Erdoğan: 9 günde 1500 kilometrekarelik alanı örgütün zulmünden kurtardık

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Barış Pınarı Harekatı’na iliÅŸkin, “Sadece 9 gün içinde bir kısmı üst düzey 765 teröristi etkisiz hale getirerek bin 500 kilometrekarelik alanı örgütün zulmünden kurtardık.” dedi.

Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İstanbul Rize Dernekler Federasyonunca (RİDEF) Rize ValiliÄŸi himayesinde Maltepe Sahil Etkinlik Alanı’nda düzenlenen 11. Rize Tanıtım Günleri’ne katıldı.

ErdoÄŸan, buradaki konuÅŸmasına, Fatih’in emaneti İstanbul’dan Rize’nin yiÄŸit, mert, cömert, vefalı insanlarına selamlarını ileterek baÅŸladı.

HemÅŸehrileri ile kucaklaÅŸmanın, hasret gidermenin bahtiyarlığı içinde olduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, 24 AÄŸustos’ta Rize’ye gittiÄŸini, Rizeli hemÅŸehrilerine 31 Mart belediye seçimlerinde AK Parti’ye verdikleri rekor destek için teÅŸekkür ettiÄŸini hatırlattı.

Seçimlerde ÅŸampiyon olmanın artık bir Rize klasiÄŸi haline geldiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, “Daha önceki seçimlerde olduÄŸu gibi 31 Mart’ta da Rize yüzde 73 oy oranıyla Türkiye birincisi olarak AK Parti’yi zirveye taşıdı. Bu ziyaretimizde ayrıca toplam yatırım tutarı, 1 milyar 103 milyon lirayı bulan 28 adet projenin de toplu açılış törenini gerçekleÅŸtirdik. Açılışını yaptığımız eserler arasında Çaykur’un 633 milyon liralık yatırımla hayata geçirdiÄŸi çay paketleme fabrikası da vardı. Aynı ziyarette hemÅŸehrilerimizle hepsi birbirinden önemli pek çok müjdeyi paylaÅŸtık. Açılışını yaptığımız eserlerin Rize’mize hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuÅŸtu.

“81 vilayetimizin her biri kıymetlidir”

Rize Dernekler Federasyonuna Rize Tanıtım Günleri’ni düzenlemeleri dolayısıyla teÅŸekkür eden ErdoÄŸan, sözlerine şöyle devam etti:

“Elbette 81 vilayetimizin her biri kıymetlidir. Her biri deÄŸerlidir, her biri bir baÅŸka güzeldir. Åžehit kanlarıyla sulanmış mukaddes vatan toprağının her bir karışının, gönlümüzün baÅŸköşesinde yeri vardır. 40 yıllık siyasi hayatımızda asla bölgecilik yapmadık. Ne insanlarımız ne ÅŸehirlerimiz arasında hiçbir ayrıma gitmedik. 780 bin kilometrekarenin tamamına aynı nazarla baktık. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni demeden, Türkiye’nin renklerini aynı samimiyetle kucakladık. 82 milyonunun her bir ferdine aynı sevda ile aynı heyecanla hizmet ettik. Çünkü yaradılanı yaradandan ötürü sevdik.

Ana yurdum, baba ocağım Rize’nin kalbimizde yeri, tabii ki her zaman farklı oldu. Vefasıyla, desteÄŸiyle, duasıyla Rize bize her zaman yoldaÅŸlık etti. Rizeli hemÅŸehrilerim, siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bizi yalnız bırakmadı. 1994 yılında İstanbul BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı olduÄŸumuzda, yanımızda sizler vardınız. 2001 yılında AK Parti’yi kurarken, 2002 senesinde iktidara yürürken, Allah’ın yardımını ve sizlerin desteÄŸini daima üzerimizde hissettik. 17 yıldır, nice baÅŸarılara birlikte imza attık. Nice badireleri yine beraber aÅŸtık. Hayatımın her safhasında siz hemÅŸehrilerimin dostluÄŸunu, sadakatini, duasını yanımda buldum. Bugün de aynı duygularla dolup taşıyorum. Sizler bizi sevdiniz, bizi hep baÄŸrınıza bastınız. İnÅŸallah bizler de bu can, bu tende olduÄŸu sürece Rize’yi sevmeyi, Rizeli hemÅŸehrilerimizle iftihar etmeyi sürdüreceÄŸiz.”

