Erdoğan: Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız
Erdoğan Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Kovid-19 salgınına iliÅŸkin, “Amacımız vaka sayısını da vefat sayısını da sıfır noktasına çekebilmektir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaÅŸtırmakta kararlıyız.” dedi.
Türkiye CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, CumhurbaÅŸkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen CumhurbaÅŸkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.
Toplantıda, saÄŸlıktan güvenliÄŸe, sanayiden tarıma ve ihracata kadar pek çok konunun ele alındığını belirten ErdoÄŸan, “Bir sonraki toplantımızı kabinemizin ikinci yılını tamamlamış olarak yapacağız. Türkiye’nin yeni yönetim sistemindeki ikinci yılı vesilesiyle kapsamlı bir deÄŸerlendirmeyi bir sonraki kabine toplantımızın ardından inÅŸallah milletimizle paylaÅŸacağız. Mart ayından bu yana hep olduÄŸu gibi bugünkü toplantımızın da öncelikli gündemi koronavirüs salgını ve sonuçlarıydı. Dünyada salgınla en baÅŸarılı mücadeleyi vermiÅŸ ülkelerden biri olarak kazanımlarımıza sıkı sıkıya sahip çıkmakta kararlıyız.” ifadelerini kullandı.
Koronavirüsle mücadele konusunda tedbiri elden bırakmadıklarını vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, özellikle baÅŸ harflerinden ilhamla “TAMAM” diye ifade ettikleri temizlik, maske ve mesafe kriterlerinden kesinlikle taviz vermediklerini söyledi.
Söz konusu ilkelere riayet edildiÄŸi ölçüde Türkiye’nin salgından uzak tutulacağını belirten ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Amacımız vaka sayısını da vefat sayısını da sıfıra en yakın veya sıfır noktasına çekebilmektedir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaÅŸtırmakta kararlıyız. NormalleÅŸme takvimi çerçevesinde birkaç alan dışında tüm sektörlerde hizmet ve üretim süreçlerinin önünü açtık. Salgın döneminde esnaf ve sanatkardan çiftçiye, sanayiciden ihracatçıya kadar her kesimi verdiÄŸimiz desteklerle ayakta tuttuk. Nakdi yardımlardan vergi ertelemeleri ve kredilere kadar devletimizin tüm imkanlarını milletimizin emrine vermiÅŸ buluyoruz. Böylece içinden geçtiÄŸimiz olaÄŸanüstü dönemin sıkıntılarını herkes için en aza indirmeye çalıştık.
Salgın tedbirleri kapsamında faaliyetlerine ara veren iÅŸletmeler, peyderpey yeniden çalışmaya baÅŸladı. Ekonomik faaliyetlerde adım adım mart ayındaki seviyeye yaklaşıldığını görüyoruz. Milletimize ve özellikle de reel sektöre verdiÄŸimiz destekleri önümüzdeki dönemde de sürdüreceÄŸiz.”
Devlet korumasındaki 926 genç ile 274 şehit yakını, gazi ve gazi yakını yarın işe başlıyor
İlerleyen günlerde devreye alacakları bazı hususları da açıklayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yarın 926 devlet korumasındaki gencimiz ile 274 ÅŸehit yakınımız, gazi ve gazi yakınımız kura ile kamu kuruluÅŸlarına yerleÅŸtirilecek. Sonuçlar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın internet sayfasında açıklanacaktır. Hak sahiplerine yeni iÅŸleri ÅŸimdiden hayırlı olsun.” dedi.
Sosyal Koruma Kalkanı adı altında hanelere 6 milyar liranın üzerinde nakdi yardım yaptıklarını belirten Erdoğan, bunun yanında kısa çalışma ödeneği nakdi ücret desteği işsizlik ödeneği gibi başlıklar altında 18 milyar liraya yakın bir kaynağı milletin hizmetine sunduklarını ifade etti.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Kısa Çalışma ÖdeneÄŸi’nden faydalanma süresini 1 ay daha uzatıyoruz. Bununla baÄŸlantılı, nakdi ücret desteÄŸi de 1 ay daha devam edecek. Bununla baÄŸlantılı olarak iÅŸ feshi sınırlaması ve dolayısıyla nakdi ücret desteÄŸi de 1 ay daha devam edecektir.” diye konuÅŸtu.
