaç olarak benimsenecektir. 2028 yılı itibarıyla KÖYDES Projesi kapsamında 145 bin kilometre köy yolunun yapımı veya onarımı tamamlanmış olacaktır. 85 bin ünite içme suyu tesisi yapılmış veya onarılmış olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Afetlere Dirençli Yaşam Alanları çalışmalarında afet risk azaltma tedbirlerinin öneminin bir kez daha görüldüğüne işaret etti.

12. Kalkınma Planı’nda ana eksenlerden birini de bu çalışmanın oluÅŸturduÄŸunu belirten Yılmaz, “Afet öncesi risk azaltma, afetlere hazırlıklı olma, afet anında etkin müdahale ile kayıp ve zararları en aza indirme ve afet sonrasında iyileÅŸtirme ve daha saÄŸlam bir ÅŸekilde yeniden inÅŸa faaliyetlerini içeren bütüncül bir afet yönetimi yaklaşımı benimsenmektedir. Tüm dünyada olduÄŸu gibi ülkemizde de her yıl can kayıplarına ve büyük ekonomik zarara yola açan taÅŸkınlarla mücadele amacıyla 903 adet ilave taÅŸkın kontrol tesisi yapılacak ve toplam taÅŸkın kontrol tesisi sayısı 11 bin 600’e ulaÅŸacaktır. Ayrıca taÅŸkın etkilerinin asgari seviyeye indirilmesinde önemli rol oynayan taÅŸkın erken uyarı sistemlerinin tüm havzalarda kurulumu saÄŸlanacaktır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

“VatandaÅŸlarımızın huzur ve güven içerisinde yaÅŸamalarına öncelik vermeye devam edeceÄŸiz”

Cevdet Yılmaz, ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanmasının bağımsız, tarafsız ve şeffaf yargı sisteminin egemen olduğu hukuk devleti ile demokrasi ve iyi yönetişim ilkelerinin etkin şekilde uygulanmasıyla mümkün olduğunu söyledi.

12. Kalkınma Planı döneminde, temel hak ve özgürlükleri koruyan, hak ihlallerine karşı etkin mücadele eden, hızlı, öngörülebilir, adil, şeffaf, hesap verebilir, erişilebilir, güvenilir ve insan odaklı bir yönetim anlayışının adalet sisteminin temeli olmaya devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Hukukun üstünlüğü ilkesi doÄŸrultusunda, hukuk devleti anlayışının daha da güçlendirilmesi 12. Kalkınma Planı döneminin önceliklerindendir. Plan döneminde, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını güvence altına alan, daha özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı sivil bir anayasanın hazırlanması öncelikli hedeflerimizdendir. 12. Kalkınma Planı döneminde, katılımcı bir hazırlık süreciyle yeni bir ‘Yargı Reformu Stratejisi’ ve ‘İnsan Hakları Eylem Planı’ hazırlayacağız. Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde güvenliÄŸin tüm yönleriyle ele alınarak huzur ve güven ortamının sürdürülebilir kılınması temel amaçtır. Bu kapsamda en yeni teknolojilerle milli savunma ve iç güvenlik alanlarında etkin bir kamu hizmeti tesis etmeye devam ederken özgürlük güvenlik dengesine azami ölçüde önem veren bir yaklaşımla tüm vatandaÅŸlarımızın huzur ve güven içerisinde yaÅŸamalarını saÄŸlayacak politikalara öncelik vermeye devam edeceÄŸiz.”

Cevdet Yılmaz, kalkınmasında iÅŸbirliÄŸi politikasını insan odaklı, karşılıklı güven ve dayanışma içerisinde, birlikte kalkınma ilkesi çerçevesinde yürüten Türkiye’nin, bölgesel ve küresel düzeyde krizlerin çözümüne aktif katkı sunarak uluslararası kalkınma iÅŸbirliÄŸi alanında öne çıkan bir aktör olduÄŸunu söyledi.

GiriÅŸimci ve insani dış politika kapsamında geçtiÄŸimiz Plan döneminde de milli gelirin binde 7’si oranında resmi kalkınma yardımı yapılarak küresel hedefin aşıldığını anımsatan Yılmaz, gelecek dönemde, ülkeler arasındaki farklı geliÅŸmiÅŸlik seviyesini dikkate alarak refahın adil dağılımını önceleyen ve ulusal refahı artırmaya yönelik bir perspektifle kalkınma iÅŸbirliÄŸi faaliyetlerini yürüteceklerini dile getirdi.

Plan döneminde, baÅŸta en önemli ticaret ortağı olan Avrupa BirliÄŸi ile mevcut ekonomik ve ticari iliÅŸkilerin geliÅŸtirilmesi amacıyla Gümrük BirliÄŸi’nin güncellenmesi olmak üzere, ikili, bölgesel ve çok taraflı iliÅŸkilerin artırılması, dost ve müttefik ülkelerle iÅŸbirliklerinin güçlendirilmesi ve uluslararası platformlarda Türkiye’nin çıkarlarının etkin bir ÅŸekilde savunulmasını saÄŸlayacaklarının altını çizen Yılmaz, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin kalkınmada gösterdiÄŸi performanstan güç alarak küresel kalkınma çabalarına katkı saÄŸlamak üzere en az geliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ülkelerin sorunlarının uluslararası platformların gündeminde tutulmasına ve bunlara yönelik yapıcı çözümler geliÅŸtirilmesine aktif katkı sunacağız. İslam dünyasıyla iliÅŸkilerimizin derinleÅŸtirilmesi kapsamında geçtiÄŸimiz Plan döneminde çok sayıda çalışma yürüttük. İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliÄŸi Daimi Komitesi (İSEDAK) baÅŸta olmak üzere bu platformları etkin bir ÅŸekilde kullanmaya ve bu ülkelerle iliÅŸkilerimizi daha da ileriye taşımaya devam edeceÄŸiz. GeçtiÄŸimiz dönemde Türk dünyası ile iliÅŸkilerin derinleÅŸtirilmesi noktasında Türk Devletleri TeÅŸkilatının dönüşümüne öncülük ettiÄŸimiz bu süreci, Türk Dünyası 2040 vizyonuyla taçlandırdık. Bu kapsamda baÅŸta Türk Yatırım Fonu olmak üzere Türk devletleri nezdinde yürütülen kalkınma iÅŸbirliÄŸi faaliyetlerimizi artırarak devam ettireceÄŸiz. Önümüzdeki dönemde daha adil, ÅŸeffaf, etkin ve etkili iÅŸleyecek bir uluslararası sistem için çalışmalarımızı sürdürecek, mazlum coÄŸrafyaların sorunlarına üyesi olduÄŸumuz uluslararası kuruluÅŸlardan daha etkin çözümler üretilmesine çalışılacak ve kurucu üyesi ve ortağı olduÄŸumuz bölgesel kuruluÅŸlarla iliÅŸkilerimizi derinleÅŸtirerek siyasi, ekonomik, ticari, sosyal, kültürel ve bilimsel alanlardaki ortaklıklarımızı artıracağız.”

Yılmaz, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin 2030 gündemi ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarında Türkiye’nin insan merkezli kalkınma çabalarında kapsamlı ve bütüncül bir referans olduÄŸunu, Türkiye’nin, bu geniÅŸ kapsamlı küresel gündem etrafında uluslararası toplumla hareket ettiÄŸini ifade etti.

12. Kalkınma Planı’nın, ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla sürdürülebilir kalkınma amaçlarını bütünsel bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirmek için Türkiye’nin çabalarını güçlendirmede önemli bir fırsat sunduÄŸunun altını çizen Yılmaz, “CumhurbaÅŸkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte, yürütmenin etkin ve hızlı karar alma mekanizmaları aracılığıyla 12. Kalkınma Planının etkili bir ÅŸekilde uygulanması amaçlanmaktadır. Kalkınma Planı, baÅŸta orta vadeli program olmak üzere diÄŸer üst politika belgeleri ile kurumsal strateji belgelerinin temel dayanağını oluÅŸturmakta ve kamu idarelerine önceliklerini belirlemede yön verecek bir politika seti sunmaktadır. Kalkınma Planı, aynı zamanda, bütçe sürecinde kaynak tahsisi açısından orta vadeli programlar için temel çerçeveyi oluÅŸturmaktadır. Bu kapsamda, kamu idareleri yatırım ve cari harcamalarını, kurumsal ve hukuki düzenlemelerini Plan’da öngörülen politika ve tedbirleri dikkate alarak gerçekleÅŸtirecektir.” diye konuÅŸtu.

CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sunumu sonrasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu BaÅŸkanı Mehmet MuÅŸ, 12. Kalkınma Planı’nın komisyondaki görüşmelerinin, 5 günlük aranın ardından 23 Ekim Pazartesi ve 24 Ekim Salı olmak üzere iki günde tamamlanacağını bildirdi.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir