Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik saldırılar hiçbir zaman kabul edilmeyecek

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik saldırılar hiçbir zaman kabul edilmeyecek

Bakan ÇavuÅŸoÄŸlu, İsrail’in Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik saldırılarına iliÅŸkin, “İsrail DışiÅŸleri Bakanı Cohen’le de görüştük. Saldırıların Türkiye tarafından, Müslümanlar tarafından hiçbir zaman kabul edilemeyeceÄŸini söyledik.” dedi.

DışiÅŸleri Bakanı Mevlüt ÇavuÅŸoÄŸlu, İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik saldırılarına iliÅŸkin güçlü ÅŸekilde tepki verdiklerini belirterek, “Bugün İsrail DışiÅŸleri Bakanı Eli Cohen‘le de görüştük. Buraya gelirken yolda görüştük. Kendisine de aynı ÅŸekilde bunun kabul edilemeyeceÄŸini, böyle bir ÅŸeyin Türkiye tarafından, Müslümanlar tarafından hiçbir zaman kabul edilemeyeceÄŸini, derhal bunlara son vermeleri gerektiÄŸini de söyledik.” dedi.

ÇavuÅŸoÄŸlu, EskiÅŸehir’de bir otelde düzenlenen “HemÅŸehri Dernekleri BuluÅŸması” iftar programında yaptığı konuÅŸmada, Osmanlı’nın kuruluÅŸunun müjdelendiÄŸi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün övgüsüne nail olan bu kentte bulunmaktan mutluluk duyduÄŸunu ifade etti.

Seçim öncesi siyasi partilerde bayrak değişimlerinin olduğunu belirten Çavuşoğlu, eski il ve ilçe başkanlarına teşekkür ederek, yeni başkanlara görevlerinde başarı diledi.

Bakan ÇavuÅŸoÄŸlu, Anadolu’nun her yerinden EskiÅŸehir’e gelen vatandaÅŸların kentin sosyal yaÅŸamına katkı saÄŸladığını anlatarak, “Tüm hemÅŸehri derneklerimizi, Anadolu’nun renklerini saygıyla selamlıyorum.” ifadesini kullandı.

Gittiği her yerde depremzedelerle bir araya geldiğini aktaran Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlık tarihinin en büyük doÄŸal afetlerinden birini maalesef yaÅŸadık. Buruk bir ramazan geçiriyoruz ama umutlarımızı da kaybetmiyoruz. Çünkü buraları yeniden ihya edecek, yeniden inÅŸa edecek, daha iyisini, daha saÄŸlamını yapacak olan da yine Sayın CumhurbaÅŸkanımız Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın liderliÄŸinde bizleriz. Vatandaşımızın da beklentisi, umudu budur. Allah’ın izniyle devlet millet iÅŸbirliÄŸi içinde nasıl ÅŸimdi yaralarımızı sarıyorsak, nasıl vatandaÅŸlarımızın geçici kaldıkları yerlerde onları daha rahat ettirmek için gece gündüz çalışıyorsak evlerini de ÅŸehirlerini de inÅŸallah yeniden inÅŸa edip kendilerine teslim edeceÄŸiz. Görüyoruz ki tüm ÅŸehirlere farklı illerden gelen kardeÅŸlerimiz bir an önce kendi ÅŸehirlerine dönmek istiyorlar. Özellikle çiftçilerimiz döndü. O ÅŸehirlerin tekrar canlanması için hep birlikte inÅŸallah çalışmaya devam edeceÄŸiz.”

“Deprem nedeniyle 90 ülkeden 11 bin 320 arama kurtarma ekibi geldi”

Çavuşoğlu, deprem nedeniyle dünyanın her yerinden büyük bir dayanışma gördüklerini dile getirdi.