Gençlere yeni ve güçlü fırsatlar sağlamak, gelişimlerini ve hayata katılımlarını desteklemek için sürekli kişisel gelişim temalı bir proje çağrısına çıkacaklarını söyleyen Erdoğan, sivil toplum kuruluşlarını hedef alan, 35 milyon lira bütçeli bu çağrıların gönüllülükten iletişime, spordan kültür ve sanat faaliyetlerine kadar 8 ayrı başlıkta toplandığını aktardı.
Proje baÅŸvurularının Gençlik ve Spor Bakanlığının internet sitesi üzerinden 1 Temmuz’dan itibaren baÅŸlayacağını bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları belirtti:
“Son dönemde koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden biri de komÅŸumuz Irak’tır. Irak’ta yaÅŸayan Türkmenler baÅŸta olmak üzere Iraklı kardeÅŸlerimize yönelik bir yardım paketini yarın yola çıkartıyoruz. Bu pakette maskeden tuluma, solunum cihazından ilaca kadar salgın döneminde ihtiyaç duyulan her türlü malzeme vardır. Böylece Türkiye, bu tavrıyla bir kez daha komÅŸularının, dostlarının, kardeÅŸlerinin yanında olduÄŸunu göstermiÅŸ olacaktır. Tabii sadece bizim salgınla mücadeleyi baÅŸarıya ulaÅŸtırmamız yetmiyor. Yakın çevremizden baÅŸlayarak güçlü sosyal, ekonomik ve ticari iliÅŸkilerimizin olduÄŸu ülkelerin de aynı baÅŸarıyı yakalaması gerekiyor. Küresel tabloya baktığımızda Türkiye’nin de içinde bulunduÄŸu Avrupa coÄŸrafyasında salgın önemli ölçüde kontrol altına alınmış gözüküyor. Buna karşılık Güney ve Kuzey Amerika ile Asya’da salgın tüm hızıyla sürüyor. Dünya 10 milyonu aÅŸkın vaka ve 500 bini aÅŸkın ölüm sayısı ile bu salgın karşısında tarihi bir imtihan veriyor. Salgının sürmesi, ülke olarak bizim önümüzü görmemizi de zorlaÅŸtırıyor.”
“Türkiye, kendi kendine yeterli olmanın ötesinde tüm dostları için ümit kapısı haline geldi”
Türkiye’nin salgın sürecini baÅŸarıyla yönettiÄŸini belirten ErdoÄŸan, “İçerideki ve dışarıdaki ortak kanaat Türkiye’nin salgın sonrası yeniden ÅŸekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacağı yönündedir.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin saÄŸlık alanındaki altyapısının ve Genel SaÄŸlık Sigortası Sisteminin gücünün tartışılmaz düzeyde olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, en zorlu ÅŸartlarda dahi pek çok sektörde çarkları döndürmeye devam ettirmelerinin Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya ispatladığını söyledi.
Güvenlik alanında attıkları adımların Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir güç olma kararlılığının altının dolu olduÄŸunu herkese gösterdiÄŸini dile getiren ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“GeliÅŸmiÅŸ ülkelerin dahi çaresiz kaldıkları her konuda Türkiye, kendi kendine yeterli olmanın ötesinde tüm dostları için ümit kapısı haline geldi. Salgın döneminde hizmete aldığımız hastaneler, barajlar, sulama tesisleri, millet bahçeleri, ulaşım yatırımları gibi eserler, ‘durmak yok yola devam’ sözümüzü ete kemiÄŸe büründürdü. Bu yılın ilk 5 ayında Organize Sanayi Bölgelerimizde 520 yeni fabrikanın faaliyete geçmesi dahi baÅŸlı başına bir iftihar vesilesidir. Özel sektörün talep ettiÄŸi 110 bin yeni istihdamı öngören 67 milyar liralık Yatırım TeÅŸvik Belgesi de bir diÄŸer önemli göstergedir. Özellikle önümüzde potansiyelimizi en üst düzeyde kullanabileceÄŸimiz, hedeflere hızla ilerleyebileceÄŸimiz bir yol olduÄŸuna inanıyoruz. Ülkemizin bu fırsatı deÄŸerlendirebilmesi için gece gündüz çalışacak ve hedeflere ulaÅŸacağız.”
Bu süreçte vatandaÅŸlardan kurallara uyarak, iÅŸlerine, üretimlerine, ülkelerine sahip çıkıp kendilerine destek olmalarını isteyen ErdoÄŸan, sorumlu ve gayretli tavırlarıyla Türkiye’nin büyüme, kalkınma ve güçlenme mücadelesine katkı saÄŸlayan herkese şükranlarını sundu.
“Ülke ve millet düşmanlarına fırsat vermedik”
ErdoÄŸan, Türkiye’nin potansiyeli kadar maruz kaldığı saldırıların büyüklüğüyle de maruf bir ülke olduÄŸuna dikkati çekerek, ÅŸunları kaydetti:
“Özellikle atılım dönemlerimizde bu gerçek çok daha bariz ÅŸekilde karşımıza çıkıyor. Sadece son 7 yılda yaÅŸadıklarımızı şöyle bir gözümüzün önünden geçirdiÄŸimizde, önümüze çıkan fotoÄŸraf bu tespitin ne kadar haklı olduÄŸunu ispatlamaya yetecektir. Milli gelirimizi trilyon dolar sınırına getirdiÄŸimiz 2013’ten baÅŸlayarak demokrasimize ve kalkınmamıza yapılan her saldırı aynı stratejinin bir parçasıydı. Amaç, Türkiye’nin önünü kesmek, ülkemize diz çöktürmek, milletimizi bölmek ve devletimizi zayıflatmaktı. Allah’ın yardımı ve milletimizin dirayetli duruÅŸu sayesinde bunu baÅŸaramadılar. Fakat saldırmaktan da hiç vazgeçmediler. Her baÅŸarısızlıklarında cepheyi biraz daha geniÅŸlettiler. Sokakları karıştıramayınca yargı-emniyet darbesiyle devleti içeriden çökertmeyi denediler. Milletimizin basireti sayesinde devleti felç edemeyince terör örgütlerini kullanarak doÄŸrudan insanımızın hayatına kastettiler. Buradan da istediklerini elde edemeyince ordu içerisindeki hainleri harekete geçirip darbeye kalkıştılar. Milletimiz destansı bir direniÅŸle darbe giriÅŸimini de sonuçsuz bırakınca sınırlarımıza dayandılar. Güvenlik güçlerimizin kahramanca mücadelesi sayesinde yine hüsrana uÄŸrayınca ekonomimize tuzak kurdular. Aldığımız tedbirlerle bu tuzağı da bozduk. Salgın döneminde dahi boÅŸ durmadılar. Asılsız haberler ve provokasyonlarla halkı kışkırtmaya çalıştılar. Hamdolsun bu süreci de alnımızın akıyla geride bırakarak ülke ve millet düşmanlarına fırsat vermedik. 15 Temmuz gecesi milletimiz tarafından kurulan Cumhur İttifakı Türkiye’nin bu kritik döneminde halkımızın sesi, saÄŸduyusu ve vicdanı olarak tarihi görevler ifa etmiÅŸtir. Bu vesileyle bir kez daha Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP’ye ve Sayın Genel BaÅŸkanı Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyorum. Cumhur İttifakı, Türk siyasi hayatına altın harflerle bir güç birliÄŸi ve dayanışma modeli olmuÅŸtur.”
Milletvekili barolarla ilgili kanun teklifini yarın verecek
Ülkenin herhangi bir meselesini çözmek için harekete geçtiklerinde karşılarında yeni kesimleri bulduklarını belirten ErdoÄŸan, “Yapıcı her türlü eleÅŸtiriye açık olduÄŸumuzu söylememize raÄŸmen, hep toptancı bir reddiye ve düşmanlık duvarıyla karşılaşıyoruz. Halbuki bırakınız adım atılmasını, tartışılmasına dahi tahammül gösterilemeyen konuların hepsi ülkemizin çözüm bekleyen kronik sorunlarıdır.” diye konuÅŸtu.
Demokrasiye, hakkaniyete, dünyadaki örneklere ve milletin beklentilerine aykırı uygulamaların sürmesini istemenin adının siyasette hak arayışı olamayacağını ifade eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Sayıca az olmalarına raÄŸmen sistemin zaaflarından istifadeyle köşeleri tutmuÅŸ, menfaatperestliklerini ideolojik söylemlerin ardına gizleyen bir kesimin ülkenin önünü daha fazla tıkamasına göz yummayacağız. Meydanı kendi küçük hesapları için toplumun menfaatini hiçe sayan muhterislere asla terk etmeyeceÄŸiz. Bu tartışmaların son örneklerinden birini genel olarak meslek örgütleri, özellikle barolarla ilgili yapmayı planladığımız reform konusunda yaşıyoruz. Barolar baÅŸta olmak üzere meslek örgütlerinin saÄŸlıksız yapıları, temsilde adaletsizlik yanında mensupları üzerinde faÅŸizan uygulamalara varan sorunlar üretebiliyor. Bu yanlışı düzeltmek için gereken hazırlıkları yapmak yürütme olarak bizim, hukuki düzenlemeyi yapmak da yasama olarak Meclis’in asli görevidir. Daha demokratik, daha çoÄŸulcu, temsil düzeyi yüksek bir baro yapısı oluÅŸturmakta kararlıyız. Bunun için çoklu baro yönetimi üzerinde duruyoruz. Milletvekili arkadaÅŸlarımız bu konuyla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar. İnÅŸallah bu düzenlemeyi en kısa sürede hayata geçireceÄŸiz.”
Milletin, kendilerinden eksikleri tamamlamalarını, yanlışları düzeltmelerini ve hayallerini gerçekleştirmelerini beklediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda ne gerekiyorsa yapacaklarını vurguladı.
Erdoğan, sorumluluklarının vicdanlarına, ülkeye ve millete karşı olduğunun altını çizerek, bunun için attıkları her adımda milletin beklentilerini, ilgili tüm tarafların görüşlerini, fayda ve maliyet analizlerini göz önünde bulundurduklarını belirtti.
CumhurbaÅŸkanlığında, partilerinde ve Meclis’te istiÅŸare mekanizmalarını etkin ÅŸekilde çalıştırdıklarını ifade eden Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Bizim kendimize göre doÄŸru kabul ettiÄŸimiz kimi hususlarda farklı ve haklı deÄŸerlendirmeler yapıldığını gördüğümüzde hiç yüksünmeden düzeltme yoluna gidiyoruz. Ülkenin ve milletin hayrına yürüttüğümüz çalışmalara katkı vermeye yanaÅŸmayanlara ise sadece ‘Gölge etmeyin baÅŸka ihsan istemez’ diyoruz.” diye konuÅŸtu.
“Reformları hayata geçirmeye devam edeceÄŸiz”
ErdoÄŸan, Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaÅŸtırana kadar hiçbir engelin, tuzağın ve oyunun kendilerini yollarından alıkoyamayacağını vurgulayarak, “Dünya ile birlikte yaÅŸadığımız ÅŸu kritik dönemi en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmek için durmadan, duraksamadan reformları hayata geçirmeye devam edeceÄŸiz. Bu çerçevede kimi CumhurbaÅŸkanlığında, kimi AK Parti Genel Merkezi’nde kimi Meclis grubumuzda süren çalışmaları peyderpey milletimizle paylaşıp, gereken adımları atacağız. Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaÅŸana kadar mücadeleyi bırakmayacağız.” dedi.
Ülkeye hizmet etmeyi sürdürürlerken birilerinin yine sinsice milli ve manevi değerlere saldırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanlık tarihi boyunca, hep lanetlenmiÅŸ sapkınlıkları normalleÅŸtirerek özellikle genç dimaÄŸları zehirlemenin peÅŸindeler. İnancımıza ve kültürümüze aykırı bu tür marjinal akımları destekleyenler, bizim gözümüzde aynı sapkınlığın ortaklarıdır. Halkın lanetlediÄŸi ve tavır aldığı hiçbir yanlışın bu ülkede kök salma imkanı yoktur. Buradan milletimin tüm fertlerini, Rabb’imizin yasakladığı her türlü sapkınlığı sergileyenlere ve onları destekleyenlere karşı dikkatli olmaya, tavır almaya davet ediyorum.”
ErdoÄŸan, Türkiye’nin, güvenliÄŸi ve ekonomisine yönelik tuzaklar yanında milli ve manevi yapısını hedef alan saldırılara karşı da mücadele edecek güce sahip olduÄŸunu belirterek, “Akif öyle diyor; ‘Ahlakın izmihlali ne müthiÅŸ izmihlal, ne millet kurtulur zira, ne milliyet, ne istiklal’. Biz olaya böyle bakıyoruz ve Rabb’imden ülkemizi ve milletimizi bu tür sapkınlıkların yol açacağı sosyal ve beÅŸeri felaketlerden muhafaza eylemesini niyaz ediyorum.” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
“SaÄŸlık konusunda en küçük rehavete rıza göstermeyeceÄŸiz”
Sağlığın, insanın kaybettikten sonra kıymetini bildiği nimetler arasında olduğuna işaret eden Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bunun için bilhassa salgın döneminde, saÄŸlık konusunda en küçük bir rehavete rıza göstermeyeceÄŸiz. DiÄŸer yandan insanların hayatlarını sürdürebilmeleri için çalışmaları, üretmeleri kazanmaları gerektiÄŸi gerçeÄŸini de asla gözden ırak tutmuyoruz. Salgının tırmandığı dönemde tüm adımlarımızı hiçbir maliyet hesabı yapmadan, saÄŸlık merkezli olarak attık. Åžimdi de ekonomi, üretim, istihdam odaklı bir anlayışla hareket ediyoruz. Özellikle milletimiz, iÅŸletmelerin faaliyetlerine ara vermesinden sokaÄŸa çıkma sınırlamalarına kadar, salgın döneminde üzerlerine düşen tüm fedakarlıkları yapmıştır. Bugün de kimi istisnai görüntülere raÄŸmen çoÄŸunluÄŸun kurallara riayet ettiÄŸini görüyoruz.”
“Yüzde 4,5’lik büyüme performansı ekonomimizin gücünün en büyük ispatıdır”
Erdoğan, kendilerine düşenin, bir an önce üretimi ve istihdamı artırarak bu gayretlerin boşa gitmemesini sağlamak olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
“Mayıs ayında baÅŸlayan normalleÅŸme takvimini, haziran ayında büyük ölçüde tamamladık. Nitekim haziran ayıyla ilgili öncü veriler, ekonominin çok güçlü bir toparlanma sürecinde olduÄŸunu gösteriyor. Haziran ayı sektörel güven endekslerinde yüzde 9 ile yüzde 33 arasında bir artış görülüyor. Tüketici güven endeksi bu ay yüzde 5,2 artış ile son 14 ayın zirvesine çıktı. Reel kesim güven endeksi de yüzde 15,7 artış ile 92,6 seviyelerine ulaÅŸtı. Ekonomik güven endeksinde ise mayıs ayına göre yüzde 19 gibi büyük bir sıçrama yaÅŸadık. İmalat sanayi kapasite kullanım oranında 3,4 puanlık artışla yüzde 66’lara gelindi. Ekonomik performansın en önemli göstergelerinden biri olan organize sanayi bölgelerindeki elektrik kullanımı bu ay yüzde 26 arttı.”
Yurt dışından da sevindirici haberler geldiÄŸini söyleyen CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Türk ürünlerine talepteki artış gözle görülür bir hal aldı. Haziran ayının ilk 3 haftasında ihracatımız yüzde 25 artış gösterdi.” dedi.
Erdoğan, turizm sezonunun en azından bir kısmını kurtarmak için yoğun çaba gösterdiklerinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çok yakında bu alanda da sevindirici haberler bekliyoruz. Elbette kayıplarımızı henüz tamamen geri alabilmiÅŸ deÄŸiliz. Altını çizerek ifade etmek istiyorum; Sadece bizim salgının üstesinden gelmemiz yetmiyor. İş yaptığımız ülkelerin de normal düzene dönmeleri gerekiyor. Önemli olan yaklaÅŸan yeni döneme hazırlıklı olmaktır. Gerçekçi bir deÄŸerlendirmeyle kendimize baktığımızda, bu konuda hem hazırlıklı hem de avantajlı olduÄŸumuzu görüyoruz. Ülkemizin potansiyeline ve büyüklüğüne inanıyoruz. Milletimizin azmine ve gayretine güveniyoruz. Hedeflerimize sıkı sıkıya baÄŸlıyız. Türkiye’yi demokrasi ve ekonomide dünyanın en büyükleri arasına sokmakta kararlıyız. Bozguncuları, fitnecileri, fesatçıları kendi husumet çukurlarında çırpınmaya terk ederek, 83 milyon hep birlikte çarpan yüreÄŸimizle geleceÄŸimize umutla bakmayı sürdüreceÄŸiz.”
Kaynak: AA
