“Döviz getirisine Türk lirası varlıklarla ulaşılabilmesini saÄŸlayacak yeni araç devreye alınacak”
Döviz getirisine Türk lirası varlıklarla ulaşılabilmesini sağlayacak yeni araç devreye alınacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizin muhtemel getirisine Türk lirası varlıklarda kalarak ulaşılabilmesini sağlayacak yeni bir aracın devreye alınacağını açıkladı.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.
GeçtiÄŸimiz hafta İstanbul’da çok geniÅŸ bir katılımlı Türkiye-Afrika Ortalık Zirvesi’ni gerçekleÅŸtirdiklerini anımsatan ErdoÄŸan, daha önce 2008’de İstanbul’da, 2014’te Malabo’da yaptıkları iki zirvenin ardından Afrikalı liderleri bir kez daha ülkede misafir ettiklerini belirtti.
Birlikte kalkınma ve refah için güçlendirilmiÅŸ ortaklık temasıyla düzenledikleri 3. Türkiye-Afrika Otaklık Zirvesi’nin de öncekiler gibi son derece baÅŸarılı ve verimli geçtiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, zirvede Afrikalı mevkidaÅŸlarıyla ikili iliÅŸkileri ve bölgesel meseleleri deÄŸerlendirdiklerini söyledi.
Erdoğan, iki gün boyunca kıtanın farklı ülkelerinden 15 devlet ve hükümet başkanı ile baş başa görüşmeler gerçekleştirdiklerini, bakanların iştirakiyle düzenlenen oturumlarda, ilerleyen 5 yılda kıtanın eğitim, sağlık, güvenlik, tarım ve insan kaynakları kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik adımları konuştuklarını dile getirdi.
Afrika ile ticaret
Salgın şartlarına rağmen başarıyla icra ettikleri bu zirveyle Türkiye-Afrika ortaklığında artık yeni bir döneme girdiklerine inandığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Afrika ile ticaretimizi 5,4 milyar dolardan bu senenin ilk 11 ayında 30 milyar dolara çıkardık. Åžimdi hedefimiz ticaretimizi önce 50 milyar dolara, ardından da inÅŸallah 75 milyar dolara taşımaktır. Åžirketlerimiz, Afrika genelinde toplam deÄŸeri 78 milyar doları geçen 1686’dan fazla proje üstlendi. Biz ülkemizdeki ve Batı’daki kimi oryantalistler gibi Afrika’yı bir sorun ve tehditler yumağı olarak görmüyoruz. Bilakis kıtayı, uluslararası sistemde ağırlığı giderek artan 21. yüzyıla damga vuracak yükselen bir güç olarak deÄŸerlendiriyoruz. Tarihinde sömürgecilik ayıbı olmayan bir millet olarak kazan-kazan ve eÅŸit ortaklık temelinde iÅŸ birliÄŸimizi daha da güçlendirmeye çalışıyoruz. Kritik bir dönemde gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeÄŸi geçen ve katılan herkese ülkem ve milletim adına teÅŸekkür ediyorum.”
2022 bütçesi
ErdoÄŸan, TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri geçen cuma günü tamamlanarak kabul edilen 2022 bütçesinin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
Meclis’teki bütçe maratonunun 15 Ekim’de baÅŸlayıp 17 Aralık’ta sona eren oldukça uzun, zorlu ve yüksek tansiyonlu bir süreç olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı adına CumhurbaÅŸkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın nezaret ettiÄŸi 225 kamu idaresinin bütçelerinden oluÅŸan bu yılki görüşmelerin toplamda 385 saati aÅŸtığını ifade etti.
Bütçenin üzerine oturtulan 67 stratejik programla Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla büyütme hedeflerine katkı saÄŸlayacağını anlatan ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:
“Gelecek projeksiyonlarımızın odağını oluÅŸturan 2053 vizyonumuzun ilk ve en iddialı hedefi olan yeÅŸil kalkınma devrimine uygun adımları da içeren bütçemiz, yenilikçi ve çevreci yönleriyle öne çıkmaktadır. Bugüne kadar olduÄŸu gibi 2022 bütçesini de belirlediÄŸimiz gelir ve gider tabloları çerçevesinde ülkemizin hedeflerine ve milletimizin refahına hizmet edecek ÅŸekilde hayata geçireceÄŸiz. Rakamlarla ifade edecek olursak 2022 bütçemizin giderleri bir önceki yıla göre yüzde 30 artışla 1 trilyon 751 milyar lira, gelirleri 1 trilyon 473 milyar lira olarak öngörülmüştür. Buna göre faiz dışı açık 38 milyar lira olarak hesap edilmektedir. Bütçenin 425 milyar lirası personel, 69 milyar lirası sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi katkısı, 128 milyar lirası mal ve hizmet alımları, 290 milyar lirası sosyal güvenlik sistemi için olmak üzere 657 milyar lirası cari transferler, 150 milyar lirası mahalli idare payı olarak belirlenmiÅŸtir. Yine bütçede tarımsal desteklere 26 milyar lira, kurumlara verilecek görev giderlerine 23 milyar lira, yatırım harcamalarına 148 milyar lira kaynak ayrılmıştır.”
Erdoğan, kalkınma planında öncelik verilen sektörlere tahsis edilen ödeneklerin, ortalama bütçe artışlarının üzerinde tutulduğunu aktardı.
Bütçe hazırlık sürecinde emeği geçen kurumlar ile bütçenin yasama safahatında teklifleri, tenkitleri, değerlendirmeleriyle sürece katkı veren milletvekillerine teşekkür eden Erdoğan, 2022 bütçesinin ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.
“2021’i de çift haneli rakamlara dayanan büyümeyle kapatacağız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin geçtiÄŸimiz 19 yılda ortalama yüzde 5,1’lik büyüme baÅŸarısı göstermiÅŸ bir ekonomiye sahip olduÄŸunu vurguladı.
Küresel finans krizinin etkisiyle 2009 yılında yaÅŸadıkları yüzde 4,8’lik küçülme dışında her yıl ekonomiyi büyüterek Cumhuriyet tarihinde görülmemiÅŸ bir baÅŸarıya imza attıklarını söyleyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Salgının tüm dünyayı kasıp kavurduÄŸu 2020 yılında herkes küçülürken biz yüzde 1,8 büyüdük. İnÅŸallah 2021’i de çift haneli rakamlara dayanan büyümeyle kapatacağız. Hükümetlerimiz döneminde ülkemizin nüfusu 65 milyondan 84 milyona çıkmasına raÄŸmen istihdamımızı 19 milyondan 29 milyona yükseltmek suretiyle milletimizin iÅŸ ve aÅŸ sahibi olmasını saÄŸladık. Ülkemizin her karış toprağını kapsayacak ÅŸekilde yaptığımız 3,5 trilyon dolarlık altyapı ve üstyapı yatırımı sayesinde bölgesinde ve dünyada yıldızı parlayan bir Türkiye inÅŸa ettik. EÄŸitimde, saÄŸlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, tarımda, dış politikada velhasıl tüm dünyada her alanda önemiyle gerçekten herkese dudak ısırtacak adımları attık.
Bu süreçte attığımız her adımda hangi engellerle karşılaÅŸtığımızı en iyi aziz milletimiz biliyor. Vesayetin tuzaklarından darbe giriÅŸimlerine, terör saldırılarından uluslararası ambargolara kadar nice engeli aÅŸarak ülkemizi bugünkü seviyesine getirdik. Åžimdi de Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokarak küresel geliÅŸmiÅŸlik liginin en üstüne çıkarmanın mücadelesini veriyoruz. Biz her hesabın üzerinde bir hesap olduÄŸuna, medeniyetimizden ve tarihimizden aldığımız güçle üstesinden gelemeyeceÄŸimiz hiçbir mesele bulunmadığına, üstünlüğümüzün de buradan kaynaklandığına inanan insanlarız.”
ErdoÄŸan, demokraside, kalkınmada, güvenlikte, diplomaside hak ettiÄŸi yere getirdikleri Türkiye’yi ekonomide de aynı baÅŸarıya ulaÅŸtırmakta kararlı olduklarını söyledi.
Ekonominin rasyonel iÅŸleyiÅŸiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan finans hareketlerinin ve buna baÄŸlı fahiÅŸ fiyat artışlarının yol açtığı sıkıntıların herkesin canını yaktığını söyleyen ErdoÄŸan, “İnancı, onuru, vatanı ve onlar kadar aziz bildiÄŸi deÄŸerleri uÄŸruna gerektiÄŸinde hayatını bile ortaya koyan bir millet olarak bu konjonktürel sıkıntılarla baÅŸa çıkabilecek iradeye biz sahibiz.” diye konuÅŸtu.
Hükümet olarak bu çerçevede gereken adımları attıklarını belirten Erdoğan, stokçuluk ve fahiş fiyatla milletin günlük hayatını zorlaştıranlar hakkında bakanlıkların ve ilgili kurumların harekete geçtiğini ifade etti.
TBMM’nin de stokçuluk yapanlara verilen cezaları artıran bir kanunu geçen hafta kabul ederek bu mücadeleye katkı saÄŸladığını ifade eden ErdoÄŸan, “Çalışanlarımızı hayat pahalılığı altında ezdirmeme sözümüzü yerine getiriyoruz. Asgari ücrette yüzde 50’nin üzerinde artış yaparak en düşük gelir rakamını 4 bin 250 liraya çıkardık. Asgari ücretten alınan gelir vergisini ve damga vergisini kaldırarak iÅŸverenlerimizin yükünü de 450 lira azalttık.” dedi.
Yeni asgari ücretin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretimi ve istihdamı desteklemek için çeşitli başlıklar altında çok sayıda paketi hayata geçirdiklerini dile getirdi.
Kurdaki dalgalanmayı durdurarak nispi bir istikrarı sağlamak için serbest piyasa ekonomisi kuralları çerçevesinde yeni araçları devreye aldıklarını belirten Erdoğan, hayata geçirecekleri yeni tedbirler hakkında bilgi vereceğini, daha sonra ilgili kurumların bu konularla ilgili detaylı bilgileri kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.
 “VatandaÅŸlarımıza yeni bir finansal alternatif sunuyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tasarruflarını deÄŸerlendirirken kurdaki yükseliÅŸten kaynaklanan kaygılarını gidermek isteyen vatandaÅŸlarımıza yeni bir finansal alternatif sunuyoruz. Dövizin muhtemel getirisine Türk lirası varlıklarda kalarak ulaşılabilmesini saÄŸlayacak bu yeni araç şöyle iÅŸleyecektir; insanlarımızın bankadaki Türk lirası varlığının mevduat kazancı kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek ama kur getirisi mevduat kazancının üstünde kalırsa aradaki fark doÄŸrudan vatandaşımıza ödenecek. Üstelik bu kazanç stopaj vergisinden de muaf tutulacak. Ayrıca Türk lirası varlıklarının yeni bir döviz talebi oluÅŸturmayacak ÅŸekilde deÄŸerlendirilmesini temin edecek araçları devreye alacağız. Dolayısıyla bundan sonra hiçbir vatandaşımızın ‘kur daha yüksek olacak’ diye mevduatını Türk lirasından dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak.”
Bir müjdelerinin de ihracatçılara olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle fiyat vermekte zorlanan ihracatçı firmalarımıza doÄŸrudan Merkez Bankası aracılığıyla ileri vadeli kur rakamı verilecek. Bu iÅŸlem sonunda ortaya çıkabilecek kur farkı ise Türk lirası olarak ihracatçı firmamıza ödenecek. Fon büyüklüğü 250 milyar liraya ulaÅŸan Bireysel Emeklilik Sistemimizin cazibesini artırmak için devlet katkısı oranını yüzde 5 daha artırarak yüzde 30’a çıkartıyoruz. Halihazırda Eurobond faiz gelirlerinde stopaj geliri yüzde sıfır iken devlet iç borçlanma senetlerinde bu oran yüzde 10 olarak uygulanmaktadır. Devlet iç borçlanma senetlerine talebi artırmak için buradaki stopajı da yüzde sıfıra indiriyoruz. Kurum kazançları üzerindeki vergi yükünü azaltarak uluslararası rekabeti desteklemek ve yatırımı teÅŸvik etmek amacıyla ihracat ve sanayi ÅŸirketleri için kurumlar vergisinde 1 puanlık indirim planlıyoruz.”
Katma deÄŸer vergisini etkinliÄŸi, adaleti ve basitleÅŸtirmeyi saÄŸlamak amacıyla yeniden düzenlediklerini belirten ErdoÄŸan, “Bu adımla amacımız kayıt dışı ekonomiyi azaltmak, iÅŸ ve yatırım ortamını iyileÅŸtirmek, ihracatı özendirmek ve firmalarımızın KDV iadesi yoluyla finansmana hızlı eriÅŸimini saÄŸlamaktır.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, kar payı üzerinden yapılan vergilendirme ve bu gelirin beyanının, yatırımcılar açısından caydırıcı bir mahiyet arz eder hale geldiÄŸini dile getirerek, “Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için ÅŸirketler tarafından yapılacak temettü ödemeleri üzerindeki stopajı yüzde 10’a indiriyoruz. Yatırım fon ve ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisinden istisna olmasına karşılık diÄŸer fon ve ortaklıklardan elde edilen kar paylarının iÅŸtirak kazançları istisna kapsamı dışındaydı. Bu farklılığı da ortadan kaldırıyoruz.” diye konuÅŸtu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Kamu iktisadi teÅŸebbüslerinden elde edilen ve bütçeye aktarılan gelir paylarına endeksli kamu borçlanma senetleri çıkartılarak yatırımcıların Türk lirası bazlı varlıklara yönelimleri teÅŸvik edilecektir. Ülkemizde yastık altında 280 milyar dolar deÄŸere sahip 5 bin ton altın bulunduÄŸu bilinmektedir. Bu altınların finansal sisteme dahil edilerek ekonomiye kazandırılması için piyasa paydaÅŸlarıyla birlikte yeni araçlar geliÅŸtirilecektir.” dedi.
Kamu bankalarının toplam kredilerinin belli bir oranını, ÅŸeffaf bir ÅŸekilde her yıl ilan edilecek öncelikli sektörlere kullandırmasını saÄŸlayacak bir yapının kurulacağına iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Kredi Garanti Fonu desteÄŸiyle uzun vadeli istihdamı koruma ve geliÅŸtirme öncelikli iÅŸletme kredileri verilecektir. Proje bankacılığı konusunda atılan adımlar hızlandırılacaktır. Evet, ülkemizdeki istikrar ve güven iklimini güçlendirecek tüm bu tedbirleri ilgili kurumlarımızla Meclisimizle birlikte süratle hayata geçireceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
Tedbirlerin hayırlı olmasını dileyen ErdoÄŸan, “Türkiye’yi geçmiÅŸte defalarca olduÄŸu gibi küresel ekonominin yeniden yapılanma sürecinin dışında bırakmaya yönelik hiçbir oyuna, hiçbir tuzaÄŸa itibar etmedik, etmeyeceÄŸiz. Hedeflerimiz doÄŸrultusunda azimle cesaretle kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bir müjde de memurlara vermek istediÄŸini belirterek, “BilindiÄŸi gibi asgari ücretin gelir vergisi ve damga vergisinden muaf olması uygulamasını tüm çalışanlarımızı da kapsayacak ÅŸekilde geniÅŸletmiÅŸtik. Böylece aldığı ücret ne olursa olsun tüm çalışanların asgari ücret miktarı kadarki kazancının gelir vergisi ve damga vergisinden muaf olmasını temin etmiÅŸtik. Memurlarımızı da bu kapsama dahil ederek fiilen aldıkları ücretlerin artmasını saÄŸlıyoruz. Bu kararın memurlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuÅŸtu.
Ekonomi programlarına yönelik her eleştiriyi dikkatle dinleyip, inceleyip, önüne, arkasına baktıklarını belirten Erdoğan, kurdaki dalgalanmadan ve fahiş fiyat artışlarından canı yandığı için söylenen vatandaşları anladıklarını, iyi niyetle yapılan her eleştiriyi saygıyla karşıladıklarını, hayırhahlıkla yapılan her teklifi de samimiyetle değerlendirdiklerini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:
“Bununla birlikte sureti haktan görünerek, Türkiye’nin siyasette, diplomaside ve güvenlikte olduÄŸu gibi ekonomide de hak ettiÄŸi konuma gelmesinin önünü kesmeye yönelik sinsi çelmelere eyvallah etmiyoruz, etmeyeceÄŸiz. Ülkenin ve milletin hayrına yapılan hiçbir iÅŸe destek vermemiÅŸ, desteÄŸi bir kenara bırakalım şöyle yarım ağız bir takdir ifadesi kullanmamış olanların, insanımızın derdiyle dertleniyor edasıyla yaptıkları riyakarlığın bizim nezdimizde hükmü yoktur.
GeçmiÅŸte gazete ilanlarıyla hükümet devirip, hükümet kurmayı alışkanlık haline getirenlerin ‘genel kabul görmüş iktisat bilimi kurallarına hızla dönülmeli’ diyerek sergilediÄŸi karın aÄŸrısının sebebini gayet iyi biliyoruz. Aynı ÅŸekilde ülkenin içinden geçtiÄŸi tarihi dönüşüm sürecine destek vermesi gerekirken ‘piyasaların ivedilikle istikrara kavuÅŸmasını saÄŸlayacak acil önlemler alınması’ çaÄŸrısıyla olumsuzluÄŸu körükleyerek safını ÅŸaşıranları da yakından takip ediyoruz. Yine Merkez Bankasının faiz indirimi kararıyla dövizdeki akıl dışı yükseliÅŸi önlemek için yaptığı müdahaleleri aynı paranteze alarak kendilerince cinlik yapanları dikkatle izliyoruz. Kambiyo rejimi türü tartışmalar açarak ülkesini ve milletini sırtından hançerlemeye çalışanların hangi sinsilikler peÅŸinde koÅŸtuklarının farkındayız. Swap anlaÅŸmalarının önceden belirlenmiÅŸ kur düzeyinden yapıldığı dedikodularını ortaya yayanların hangi alçak hesaplara hizmet ettiÄŸini de biliyoruz. Açıklamalarıyla, analiz adı altında dolaşıma soktukları art niyetli yorumlarıyla milletimizi, ülkeleri, yönetimleri, gelecekleri konusunda kötümserliÄŸe sürüklemek isteyenleri dikkatle not ediyoruz. İnÅŸallah bir süre sonra dengeler yerine oturup, ülkemiz hedeflerine bir adım daha yaklaÅŸtığında bu felaket tellalı muhterislerin her sözlerini, her beyanlarını alınlarına yaftalayacağız.”
Her zaman milletin ne dediÄŸine, ne istediÄŸine baktıklarını dile getiren ErdoÄŸan, “Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisinden ve kambiyo rejiminden en küçük bir geri adım atmaya ne niyeti vardır ne de böyle bir ihtiyacı vardır. Biz, bu oyunu kendi kurallarıyla oynayarak hedeflerimize ulaÅŸacağız. Aksini iddia eden veya düşünen dönüp kendini sorgulamalıdır.” diye konuÅŸtu.
“Biz, dün bu ülkede yönetime gelmedik”
Bunca zamandır faizlerin yükseltilmesinden baÅŸka tek bir çözüm teklifi sunamayanların, Türkiye’yi de dünyayı da doÄŸru okuyamadıklarının ortada olduÄŸunu ifade eden ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Amerika’ya, tüm Batı’ya baksınlar. Åžu anda onların faiz politikaları nasıl çalışıyor, onu izlesinler. Çin’e, Hindistan’a baksınlar. Onların faiz politikaları nasıl çalışıyor, onu görsünler. Görecekler ki Amerika baÅŸta olmak üzere, sıfır faiz, eksi, bu tür faizler var. Öbür tarafta bakıyorsunuz, Çin, Hindistan buralarda 6, 7, 8 faiz politikaları var. Ve biz, ÅŸu anda faizdeki indirimle beraber, evelallah zaman bunu gösterecek, birkaç ay sonra enflasyon nasıl düşmeye baÅŸlayacak, bunu hep beraber yaÅŸayacağız. Türkiye’nin geçtiÄŸimiz 19 yıl nereden nereye geldiÄŸini ve artık böyle bir ekonomik dönüşüme hazır olduÄŸunu her fırsatta teorik çerçevesiyle, verileriyle, örnekleriyle anlatıyoruz. Biz, dün bu ülkede yönetime gelmedik. 19 yıl önce göreve geldiÄŸimizde faiz neredeydi, enflasyon neredeydi ve biz faizi nereden nereye indirdik, enflasyonu nereden nereye çektik lütfen şöyle bir geçmiÅŸi incelesinler, baksınlar. Ve bunu da hangi yönetim yaptı görsünler. Biz yaptık. Ve ÅŸimdi yine aynısını biz yapacağız. Ve biz burada kalkıp da ülkedeki ekonomi nedir, bundan anlamayanların aÄŸzına bakacak halimiz yok. Biz yaÅŸadık, biz uyguladık ve yaÅŸayışımızla da uygulayışımızla da faizi de enflasyonu da nereden nereye çektiÄŸimiz ortada.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, millete söz verdikleri ÅŸekilde, Türkiye’yi eÄŸitimden saÄŸlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal yardımlara kadar her alanda bugünler için hazırladıklarını söyledi.
“Küresel güçler ekonomik kavga veriyor”
Türkiye’de durum buyken dünyadaki vaziyete dikkati çeken ErdoÄŸan, dünya ekonomisinin yüzde 80’ini oluÅŸturan küresel güçlerin yakın tarihin en büyük ekonomik kavgasını verdiÄŸini vurguladı.
Küresel finans krizinin yaÅŸandığı 2008’den bu yana tüm büyük ekonomilerin tek amacının kendi ülkelerindeki istihdamı korumak olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, çok güçlü finans yapılarına sahip olmalarına raÄŸmen, sürekli parasal geniÅŸlemeye giden geliÅŸmiÅŸ ülkelerin kendi aralarındaki görünmez savaşın sebebinin bu olduÄŸunu ifade etti.
Avrupa Merkez Bankasının da Amerika Merkez Bankasının da Japonya Merkez Bankasının da Çin Merkez Bankasının da diğerlerinin de para politikalarının istihdamı koruma merkezli belirlendiğinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Çılgınca para basan, faizleri sıfıra yakın ve hatta ekside tutan, merkez bankası bilançolarını neredeyse milli gelirleri seviyesine çıkartan bu ülkeler, belirsizlik batağından hala kurtulamadıklarını bizzat kendileri itiraf ediyorlar. GeçmiÅŸte ülkemizi hazırlıksız ÅŸekilde Gümrük BirliÄŸine girmeye zorlayanlar, ekonomimizin beklenmedik bir ÅŸekilde bu sürece uyum saÄŸlaması ile umdukları kadar vakit kazanamamışlardı. Avrupa ülkeleri avroya geçiÅŸ sürecinde paralarını bir gecede yüzde 50 devalüe ederlerken, Türkiye bunun dışında tutulmak suretiyle sanayimize ve ticaretimize görünmez engeller konmuÅŸtu. Buna raÄŸmen özellikle hükümetlerimiz döneminde verdiÄŸimiz emekler ve yaptığımız fedakarlıklar sayesinde sanayimizi ayakta tutmayı, ticaretimizi ve ihracatımızı geliÅŸtirmeyi baÅŸardık. Åžimdi de aynı amaçla farklı argümanlar ve araçların devreye sokulduÄŸu bir süreç yaşıyoruz. Dünya 90 trilyon doları kamuya ait olmak üzere toplamda 220 trilyon doları geçen bir borç batağında yüzerken, Türkiye’ye ısrarla faizlerin yükseltilmesini dayatmak, insanların aklıyla dalga geçmekten öte anlam taşımaz.”
ErdoÄŸan, enflasyonları ile faiz oranları arasında 10 kata varan farklar bulunan ülkeleri görmezden gelerek, Türkiye’deki tabloyu bir “felaket habercisi” olarak anlatanların niyetlerini sorgulamanın kendilerinin de hakkı olduÄŸunu belirtti.
Salgın döneminde yaÅŸadığı saÄŸlık krizine ve toplumsal kırılmalara karşı yetersiz kalan siyasi ve ekonomik sorunlara çözüm bulmakta zorlanan bir sisteme umut baÄŸlayanları, tüm bu hakikatleri görmeye davet ettiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, “Mesela Hazinemizin borçlanma faizlerini belirleyen risk primlerinin yüksekliÄŸinin Türk ekonomisinin gerçekleriyle hiçbir ilgisinin olmadığını vicdan sahibi her iktisatçı teslim ediyor.” ifadesini kullandı.
Dünya ekonomisinin önündeki riskler artarak sürerken Türkiye’nin önündeki fırsatların deÄŸerlendirilmesini engelleyecek yaklaşımlardan herkesin kaçınması çaÄŸrısında bulunan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Küresel ekonominin deÄŸiÅŸen yapısı içinde üretim, inovasyon, yeÅŸil dönüşüm, dijital dönüşüm gibi konular öne çıkarken, hala eski dünyanın kalıplarıyla ülkemizi deÄŸerlendirenler önce kendilerini yenilemelidir. Biz zamanın ruhunu okuyarak milletimize yeni bir vizyon teklif ediyoruz. Yegane malzemesi istemezükçülük olanların milletimize teklif ettiÄŸi tek ÅŸey ise eski Türkiye’yi geri getirmektir. Biz milletimize eski Türkiye alışkanlıkları deÄŸil, 2023 hedefleri, 2053 vizyonu Türkiye’si doÄŸrultusunda hizmet etmeyi sürdüreceÄŸiz. Elimizdeki imkanlara bakacağız, potansiyelimize bakacağız, gerçekleÅŸmelere bakacağız, verilere bakacağız, dünyaya bakacağız, ihtiyaçlara bakacağız. Tüm bunların ışığında politikalarımızı sürekli geliÅŸtirerek yolumuza devam edeceÄŸiz.”
“Sevgili milletim; biz sizi seviyoruz, size inanıyoruz”
Döviz kurunu da bu ÅŸekilde istikrara kavuÅŸturacaklarını, enflasyonu da bu ÅŸekilde dizginleyeceklerini, hedeflerine de bu ÅŸekilde ulaÅŸacaklarını söyleyen ErdoÄŸan, “Sevgili milletim; biz sizi seviyoruz, size inanıyoruz. Siz bize inanın. Bugüne kadar inandınız, güvendiniz ve 19 yıl Türkiye’nin alt yapısıyla, üst yapısıyla nereden nereye geldiÄŸini gayet iyi biliyorsunuz, biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, küresel ekonomide bir süredir yaÅŸanan geliÅŸmelere dikkati çekerek, dünyadaki para bolluÄŸunun önce maliyetleri sonra da fiyatları artırmaya baÅŸladığını belirtti. Amerika ve Avrupa’nın yakın tarihlerinde görmedikleri enflasyon rakamları ile yüzleÅŸtiÄŸini anlatan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Buna raÄŸmen hiçbir ülke Türkiye’ye teklif edildiÄŸi, hatta dayatıldığı ÅŸekilde faiz düzeyini enflasyonun üzerine çıkarmıyor. Küresel metal, enerji ve gıda ham maddelerinin fiyatlarında son dönemde gözlenen aşırı artışlar, para bolluÄŸunun yol açtığı tehditlerden kaçınma refleksinin üründür. Bizim ekonomide de ‘dünya 5’ten büyüktür’ dememizin sebebi tüm bu sorunların merkezinde kendilerini büyük olarak tarif eden ülkelerin yer almasıdır. Sözde büyük ekonomiler kendi aralarındaki kavganın faturasını diÄŸer ülkelere kesmek istiyorlar. Biz iÅŸte bu oyuna gelmeyeceÄŸini söylüyoruz. Bunun için yatırım diyoruz, bunun için istihdam diyoruz, bunun için üretim diyoruz, bunun için ihracat diyoruz, bunun için cari fazla diyoruz, bunun için cari fazlayla büyüme diyoruz. Türkiye CumhurbaÅŸkanı olarak ülkemizde yatırımları durduracak, istihdamı azaltacak, üretimi düşürecek, ihracatı engelleyecek hiçbir adımın atılmasına izin vermeyeceÄŸimi buradan bir kez daha ilan ediyorum.”
“Artık bu ülke, ekonomisini ve siyasetini dışarıya rehin veren bir ülke olmayacak”
Artık bu ülkenin yüksek faizle parasına para katanların cenneti olmayacağının altını çizen ErdoÄŸan, “Artık bu ülke ithalat cenneti olmayacak, artık bu ülke kendi alın teriyle elde ettiÄŸi kazancıyla baÅŸkalarının istihdamını, refahını finanse eden bir ülke olmayacak. Artık bu ülke IMF programları yoluyla ekonomisini ve siyasetini dışarıya rehin veren bir ülke de olmayacak.” dedi.