Yurt dışından yapılan yardım çalışmalarına değinen Çavuşoğlu, şunları anlattı:

“90 ülkeden 11 bin 320 arama kurtarma ekibi geldi. Çokça sahra hastanesi kuruldu, insani yardım geldi. Konteynerler geliyor. Aynı ÅŸekilde ısıtıcılar, tıbbi malzemeler, jeneratörler… Bunun iki sebebi var. Birincisi deprem alanı çok büyük. Bugün dünyada yaklaşık 150 ülkenin büyüklüğünden, ayrı ayrı söylüyorum, daha büyük. Hollanda’nın iki katı, Avrupa’da birkaç ülkenin toplamından daha büyük ama ikincisi ve daha önemlisi her yerde söylüyorum, gururla da söylüyorum, dünyanın en cömert milletine sahibiz. Milli gelire göre en çok insani yardımı yapan ülke olmanın karşılığını da görüyoruz. Åžimdi kime teÅŸekkür etsek ‘Türkiye bize zamanında çok yardım etti. O yüzden bize teÅŸekkür etmenize gerek yok. Åžimdi biz borcumuzu ödüyoruz’ diyorlar. Hepsine de huzurlarınızda çok çok teÅŸekkür ediyorum.”

EskiÅŸehir’in 2013 yılında Türk Dünyası Kültür BaÅŸkenti olduÄŸunu anımsatan ÇavuÅŸoÄŸlu, “Türk dünyasını ve Türk devletleri teÅŸkilatını daha da güçlendirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Semerkant’taki son zirvede Türk Yatırım Fonu’nu da kurduk. Bir sonraki zirve Kazakistan’ın Türkistan ÅŸehrinde olacak. Orada da bu afetle ilgili inÅŸallah bir kurum, bir yapı oluÅŸturacağız ki afet dönemlerinde birbirimize daha fazla yardımcı olalım.” deÄŸerlendirmesini yaptı.

ÇavuÅŸoÄŸlu, Türk Devletleri TeÅŸkilatını küresel bir aktör haline getirmeyi amaçladıklarını ifade ederek, “Dünyanın her yerinden ‘Nasıl gözlemci olabiliriz?’ diye bize soruyorlar. Etrafımızdaki ülkelerin çok büyük bir ilgisi var. Gözlemci olmayı hak eden ülkeler de var. Bunlardan biri Finlandiya, biri Estonya, biri MoÄŸolistan, Japonya ve Kore. Çünkü Türk devletlerine gözlemci olabilmek için Türkçe’nin ya da akraba dillerinin birinin o ülkede resmi dil olması gerekiyor. İnÅŸallah önümüzdeki süreçte ailemizin sayısını da geniÅŸletmiÅŸ olacağız.” diye konuÅŸtu.

“Türkiye güçlünün deÄŸil, haklının yanındadır”

Rusya DışiÅŸleri Bakanı Sergey Lavrov ile Ankara’da görüştüğünü hatırlatan ÇavuÅŸoÄŸlu, şöyle devam etti:

“Biz bir taraftan Ukrayna’nın sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü, egemenliÄŸini güçlü bir ÅŸekilde desteklerken, barış için çaba sarf ediyoruz. Samimi çaba sarf ediyoruz. Türkiye gibi CumhurbaÅŸkanımız ErdoÄŸan gibi barış için çaba sarf eden, baÅŸka bir ülke, baÅŸka bir lider var mı? Yok. Neden? Türkiye adaletten yanadır. Türkiye, doÄŸrudan yanadır. Türkiye güçlünün deÄŸil, haklının yanındadır. Türkiye haktan yanadır. Dolayısıyla bir taraftan ilkeli duruÅŸumuzu sürdüreceÄŸiz, diÄŸer taraftan her iki tarafla da eÅŸit ÅŸekilde görüşerek barış için çaba sarf edeceÄŸiz. Tahıl anlaÅŸmasının uzatılması için çabalarımız devam edecek. Çünkü dünyadaki her bir haneye katkı saÄŸlıyoruz. Dünyadaki gıda fiyat dengesini saÄŸlayarak her bir haneye Türkiye’nin bu yöntemle katkısı vardır. Aynı ÅŸekilde esir takası, aynı ÅŸekilde Zaporijya Nükleer Santrali gibi önemli konularda da ara buluculuÄŸumuzu, çabalarımızı sürdürmemiz gerekiyor. Bu savaşın bir an önce kalıcı bir ÅŸekilde sonlandırılması için de dünyanın güvendiÄŸi bir ülke Türkiye.”

İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik saldırıları

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa ve Filistinlilere yönelik saldırılarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Sadece depremden dolayı deÄŸil, İsrail’in saldırılarından dolayı Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine yaptığı saldırılardan dolayı da üzüntülüyüz ama üzüntülü olduÄŸumuz kadar da kızgınız. Çünkü İsrail ramazan ayında Mescid-i Aksa’ya pervasızca bir saldırı düzenledi. Orada ibadet eden kardeÅŸlerimize nasıl saldırdıklarını görüyoruz. Bu hiçbir ÅŸeye yakışmaz. İnsanlığa da yakışmaz. Vicdanına da yakışmaz. Hangi vicdan kabul edebilir bunu? NeymiÅŸ efendim, provokasyon varmış. Mescid-i Aksa’da namaz kılmanın nesi provokasyon? Namaza durmuÅŸ insanları nasıl dövdüklerini, nasıl ittirdiklerini, namazlarını bozdurduklarını görüyoruz. Bunun ne bahanesi, ne gerekçesi olabilir? Bugün tabii güçlü bir ÅŸekilde tepkimizi verdik. Bugün İsrail DışiÅŸleri Bakanı Eli Cohen’le de görüştük. Buraya gelirken yolda görüştük. Kendisine de aynı ÅŸekilde bunun kabul edilemeyeceÄŸini, böyle bir ÅŸeyin Türkiye tarafından, Müslümanlar tarafından hiçbir zaman kabul edilemeyeceÄŸini, derhal bunlara son vermeleri gerektiÄŸini de söyledik.”

Filistin DışiÅŸleri Bakanı Riad Malki’yle de görüştüğünü anımsatan ÇavuÅŸoÄŸlu, şöyle dedi:

“Kendisinden de bilgiler aldım. Türkiye’nin Türk milletinin ve tüm Müslümanların yanlarında olduÄŸunu söyledim. Cumartesi günü, İslam İşbirliÄŸi TeÅŸkilatını olaÄŸanüstü toplantıya davet ettik. Toplantı gerçekleÅŸecek. Yakın bir zamanda bakanlar düzeyinde de yine bir araya geleceÄŸiz. GeçmiÅŸte olduÄŸu gibi bu iÅŸin peÅŸini bırakmak yok. Eskiden de böyleydi. OlaÄŸanüstü toplantılar, BirleÅŸmiÅŸ Milletler’de algıladığımız kararlar.”

Çavuşoğlu, İslam dünyasına çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:

“Özellikle İstanbul’daki olaÄŸanüstü zirvelerde ve toplantılarda Filistinli kardeÅŸlerimizi, yine Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini korumak için atmamız gereken adımlarla ilgili karar aldık. Bu kararları, bu adımları atmak sadece Türkiye’nin sorumluluÄŸunda deÄŸil, tüm İslam ülkelerinin, ümmetin sorumluluÄŸundadır. Dolayısıyla İslam ülkelerine buradan çaÄŸrımız; gelin daha kararlı bir ÅŸekilde, hep birlikte adım atalım ve kardeÅŸlerimize yönelik bu tür saldırıların önüne geçelim. Biz Filistin ve Kudüs davasını hiçbir zaman bırakmayacağız. İsrail ile baÅŸlattığımız diyalogda da ÅŸunu söyledim: Tekrar büyükelçilerimizin atanması ya da bir diyaloÄŸun baÅŸlatılması asla ve asla Kudüs ve Filistin davası pahasına olmayacaktır ve bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konudaki hassasiyetimiz, milletimizin hassasiyeti de ortadadır.”

Bakan ÇavuÅŸoÄŸlu, “Biz ilk asrımızda aslında önemli kazanımlar elde ettik ama ÅŸimdi ÅŸahlanma zamanı. Åžimdi Türkiye’nin, Türk milletinin, Türk dünyasının ÅŸahlanma zamanı.” dedi.

ÇavuÅŸoÄŸlu, EskiÅŸehir’deki bir otelde AK Parti İl BaÅŸkanlığınca düzenlenen “HemÅŸehri Dernekleri BuluÅŸması” iftar programında yaptığı konuÅŸmada, son zamanlardaki İslam’a ve Kur’an-ı Kerim’e yönelik saldırıları hatırlatarak, İslam düşmanlığı ve Müslümanlara yönelik saldırıların artık haddini aÅŸtığını söyledi.

“Peki neden bu saldırılar Türk büyükelçiliklerinin önünde oluyor ya da bizim bayrağımızla Kur’an-ı Kerim’e saldırıyorlar pervasızca?” ifadesini kullanan ÇavuÅŸoÄŸlu, “Çünkü Türk milleti ve Türkiye, İslam’ın da sancaktarıdır da ondan. İslam düşmanlığına, her türlü ırkçılığa, yabancı düşmanlığına karşı sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceÄŸiz. Sürdürmemiz gerekiyor.” diye konuÅŸtu.

Bakan ÇavuÅŸoÄŸlu, FETÖ’ye, PKK/YPG’ye, DAEÅž’e karşı ayrım yapmaksızın mücadelenin sürmesi gerektiÄŸini belirterek, kutsal ve barış dini İslam’ı suistimal eden terör örgütlerine yönelik mücadelenin de güçlü ÅŸekilde devam etmesi gerektiÄŸini vurguladı.

Suriye’de attıkları adımlarla hem terör koridorunun oluÅŸmasını engellediklerini hem de bölge insanına yönelik zulmü bitirdiklerini anlatan ÇavuÅŸoÄŸlu, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“Sadece diÄŸer etnik gruplara deÄŸil Kürt kardeÅŸlerimize de büyük zulmediyorlar. Niye? Özellikle inançlı Kürt kardeÅŸlerimize. Onların Marksist, Leninist ideolojilerine inanmadığı için zulmediyorlar kardeÅŸlerimize. Tıpkı Türkiye’de PKK’nın Kürt kardeÅŸlerimize yaptığı zulüm gibi. Dolayısıyla bunların hepsiyle içeride ve dışarıda mücadelemizi sürdürmemiz lazım ve gönüllü dönüşlerin, bu özellikle terörden arındırdığımız bölgelere döndürmemiz lazım. Suriye ile de bir üçlü, dörtlü süreci baÅŸlattık. Bu süreç buradaki kardeÅŸlerimizi yok saymak deÄŸildir. Esas bir yol haritası üzerinde siyasi süreci canlandırmak, Suriye’nin toprak ve sınır bütünlüğünü korumak, aynı ÅŸekilde orada terörle daha etkili mücadele etmek, bir de Türkiye’deki Suriyelilerin güvenli bir ÅŸekilde Suriye’ye geri döndürmek. Öyle bazı siyasetçiler gibi popülizm yaparak olmaz. Bu insanlar istifleyerek göndermekle olmaz.”

“Bu ay inÅŸallah Karadeniz’deki doÄŸal gazı sisteme baÄŸlayacağız”

Mevlüt ÇavuÅŸoÄŸlu, Cumhuriyetin birinci asrının tamamladığını, son 20 yılda CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın liderliÄŸinde Cumhuriyete çok önemli eserler kazandırdıklarını belirtti.

Cumhuriyetin ikinci asrının Türkiye asrı olması gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Cumhuriyetimizin ikinci asrı Türk dünyasının asrı olmalıdır. O yüzden bu geldiÄŸimiz nokta bizim için kafi deÄŸil. Elbette her bir adım hedefe yönelik doÄŸru bir adımdır. Yıllardır enerji konusunda stratejik hamleler yaptık. Bizim kendimize yeten enerjimiz var mı? Yok. Bu ay inÅŸallah Karadeniz’deki doÄŸal gazı sisteme baÄŸlayacağız. İndirimler baÅŸladı, baÅŸlıyor ama daha ihtiyacımızın yüzde kaçı? Yeni rezervler de bulacağız. Ama esas söylememin sebebi ÅŸu, nasıl oluyor da enerjisinin yüzde 90’ını ithal eden bir ülke bugün enerji güvenliÄŸinde en önemli aktör haline geliyor? İşte bu yıllardır izlediÄŸimiz vizyon, vizyoner politika.”

Bakan ÇavuÅŸoÄŸlu, Türkiye’nin savunma sanayi üretimindeki geliÅŸimine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“20 sene önce yüzde 20 üretim yapıyorduk, göz bebeÄŸimiz savunma sanayinde. Åžimdi yüzde 80’e çıktık. Kızılelmalar, Devrim’in izcisi Togg… Her yerde, Azerbaycan’a da gittik, Türkmenistan’a da gidiyor. Yakında inÅŸallah ÅŸu seri üretim, vatandaÅŸlarımıza bir verilsin, tüm dünyadaki misyonlarımıza da göndereceÄŸiz. Tüm dünyanın ilgisini çekiyor, bizde bazılarında yaranamıyoruz. GeçmiÅŸte Devrim’i engelleyen zihniyet ÅŸimdi Togg’u hor görmeye baÅŸlıyor. Bunların hepsi bir baÅŸlangıçtır. Milli Muharip Uçağımız, savaÅŸ uçağımız piste çıktı. El yapar da biz yapamaz mıyız, biz daha iyisini yaparız. Bugün Kızılelma’dan, ondan sonra Bayraktar SİHA’dan dahi iyisi var mı dünyada? TUSAÅž’ın da yaptığı SİHA’lar aynı ÅŸekilde dünya çapında meÅŸhur oldu. 21’inci asrın Türk asrı olabilmesi için çok daha fazlasını yapmamız lazım. Biz ilk asrımızda aslında önemli kazanımlar elde ettik ama ÅŸimdi ÅŸahlanma zamanı. Åžimdi Türkiye’nin, Türk milletinin, Türk dünyasının ÅŸahlanma zamanı.”

“Tüm dünyaca güvenilir bir liderimiz var”

Türkiye’nin güvenli bir ülke olduÄŸunu aktaran ÇavuÅŸoÄŸlu, ÅŸunları dile getirdi:

“Güvenilir bir liderimiz var. Tüm dünyaca güvenilir bir liderimiz var. Ülkemizin kazanımlarının önemli bir kısmı CumhurbaÅŸkanlığı Sistemi sayesinde oldu. Bugün herkes Türkiye’de seçimlerin ne zaman yapılacağını konuÅŸmuyor bile. 5 senede bir olacağını biliyor. Artık, Türkiye’de koalisyonlar dönemi bitti. Görüyoruz koalisyonla yönetilen en güçlü Avrupa ülkelerini. Ülkemizde istikrar var. Bunun kıymetini bilelim. Birileri çıkıyor ‘Åžu sisteme, bu sisteme döneceÄŸiz’ diyor. Türkiye’nin bundan geri dönmesi mümkün deÄŸil. Halkımız izin vermez.”

Bakan ÇavuÅŸoÄŸlu, Türkiye’nin dünyada küresel aktör olma konumunu devam ettirmesi için topyekun diplomasi yapılmasını gerektiÄŸini vurguladı.

“Yok 7’li, yok 8’li koalisyonmuÅŸ… Ondan sonra Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) girenleri çıkaracaklarmış” diyen ÇavuÅŸoÄŸlu, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

“O olmaz. Biz bunu söyleyince de rahatsız oluyorlar. Niye rahatsız oluyorsunuz? Ben söylemiyorum. Genel BaÅŸkanınız ‘KHK’larla atılanları iÅŸine geri döndüreceÄŸim’ diyor. Åžimdi FETÖ’yle baÄŸlantısı kesinleÅŸmiÅŸ, Bakanlığımızdan komisyonla ve Kanun Hükmünde Kararnameyle uzaklaÅŸtırılmış ve birçoÄŸu da yurt dışına kaçmış, orada kalmış 630 FETÖ’cüyü benim Bakanlığıma getireceksin. Bu devletin sırrı ne olacak? Bunların sadakati devlete, millete mi? DeÄŸil. Bunları siz söylüyorsunuz. Ben söylemiyorum. Kimi çıkaracaksınız o zaman onu söyleyin. PKK’lıları mı çıkaracaksınız? FETÖ’cüleri mi çıkaracaksınız? Daha açık konuÅŸun. Ne kazanımımız varsa karşı çıkıyorsunuz. SİHA’ya da karşı çıkıyorsunuz. Nesini soruÅŸturuyorsun? Eski zihniyet… O Devrim’i engelleyen zihniyeti hortlamak üzere. Meclis’te yalvarıyorum. Bize karşı olun ama Türkiye’ye karşı olmayın. Türkiye’nin çıkarlarına karşı olmayın kardeÅŸim. Bizimki Türkiye sevdasıyla kurulmuÅŸ bir ittifaktır, Cumhur İttifakı. Aramıza yeni arkadaÅŸlarımız da yeni partiler de katıldı. Devletimizi, milletimizi hedeflerine ulaÅŸtırmak için bize güç verdiler. Çıkar ittifakı yok bizde. ‘Maalesef Türkiye, Azerbaycan’a yardım etti.’ diyenlerden bir ÅŸey olmaz bu memlekette. ‘Åžunu yapalım da bize aferin desinler.’ diye siyaset yapanlardan, bu memlekete, bu millete bir fayda gelmez. İHA’lara, SİHA’lara karşı çıkanların derdi ne? Yine yurt dışına bağımlı mı kalalım?”

