Erdoğan: Yeni bir şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz

Erdoğan Yeni bir şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz

Erdoğan Yeni bir şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomimize kurulan tuzakları bozarak yeniden hedeflerimize odaklandık. Şimdi de hem büyümeyi, üretimi, ihracatı, istihdamı güçlendirerek yeni bir şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “2019 Yılı Değerlendirme Toplantısı“nda konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtikten sonra yürütmenin faaliyetlerini 100 günlük periyotlar halinde takip etmeye başladıklarını belirten Erdoğan, birinci ve ikinci 100 günlük icraat programlarını milletle paylaştıklarını söyledi.

Bakanlıkların ve kurumların icraatlarının takibini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay vasıtasıyla çeyrek dilimler halinde sürdürdüklerini aktaran Erdoğan, yılda iki defa da bu değerlendirmeyi şahsen milletle paylaşacağını kamuoyuna açıkladığını hatırlattı.

Bugün 2019 yılının toplu değerlendirmesini yapmak ve 2020 çalışmalarını paylaşmak için bir araya geldiklerini ifade eden Erdoğan, yetkiyi doğrudan milletten alan bir hükümet olarak yaptıklarının hesabını millete vermenin en başta gelen görevleri olduğunu bildirdi.

Yeni yönetim sisteminin en büyük özelliğinin eskiden çok ciddi zaman ve enerji kaybına yol açan düzenlemelerin hızlı ve etkin şekilde yapılabilmesine imkan sağlaması olduğunu dile getiren Erdoğan, “İtimadın takip ve kontrole mani olmadığı anlayışıyla bakanlıklarımızın ve kurumlarımızın faaliyetlerini yakından izliyoruz. Böylece aksaklıkları ve eksiklikleri vakitlice belirleyerek çözüm yolları bulma ve hızlıca hayata geçirme imkanı elde ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de çeyrek dilimler halinde takibi, her 6 ayda bir de sonuçları milletimizle paylaşmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

 

Bundan yaklaşık 9 yıl önce, 2011 yılında, 2023 hedeflerini milletin takdirine sunduklarını anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2023 hedefleri, o günden bugüne tüm çalışmalarımızda bizim için bir yol haritası, bir pusula görevi görmüştür. Türkiye’nin 2023 yürüyüşü, içeride ve dışarıda pek çok kesimi rahatsız etmiştir. Dikkat ederseniz ülkemize yönelik saldırılar, bu süreçte tarihte eşi benzeri görülmemiş bir şekilde artmış ve çeşitlenmiştir. Yaşadığımız bu kesintisiz saldırı döneminin amacının ülkemizi 2023 hedeflerine ulaşmaktan alıkoymak olduğu açıkça ortadadır. Hamdolsun, Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle, bu saldırıların hepsini de boşa çıkardık. Sokaklarımızı kaosa teslim etmedik. Terör örgütlerine boyun eğmedik. Meydanı darbecilere bırakmadık. Ülkemizin güney sınırları boyunca kuşatılmasına rıza göstermedik. Ekonomik tetikçilere de teslim olmadık. Evet, çok büyük bedeller ödedik, çok acı kayıplar verdik, çok sinsi tuzaklarla karşılaştık ama hepsinin de üstesinden gelmeyi başardık. 2019 yılı, işte bu sıkıntıları tüm ağırlığıyla hissettiğimiz bir yıl oldu.”

“Milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdik”

Türkiye için yazılan senaryolarda 2019’un bir yıkılış ve teslim oluş yılı olarak öngörüldüğünü belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Rabbimize binlerce şükürler olsun ki, biz 2019 yılını yeniden yükseliş yılı haline dönüştürdük. Milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdik. Terör örgütlerini sınırlarımızdan uzaklaştırdık. Darbecilere dünyayı zindan ettik. Sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu parçaladık. Ekonomimize kurulan tuzakları bozarak yeniden hedeflerimize odaklandık. Şimdi de hem büyümeyi, üretimi, ihracatı, istihdamı güçlendirerek hem Akdeniz başta olmak üzere uluslararası alandaki haklarımıza sahip çıkarak, yeni bir şahlanış döneminin kapılarını açıyoruz. Bu bakımdan 2019 yılı icraat sonuçları, Türkiye’nin en zor şartlarda bile neler yapabileceğini gösteren bir başarı hikayesidir. İnşallah 2020 yılında her alanda çok daha fazlasını gerçekleştirerek milletimize bize verdiği hasbi destek ve yaptığı fedakarlıklar için borcumuzu ödemeye çalışacağız. Bu büyük milletin, şartlar ne olursa olsun istiklali ve istikbali için destan yazmaya devam edeceğini, içeride ve dışarıda herkese göstereceğimiz bir yıla giriyoruz. Dört gözle Türkiye’nin tökezlemesini ve yere kapaklanmasını bekleyenleri hüsrana uğratmayı sürdüreceğiz. Bunu yaparken kendimizi sürekli muhasebeye çekmeyi ihmal etmiyoruz.”

Bu anlayışla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birinci yılı vesilesiyle, yeni yönetim sistemiyle ilgili kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarına işaret eden Erdoğan, “Sonuçta ifade edilen sorunların yüzde 98’inin yeni yönetim sisteminden değil, eski sistemin alışkanlıklarıyla iş yapma eğiliminden kaynaklandığını gördük.” dedi.

Bu tespit ışığında tıkanıklık noktalarını çözecek bir dizi tedbir geliştirerek adım adım hayata geçirmeye başladıklarını ifade eden Erdoğan, aynı şekilde gelecek dönemle ilgili orta ve uzun vadeli planları hazırladıklarını, Meclis tarafından da kabul edilen 11’inci Kalkınma Planının, 2019-2023 dönemini kapsayan orta vadeli yol haritası olduğunu söyledi. Erdoğan, “Daha fazla değer üreten, daha adil paylaşan, daha güçlü ve müreffeh Türkiye” şiarıyla hazırladıkları bu planı, yıllık programlar ve çeyrek dönemlik izlemeler vasıtasıyla adım adım uygulayacaklarını bildirdi.

“Yaklaşık 68 milyar lira bütçe kullandık”

Geçen yılı zor ama bir o kadar da verimli çalışmalarla kapattıklarını belirten Erdoğan, genel tabloya bakıldığında, 2019 yılı icraat programlarında yer alan 1451 eylemin 1161’ini tamamlandıklarının görüldüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bütçe konusundaki tüm sıkıntılara rağmen, 2019’un birinci yarısındaki eylemlerde yüzde 98, ikinci yarısındaki eylemlerde ise yüzde 89 gerçekleşme oranı yakaladık. Bu eylemlerin hayata geçmesi için yaklaşık 68 milyar lira bütçe kullandık.” bilgisini paylaştı.

Hükümete ilk geldiklerinde Türkiye’yi 4 sütun üzerinde yükselteceklerinin sözünü verdiklerini, bunları da eğitim, sağlık, adalet ve emniyet olarak belirttiklerini anımsatan Erdoğan, gerek Türkiye genelinde gerekse illerde hayata geçirdikleri icraatları da hep bu önceliklere göre anlatmayı tercih ettiklerini söyledi.

Şimdi de 2019 yılı değerlendirmesini aynı şekilde yapacaklarını, bunun için eğitimle başladıklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz 17 yılda eğitim-öğretimde, öncelikle altyapıyla ilgili eksikleri gidermenin gayreti içinde olduk. Çocuklarımızı 70-80 kişilik sınıflardan kurtarmak ve üniversite kapılarında yaşanan yığılmaları önlemek için kolları sıvadık. Öğretmen sayısını 652 bin ilaveyle 947 bine çıkardık. Derslik sayısını 316 bin ilaveyle 589 bine yükselttik. Üniversite sayısını 131 ilaveyle 207’ye, akademik personel sayısını 98 bin ilaveyle 169 bine ulaştırdık. Üniversitelerimizdeki öğrenci sayısı ise 1,6 milyondan 8 milyona tırmandı. Üniversitelerimizle alakalı olarak birileri şunu söyleyebilir, ‘Bu rakamlar iyi de kalite…’ Onların tespiti de doğru olabilir. Bizim üniversite öğrenci adaylığımızda 10 öğrenciden 1 kişi üniversiteye girerken hamdolsun şimdi neredeyse 10’da 10 üniversiteye girer duruma geldik. Bu nedir? Bu şu anda keyfiyet itibariyle sıkıntımız olabilir ama inşallah bu adımlarla beraber keyfiyeti de yakalayacağız ve keyfiyeti de yakalamak suretiyle bu öğrencilerimiz batıyla kesinlikle yarışır hale gelecektir.”

“Bu yılın ilk yarısında 21 yurdu daha hizmete açıyoruz”

Gençlere, ailelerine yük olmadan üniversite eğitimlerini tamamlayabilmeleri için her türlü desteği verdiklerini belirten Erdoğan, yıllarca protestolara konu olan üniversite harçlarını kaldırdıklarını söyledi.

Erdoğan, “Gençlerimiz bu harçlarla ilgili hep protestolar yapıyorlardı. Şimdi harç diye bir şey kaldı mı? Bunu kaldıran AK Parti iktidarıdır.” diye konuştu.

Lisans öğrencilerinin kredi-burs desteğini yılbaşı itibarıyla 550 liraya, yüksek lisansta 1100 liraya, doktorada ise 1650 liraya yükselttiklerini bildiren Erdoğan, yurtlarda kalan öğrencilere aylık 420 lira da beslenme yardımı yaptıklarına değindi.

Yurtlarda kalan öğrencilerin barınma sorununu çözmek için yatak sayısını 182 binden 677 bine ulaştırdıklarını anlatan Erdoğan, ekrana yansıtılan yurt görüntülerini işaret ederek, “Odalarımız gayet güzel görüyorsunuz.” ifadesini kullandı.

“Bu yılın ilk yarısında 13 bin 750 yatak kapasiteli 21 yurdu daha hizmete açıyoruz.” diyen Erdoğan, bu tür lüks yurtlarla birlikte öğrencilerin artık barınma sorununu da büyük oranda çözeceklerini belirtti.

İlk ve ortaöğretimde hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm öğrencilere ders kitaplarını ücretsiz verdiklerini hatırlatan Erdoğan, “Ne çileler çektik ya biz, kırtasiyeci dükkanına giderdik bir hafta sonraya gün verirlerdi. O da şu anda bizim dağıttığımız kitaplar gibi kitaplar değil, ne yazık ki baskılarıyla, kaliteleriyle ele alınacak gibi olmayan, hatta biz teksir kağıdından yapılmış notlarla okurduk, üst sınıflardaki abilerimiz bize o teksir notlarını bile satmazlardı, bunları yaşadık.” şeklinde konuştu.

Ekrana yansıtılan kitapları gösteren Erdoğan, “İşte bunları şimdi sıralarının üzerinde yavrularımız görüyor ve öz güveniyle de geleceğe yürüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Mesleki eğitim-öğretim merkezlerini güçlendiriyoruz”

Okulların hangi alanda desteklenmesi gerektiğini gösterecek Okul Profili Değerlendirme Sistemini 2019’da oluşturduklarını ve üç ay içinde hayata geçireceklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“2019 yılında, ezberlemeyi değil, tasarlamayı, analitik düşünmeyi ve üretkenliği teşvik eden 5 binden fazla Tasarım Beceri Atölyesini okullarımızda hizmete açtık. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyinde, bu yılın ilk altı ayında 2 bin ve izleyen dönemde 10 bin daha Beceri Atölyesi kurmayı planlıyoruz. Mesleki eğitim-öğretim merkezlerini güçlendiriyoruz. Bu okullarda çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitim-öğretimi alan gençlerimizin, fark derslerini yine aynı yerlerde vererek lise diplomasına sahip olabilmelerinin önünü açıyoruz.”

Savunma sanayi, otomotiv, biyoteknoloji ve uzay-havacılık gibi alanlarda teknik iş gücü yetiştirilmesine 2019 yılında daha çok öncelik verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleceğin mesleklerini şekillendirecek olan öğretmenlerimizin hizmet içi eğitimlerini de ihmal etmiyoruz. Özel eğitime ihtiyacı olan çocuklarımızın giderlerini, sosyal güvencesi olup olmadığına bakmaksızın karşılıyoruz. Zihinsel ya da bedensel engelli, konuşma bozukluğu ya da öğrenme güçlüğü olan öğrencilerimiz için geçtiğimiz yıl 143 bin nitelikli eğitim materyali geliştirerek, 6 bin özel eğitim sınıfını kullanıma sunduk. Dijital içerikli özel eğitim materyallerinin oluşturulmasına yönelik çalışmaları 2019 yılında başlattık, bu yıl erişime açıyoruz. Önümüzdeki dönemde kaynaştırma eğitimi, özel eğitim sınıfları, evde veya hastanede eğitim hizmetlerimizi artırarak, engelleri eğitimle aşmaya devam edeceğiz.” bilgisini paylaştı.

“Sağlık hizmetleri kalitesi, tüm dünyaya örnek olacak düzeyde”

Sağlığın en büyük reformları gerçekleştirdikleri alanların başında geldiğine işaret eden Erdoğan, vatandaşları hastane kapılarında eziyet çekmekten kurtaracak ve herkese insanca hizmet verecek bir sistem kurmaya çalıştıklarını söyledi.

“Ülkemizde uygulanan genel sağlık sigortası ve sağlık hizmetleri kalitesi, tüm dünyaya örnek olacak düzeye geldi.” ifadesini kullanan Erdoğan, 17 yılda hastane ve diğer yataklı tedavi kurumlarının sayısını 2 bin 600’den 5 bin 500’e yükselttiklerini belirtti.

Ekrana yansıtılan görüntüye işaret eden Erdoğan, “Yatak kalitesinden odaların kalitelerine varıncaya kadar… Buralarda da neler çektik, adeta koğuş sistemiyle maalesef içerideki tuvaleti vesairesine baktığınızda her türlü pisliğin olduğu dönemlerden geliyoruz. Ben birilerini şu anda eleştirecek değilim, onu zaten milletimiz gayet iyi biliyor. Fakat biz Kanuni’nin ‘halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’ diyerek yatırımları hiç esirgemeden bu alana yaptık.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hastanelerimizin toplam yatak sayısını 240 bine, nitelikli yatak sayısını 145 bine çıkarttık. Doktor sayımızı 92 binden 161 bine, toplam sağlık çalışanı sayımızı ise 378 binden 1 milyon 25 bine çıkardık. Ülkemizde kişi başına yapılan sağlık harcamasını, bakınız ekranları başında bizi izleyen milletime de sesleniyorum, kişi başına sağlık harcamasını 19 liradan 140 liraya çıkartırken, vatandaşlarımızın ceplerinden yaptıkları harcama oranını yüzde 20’den yüzde 17’ye gerilettik.” şeklinde konuştu.

Adana, Isparta, Mersin, Yozgat, Kayseri, Elazığ, Eskişehir, Manisa, Bursa ve Ankara Bilkent Şehir Hastanelerini milletin hizmetine sunduklarını aktaran Erdoğan, “Bu yıl Konya Karatay, İstanbul İkitelli, Tekirdağ, Kocaeli ve İzmir Bayraklı Şehir Hastanelerinin açılışlarını da yapacağız.” ifadesini kullandı.

İnşaatı devam eden 64 sağlık tesisini tamamlayarak hizmete açacaklarını ve 19 sağlık tesisinin daha inşaatına başlayacaklarını kaydeden Erdoğan, “Tüp bebekten irsi hastalıkların tedavisine, psikososyal ve ruhsal problemlere kadar pek çok hizmeti sosyal güvenlik kapsamına aldık. Kanser tedavisinde oldukça yüksek bedeli olan işlemlerden ilave ücret alınmasının önüne geçtik. 2019 yılı itibarıyla antiserum üretimine başladık.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık turizmi yoluyla ülkemize gelen hasta sayısı 2019 Kasım sonu itibarıyla yıllık 470 bine ulaştı. Bu sayıyı önce 750 bine, ardından 1,5 milyona yükseltmeyi hedefliyoruz. Ayrıca bu kapsamda tedavi öncesinde ve tedavi sonrasında hastaları takip etmek üzere, yurt dışında 20 teşhis merkezi kuracağız.” şeklinde konuştu.

“Sigaraları ayaklarınızın altına alın”

Sigara başta olmak üzere tütün mamülleriyle mücadele kapsamında, 2019 yılında başlattıkları tek tip sigara paketi uygulaması ile bu alanda 7’nci ülke olduklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şimdi buradan tüm milletime sesleniyorum; gelin kendi kendinizin düşmanı olmayın, artık bu sigaraları ayaklarınızın altına alın, içmeyin daha dinamik, daha sağlıklı olarak geleceğe yürüyün. Sağlık, spor ve eğitim hizmeti veren yerlerde sigara satışını tümüyle yasakladık. İnternet dahil her yerde, sigarayı özendirecek görüntülerin kullanılmasının önüne geçtik. Dumansız hava sahası uygulamasında mevzuattaki boşlukları ortadan kaldırarak, daha etkin bir mücadele yürüteceğiz. Ben milletimi seviyorum, milletimin düşmanı değilim, onun için biz sigarayı yasaklıyoruz. Onun için de kimde sigara paketi yakalarsam almaya çalışıyorum, zira onları bu beladan kurtaralım istiyorum.”

Türkiye’de madde bağımlılığı nedeniyle 1 milyon kişi başına düşen ölüm ortalamasının 11,4 düzeyinde iken 2019 yılında 3,3’e gerilediğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Doktorlarımızın, hemşirelerimizin ve diğer sağlık personelimizin güvenliğini en üst seviyede tutmaya devam edeceğiz. Bunun için kapsamlı bir Sağlıkta Şiddeti Önleme Eylem Planı hazırladık. Yerli ilaç üretimi ve yerli plazmadan kan ürünleri üretimi 2020’de de gündemimizin ilk sıralarında yer alacak. Yerli ilaç ve plazma üretimi ile yerli cihaz geliştirilmesi konusunda engel çıkartanların yaptıkları vatana ihanetle eşdeğerdir. Bu konuda kimseye müsamaha göstermeyeceğiz.”

“Adaletli bir infaz rejimi üzerinde çalışıyoruz”

Erdoğan, konuşmasında, adalet ve güvenlik alanlarında yapılan çalışmalara ilişkin de bilgi verdi.

Adalet hizmetlerinde, mevzuattan alt yapıya, ceza infaz kurumlarından yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına kadar önemli gelişmeler katedildiğini belirten Erdoğan, hakim savcı sayısını 9 bin 349’dan 2019 yılı sonu itibarıyla 20 bin 629’a, yardımcı personel sayısını 51 binden 138 bine çıkardıklarını bildirdi.

Mahkeme sayılarını yüzde 82 artırdıklarını ve 256 adalet sarayı inşa ederek yargının işleyişini kolaylaştırdıklarını dile getiren Erdoğan, istinaftan ihtisaslaşmaya, ombudsmanlıktan Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK) yeniden yapılandırılmasına ve askeri mahkemelerin kaldırılmasına kadar pek çok tarihi reform yaptıklarını söyledi.

Erdoğan, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesini, hukukun üstünlüğünün temel şartı olarak gördüklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yargı Reformu Strateji Belgemizi, 2019 Mayıs’ında milletimizle paylaşmıştık. Belgedeki hedeflerin gerçekleştirilmesi amacıyla hazırlanan birinci yargı paketi, yine geçtiğimiz yıl Mecliste kabul edilerek kanunlaştı. Bu düzenlemeyle ceza adaleti sistemine ‘seri muhakeme usulü’ ve ‘basit yargılama’ adı altında iki yeni uygulama da kazandırdık.

Kamu vicdanını rahatsız etmeyecek, suçluların cezalarını çektiği, ceza adaleti sisteminin amacına uygun, ölçülü ve adaletli bir infaz rejimi üzerinde çalışıyoruz. Aynı şekilde, önemli bir çalışma olan insan hakları eylem planını da birkaç ay içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. İnfaz düzenlemesini de içeren ikinci yargı paketinin hazırlıklarını tamamladık, birkaç hafta içinde Meclis gündemine getiriyoruz.”

Arabuluculuk benzeri idari sulh sistemi düzenlemesi yakında Meclis’te

Erdoğan, vatandaşların devletle olan hukuki ihtilaflarının yargıya gitmeden, arabuluculuk benzeri bir idari sulh sistemiyle çözümünü içeren düzenlemenin bir başka önemli reform olduğunu söyledi.

Bu uygulamayla, vatandaşların idareyle ya da kamu kurumlarının kendi aralarındaki uyuşmazlıklarının zahmetsiz ve hızlı şekilde çözülmesini amaçladıklarını kaydeden Erdoğan, bu konudaki hazırlıkları 2019’da tamamladıklarını, yakında konunun Meclis gündemine geleceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nöbetçi noterlik uygulamasına geçmenin yanında, dijital bağlantıyla bir noterde yapılan işleme ait belgenin diğer noterlikten alınabilmesini sağladıklarını hatırlatarak, noterliğe girişte sınav usulünün getirilmesi ve noter yardımcılığı müessesesinin kurulmasının bir başka yenilik olacağını bildirdi.

Veraset ilamlarında olduğu gibi, bazı çekişmesiz yargı işleriyle henüz dava açılmamış aşamadaki delil tespitlerinin noterlikler tarafından yapılmasının, yargının iş yükünü azaltacağını vurgulayan Erdoğan, “Elektronik tebligat sistemiyle, yargı sürecinde bu sebeple oluşan hataların ve gecikmelerin önüne geçtik. Bu sistemle şu ana kadar 17 milyondan fazla e-tebligat gönderimi yapılarak, 210 milyon liranın üzerinde tasarruf sağlandı.” diye konuştu.

Erdoğan, 2019’da yeni adli yıla girerken 4 yeni bölge adliye mahkemesi kurarak sayıyı 11’den 15’e çıkardıklarını söyledi.

“270 bin dosyadan 231 bini uzlaşmayla sonuçlanmıştır”

“Geç gelen adalet, adalet değildir” yaklaşımıyla, geçen yıl yargılamada hedef süre uygulamasını başlattıklarını dile getiren Erdoğan, soruşturmalarda yüzde 74, yargılamada ise yüzde 80’in üzerinde hedef sürelere uyulduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk uygulamasıyla arabulucu atanan yaklaşık 150 bin dosyanın yarıdan fazlası çözüldü. 2019 yılında uzlaştırma bürolarında görüşülen 270 bin dosyadan 231 bini uzlaşmayla sonuçlanmıştır.” dedi.

Yargı sistemine kazandırılacak önemli yeniliklerden birinin de hakim ve savcı yardımcılığı olduğuna işaret eden Erdoğan, “Yargı Reformu Stratejisi’nde geniş bir hukuk eğitimi reformu yapacağımızı belirtmiştik. Bu konuda Adalet Bakanlığının ve YÖK’ün çalışmaları devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Bir teröristin yazdığı kitabın sahnelendiği tiyatroda tiyatro izliyorlar”

Terör örgütleriyle ve asayişi bozmaya yönelik her türlü eylemle mücadelede, tarihin en başarılı neticelerinin kendi dönemlerinde alındığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“PKK/YPG’den DEAŞ’a ve FETÖ’ye kadar, ülkemize saldırması için beslenip büyütülen ne kadar örgüt varsa hepsinin başını ezdik, eziyoruz. Aynı şekilde organize suç örgütlerine de göz açtırmıyoruz. Geçtiğimiz yıl PKK’ya karşı gerçekleştirilen operasyonlarda 1250 terörist etkisiz hale getirilerek, pek çok eylem engellendi. Terör örgütünün ülkemiz içindeki silahlı unsurlarının sayısı, 2019 yılı sonu itibarıyla kuruluş döneminin dahi altına inmiştir.”

Erdoğan, Diyarbakır annelerinin kararlı duruşunun örgüt içindeki çözülmeyi artırdığını vurgulayarak, “Fakat enteresan olan bir şey var. Diyarbakır anneleri malum siyasi partinin önünde aylardır dururken, dağa kaçırılan evlatlarının resimleriyle orada o dik duruşlarını sürdürürken, bir de bakıyorsunuz ki ana muhalefetin başı ve heyeti yanında yine o partiyle birlikte bir teröristin yazmış olduğu kitabın sahnelendiği tiyatroda tiyatro izliyorlar. Ülkemizin nereden nereye, kimler vasıtasıyla, nasıl geldiğini göstermesi bakımından bu çok enteresandır. İnanıyorum ki benim aziz milletim vakti saati geldiğinde bunlara da gereken dersi verecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Güvenlik bürokrasimiz tek vücut”

Terör örgütüne katılımların neredeyse tamamen durma noktasına geldiğine işaret eden Erdoğan, “Bölgemizdeki huzur ve güven iklimi kökleştikçe, turizm başta olmak üzere, her alanda gözle görülür bir olumlu hareketlenme yaşanıyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’da millete kurşun sıkan FETÖ’yü devlet kurumlarından ve ülkeden tamamen temizleyene kadar mücadelenin süreceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“DEAŞ, El Kaide ve diğer terör örgütlerine yönelik operasyonlarda da 388 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Amacımız, 780 bin kilometrekare vatan toprağının her karışında insanlarımızın güvenli, huzurlu, geleceğinden emin bir şekilde yaşamasını sağlamaktır. Nitekim, hırsızlık olayları son üç yılda İstanbul’da günde 78’den 34’de, Ankara’da 4’e, İzmir’de ise 6’ya düştü.

Özellikle FETÖ’nün kurumlarımızdan temizlenmesiyle birlikte, güvenlik alanındaki başarılarımız arka arkaya gelmeye başladı. Güvenlik bürokrasimiz tek vücut halinde hareket ederek ülkemize yönelik tehditlerle mücadele edebilme imkanına kavuşmuştur. Şu anda polisimiz, jandarmamız, korucularımız hiçbir ayrım yok, el ele, omuz omuza terörle mücadelelerini sürdürmektedirler.”

“Yakında Milli İstihbarat Teşkilatımızın İstanbul şubesinin açılışını da yapacağız”

Yeni hizmet binası “KALE”nin açılışı geçen günlerde yapılan Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının, görev alanındaki başarılarıyla ülkenin gururu haline geldiğini anlatan Erdoğan, “Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları ile Milli İstihbarat Teşkilatımızın başını çektiği güvenlik kurumlarımız arasındaki koordinasyonu daha da geliştiriyoruz. İnşallah yakında Milli İstihbarat Teşkilatımızın İstanbul şubesinin de açılışını yapacağız. O da istihbarat teşkilatımızın her yönüyle muhkem ve bütün istihbari noktadaki teçhizatlarıyla güçlü bir ayağı olacak.” diye konuştu.

Erdoğan, Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulunu da yakında faaliyete geçireceklerini bildirdi.

Sınır Fiziki Güvenlik Sistemleri projesi kapsamında 911 kilometrelik Suriye sınırı boyunca 825 kilometre güvenlik duvarı inşa ettiklerini anlatan Erdoğan, “Güvenlik duvarının tüm elektronik aksamla nasıl güçlendirildiğini görüyorsunuz. Bu imkanlar yoktu ama bunların hepsini yaptık. Bütün dert, terör örgütlerinin buradan topraklarımıza sızmasını önleyelim.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, ayrıca 211 elektro optik kulenin kurulum çalışmalarına da başladıklarını, bu yıl doğu sınırında 117, batı sınırında 42 elektro optik kuleyi faaliyete geçireceklerin, böylece, Türkiye’nin 1182 kilometrelik doğu sınırının 740 kilometrelik kısmını, 472 kilometrelik batı sınırının ise 350 kilometrelik kısmını gözetleme imkanı bulunacağını bildirdi.

“17 yılda 750 milyar liranın üzerinde ulaşım yatırımı yaptık”

Ulaştırma ve altyapı hizmetlerine ilişkin bilgi veren Erdoğan, bu konuların hükümetlerinin en başarılı hizmet alanlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin her noktasına hızlı, konforlu ve güvenli şekilde erişilebilmesini sağlamak için 17 yılda 750 milyar liranın üzerinde ulaşım yatırımı yaptıklarını belirten Erdoğan, “Bölünmüş yol uzunluğumuzu 21 bin 64 kilometre ilaveyle 27 bin 165 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu 1346 kilometre ilaveyle 3060 kilometreye çıkardık.” diye konuştu.

Geçmişteki yolların durumunu anımsatan Erdoğan, Cumhuriyet tarihi boyunca 6 bin kilometre bölünmüş yol yapıldığını, sonrasında yapılanların tamamının kendilerine ait olduğunu anlattı. Erdoğan, yolları sadece duble yapmadıklarını, bazı yerlerde üç gidiş üç geliş, bazı yerlerde de dört gidiş dört geliş yaptıklarını, otoyollarla da yolların bir kısmını çok daha güçlendireceklerini aktardı. Bazı yerleri de özellikle viyadük ve geçişlerini çevre düzenlemesi yaparak çok daha güzel hale getireceklerini ifade eden Erdoğan, “Çünkü Türkiye başka bir ülke, yollarımız bambaşka yollar, bunu dünyaya göstereceğiz.” dedi.

Bu yolların Türkiye’deki trafiğin 2019 sonu itibarıyla yüzde 82’sine hizmet verdiğini aktaran Erdoğan, “Yol, unutmayalım medeniyettir. Su, medeniyettir. Eğer medeniyseniz yolunuz, suyunuz olacak. Eğer bunlar yoksa medenilikten kimse bahsetmesin.” değerlendirmesinde bulundu.

“Trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısı yüzde 71 azaldı”

Araç sayısındaki ve trafik hareketliliğindeki yüksek artışa rağmen, bölünmüş yollar sayesinde trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısının yüzde 71 azaldığını vurgulayan Erdoğan, bu sayıyı daha da azaltmak için her türlü tedbiri aldıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yol projeleri kapsamında dikimi yapılan ağaç sayısının 68 milyonu aştığına dikkati çekerek bu kapsamda geçen aylarda Tarım ve Orman Bakanlığı ile 11 milyon fidan dikimi yaptıklarını ve bizzat dikim törenine katıldığını anımsattı. Türkiye’nin ticaret ve turizm merkezlerini birbirine bağlayan 426 kilometrelik İstanbul-İzmir Otoyolu’nu da geçtiğimiz yıl hizmete açtıklarını hatırlatan Erdoğan, bu sayede İstanbul-İzmir arasının 8 saatten 3,5 saate, Bursa’nın 1 saate, Eskişehir’in de 2-2,5 saate düştüğünü söyledi. Burada da viyadüklerdeki çevre düzenlemesini yaparak yol güzergahını çok daha farklı hale getireceklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“İzmir’i Çandarlı limanına bağlayan yaklaşık 96 kilometre uzunluğundaki otoyolun 90,5 kilometrelik bölümünü geçtiğimiz ekim ayında hizmete sunmuştuk. Kalan kısmı da önümüzdeki günlerde trafiğe açıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kınalı-Odayeri ve Kurtköy-Akyazı kesimlerindeki kalan kısımları da yine önümüzdeki aylarda hizmete sunuyoruz. Karayollarımızın üzerindeki tünellerin sayısını 298 ilaveyle 381’e, tünel uzunluğunu ise 50 kilometreden 500 kilometreye yükselttik. Hep diyorum ya biz aynen bu dağları delerek yolumuza devam edeceğiz. Bunları yapmadan zaten maksudumuza ulaşamayız.”

“Kanal İstanbul Projesi’ni çok yakında başlatıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019’da toplamda 23 kilometre uzunluğunda 92 köprü, viyadük ve kavşağı bitirmeyi hedeflediklerini, verdikleri talimatla bunu çok daha farklı bir hale getireceklerini anlattı. Bu hedeflerin de ötesine geçerek 40 kilometre uzunluğa sahip 171 köprü, viyadük ve kavşağı tamamlayıp hizmete açtıklarına işaret eden Erdoğan, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Nissibi Köprüsü, Ovit Tüneli ve Karadeniz Sahil Yolu gibi mega projelere yenilerini eklediklerini vurguladı.

Bu çerçevede Türkiye’nin ekonomik ve stratejik gücüne güç katacak Kanal İstanbul Projesi’ni de çok yakında başlatacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

“Yarım asır önce, ‘Boğaziçi Köprüsü, İstanbul’un başına gelen en büyük felakettir.’ diyen zihniyet, şimdi de ‘Kanal İstanbul en büyük felaket’ kampanyası yürütüyor. Aynı zihniyet. Değişen bir şey yok. Üstelik Kanal İstanbul’a karşı çıkanların hiçbirinin bu projenin aslında ne olduğu konusunda inanın en küçük bir bilgileri de yok. Ne açıkladıkları rakam doğru ne gösterdikleri yerler doğru ne de buranın geçmişte yaşadıkları.”

Bu kapsamda boğazlarda yaşanan kazaları anımsatan Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İstanbul Boğazı, yılda ortalama 45 bin geminin geçtiği, günde 500 bin kişinin iki yaka arasında taşındığı, üzerindeki yük ve insan trafiği baskısının sürekli arttığı bir yere dönüştü. Boğazdaki deniz trafiğini engellemek, hukuki, ekonomik ve sosyal olarak mümkün değildir. Tek çare, alternatif bir su yolu inşa etmektir. Üstelik bu proje bir anda ortaya çıkmış da değildir. Bu kanal, Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri savunduğumuz, 2011 yılında da milletimize sunduğumuz, taahhüt ettiğimiz bir projedir.”

Projenin jeolojik, jeoteknik, hidrolojik araştırmalarının, dalga ve deprem analizleri, trafik etütleri, proje hazırlığı, altyapı deplase ihtiyaçları, çevresel etki çalışmaları gibi aşamalarının bu süreç içerisinde tamamladıklarını ifade eden Erdoğan, “İşte bunlar, Marmaray için de aynı şekilde bu kampanyaları yapmadılar mı? Bakın o günden bu güne Marmaray’dan geçen yolcu sayısı ne oldu biliyor musunuz, 440 milyon. Her şey açık, net bu kadar ortada.” dedi.

Bu çalışmalarda, 11 farklı üniversiteden ve çeşitli kamu kurumlarından 34 ayrı bilim dalına sahip 200’ün üzerinde bilim insanının görev aldığını dile getiren Erdoğan, “İnşa maliyeti 75 milyar lira olarak hesaplanan Kanal İstanbul bünyesinde 2 liman, 1 yat limanı, 1 lojistik merkezi, 7 köprü, 2 demir yolu hattı, 2 hafif raylı sistem hattı ve 500 bin kişilik konut alanları burada yer alacak. Projenin finansmanında ve inşasında herhangi bir sorun yaşanmayacaktır.” diye konuştu.

“Demir yollarımızda 2019 yılında 245 milyona yakın yolcu taşıdık”

Demir yolu alanında Türkiye’yi daha önce örneği olmayan yüksek hızlı ve hızlı tren hatlarıyla donatıp mevcut hatları modernize ettikleri bilgisini de veren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Ankara, İstanbul, Konya, Eskişehir yüksek hızlı tren hatları halihazırda hizmet veriyor. Ankara-Eskişehir-İstanbul ile Ankara-Konya-İstanbul güzergahlarında bugüne kadar toplamda 53 milyonu aşkın vatandaşımız seyahat etti. Tüm demir yollarımızda 2019 yılında 245 milyona yakın yolcu taşıdık. Yüksek hızlı tren işletmesinde dünyada 8’inci, Avrupa’da 6’ncı ülke konumundayız. Halen Ankara-İzmir ve Ankara-Sivas arasında toplam 1889 kilometre uzunluğunda yüksek hızlı tren hattı yapımında sona yaklaşıyoruz. Ankara-Sivas hattının Balışeyh-Yerköy-Akdağmadeni kısmında mart ayı sonunda test sürüşlerine başlıyoruz.”

Erdoğan, yüksek hızlı tren hatlarının yanı sıra, yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği hızlı tren hatlarını da inşa ettiklerine işaret ederek “Bursa-Bilecik, Konya-Karaman, Niğde-Mersin, Adana-Osmaniye-Gaziantep-Çerkezköy-Kapıkule ve Sivas-Zara olmak üzere 1626 kilometre hızlı demir yolu hattının inşası sürüyor.” dedi.

Demir yolu araçlarının Türkiye’de üretilmesi amacıyla yerli sanayiyi de geliştirdiklerini anlatan Erdoğan, Sakarya’da hızlı tren ve metro araçları, Çankırı’da hızlı tren makasları, Sivas, Sakarya, Afyon, Konya ve Ankara’da hızlı tren traversleri ile Erzincan’da yerli ray bağlantı malzemeleri üreten tesisler kurduklarını söyledi. Türkiye’nin dizel ve akülü olarak çalışabilen hibrit lokomotifi prototip olarak üretebilen dünyadaki 4’üncü ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Bugüne kadar 150 adet yeni nesil milli yük vagonunu hizmete verdik. Bu yılın ilk yarısından başlayarak 100 adet daha yerli milli yük vagonu üretiyoruz. 2017’de açtığımız Bakü-Tiflis-Kars demir yolunda, bugüne kadar 326 bin ton yük taşındı. Geçtiğimiz kasım ayında Çin’den gelen ilk tren, Marmaray bağlantısını kullanarak 18 günde Çekya’nın başkenti Prag’a ulaştı. Bu hatta yük taşımacılığının yanına yolcu taşımacılığını da ekleyerek bağları daha da kuvvetlendiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanlarının sayısını 30 ilaveyle 56’ya, yolcu kapasitesini de 317 milyona çıkardıklarını vurgulayarak “Türkiye’nin zafer anıtı İstanbul Havalimanı birinci fazını 2019 yılında tümüyle hizmete açtık. Havalimanımız 2019’da, iç hatta 12,5 milyona yakın, dış hatta ise 39,5 milyona yakın olmak üzere toplamda 51 milyonu aşkın yolcu trafiğine ulaştı. İstanbul Havalimanının ilk etabının ikinci fazını da Haziran ayında hizmete açmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş ve Balıkesir havalimanlarının yeni terminal binalarının yapımını tamamladıkları bilgisini de veren Erdoğan, denize inşa edilmiş havalimanı olarak dünyada benzerine az rastlanan Ordu-Giresun Havalimanı’ndan sonra şimdi de Rize-Artvin Havalimanı’nı yapacaklarını anlattı. Erdoğan, Gümüşhane-Bayburt, Yozgat ve Tokat havalimanlarının yapımlarının da sürdüğünü belirterek “Yurt dışı uçuş noktalarımızın sayısını 60’dan 2019 yılı sonu itibarıyla 326’ya, büyük gövdeli uçak sayımızı 162’den 540’a, sektörün cirosunu ise 2,2 milyar dolardan 25 milyar dolara yükselttik.” dedi.

“Türkiye haberleşme uydusu üretebilen 10 ülkeden biri olacak”

Türkiye’nin uydu haberleşme kapasitesini özellikle artırmaya ve yörünge haklarını korumaya yönelik yeni uydu projeleri “TÜRKSAT 5A ve 5B” uydularının üretimine başladıklarını da ifade eden Erdoğan, “TÜRKSAT 5A uydusunu, 2020 yılının üçüncü çeyreğinde fırlatıyoruz. İlk yerli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı da bu yıl tamamlayacak ve 2021 yılında uzaya fırlatacağız. Bu proje ile Türkiye haberleşme uydusu üretebilen 10 ülkeden biri olacak.” diye konuştu.

Erdoğan, vatandaşların Dijital Türkiye Platformu üzerinden her geçen gün daha fazla sayıda hizmete “tek tıkla” ulaştırıldığını belirterek bugün 45 milyon kullanıcının 641 kurumun sunduğu 5 bin 181 kamu hizmetine e-Devlet sayesinde hızlı ve güvenli erişim sağladığını bildirdi.

Geçtiğimiz yıl 1015 adet kamu hizmetinin daha dijital ortama taşındığını kaydeden Erdoğan, “Yerel yönetim hizmetleri başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinin Dijital Türkiye Platformu’na entegre edilmesi çalışmalarına devam ediyoruz. Dijital ortamda sunulan hizmetleri kamu kurumundan almayı tercih eden vatandaşlarımız için de ‘Tek Durak Hizmet Noktaları’ illerimizde faaliyete geçecektir.” diye konuştu.

“Amacımız her yıl 300 bin konutun dönüşümünü sağlamak”

Yerleşim yerlerinin tamamını, insanların ihtiyaçlarına uygun ve modern bir şehirleşme anlayışıyla dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Erdoğan, geçen yıl kentsel dönüşüm ve sosyal konutlar dahil olmak üzere, tüm bayındırlık projeleri için yaklaşık 16 milyar liralık yatırım yaptıklarını söyledi.

Ülkenin tamamında, 1 milyon 330 bin konutu dönüştürerek, 5 milyondan fazla vatandaşı can ve mal güvenliğine kavuşturduklarını aktaran Erdoğan, “Halen 53 ilde 240 riskli alanda çalışmalar sürüyor. En fazla 5 yıl içinde acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutumuz var. Amacımız, 100 bini İstanbul’da olmak üzere, her yıl 300 bin konutun dönüşümünü sağlamaktır. Ülkemizde ilk defa, sistematik ve yaygın bir depreme dayanaklı yapı stoku oluşturmaya başladık. TOKİ vasıtasıyla, 4 milyona yakın vatandaşımızın yaşadığı 725 bin güvenli konutu tamamlayıp, sahiplerine teslim ettik.” ifadelerini kullandı.

“38 ilde daha millet bahçelerimizi hizmete sunuyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 50 bin sosyal konutun inşasını başlattıklarını, 2020 yılı için de “100 bin Sosyal Konut” kampanyası çerçevesinde başvuruların tamamlandığını vurguladı.

Bu kampanyaya 1 milyonun üzerinde talep geldiğini aktaran Erdoğan, “Ne diyorlar? ‘konut satışları durdu’ Buyrun ben talebi söylüyorum. 1 milyonun üzerinde talep geldi. Güven, güven… Eğer halkımız güvenirse, kimse endişe etmesin. Ülkemizde ev sahibi olmayan dar ve orta gelirli hiçbir vatandaşımız kalmayıncaya kadar sağlıklı ve kimlikli sosyal konut üretimini sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Millet bahçelerinin son dönemdeki en önemli projelerden biri olduğuna işaret eden Erdoğan, 81 ilde 81 milyon metrekare millet bahçesi inşası için yer ve proje çalışması yürüttüklerini dile getirdi.

Bugüne kadar 6 ilde yaklaşık 5 milyon metrekare alana sahip 13 millet bahçesinin açılışını gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, “Bu yıl 38 ilde daha millet bahçelerimizi vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz.” dedi.

İlk defa Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi’nin bugün 25 bin kurum binasında uygulandığına dikkati çeken Erdoğan, böyle bir kampanyayı başlattığı için eşi Emine Erdoğan’a teşekkür etti.

Proje sayesinde 4 milyon tonun üzerinde değerlendirilebilir atığı topladıklarını ve geri dönüşüme kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, Sıfır Atık Projesi kapsamında geçen yılın başında başlattıkları uygulamayla plastik poşet kullanımında yüzde 78 azalma olduğuna değindi.

Zorunlu depozito uygulamasına bu yıl başlanacağını bildiren Erdoğan, deniz temizliği seferberliğini de Sıfır Atık Mavi Hareketi kapsamında başlattıklarını ve 163 bin metreküp deniz çöpü topladıklarını aktardı.

İller Bankası tarafından geçen yıl sonu itibarıyla içme suyu, atıksu, yol, katı atık alanlarında 465 projenin tamamlandığı bilgisini veren Erdoğan, bu yılın ilk altı ayında 37 atıksu ve 15 içme suyu yapım işinin daha tamamlanacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara, bugün yaptığı konuşmanın kitabını dağıtacaklarını anlattı.

“Bor ürünleri satışından 820 milyon dolara yakın gelir hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kalkınmanın temel unsuru olan enerji konusunda da geçen 17 yılda Cumhuriyet tarihinde tüm yapılanları kat be kat aşan başarılar yakaladıklarına dikkati çekti.

Kurulu gücü, 56 bin 421 megavat ilaveyle 2019 sonu itibarıyla 91 bin 267 megavata yükselttiklerinin altını çizen Erdoğan, son 2 yılda kullanıma aldıkları kurulu gücün yüzde 73’ünün yenilenebilir enerjiye dayalı olduğunu ifade etti.

Yerli kaynaklara dayalı elektrik üretiminde kurulu gücü 56 bin megavatın üzerine çıkardıklarını, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin geçen yıl yüzde 62’ye ulaştığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bizden önce ülkemizde hiç olmayan güneş enerji santrali kurulu gücümüz, 5 bin 894 megavatı buldu. Rüzgar enerjisindeki kurulu gücümüzü 19 megavattan, 7 bin 591 megavata yükselttik. Küresel elektrik üretiminin sadece yüzde 25’i yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. Ülkemizin bu alanda ulaştığı yüzde 44’lük yenilenebilir elektrik üretimi, önemli bir başarının ifadesidir. 2002 yılında sadece 5 ilimizde doğal gaz varken, 2019 yılı itibarıyla şu anda 81 ilimizin tamamına doğal gaz arzı sağlamış durumdayız. İlçeler itibarıyla da Türkiye’nin tamamında, yarıdan fazlasına ilçelerimizin ulaştık ama hedef tamamına ulaşmak. Doğal gaz depolama kapasitemizi yaklaşık 4 milyar metreküpe ulaştırdık, şimdi de bunu 2023 yılında 11 milyar metreküpe çıkartıyoruz.”

Erdoğan, Rusya’dan gelen doğal gazı Karadeniz’in altından Türkiye topraklarına getiren ve oradan da Avrupa’ya ulaştıracak TürkAkım projesinin vanalarını geçen hafta açtıklarını anımsatan Erdoğan, “Tabii şunu da söylemek görevimdir diye düşünüyorum, TürkAkım isminin de patent hakkı Sayın Vladimir Putin’e aittir.” dedi.

Bir başka önemli doğal gaz projesinin de Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) olduğunu aktaran Erdoğan, TANAP ile Türkiye’yi üç kıtanın enerji ticaret merkezine dönüştürme yolunda önemli bir adım attıklarını vurguladı.

Bölgesel gerilimlere ve atlatılan onca badireye rağmen, TANAP’ı planlanan şekilde tamamladıklarını ve 2019’da hizmete sunduklarını hatırlatan Erdoğan, Akkuyu Nükleer Güç Santralinin inşasının da hızla ilerlediğini söyledi.

Nükleer mühendislik alanında uzmanlık eğitimine gönderdikleri 244 Türk öğrenciden 88’inin geçen yıl eğitimini tamamlayarak işbaşı yaptığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Rezerv bakımından dünyada birinci sırada yer aldığımız bor madenini ileri teknolojiyle işlemeye ve değerlendirmeye önem veriyoruz. 2002 yılında 813 bin ton bor ürünü karşılığında 201 milyon dolar gelir sağlanırken, bu yıl bor ürünleri satışından 820 milyon dolara yakın gelir elde etmeyi hedefliyoruz. Tabii bunu da yeterli bulmuyoruz. Artık bunda milyarlarca doları yakalamak durumundayız. Onun için de bor madeninden işlenmiş olan çeşitlendirmeyi yapmak suretiyle gelirimizi daha da fazlasıyla artıracağımıza inanıyorum. Geçen yıl boru yüksek teknolojiyle işleyecek bor karbür tesisimizin temelini Balıkesir Bandırma’da attık. Bor karbür, yüksek sertlik ve mukavemet oranının kritik olduğu taktik araçlar, helikopterler, uçaklar, top namlusu ve personel koruyucu yeleklerin zırhlanması gibi malzemelerde yoğunlukla kullanılabilecek.”

“Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın haklarını korumakta kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama faaliyetlerini hem barışa hem de refaha katkı sağlayacak bir diplomasiyle takip ettiklerine işaret etti.

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bölgedeki enerji denkleminden dışlama girişimlerine izin vermediklerini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Hem kendi kıta sahanlığımızdaki çıkarlarımızı hem de Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın haklarını korumakta kararlıyız. Son teknolojiye sahip sondaj gemilerimiz Fatih ve Yavuz, 2019 yılında ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahalarında faaliyetlerini sürdürdü. İşte Yavuz. Gemilerimizin ve mürettebatımızın güvenliği Deniz Kuvvetlerimiz tarafından en üst düzeyde sağlanıyor. İnşallah yakında bu çalışmalardan müjdeli haberler alacağımıza inanıyorum. Tabii iki sondaj gemimiz olduğu gibi iki de sismik araştırma gemimiz var. Bunlar bizim kendi malımız. Daha önce kiralamayla dahi bu tür gemileri bulamıyordunuz, şimdi inşallah, birileri duymasın, üçüncüsünü almanın gayreti içerisindeyiz.”

Erdoğan, katılımcıların “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganlarına, “Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Siz dik durdukça hiç endişe etmeyin, biz bu yola devam edeceğiz.” karşılığını verdi.

“Tarımsal ürün ihracatımızı 17,7 milyar dolara yükselttik”

Son 17 yılda ekonomide, turizmde, sağlıkta ve savunmada olduğu gibi tarım, orman ve hayvancılıkta da ülkeyi ilklerle tanıştırdıklarını ifade eden Erdoğan, tarım ve orman sektörünün 2019’un ilk çeyreğinde yüzde 3,6 büyüyüp diğer sektörlerin önüne geçtiğini vurguladı.

Çiftçilere toplamda 138 milyar lira tutarında tarımsal destek verdiklerini belirten Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Ziraat Bankası, geri ödemede sıkıntı yaşayan çiftçilerimiz için borçları uygun şartlarda 5 yıla kadar vadelendiriyor. Tarımsal ürün ihracatımızı 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara yükselttik. Dünyanın 195 farklı ülkesine 1690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Tarımda dış ticaret fazlamız 4,8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştı. Topraksız tarım yapılan teknolojik sera sayımız 2019 sonu itibarıyla 1532’yi buldu. Stratejik bir ürün olan tohum üretimimiz 145 bin tondan 1 milyon tonu geçti. Bugün artık tohum ihtiyacımızın yüzde 96’sını yerli olarak karşılıyoruz.”

“2019’da 280 milyon adet fidanı toprakla buluşturduk”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın yanında ormanları da asla ihmal etmediklerini, dünyada orman varlığı azalırken Türkiye’de orman varlığının 1,8 milyon hektar artırıldığına işaret etti.

Bu sayede erozyonla kaybedilen toprak miktarının yıllık 500 milyon tondan 154 milyon tona kadar düşürüldüğüne dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Cumhuriyet döneminin tamamındaki ağaçlandırmanın 1,5 katını 17 yılda gerçekleştirdik. Sadece 2019’da 280 milyon adet fidanı toprakla buluşturduk. Yeni bir adım daha atarak, 11 Kasım’ı ‘Milli Ağaçlandırma Günü’ ilan ettik. ‘Geleceğe Nefes Kampanyası’na destek veren 1,2 milyon vatandaşımızla birlikte 13,8 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Orman varlığımızı 2020 yılı sonunda 22,9 milyon hektara ulaştıracağız. Barajlarımızın sayısını 276’dan 861’e, hidroelektrik santrallerimizin sayısını 105’ten 681’e, içmesuyu tesislerimizin sayısını 84’ten 331’e çıkardık. Bitkisel üretimimizi önümüzdeki yıl yüzde 5 artırarak 123 milyon tona yükseltiyoruz. Sertifikalı tohum üretimimizi yine yüzde 5 artırarak 1,2 milyon tona, tohum sektörümüzün pazar büyüklüğünü 1,4 milyar dolara çıkarmayı planlıyoruz.”

Erdoğan, son 17 yılda hayvancılık desteklerinin 60 kat artışla 33 milyar lirayı bulduğuna işaret ederek, şu hedefleri dile getirdi:

“Bu yıl 6,6 milyar lira hayvancılık desteği vereceğiz. Küçükbaş sürü büyütme projesi kapsamında sürüye katılan hayvan başına ilave 100 lira destek sağlıyoruz. Bu yıl et ithalatını daha da azaltacak ve 2022’de tamamen sıfırlayacağız. Küçükbaş hayvan varlığını artırarak, 56 milyon rakamını yakalamak istiyoruz. Ülkemizin tavukçuluk üretimini garanti altına alacak bir sistemle, yılda 220 bin yerli et ve yumurta amaçlı damızlık civciv üretimi yapılmasını sağlıyoruz. Bu damızlıklar kullanılarak yılda 30 milyon tavuk üretilebilecek. Kırsal Kalkınma Destekleme Programı kapsamında toplam 4,1 milyar lira destek verecek ve 16 bin ilave istihdam sağlayacağız.”

“Aktif İşgücü Programları’yla 261 bin kadına ulaşacağız”

Sosyal yardımları, devlet geleneği ve medeniyetin en önemli değeri olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, bugüne kadar ihtiyaç sahibi vatandaşlara yaklaşık 339 milyar lira sosyal yardım yaptıklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece geçen yıl 55 milyar lira sosyal yardım ödemesi gerçekleştirdiklerini, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Raporu’na göre Türkiye’nin 2019 itibarıyla “çok yüksek insani gelişme” kategorisindeki ülkeler arasına girdiğini söyledi.

Aile Sosyal Destek Programı kapsamda 2,1 milyon hanedeki 4,7 milyon vatandaşa ulaşıldığına dikkati çeken Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Vefa Projesi’yle 21 bin yaşlı vatandaşımızın günlük bakımlarını ve temel ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Kadının, şiddete maruz kalma dahil, her alanda korunarak güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Aktif İşgücü Programları kapsamındaki kurs ve programlarla bu yıl en az 261 bin kadınımıza ulaşacağız. Koruyucu aile modeli ile 6 bine yakın aile yanında 7 binin üzerinde çocuğumuzu sıcak aile ortamına kavuşturduk. Sokakta işçi olarak çocukların çalıştırılmasıyla mücadele ettik ve 18 bin 516 çocuğumuza ulaştık. Engellilere yönelik gündüz yaşam merkezi sayımızı 7’den 69’a çıkardık. Geçtiğimiz yıl yapılan 2 bin 845 kişilik atamalarla birlikte toplam 26 bin 684 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamını sağladık.”

“38,5 milyar lira tutarında istihdam desteği sağladık”

Bu yılın ilk yarısında 600 kişinin daha istihdamının sağlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ülkemizdeki engelli memur sayısı bizden önceki döneme göre yaklaşık 10 kat artışla 56 bin 500 kişiye ulaştı. Devlet korumasında yetişen gençlerimizden 2002’den bugüne kadar, kamuya yerleştirdiklerimizin sayısı 29 bini buldu. Geçtiğimiz hafta her eğitim seviyesinden 1304 engelli vatandaşımız ile 1561 devlet korumasında yetişen gencimizin daha atamasını gerçekleştirdik. Çalışma hayatımızda da önemli iyileşmeler sağladık. 2005’te 21,7 milyon olan iş gücümüz bugün 33 milyonu aşmış durumda. Türkiye, OECD ülkeleri arasında son 12 yılda işgücüne katılım oranı en fazla artan ülkedir. 2002’de 24 bin kişi İŞKUR aracılığıyla işe yerleşmişken, 2019 yılında bu rakam 1 milyon 325 bine ulaştı. Geçtiğimiz yıl özellikle genç, kadın ve engelli kardeşlerimiz için İŞKUR kanalıyla yapılan kurs ve eğitim programlarından toplam 568 bin kişi faydalandı. 2020’nin ilk yarısında 125 bin vatandaşımızın daha İŞKUR’un kurs ve programlarından yararlanmasını hedefliyoruz. Geçtiğimiz yılın ilk 8 ayında 1,6 milyon iş yerimize ve 11 milyon sigortalımıza toplam 38,5 milyar lira tutarında istihdam desteği sağladık.”

Erdoğan, işverenlerimizin yükünü hafifletmek için 2016’dan beri uygulanan asgari ücret desteğinin bu yıl da sürdüreceğini anımsatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kadın, genç ve engelli istihdamında teşvik süresini 2019’da 18 aya çıkardık. İmalat ve bilişim sektöründe çalışanlara kişi başı 2 bin 558 lira, diğer sektörlerde çalışanlara 959 lira prim desteği sağladık. Yeni Ekonomi Programına göre önümüzdeki üç yılda istihdamı 3,2 milyon kişi artırarak, 2022’de işsizliği yüzde 9,8’e indirmeyi hedefliyoruz. Asgari ücreti, 2002’den bu yana reel olarak yüzde 154, nominal olarak 10 kat artırdık. Emekli maaşlarını insani düzeyde hayat sürdürebilecek seviyelere çıkarttık. Prim ödemesine ve yılına bakmaksızın hiçbir emekli maaşının bin liranın altında kalmamasını sağladık. Emeklilik sonrası çalışmaya devam eden emeklilerin aylıklarındaki kesinti oranını önce düşürdük, sonra da tamamen kaldırdık.”

“Gençlik merkezi sayısını 321’e, spor tesisi sayısını 3 bin 708’e çıkardık”

İstikbalin teminatı gençlerin her alanda kişisel gelişimlerinin desteklenmesine önem verildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri daha fazla kütüphane, daha fazla spor tesisi, daha fazla kültür merkeziyle buluşturmak için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti.

Erdoğan, 2002 yılında 9 olan gençlik merkezi sayısının 321’e ve 1575 olan spor tesisi sayısının da 2019 sonu itibarıyla 3 bin 708’e çıkarıldığını söyledi.

“Bu yılın ilk yarısında 15 yeni spor tesisini daha hizmete açıyoruz. Ayrıca, 330 gençlik ve spor tesisini de yeniliyoruz.” diyen Recep Tayyip Erdoğan, mevcutlara ilave 10 gençlik merkezi ve 1 gençlik külliyesini de hizmete sunacaklarını aktardı.

Türkiye’deki 39 gençlik kampından geçen yıl 125 bin gencin yararlandığını aktaran Erdoğan, 2020’de bu sayının, kamplara ulaşım imkanları da desteklenerek en az iki katına çıkarılacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta spor okullarında okuyanlar olmak üzere antrenörlük yapmak isteyen tüm gençlerin önünü açan düzenlemelerin geçen ay yapıldığını hatırlattı.

Erdoğan, sporcuları güçlendiren çalışmalarla, uluslararası müsabakalarda alınan madalya sayısının 1481’den 6 bin 256’ya yükseltildiğini bildirdi.

Siyasette, bürokraside gençlere daha fazla görev vererek gençlere olan güvenin sadece sözde olmadığının gösterildiğini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de, AK Parti’de, kabinede, yakın çalışma arkadaşları arasında gençlerin çok önemli sorumluluklar üstlendiğini anlattı.

Erdoğan, 2019 yılının “Gönüllülük Yılı” ilan edildiğini ve tüm illerden gençlerin sivil toplum faaliyetlerine teşvik edildiğini anımsattı.

“Cumhurbaşkanlığı Külliyemizdeki kütüphaneyi yakında hizmetinize sunuyoruz”

Kültür ve turizm alanında 2019’un rekorlarla kapatıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2019’da ülkemize gelen ziyaretçi sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 51,5 milyonu buldu.” diye konuştu.

Bakanlık yatırım ve işletme belgeli tesis sayısının 3 bin 262’den 4 bin 761’e, turizm bölgesi sayısının ise 143’den 237’ye ulaştırıldığına işaret eden Erdoğan, belediyelere yapacakları çevre düzenlemesi ve altyapı çalışmaları için geçen yıl yaklaşık 2 milyar liralık destek verildiğini vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan, mavi bayrak sıralamasında 463 plaj, 22 marina, 15 deniz turizmi aracıyla dünya sıralamasında Türkiye’nin 3’üncü olduğuna değindi.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının kurulduğunu, tanıtımın devlet desteğiyle özel sektör tarafından yapılacağı bir yapı oluşturulduğunu anlatan Erdoğan, “Kültür ve turizm faaliyetlerini ülkemizin tüm bölgelerine ve sezonu 12 aya yayarak, 75 milyon turist ve 65 milyar dolar gelir hedefine ulaşılacağımıza inanıyoruz.” ifadesini kullandı.

Geçen yıl 30 kütüphanenin millet kıraathanesine dönüştürüldüğünü ve vatandaşların kullanımına sunulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 saat hizmet verecek prestijli bir eser olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kütüphanenin yakında hizmete sunulacağını bildirdi.

Erdoğan, daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kütüphanenin videosunu izletti, millete ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.

Recep Tayyip Erdoğan, 2020 sonuna kadar 10 kütüphanenin daha millet kıraathanesi formatında hizmet vereceğini dile getirdi.

İnsanlık tarihini kökten değiştiren Şanlıurfa’daki Göbeklitepe ören yerinin ziyarete açıldığını ve 2019’un turizmde “Göbeklitepe Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, burada emeği geçenlere teşekkür etti.

“Yeni Atatürk Kültür Merkezi’ni 2020 sonuna kadar tamamlıyoruz”

Geleneksel Türk Okçuluğu’nun da eklenmesiyle UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne kayıtlı unsur sayısının 18’e ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu listede kayıtlı değerlerle Türkiye’nin 178 ülke arasında ilk 5’te yer aldığını kaydetti.

Erdoğan, geçen 17 yılda 154 müzenin yenilendiğini, uluslararası ölçekte ses getiren 57 müzenin hizmete açıldığını bildirdi.

Ankara’nın Kahramankazan ilçesindeki 15 Temmuz Şehitleri ve Demokrasi Müzesi ile Sivas Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nin hizmete sunulduğu dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da inşaatı devam eden yeni Atatürk Kültür Merkezi’nin 2020 sonuna kadar tamamlanacağını söyledi.

Erdoğan, Ankara’daki Atatürk Kültür Merkezi’nin inşaatının da hızla devam ettiği bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl 18 vakıf kültür varlığının yenilendiğini, yurt dışında da 6 caminin yapım ve onarımının tamamlandığına işaret etti.

Dizi sektörünün 2019’daki 350 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ABD’nin ardından dünyada 2’nci sırada yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, 156 ülkede 500 milyon kişinin Türk dizi ve filmlerini seyrettiğini anlattı.

Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Sinema Kanunu ile bu sektöre sağlanan destekleri çeşitlendirdiklerini de sözlerine ekledi.

“Ekonomideki hedeflerimizden asla vazgeçmedik”

Erdoğan, ekonominin daima önceliklerin başında yer aldığını vurgulayarak, Türkiye’yi gelişmekte olan ülke grubunda bir üst kategoriye yükselttiklerini söyledi.

Milli geliri 236 milyar dolardan 950 milyar dolarlara kadar çıkartarak 4 kat artırdıklarını ifade eden Erdoğan, “Son yıllarda maruz kaldığımız küresel çaplı saldırıların sebep olduğu kur etkisiyle göstergeler bir parça gerilemiş olmakla birlikte, ekonomideki hedeflerimizden asla vazgeçmedik. Küresel düzeydeki belirsizlikler ve spekülatif saldırılar karşısında kararlı ve güçlü bir duruş sergileyerek, 2019’da ülkemizi yeniden yükselişe geçirdik.” diye konuştu.

Öncelikle, saldırı dalgasının ilk ayağı olan döviz kurunu, nispeten istikrarlı bir çizgiye oturttuklarını belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Faizin kademeli olarak aşağıya inmesi için adımları attık. ‘İnmesi gerekir’ dedik ve indi, iniyor. Bugün de yine bir açıklama yapılacak. Geçtiğimiz Eylül ayında 2020-2022 dönemini kapsayan Yeni Ekonomi Programımız yürürlüğe girdi. Programın temel hedefleri, fiyat istikrarı, finansal istikrar ve cari işlemler dengesinde elde edilen kazanımların korunup geliştirilmesidir. Esasen, geçtiğimiz 17 yılın genel görüntüsü, ekonomide hedeflerimizin çok da gerisine düşmediğimize işaret ediyor.

Mesela, 2003 yılından önceki 16 yılda, yıllık enflasyon ortalaması yüzde 68,7 seviyesindeyken, 2003’ten bu yana yıllık enflasyon ortalaması yüzde 10,3 olarak gerçekleşti. Tüm sıkıntılara rağmen 2019 enflasyonu da yüzde 11,8 oranı ile bu genel görünümün çok dışında kalmadı. Para ve maliye politikalarını, güçlü eş güdüm ve yapısal reformlarla tahkim ediyoruz.

Yeni Ekonomi Programı’nda enflasyonun bu yıl yüzde 8,5’e, program dönemi sonunda da yüzde 4,9’a düşmesini hedefliyoruz. İVME finansman paketi kapsamında 2019’da firmalara yaklaşık 48 milyar liralık kredi imkanı sunduk. Bu kapsamda 56 binin üzerinde kredi adedine ulaşılarak, 29 milyar liradan fazla kredi tahsisi gerçekleştirildi. 2019’un üçüncü çeyreğindeki yüzde 0,9’luk pozitif büyümeyle ülkemiz yeniden büyüme dönemine girdi. Bu yıl yüzde 5 büyüme oranına ulaşarak yüzde 3,4 oranındaki küresel büyüme beklentisinin üstüne çıkmayı hedefliyoruz.”

“Cari işlemler dengesinde, Eylül itibarıyla 5,4 milyar dolar artıya geçtik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’nın altın dahil toplam rezervlerinin 105 milyar doların üzerine çıktığını aktararak, Borsa İstanbul’un 2003 yılında 10 bin 600 olan kapanış endeksinin, dün 121 bini bularak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığının altını çizdi. Erdoğan, “Birileri konuşuyor, ağzı olan konuşur. Biz de işimize bakarız. Her şey ortada.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik göstergelerin hemen tamamının, önümüzdeki dönem için olumlu yönde gelişmelerin yaşanacağına işaret ettiğini belirten Erdoğan, “Ekonomimizin en büyük zaafı olarak gösterilen cari işlemler dengesinde, tarihimizde ilk defa Eylül ayı itibarıyla 5,4 milyar dolar artıya geçtik. Mali disiplinden asla taviz vermiyoruz.” dedi.

Hem gösterge faizlerinde hem piyasa faizlerinde ardı ardına indirimler yapıldığını dile getiren Erdoğan, faizlerin bir önceki yıl sonuna göre bugün, ticari kredilerde 15 puan, konut kredilerinde 15 puan, ihtiyaç kredilerinde 18 puan gerilediğine dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

“Kasım ayında 91,3 olan ekonomik güven endeksi Aralık ayında 93,8’e yükseldi ve yılı zirvede kapattı. 2019 yılı Kasım ayında bankacılık sektöründe sermaye yeterlilik oranı yüzde 18,6 seviyesindedir. Bu da nereden nereye geldiğimizi gösteriyor. Bu seviye, yüzde 8 olan uluslararası standartların öngördüğü asgari düzeyin oldukça üzerindedir.

Gelişmekte olan ekonomilerden pozitif yönde ayrılan Türkiye’nin kredi risk puanı iyileşmeye başladı. Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda yeni pazar yapısı oluşturarak, faizsiz finansman araçları geliştirdik. Uluslararası yatırımlar dünyada azalırken, ülkemiz bu konuda oldukça iyi bir konumda yer almayı sürdürüyor. 2003-2019 arası dönemde ülkemize gelen doğrudan yatırımların toplamı 217 milyar doları aştı. Geçtiğimiz Nisan ayında yeniden yapılandırdığımız ‘Yatırım Ortamını İyileştirme Yüksek Kurulumuz’, eylem planlarını etkin şekilde hayata geçiriyor.”

Cumhurbaşkanlı bünyesinde faaliyet gösteren Yatırım Ofisi’nin, girişimcilere yatırımları öncesinde, yatırımları esnasında ve sonrasında gereken her türlü desteği verdiğini aktaran Erdoğan, Dünya Bankası tarafından hazırlanan İş Yapma Kolaylığı Endeksinde 43’üncü basamakta yer alan Türkiye’nin, bu yıl 10 basamak birden yükselerek 33’üncü sıraya geldiğine değindi.

Erdoğan, “Önümüzdeki dönem atacağımız adımlarla ülkemizi yatırım yapılabilir en iyi ülkeler arasına yükseltmeyi hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

“İhracatcılarımıza 3,2 milyar lira ile Cumhuriyet tarihindeki en yüksek desteği verdik”

Ticaret alanına ilişkin de bilgi veren Erdoğan, geçen yıl ihracatın yüzde 2 artışla 180,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi.

Erdoğan, 2018 yılında 54 milyar 323 milyon dolar olan dış ticaret açığının ise 2019 yılı sonunda 29 milyar 926 milyon dolara gerilediğini vurgulayarak, “Bir başka ifadeyle dış ticaret açığımız yüzde 44,9 oranında azaldı. Dünya Ticaret Örgütü tarafından açıklanan 2019 yılı listesinde, en fazla ihracat yapan ilk 50 ülke içerisinde, ihracat artış oranında en 7’nci, mutlak ihracat değer artışında ise 5’inci sıradayız.” diye konuştu.

2019 yılı ilk üç çeyreğinde sağlanan büyümeye ihracatın katkısının 4,7 puan olduğuna değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu, 18 yılda ticaretin ekonomik büyümeye sağladığı en yüksek katkıdır. 2020 yılında da iş insanlarımızı dünyanın her köşesine bayrağımızı taşımaları için destekleyecek, dış ticaret fazlası veren bir Türkiye için gayret edeceğiz. Geçen yıl ihracatçılarımıza 3,2 milyar lira ile Cumhuriyet tarihindeki en yüksek desteği verdik.

Eximbank şube sayısını 20’ye, irtibat ofisini 12’ye yükselterek ihracatçımıza daha da yakınlaştık. Bankacılık sektörünün ihracata yönelik kredilerinin yüzde 53’ünü Eximbank eliyle karşıladık. Kredi ve sigorta programları vasıtasıyla 12 bin 500 firmaya toplam 44 milyar dolarlık ihracat finansmanı sağladık. Eximbank kaynakları ile 2020 yılında 50 milyar dolarlık ihracatın finanse edilmesini hedefliyoruz.

Yurt dışı pazarlara çok daha rahat açılmalarını sağlamak için 14 bin 315 ihracatçımıza yeşil pasaport verdik. Kağıtsız ihracat projesiyle, tüm ihracat beyannameleri ve diğer belgeleri elektronik ortama taşıyarak, Dijital Gümrük uygulamasını devreye aldık. 56 ilde 67 adet ihracat destek ofisi kurduk. Karekodlu çek sayısı 115 milyonu aştı. Önümüzdeki günlerde karekodlu bono ve elektronik çek uygulamasını da başlatıyoruz. Sınır kapılarındaki araç trafiğini azaltmak için randevulu sanal sıra sistemini önümüzdeki günlerde hizmete alıyoruz.”

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi aracılığıyla kullandırılan düşük faizli finansman desteğinin 40 milyar lirayı aştığını anlatan Erdoğan, sadece geçen yıl 25,2 milyar lira tutarında faiz indirimli kredi kullandırdıklarını, toplu alım ve tedarik yöntemiyle esnaf ve sanatkarların girdi maliyetlerini düşürerek rekabet güçlerini artırdıklarını bildirdi.

“Milli Teknoloji Hamlesi’ne hız verildi”

Erdoğan, geçen yıl eylül ayında 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ni kamuoyuyla paylaşarak, “Milli Teknoloji Hamlesi”ne hız verildiğini aktardı.

2022’de seri üretime geçecek Türkiye’nin ilk yerli ve milli otomobil prototipini 2019’un son günlerinde milletin takdirine sunduklarını anımsatan Erdoğan, Türkiye’nin 60 yıllık hayalinin gerçeğe dönüşmesine bir adım daha yaklaştıklarını vurguladı.

Tanıtımı yapılan prototiplerin hem dizaynı hem teknik özellikleri bakımından millet ve sektör tarafından beğeniyle karşılandığına işaret eden Erdoğan, “İnşallah bu süreci yakından takip etmeyi ve desteklemeyi sürdürecek, Türkiye’nin Otomobilini milletimizin hizmetine mutlaka sunacağız. Gemlik ilçemizde ilk etapta 1milyon metrekarelik alana kurulacak fabrikayla üretim orada yapılacak. Zira yan sanayinin çok güçlü olduğu Bursa ilimizde silahlı kuvvetlerimize ait olan bu arazide fabrikayı kuralım istedik.” diye konuştu.

“212 binin üzerinde ilave istihdam oluşturacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katma değeri yüksek ürünlerin yerlileşmesi için Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nı başlattıklarına işaret ederek, “Nisan ayında makine sektöründe desteği hak edenleri açıklıyoruz. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 136 milyar liralık sabit yatırım için 5 bin 691 teşvik belgesi düzenledik. Yatırım teşvikleri sayesinde toplamda 212 binin üzerinde ilave istihdam oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.

KOBİ’lere KOSGEB aracılığıyla 2019’da 2,3 milyar liralık destek sağladıklarını, kalkınma ajansları ve kalkınma idareleri aracılığıyla bir yıllık dönemde 2 bin 87 projeye 1 milyar 49 milyon lira kaynak aktardıklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Proje Bazlı Destek kapsamına aldığımız ve yatırım tutarı 36,5 milyar lira olan 7 proje, sağlayacağı 7 binin üzerinde ek istihdam yanında, cari açığı azaltmada da önemli katkılar özellikle sunacak. Son 17 yılda organize sanayi bölgelerinin sayısını 122 ilaveyle 315’e, buralardaki işletme sayısını 42 bin ilaveyle 53 bine, istihdamı da 1,5 milyona yakın ilaveyle 1,9 milyona yükselttik. Bu yıl 7 yeni organize sanayi bölgesi ve 5 sanayi sitesini daha hizmete açarak 25 bin kişiye istihdam imkanı oluşturacağız.

2019 yılında ülkemizin çeşitli bölgelerinde 7 ayrı organize sanayi bölgesinin altyapılarını tamamladık. İstanbul, Balıkesir, İzmir, Bursa, Mardin, Çanakkale, Trabzon, Adana ve Ankara illerinde ilan ettiğimiz 12 endüstri bölgesinde yaklaşık 45 milyar lira yeni yatırımla 62 bin ilave istihdam hedefliyoruz. 2020 yılının ilk yarısında Adana-Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’nde ilk özel sektör yatırımlarını başlatıyoruz.”

“Milli Uzay Programı’nı bu yılın ilk yarısında ilan ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ile ilk etapta 98’i Türk, 29’u yabancı 127 üst düzey araştırmacıyı Türkiye’ye getirdiklerini belirterek, “20 yıllık hayalimiz olan Türkiye Uzay Ajansını 2018’in Aralık ayında kurduk. Milli Uzay Programı’nı ise bu yılın ilk yarısında ilan ediyoruz.” dedi.

17 yılda 1.229 ARGE merkezi ile 361 tasarım merkezini hayata geçirdiklerini, Teknopark sayısını 5’ten 85’e çıkardıklarını dile getiren Erdoğan, Muğla Teknokent ve Sağlık Bilimleri Teknokent’i bu yılın ilk yarısında faaliyete geçireceklerini bildirdi.

Erdoğan, geçen yıl TÜBİTAK aracılığıyla, özel sektörün 3 bin 427 Ar-Ge projesine 700 milyon liraya yakın hibe desteği sağlandığını, ikincisi düzenlenen TEKNOFEST’in 1 milyon 720 bin ziyaretçiyle dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm milletimizi saran teknoloji ve yenilikçilik coşkusu TEKNOFEST’i, bu yıl inşallah Gaziantep’te yapacağız. Gaziantep Belediye Başkanımız çok heyecanlı, ‘Biz İstanbul’u geçeceğiz, 2 milyonu bulacağız’ diyor. Tamam dedik, bulman halinde biz de hediyeyi yaparız.” ifadelerini kullandı.

“Ulusal Antarktika Bilim Seferini bu yılın ilk yarısında gerçekleştireceğiz”

Sahip olunan büyük verinin işlenmesi, bilgiye ve ekonomik değere dönüştürülmesi amacıyla TÜBİTAK bünyesinde Yapay Zeka Enstitüsü’nün kurulduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bu yıl Türkiye’nin ilk yapay zeka destekli sinyal istihbarat platformunun sistem kabul testlerini başlatıyoruz. 2019’da üçüncü bilim seferimizi gerçekleştirerek geçici bilim üssümüzü Antarktika’ya kurduk ve Kutup Araştırmaları Enstitümüzü hayata geçirdik. Dördüncü Ulusal Antarktika Bilim Seferini bu yılın ilk yarısında gerçekleştireceğiz.”

Savunma sanayi

Savunma sanayi alanındaki çalışmalara yönelik bilgileri paylaşan Erdoğan, bu alanda Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtarmak amacıyla 17 yılda yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 70’ler seviyesine çıkardıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de sadece 62 savunma sanayi projesi yürütülürken, bugün proje sayısının 700’e ulaştığına dikkati çekerek, ” Yıllık savunma sanayii ve havacılık cirosu 9 milyar dolara yaklaşırken, ihracatımız da 2,7 milyar dolara yükseldi.” bilgisini paylaştı.

Geçen yıl çeşitli özelliklerde 800’ün üzerinde zırhlı aracın güvenlik güçlerine teslim edildiğini, yeni zırhlı araç VURAN’ı envantere aldıklarını, milli torpido AKYA’nın atış testlerini başarıyla tamamladıklarını anlatan Erdoğan, ATAK helikopterlerinin operasyonlardaki başarısını gururla izlediklerini vurguladı.

Erdoğan, geçen yıl 14 ATAK helikopterinin daha teslimatını tamamladıklarını belirterek, “Bunları İtalyanlarla ortaklaşa üretiyoruz, devam ediyoruz. İtalya Başbakanı buradaydı. Tekrar konuştuk, bunu daha ileri nasıl götürürüz, bunun görüşmesini de yaptık.” dedi.

“HAVASOJ projesiyle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu kabiliyete ulaşacağız”

Milli tasarım GÖKBEY helikopterinin de test uçuşlarını sürdürdüklerini, MİLGEM Projesi’nin dördüncü gemisi Kınalıada’yı Deniz Kuvvetlerine teslim ettiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şimdi bir şey daha var, milli gemisavar füzemiz ATMACA’yı da Kınalıada korvetimize yerleştirdik. Sadece uçaksavar yok, bir de gemisavarlar var. Olur ya onlar da saldırı olduğu zaman gemilerimiz kendilerini savunacak. Havadan Bağımsız Tahrik Sistemi ile donatılmış denizaltılarımızdan ilki olan Pirireis’i geçtiğimiz günlerde havuza çıkardık. Denize indirdiğimiz Anadolu çıkarma gemimizi, inşallah bu yıl Deniz Kuvvetlerimizin envanterine alıyoruz.

Savaş gemilerimizi ihraç etmenin gururunu da yaşıyoruz. Elektronik harp ve radar sistemlerinde ileri teknoloji seviyesine ulaşmaya başladık. KORAL projesiyle düşman hatlarındaki elektronik haberleşme hatlarını ve radar sistemlerini köreltmede önemli kabiliyetler kazandık. Çok önemli bu.
HAVASOJ projesiyle ise bu alanda dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu kabiliyete ulaşacağız.”

“Dünyada bu sınıfta en iyi aracı üreten üç ülkeden biri olduk”

İnsansız kara-deniz araçları, lazer silah sistemleri, elektromanyetik fırlatma sistemleri, sürü İHA teknolojisi, otonom sistemler ve roket projelerinin süratle ilerlediğinin altını çizen Erdoğan, “Bu çalışmaları, dünyada az sayıda ülke ile eş zamanlı sürdürüyoruz. Onlar yapar da biz yapmaz mıyız, biz de yapıyoruz, yapacağız. Eninde sonunda başardık.” bilgisini verdi.

Erdoğan, Türkiye’nin İHA’ya da SİHA’ya da sahip olduğunu, şimdi de AKINCI’nın geldiğini vurgulayarak, “AKINCI bambaşka, donanımlarıyla çok farklı. O da bir silahlı insansız hava aracı. İrtifa, uçuş, mühimmat hepsi çok güçlü olan bizim havadaki zenginliğimiz olacak. Dünyada bu sınıfta en iyi aracı üreten üç ülkeden biri olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

BAYRAKTAR SİHA’nın ihracatına başladıklarını, bir diğer SİHA ANKA-S’nin yeni yerli motoru ile göklerdeki yerini sağlamlaştırdığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“KORKUT hava savunma sistemimizin güvenlik güçlerimize teslimatına başlandı. HİSAR-A Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi’nde seri üretim aşamasına geldik, bu yıl onu da envantere alacağız. Havadan Taşınabilir 105 Milimetrelik Hafif Çekili Obüs BORAN’ın testlerini bu yıl tamamlayarak envantere alıyoruz.

Uzun menzilli hava savunma füze sistemimiz SİPER’in çalışmalarında önemli ilerleme sağladık. 2020 yılının ilk yarısında Yüksek Güçlü Milli Lazer’in Kirpi aracına entegrasyonunu da tamamlayacağız. Savaş uçağından her türden motorumuza kadar tüm savunma sanayi ihtiyaçlarımızı kendi imkanlarımızla üretebilir hale gelmeye giderek daha çok yaklaşıyoruz.”

Büyükelçilik sayısı 93’ten 142’ye çıkarıldı

Dış politika konusuna ilişkinde açıklama yapan Erdoğan, girişimci ve insani dış politika yaklaşımları sayesinde Türkiye’nin dünyanın en geniş temsil ağına sahip 5’inci ülkesi konumuna ulaştığını söyledi.

Yurt dışı temsilcilikleri sayısını 163’ten 246’ya, büyükelçiliklerin sayısını 93’ten 142’ye çıkardıklarını anımsatan Erdoğan, “Bu yıl ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimi ile Asya-Pasifik bölgesiyle ilişkilerimizi daha da güçlendiriyoruz.” dedi.

Özbekistan’ın katılımıyla Türk Konseyi çatısı altında Türk dünyasının birlikteliğinin sağlanması yolunda tarihi bir adım atıldığını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Afrika kıtasıyla da köklü tarihi ve kültürel ilişkilerimizi canlandırma yolunda büyük mesafe kaydettik. 2008 yılında ‘Stratejik Ortaklık’ ilişkisi tesis etmiş olduğumuz Afrika Birliği ile Üçüncü Ortaklık Zirvesi’ni 2020 yılının ilk yarısında ülkemizde düzenleyeceğiz. İsrail yönetiminin hukuk tanımaz tacizleri karşısında Kudüs’ün ve Filistin’in onurunu korumak için mücadele etmeyi sürdürüyoruz. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin en üst düzeyde karar alma organı olan Ortaklık Konseyi’nin 54’üncü toplantısı, 4 senelik bir aranın ardından 15 Mart 2019 tarihinde Brüksel’de düzenlendi. Reform İzleme Grubu’nun son toplantısını da 9 Mayıs Avrupa Günü’nde Ankara’da yaptık. Önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde yeni bir ivme yakalamayı umut ediyoruz.”

“İdlip’de sükunetin yeniden tesisi için çabalarımızı artırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye meselesinin en hayati dış politika başlığı olarak gündemdeki yerini koruduğunu belirterek, Suriye ve Irak krizlerinde hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm mazlumlara ve mağdurlara ülkenin kapısını açtıklarına dikkati çekti.

Türkiye’nin ev sahipliğinde Rusya, Fransa ve Almanya’nın katılımıyla Suriye konulu dörtlü zirve düzenleyerek çözüm arayışlarına katkı sunduklarını vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Yine NATO Liderler Zirvesi kapsamında Londra’da, Fransa, Almanya ve İngiltere ile Suriye konulu bir başka Dörtlü Zirve daha gerçekleştirdik. Suriye krizinin sınırlarımıza dayanan terör örgütleri üzerinden ülkemize ihracı gayretleri, bizi sahada fiilen var olmaya yöneltmiştir. Fırat’ın batısında yürüttüğümüz Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla DEAŞ balonunu söndürdük ve PYD üzerinden kurulan oyunları bozduk. Barış Pınarı Harekatıyla, Fırat’ın doğusunda oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu da parçaladık. 9 Ekim’de başlattığımız Barış Pınarı Harekatı ile Suriye sınırımızda 145 kilometre genişliğinde ve 30 kilometre derinliğinde bir alanı terör unsurlarından arındırdık. Soçi Mutabakatıyla İdlib’de yaklaşık dört milyon insanı etkileyecek büyük bir insani trajedinin önüne geçtik. İdlip’de sükunetin yeniden tesisi için çabalarımızı artırdık. Suriye’deki soruna kalıcı çözüm getireceğine inandığımız Anayasa Komisyonu, uzun uğraşlar sonunda nihayet kuruldu. Rasulayn ve Tel Abyad arasında ilk etapta yüz binlerce kişiyi, sınır hattındaki diğer yerlerle birlikte bir milyon kişiyi iskan edebileceğimiz yerleşim yerlerinin inşasıyla ilgili çalışmalara başladık.”

Türkiye’nin güvenli hale getirdiği bölgelere şimdiye kadar 373 bin Suriyelinin gönüllü olarak geri döndüğünü söyleyen Erdoğan, “Birleşmiş Milletler tarafından ilk kez düzenlenen Küresel Mülteci Forumu, Türkiye’nin bu alandaki öncü konumunun teyidi olmuştur.” değerlendirmesini yaptı.

“Tüm imkanlarımızı, güneyimizdeki coğrafyanın istikrarı için seferber etmeyi sürdüreceğiz”

Irak’ın da toprak bütünlüğüne önem verdiklerini ve bu ülkedeki Türkmenlerin hak ve çıkarlarını gözettiklerini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu yılın ilk 6 ayında Basra ve Musul Başkonsolosluklarımızı yeniden faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz. Necef ve Kerkük’te de yeni Başkonsolosluklar açmayı planlıyoruz. Akdeniz’de ülkemizi kendi sahillerine hapsetmeye yönelik bir senaryoyu hayata geçirmeye çalıştılar. Önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ardından da Libya ile yaptığımız anlaşmalarla bu oyunu da bozduk. Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzaladık. Türkiye ve Libya deniz kıyıları arasında kalan bölgede her iki ülkenin onayı olmadan arama ve sondaj faaliyeti yapılması ya da boru hattının geçirilmesi hukuken artık mümkün değil. 2020’de bu alanları ruhsatlandırıp en hızlı şekilde arama ve sondaj faaliyetlerine başlıyoruz. Ruhsatlandırma çalışmalarının ardından ilk olarak Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi bölgede sismik çalışmalar yürütecek. Libya’daki meşru hükümetin ayakta kalmasını ve istikrarı sağlamak için bu ülkeye askerimizi gönderiyoruz. Türkiye’nin güvenliğinin sınırları dışında başladığının bilinciyle, siyasi, ticari, insani, diplomatik ve askeri tüm imkanlarımızı güneyimizdeki coğrafyanın istikrarı için seferber etmeyi sürdüreceğiz. Parlamentomuza bunu getirmek suretiyle parlamentomuzdan da geçirdik.”

Resmi kalkınma yardım kuruluşu TİKA’nın 5 kıtada 170 ülkeyi kapsayan bir faaliyet genişliğine ulaştığını aktaran Erdoğan, Türkiye’de burslarıyla eğitim gören öğrenci sayısının 17 bini bulduğunu dile getirdi. Erdoğan, şöyle konuştu:

“Dünyanın 100’e yakın ülkesinde kendilerine hayat kuran 6,5 milyon vatandaşımızla 81 vilayetimizde yaşayan 82 milyon insanımız arasında sağlam köprüler oluşturduk. Yunus Emre Enstitümüz, dünya genelinde faaliyet gösteren 58 merkeziyle, dilimizi, medeniyetimizi, tarihimizi ve kültürümüzü tüm dünyada tanıtıyor. Türkiye Maarif Vakfımız ise dünyanın 42 ülkesindeki 324 eğitim kurumuyla istikbalimizin teminatı olan gençlere yatırım yapıyor. Uluslararası insani yardım faaliyetleri kapsamında 5 kıtada 60’tan fazla ülkede faaliyette bulunduk. Dış politikada, bayrağımızın onurunu, pasaportumuzun ve paramızın değerini, ülkemizin itibarını hak ettiği yere yükseltmeye devam edeceğiz.”

Konuşmasında hem geçen 17 yılın genel bir değerlendirmesini hem 2019 yılında yapılanları hem de 2020’de yapılacakları özetle anlattığını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bunlar tabii yaptıklarımızın, yapacaklarımızın bütünü değil, o zaman saatler sürer. Ülke ve millet olarak içinden geçtiğimiz tarihi sürecin farkında bir şekilde, 2020 yılında da mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. 2020 yılının ilk 6 ayını kapsayan, 537 eylem içeren ve bütçesi 34 milyar lira olan 180 günlük icraat programımızı da 1 Ocak itibarıyla uygulamaya aldık. İnandığımız yolda yürümeye devam edeceğiz. Rabbimizin yardımının ve milletimizin desteğinin hep yanımızda olacağına yürekten inanıyoruz.”

Notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sırasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri de sahnede yer aldı.

Programa, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkan yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyeleri de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından aile fotoğrafı çektirildi.

Kaynak: AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir