DışiÅŸleri Bakanı Fidan, TDT DışiÅŸleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katıldı
Dışişleri Bakanı Fidan, TDT Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, kalıcı barış ve uzun vadeli istikrarın ancak Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyeleri arasındaki sürekli eşgüdüm ve ortaklığın güçlendirilmesiyle gerçekleşeceğini bildirdi.
DışiÅŸleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan, bugün Azerbaycan’ın ev sahipliÄŸinde Gebele’de düzenlenen TDT 12. Zirvesi öncesinde gerçekleÅŸtirilen TDT DışiÅŸleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılarak hitapta bulundu.
Türk dünyasının artık bölgesel dengeleri ÅŸekillendiren asli bir aktör olması gerektiÄŸini vurgulayan Fidan, TDT’nin en büyük gücünün, üyeler arasındaki karşılıklı güven ve iÅŸbirliÄŸinin giderek derinleÅŸmesi olduÄŸunu belirtti.

Fidan, bölgesel ve küresel sınamalar karşısında daha sık bir araya gelerek Türk dünyasının nerede konumlanması gerektiÄŸini ve hangi ortak adımların atılacağını zamanlıca istiÅŸare etmeleri gerektiÄŸine deÄŸinerek TDT 12. Zirvesi’nin ana teması olan “bölgesel barış ve güvenliÄŸin”, ortak coÄŸrafyanın geleceÄŸi açısından en temel öncelik olduÄŸuna iÅŸaret etti.
Kalıcı barış ve uzun vadeli istikrarın ancak teşkilat üyeleri arasındaki sürekli eşgüdüm ve ortaklığın güçlendirilmesiyle gerçekleşeceğine dikkati çeken Fidan, bu hedefe ulaşabilmenin yolunun, jeopolitik konularda uyum içinde hareket etmekten, uluslararası platformlarda eşgüdüm ve işbirliğini güçlendirmekten ve kritik konularda dünyaya tek sesle hitap edebilmekten geçtiğini kaydetti.

Türk dünyasında birlik vurgusu
Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 2022’de TDT’ye katılımının Türk dünyasının birliÄŸini kuvvetlendirdiÄŸinin altını çizerek Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksız izolasyonların kaldırılması ve haklarının tanınmasının, ortak sorumlulukları olduÄŸunu dile getirdi.
Müşterek coÄŸrafyanın istikrarı için vazgeçilmez öneme sahip olan Güney Kafkasya’da kalıcı barışın saÄŸlanması için de önemli mesafe katedildiÄŸini belirten Fidan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın 8 AÄŸustos’ta ABD’nin baÅŸkenti Washington’da imzaladıkları Ortak Bildiri’yi memnuniyetle karşıladıklarını yineledi.

Fidan, yakalanan ivmeyle bölgede yeni ulaştırma ve haberleşme hatlarının açılmasının, tarihi İpek Yolu güzergahının canlandırılması çabalarına katkı sağlayacağını belirtti.
Gazze’de ateÅŸkes mesajı
Gazze’de yaÅŸanan soykırımın, herkesin vicdanını yaraladığını vurgulayan Fidan, kalıcı ateÅŸkesin saÄŸlanması, insani yardımların engelsiz eriÅŸimi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiÄŸini söyledi.

Fidan, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliÄŸinin desteklenmesine büyük önem atfettiklerini ifade ederek, bu doÄŸrultuda yakalanan tarihi fırsattan istifade edilip Suriye halkının ekonomik kalkınma yolunda desteklenmesinin elzem olduÄŸunu kaydetti.
Bakan Fidan, bu yolda, ülkenin bölünmesine dönük girişimlerin önünün alınması ve kapsayıcı bir siyasi sürecin tesis edilmesi için çabalamayı sürdüreceklerini dile getirdi.
KKTC DışiÅŸleri Bakanı ErtuÄŸruloÄŸlu: “KKTC, bölgenin güvenliÄŸine ve istikrarına katkı koymaya her zaman hazırdır”
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, ErtuÄŸruloÄŸlu, Azerbaycan’ın ev sahipliÄŸinde Gebele’de düzenlenen TDT 12. Zirvesi öncesinde gerçekleÅŸtirilen TDT DışiÅŸleri Bakanları Konseyi Toplantısı’na katılarak hitapta bulundu.
ErtuÄŸruloÄŸlu, TDT dönem baÅŸkanlığını devralan Azerbaycan’ı tebrik ederek, şöyle devam etti:
“Bu toplantının, ÅŸanlı KarabaÄŸ Zaferi’nin 5. yıl dönümü arifesinde, tarihi Gebele ÅŸehrinde düzenlenmesi çok anlamlı ve önemlidir. Bir kez daha Azerbaycan Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı Sayın İlham Aliyev liderliÄŸinde ÅŸanlı Azerbaycan askeri ve kahraman Azerbaycan halkının bu zaferini yürekten kutlar, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliÄŸi için verilen mücadelesinde her zaman yanında olduÄŸumuzu belirtmek isterim.”

ErtuÄŸruloÄŸlu, toplantıya ev sahipliÄŸi yapan Aliyev’in yanı sıra Azerbaycan DışiÅŸleri Bakanı Ceyhun Bayramov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev ve tüm yetkililere teÅŸekkür etti.
TDT’nin bir parçası olmanın büyük bir onur ve mutluluk kaynağı olduÄŸunu belirten ErtuÄŸruloÄŸlu, “KKTC’nin içinde bulunduÄŸu coÄŸrafya ne yazık ki jeopolitik çalkantıların ve istikrarsızlıkların merkezinde yer almaktadır.” dedi.
“KKTC olarak ada ve çevresinde kalıcı bir huzurun tesis edilmesini en önemli ve öncelikli görevimiz addediyoruz”
ErtuÄŸruloÄŸlu, DoÄŸu Akdeniz’in sadece enerji kaynakları açısından deÄŸil, aynı zamanda uluslararası deniz ve hava yolları açısından da stratejik bir kavÅŸak olduÄŸunu söyleyerek, ÅŸunları kaydetti:
“Bu hassas denge içinde Kıbrıs adası ve dolayısıyla KKTC bölgesel güvenlik ve barışın tesisinde vazgeçilemez bir konumdadır. Biz KKTC olarak ada ve çevresinde kalıcı bir huzurun tesis edilmesini en önemli ve öncelikli görevimiz addediyoruz. Bu kalıcı barışın yolu ise adil, gerçekçi ve iki egemen eÅŸit devletin iÅŸbirliÄŸine dayalı bir çözümden geçmektedir.”
ErtuÄŸruloÄŸlu, yıllardır süren müzakere süreçlerinde tek bir tarafın tahakkümünü hedefleyen ya da KKTC’nin egemen eÅŸitliÄŸini ve eÅŸit uluslararası statüsünü yok sayan yaklaşımların baÅŸarısızlığa mahkum olduÄŸuna iÅŸaret ederek, “Kıbrıs bir devletin deÄŸil bir adanın adıdır. Bu adada ise iki ayrı halk, iki ayrı devlet vardır. Bu devletlerin ne biri ne de diÄŸeri bütün adayı temsil etme hak ve yetkisine sahip deÄŸildir.” diye konuÅŸtu.
Bölgesel barış ve istikrarın yalnızca askeri ve siyasi tedbirlerle değil, uluslararası hukuka saygı, iyi komşuluk ilişkileri ve ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, şunları söyledi:
“Bugün bölgemizi tehdit eden unsurların en başında DoÄŸu Akdeniz’de süregelen Rum tarafının gerginlik ve provokasyon politikaları vardır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) aralıksız ve artan bir ÅŸekilde devam eden silahlanması, bölgenin en köklü ve kanayan yarası olan haklı Filistin davasının baÅŸarıya ulaÅŸmasının engellenmeye devam edildiÄŸi bir ortamda gerçekleÅŸmekte, tarihsel ve güncel anlaÅŸmazlıklar nedeniyle bölgedeki barışın kırılganlığı her geçen gün daha da artmaktadır.”
ErtuÄŸruloÄŸlu, artan askeri faaliyetlerin Orta DoÄŸu ve DoÄŸu Akdeniz’de istikrarın her an bozulabileceÄŸi ve bölgedeki barışın küçük bir kıvılcımla büyük bir tehdit altına girebileceÄŸi bir ortam yarattığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
“Çok açıktır ki, KKTC’nin güvenliÄŸi ve bekası, ana vatan Türkiye Cumhuriyeti’nin sarsılmaz desteÄŸine sıkı sıkıya baÄŸlıdır. Dünyada ve bölgemizde süregelen bu gerilimler ve savaÅŸlar, diplomatik çözüm yollarının aciliyetini ve önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.”
“TDT’nin bölgesinde ve ötesinde barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceÄŸine inancımız tamdır”
