DSÖ, M çiçeği virüsünün “uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu” açıkladı

DSÖ, M çiçeği virüsünün uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu açıkladı

DSÖ, M çiçeği virüsünün uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu açıkladı

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, “DSÖ Acil Durum Komitesi bugün toplandı ve bana durumun uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu tavsiye görüşünü bildirdi. Bu tavsiyeyi kabul ettim.” dedi.

Ghebreyesus, M çiçeği virüsünün Afrika ve diğer bölgelerde daha fazla uluslararası yayılma potansiyeli olasılığı karşısında DSÖ tarafından düzenlenen Acil Durum Komitesi toplantısının açılışında konuştu.

M çiçeği virüsünün Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde 10 yıldan uzun süredir bildirildiğini aktaran Ghebreyesus, bu ülkede her yıl bildirilen vaka sayısının istikrarlı bir şekilde arttığını söyledi.

Ghebreyesus, 2023’te bildirilen M çiçeği virüsü vaka sayısında önemli bir artış yaşandığını hatırlatarak, bu yıl şu ana kadar Afrika ülkelerinden bildirilen vaka sayısının geçen yılın toplamını aşarak 14 bini geçtiğini, buna bağlı 524 ölüm kaydedildiğini dile getirdi.

Geçen yıl Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan, cinsel ağlar yoluyla yayıldığı görülen “1b türü” virüsün hızla yayılmasının ve komşu ülkelerde tespit edilmesinin endişe verici olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, Acil Durum Komitesi’ni toplama kararının başlıca nedenlerinden birinin bu durum olduğunu kaydetti.

Ghebreyesus, temmuzda Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne komşu olan ve daha önce M çiçeği vakası bildirmemiş Burundi, Kenya, Ruanda ve Uganda’nın hastalığın 1b türüne ait yaklaşık 90 vaka bildirildiğini anımsattı.

Salgının tek bir türüne yoğunlaşmadıklarını söyleyen Ghebreyesus, “Farklı ülkelerde, farklı bulaşma yolları ve farklı risk düzeyleri olan, farklı tür salgınlarla uğraşıyoruz. Meslektaşlarım yakında size daha detaylı teknik bir sunum yapacak.” dedi.

Ghebreyesus, bu salgınların nedenlerini anlamak ve ele almak için etkilenen ülkelerin hükümetleri, Afrika Birliği Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC), sivil toplum kuruluşları ve diğer ortaklarla birlikte çalıştıklarını kaydetti.

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, gözetim, hazırlık ve müdahale faaliyetlerini desteklemek için başlangıçta 15 milyon dolar gerektiren bölgesel bir müdahale planını geliştirdiğini söyledi.

M çiçeği için DSÖ uzmanlarının iki aşıyı önerdiğini kaydeden Ghebreyesus, bu aşıların DSÖ tarafından listelenen ulusal düzenleyici kurumların yanı sıra Nijerya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkeler tarafından onaylandığını vurguladı.

Afrika Birliği, Afrika ülkelerinde hızla yayılan M çiçeği (mpox) virüsüne karşı kıta çapında halk sağlığı için acil durum ilan edildiğini bildirmişti.

Hem hayvanlardan hem insanlardan bulaşıyor

M çiçeği virüsü fareler ve sincaplar gibi kemirgen hayvanlardan veya enfekte olmuş bireylerden bulaşıyor. Virüsün neden olduğu vücut döküntülerine dokunmak, bu döküntülerin bulaştığı giysi, çarşaf, havlu ve benzeri eşyaları kullanmak ve vücut sıvılarıyla temas etmek en önemli bulaş nedenleri arasında yer alıyor.

İlk belirtiler virüsü kaptıktan sonraki 5 ila 21 günde ortaya çıkabiliyor. Virüs genelde yüksek ateş, baş, sırt ve kas ağrısı, lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme, titreme ve ciltte su çiçeğine benzer kabarcıklara neden oluyor.

Özel bir tedavi yöntemi olmayan hastalığın tedavisi antiviral ilaçlarla yapılıyor. Vakaların büyük bir kısmı hastalığı hafif geçiriyor ve birkaç hafta içinde sağlığına kavuşuyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), “maymun çiçeği hastalığı (Monkeypox)” ismini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla “mpox” olarak değiştirdi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Maymun çiçeği ve Kovid-19 ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz

Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Maymun çiçeği ve Kovid-19 ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz. Ancak şu anda herhangi bir alarm durumumuz söz konusu değil.” dedi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu: Maymun çiçeği ve Kovid-19 ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Memişoğlu, toplantının bir tanışma buluşması olduğunu belirterek, Bakanlık tarafından yürütülen projeler ve yol haritası hakkında bilgi verdi.

Sağlıklı yaşam alışkanlıklarını topluma kazandırmayı hedeflediklerini belirten Memişoğlu, bağımlılık, kilo, hareketsizlik, beslenme bozuklukları ve düşük doğurganlık oranlarının gelecekteki riskler arasında yer aldığını anlattı.

Memişoğlu, medyanın bu risklerin ortadan kaldırılmasındaki rolünün büyük olduğunu vurguladı.

Sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi

Temel sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi politikasına ilişkin açıklamalarda bulunan Memişoğlu, “Bu güçlendirme sadece Bakan olarak benim veya Bakanlık olarak bizim yapabileceğimiz bir şey değil. Sizlerin de bu konuda bize destek olmanız çok önemli. Bunu başaracaksak toplumun da kültürünü ve bilincini bu yönde artırarak yapabiliriz. Bunu hep beraber başarmamız gerekiyor. Bunu bir toplumsal politika haline getireceğiz, bunu Bakanlığımızın ana politikası yapacağımızı söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.

Medya temsilcilerinin sorularını yanıtlayan Memişoğlu, Kovid-19 salgını döneminde dünyada 2 senede 6 milyon kişinin hayatını kaybettiğini, dolaşım hastalıklarından ise her yıl 17 milyon kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.

“Şehir hastaneleri medarıiftiharlarımız”

Memişoğlu, şehir hastanelerinin Türkiye’nin sağlık bilgisinin üretileceği ve bilim ile teknolojinin geliştirileceği alanlar olarak planlandığına dikkati çekti.

Özel sektörün sağlık hizmetleri alanında kamuya büyük fayda sağladığını vurgulayan Memişoğlu, “Şehir hastanelerinde bazı değişikliklere ihtiyaç olabilir ancak bu hastaneler konusunda kötü algı oluşturmak maalesef yanlış. Çok net söylüyorum, şehir hastaneleri medarıiftiharlarımız.” görüşünü paylaştı.

“Aile hekimine başvurulmasını teşvik edecek adımlar atacağız”

Aile Sağlığı Merkezleri ile 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarını entegre edeceklerini belirten Memişoğlu, teşvik edici bir yaklaşım benimseyeceklerini kaydetti. Memişoğlu, şöyle devam etti:

“Birinci basamak sağlık hizmeti sunan aile hekimliğini kuvvetlendirirken vatandaşlarımızın aile hekimine başvurmalarını teşvik edecek adımlar atacağız. Sorunların köküne gidecek, sorunları kökten çözme gayretinde olacağız. Açıkça ifade ediyorum ki bu süreci yürütürken zorlayıcı bir yaklaşım yerine teşvik edici bir anlayış benimseyeceğiz. Aile Sağlığı Merkezlerimizdeki kurum kültürünü daha ileri seviyeye taşıyacak ve bu merkezlerimizle 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarını entegre edeceğiz.”

“Alarm durumumuz söz konusu değil”

Üniversitelerin, gelecekteki sağlık hizmeti kapasitesi ve niteliğini etkilediğini anlatan Memişoğlu, “Yönetici olarak görevimiz doğruyla yanlışı ayırmak, haklının hakkını savunmak, doğruyu takdir etmek ve yanlışı cezalandırmaktır.” ifadelerini kullandı.

Bir soru üzerine Memişoğlu, “Maymun çiçeği ve Kovid-19 ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz. Ancak şu anda herhangi bir alarm durumumuz söz konusu değil.” bilgisini paylaştı.

YÖK ile işbirliği konusunda da açıklamalarda bulunan Memişoğlu, bazı branşlarla ilgili YÖK ile çalıştıklarını, istihdama göre planlamalar yapacaklarını ve insan gücü planlamasını YÖK’e ileteceklerini vurguladı.

Eczanelerde ilaç temini konusundaki soruları cevaplayan Memişoğlu, eczanelerde ilaç sorununun olmadığını, konunun doğrudan ilaç markası üzerinden değil etken maddesi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Kaynak: AA