ErdoÄŸan, göreve geldiklerinde Türkiye’nin IMF’e borcunun 23,5 milyar dolar olduÄŸunu ve 2013 haziranında bu borcu sıfırladıklarını hatırlatarak, “Bizim ÅŸu anda IMF’e borcumuz yok. Bay Kemal; hadi bakalım, nereden aldık biz bu borç yükünü? Sizlerden aldık. Merkez Bankamızın döviz rezervi neydi? 27,5 milyar dolar. Hamdolsun ÅŸimdi 120 milyar dolar civarındayız. BaÅŸbakanlığım döneminde 135 milyar dolara kadar da çıkmıştık. Bu ara malum bir düşüş var ama biz yine o 135’leri, 150’leri yakalayacağız. Biz buna inanıyoruz, buna güveniyoruz. Bizim bu gücümüz, bu imanımız var.” diye konuÅŸtu.
Türkiye’nin artık sıcak para hülyasıyla avutulup, ekonomisinin asıl ihtiyaç duyduÄŸu atılımlardan uzak tutulan bir ülke olmayacağını belirten ErdoÄŸan, “Bunun yerine kaynaklarımızı, yatırımcımızın, sanayicimizin, turizmcimizin, giriÅŸimcimizin, çalışanlarımızın emrine vereceÄŸiz. Bak buradan sesleniyorum; bütün yatırımcılarımız lütfen, kamu bankaları onların her zaman yanındadır, emrindedir ama kamu bankasından krediyi alıp, bunu bir baÅŸka yere aktarmak suretiyle paradan para kazanma yoluna, yöntemlerine baÅŸvuranların da alnını karışlarız.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
“İnÅŸallah bu kötü alışkanlıkların sonunu da getireceÄŸiz”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, projeye baÄŸlı her türlü yatırıma destek vermeye hazır olduklarını dile getirerek, “TÜSİAD, hadi gidin yatırımlarınızı yapın bakalım? Biz önünde miyiz, yoksa destekçi miyiz? Bunları da göreceksiniz. Üretimimizin bir kısmı ithalata bağımlı olduÄŸu için sanayimizin ve tarımımızın henüz arzu ettiÄŸimiz esnekliÄŸe ulaÅŸamadığını biz de biliyoruz. İnÅŸallah adım adım bunları da çözeceÄŸiz. Tabii bu topyekun bir inanmışlığı, topyekun bir mücadeleyi, topyekun bir fedakarlığı gerektirir.” dedi.
Türkiye’de bir kesimin hala döviz kurundan kazanç elde etme peÅŸinde koÅŸtuÄŸunu üzüntüyle takip ettiklerini aktaran ErdoÄŸan, “Onun için de baÅŸta tabii Hazine ve Maliye Bakanımız buraları gayet iyi takip ederek, dün akÅŸam da toplantısını bu iÅŸin geç saatlere kadar yaptık, buradan taviz vermeyeceÄŸiz. Yeter ki yatırımcı karşımıza bu tür spekülatif adımlar atmak için gelmesin. Samimi olarak projesiyle gelsin ve biz bu proje bazlı adımlara destek vermekte her an hazırız. İnÅŸallah bu kötü alışkanlıkların sonunu da getireceÄŸiz.” diye konuÅŸtu.
“Ey TÜSİAD, bak Türkiye nerede?”
Körfez sermayesi başta olmak üzere çeşitli kaynaklarla çok ciddi rakamlarda yatırım ve finans iş birlikleri yaptıklarının bilgisini veren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Son dönemde sadece iki ülke ile yaptığımız yatırım anlaÅŸmaları, 30 milyar dolarlık bir hacme sahiptir. Yerli ve uluslararası yatırımcılar, milyar dolarlarla ifade edilen projeleri hayata geçiriyor. Bunun son örneÄŸi geçtiÄŸimiz günlerde yapılan kamu özel iÅŸbirliÄŸi ile gerçekleÅŸtirilecek Antalya Havalimanı kapasite artırımı ihalesidir. Yapım süresi 36 ay, iÅŸletme süresi 25 yıl olan bu ihaleyi evet, buradan milletime sesleniyorum; 8 milyar 555 milyon avro ile en yüksek teklifi veren giriÅŸim grubu kazanmıştır. Türkiye burada, Türkiye çökmedi ya. Ey TÜSİAD, bak Türkiye nerede? Ve bu ihalenin içinde yerlisi var, Fransa’sı var, Almanya’sı var. Siz hala ‘Acaba biz bu iktidarı nasıl indiririz’ diye bunun hesabını yapıyorsunuz. Bir taraftan da utanmadan, sıkılmadan Bay Kemal ile bir araya gelip hala erken seçim konuÅŸuyorsunuz. BoÅŸuna sayıklamayın, bunlar rüyadır, rüya. Haziran 2023’ü bekleyeceksiniz.”
Söz konusu ihale rakamın KDV’siyle birlikte 2 milyar 138 milyon avroyu bulan yüzde 25’inin 90 gün içinde peÅŸin olarak ödeneceÄŸi bilgisini veren ErdoÄŸan, Türkçedeki karşılığı “Kamu Özel Sektör Ortaklığı” olan, İngilizce “Public Private Partnership” ifadesinin kısaltması “PPP”yi kullanarak, “Bay Kemal diyor ki bu nedir? Bize bunu niye açıklamıyorlar? Öğren ya, hani senin ekonomistlerin vardı, sor onlara ya, bu PPP ne, bu yap-iÅŸlet-devret ne, öğren onlardan.” dedi.
 “CHP’nin iktidarları döneminde niçin bu tür ÅŸeyleri yapamadınız?”
Ülkeyi bugünlere böyle getirdiklerini vurgulayan ErdoÄŸan, “Bugün birçok yerde havalimanlarımızdan tutunuz, tüm otobanlarımıza, otoyollarımıza varın biz bunları bu sistemle yaptık. Ve hala da bu ÅŸekilde yapmaya devam ediyoruz. Yoksa bunlar Hazine’deki parayla, hazır para, al kullan, bunları o zaman siz yapsaydınız ya. CHP’nin iktidarları döneminde niçin bu tür ÅŸeyleri yapamadınız. Niye? Aklınız o iÅŸlere ermez de onun için.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi’nde de liderlerin “Siz bu ‘PPP’ ile ne yaptınız, bize bunu bir anlatın.” dediklerini, kendisinin de bütün liderlere “yap-iÅŸlet-devret”in ne olduÄŸunu örnekleriyle anlattığını dile getirerek, “Çünkü öyle para hazır gelmiyor. Kaynak üreteceksiniz, kaynak. Para kaynaklarını ne yapacaksınız, çeÅŸitlendireceksiniz. EÄŸer lider olarak bu para kaynaklarını çeÅŸitlendiriyorsanız netice alırsınız.” diye konuÅŸtu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerinin yapılmasına muhalefetin karşı çıktığını, yapmaya devam edeceklerini belirtti.
Proje safhasında olanlar ile 5, 6 ÅŸehir hastanesinin yapımına devam edildiÄŸini kaydeden ErdoÄŸan, “Aynı ÅŸekilde alt yapı ile ilgili ÅŸu anda 5 havalimanı var önümüzde. Bunlar da yapılıyor, daha yapacağımız çok ÅŸeyler var ama bunları siz hazır kasadan yapmaya kalkarsanız, orada tıkanırsınız. Ama biz bu konuda kaynakları çeÅŸitlendirerek yol alıyoruz ama buna muhalefetin aklı ermez. İş bilenin kılıç kuÅŸananındır. Birileri yatırımcıları tehdit ederken, biz iÅŸte bu tür projelerle ülkemize yeni eserler kazandırmanın mücadelesini veriyoruz.” ifadesini kullandı.
Geçen günlerde Türkiye’nin uzaydaki aktif 8’inci uydusu olarak Türksat 5B’nin semadaki yolculuÄŸuna uÄŸurlandığını, böylece Türkiye’nin son bir yılda uzaya 2 uydu fırlatan bir ülke haline geldiÄŸini belirten ErdoÄŸan, Türksat 5B’nin karasal olarak ulaÅŸtırılması mümkün olmayan hava, deniz, kara, internet ve iletiÅŸim alt yapısına kesintisiz eriÅŸimi saÄŸlayarak, Orta DoÄŸu’dan Güney Afrika’ya kadar geniÅŸ bir alana hizmet vereceÄŸini ifade etti.
Erdoğan, şöyle konuştu:
“İşte Türkiye bu, modern Türkiye bu. Biz bunun alt yapısını oluÅŸturduk, oluÅŸturuyoruz. Görüldüğü gibi, Türkiye ne patinaj yapıyor, ne geriliyor, tam tersine sürekli yeni ataklarla hedeflerine doÄŸru ilerliyor. Kurdaki dalgalanmanın yol açtığı belirsizlik, ülkemizin gerçek görünümünü yansıtmıyor. Her ÅŸeyden önce vatandaÅŸlarımızın ve firmalarımızın bankalarda yüzlerce milyar dolarlık mevduatı bulunuyor. Yastık altındaki dövizi saymıyoruz bile. Yani aslında ülkemizde döviz kıtlığı deÄŸil, döviz bolluÄŸu var. Sorun ekonomik gerekçelere dayanmayan, kimi kısa vadeli kazanç gayesi güden, kimi daha farklı amaçlar taşıyan döviz taleplerinin dönemsel yükseliÅŸidir. Halihazırda böyle bir süreç yaşıyoruz. Döviz alımına yönelik psikolojik eÄŸilim ortadan kalktığında, hep birlikte bu bolluÄŸun nimetlerini görmeye baÅŸlayacağız. Yine ülkemizde belli kesimlerin dövizdeki yükseliÅŸi bahane ederek, ne kurdaki ne küresel mal fiyatlarındaki artışla orantılı olmayan fiyatlandırmalar yapmak suretiyle haksız kazanç peÅŸinde koÅŸtuÄŸunu görüyoruz. Birilerinin özellikle canını yakma pahasına, bunların da önünü keseceÄŸiz. Dün vesayetle mücadele ederken, darbecilere karşı koyarken, terör örgütlerinin başını ezerken nasıl kimsenin gözünün yaşına bakmadıysak, ÅŸimdi de ekonomide aynı yöntemi izleyeceÄŸiz.
Buradan açıkça ilan ediyorum. Her kim kur spekülasyonuyla, fahiÅŸ fiyat oyunuyla, faiz baskısıyla dünyadaki geliÅŸmeleri tersyüz ederek ülkemizi artık geçerliliÄŸi kalmamış ekonomi modellerine yönlendirerek, bizi yolumuzdan döndürebileceÄŸini sanıyorsa yanılıyor. Bu yoldan dönüş yok. İşte görüyorsunuz, yatırımlar artıyor. Parası, finansa eriÅŸimi olan herkesi yatırıma, üretime davet ediyorum. İstihdamımız artıyor. Sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle, hizmetler sektörü ile her alanda istihdamı güçlü ÅŸekilde destekliyoruz. Üretimimiz artıyor, fabrikalarımız harıl harıl çalışıyor. İhracatımız artıyor, açık söylüyorum, ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum. Araçlarınızla Anadolu’ya giderken, herhalde otobandaki tırları görüyorsunuz deÄŸil mi? Bu tırlar nereye gidiyor, ne taşıyor, ne getiriyor? İşte bunların hepsi ihraç ürünlerini taşıyor ve yollarımız tırlarla dolu. GeçmiÅŸte tenhaydı bu yollar ama ÅŸimdi durum farklı. Yollardaki, gümrük kapılarındaki, kamyon ve tır trafiÄŸi kargo uçakları, yük trenleri mal taşımaya yetiÅŸemiyor.”
​​​​​​​Cari açığın azaldığını, gelecek yıl cari fazlaya geçileceğini belirten Erdoğan, kamu maliyesinin gücünü koruduğunu, bütçe disiplininde ve gerçekleşmelerinde en küçük bir sapma olmadığını kaydetti. Bankacılık sektörünün sapasağlam bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, hedeflere ulaşma konusunda umutlu olmak için her şeye sahip olunduğunu ifade etti.
Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ülkemizi asırlardır bir cendereye hapsederek yerinde saydıranlar, tarihi bu defa tekerrür ettiremeyecekler. Gazi Mustafa Kemal’in 1923 İzmir İktisat Kongresi ile baÅŸlattığı kalkınma atılımının ömrü ancak 6 yıl sürmüştü. Rahmetli Menderes’in büyük bir ÅŸevkle giriÅŸtiÄŸi kalkınma hamlesi 10 yıl sonra darbe duvarına çarpmıştı. Rahmetli Özal’ın ülkemize çaÄŸ atlatmak için hayata geçirmeye çalıştığı dönüşüm 10 yıla kalmadan siyasi istikrarsızlık bataklığına saplanmıştı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bizim dönemimizde 20 yıla yakın süren kesintisiz bir kalkınma hamlesi yaÅŸandı. İnÅŸallah bu baÅŸarıyı, ekonomideki büyük deÄŸiÅŸimle taçlandırarak nihai hedefimize ulaÅŸacağız. ‘Bu iÅŸler seçime yakın zamanda olmaz’ diyerek, aba altından bize sopa gösterenler olduÄŸunu müşahede ediyoruz. Bunlar Türkiye’nin bugün hamle yapmazsa, yeniden çeyrek asırlık, yarım asırlık bir kayıp yaÅŸayacağını ya bilmiyorlar ya da özellikle böyle olmasını istiyorlar. Biz de diyoruz ki, Türkiye ekonomide sınıf atlayacaksa harekete geçmenin tam vaktidir.”
Türkiye’nin ve milletin çıkarlarının, hesapları seçime kadar deÄŸil, 2053 vizyonuna göre yapmayı gerektirdiÄŸini ve öyle davrandıklarını belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Dünyanın dengelerinin, küresel finans krizi ve ardından salgın krizi ile altüst olduÄŸu, ülkemizin alt yapısının en uygun ÅŸartlara sahip bulunduÄŸu bir dönemde bu hamleyi yapmayacaksak ne zaman yapacağız? Her alanda inÅŸa ettiÄŸimiz güçlü alt yapıyla, geniÅŸ siyasi etki alanımızla, terörü yenerek saÄŸladığımız güvenlik ortamıyla, bu atılımın tam vaktidir. Cumhuriyet ile temelini attığımız uzun demokrasi ve kalkınma yolculuÄŸunda cefasını çektiÄŸimiz son 19 yılda, özenle geliÅŸtirip, büyüttüğümüz aÄŸacımızın artık meyvelerini toplama vaktidir. İleride keÅŸke dememek için ÅŸimdi risk alıyoruz. Milletin sancısını, sıkıntısını, derdini küresel para baronlarının çıkarlarına meze etmeye çalışanlara aldırmadan yolumuza devam edeceÄŸiz, çalışacağız, mücadele edeceÄŸiz, sabredeceÄŸiz ve Allah’ın izniyle baÅŸaracağız. Sabreden kimse zafere ulaÅŸacaktır.”
“Evlatlarımızdan tek beklentimiz, ailelerine, ülkelerine hayırlı birer insan olarak yetiÅŸmeleridir”
ErdoÄŸan, üniversite öğrencilerine de müjde vererek, Türkiye’nin dünyada devlet eliyle verilen en kapsamlı burs ve kredi sistemine sahip olduÄŸunu, bu yıl 449 bin 355 öğrenciye burs, 1 milyon 32 öğrenciye kredi verildiÄŸini, her yıl ortalama 150 bin yeni öğrencinin burs almaya hak kazandığını belirtti.
Bu yıl yüzde yirmi artışla 180 bin gencin ilk defa burs imkanından faydalanacağını kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu ülkede üniversite harçlarını kim kaldırdı? Biz kaldırdık, biz. Hatırlayın o günleri, harçlardan dolayı yapılan eylemleri hatırlayın. Biz harçları kaldırdık. Åžu anda var mı harç? Yok. Burs, kredi 45 liracık burs veriyorlardı, 45 liracık. Biz onlardan aldık bu iktidarı. Sosyal devlet anlayışımız gereÄŸince, ÅŸehit ve gazi çocuklarına, yüzde 40 ve üzeri engelli gençlerimize, anne ve babası vefat etmiÅŸ evlatlarımıza, milli sporcularımıza, Sevgi Evleri ve Darüşşafaka’da büyüyen çocuklarımıza, koruma altındaki öğrencilerimize öncelikli burs veriyoruz. Bunun yanında üniversiteye yerleÅŸtirme puanlarında ilk 100’e giren öğrencilerimizle, milli sporcularımıza aylık tutarın 3 katı kadar burs saÄŸlıyoruz. Kredi alan tüm öğrencilerimizin bunun geri ödemesini mezuniyet sonrası, 2 yıl erteleme hakkı vardır. Hatta bu süre gençlerimizin sigortalı bir iÅŸe girdiÄŸi tarihe kadar da uzatılabiliyor. GeçtiÄŸimiz yıl lisans öğrencilerine 650 lira, yüksek lisans öğrencilerine 1300 lira, doktora öğrencilerine 1950 lira burs veya kredi vermiÅŸtik. Önümüzdeki yıl bu rakamları lisans öğrencilerinde 850 liraya, yüksek lisans öğrencilerinde 1700 liraya, doktora öğrencilerinde 2 bin 550 liraya çıkartıyoruz. Üniversite harcı ödemeyen, kredi ve burs imkanından faydalanan, barınma ihtiyacını yurtlarımızdan karşılayan evlatlarımızdan tek beklentimiz, kendilerine, ailelerine, ülkelerine hayırlı birer insan olarak yetiÅŸmeleridir. Yeni burs ve kredi rakamlarının öğrencilerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum.”
Kaynak: AA