“Milletimiz hangi kararı verirse herkes de onu kabul edecek”

Suriye’deki geliÅŸmelere deÄŸinen ÇavuÅŸoÄŸlu, ÅŸunları belirtti:

Suriye’nin sınır toprak bütünlüğünü tanıyoruz da bugün Suriye’den çekildiÄŸimiz zaman bu boÅŸluÄŸu kim dolduracak? PKK. ‘PKK’ya, YPG’ye operasyon yapmayın.’ diyor. ‘Ne iÅŸiniz var?’ diyor, Suriye’de. YPG’yle PKK’nın terör destek verdiÄŸi halde aynı örgüt olduÄŸu Amerika’nın resmi raporlarında var. Bugün ‘Adayım’ diye çıkan bazı kiÅŸiler ‘YPG terör örgütü deÄŸildir.’ diyor. Terör örgütü deÄŸildir de nedir? Her gün oradan saldırıyor. Okullarımıza roket attılar. Öğretmenlerimiz, çocuklarımız, askerlerimiz, polisimiz ÅŸehit oldu. Kim yaptı bu saldırıları? Bunu yapanlara ‘terörist’ denmez de nedir? Kusura bakmasınlar. Onlar bunlardan rahatsız olabilir ama biz onları rahatsız devam edeceÄŸiz. Türkiye’den rahatsız olanları biz de rahatsız etmeye devam edeceÄŸiz.”

Milletin her şeyi gördüğünü, bildiğini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle dedi:

“14 Mayıs, demokrasi bayramıdır. Milletimiz sandığa gidecek. Biz 14 Mayıs’a kadar her ÅŸeyi söyleyeceÄŸiz. Herkes söyleyecek, hakkıdır. Kararı milletimiz verecek. Milletimiz hangi kararı verirse herkes de onu kabul edecek. Biz seçimlerin gözlemlenmesi için de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Avrupa Güvenlik İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı…Kendi bölgesel örgütlerimiz de var, AGİT Parlamenter Asamblesi gibi birçok gözlemci kuruluÅŸu davetidir. Her zaman olduÄŸu gibi her seçimde olduÄŸu gibi seçimlerimiz ÅŸeffaf olacak. Seçimlerimiz demokratik olacak. Ama iki tane HDP, PKK’ya destek veren, baktık daha önce izin vermediÄŸimiz gözlemci siyasi partilerin kontenjanından Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Gözlem Heyetine dahil olmuÅŸ. Daha önce de uyardık, tekrar uyardık. Yine koymuÅŸlar. Daha önce olduÄŸu gibi buraya geldiler. HDP, PKK propagandası yaptılar. Yani bu sefer de onların da ülkemize girmesine izin vermeyeceÄŸiz. Çünkü onlar gözlemci olarak gelmiyorlar provokatör olarak geliyorlar. Avrupa Konseyinde 11 yıl görev yaptım. Objektif, dengeli olması gerekiyor. Bir kurumun itibarı da en az ülkelerin itibarı kadar önemlidir. Çünkü o kurumlarda hepimiz hep birlikte çalışıyoruz.”

AK Parti EskiÅŸehir İl BaÅŸkanı Süleyman Reyhan’ın da katılımcılara hitap ettiÄŸi iftar programına, AK Parti EskiÅŸehir Milletvekilleri Nabi Avcı, Harun Karacan ve Emine Nur Günay, EskiÅŸehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Nadir Küpeli, EskiÅŸehir Sanayi Odası BaÅŸkanı Celalettin KesikbaÅŸ, EskiÅŸehir Ticaret Odası BaÅŸkanı Metin Güler, EskiÅŸehir Ticaret Borsası BaÅŸkanı Ömer Zeydan, ÅŸehit yakınları, hemÅŸehri dernekleri ile sivil toplum kuruluÅŸlarının temsilcileri ve teÅŸkilat mensupları katıldı.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir