CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanlığınca düzenlenen Stratcom Summit ’21 baÅŸladı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen Stratcom Summit '21 başladı
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın video mesajla katılacağı zirvede, 30’dan fazla ülkenin akademi, düşünce kuruluÅŸları, kamu sektörü, medya, özel sektör, sivil toplum kuruluÅŸları ve uluslararası kuruluÅŸlarından temsilciler yer alacak.
CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanlığınca düzenlenen ve iki gün sürecek Uluslararası Stratejik İletiÅŸim Zirvesi (Stratcom Summit ’21) baÅŸladı.
Haliç Kongre Merkezi‘nde gerçekleÅŸtirilen stratejik iletiÅŸim ortamını ÅŸekillendiren lider bir platform olmayı hedefleyen zirve, stratejik iletiÅŸim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getirecek.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan‘ın video mesajla katılacağı zirvenin açılışında, CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanı Fahrettin Altun konuÅŸma yapacak.
Akademi, düşünce kuruluşları, kamu sektörü, medya, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşlardan temsilcilerin katılım sağlayacağı zirvede iki gün, iki ayrı sahnede, 23 farklı ülkeden toplam 121 konuşmacı ve 3 binden fazla davetli bir araya gelecek.
Zirvede, stratejik iletişim, kamu diplomasisi, dijital diplomasi, dezenformasyon, kriz yönetimi, iletişim kampanyaları, devlet iletişimi, yeni medya, halkla ilişkiler, açık istihbarat, sosyal medya ağ analizi, metaverse, ulus markalama, pazar verileri, yeni iletişim teknolojisi trendleri, stratejik pazarlama, medya bütçeleri, algoritmaların insan hayatına etkisi, kamuoyu araştırmaları ve siyasal iletişim gibi güncel konular ele alınacak.
Zirvenin ilk gününde Azerbaycan CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, “KarabaÄŸ: Bir Zaferin İletiÅŸimi” baÅŸlıklı konuÅŸma yapacak.
UlaÅŸtırma ve Altyapı Bakanı Adil KaraismailoÄŸlu ise “Hayat Ulaşınca BaÅŸlar” baÅŸlıklı özel oturumda, Türkiye’nin ulaşım, altyapı ve haberleÅŸme projelerinin stratejik kazanımlarını anlatacak.
Zirvede, NATO, Avrupa Birliği, OECD, Birleşmiş Milletler, UNICEF, BM Çevre Programı, BM Kalkınma Programı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gibi uluslararası kuruluşların stratejik iletişim alanında görev yapan üst düzey yöneticileri konuşmacı olacak.
UNICEF İletiÅŸim Direktörü Paloma Escudero, “Her Çocuk İçin İletiÅŸim” ve OECD İletiÅŸim Direktörü Anthony Gooch Galvez “Covid-19 Salgını Döneminde İletiÅŸim”, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Dijital İletiÅŸim Direktörü Miklos Gaspar, “Nükleer Enerjinin İletiÅŸimi” baÅŸlıklı sunumlarıyla zirvenin konuÅŸmacıları arasında yer alacak.
Çok sayıda ülkenin iletişim stratejilerine yön veren bürokratları tecrübelerini aktaracak
TOGG’un CEO’su Gürcan KarakaÅŸ, IGA’dan Mehmet Kalyoncu ve THY’den Mert Dorman, “Türkiye’nin Markaları” özel oturumunda ülkenin önde gelen markalarının hikayelerini izleyicilerle paylaÅŸacak.
Zirvede ayrıca, AlemÅŸah Öztürk, İlkay Gürpınar, Gonca KarakaÅŸ, Nüzhet AlgüneÅŸ gibi Türkiye’nin reklam ve medya planlama ekosisteminin önde gelen isimleri de sektörel panellerde buluÅŸacak.
Etiya, Datamind, Tazi.ai ve Somera gibi uluslararası pazarda faaliyet gösteren yerli veri ve yapay zeka şirketleri güncel gelişmeleri değerlendirecek.
Zirvede yurt içi ve dışından akademisyenlerin katılımıyla enformasyon savaşları, dezenformasyon, açık istihbarat alanlarında araştırmalardan veriler izleyicilere sunulacak.
ÇeÅŸitli alanlarda Türkiye’nin yurt içi ve dışındaki çalışmalarının detaylarına yer verilecek.
Zirvenin özel bir oturumunda Türkiye’nin önde gelen dijital yayıncıları, yeniden tanımlanan gazetecilik mesleÄŸiyle ilgili görüşleriyle izleyiciler önüne çıkacak.
Çok sayıda ülkenin iletişim stratejilerine yön veren bürokratları tecrübelerini aktaracak.
Singapur, Birleşik Krallık, Estonya, Letonya, Şili, Kosova, Nijerya gibi devletlerin iletişim stratejilerine yön veren üst düzey bürokratları, ülkelerinin iletişim kampanyalarına dair tecrübe paylaşımında bulunacak.
BirleÅŸik Krallık’ın İletiÅŸim BaÅŸkanlığı konumunda olan Government Communication Services’in (GCS) başında 9 yıldır bulunan Alex Stuart Aiken bugün gerçekleÅŸtireceÄŸi konuÅŸmada, stratejik iletiÅŸimin temel prensiplerinden bahsedecek.
Ayrıca, NATO’nun Stratejik İletiÅŸim Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Janis Sarts, stratejik iletiÅŸim konulu sunumunu gerçekleÅŸtirecek.
Türk Kızılay BaÅŸkanı Kerem Kınık ise özel bir oturumda Türkiye’nin insani yardım ve kriz iletiÅŸimi konularındaki tecrübelerini aktaracak.
Kamu yayıncılığı konusunda son gelişmeler aktarılacak
Zirvede kadın iletişimcilerin katılacağı özel bir panel de düzenlenecek.
TRT ve Anadolu Ajansından yetkililerin özel panellerde, kamu yayıncılığı konusunda son geliÅŸmeleri aktaracağı zirvede, “Videonun GeleceÄŸi ve İçerikleri Stratejisi” konulu bir panelle de gençlerin video izleme alışkanlıkları masaya yatırılacak.
IPSOS CEO’su Ben Page ve Nielsen CEO’su Yuneeb Khangibi gibi dünyaca ünlü araÅŸtırma ÅŸirketlerinin küresel üst yöneticilerinin yanında, ülke yöneticilerinin de konuÅŸmacı olarak katılım saÄŸlayacağı zirvede, dünyaca tanınan sosyal medya fenomenleri, yazarlar ve akademisyenler de yer alacak.
Twitter fenomeni Vala Afshar, ülke markalamasının fikir babası olarak bilinen Simon Anholt, Facebook’la ilgili yazdığı The Ugly Truth kitabı dünyada bestseller olan Sheera Frenkel gibi tanınmış yazarlar ve konuÅŸmacılar da Stratcom Summit ’21’de düşüncelerini aktaracak.
Cambridge Analytica skandalının ortaya çıkarılmasındaki çalışmasıyla büyük üne kavuÅŸan ve The Great Hack adlı belgeselin anlatıcısı olan David Carroll’un yanı sıra pazarlama, teknoloji, kamu diplomasisi ile stratejik iletiÅŸim konusundaki akademik çalışmaların önde gelen isimlerinden Nancy Snow, Derina Holtzhausen ve Glen Gilmore da zirvedeki diÄŸer konuÅŸmacılar arasında yer alıyor.
Türkiye’deki Suriyeli iÅŸ insanlarının ekonomiye olan katkısına dair gerçek hayat hikayelerini içeren panelin de düzenleneceÄŸi zirvede, Türkiye’nin DAEÅž ile ön saflarda gerçekleÅŸtirdiÄŸi mücadelesi de görev almış muvazzaf askerlerin kendi ağızlarından dinleyicilere aktarılacak.
İletişim Başkanı Altun: Türkiye olarak, oluşturulacak yeni siber güvenlik mimarisinde üzerimize düşeni yapmaya hazırız
CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanı Altun, “Nasıl ki dünya 5’ten büyükse, siber dünyamız da üç-beÅŸ sosyal medya baronundan daha büyüktür. Türkiye olarak, oluÅŸturulacak bu yeni siber güvenlik mimarisinde üzerimize düşeni yapmaya hazırız.” dedi.
CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanı Fahrettin Altun, CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanlığınca Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Stratejik İletiÅŸim Zirvesi‘nin (Stratcom Summit ’21) açılışındaki konuÅŸmasında, böylesi stratejik toplantıya ev sahipliÄŸi yapmaktan mutluluk ve heyecan duyduÄŸunu söyledi.