Sınır aÅŸan tehditlere ve diÄŸer güvenlik sınamalarına karşı mücadelede istihbarat paylaşımı ve ortak hareket etme yeteneÄŸinin hayati önem taşıdığını belirten ErtuÄŸruloÄŸlu, “CoÄŸrafyamızı zorlayan ve çok katmanlı bir konu olan düzensiz göç hususunda ise KKTC olarak ortak bir strateji geliÅŸtirmeye yönelik atılacak adımlarda katkı koymaya hazır olduÄŸumuzu belirtmek isterim.” dedi.
Ertuğruloğlu, bölgedeki barış ve kalıcı huzurun tesisinin yalnızca siyasi ve askeri gerilimlerin yönetilmesine değil aynı zamanda enerji ve su gibi doğal kaynakların adil ve eşitlikçi paylaşımına da bağlı olduğunu kaydederek, şu değerlendirmede bulundu:
“DoÄŸu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarının bölgesel iÅŸbirliÄŸiyle refah getirecek ÅŸekilde adil paylaşımı en önemli beklentimizdir. Ancak GKRY, DoÄŸu Akdeniz’de ve Kıbrıs Adası’nın çevresinde hidrokarbon kaynakları ile ilgili olarak tek taraflı adımlar atmak suretiyle KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti’nin meÅŸru hak ve çıkarlarını ihlal etmeye çalışmaktadır. Bu nafile bir çabadır.”
ErtuÄŸruloÄŸlu, tüm zorluklar karşısında TDT olarak yalnızca kültürel ve ekonomik baÄŸlarla deÄŸil aynı zamanda ortak güvenlik ve dış politika konularıyla da kenetlenerek hareket etmenin önemine deÄŸinerek, “Bu baÄŸlamda KKTC Türk dünyasının DoÄŸu Akdeniz’deki stratejik kalbi olarak bölgenin güvenliÄŸine ve istikrarına katkı koymaya her zaman hazırdır.” dedi.
KKTC’nin uluslararası camiada hak ettiÄŸi yeri almasının bölgesel barışın saÄŸlamlaÅŸtırılmasına yapılmış en büyük katkı olacağını belirten ErtuÄŸruloÄŸlu, şöyle devam etti:
“Adada, iki egemen eÅŸit devlet ve halk olduÄŸu gerçeÄŸinin artık kabul edilmesi, DoÄŸu Akdeniz’deki dengeyi saÄŸlayacak ve Kıbrıs Türk halkının geleceÄŸini garanti altına alacaktır. Bu baÄŸlamda ana vatan Türkiye’nin CumhurbaÅŸkanı Sayın Recep Tayyip ErdoÄŸan’ın 77. BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu’ndan bu yana yaptığı tüm konuÅŸmalarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve ülkemizle diplomatik, siyasi ve ekonomik iliÅŸkiler kurulması yönündeki çaÄŸrıları hayati önemde olup, Sayın CumhurbaÅŸkanı’na Kıbrıs Türk halkı adına bu kalpten ve güçlü desteÄŸi için en derin şükranlarımızı bir kez daha sunuyorum.”
ErtuÄŸruloÄŸlu, TDT ülkelerinin Kıbrıs Türk halkına karşı uygulanan izolasyon ve ambargoların kaldırılması hususunda desteÄŸini artırarak devam ettireceÄŸine ve uluslararası platformlarda her alanda dayanışma içinde olacağına emin olduÄŸunu söyleyerek, “Unutmayalım ki hepimizin ortak hedefi olan barış, refah ve güvenlik ancak birlik ve beraberliÄŸimiz sayesinde kalıcı olarak tesis edilecektir.” ifadesini kullandı.
Bakan ErtuÄŸruloÄŸlu, “3 Ekim Türk Devletleri İşbirliÄŸi Günü ile TDT kurucu belgesi Nahçıvan AnlaÅŸması’nın 16. yıl döneminin gururla kutlandığı bu günlerde, ortak deÄŸerlerimizin ve bütünleÅŸme irademizin tezahürü olan TDT’nin bölgesinde ve ötesinde barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceÄŸine inancımız tamdır.” diye konuÅŸtu.
Kaynak: AA
