Erdoğan: Ülkemizi sinsi oyundan kurtarmayı başardık
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Yedi düvele karşı verdiÄŸimiz mücadele ile ülkemizi içine düşürülmek istenen sinsi oyundan kurtarmayı baÅŸardık.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, “Yedi düvele karşı verdiÄŸimiz mücadele ile ülkemizi içine düşürülmek istenen sinsi oyundan kurtarmayı baÅŸardık.” dedi.
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, İzmir‘in Kiraz ilçesinde Kiraz Belediyesi tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde düzenlenen yemeÄŸe iÅŸtirak ederek katılımcılara hitap etti.

#Canlı: CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, Dokuz Eylül Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde Kiraz Belediyesi tarafından düzenlenen programda konuÅŸuyor https://www.pscp.tv/w/1MYxNPjngOZGwÂ
Anadolu Ajansı @anadoluajansi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde Kiraz Belediyesi tarafından düzenlenen programda konuşuyor
pscp.tv
“Seçim sonuçlarına göre hareket etmiyoruz”
ErdoÄŸan, sekiz aylık bir aranın ardından İzmir’e geldiÄŸini belirterek duyduÄŸu özlemi dile getirdi.
Åžehre ayak bastıkları andan itibaren kendilerini baÄŸrına basan İzmirlilere şükranlarını sunan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, açılışlarını yaptıkları Bilal Saygılı Camisi ve Külliyesi’nin kente hayırlı olmasını diledi. ErdoÄŸan, İzmir’e böyle anlamlı bir eserin kazandırılmasında emeÄŸi geçenlere de teÅŸekkürlerini iletti.
ErdoÄŸan, Türkiye’nin gelmiÅŸ geçmiÅŸ tüm hükümetleri içinde İzmir’in en büyük yatırımları kendi dönemlerinde gördüğüne iÅŸaret ederek, “Son 17 yılda İzmir’e 70 katrilyon lirayı aÅŸan yatırım yaptık.” ifadelerini kullandı.
Bu yatırımları İzmir İl BaÅŸkanlığı önünde ana baÅŸlıklarıyla hatırlattığını dile getiren ErdoÄŸan, “Burada altını çizerek belirtmek istediÄŸim husus, özellikle iktidarlarımız döneminde merkezi yönetim yatırımları bakımından İzmir’in asla ihmal edilmediÄŸi, tam tersine sürekli kollandığı gerçeÄŸidir. İzmir halkının günlük hayatında yaÅŸadığı sıkıntıların önemli bir bölümü BüyükÅŸehir Belediyesinin sorumluluk alanında olup, yapılmayan yatırımlardan kaynaklanıyor.” diye konuÅŸtu.
Son dönemde özellikle Binali Yıldırım’ın kendisini adeta İzmir’e adamasıyla belediyenin görevi olan yatırımların çoÄŸunun da bakanlıklar tarafından güçlendirildiÄŸini belirten ErdoÄŸan, bu yatırımları yaparken asla siyasi taassup içinde olmadıklarını, seçim sonuçlarına göre hareket etmediklerini vurguladı.
“Çünkü biz İzmirlileri bize oy verip vermediklerini bakarak deÄŸil, ülkemizin vatandaşı oldukları için seviyor, her birini kardeÅŸimiz olarak görüyoruz.” diyen ErdoÄŸan, milleti kökenine, inancına, meÅŸrebine, kılığına, kıyafetine, eÄŸitim ve gelir durumuna, siyasi tercihlerine göre sınıflandırmadıklarını kaydetti.
“İzmir’in başına gelmiÅŸ en büyük felaket CHP’dir”
Bu tür ayrımcı yaklaşımların “eski Türkiye”nin hastalıkları olduÄŸunu anlatan ErdoÄŸan, şöyle konuÅŸtu:
“Gerçi son dönemde bu hastalıkları yeniden hortlatma, adeta metastaz yaptırma çabaları yok deÄŸil. Ama bu ilkel ve insanlık dışı gayretlerin, milletimizden hak ettiÄŸi cevabı aldığına ve alacağına inanıyorum. İzmir’i hiç hak etmediÄŸi ÅŸekilde bu tarz eski Türkiye alışkanlıklarının sembolü olarak göstermeye çalışanlara, sizlerin de gereken dersi vereceÄŸinize inanıyorum. Açık konuÅŸmak gerekirse İzmir’in ülkemizin üretiminde ve ihracatında, istihdamında halen olması gereken yere gelememesinin sebebi bu ÅŸehrin ufkunu karartan CHP zihniyetidir. İzmir’in başına gelmiÅŸ en büyük felaket CHP’dir. Yıllarca bu ÅŸehri, ‘yaÅŸam biçiminiz tehlikede’ yalanıyla esir alanlara buradan soruyorum; AK Parti’nin 17 yıllık iktidarında hangi İzmirli yaÅŸam biçiminden dolayı baskıya, zulme, tehdide maruz kalmıştır? Türkiye’nin hiçbir yerinde olmadığı gibi İzmir’de de böyle bir durum asla söz konusu deÄŸildir. İnÅŸallah İzmir yakında bu istismarcılardan kurtulacak, sahip olduÄŸu potansiyeli hakkıyla deÄŸerlendirerek büyük ve güçlü Türkiye fotoÄŸrafında hak ettiÄŸi yeri alacaktır.”
Erdoğan, bağnazlıktan, ideolojik saplantılardan, altı boş korkulardan kurtulan her İzmirli ile şehrin geleceği için birlikte çalışacaklarını belirterek, şöyle devam etti:
“Ülkesine ve milletine ihanet etmemiÅŸ, terör örgütleri ile arasına mesafe koymuÅŸ herkese baÅŸka hiçbir ÅŸart koÅŸmaksızın kapımız açıktır. Hedefimiz, ülkemizin 82 milyonunun her ferdine gönül köprüsü kurarak, Türkiye’yi önce 2023 hedeflerine ulaÅŸtırmak, ardından da yeni nesillere 2053 ve 2071 vizyonlarımızı emanet etmektir.”
Son yıllarda ardı ardına yaÅŸanılan saldırıların, Türkiye’nin bu konudaki kararlılığından kaynaklandığını bildiklerini dile getiren ErdoÄŸan, “Türkiye’nin demokrasisini sarsamayanlar, güvenliÄŸine ve huzuruna zarar veremeyenler, birliÄŸimizi ve beraberliÄŸimizi bozamayanlar, ekonomimizi yıkamayanlar sürekli yeni arayışlar içindeler. Milletimiz bir, iri, diri, kardeÅŸ ve hep birlikte Türkiye olarak önümüze kurulan tuzakların hepsini de parçalayarak yoluna devam ediyor.” diye konuÅŸtu.
“Ekonomimiz bütün bunlarla birlikte dimdik ayakta duruyor”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, geçen 6 yılda Türkiye’nin yaÅŸadığı sınamalara dayanabilecek pek az güç olduÄŸuna iÅŸaret etti.
“Biz maruz kaldığımız saldırılara karşı her cephede yürüttüğümüz mücadeleyi kazanarak, dimdik ayakta olduÄŸumuzu gösterdik.” diyen ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurmak istemediler mi? İstediler. Peki, biz onlara fırsat verdik mi? Vermedik. Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Besler Deresi’nde neresinde bunların illerine girdik mi? Girdik ve ne dedik? Onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Kaçtılar, kovaladık, kaçtılar kovaladık ve ÅŸimdi Suriye tarafına kaçmaya çalışıyorlar ama oraya kaçamayacaklar. Çünkü ona göre oralarda farklı stratejiler uyguluyoruz, farklı oralarda tedbirler aldık. Bütün bunlara raÄŸmen artık bakın biz kendi silahımızla, kendi savunma sistemlerimizle bu mücadeleyi sürdürüyoruz ve ekonomimiz bütün bunlarla birlikte dimdik ayakta duruyor.”
ErdoÄŸan, Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlerin, her yolu denemelerine raÄŸmen baÅŸarılı olamadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Sokaklarımızda kaos çıkarmayı denediler, izin vermedik. Terör örgütlerini kullanarak ÅŸehirlerimizi kana ve ateÅŸe boÄŸmaya kalktılar, balyoz olup tepelerine bindik. Devlet içinde örgütlenmiÅŸ yapılarını kullanarak envai çeÅŸit darbe giriÅŸimlerinde bulundular, milletimizle birlikte hepsini de boÅŸa çıkardık. Terör örgütleriyle ülkemizi güneyden kuÅŸatmaya çalıştılar, bu projeyi de paramparça ettik. Ekonomimizi çökertmek için kur, faiz, enflasyon üçgeninde bir oyun kurdular, aldığımız tedbirlerle bunun da üstesinden geldik. Uluslararası alanda Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için binbir yalanı, iftirayı, çarpıtmayı devreye soktular, her platformda hakikatleri anlatarak, bunun da önünü kestik. Netice olarak, yedi düvele karşı verdiÄŸimiz mücadele ile ülkemizi içine düşürülmek istendiÄŸi sinsi oyundan kurtarmayı baÅŸardık. Ama bir husus var ki onun çözümü konusunda halen mesafe katedemediÄŸimizi itiraf ediyorum. Evet, Türkiye’de her alanda tarihi önemde kazanımlar saÄŸladık. Sadece muhalefet anlayışın geliÅŸtirme konusunda baÅŸarılı olamadık. Tam bu konuda ümitlenmeye, ‘acaba’ demeye baÅŸlıyoruz, iÅŸte o anda birileri çıkıyor, ‘Biz deÄŸiÅŸmedik, deÄŸiÅŸmeyeceÄŸiz’ dercesine milletimize hakaret ediyor, ülkemize zarar verecek iÅŸlere giriÅŸiyor. Bu zihniyetin en baÅŸta gelen temsilcisi de CHP Genel BaÅŸkanı olan zattır.”
“CHP’nin genel baÅŸkanı kim olacak’, bununla mı uÄŸraÅŸacağım”
ErdoÄŸan, CHP Genel BaÅŸkanının her ne kadar ülkeye, millete ve partiye hayrı dokunmuyorsa da kendisinin yeni nesillere “kötü siyasetçi nasıl olur” dersi için mükemmel bir örnek teÅŸkil ettiÄŸini vurgulayarak, ÅŸunları kaydetti:
“Bu zatın hezeyanlarını anlatırken, söyleyebileceÄŸimiz en kibar ifadeleri kullanmaya çalışıyorum. İşte son zamanda maalesef bir iftira…NeymiÅŸ? ‘Bir CHP’li, benim makamıma gelmiÅŸ, ‘CHP’ye genel baÅŸkan olabilirim…’ Bunu benle müzakere etmeye gelmiÅŸ. Bir gazetede bir köşe yazarı bunu yazmış, oradan alıntı yapıyor. Bugün meydanda söyledim, ÅŸimdi de bu önemli toplantıda söylüyorum. Bakın çok açık, net. Åžu anda kameralar karşımızda, diyorum ki; EÄŸer böyle bir ÅŸey olduysa ben CumhurbaÅŸkanlığımı ortaya koyuyorum ama Bay Kemal Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bela olmaktan ayrılacak mı, ayrılmayacak mı? O da kendini ortaya koysun. Benle CHP adına gelip de pazarlığa oturan kim? Çıksın açıklasın. Onu açıklayamam diyor. Peki o zaman nasıl böyle bir ÅŸey konuÅŸabilirsin? Sıradan bir olay deÄŸil. Yani Tayyip ErdoÄŸan’ın iÅŸi gücü yok da ‘CHP’nin genel baÅŸkanı kim olacak’, bununla mı uÄŸraÅŸacağım?”
CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun “Bay Kemal olmak kolay deÄŸil” dediÄŸini hatırlatan ErdoÄŸan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerçekten de Bay Kemal olmak kolay deÄŸil. Bunun için önce bürokrat olarak SSK’yı batıracaksın, Türkiye’nin en büyük kurumunu eÅŸini dostunu doldurarak, erken emekliliÄŸin önüne geçmeyerek, saÄŸlık kurumlarını en rezil ÅŸekilde yöneterek, bütçesini çarçur ederek, mahvedeceksin, ardından siyasete girecek, verdiÄŸin her sözden dönecek, ettiÄŸin her yemini yutacaksın. Kaset komplosuyla partin çalkalanırken önce aday olmayacağım diyecek, ertesi gün adayım diyerek ortaya çıkacaksın. Kumpasla düşürülen genel baÅŸkanının koltuÄŸuna oturacak ve hemen diyet borcu ödemeye baÅŸlayacaksın. Ancak bu ÅŸekilde Bay Kemal olunabilir.”
“İşte senin adın Bay Kemal”
CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun, genel baÅŸkanlığı boyunca partisine seçim kaybettirdiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Her seçimden önce ‘Birinci parti olamazsak, gereÄŸini yerine getiririm’ diyeceksin, sandıkta hezimete uÄŸradıktan sonra ise hiçbir ÅŸey olmamış gibi davranacaksın. Her fırsatta yabancılara ülkeni kötüleyeceksin, hatta bununla kalmayıp, yatırımcılara ‘Can güvenliÄŸi, mal güvenliÄŸi yok, Türkiye gelmeyin.’ diyor. Bu, sinsi mesaj yoluyla ülkeye ihanettir. Türkiye’nin baÅŸarılarının tamamının üzerini örtüp ülkeyi biten, batan, herkesin birbirini boÄŸazladığı, herkesin malının çalındığı bir yer gibi anlatacaksın. Çünkü Bay Kemal olmak için bunları yapmak ÅŸart.”
KılıçdaroÄŸlu’nun terör örgütlerine karşı verilen mücadelede ülkenin deÄŸil, teröristlerin yanında yer aldığını vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, şöyle devam etti:
“Duydunuz mu, bir gün Bay Kemal’den ‘PKK terör örgütüdür, YPG terör örgütüdür.’ dediÄŸini? Duyamazsınız. Çünkü onlarla Ankara’dan İstanbul’a elele, kol kola yürüyen o deÄŸil miydi? O. Åžehirlerimizi iÅŸgale yeltenen teröristlere, ‘Hendek kazan arkadaÅŸlar’ diyeceksin, sınırlarımız boyunca terör koridoru kurmak isteyen terör örgütünü, ‘Kendi vatanın kurtarmak için çalışan oluÅŸum’ diyerek aklamaya çalışacaksın, belediyeleri terör örgütüne teslim edenlerin görevden alınmalarına karşı çıkacak ama burada iÅŸlenen suçlara ses çıkartmayacaksın. Çocukları daÄŸa kaçırılan annelere gözünü ve gönlünü kapatacak, terör örgütünün organize ettiÄŸi her eyleme destek vereceksin, Diyarbakır’da aÄŸlayan annelerin yanında yer almayacaksın. İşte senin adın Bay Kemal.
Savcımızı görevi başında ÅŸehit eden alçak teröristlere arka çıkacak, arkadaÅŸlarını gönderip onların yoldaÅŸlarını alınlarından öptüreceksin. 15 Temmuz darbe giriÅŸiminin yaÅŸandığı gece milletimiz tankların, savaÅŸ uçaklarının, helikopterlerin, namluların karşısına cesaretle dikilirken sen benden iki saat önce havalimanına geleceksin ve havalimanından sıvışıp tankların arasından Bakırköy Belediyesine gidip orada BaÅŸkanın evinde televizyon seyredeceksin, kahveni de orada yudumlayacaksın. Çünkü Ancak bu ÅŸekilde Bay Kemal olunur.”
“Yalanlarını tekrarlamaktan vazgeçmeyeceksin”
CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, “Eline tutuÅŸturulan yalan yanlış bilgileri güya çok önemli ÅŸeyler ifÅŸa ediyor edasıyla okuyacaksın, gerçekler önüne konduktan sonra da yüzün kızarmadan aynı iftiralara devam edeceksin. DoÄŸru olmadığını bildiÄŸin hadiseleri defalarca tekrar edecek, tepki görünce bir süre bekleyip sonra yine aynı ÅŸeyleri söylemeyi sürdüreceksin. Millet yüzüne de tükürse, mahkemeler tazminat üstüne tazminata hükmetse, yalanlarını tekrarlamaktan vazgeçmeyeceksin.” diye konuÅŸtu.
KılıçdaroÄŸlu hakkında açtığı bir davadan daha 50 bin lira tazminat kazandığını bildiren ErdoÄŸan, “Arka arkaya ilk derece mahkemelerinde neticeler geliyor ama ne utanır ne sıkılır. Çünkü kendi parasından vermiyor. Büyük ihtimalle CHP’nin kasasında veriyor. Tüm dünyanın baÅŸarısını teslim ettiÄŸi görüşmeleri, müzakereleri, mutabakatları, harekatları tam tersinden anlatmak için sürekli ıkınıp sıkınacaksın. Amerika seyahatimize bile gölge düşürmek için neler yaptı neler. Neler yaparsan yap, bütün dünya, dünya medyası bu seyahati nasıl deÄŸerlendiriyor, sen nasıl deÄŸerlendiriyorsun?” diye konuÅŸtu.
CHP Genel BaÅŸkanı KılıçdaroÄŸlu’nun Savunma sanayisini güçlendirmek için atılan her adımı kötüleyerek daha etkin ve verimli üretim için yapılan iÅŸletme devri çalışmalarını da karaladığını belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:
“İşte Arifiye’deki Palet Fabrikasıyla ilgili her türlü yalanı söylüyor. ‘Sattılar’ diyor. Be vicdansız, satılan bir ÅŸey yok. Yalan söyleme. BMC İzmir’de biliyorsunuz bir fabrikadır. BMC ile Katar ortaklaÅŸa burada iÅŸletme hakkını alıyorlar ama iÅŸletme hakkını alırken de 50 milyon dolar Arifiye’ye harcama yapma kararını anlaÅŸmaya koyuyorlar. Personel çıkarma diye de bir ÅŸey yok. Bu ÅŸekilde yapılan anlaÅŸmayla adım atılıyor. Bu çıkıyor, yalanı nasıl söylüyor? Diyor ki ‘Arifiye’yi sattılar.’ Daha ne diyelim buna? Her türlü ÅŸey ortada.
EÄŸer burada yasal olmayan bir ÅŸey varsa, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti, müracatını yaparsın ama idare hukuku açısından ama Danıştay açısından gerekli karar verilir. Yapılan her ÅŸey hukukidir. Satılan bir ÅŸey yoktur ve burası tamamıyla Katar Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında kurulmuÅŸ olan ÅŸirketin, ki bu ÅŸirket de Türkiye’de BMC’dir, ortaklaÅŸa Katar Devleti’yle BMC’nin burada bizim tanklarımızın bakımı, burada hatta yenilerinin üretilmesine de geçecekler. Bundan rahatsız oluyor.”
CHP’li belediyelerden işçi çıkartımı
KılıçdaroÄŸlu’nun seçimlerden önce hiçbir belediyede kimsenin iÅŸten çıkarılmayacağı üzerine namus sözü verdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, “Televizyonlarda falan dinlemedik mi? Peki seçimden sonra ne oldu? İşçi, emekçi kıyımı baÅŸladı. Genel merkez binanızın önüne kadar yürüyüp ‘Ne oldu senin namus sözüne’ diye soranları duymazdan geldin. Namus, sıradan bir iÅŸ deÄŸil. Sürekli onurdan haysiyetten, vatandan, dürüstlükten bahsedeceksin, bunların hiçbirine sahip olmayacaksın.” dedi.
KılıçdaroÄŸlu’nun parti içindeki rakiplerini yok etmek için her yolu denediÄŸini, aday belirlemelerinde ortalığı kırıp geçirdiÄŸini ifade eden ErdoÄŸan, ÅŸunları ifade etti:
“Ama diÄŸer yandan sürekli demokrasiden hukuktan, haktan, adaletten bahsedeceksin. Asla öyle bir durum olmadığı açıklandığı halde Külliye’ye gelip benimle görüşen bir CHP’li olduÄŸunu iddia edeceksin. Kendi genel baÅŸkanlığını korumak için ÅŸahsımın birilerine CHP Genel BaÅŸkanlığı teklif ettiÄŸi yalanını ortaya atacaksın.
Görüldüğü gibi Bay Kemal olmak hakikaten kolay deÄŸil. Bilmem kaç yıl bürokrat, bilmem kaç yıl milletvekili, bilmem kaç yıl Anamuhalefet partisinin genel baÅŸkanı olarak bu devletten maaÅŸ alacaksın ama geride hiçbir eser bırakmayacaksın. Ülkenin geliÅŸmesi, milletin refahının yükselmesi için yapılan her yatırımı, engellemenin atılan her adımın önünü kesmenin çabası içinde olacaksın, sonra da çıkıp ‘sorunları biz çözeriz’ diyeceksin.
Demokratlığı kimseye bırakmayacaksın ama her fırsatta faşizmin en ilkel uygulamalarını sergilemekten kaçınmayacaksın. Milletin değerlerine saygılı olma iddiasını elden bırakmayacaksın ama milletin değerlerine yönelik saldırılar karşısında ya suskun kalacak ya da yapılan terbiyesizlikleri savunacaksın. Çünkü başka türlü Bay Kemal olunamaz.
Aslında bu zatla ilgili harcadığımız ÅŸu nefesin bile beyhude olduÄŸunun farkındayız. Suriye’de harekatımızın sürdüğü, Meclis’in 2020 bütçesi için gece gündüz çalıştığı, uluslararası alanda ülkemize yönelik haksız uygulamalarla mücadele ettiÄŸimiz bir dönemde bu zata vakit ayırmak gerçekten israftır. Ancak bu zatın hezeyanlarını cevapsız bıraktığımızda iftira çıtasını yükseltiyor, yalan yelpazesini geniÅŸletiyor, terbiye sınırlarını iyice aşıyor. Bu sebeple ara sıra kendisinin hatırını sormak durumunda kalıyoruz. Hiç ümidimiz yok ama ÅŸayet bir gün gerçekten bu ülkenin hayrına iÅŸler yapmak isterse kendisine kapımızın açık olduÄŸunu da söylemek isterim. Tüm meselelerinin üstesinden gelmeyi baÅŸaran Türkiye’nin muhalefet sorununu da bir gün çözüme kavuÅŸturacağına inanıyorum.”
Kaynak: AA