Yeni iletişim araçlarının şekillendirdiği siber dünyada en büyük sorumluluklardan birinin sosyal medya şirketlerine düştüğünü belirten Altun, küresel çapta faaliyet gösteren şirketlerin, sistematik dezenformasyon kampanyaları ve manipülatif içerikler dolayısıyla sebep olduğu kültürel tahribata karşı seslerin yükseltilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Bu platformların, küresel düzlemde kendisini gösteren kültürel tahribatlara karşı güçlü seslerin yükselebileceÄŸi platformlar olduklarını, bu doÄŸrultuda Stratcom’u önemli bir mecra olarak gördüklerini ifade eden Altun, “Ne yazık ki bu ÅŸirketler, kendilerinden menkul bir dokunulmazlık zırhından faydalanıyorlar. Yapılan bütün çaÄŸrılara raÄŸmen bu ÅŸirketlerin gereken ÅŸeffaflığı, saydamlığı göstermediÄŸi, hesap verebilirlik ilkesini umursamadığı ve çıkar temelli birer oyuncu olarak karşımızda durdukları hepimizin malumudur. Bu gerçeÄŸe raÄŸmen, kendilerini bütün demokratik kurum ve oyuncuların üzerinde bir hakem gibi görmeleri, artık kabul edilebilir bir durum olmaktan çıkmıştır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Son yıllarda bazı ülkelerde yaşanan karışıklıkların, sosyal medya platformlarının komplo teorilerini yayıcı, yalan haberleri öne çıkarıcı, toplumu kutuplaştırıcı ve radikalleşmeye yol açıcı etkilerini gözler önüne sermeye başladığına dikkati çeken Altun, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Serbestçe yayılmasına izin verdikleri nefret söylemi ve nefret dili, artık farklı ülkelerde nefret suçlarının iÅŸlenmesinde fazlasıyla etkili olmaya baÅŸladı. Son yıllarda yaÅŸanan sokak hareketlerinin, ÅŸiddet olaylarının ve masum insanların hedef gösterildiÄŸi linç kampanyalarının birçoÄŸunda, bu platformlar suç ortağı olarak karşımıza çıkmıştır. Öte yandan, sosyal medya platformlarının kendi belirledikleri algoritmalar üzerinden suni gündemler inÅŸa etme gücüne sahip olması demokratik siyaseti, müzakere kültürünü ve kamusal alanı tehdit etmektedir. Dahası, bu ÅŸirketlerin veri toplama konusunda oldukça keyfi ve sorumsuz davranmaları ve kiÅŸisel bilgilerin nasıl kullanıldığı konusunda gerekli açıklığı göstermemeleri endiÅŸeleri artırmaktadır. Malumunuz, Brexit referandumu ve 2016 ABD seçimleri bu sosyal medya ÅŸirketlerinin demokratik siyasete yönelik müdahalelerinin, en somut ÅŸekilde, küresel düzlemde tartışıldıkları ve eleÅŸtirildikleri olaylar oldu. Bu anlamda belki de o tarihten bu yana koronavirüs salgını ilk kez küresel alanda kendisini gösterdiÄŸinde bu eleÅŸtirel yaklaşımın yerini, daha ümitvar bir bakış açısı aldı.”
Küresel salgın sırasında, dünyanın her yerinde bu sosyal medya platformları sağlıklı ve güvenilir bilginin merkezi olarak algılandığını ancak sosyal medya şirketlerinin bu talebi karşılayamadığını anlatan Altun, kamu sağlığını tehdit eden içerikler, manipülatif ve toplumu paniğe sürükleyen haberler ve komplo teorilerinin bu platformlarda hiçbir denetime tabi tutulmaksızın serbestçe dolaşıma girdiğini, kamu sağlığının ve kamu düzeninin tehdit edildiğini aktardı.
Söz konusu şirketlerin, ortaya çıkan bu ciddi problemlerin çözülmesi için de atmaları gereken adımları atmadıklarını belirten Altun, bu şirketlerden bu sorumsuz tavırları dolayısıyla herhangi bir hesap sorulmamasının en acısı olduğunu söyledi.
Şimdiye dek bu sosyal medya platformlarının arkasında duran ve bu platformlara yapılan herhangi bir müdahaleyi özgürlüğe vurulan bir darbe gibi algılayan devletlerin dahi artık bu platformları regüle etme ihtiyacından bahsettiklerini belirten Altun, şunları kaydetti:
“Öyle görünüyor ki, önümüzdeki dönemde bu dijital kaos ve anarÅŸiden çıkış için elini taşın altına koymak isteyen sosyal medya ÅŸirketleri ile sorumsuz tavırlarını sürdürmeye devam edecek sosyal medya ÅŸirketleri arasında ciddi bir ayrım ortaya çıkacak. Sosyal medya ÅŸirketleri sadece ÅŸirket merkezlerinin olduÄŸu ülkelerde deÄŸil, faaliyet gösterdikleri bütün ülkelerde belirlenen hukuki çerçevelere riayet etmek, hesap vermek ve kamu vicdanını yaralayıcı eylem ve tavırlardan uzak durmak zorundadırlar. Ancak böyle davranırlarsa, içinde bulunduÄŸumuz yeni küresel ortamın meÅŸru aktörleri olabilirler. Kamusal regülasyonlara ihtiyacımız var ama ondan öte sosyal medya ÅŸirketlerinin ÅŸeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesi çerçevesinde hareket etmesine ihtiyacımız var.”
“Sosyal medya okuryazarlığı, medya araçlarının beraberinde getirdiÄŸi risklere karşı önemli bir araç”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, bu yeni iletişim çağında, kitlesel iletişimin ana muhatabı olan kamuoyuna da önemli görevler düştüğüne dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Kamuoyunun güçlenmesi, demokrasinin güçlenmesidir. Kamuoyunun güçlenmesi sürecinde, bilinçli sosyal medya üreticisi ve tüketicisi bireylerin varlığı son derece hayatidir. Sadece siber alanda üretilen içeriklerin pasif tüketicilerinden bahsetmiyorum. Aynı zamanda kendilerine sunulan enformasyonu eleÅŸtirel aklın süzgecinden geçirerek tüketen bilinçli vatandaÅŸlar hakikatin teminatı, yalan endüstrisinin can düşmanıdır. Åžimdiye kadar, özellikle yeni medyanın yükseliÅŸiyle birlikte devasa bir içerik bombardımanına maruz kalan kullanıcılar, geldiÄŸimiz noktada daha bilinçli bir tüketim süreci içerisine girmek zorundadır. Bu bütün dünya demokrasileri için bir zorunluluktur. Bu noktada, sürece en olumlu destek saÄŸlayabilecek unsurların başında sosyal medya okuryazarlığı gelmektedir. Sosyal medya okur yazarlığı sosyal medyayı farklı türleriyle verimli bir ÅŸekilde kullanabilmek, öte yandan bu medya araçlarının beraberinde getirdiÄŸi riskler konusunda farkındalık kazanmak açısından önemli bir araçtır.”
Meselenin sadece tüketmekle ilgili olmadığını, her bireyin, siber alanda içerik üretirken de sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiÄŸini anlatan Altun, “Hakikati bulmak, onu takip etmek medeni bir bireyin en önemli mesuliyetlerinden ve vatandaÅŸlık görevlerinden biridir. Bu yeni sosyal medya platformlarında yayınlanan haber, mesaj ve yorumlar karşısında kullanıcıların daha dikkatli bir yaklaşım geliÅŸtirmesi son derece hayatidir. Toplumsal barış için, demokrasilerin saÄŸlıklı bir ÅŸekilde iÅŸleyebilmesi için hayatidir.” dedi.
Bu konuda hükümetin de üzerine düşen görevleri yaparak, yeni nesillerin sosyal medya okur yazarlığı konusunda daha bilinçli olması için hareket ettiğini belirten Altun, İletişim Başkanlığı olarak da bu konuda eğitimler verdiklerini, eğitim materyalleri ürettiklerini dile getirdi.
Üniversitelere de önemli sorumluluklar düştüğünü aktaran Altun, şöyle devam etti:
“Üniversiteler sosyal bilimlerin her alanında sosyal medya okuryazarlığını müfredatlarına eklemeli ve enformasyona eleÅŸtirel yaklaşım konusunda genç dimaÄŸlarımızı doÄŸru yönlendirmelidir. Zira sosyal medya sadece gündelik hayatı deÄŸil, üniversitelerin eÄŸitim ve araÅŸtırma faaliyetlerini de etkileyen, zaman zaman da yanlış yönlendiren bir platforma dönüşebilmektedir. Bunun önüne geçmek, bu noktada bir farkındalık geliÅŸtirmek de bunu üniversitelerin kendi habitatlarında yaygınlaÅŸtırmasıyla mümkündür. Sivil toplum örgütlerimizin de sosyal medya okuryazarlığının bir seferberlik halinde yapılabilmesi için gerekli çabayı göstermesi gerektiÄŸini düşünüyoruz. Bu siber anarÅŸik ortamda ülkemizin dijital egemenliÄŸini korumak için bütün kurum ve kuruluÅŸlarımıza önemli görevler düşmektedir.”
Bu seferberlikten etkin bir şekilde faydalanmanın, toplumun sorumlulukları arasında yer aldığını belirten Altun, hakikati korumanın, bir toplumda adaleti, barışı ve huzuru sağlamak için en önemli araç olduğunu vurguladı.
“Türkiye olarak, oluÅŸturulacak yeni siber güvenlik mimarisinde üzerimize düşeni yapmaya hazırız”
CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanı Fahrettin Altun, halkın hakikatin yanında olduÄŸu bir toplumda siber dünyanın operasyonlarının da boÅŸa çıkacağının altını çizerek, “Popülist demagogların toplumları böldüğü, yabancı devletlerin sosyal medyayı operasyon alanı haline getirdiÄŸi bir ortamda, doÄŸru ve güvenilir bilgilere ulaÅŸabilmek için hiç kuÅŸkusuz mücadele etmek gerekir. Toplumsal dokuyu etkin bir biçimde koruyabilmek ve baÅŸta siber zorbalık olmak üzere, bu kanallardan gelebilecek tehditlere karşı önlem almak, her bir bireyin ödevi olarak görülmelidir.” diye konuÅŸtu.
Yeni dönemde uluslararası anlamda iletişim güvenliğinin ve sağlıklı veri akışının sağlanması noktasında uluslararası örgütlere de görevler düştüğünden bahseden Altun, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu örgütlerle ilgili günümüzde yaÅŸanan reform tartışmalarının bir boyutu da siber dünyanın sorunları ve soruları olmak zorundadır. Åžimdiye kadar ulus-aşırı ÅŸirketler tarafından yönlendirilen yeni iletiÅŸim araçları, devletlerin birbirleriyle olan mücadelelerinde aktif olarak kullanılmaya çalışıldı. Bu noktada ortaya çıkan enformasyon savaÅŸlarının önlenebilmesi ve bu mücadelenin siber aleme zarar vermemesi için tüm uluslararası örgütlerin elini taşın altına koyması gerekmektedir. Enformasyon savaÅŸları, yarattığı provokasyon ve mobilizasyon ile gerçek savaÅŸların kapısını aralayabilir. Bu savaÅŸların aşırı ulusalcılıkları kaşıdığı, fırsatçı ve radikal ideolojilere kapı araladığı ÅŸimdiye dek çeÅŸitli kereler görülmüştür. Bunun için dijital dünyada meydana gelebilecek korsanlığa, kriminal gruplara ve her türlü sabotaj ve espiyonaj faaliyetlerine karşı devletlerin ortak hareket etmesi gerekmektedir. Bu konuda ÅŸimdiye kadar devletlerin tek başına verdikleri mücadelenin baÅŸarılı olamamasının sebebi, dijital korsanlığın ve suçun, sınır ötesi yapısıdır. Son yıllarda uluslararası mecralarda uluslararası sistemin reformuna dair vermekte olduÄŸumuz mesajların bir boyutu da bu konuda devletlerin ortak mekanizma kurmasıyla ilgilidir. Sayın CumhurbaÅŸkanı’mızın ortaya koyduÄŸu ‘Daha adil bir dünya’ prensibinin önemli boyutlarından biri de siber dünyada toplumların ve ülkelerin halihazırda maruz kaldığı eÅŸitsizliÄŸin kapanması, ulus-aşırı ÅŸirketlerin kalkıştığı siyaset mühendisliÄŸi çalışmaları ve siber dünyanın yol açtığı güvenlik krizinin ülkelerin ortak çabası ile ortadan kalkmasıdır. Nasıl ki dünya 5’ten büyükse, siber dünyamız da üç-beÅŸ sosyal medya baronundan daha büyüktür. Türkiye olarak, oluÅŸturulacak bu yeni siber güvenlik mimarisinde üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
Yeni dönemde iletişimin sağlıklı bir şekilde insanlığın ortak faydası ve gelişmenin ana motoru olabilmesinin, herkesin ortak çabası ve çalışmasına bağlı olduğunun altını çizen Altun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yeni iletiÅŸim kanallarını, yol açtığı sorunlar sebebiyle ÅŸeytanileÅŸtirmek yerine, onları beraber daha kullanışlı ve faydalı bir hale getirmek için mücadele etmeliyiz. Devletin bu konuda gösterdiÄŸi çabaya toplumun, ulus-aşırı platformların ve uluslararası örgütlerin destek vermesi büyük önem arz etmektedir. Bu platformları sinsi, bencil, agresif amaçlarına alet etmek isteyenlere karşı, beraber hareket etmemiz hem interneti özgürleÅŸtirecek hem de demokrasilerimize katkıda bulunacaktır. Türkiye olarak bu yeni döneme hazırız ve üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya devam edeceÄŸiz. Bu süreçte, toplumları, uluslararası örgütleri ve diÄŸer devletleri de bu seferberlikte yanımızda görmek istiyoruz. Kazanacak olan dünyamız, siber dünyamız, hakikat olacaktır.”
Kaynak: AA