“Ülkemizi hedefleri ve hayalleriyle muhakkak buluÅŸturacağız”

Rize’den aldıkları cesaretle bugüne kadar olduÄŸu gibi 81 ÅŸehrin her birine, 82 milyon vatandaşın her bir ferdine hizmet götüreceklerini dile getiren ErdoÄŸan, “Ülkemizi hedefleri ve hayalleriyle muhakkak buluÅŸturacağız. Türkiye’nin ve Türk milletinin başını daima dik tutacağız. Tarihi ÅŸanlı zaferlerle dolu bu necip milleti, dünya siyaset sahnesinde asla hayal kırıklığına uÄŸratmayacağız. Rengini ÅŸehitlerimizin kanlarından alan al bayrağımızı daha büyük bir gururla dalgalandıracağız. Bağımsızlığımızın timsali olan ezanlarımızı daha gür bir nida ile okuyacağız. Her karışında bir ÅŸehidin yattığı vatanımızı daha çok seveceÄŸiz. KardeÅŸlik türkülerimizi daha büyük bir coÅŸkuyla söyleyeceÄŸiz. İstikbalimizin teminatı olan rabiamıza daha çok sarılacağız. Tek millet diyeceÄŸiz, tek bayrak diyeceÄŸiz, tek vatan diyeceÄŸiz, tek devlet diyeceÄŸiz. 82 milyon bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeÅŸ olacağız ve Türkiye olacağız.” diye konuÅŸtu.

“Sigaranın elektroniÄŸi mi olur?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rizelilerin atmaca gibi atak, Karadeniz gibi kabına sığmayan insanlar olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Benim hemÅŸehrilerim aynı zamanda son derece zeki ve esprilidir. Rize günlerinin bu seneki temasında, Rize’nin o ince zekasına, pratikliÄŸine bir kez daha ÅŸahit oluyoruz. ‘Bırakalım sigarayı, içelim Rize çayı’. Ama bugün burada bir karar vermemiz lazım. Bu melaneti bırakalım, kendi kendimize zarar veriyoruz. Hem kasaya, hem keseye, hem vücuda. Yazıktır, günahtır. Bu israf. Ben CumhurbaÅŸkanı olarak sevdiklerime diyorum ki; inanın bu haramdır. Diyanet İşleri BaÅŸkanımız da söyledi. ‘Haramdır’ dedi. Niye? Kasaya, emanet-i ilahi olan bu vücuda zararı var mı? Var. Doktorlar da burada. Öyleyse haram.

Kimi biz zenginleÅŸtiriyoruz? O malumlar var ya? Adamlar geliyor bize, yok elektronik sigara… Sigaranın elektroniÄŸi mi olurmuÅŸ? Bunun için bizden özellikle yer istiyorlar, müsaade istiyorlar. Vermedim, vermem. Marka olarak da söyleyeyim, radyo Philips deÄŸil, sigaranın da bir Philips’i var. Bunlar Türkiye’de yatırım yapacakmış. Adını da böyle koyuyorlar. ‘Yatırım yapacağız.’. O yatırımı siz baÅŸka yerde yapın. Ama ÅŸimdi ne yapıyorlar? Kaçak olarak bunu ülkeme sokuyorlar. Ticaret Bakanıma da söylüyorum, bunları asla ülkemize sokmayacağız. Çünkü bunlar benim vatandaşımı zehirleyerek zengin oluyorlar. Bunlara fırsat vermeyeceÄŸiz.”

Erdoğan, devlet ne kadar kararlı olursa olsun, sivil toplumun omuz vermediği bir mücadelenin başarıya ulaşma şansının olmadığını söyledi.

Hem sağlıklı nesiller yetiştirme hedefine hem de ülkenin stratejik bir ürününe sahip çıkılması çağrısı yapan Erdoğan, sigara ve bağımlılık yapan diğer tütün ürünlerine karşı verdiği mücadeleyi anlattı.

Erdoğan, son 17 yılda bu alanda tarihi nitelikte adımlar attıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Önce ‘dumansız hayat’ sloganıyla sigarayla gerçek anlamda mücadeleyi biz baÅŸlattık. Dünya SaÄŸlık Örgütü de bundan dolayı bana bir ödül verdi. ‘Hayat sigarasız güzel’ ÅŸiarıyla yürüttüğümüz bu mücadelede milletimizin tüm kesimlerinin desteÄŸini aldık. DüzenlediÄŸimiz kampanyalarla her ÅŸeyden önce sigaraya ve zararlı alışkanlıklara yönelik bakış açısını deÄŸiÅŸtirdik. Artık herkes sigarayı özenilmesi gereken bir alışkanlık olarak deÄŸil çok ciddi saÄŸlık problemlerine sebebiyet veren bir bela olarak bakıyor. Her yer ve ortamda sigara içme özgürlüğü yerine bireylerin temiz hava soluma hakkından bahsediliyor. Bir dönem ülkemizde otobüslerde, uçaklarda, devlet dairelerinde, kapalı alanların hepsinde rahatça sigara içilebildiÄŸini düşündüğümüzde elde edilen baÅŸarıların deÄŸeri daha iyi anlaşılacaktır. Åžu anda dünyada öyle bir konuma geldik ki bakıyorsunuz caddenin bir kenarındaki kaldırımda sigara yasak, diÄŸer tarafta serbest bırakıyorlar. Åžu anda Almanya’da her iki kaldırımda da yasaklanması konuÅŸuluyor. Niye? Her ÅŸey ortada da onun için…”

“Gelin bu mücadeleyi beraberce yürütelim”

Geçen sene yürürlüğe giren yasayla reklamlar, sinema ve tiyatro salonlarında sergilenen eserlerde, internetle topluma açık ortamlarda tütün ürünlerinin veya görüntülerinin kullanılmasını yasakladıklarına dikkati çeken Erdoğan, eğitim, sağlık ve spor tesislerinde sigara satışını da men ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek tip paket uygulamasına da değinerek, şöyle devam etti:

“Artık sigara paketlerinin üzerinde hiçbir ilgi çekici, özendirici hiçbir unsurun bulunmasına müsaade etmeyeceÄŸiz. Açık alan yerine açık sınırlanmış alan tarifi üzerinde çalışıyoruz. Yurt dışında oldukça yaygın olan ve ‘duman odaları’ diye tarif edilen sigara içme ortamlarını biz de devreye alacağız. Tütünle mücadelemizi gevÅŸetmeden, geri adım atmadan, asla rehavete düşmeden kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor. Çünkü mücadele zayıfladığında kullanım oranlarının tekrar arttığını görüyoruz. Dünya genelinde günde 20 bin kiÅŸi baÅŸta akciÄŸer kanseri olmak üzere sigaraya baÄŸlı hastalıktan dolayı hayatını kaybediyor. Ülkemizde her sene binlerce kardeÅŸimizi sigaraya kurban veriyoruz. Devlet olarak tek bir insanımızın dahi sigara illetinin pençesine düşmesine seyirci kalamayız. Bu süreçte gönüllü kuruluÅŸlarımızın, ailelerimizin, üniversitelerimizin, gençlerimizin kendilerine rol model gördüğü sanatçı ve sporcularımızın bize destek olması çok ama çok önemli. Devlet ne kadar kararlı olursa olsun sivil toplumun omuz vermediÄŸi bir mücadelenin baÅŸarıya ulaÅŸma ÅŸansı yoktur.”

CumhurbaÅŸkanı olarak muhalefet partilerinden meslek odalarına, esnaftan diÄŸer kurum ve kuruluÅŸlara kadar toplumun tüm kesimlerini kendilerine yardımcı olmaya çağırdıklarını aktaran ErdoÄŸan, “Gelin bu mücadeleyi beraberce yürütelim. Gelin insanımızı tütün illetinden beraberce kurtaralım.” dedi.

Rize Dernekleri Federasyonuna sigarayla mücadele öncülük ettiği için teşekkür eden Erdoğan, diğer dernek, vakıf ve federasyonlardan da bu meselede aynı dirayetli tavrı beklediğini ifade etti.

ErdoÄŸan, tadıyla rengiyle sohbetlerin ayrılmaz bir parçası, yeni dostlukların vesilesi olan çayın kültürlerinde bambaÅŸka bir yere sahip olduÄŸunu dile getirerek, “Bir bardak çayın birlikte yudumlandığı mekanlar, muhabbetin kardeÅŸliÄŸin, huzurun ve barışın tesis edildiÄŸi yerlerdir. DoÄŸu Karadeniz’i adeta yemyeÅŸil bir halı gibi kuÅŸatan çay, ülkemiz için buÄŸday gibi, incir gibi, fındık gibi son derece stratejik bir üründür. Dünyanın pek çok yerinde gastronomi turizmiyle beraber çay turizminin de yaygınlık kazandığını görüyoruz. Åžimdi Ayder’i inÅŸallah bu noktada farklı bir yere taşıyacağız ama süratle. Zaman kaybına tahammülümüz yok.” diye konuÅŸtu.

“17 yılda markalaÅŸmada ciddi mesafe aldık”

Çay üretiminde ilk sıralarda olan Türkiye’nin artık bu ürününü markalaÅŸtıran ülkeler arasında da yerini alması gerektiÄŸini belirten ErdoÄŸan, konuÅŸmasını şöyle sürdürdü:

“GeliÅŸmiÅŸ devletler, üreticisi oldukları ürünlerin yanında üretmedikleri pek çok ürünü de markalaÅŸtırarak dış ticarette çok ciddi kazançlar saÄŸlıyor. Bu manzara çayda da geçerlidir. Bugün çay üreticisi olmayan bir çok ülke pazarı kontrol ederek dünyanın en meÅŸhur çay markalarıyla anılıyor. Sektörde tahakküm kurmuÅŸ büyük Batılı ÅŸirketler genellikle mahsulün üreticisinden daha çok kazanıyor. Åžayet ürünlerinizi ucuza ihraç ediyor, iÅŸlenmiÅŸ halde daha pahalıya alıyorsanız bu iÅŸte büyük bir yanlışlık var demektir.”

Türkiye’nin son 17 yılda markalaÅŸma anlamında da gerçekten ciddi bir mesafe aldığını ama her ÅŸeye raÄŸmen geldikleri konumu yeterli görmediklerini anlatan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Daha fazlasını baÅŸarabilecek ürün yelpazesine sahip olduÄŸumuzu da biliyoruz. El attığı her iÅŸi en güzel ÅŸekilde yapan Rizeli kardeÅŸlerimin Rize çayı gibi bir ürünü dünya çapında bir markaya dönüştürmeleri gerekiyor. Bizim topraklarımızın mahsulü ve bizim milletimizin alın teri olan ürünler baÅŸkalarının deÄŸil ülkemizin zenginleÅŸmesine hizmet etmelidir. Bizim çayımız artık sadece Rize’yi deÄŸil bütün Türkiye’yi temsil edecek küresel bir markaya dönüşmelidir. Bu konuda üniversite, özel sektör ve kamu iÅŸbirliÄŸiyle kısa zamanda hedeflerimize ulaÅŸabileceÄŸimize inanıyorum. Devletimizin bugüne kadar olduÄŸu gibi bundan sonra da sizlerin yanında olduÄŸunu biliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye 17 yıl öncesinin Türkiye’si deÄŸil”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin artık 17 yıl öncesinin Türkiye’si olmadığını, ekonomiden tarıma , savunma sanayisinden üretime, ulaşıma, ticarete diplomasiye ve siyasete kadar her alanda ülkeye çaÄŸ atlattıklarını belirterek, “İnsanımızın zihnine vurulan prangaları parçalayarak tekrar öz güven ve cesaret sahibi olmasını saÄŸladık. Bu millete, ÅŸayet dik durursa, saÄŸlam durursa, duvarın tuÄŸlaları gibi birbirine kenetlenirse aÅŸamayacağı hiçbir engelin olmadığını gösterdik” deÄŸerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin 17 yıl öncesine göre, milli güvenliÄŸe yönelik hususlarda gerektiÄŸinde kendi kararını kendisi veren ve uygulayan bir ülke olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, “Vatanımızın bekası, milletimizin huzuru söz konusu olduÄŸunda kimsenin icazetini arama ihtiyacı hissetmiyoruz. İşte 9 Ekim tarihinde baÅŸlattığımız Barış Pınarı Harekatıyla ülkemizin bu tavizsiz duruÅŸunu bir kez daha ortaya koyduk. Türkiye’nin iradesini yumuÅŸak ve sert gücünü, operasyon kabiliyetini, askeri imkan ve yeteneklerini tüm dünyaya gösterdik. Silahlı kuvvetlerimizin kahramanlıkları ve Suriye Milli Ordusundaki kardeÅŸlerimizin mücadeleleriyle kısa sürede sahada büyük bir baÅŸarıya imzayı attık.” ifadelerini kullandı.

Barış Pınarı Harekatına yönelik bilançoyu açıklayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sadece 9 gün içinde bir kısmı üst düzey 765 teröristi etkisiz hale getirerek bin 500 kilometrekarelik alanı örgütün zulmünden kurtardık. Rasulayn ve Tel Abyad’ın da içinde olduÄŸu toplam 111 yerleÅŸim birimini kontrol altına aldık. Bölgede yaÅŸayan kardeÅŸlerimizin herhangi bir sıkıntı yaÅŸamaması için baÅŸta gıda, saÄŸlık ve güvenlik olmak üzere gereken tüm önlemleri alıyoruz. Kızılayımız, AFAD’ımız, SaÄŸlık Bakanlığımız ve sivil toplum kuruluÅŸlarımız yardım çalışmalarına baÅŸladı.”

Harekat sırasında 5 asker, 20 sivil vatandaÅŸ ve 76 Suriye Milli Ordusu’ndan askerin ÅŸehit olduÄŸunu hatırlatan ErdoÄŸan, “Ben bu vesileyle bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Ama biz bir ÅŸeyi biliyoruz, ‘Allah yolunda öldürülenlere, ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz.’ Åžehitlerimizin yakınlarına ve aziz milletimize baÅŸsaÄŸlığı diliyorum. Yaralılarımızın her birine Rabbimden ÅŸifalar diliyorum. Harekatın ilk gününden itibaren yekvücut olarak güvenlik güçlerimizin yanında dimdik duran aziz milletime de şükranlarımı sunuyorum.” diye konuÅŸtu.

120 saat

Türkiye ve ABD arasında yürütülen Barış Pınarı Harekatı’na iliÅŸkin 13 maddelik ortak açıklamaya deÄŸinen ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Åžu anda 13 maddelik ortak bildirinin 120 saatlik bir süreci var. Bunun yarıdan fazlası geride kaldı. Buna uyulduÄŸu takdirde ne ala, uyulmadığı takdirde 120 saat bittiÄŸi anda biz tekrar Barış Pınarı Harekatı’nı bırakılan yerden aynen devam ettiririz. Bunu, Sayın Trump’ın gönderdiÄŸi heyete zaten söyledim. DiÄŸer Avrupa BirliÄŸi üyesi ülkelere aynen söyledim. Bunun yanında salı günü Soçi’deyiz, Sayın Putin’le de bunları tekrar konuÅŸacağız. Attığımız bu adımların hepsi de sadece topraklarımızı korumaya yöneliktir, teröristlerin bize taciz atışlarına karşıdır ve kendi evlatlarımızı korurken, teröre karşı da bir mücadelenin adıdır. Dünya, teröre karşı mücadele vermiyor mu? Lafa geldiÄŸi zaman veriyor, Türkiye verdiÄŸi zaman niye rahatsız oluyorsunuz? Bu mücadeleyi vereceÄŸiz. Bölücü terör örgütünün yandaÅŸları dışında, tüm Türkiye bu kritik dönemde gerçekten alkışlanacak bir dayanışma sergilemiÅŸtir.”

“Terör örgütüyle anlaÅŸmadık, ABD ile anlaÅŸtık”

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’yla Suriye sınırında kurulmaya çalışılan terör koridoruna öldürücü darbeyi indirdiÄŸine dikkati çekerek, ÅŸunları kaydetti:

“Bunun yanında harekat, bölgemize yönelik emperyalist senaryoları da darmadağın etmiÅŸtir. Böylece ülkemiz, hem kendi güvenliÄŸini hem de Suriye’nin toprak bütünlüğünü garanti altına alacak hayati önemde bir adım atmıştır. PerÅŸembe günü ABD ile vardığımız mutabakat ise sahadaki baÅŸarımızın diplomasi masasına bir yansımasından ibarettir. Güvenli bölge ilan ettiÄŸimiz yerlerin, tekrar ediyorum, 120 saat içerisinde tamamen boÅŸaltılması noktasında ABD ile anlaÅŸtık. PerÅŸembe gecesinden bu yana bu süre iÅŸliyor. İlgili birimlerimizle sahadaki geliÅŸmeleri yakından takip ediyorum. 12 saatin bitiminde ÅŸayet Amerika ile anlaÅŸmaya vardığımız hususlarda… Dikkat edin, terör örgütüyle anlaÅŸmadık, ABD ile anlaÅŸtık. Burada birileri saptırma yapıyor, öyle bir ÅŸey yok.”

Kuzeyden güneye 32 kilometre, Irak sınırından Cerablus’a 444 kilometrenin güvenlik bölgesi olduÄŸunu kaydeden ErdoÄŸan, “Bu güvenlik bölgesini koruma altına alacağız. Dersimizi çalıştık, planlarımız, projelerimiz de tamam. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacak, son teröristi de bölgeden temizleyen kadar mücadelemizi sürdüreceÄŸiz.” dedi.

“Beklentimiz Türkiye’ye verdikleri sözlere baÄŸlı kalmaları”

Erdoğan, sabah İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile görüştüğünü anımsatarak, şunları söyledi:

“Dedik ki, ‘Bakın bizi anlayın, teröristlerin yanında yer almayın. Biz NATO’da sizlerle beraberiz. Bu terör örgütleri eÄŸer NATO’ya girdiyse ondan haberimiz yok. Lütfen bu konularda hassas olun ve mücadeleyi hep beraber vermemiz lazım.’ Amerikalı müttefiklerimizden beklentimiz Türkiye’ye verdikleri sözlere bu sefer baÄŸlı kalmalarıdır. Daha önce Münbiç’te yapılan oyalama taktiklerinin ülkemize kaybettirdiÄŸi zaman ortadadır. Bu tarz yanlış hesapların bir daha tekrarlanmamasını istiyoruz. Türkiye olarak 17 Ekim mutabakatının Türk-Amerikan iliÅŸkilerinde yeni bir sıçrama tahtası olmasını arzu ediyoruz. İnÅŸallah iki köklü müttefike yaraşır ÅŸekilde iÅŸ birliÄŸimizi ticaretten terörle mücadeleye kadar her alanda daha da güçlendireceÄŸiz. Artık sorunlara deÄŸil, her iki ülkenin de menfaatine olan pozitif gündemlere odaklanmayı istiyoruz.”

Ülkenin ve bölgenin barışı için Türkiye’nin tüm dostlarıyla eÅŸ güdüm içinde çalışmayı arzu ettiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, “İnÅŸallah önümüzdeki süreç hem Suriye hem Türk-Amerika iliÅŸkileri hem de terörle mücadele baÄŸlamında yeni bir dönemin müjdecisi olacaktır. Rusya Federasyonu ve diÄŸer ortaklarımızla atacağımız ortak adımlarla Suriye 8 yıldır hasretini çektiÄŸi huzur ve istikrar ortamına kavuÅŸacaktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.” ifadelerini kullandı.

11. Rize Tanıtım Günleri’nin hayırlara vesile olmasını dileyerek, tütün ürünleriyle mücadelede destek veren ve bu akÅŸam kendilerini bir araya getiren Rize Dernekleri Federasyonuna ÅŸahsı, milleti adına şükranlarını sunan ErdoÄŸan, Rizeli hemÅŸehrilerine vefaları, sabırları ve muhabbetleri için teÅŸekkür ettiÄŸini dile getirdi.

Notlar

KonuÅŸmasının sonunda CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a Rize’ye özgü Serender Evi maketi ve isminin yazılı olduÄŸu ÇAYKUR Rize Spor forması hediye edildi.

ErdoÄŸan, daha sonra festival alanını gezerek, Rize’nin ilçelerini temsil eden standlardan yöresel ürünler hakkında bilgi adlı. Horon oynayan çocukları bir süre izleyen ErdoÄŸan, onlarla fotoÄŸraf çektirdi.

Stant ziyaretleri esnasında ErdoÄŸan’a Rize’ye özgü bir kuÅŸ olan atmaca tablosu hediye edildi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’a, İletiÅŸim BaÅŸkanı Fahrettin Altun, Eski TBMM BaÅŸkanı İsmail Kahraman, AK Parti Genel BaÅŸkan Yardımcıları Hayati Yazıcı ve Erkan Kandemir ile Eski Gençlik ve Spor Bakanı Osman AÅŸkın Bak, AK Parti İstanbul İl BaÅŸkanı Bayram Åženocak, Maltepe Belediye BaÅŸkanı Ali Kılıç ve Rize Valisi Kemal Çeber eÅŸlik etti.

Kaynak: AA

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir