ErdoÄŸan: Åžu ana kadar 2 bin 100’ün üzerinde rejim unsuru öldürüldü
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Åžehitlerimizin kanlarını yerde bırakmıyoruz. Åžu ana kadar 2 bin 100’ün üzerinde rejim unsuru öldürülürken, 300’e yakın araç imha edilmiÅŸtir.” dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Milletvekilleri Buluşması programında konuştu.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin bugünü ve geleceÄŸi bakımından hayati öneme sahip özellikli bir mücadelenin yürütüldüğü dönemde yapılacak istiÅŸarelerin önemli olduÄŸuna inandığını söyledi.
Suriye meselesinin Türkiye için asla bir macera veya sınırlarını geniÅŸletme çabası olmadığını vurgulayan ErdoÄŸan, “Maalesef gerek siyasette gerek medyada gerekse diÄŸer çeÅŸitli platformlarda ülkemizin Suriye’de yürüttüğü mücadelenin anlamını hala kavramayanların bulunduÄŸunu üzüntüyle görüyoruz. Halbuki karşımızdaki manzara gayet açık ve nettir.” diye konuÅŸtu.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin yaklaşık 40 yıl boyunca bölücü terör örgütü kullanılarak ağır siyasi, ekonomik ve insani maliyetlerle enerjisi tüketilen bir ülke olduÄŸunu dile getirerek, ülkeyi bu kısır döngüden kurtarmak için pek çok yol denediklerini kaydetti.
Terör örgütünü sahada varlık gösteremeyecek hale getirecek tedbirler aldıklarını, terör örgütünün istismar ederek vatandaşların kafasını bulandırdığı sorun alanlarını çözmek için tarihi adımlar attıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“DemokratikleÅŸme hamlelerinden büyük altyapı yatırımlarına kadar geniÅŸ bir yelpazede uzanan bu adımların olumlu neticesini de hamdolsun aldık. GeçmiÅŸi 1,5 asrı bulan pek çok hak, özgürlük, insani talep, geri kalmışlık sorunlarını birer birer çözerek Türkiye’yi 81 vilayeti ve 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla bölünmez bir bütün haline getirdik. Aynı ÅŸekilde ekonomide ve temel hizmet altyapısında saÄŸladığımız genel iyileÅŸmeyle tüm vatandaÅŸlarımızın hayat seviyelerini yükselttik. Bundan 9 yıl önce, 2011’de ilan ettiÄŸimiz 2023 hedeflerimiz, ulaÅŸmak istediÄŸimiz seviyeyi gösteren çok önemli bir çıtaydı. Türkiye demokraside ve ekonomide ÅŸahlanışa geçmiÅŸken bir anda Gezi olaylarıyla baÅŸlayıp ardı arkası kesilmeden devam eden iç ve dış sıkıntılarla karşılaÅŸmaya baÅŸladık. Milletimiz bu süreçte her zaman hayranlıkla ifade ettiÄŸimiz derin irfanıyla oynanan oyunu gördü ve bizim yanımızda yer aldı. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteÄŸiyle önümüze çıkartılan engelleri birer birer aÅŸarak yolumuza devam ettik. Elbette bedeller ödedik, hedeflerimize ulaÅŸmada gecikmeler yaÅŸadık ama ülkemizin yere kapaklanmasına, yeniden eski günlere dönmesine asla fırsat vermedik.”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, 15 Temmuz darbe giriÅŸiminin Türkiye’yi içeriden çökertme giriÅŸimlerinin zirvesi olduÄŸunu dile getirerek, buradan da netice çıkmayınca bu defa ülkenin güney sınırları boyunca bir terör koridoruyla kuÅŸatılmaya kalkındığını anlattı.
Gezi Parkı odaklı eylemlere deÄŸinen ErdoÄŸan, “Çatımızın üzerine çıkmaya yeltendiler. Duvarlara merhume annemle ilgili haÅŸa edepsizce, hayasızca sloganlar yazdılar. 500 metre ötede Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi’ni 3 gün, 3 gece iÅŸgal ettiler ve orada bira ÅŸiÅŸelerini, bira kutularını hep o dönemde topladık. Bütün bunları yaÅŸadık. Bunlar burada yaÅŸandığı halde, kendilerine güya bu ülkede vatansever havasına girenler, güya bu ülkeyi sevdiklerini ilan edenler ne yazık ki bu süreç içerisinde ‘Sadece aydınlık gençler.’ diye ana muhalefetin başı, bu gençleri ilan etmeye çalıştı. Bunlar aydınlık falan deÄŸil. Bunlar tamamıyla aldatılmış gençler. Bu da ifademin en iyi yanıdır. Olayın boyutu çok büyük.” diye konuÅŸtu.
“Verilen sözlerin çoÄŸu tutulmadı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla da ayrıca güneydeki kuşatmanın 3 noktadan kırıldığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Suriye sahasında verdiÄŸimiz mücadelede bölgede etkinlik gösteren güçlerle diplomasiyi ve diyaloÄŸu sürdürmeye özel ehemmiyet verdik. Ne kadar bize verilen sözlerin çoÄŸu tutulmamış olsa da bu yolu açık tutmak için özel gayret gösterdik. İdlib meselesi ise ülkemizi farklı bir ÅŸekilde köşeye sıkıştırmak ve diÄŸer kazanımlarımızı elimizden almak için özellikle kurgulanan, kışkırtılan bir konu olarak önümüze geldi. Bölgede yaÅŸayan ve diÄŸer yerlerden kaçarak gelen yaklaşık 4 milyon insan, rejimin kanlı saldırıları sebebiyle sınırlarımıza doÄŸru ÅŸu anda harekete geçmiÅŸtir. Bunların 1,5 milyonu ÅŸu anda sınırımızdadır. Biz bütün bunlara yönelik bir güvenli bölge oluÅŸturalım ve bu güvenli bölgede bunları iskan edelim, diye çalışmalar yürütüyoruz. Ne yapıyoruz? İşte bir taraftan Atme Kampı’nda büyük bir yığılma var ama öbür taraftan biz ÅŸimdi dedik ki, daha konforlu bir iskan bölgesi ilan edelim. Bunun için de briket barınaklar, 25 metrekare, 30 metrekare yapmak suretiyle onları orada iskan edelim, dedik.”
“25 milyon avroyu direkt bize göndermesini söyledim”
Almanya BaÅŸbakanı Angela Merkel’e “Böyle bir durum var. Sizin daha önce bana verilmiÅŸ büyük rakamlarla sözleriniz vardı. Åžuraya gelin siz de destek verin, bir an önce burayı yapalım.” dediÄŸini belirten ErdoÄŸan, ÅŸunları anlattı:
“Söyleye söyleye en fazla 25 milyon avro vereyim, dedi. Biz onu da kabul dedik. Sonra Kızılhaç’a vereceÄŸini söyledi. ‘Kızılhaç’tan da Kızılay’a aktarılır.’ dedi. Bu rakam takip ediyoruz, dediler ki ‘Bu rakam BM Mülteciler BaÅŸkomiserliÄŸine gitmek durumundadır.’ Mülteciler BaÅŸkomiserliÄŸine gidecek, oradan da Kızılhaç ve Kızılay’a o ÅŸekilde ancak gelebilir gibi bir yaklaşım ortaya koydular. Böyle bir ÅŸey olmadı. Aradım tekrar ÅŸansölyeyi. ‘Para hazır.’ dedi. ‘Hazır olan paranız buraya gelmiyor.’ dedim. EÄŸer bunu verecekseniz verin, vermeyecekseniz, dün söylediÄŸimi söylüyorum, kendilerine dedim ki ‘O zaman bu mültecileri biz size gönderelim, biz 25 deÄŸil, size 100 milyon avro gönderelim.’ ‘Ben onu da istemem.’ dedi. ‘Onu istemiyorsanız, niye BM’ye gönderiyorsunuz bu parayı. Bunu direkt bize gönder. Ben sizin pratik olmanızı istiyorum.’ dedim. ‘Åžu anda biz ölüm kalım mücadelesi veriyoruz, bu insanlar, 3-5 yaşındaki o yavrular, çamur, batak içerisinde ne halde olduklarını televizyonlarda izlemiyor musunuz?’ dedim. ‘İzliyorum.’ O zaman dedim, bir an önce bunu göndermeniz lazım. ‘Siz bana daha önce göçmenlerle ilgili yılda 1-2 milyar avro harcıyorum. Gerekli desteÄŸi de veririm.’ demiÅŸtiniz. Peki nerede, yok. Yani güvenmek mümkün deÄŸil. Hep söylüyorum ya biz kendi göbeÄŸimizi kendimiz kesmeye mahkumuz.”
“Yeni bir göç dalgasını kaldırabilecek durumda deÄŸiliz”
Erdoğan, 3,7 milyon Suriyeliyi ülkede barındırdıklarını dile getirerek, şimdi yeni bir göç dalgasını kaldıracak durumda olmadıklarını söyledi.
Ayrıca İdlib’deki onca insanı rejimin insafına terk etmenin de ne tarihlerine ne kültürlerine ne de inançlarına sığacağını aktaran ErdoÄŸan, “Mesela diyorlar ki; ‘Sizin orada ne iÅŸiniz var? Åžu anda Suriye tabii ki iÅŸgal altındaki topraklarını korumak durumundadır.’ Bunu da çok açık net söyleyenlere söyledim. Dedim ki ‘Kusura bakmayın biz oraya Esed’in davetlisi olarak gitmedik. Biz oraya Suriye halkının davetlisi olarak gittik ve Suriye halkı ‘Tamam iÅŸ bitti.’ demeden bizim oradan çıkma niyetimiz de yok. Bunu da bilmenizi özellikle istiyorum.’ dedim.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesine değinerek, şunları anlattı:
“Dün Sayın Putin’e de söyledim, ‘Sizin orada ne iÅŸiniz var? EÄŸer siz üst kuracaksanız, üssü yine kurun ama ÅŸu anda orada siz, bizim önümüzden çekilin, bizi rejimle baÅŸ baÅŸa bırakın. Biz de rejimle gereÄŸini yaparız.’ Tabii ona da ‘Biz çekildik.’ diyemiyorlar. Menfaatleri nedir inanın bunu çözebilmiÅŸ deÄŸiliz. Yani 2-3 tane üsse, Tarsus’ta bir deniz üssü, içeride iki tane iÅŸte Lazkiye’de, vesairede üsse iÅŸte bir Hmeymimleri var bunların var meÅŸhur, kurun, bundan bizim bir derdimiz yok. Dün gece Trump diyor ki ‘Ya burada Putin’in ne beklentisi var? Ne istediÄŸi var?’ Bunları söyledikten sonra bir de ‘Kamışlı’da bir petrol olayı bunların var.’ dedim. ‘Orada petrol var mı?’ dedi. ‘Orada petrol var.’ dedim, ‘Ama Deyrizor kadar deÄŸil.’ dedim. Ondan sonra böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Fakat bizim böyle bir derdimiz yok. Bizim ne petrol derdimiz var ne orada toprak derdimiz var. Biz sadece bir güvenli bölgeyle sınırlarımızı teminat altına almak istiyoruz.”
“Suriye’de istediklerini alanlar namluları hemen Türkiye’ye çevirecektir”
İdlib’de, ÅŸu anda 3-4 milyon insanın yaÅŸadığı yerde, her tarafın acımasızca yerle yeksan edildiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“İdlib’deki ısrarla bu mücadeleyi sürdürmemizin arkasında iÅŸte bu yavruların, bu insanların oralardaki muhatap kılındıkları acımasız felakettir. Meseleyi sadece İdlib parantezinde deÄŸerlendirmek bizi yanıltabilir. Burada asıl bakılması gereken Türkiye’nin bütünüyle bir Suriye politikasıdır. Yani bunu etraflıca ele almamız lazım. Åžayet biz bugün Suriye sınırlarımızı terör örgütlerinden arındırmaz isek, yarın karşılaÅŸacağımız manzara açıkça ortadadır. Bugün Kamışlı’da, Resulayn’da, Tel Abyad’da, Aynularab’da, Cerablus’ta, Münbiç’te, El Bab’da, İdlib’de vermediÄŸimiz savaşı, Allah göstermesin yarın Şırnak’ta, Mardin’de, Åžanlıurfa’da, Gaziantep’te, Hatay’da vermek zorunda kalırız. Çünkü karşımızdaki senaryonun asıl hedefi Suriye deÄŸil, Türkiye’dir. Suriye’de istediklerini alanlar namluları hemen Türkiye’ye çevirecektir. Bugün Suriye’yi fiilen üçe bölenlerin, Türkiye’nin bütünlüğüne saygı göstereceÄŸini düşünmek gafletten öte bir durumdur. PKK’nın 1984 yılında gerçekleÅŸtirdiÄŸi ilk eyleminden itibaren kendi topraklarımızda 7 bin 500’e yakın güvenlik görevlimiz ile 6 bin 800’e yakın sivil vatandaşımızı kaybettiÄŸimizi unutmayalım. Bugün sadece Suriye’de eÄŸitilmiÅŸ ve donatılmış bölücü terörist sayısı 40 ile 60 bin arasında ifade ediliyor. Åžayet Suriye’de verdiÄŸimiz mücadeleyi baÅŸarıyla sonuçlandıramazsak bu teröristlerin çoÄŸu ülkemize yönelecektir. Aynı ÅŸekilde Suriye’de ülkemize düşmanlığı temel misyon edinmiÅŸ, topraklarımızda gözü olduÄŸunu da asla inkar etmeyen bir rejim varken biz burada nasıl huzurla yaÅŸayabiliriz? Öyleyse Suriye’de verilen mücadelenin hepimizin geleceÄŸiyle ilgili olduÄŸunu herkesin görmesi ve kabul etmesi gerekiyor.”
“Milletime soruyorum, terör örgütlerine teslim mi olalım?”
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Åžu anda ekranları başında bizi izleyen milletime özellikle sesleniyorum.” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’nin Suriye’de ne iÅŸi var?, sorusu aslında ‘Türkiye terör örgütlerine ve kendine düşman bir rejime teslim olmalı.’ önerisini bize tavsiye ediyorlar, bunların yaptığı budur. Buradan ÅŸimdi milletime soruyorum, terör örgütlerine teslim mi olalım? Ülkemize düşman rejime boyun mu eÄŸelim? Bunları kullanarak vatanımızın bütünlüğüne ve milletimizin birliÄŸine göz dikenlerin önünde diz mi çökelim? Bölgemizde her yerde evinden, yurdundan olanların gidecek yerleri var, en azından onları koyalım bir kenara, hiçbir ÅŸey olmasa bile Türkiye var. Peki bizim evimizden, yurdumuzdan olduÄŸumuzda gidecek bir yerimiz var mı? Kimileri Avrupa’yı, kimileri Amerika’yı, kimileri daha baÅŸka yerleri aklından geçirebilir ama milletimin herhangi bir ferdinin böyle bir durumda gitmeyi düşünebileceÄŸi hiçbir yer olmadığını biliyorum. Åžahsen benim yok. Sizlerin de olmadığına inanıyorum.
Öyleyse ülkemize, devletimize, vatanımıza sıkı sıkıya sahip çıkacak, bunların bekası için nerede, hangi mücadeleyi vermemiz gerekiyorsa verecek, hangi bedeli ödememiz gerekiyorsa ödeyeceÄŸiz. Bu mücadelede ÅŸehit düşen her evladımızın acısı yüreÄŸimizi daÄŸlıyor. Bin yıldır bu topraklarımızı vatanımız kılmak için yürüttüğümüz mücadeleyi, verdiÄŸimiz sayısız ÅŸehitler kervanına bunu da ilave etmemiz gerekiyor. Ve ÅŸehitler tepesi hiçbir zaman boÅŸ kalmayacak. Tabii bu vesileyle İdlib harekatımızda önceki gün vermiÅŸ olduÄŸumuz 34 ÅŸehidimiz inanıyorum ki bu milletin vatan kılınması mücadelesinin zirve yaptığı noktalardır. 20 günlük hareket boyunca vermiÅŸ olduÄŸumuz ÅŸehitlerin ailelerine ÅŸahsım, milletim adına baÅŸ saÄŸlığı dilerken, milletimizin de başı saÄŸ olsun diyorum.”
Erdoğan, bu kutlu mücadele için bütün bu adımların, bu milletin verdiği mücadelede alacağı mesafenin işaret fişekleri olduğuna inandığını belirterek, yaralı kahramanlara da acil şifalar diledi.
Amaçlarının ülkeyi ÅŸehitler vermedikleri huzurlu, güvenli, müreffeh bir geleceÄŸe taşımak olduÄŸuna iÅŸaret eden ErdoÄŸan, “Bugün canımız dahil her ÅŸeyimizi ortaya koyacağız ki yarın bu hedefimize ulaÅŸabilelim.” dedi.
“UÄŸruna nice güneÅŸler batsa da Allah’ın izniyle bu hilal hiçbir zaman inmeyecek”
KonuÅŸmasında ÅŸehitleri, Mehmet Akif Ersoy’un “Şüheda gövdesi, bir baksana, daÄŸlar, taÅŸlar/ O, rüku olmasa, dünyada eÄŸilmez baÅŸlar / Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor/ Bir hilal uÄŸruna, ya Rab, ne güneÅŸler batıyor” dizeleriyle anan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“UÄŸruna nice güneÅŸler batsa da Allah’ın izniyle bu hilal hiçbir zaman oradan inmeyecek. Hamdolsun ÅŸehitlerimizin kanlarını yerde bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Åžu ana kadar 2 bin 100’ün üzerinde rejim unsuru, artık rejim unsuru da demeyelim, onların askerleri öldürülürken, aralarında 94 tank, 37 obüs topu, 28 çok namlulu roket atar, 17 zırhlı aracın da bulunduÄŸu 300’e yakın araç gereç imha edilmiÅŸtir. Ayrıca aralarında uçak pistlerinin de silah mühimmat depolarının, hava savunma sistemlerinin, uçak hangarlarının, kimyasal silah üretim tesislerinin yer aldığı pek çok yer de ağır ateÅŸ altına alınmak suretiyle onlar da tahrip edilmiÅŸtir. Her geçen gün bu baskıyı artıracak, rejime de onları destekleyenlere de kararlılığımızı göstereceÄŸiz. Hatta dün akÅŸam itibarıyla 7 kimyasal ürünlerin olduÄŸu depo onlar da yine patlatılmıştır. İşin bu noktaya gelmesini asla arzu etmezdik ama madem ki kendileri bizi buna zorladılar sonuçlarına da katlanacaklar. Bir an için empati yapalım ve ‘Suriye’de ne iÅŸimiz var?’ diyenlere hak verip hemen bugün son askerimize kadar oradan çıktığımız düşünelim. Böyle bir durumda Türkiye olarak yarın sabaha daha güvenli, huzurlu, mutlu, güçlü bir ÅŸekilde mi uyanacağız? Rusya’sından Amerika’sına, rejiminden terör örgütlerine kadar mücadele ettiÄŸimiz herkes tüm projelerinden vazgeçip bizi mi alkışlayacaklar? Ülkemizdeki ve sınırlarımızdaki milyonlarca Suriyeli güle, oynaya evlerine dönüp kendilerine yeni bir gelecek mi acaba kuracaklar? Türkiye’nin etrafındaki kuÅŸatma kalkacak ve herkes bize destek vermek için seferber mi olacak? Yoksa Suriye içinde tuttuÄŸumuz sorunların daha biz soluklanmadan peÅŸimizden sınırlarımıza dayandığını mı göreceÄŸiz? Cesaretlenen terör örgütleri ve rejim yeniden ÅŸehirlerimizi, topraklarımızı tacize, bombalamaya, iÅŸgale mi yeltenecek? Türkiye’yi kendilerince yola getirdiÄŸini düşünen güçler, karşımıza yeni dayatmalar, taleplerle mi çıkacak?”
Bütün bunlar olurken gün boyu sürekli liderlerle görüşmelerinin olduÄŸunu aktaran ErdoÄŸan, “Ana muhalefetin başı hariç. O arama lütfunda bulunmadı. NeymiÅŸ ‘Ben onu arayacakmışım.’ Ben seni niye arayayım ya? Dünya bizi arıyor, sen de bizi ararsın biz de sana bütün detaylarıyla her ÅŸeyi veririz. Aklı ve vicdanı olan herkes için bu soruların cevabı bellidir. Milletimiz kendi zihninde ve yüreÄŸinde bu meseleyi çözdüğü için mücadelemize kayıtsız, ÅŸartsız destek veriyoruz. Böyle olduÄŸu için de biz kararlılıkla yolumuza devam edeceÄŸiz.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Ne Rusya ne ABD sözlerini tutabildi”
“Bize verilen söz neydi? YPG, PYD’yi bunları bu bölgelerden çıkacaklardı. Ne Rusya ne ABD bu sözleri tutabildi, çıkaramadılar.” diyen ErdoÄŸan, “Terör örgütlerine binlerce tır silah mühimmat, araç, gereç yardımını yapanlar, rejim çok ciddi manada silah, mühimmat, araç gereç füze her ÅŸeyi yine bu ülkelerden alırken kimse Türkiye’ye ne bu konuda herhangi bir destek veriyor, ne de bu mültecilerle ilgili bize destek veriyor.” ifadelerini kullandı.
“Kapıları bundan sonraki süreçte de kapatmayacağız”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Ne dedik aylar önce? ‘EÄŸer bu böyle giderse biz kapıları açmak zorunda kalacağız.’ Rahatsız oldular. İnanmadılar bizim bu söylediÄŸimize. Biz de dün ne yaptık? Kapıları açtık. Åžimdi bu sabah itibarıyla yaklaşık 18 bin oldu kapıları zorlayıp geçenler. Ama bugün herhalde 25 bin-30 bini bulabilir. Bu kapıları bundan sonraki süreçte de kapatmayacağız.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Türkiye ekonomik sıkıntılarını çözme yolunda kararlı adımlarla ilerliyor”
KonuÅŸmasında, Türkiye’nin 2018’de de tarihinin en sinsi saldırılarından birine maruz kaldığı ekonomik sıkıntılarını çözme yolunda kararlı adımlarla ilerlediÄŸini belirten ErdoÄŸan, “Her gelen veri, toparlanma dönemini geride bırakıp yeniden yükseliÅŸe geçtiÄŸimizi tekrar tekrar teyit ediyor.” ifadelerini kullandı.
ErdoÄŸan, “Türkiye’nin batacağı, biteceÄŸi söylenen 2019’u neredeyse yüzde birlik büyümeyle kapatarak ÅŸom ağızlılara hak ettikleri dersi verdik.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“Suriye’de tüm sınır hattı boyunca güvenli bölge oluÅŸturmak için çalışmalar devam ediyor”
ErdoÄŸan, Suriye’de tüm sınır hattı boyunca 30 kilometre derinliÄŸinde bir güvenli bölgeyi bilfiil oluÅŸturmak için ÅŸu anda çalışmalarının devam ettiÄŸini belirterek, şöyle konuÅŸtu:
“Barış Pınarı Harekatı bölgesinin sağındaki ve solundaki bölgelerde bize verilen sözlerin tutulmadığını, terör örgütünün serbestçe faaliyet gösterdiÄŸini biliyoruz. Dün Sayın Putin’e de söyledim, Sayın Trump’a da ve diÄŸerlerine de… Bize verilen söz neydi? YPG’yi, PYD’yi bunlar bu bölgelerden çıkaracaklardı. Ne Rusya verdiÄŸi sözü tutabildi, ne Amerika… Çıkaramadılar. Åžu anda PYD de YPG de buralarda yine terör estiriyorlar. Bunları her iki liderle de paylaÅŸtım. Kalkıp ÅŸunu diyemiyorlar: ‘Hayır çıkardık.’ diyemiyorlar. Ama biz yazılı sözleÅŸmemizde onlardan bunun sözünü aldık. Altında imzaları var. Bu sözleri yerine getiremediler. Ne Rusya, ne Amerika… Åžimdi kalkıp bize ‘Yok şöyle, yok böyle.’ diyorlar. Biz gereÄŸini yapıyoruz ama onlar gereÄŸini yapamıyorlar. Teröristler her fırsatta harekat bölgelerimize saldırıyor veya sızmaya çalışıyor.”
“İdlib’de mutabakatlara uyulmadı”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İdlib’de de mutabakatlara uyulmadığını vurgulayarak şöyle konuÅŸtu:
“Rejim neredeyse yüz bin defa ateÅŸkesi bozduÄŸu halde bunu asla gündeme getirmeyenler, kendi topraklarını savunan muhalifleri terörist gibi gösterip saldırılarına gerekçe yapıyor. Sivil yerleÅŸim yerleri insafsızca yerle bir edilip, masum insanlar öldürülürken seslerini çıkarmayanlar, bizim huzuru koruma çabalarımıza ateÅŸle karşılık veriyorlar. Bu iç acıtıcı fotoÄŸrafı sadece seyretmekle kalıp sözde üzüntü beyanında bulunanların beyanları da farklı deÄŸildir. Hiçbirinin samimi olmadığını, sorunun çözümü için en küçük bir katkı saÄŸlamadığını yaÅŸayarak görüyoruz. Terör örgütlerine binlerce tır silah, mühimmat, araç, gereç vesaire yardımını yapanlar, rejim çok ciddi manada silah, mühimmat, araç, gereç, füze her ÅŸeyi yine bu ülkelerden alırken kimse Türkiye’ye ne bu konuda herhangi bir destek veriyor ne de bu mültecilerle ilgili bize destek veriyor.”
“Kapıları kapatmayacağız”
Aylar önce, “Bu böyle giderse biz kapıları açmak zorunda kalacağız.” dediklerini hatırlatan ErdoÄŸan, “Rahatsız oldular, inanmadılar bizim bu söylediklerimize. Biz de dün ne yaptık? Kapıları açtık, ÅŸimdi bu sabah itibarıyla yaklaşık 18 bin oldu, kapıları zorlayıp geçenler. Ama bugün 25-30 bini bulabilir. Biz bu kapıları bundan sonraki süreçte de kapatmayacağız. Bu devam edecek.” dedi.
Avrupa BirliÄŸi’nin sözünü tutması gerektiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Biz bu kadar mülteciye bakmak, onları beslemek durumunda deÄŸiliz. EÄŸer dürüstseniz, samimiyseniz o zaman siz de buradan bir paylaşımda bulunacaksınız. Bulunmadığınız takdirde biz bu kapıları açarız. Hep yaptığımız gibi yine kendi göbeÄŸimizi kendimiz kesecek, bu mücadeleyi öyle veya böyle mutlaka baÅŸarıya ulaÅŸtıracağız. Hava savunma sistemlerinde mi sorun yaşıyoruz, en iyisini geliÅŸtirecek, en modernini imal edeceÄŸiz. Mühimmatta, tankta, topta, uçakta mı sıkıntı çekiyoruz en ileri teknolojiye sahip olanını üreteceÄŸiz. Bunlar bize biliyorsunuz İHA’yı vermediler, ilk iktidara geldiÄŸimiz zamanlar. İHA’yı yaptık. SİHA’yı zaten hiç vermediler. Hamdolsun onu da yaptık. Åžimdi en üst olanını, Akıncı’yı inÅŸallah yapıyoruz, test uçuÅŸları yapıldı. Åžu anda baÅŸarılı. Seri üretim için hazırlıklar devam ediyor. Daha da ileri gidiyoruz, Allah’ın izniyle insansız denizaltını da yapacağız. Onun da çalışmaları ÅŸu anda yapılıyor. Zihinsel tamam, bunun dışındaki adım da atılacak. Muharip asker sayımız mı yetersiz ne kadar gerekiyorsa o kadarını eÄŸitecek, donatacak, ordumuzun saflarına katacağız. Diplomaside yalnız mı bırakılıyoruz. Elimizdeki kozları ve imkanları en etkili ÅŸekilde kullanarak bunun da üstesinden geleceÄŸiz. İşte bu anlayışla büyük ve güçlü Türkiye’nin inÅŸası yolunda gece gündüz çalışmayı sürdüreceÄŸiz.”
“Her gelen veri, yeniden yükseliÅŸe geçtiÄŸimizi teyit ediyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkenin iddialarını hayata geçirebilmesinde en önemli unsurların başında ekonomik gücün geldiğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşte biz içeriden dışarıdan, ‘Battık, bittik, yıkıldık, ÅŸu bu…’ Bunların hepsini söylüyorlar deÄŸil mi? Böyle bir dönemde biz bu mücadeleyi sürdürüyor muyuz? Sürdürüyoruz. Herhangi bir yerden en ufak bir destek geliyor mu? Yok gelmiyor. Ama biz elhamdülillah maddi imkanlarımızla maddi gücümüzle bu yola devam ediyoruz. İşte Türkiye 2013 yılından beri yaÅŸadığı 2018 yılında da tarihinin en sinsi saldırılarından birine maruz kaldığı ekonomik sıkıntılarını çözme yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Her gelen veri, toparlanma dönemini geride bırakıp yeniden yükseliÅŸe geçtiÄŸimizi tekrar tekrar teyit ediyor.”
Turizmde 2019 yılının rekorla kapatıldığını belirten ErdoÄŸan, turist sayısının 52 milyona yaklaÅŸtığını kaydetti. Turizm gelirlerinin 35 milyar dolar bandına çıktığını vurgulayan ErdoÄŸan, “Bu yılın ocak ayında da yeni bir rekora imza attık. Ülkemize ocak ayında gelen yabancı turist sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16’dan fazla artarak 1,8 milyon kiÅŸiye ulaÅŸtı. İnÅŸallah bu yıl, toplam 58 milyon turist, 41 milyar dolar turizm geliri bekliyoruz.” dedi.
“Åžom ağızlılara hakkettikleri dersi verdik”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ihracatın da 2019’da yüzde 2,2 artarak 180,7 milyar dolara yükseldiÄŸini bildirdi. Buna ilave olarak hizmet ihracatının da 54 milyar doları bulduÄŸunu belirten ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Turizmde ve ihracatta yakaladığımız bu baÅŸarı sayesinde 2019 yılını 1,7 milyar dolar cari fazlayla kapattık. Sanayi üretimimiz aralıkta yüzde 8,6 artarak, ciddi bir sıçrama yaptı. Aynı ÅŸekilde perakende satış hacmi de yüzde 11 ile olumlu ivmeyi devam ettirdi. Böylelikle ekonomimizi 2019 yılının son çeyreÄŸinde yüzde 6, tamamında ise yüzde 0,9 reel olarak büyütmeyi baÅŸardık. Türkiye’nin batacağı, biteceÄŸi, yerle yeksan olacağı, küçüleceÄŸi söylenen 2019’u neredeyse yüzde 1’lik büyümeyle kapatarak ÅŸom ağızlılara hakkettikleri dersi verdik. Özellikle sanayi sektörümüzün son çeyrekte yüzde 5,9 oranında büyümesi kayda deÄŸerdir. 2020 yılı geliÅŸmelerine baktığımızda ise ocak ayı imalat satın alma yöneticileri endeksinin 51,3’e yükselerek son 22 ayda ilk kez eÅŸik deÄŸerin üzerine çıktığını görüyoruz. Ocak ayında konut satışları yüzde 56, otomobil satışları ise yüzde 100’ün üzerinde arttı. Ocakta kurulan ÅŸirket sayısı, bir önceki aya göre yüzde 33,5 ve bir önceki yıla göre yüzde 26,6 arttı.”
“Rakamlar tartışmasız ekonomide baÅŸarının ifadesi”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmelere paralel olarak ekonomiye olan güvenin beş aydır istikrarlı bir şekilde artmaya devam ettiğini bildirdi.
Åžubat ayında ekonomik güven endeksinin 97,5’e, kapasite kullanım oranının ise yüzde 76’ya yükseldiÄŸini vurgulayan ErdoÄŸan, “Bu rakamlar tartışmasız bir ÅŸekilde ekonomide baÅŸarının ifadesidir. Hep birlikte kriz bekleyenleri hüsrana uÄŸratan bir yeniden yükseliÅŸ hikayesini yazdık, yazıyoruz. Birbiri ardına gelen olumsuz geliÅŸmelere raÄŸmen yakaladığımız bu güçlü ivmeyi devam ettirmekte kararlıyız.” diye konuÅŸtu.
Bu yıl için hedeflenen yüzde 5 büyüme oranı hedefinin aşılacağına inandığını dile getiren ErdoÄŸan, “EÄŸer yüzde 6 müjdesini verirsek ÅŸaşırmayın. Nitekim uluslararası kuruluÅŸlar da ülkemizin büyüme oranıyla ilgili tahminlerini revize etmeye, yükseltmeye baÅŸladı. YavaÅŸ yavaÅŸ bizim hedefimize doÄŸru yaklaşıyorlar. Gerçi o kadar güncelledikten sonra herkes tahmin eder.” dedi.
“Bizi izlemeye devam etsinler” diyen ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Bu duygularla milletvekili olarak geçmiÅŸten bugüne, ülkemize ve milletimize verdiÄŸiniz hizmetler için şükranlarımı sunuyorum. İnÅŸallah sizlerle birlikte daha çok yol yürüyecek, daha çok iÅŸler yapacak, daha çok büyük baÅŸarılara birlikte imza atacağız. Tabii bütün mesele, birliÄŸimizin, beraberliÄŸimizin korunmasıdır. Bu birliÄŸi, bu beraberliÄŸi dağıtmaya çalışanlar her zaman olabilir. Yani bunu ‘Olmaz’ diye bir kenara atmayalım. Her zaman olabilir ama bilesiniz ki bu dava inÅŸallah bunlardan da etkilenmeyecek, milletin teveccühüyle çok daha güçlenerek yoluna devam edecektir. Bu tür yanlış yollara sapanlar, zaten bedelini de onlar ödeyeceklerdir. Hep söylüyorum, yine söyleyeceÄŸim. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeÅŸ olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız, anlayışıyla bu yolda devam edeceÄŸiz.”
Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman da katıldı.
Kaynak: AA
